Etiket: alevi ziyaretleri

  • Alevi ziyaretlerine maden kuşatması: AKP’nin bilinçli eko-kırım politikası!-VİDEO

    Alevi ziyaretlerine maden kuşatması: AKP’nin bilinçli eko-kırım politikası!-VİDEO

    PİRHA- Alevilerin yaşam alanları ve ziyaretlerinin maden ruhsatları ile ekolojik kırımına uğratılmak istendiğini söyleyen Avukat İsmail Hakkı Atal, “Küresel emperyalist, sömürgeci sistem yozlaştıramadıkları, belli inanç ritüellerini devam ettiren Alevi toplumunu tehlike görüyorlar. Bu nedenle Alevi köyleri ve inanç merkezlerini üzerine AKP bilinçli olarak maden arama ruhsatları veriyor. Alevi ziyaretlerinin birçoğu bu projelerin hedefinde” diye konuştu.

    Tokat’tan Sivas’a, Erzincan’dan Dersim’e, Samsun’dan Malatya ve daha birçok alana Alevi köyleri ve ziyaretleri AKP iktidarı döneminde hız kazanan maden projelerinin kıskacında.

    Uzun yılladır ekoloji mücadelesi ile tanınan ve farklı bölgelerdeki Alevi köylerinde uygulanmak istenen maden projelerine dahil hukuki mücadele yürüten Avukat İsmail Hakkı Atal, binlerce dönüm hektarlık alanların maden projeleri ile yok edilmek istendiğine dikkat çekti.

    Atal, Alevilerin yaşam alanlarının bilinçli maden projeleri ile hedef alındığını ifade ederek, projenin hayata geçmesinin büyük bir eko-kırımı getireceğine vurgu yaptı.

    ALEVİ KÖYLERİNE YÖNELİK MADEN RUHSATLARI 

    AKP hükümetinin Alevi köyleri ve inanç merkezlerine yönelik bilinçli maden ruhsatları verdiğinin altını çizen Atal, “Küresel emperyalist, sömürgeci sistem yozlaştıramadıkları, belli inanç ritüellerini devam ettiren Alevi toplumunu tehlike görüyorlar. Bu nedenle Alevi köyleri ve inanç merkezlerini üzerine AKP bilinçli olarak maden arama ruhsatları veriyor. Samsun’un Ladik ilçesi Akyar Köyü’ne altın madeni ruhsatı verilmiş durumda. Gördüğüm en güzel köylerdendi ve davayı kazanarak altın madeni ruhsatını iptal ettirdik” dedi.

    60 BİN DÖNÜMLÜK MADEN PROJESİNİN HEDEFİNDE KEÇEÇİ BABA TÜRBESİ VAR!

    Tokat’ın Erbaa ilçesinde 16 köyü kapsayan 60 bin dönümlük maden ruhsatının merkezinin Alevi ziyareti olan Keçeci Baba Türbesi olduğu bilgisini veren Atal, “Arkasından ise Tokat Erbaa’ya bağlı Keçeçi Köyü’ne dair bir dava geldi. Keçeci, Sokutaş bunlar Alevi köyleri ve çevresinde Sünni Çerkez köyleri de var. Fakat 60 bin dönümlük maden ruhsatının merkezinde Hacı Bektaş Veli’nin yeğeni olan Keçeci Baba’nın türbesinin olduğu Keçeci Köyü var. Madenin CEO’su ise Cumhurbaşkanı’nın danışmanı Ömer Özbey. Verus Holding Galata Madencilik adlı bir şirket ve açtığımız dava halen devam ediyor. Tokat İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermemek için ısrar ediyor. Hakimler açıkça kanunsuzluk yapıyorlar” diye konuştu.

    700 YILLIK ÇAL BABA ZİYARETİ’NİN OLDUĞU ORMANLIK ALANA RUHSAT

    Yine Tokat merkeze bağlı Alevi olan Günçalı Köyü’nün sırtlarında bulunan 1477 hektarlık orman alan içerisindeki Çal Baba ziyaretinin hedefte olduğunu belirten Atal, “Yine geçen bayramda Tokat’a bağlı Çal Baba ziyaretinin olduğu yerdeydim. Burası bir Alevi inanç merkezi. Etrafında ise Alevi olan Güzelce, Killik ve Günçalı köyleri var. Türkmen Aleviler bu bölgeye yerleştikten beri çam ve ardıç ağaçlarından oluşan ormandan bir kuru dal parçasını dahi dışarı çıkarmamışlar. Bayramlarda o ziyaret alanında toplanıp cemlerini yapıp, semah dönüyorlar. Devam eden bir inanç yapısı var. Dışarıya bir kuru dal çıkarmadıkları gibi, o kuru dalları sadece kamusal ihtiyaçlar yani kazanların kaynaması için kullanıyorlar. Ama ziyaret alanı olan o tepenin dışına  bir kuru dal parçası dahi çıkmıyor. Ve her ardıç ağacı bir aileye ait ve o aile bayramda gelemez ise altında kimse oturmuyor” ifadelerini kullandı.

