Etiket: aleviler asimile ediliyor

  • Toğrul: Diyanet bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor-VİDEO

    Toğrul: Diyanet bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor-VİDEO

    PİRHA- HDP Milletvekili Mahmut Toğrul, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Alevileri asimile etmek için uyguladığı politikaları gündeme getirerek, “Alevileri camiye davet eden Diyanet İşleri Başkanı, din görevlilerini Alevilerin yoğun olduğu köy ve mahallelerde istihdam ediyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor. DİB bugün nefret söylemi üreten bir kurum haline gelmiştir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Meclis Genel Kurulu’nda söz alarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) Alevileri asimile etmek için uyguladığı politikaları gündeme getirerek durumu eleştirdi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın adeta bir asimilasyon merkezi gibi çalıştığını belirten Toğrul, cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmeyişinin kabul edilemez olduğunu söyledi. DİB’in, Alevileri camiye davet ettiğini de söyleyen Toğrul, din görevlilerinin Alevilerin yoğun olduğu köy ve mahallelerde istihdam edildiğini ve Alevi köylerine camiler yapıldığını da gündeme taşıyarak bu tür asimilasyon politikalarına son verilmesi gerektiğini belirtti.

    “ALEVİ KURUMLARININ DÜZENLEDİĞİ ETKİNLİĞE KARŞI ALTERNATİF PROGRAM PLANLIYOR”

    Toğrul söz aldığı Genel Kurul’da şunları dile getirdi:

    “Diyanet İşleri Başkanlığı, adeta bir asimilasyon merkezi gibi çalışıyor. Cemevlerini ibadethane olarak kabul etmeyip, Alevileri camiye davet eden Diyanet İşleri Başkanı, din görevlilerini Alevilerin yoğun olduğu köy ve mahallelerde istihdam ediyor, Alevi köylerine cami yaptırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, 18 Ağustos 2021 tarihinde 7 Alevi kurumun düzenleyeceği Hacı Bektaş-ı Veli’yi Anma etkinliğine karşı alternatif bir program yapmayı dahi planlayabiliyor.

    “DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI, BUGÜN NEFRET SÖYLEMİ ÜRETEN BİR KURUM HALİNE GELMİŞTİR”

    Pasaportla yurtdışına yasadışı bir şekilde kaçışın ucu dahi Diyanet İşleri Başkanlığı’na kadar uzanıyor. Öte yandan Diyanet İşleri Başkanlığı’na ilişkin hükümetin politikalarından ve uygulamalarından kaynaklanan önemli problemler söz konusu. Söz konusu kurum bugün nefret söylemi üreten, halkı bu yolla bazı kesimler karşısında konsolide etmeye çalışan ve belli bir anlayış biçimini bütün topluma dayatan bir hal almıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ve kurumun resmi sitesinde her dönem yapılan açıklamalar yenilir yutulur cinsten değildir. Hutbelerde cinsel yönelimleri, cinsiyet kimlikleri ve bireylerin özel yaşamlarına ilişkin nefret söylemleri demokratik bir hukuk devleti ile bağdaşmamaktadır. Ayrımcılık, ötekileştirme, dışlama, nefret iklimini besleyen söz konusu beyanlar Türkiye’nin insan hakları yükümlülüğü ışığında incelendiğinde kabul edilebilir değildir.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • Felekoğlu’ndan Murat Açıl’ın Hakk’a uğurlanış biçimine eleştiri

    Felekoğlu’ndan Murat Açıl’ın Hakk’a uğurlanış biçimine eleştiri

    PİRHA-DAD Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu, geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden İmranlı Belediye Başkanı Murat Açıl’ın Hakk’a uğurlama erkanına ilişkin yazı kaleme aldı. Felekoğlu, Açıl için cemevinde yapılan uğurlamanın aslında Sünni ritüellere göre yapıldığına dikkat çekerek, “Koçgiri kadınları evlatlarına ağıt yakarken hakikati yüreğimizin en derininde yankılandı. Fakat; ne çare ki işgüzarca iş bilenler hazırlamışlardı meydanı. Kırıma uğrattıkları Koçgiri’nin fatihasını İstanbul’da okudular” dedi. 

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Basın Sekreteri Bülent Felekoğlu, Sivas’ta trafik kazasında hayatını kaybeden İmranlı Belediye Başkanı Murat Açıl’ın İstanbul’da Garip Dede Cemevi’nden Hakk’a uğurlanarak Büyükçekmece Mezarlığı’nda toprağa sırlanmasına ilişkin yazı kaleme aldı.

    Felekoğlu yazısında, Açıl için yapılan Hakk’a uğurlama erkanının Alevi inancının ritüellerine uygun olmadığını, Alevilerin Sünnileştirilmeye çalışılarak asimile edilmek istendiğini belirtti.

     “DERDÊ DİLAN. VASİYETİ OLANLARA…”

    Bülent Felekoğlu’nun yazısının tamamı şöyle;

    “Derdê Dilan. Vasiyeti Olanlara ….

    Ax u ax zeman, gûl u derd ten ziman, miriye meji disa li bin destan.

