Etiket: alevilere hakaret

  • Fırat, Varto’da Alevilere hakaret eden şahsın göreve iade edilmesini Meclis’e taşıdı

    Fırat, Varto’da Alevilere hakaret eden şahsın göreve iade edilmesini Meclis’e taşıdı

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Muş Varto’da Alevilere ve inancın bir parçası olan semaha hakaret ederek nefret suçu işleyen O.Ö isimli kamu çalışanının göreve iade edilmesini Meclise taşıdı. Fırat, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na “Semah dönenlere ve Alevilere açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen O.Ö. isimli şahsın kamuda görev yapmaya devam etmesinde herhangi bir sakınca görülmemekte midir?” diye sordu.

    Muş Varto Devlet Hastanesi’nde sözleşmeli personel olarak çalışan O.Ö. isimli şahıs, sosyal medyada paylaşılan bir semah videosuna karşı nefret, hakaret içerikli yorumda bulunmuş ve 6 ay sonrasında bu şahıs Varto Devlet Hastanesi’nde işbaşı yaptırılmıştı.

    Ajansımız PİRHA’nın gündeme taşıdığı haber sonrasında konuyu meclise taşıyan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Celal Fırat, O.Ö isimli şahsın tekrar göreve iade edilmesini Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na sordu.

    Fırat, Alevi toplumuna ve Alevi inancına açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen bir kamu çalışanının hukuken ceza alması ve iş akdinin sona erdirilmesi gerekirken, tekrar aynı iş yerinde göreve başlatılmasının Alevilere karşı sarf edilen hakaret dilini ve nefret suçunu onayladığı anlamına geldiğine vurgu yaptı.

    Başta Aleviler ve diğer inanç kesimlerine karşı işlenen nefret söylemleri ve nefret suçlarının önlenmesi için etkin yaptırımlar uygulanması gerektiğini ifade eden Fırat, bu suçu işleyenlerin adli veya idari yönden yargılanmaları ve hakkettikleri cezaları almaları acilen sağlanması çağrısında bulundu.

    “AÇIĞA ALINMAK YERİNE BAŞKA BİR HASTANEYE GÖNDERİLDİ”

    Fırat‘ın, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesi şöyle:

    “2024 Mart ayında Muş Varto Devlet Hastanesinde sözleşmeli personel olarak çalışan O.Ö. isimli şahıs, sosyal medyada paylaşılan bir semah dönme videosunun altına “Oh ne güzel, dans ederek ibadet ettiklerini zannediyorlar, bir de kadın erkek zevklenmişler. Şimdi nasıl keyifleri geliyor, mum da sönseydi iyiydi” şeklinde hakaret/küfür dili kullanarak, Alevi inancına ve Alevilere karşı açıkça nefret suçu işlemiş, Alevilerin tepkisi üzerine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cemevi Varto Şubesi tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve işyerinde soruşturma başlatılmıştı.

    Ancak, edinilen bilgilere göre hakkındaki suç duyurusu sonrasında adli ve idari soruşturma açılan O.Ö adlı şahıs, bu süre zarfında açığa alınmak yerine başka bir ilçedeki hastaneye gönderilmiş, aradan geçen altı ay gibi bir zaman zarfından sonra anılan şahsın tekrar Varto Devlet Hastanesi’nde işe başlatıldığı öğrenilmiştir.

    “GÖREVE BAŞLATILMASI ALEVİLERE KARŞI NEFRET SUÇUNUN ONAYLANMASIDIR”

    Alevi toplumuna ve Alevi inancına açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen bir kamu çalışanının hukuken ceza alması ve iş akdinin sona erdirilmesi gerekirken, hiçbir şey olmamış gibi önce başka bir ilçede çalıştırılması ve sonra tekrar aynı işyerinde göreve başlatılması, kamu otoritesinin Alevilere karşı sarf edilen bu hakaret dilini ve nefret suçunu onayladığı anlamına gelir ki asıl vahim olan da budur.