    HACI BEKTAŞ’IN KONAKLADIĞI HIRKA DAĞI’NA URANYUM MADENİ RUHSATI

    Atal, Hacı Bektaş Veli’nin menkıbelere göre ilk semaya durduğu ve çile çıkardığı (konakladığı) yer olan Hırka Dağı’na da maden ruhsatı verildiği bilgisini paylaşarak şöyle devam etti:

    “Hacı Bektaş Veli’nin Nevşehir’ e giderken üzerinden geçtiği Hırka Dağı’nın karşısındaki konakladığı kutsal sayılan yassı ağaç var. Bu tepelere Akkuyu Nükleer Santraline uranyum sağlamak için maden ruhsatı vermişler. Bu cahillikle, bilgisizlikle açıklanamaz. Yakın zamanlarda Cengiz Holding Tokat’taki Alevi olan Şehitler Köyü’nde sondaj çalışmaları yapmaya başlamış.”

    İLİÇ MADEN ALANI, MUNZUR VADİSİNE KADAR ARTTILMAK İSTENİYOR

    Atal, İliç’teki kapasite arttırma davasında genişletilmek istenen maden alanın Dersim ve Munzur Koruma Bölgesi’ne kadar uzanacağını dile getirerek, “İliç’teki davada da Sedat Cezayirlioğlu ve kendi adıma davacı oldum. Bu facia ilk sinyallerini vermeye başladı. Kapasite arttırılması sonrasında Munzur Çevre Koruma Bölgesi ve Dersim’e kadar bu alan yayılacak. Genişletilecek maden alanı Alevilerin en yoğunluklu yaşadığı Dersim alanı. Burada Alevilerin yerleşim alanlarını yok etme üzere maden alanlarını genişletmek istiyorlar” şeklinde konuştu.

    Ersin ÖZGÜL-Zeynel GÜL/MUĞLA

  • Dersim Barosu: Kaymakamın yaptığı paylaşım açıkça tehdit suçudur!

    Dersim Barosu: Kaymakamın yaptığı paylaşım açıkça tehdit suçudur!

    PİRHA- Dersim Barosu Yönetim Kurulu, Nazımiye Kaymakamının, Düzgün Baba Cemevi başkanına dönük tehditlerine ilişkin açıklama yaparak “Hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılsın” dedi.

    Dersim Barosu Yönetim Kurulu, Düzgün Baba Cemevi Başkanı Sinan Kırmızıçiçek’i tehdit eden Nazimiye Kaymakamı Uğur Tutkan’a ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Nazımiye Kaymakamı Tutkan’ın, Düzgün Baba Cemevi’ne silahlı kişilerle gidip, fotoğrafla birlikte “devletin gücünü size göstereceğim, göreceksiniz” mesajını kınayan Dersim Barosu, “Sadece cemevinin değil; caminin, kilisenin ya da başka bir inanç merkezinin herhangi bir yerinde yapılan bu tür davranışı aynı şekilde en hafifiyle hoş görmemizi kimse beklememelidir” dedi.

    “YAPTIĞI PAYLAŞIM AÇIKÇA TEHDİT SUÇUDUR”

    Dersim Barosu’nun konuya ilişkin kaleme aldığı açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Felsefesi eşitlik, cevheri mertlik, hazinesi bilgi ve meyvesi sevgi olan, Aleviliği temsil eden kurumlardan biri olan, Dersim’in en çok ziyaret edilen Düzgün Baba Ziyaretgâhı ve Düzgün Baba Cemevi’ne karşı Nazimiye Kaymakamı’nın davranışı, cemevlerinin inanç merkezi görülmediği ve tüm inanç merkezlerinin eşit statüde tutulmadığı gerçeğini bir kez daha göstermiştir.

    Bu davranışla Kaymakam, Anayasa 2. maddesindeki laik hukuk devleti ilkesini ve 10. maddesindeki eşitlik ilkesini, 24. maddesindeki dinî ve inanç hürriyetini, 25. maddesindeki düşünce ve kanaat hürriyetini yok saydığı açıktır.

    Kaymakamın yaptığı paylaşım açıkça tehdit suçudur. İlgililerden Anayasa maddeleri ve kanunları hiçe sayan Kaymakam hakkında derhal cezai ve idari soruşturma başlatılmasını talep etmekteyiz.

    Cemevleri yasal statüye kavuşturulmadığı ve ticarethane statüsünde görüldüğü için Elektirik faturaları gibi birçok zorlukla karşı karşıyadır.