    Cigera me xezar parçan, denge xeng u dayikan gihişt ezman…

    Elim bir trafik kazasında yaşamını yitiren İmranlı Belediye Başkanı Murat Açıl’ın Garip Dede Dergahı’nda Hakka Uğurlama Erkanı (Cenaze Namazı) yapıldı. Koçgiri’de ablası “Ne olur tekrar buraya getirin” ağıdı ile yalvardı can kardeşini ana toprağından götürenlere. Bir savaş esirinin son dileği gibi idi. Fakat köklerine dönenler için ya kayıp mezar ya da sürgün ellere tekrar sürgün edilmektir zulmün kitabında. Çünkü mezarın yurdunun tapusudur. Gurbet ellerde ise bir karışlık mekân. İstanbul – Küçükçekmece’de Hakk’a sırlandı. Gelecek de kendilerini Cumhurbaşkanı görenlerin yönlendirmesi ile İstanbul’a cenazesi getirildi. Lakin en iyi Kürt ölü Kürt’tür. Açık yasası gereği işletildi bu işleyiş.

    Koçgiri kadınları evlatlarına ağıt yakarken hakikati yüreğimizin en derininde yankılandı. Fakat; ne çare ki işgüzarca iş bilenler hazırlamışlardı meydanı. Kırıma uğrattıkları Koçgiri’nin fatihasını İstanbul’da okudular. Cem Vakfı’nın icazetli erkanı ve Alevi örgütlerinin onayı ile anladığımız dil olan Türkçe ile erkanı yürütüldü. Tüm kurumların onayladığı Hakk’a Uğurlama Erkanı kitapçığında aynı işleyiş uygulanıyor. Vasiyet edenler hiç cenaze erkanına katılmamış gibi davranıyorlar. Arabesk Hakikatçilik yapıyorlar. Anadilinde değil çünkü anadili olan Kürtçe icazetli anlaşılır bir dil değil. Anadilinde erkan yürütüldüğünde, Reya Heq/ Hakk Yolun dili meydana gelir.

    Birde ilk defa görmüş gibi vaveyla edenler var. Vasiyet bırakanlar. Yalnız hepsi de bu asimilasyona ortak olduklarının özeleştirisini vermeden. Beni sazlarla, türkülerle gömün diyorlar. Başım ucuna musahibim gelsin helalliğim ondadır diyen yok. Kirvem gelsin ikrarıma nişandır. Pirim gelsin ocağı cemalim, bedenimi sırladığım hardır. Anam, babam, kız kardeşlerim başım ucunda durun. Kadınlar en ön safa gelin lakin Hakk meydanda rıza ile görünür. Kadın kemaletiyle can berzahta kalmaz. Anadilimde bir gülbeng versin Pirim diyen yok. Varsa yoksa anladığım dil. Ocaklarını anan, hangi aşiretten olduğunu söyleyen yok. Tüm Ocakların başı Hacı Bektaş ile bağlanmış. Herkesin istediği de bu değil mi? Pir Hacı Bektaş’ı hilelerine ortak etmek.

    Çünkü gerçek hepsinin tekerine çomak sokar. Biz biliyoruz ki köklerinden nasiplenen Cem, Cıvat, Erkan sapma yaşamaz. Hakikat her göründüğünde her meydanda kendini hatırlatır. Hakikatin aslına dönme gibi bir gerçeği vardır. Bundan kaçanlar arabeskleşerek sermaye tüketirler sadece.

    “KILIÇDAROĞLU TABUTUMUZ ÜZERİNDE HELALLEŞECEKSE ÖNCE ELLERİNİ GÖNÜL KABELERİNE KOYSUNLAR”

    Bugün Hakk Yol Alevilere bir ray çizilmek isteniyor. Bildiğimiz ve gördüğümüz bir çizgi. Faşizmle korkut, sosyal demokratlara payanda yap. On yılda bir bu durumu tekrarla taki Alevilikten bir şey kalmayana kadar. CHP ve sayın Kılıçdaroğlu tabutumuz üzerinde helalleşecek ise, İmamoğlu ile önce ellerini gönül kâbelerine koysunlar. Oradan Hakk olan sirayet edecektir. Ama gördük ki ne mümkün eller gitmiyor gönül kâbesine.

    Eşit Yurttaşlıktan bahseder kaç zamandır kurumlarımız. Fakat; T.C. Anayasası zaten tüm Yurttaşlarını kanun önünde eşit olarak tanımlamıyor mu?

    O vakit eksik olan tanımlanma sorunudur. O da Kurucu Meclis ve Kurucu Yurttaşlık İlişkisi ile Anayasal olarak tanımlanmaktır. Ekonomi üzerinden halkları oyalayan muhalefet halen mecliste bütçe konuşuyor. Top çevirme meselesi. Bahçelinin verdiği ayar ile. Meclis halkı oyalıyor sadece, bu oyalamadan Aleviler, Kürtler, kadınlar ve işçiler için kalacak olan sadece yeni asimilasyon ve Milli Yerli Sosyal Demokrat dikta hükümeti olur. Onun gövde gösterisini de Murat canımızın erkanında gördük. Sistemin birleştiği Alevilik de Kürtlük de orada açık görülmüştür.