    Türkiye’de nefret söylemi ve buna bağlı olarak nefret suçları giderek daha fazla artarken özellikle sosyal medya platformlarında kimi zaman farklı etnik ve dini gruplara yönelik önyargılı, aşağılayıcı ve ayrımcı söylemlerin kullanılması zaman zaman bu kesimlerin saldırılara maruz kalmasına neden olduğu bilinmektedir. Elbette bunların sebebi aynen yukarıda yaşanan örnek gibi nefret söylemine ve suçlarına yönelik cezasızlık politikasının devam ettirilmesi, bu saldırıların sistematik bir biçimde sürmesine zemin hazırlamaktadır.

    “BU SUÇU İŞLEYENLER YARGILANMALI VE CEZA ALMALI”

    Türkiye’de inançları nedeniyle en çok saldırı ve nefret suçuna maruz kalan kesimlerin başında Aleviler gelmektedir. Türkiye’de Din, İnanç veya İnançsızlık Temelli Nefret Suçları raporlarına bakıldığında, 2022 yılında tespit edilebilen 36 nefret suçunun 15’i, 2023 yılında ise 47 nefret suçunun 7’si Alevilere karşı işlenmiş suçlardır. 2020 yılından beri en çok hedef alınan gruplar arasında Hristiyanlardan (52) sonra Aleviler (42) gelmektedir. Bu veriler, Türkiye tarihi boyunca birçok kez nefret suçunun hedefi olan bu gruplara karşı kemikleşmiş önyargıların ve düşmanca tutumların devam ettiğini göstermektedir.

    Özellikle kamu görevi yapan yetkililerin, bu nefret suçlarını görmezden gelmesi, desteklemesi, bunları normal karşılaması ve hatta şahsen kendilerinin de böyle olumsuz yaklaşımlara sahip olduklarını gizlememesi, bir arada yaşamı ve toplumsal barışı zedeleyen yaklaşımlar olup ileride yaşanılması muhtemel olumsuzlukların artmasına yol açmaktadır.

    Dolayısıyla başta Aleviler ve diğer inanç kesimlerine karşı işlenen nefret söylemleri ve nefret suçlarının önlenmesi için etkin yaptırımlar uygulanmalı, bu suçu işleyenlerin adli veya idari yönden yargılanmaları ve hakkettikleri cezaları almaları acilen sağlanmalıdır.

    “O.Ö KAMUDA ÇALIŞTIRILMAYA DEVAM ETTİRLECEK MİDİR?”

    Bu bağlamda;

    1- Muş Varto Devlet Hastanesinde çalışan ve sosyal medya üzerinden Alevilere açıkça hakaret eden O.Ö. isimli şahıs hakkında kurumunuz tarafından hangi idari işlemler yapılmıştır?

    2- Muş Varto Devlet Hastanesinde çalışan ve sosyal medya üzerinden Alevilere açıkça hakaret eden O.Ö. isimli şahıs, neden önce başka bir ilçe hastanesinde ve daha sonra da tekrar aynı işyerinde çalıştırılmaya devam ettirilmiştir?

    3- Semah dönenlere ve Alevilere açıkça hakaret eden ve nefret suçu işleyen O.Ö. isimli şahsın kamuda görev yapmaya devam etmesinde herhangi bir sakınca görülmemekte midir?

    4- Sosyal Medya üzerinden Alevilere ve Semah dönenlere karşı hakaret ederek nefret suçu işleyen O.Ö. isimli şahıs Muş Varto Devlet Hastanesinde çalıştırılmaya devam ettirilecek midir?”

    PİRHA/ANKARA

  • Varto’da Alevilere ve semaha hakaret eden kamu çalışanının görevden alınması istendi

    Varto’da Alevilere ve semaha hakaret eden kamu çalışanının görevden alınması istendi

    PİRHA- PSAKD Varto Şubesi, sosyal medyada paylaşılan semah videosunun nefret diliyle hedef alınmasına karşı tepki göstererek, “Bu şahsın kesinlikle işine dönmemesi ve iş çevresinden uzaklaştırılmasını istiyoruz” çağrısında bulundu. 

    Muş Varto’da yaşayan O.Ö. isimli kişinin sosyal medyada paylaşılan semah dönme videosunun altına yaptığı ayrımcı/nefret paylaşımı, ilçedeki Alevi vatandaşların tepkilerine neden olmuştu.