    Düzgün Baba Cemevinin kendi imkânlarıyla aldığı Sobaya, tereyağına, seçtiği divan başkanına, öğrencilere verdiği burslara kadar, ‘dernekler yasası’ gerekçe gösterilerek, binlerce lira para cezası verilmesini kabul etmiyoruz. Yetkililer inanç kurumlarının kendi kendine yetmesi ve ihtiyaçlarını karşılamasında denetiminde eşitlik ve laiklik maddesine uygun davranmalıdır.

    Herkes, düşünce ve kanaatlerinde özgürdür Ancak devlet değildir.

    Düzgün Baba Cemevinin düşünce kanaatini açıklamaya karşı geliştirilen bu tutumu bir hakkın kullanılmasına müdahale olarak da görüyoruz.

    Alevi inanç ve felsefesinin eşitlikçi, barış içinde, birlikte yaşamın toplanma yerleri olan cemevleri derhal yasal bir statüye kavuşturulmalıdır!

    Sonuç olarak; cemevleri yasal statüye kavuşturulmadan, hükümet ve temsilcileri tarafından Aleviliğe dair söylenen her söz lafügüzaftır. Cemevleri derhal yasal bir statüye kavuşturulmalıdır! Bütün inanç ve inanç merkezlerine paydaşlarıyla görüşerek eşit mesafede durma ve eşit statü verilmelidir.

    Bilinmelidir ki, en büyük güç halkın ve onun oluşturduğu kurumların gücüdür. Baro olarak bizler her zaman her yerde üstünlerin hukukunu değil hukukun üstünlüğünü ve halkımızın haklı taleplerinin takipçisi olacağız!”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘Alevi ziyaret mekanlarına dönük saldırıları durdurun’-VİDEO

    ‘Alevi ziyaret mekanlarına dönük saldırıları durdurun’-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuştu. ÇED raporlarının yok sayılarak maden sahalarının sebep olduğu doğa talanına değinen Kenanoğlu, Alevilerin ibadet alanlarına yönelik ‘madencilik’ adı altında yapılan saldırılara da dikkat çekti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 2021 Yılı Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda konuştu.

    Kenanoğlu’nun öncelikli gündemi Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporlarının tanınmayarak yapılan maden işletmeleri oldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, maden sahaları konusunda köylülerin yanında olmadığını söyleyen Kenanoğlu, şirketlerin korunduğunu ifade etti.

    Kenanoğlu, “talana göz yumuluyor” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Bunu örnekleriyle ifade edebiliriz. Şirketler kapasiteyi eksik gösterip ‘ÇED gerekli değildir.’ kararlarıyla faaliyetlerine devam ediyor ve bu konuda etkin bir inceleme yapılmıyor ki Sayıştay raporlarına girmiş bu. Mahkeme ‘ÇED gerekli değildir.’ kararını iptal etmesine rağmen çalışmasına izin veriliyor, göz yumuluyor. Samsun Çarşamba Ovası’nda olduğu gibi. Daha önce davalık olup Danıştay kararıyla durdurulan projeler yeniden başlatılıyor, Van Erciş Zilan Deresi’nde olduğu gibi. Diğer taraftan pandemiyi fırsata çevirip şirketler lehine, çevre ve doğa savunucuları aleyhine tavırlar sergileniyor. Örneğin, Kaz Dağları’nda, orada hiçbir çıkarı olmayan, hiçbir maddi beklentisi olmayan insanlar sırf yaşadıkları doğayı, çevreyi korumak adına orada bir nöbet tutuyorlar. Onlara pandemi nedeniyle, pandemi kurallarını ihlal ettiniz diye yüz binin üzerinde para cezası kesiliyor. Yani ne hikmetse bu virüs AK PARTİ mitinglerine hiç bulaşmıyor. Siz burada kimden yanasınız? Doğadan, çevreden mi yanasınız, yoksa şirketlerden mi yanasınız? Aslında sorunun cevabı da uygulamalarda çok net bir şekilde belli oluyor.”

    “ALEVİLERİN ZİYARET MEKANLARINA SALDIRILIYOR”

    Kenanoğlu, Alevilere ait ziyaret mekanlarına dönük saldırıları da gündeme getirerek şunları söyledi:

    “İşte; Dersim Munzur Gözeleri, Halbori Gözeleri, Adıyaman Kömür Beldesi, Sivas Hafik Beykonağı, Antalya Abdal Musa gibi bunları sayabiliriz. Şimdi, buralarda ne oluyor? Maden sahaları ilan ediliyor ve arkasından itiraz edildiği zaman Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na müracaat ediliyor, oradan da ‘uygundur raporu’ geliyor filan, dolayısıyla burada da bir saldırı söz konusu. Bu anlamıyla burada halkın beyanını ve onların değerlerini esas almak gerektiğini görmemiz gerekiyor.”

    PİRHA/ANKARA