    Heq rama xwe leke, çila wi şa bike, Xızır şewq u qerata wi par bike. Pire xwe ra Heq ra Heq be. Sere Eşire, Male u heval hogiran sağ be.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyünde cemevinin yanına cami yapılmak isteniyor; köylüler tepkili-VİDEO

    Alevi köyünde cemevinin yanına cami yapılmak isteniyor; köylüler tepkili-VİDEO

    PİRHA-Amasya’da Alevilerden köylerine ve türbelerin yanına yapılan camilere tepki gösterdi. Merkeze bağlı Abacı Köyü’nde yaşayan Yurttaşlar, “Biz Aleviler hep bir arada olup birbirimiz ile kenetlenmek zorundayız. Cemevinin yanında cami olmasını istemiyoruz. Türbelerin yanına cami yaparak bizi asimile etmeye çalışıyorlar, Bizi sünnileştiriyorlar” dedi.

    Alevilere yönelik asimilasyon politikaları devam ediyor. Alevi köylerinde cami yapılması, karakollardan hoparlörler ezan okutulması Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının geldiği seviyeyi gösteriyor.

    Amasya’da Alevilerden köylerine ve türbelerin yanına yapılan camilere tepki gösteren yurttaşlar PİRHA’ya konuştu.

    “KÖYLÜLER DESTEK VERMEZSE ALEVİ KÖYÜNE CAMİ YAPAMIYORLAR”

    Amasya merkeze bağlı Abacı Köyü’nde yaşayan İsmail Çelebi köylerine yapılmak istenen camiye tepki göstererek şunları söyledi:

    “Köyümüzde 1950’lerde yapılmış ahşap bir cami var. Ama günümüzün devlet yöneticileri sürekli gelip diyorlar ki sizin köye cami yapalım ama yapamıyorlar çünkü köylülerden cami yapılmasına destek veren kimse yok. Amasya’da cami yapılan köylerde mutlaka köylülerden destek veriliyor, köylüler tarafından destek verilmediği zaman hükümetten gelip kendi başına cami yapamıyorlar. Eğer köyden cami yapılmasını isteyen biri olursa Alevi köylerine cami yapıyorlar. Suç bizde Alevi köylerinde cami yapılmasına destek veren olmazsa cami yapamazlar. Hükümet bizim insanlarımızdan güç alarak köylerimize cami yapıyor” dedi.

    “BİZ ALEVİLER BİR BİRİMİZE KENETLENMEMİZ LAZIM”

    Asimilasyonun olmaması için neler olması gerektiğini anlatan Arife Özer ise, “Hep bir arada olup birbirimize kenetlenmemiz lazım, birbirimize sahip çıkmamız lazım. Çünkü çok kötü günlerdeyiz. İnsanları birbirlerinden ayrıştırıyorlar, insanların arasına hep mesafe koymak istiyorlar o yüzden biz Aleviler hep bir arada olup birbirimiz ile kenetlenmek zorundayız. Çünkü bu hükümet bizi birbirimizden ayrıştırmaya çalışıyor” dedi.

    “CEMEVİNİN YANINA CAMİ İSTEMİYORUZ”

    Amasya’da Aleviler olarak yaşadıkları zorlukları anlatan Hacer Güzeloğlu da, şunları söyledi:

    “Ayrımcılık oluyor ama biz artık onları aşmaya çalışıyoruz. Birbirimize destek oluyoruz, hiç onlara bakmıyoruz önümüze bakıyoruz. Birbirimizin desteğiyle yolumuzu devam ettirmeye çalışıyoruz. Ayrımcılık yaşıyoruz, zaten devletin başındaki ayrımı yapıyor. Cemevinin yanında cami olmasını istemiyoruz ama onlara saygı duymamız lazım. Biz cemevine gidiyoruz bu bizim görüşümüz, onlar da camiye gidiyor o da onların görüşü. Elimizden geldiğince bu yolumuzu sürdürmeye çabalıyoruz.”

    “BİZİ SÜNNİLEŞTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    “Sesimizi fazla duyuramıyoruz ama koltuk sevdasında olanlar insanları, kardeşi kardeşe kırdırıyor” diyen bir yurttaş, “Cemevinin yanına cami yaparak ‘oraya kim gidecek, buraya kim gelecek’ diye insanları birbirlerine kırdırtacaklar. Herkesin ibadeti kendinedir, herkes birbirine saygı göstermesi gerekiyor. Bizi Sünnileştirmeye çalışıyorlar” dedi.

    Hüseyin Örbaş ise şunları ifade etti:

    “Alevi köylerini sünnileştirmek için medrese mollaları yetiştirdiler ve köylere hoca olarak gönderdiler. Medreselerden aldıkları bilgilerle Alevi köylerini sünnileştirme derdindeler. Alevi köylerini sünnileştirdiler, yapamadıkları köylerin yolunu, suyunu yapmadılar. Türbelerin yanına cami yaparak bizi asimile etmeye çalışmasınlar.”

    Rohat EMEKÇİ-İsmail SİVASLI/AMASYA