    Şahsın Varto Devlet Hastanesi’nde çalıştığı ve suç duyurusu sonrası hakkında soruşturma başlatıldığı bilgisini veren PSAKD Varto Şube Başkanı Kerem Akdağ, konunun takipçisi olacaklarını kaydetmişti.

    Dün Varto Dörtyol’da açıklama yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Varto Şubesi, “Birbirimize Alevi, Sünni demeksizin birlikte yaşamayı yaşamsal zorunluluk kılalım. Varto’da bugünden itibaren de yaşanacak bütün olumsuzluklara karşı durarak yürüyelim” çağrısı yaptı.

    “ALEVİLERİ AŞAĞALAYARAK TEHDİTLER SAVURDU”

    Açıklamayı okuyan PSAKD Varto Şube Başkanı Kerem Akdağ, semah dönülmesine hakaret eden bu şahsın ayrıca hakaret edip tehditler savurduğunu kaydederek, şunları ifade etti:

    “Yapılan paylaşımla farklı kültürlerle, yüz yıllardan beri bir arada yaşayan Varto halkının birliktelik iradesine nifak sokulmuştur. Bu bireysel paylaşımla Varto’da yaşayan Alevi kesimi alenen aşağılanmıştır. Bu paylaşımla Varto’da yaşayan Sünni canlarımız da zan altında bırakılmış, dolayısıyla bu sorun Varto’da yaşayan bütün halkın sorunu haline gelmiştir. Bizler birbirimizle, barış ve huzur içinde, hoşgörüyü güçlü kılarak beraber yaşamayı birinci önceliğimiz sayarken, toplum anlayışından uzak bir birey bir paylaşımla Varto’da yaşayanları birbirine düşürmeye çalışmıştır. Bu şahıs yaklaşan seçim öncesinde inancımızda önemli yeri olan semahımıza dil uzatarak bizi bir girdabın içine çekmeye çalışmıştır. Sonrasında da yapılan bu hakareti, kin ve nefret dolu söylemi, Varto’nun barış içerisinde bir arada yaşayan farklı etnik kimlikler ve inançların hassasiyetlerini dikkate alan ve konunun ‘takipçisi olacağız’ açıklamasını yapan derneğimizin Varto şube başkanına, yakınlarına bazı dernek üyelerine hakaret dolu ifadelerle canları ile tehditler savrulmuştur. Varto’da yaşayan bütün halklar olarak böyle bir ifadeyi, tehdidi ve hakareti asla kabul etmiyoruz.”

    “İDARİ MAKAMLAR GEREKENİ YAPMALI, İŞTEN UZAKLAŞTIRILMALI”

    Devlet hastanesinde sözleşmeli personel olarak çalışan O.Ö isimli şahsın görevden alınarak hukuki sürecin başlatılması için adli ve idari makamlara çağrıda bulunan Akdağ, “Varto’da yıllardan beri süre gelen birliktelik ve barış ortamı, bu beyhude çabalara rağmen daha da güçlenecektir. Hepimize düşen görev, hoşgörüyü her zaman ön planda tutarak birlikte daha güçlü bir toplum inşa etmektir. PSAKD olarak diyoruz ki Alevi inancına ya da Sünni inanca yapılan böyle bireysel ve sinsi hakaretler karşısında hepimiz karşı durmayı görevimiz saymalıyız” dedi.

    Varto Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin böyle bir haksızlık karşısında susmayacağını belirten Akdağ, “Birbirimize Alevi Sünni demeksizin birlikte yaşamayı yaşamsal zorunluluk kılalım, Varto’da bugünden itibaren de yaşanacak bütün olumsuzluklara karşı durarak, birlikte yürüyelim. Bu olayın muhatabı olanlar bu olaya el atmazsa, ilçemizin idari ve adli makamlarının, inanç ve kanaat önderlerinin bu olayı çözmede gerekeni yapmalarını gönülden arzuluyoruz, istiyoruz. Ayrıca bu şahsın kesinlikle işine dönmemesi ve iş çevresinden uzaklaştırılmasını istiyoruz” diye konuştu

    PİRHA/VARTO

     

  • Alevilere hakaret eden öğretmene 6 ay hapis cezası!

    Alevilere hakaret eden öğretmene 6 ay hapis cezası!

    PİRHA- Ders sırasında Alevilere nefret söylemlerinde bulunan Din Kültürü öğretmeni Mehtap Cengiz hakkında “halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçlamasıyla 6 ay 20 gün hapis cezası verildi.

    Alevilere yönelik nefret söyleminde bulunan Osmangazi Hürriyet Anadolu Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in yargılandığı davada karar verildi.

    Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi Mehtap Cengiz’e “halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçlamasıyla önce 8 ay hapis cezası verdi, ardından 1/6 oranında indirim yaparak cezayı 6 ay 20 güne düşürdü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

    ALEVİ KURUMLARI DURUŞMAYI TAKP ETTİ

    Duruşmayı Bursa Barosu Başkan Yardımcısı Aslı Evke Yetkin, baronun İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Kemal Özgür Yetkin, İnsan Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Eser Cem Kara, Pir Sultan Abdal Esenevler Cemevi Dernek Başkanı Murat Çalışkan, Mudanya Cemevi Dernek Başkanı Saniye Akaltun, Ataevler Cemevi Başkanı İsmail Kılıç, eski Ataevler Cemevi Başkanı Nesimi Üçlertoprağı, Teleferik Cemevi Derneği Başkanı Daimi Arı, Evrensel Sevgi Derneği Başkanı Seyfi Çakmaklı, siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri izledi.

    “KABUL EDİLEMEZ”

    Duruşma sonrası açıklama yapan Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Kemal Özgür Yetkin, şunları söyledi:

    “Aleviler hakkındaki zehirli düşüncelerini, laiklik karşıtı söylemlerini sınıfta dillendiren böyle bir zihniyete sahip kişinin öğretmenlik yapması kabul edilemez. Sanığın sözleri, birlikte yaşam kültürüne ve toplumsal birliğe zarar veren niteliktedir. Disiplin soruşturmasında sadece bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilen ve başka bir okula atanarak görevden el çektirilmeyip, halen öğretmenlik yapmasına izin verilen sanıkla ilgili gerekeni yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri hakkında da ayrıca yasal girişimde bulunacağız. Bursa Barosu olarak nefret suçlarının cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Zorunlu din dersinde Alevilere hakaret eden öğretmen hakkında dava açıldı

    Zorunlu din dersinde Alevilere hakaret eden öğretmen hakkında dava açıldı

    Bursa’nın Osmangazi ilçesinde Hürriyet Anadolu Lisesi’nde görevli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz hakkında, Aleviliğe ve Alevilere karşı nefret söyleminde bulunduğu gerekçesiyle dava açıldı.

    Bursa’nın Osmangazi ilçesinde Hürriyet Anadolu Lisesi’nde görevli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz hakkında, Aleviliğe ve Alevilere karşı nefret söyleminde bulunduğu iddiasıyla açılan suç duyurusunda iddianame hazırlanarak dava açıldı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada hazırlanan iddianame Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunuldu.

    İddianamede öğretmen hakkında; sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığı dayanarak aşağılama suçundan altı aydan bir yıla kadar hapis cezası istendi. İlk duruşma ise 6 Haziran 2023 tarihinde yapılacağı duyuruldu.

    KONU ÇARPITILMIŞ!

    BirGün’den Aycan Karadağ’ın haberine göre, Öğretmen Mehtap Cengiz ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek, yanlış anlaşıldığını ve konunun çarpıtıldığını düşündüğünü, söylediklerinin suç kastıyla söylenmediğini savundu. Öğretmen ayrıca böyle bir olaya adının karışmasından dolayı üzgün olduğunu, bu tür söylemlerin toplumun huzurunu kaçıracağının ve yanlış söylemler olduğunun bilincinde olduğunu dile getirdi.

    “EĞİTİM-SEN, EĞİTİM-İŞ DAVAYA MÜDAHİL OLACAKLAR”

    Suç duyurusu dosyasını hazırlayan Bursa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Kemal Özgür Yetkin, “Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeninin Alevilere yönelik nefret söylemi ve laiklik karşıtı söylemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunduk. Suç duyurumuz üzerine öğretmen hakkında iddianame düzenlendi ve en sonunda dava açıldı. İlk duruşma çok uzun bir süre sonraya verildi. Öğretmen hakkında el çekme işlemi hâlâ yaptırılmamıştır. Buna karşı mücadelemiz sürecek. Alevi kurumları da davayı takip edip müdahil olacaklar. Eğitim-Sen, Eğitim-İş sendikaları ve Bursa Laik ve Kamusal Eğitim Platformu da süreci takip ediyor” dedi.

    Avukat Yetkin, “Bu insanlık suçudur. Söylemin, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen, halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu oluşmuştur. Ayrıca bu durum laikliğe de aykırıdır. Nefret söyleminde bulunan bir eğitimcinin eğitim faaliyetlerine devam etmesi kabul edilemez” diye belirtti.

    NE OLMUŞTU?

    Geçen yıl (2022) Hürriyet Anadolu Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in derste, “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değildir. Aleviler, Hz. Ali’yi Hz. Muhammed’in yerine koyuyor, çoğu Alevinin ahlaki açıdan bozuklukları var. Bir erkek ile kız öğrencinin ders dışında konuşması da zina” şeklinde ifadeler kullanmıştı. Okulda 10. sınıf öğrencisi olan K.G.’nin babası S.G. ve babaannesi Y.G.,’nin öğretmen hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Alevi kurumları ve kamuoyu da sert tepki gösterdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Koldakoç: Zorunlu din dersinde nefret suçu işleyen öğretmene yaptırım uygulanmalı-VİDEO

    Koldakoç: Zorunlu din dersinde nefret suçu işleyen öğretmene yaptırım uygulanmalı-VİDEO

    PİRHA-Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine dair konuşan PSAKD Alanya Şubesi YK üyesi Kemal Koldakoç, “Ülkemizde insan hakları sorunu var. Bursa’daki olay bir sonuç aslında. Zorunlu din dersleri asimilasyoncu bir baskı aracıdır” dedi. Koldakoç, söz konusu öğretmene bir yaptırım uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Koldakoç, geçtiğimiz aylarda Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ÜLKEDE İNSAN HAKLARI SORUNU VAR”

    Sözlerine “Ülkemizde aslında temel sorun insan hakları sorunu” diyerek başlayan Koldakoç, eğitim sistemini eleştirdi.

    Koldakoç, “Nereden bakarsanız bakın eğer bu ülkede demokratik, laik, bilimsel bir eğitim verilemiyorsa; siz neresinden bakarsanız bakın toplumsal ayrıştırmaya uygun bir pozisyon yaratmış olursunuz. Temelde Alevilik sorunu olarak baktığımız müddetçe bu ülkede yaşayan yurttaşlar olarak bu sorunun çözülebilme olanakları neredeyse sıfır. Aslında insan olarak bakmalı, Sünnilik, Alevilik boyutlarıyla tartışmak yerine, yurttaşlık hakkı olarak ve laiklik anlayışı bünyesi içerisinde tartışmak gerekiyor. Onu talep etmek ve hayata geçirebilmenin koşullarını yaratmak gerekiyor” dedi.

    “BURSA’DAKİ NEFRET SÖYLEMİ BİR SONUÇTUR”

    Koldakoç, öğretmenlik mesleğinin de zaman içerisinde olumsuz yönde ilerlediğini belirterek, “Genelde öğretmenlik mesleği açısından baktığımızda da öğretmenlik mesleğinin statüsünü ortadan kaldıran, öğretmeni objektif ve somut bilimsel anlayıştan uzaklaştıran, tamamen manevi alanlara doğru yönelten ve biat kültürünü yaratmaya çalışan bir anlayış var. Bursa’daki olay aslında sonuçtur. Yıllarca yapılan öğretmenlik mesleğinin statüsünden kopartılmasının sonucudur zaten. Bir öğretmen eğer bir ayrımcı, inkârcı, aşağılayıcı, yok sayıcı bir yaklaşım içerisinde bulunuyorsa bunun bir yaptırımı mutlaka olmalıydı. Ama kim yaptırım uygulayacak? Karşılıksız kalan bir nevi de ödüllendirilen bir öğretmenlik mesleği ile de karşı karşıyayız. Katıldığımız toplantılarda demokrasiye, barışa ve kardeşliğe ihtiyacımızın olduğunu her zaman vurguluyoruz. Mücadele boyutumuz aslında bu boyutta olmalı. Demokrasi, insan hakları, laiklik ilkesinin mutlaka bu ülkede egemen kılınabileceği bir mücadele hattı yaratmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “ZORUNLU DİN DERSLERİ BİR BASKI ARACIDIR”

    Zorunlu din derslerinin bir baskı aracı olduğunu söyleyen Koldakoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Buna sadece bir Alevilik sorunu olarak bakmamak gerekiyor. Zaten demokrasi ve laiklik uygulandığı zaman bütün inanç grupları, etnik yapılar kendilerini ifade edebilecek, eşit yurttaşlık statüsünü kazanmış olacak. Aleviler olarak aslında bir şeyi unutmamak gerekiyor. Bizi istedikleri gibi yönlendirecekleri, istedikleri statüye, asimilasyoncu bir anlayışın potasına sokabilecekleri pozisyona düşmemek gerekiyor. Yani talep eden değil, mücadele eden boyuta taşımak gerekiyor. Mücadele edilmeden bir hakkın elde edilebilmesi ve onun gereklerini yerine getirebilme olanakları neredeyse yok denilecek gibidir. Mesela zorunlu din dersleri asimilasyoncu bir baskı aracıdır aynı zamanda. Din derslerinin mutlaka seçmeli olması gerekiyor. İnsanların tercihlerine bırakılmalıdır. Bütün dinlere ve inançlara eşit mesafede bulunabilecek bir durumu yaratmak gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ALANYA

  • ABF’den Alevilere hakaret eden din öğretmenine tepki: Etkili soruşturma yapılmalı

    ABF’den Alevilere hakaret eden din öğretmenine tepki: Etkili soruşturma yapılmalı

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in Alevilere yönelik nefret söylemlerine tepki gösterdi. ABF, “Alevilere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik nefret suçlarıyla ilgili etkili soruşturma yapılmaması ve gerekli yaptırımların uygulanmaması, her geçen gün yeni bir nefret suçunun yaşanmasına neden olmaktadır” dedi. 

    Bursa’da Hürriyet Anadolu Lisesinde görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeninin sınıfta ‘Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil” söylemine sınıfta bulunan Alevi öğrencinin velisi tepki göstererek olayı yargıya taşıdı.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in Aleviler hakkındaki nefret söylemlerine tepki gösterdi.

    “Öğretmen nefret değil, sevgi üretendir, nefret suçu insanlık suçudur, her türlü insanlık suçunun karşısındayız ve takipçisiyiz” diyen Alevi Bektaşi Federasyonu, “AKP’nin yirmi yılı aşkın iktidarı döneminde yaratmış olduğu ‘’dindar ve kindar’’ iklim, nefret kusmaya devam ediyor. Bilimsellikten bir hayli uzaklaşan eğitim sistemimizde zorla dayatılan din derslerinin çocuklarımız üzerinde yarattığı tahribatlar devam ederken, yaşanan ayrımcılıklar her gün yeni bir nefret suçu olarak ortaya çıkarmaktadır” ifadelerini kullandı.

    ABF, Alevilere hakaret eden öğretmenin hala görevini yapmaya devam etmesine tepki göstererek şunları kaydetti:

    “Bir yandan Alevilik inanç olarak kabul edilmeyip torbaya sığdırılmaya çalışılırken, diğer yandan kapılarımız işaretlenmekte ve hayatımızın her alanında nefret söylemlerine maruz kalmaktayız. Bunun son örneğini Bursa Hürriyet Anadolu Lise’sinde gördük. Bir öğretmen ’Çoğu Alevi çocuğun kimden olduğu belli değildir…’’ diyor ama o sözde öğretmen hala görevini yapmaya devam ediyor. Tıpkı daha önce zorunlu din derslerinde çocuklarımıza hakaret eden öğretmenlere her hangi bir idari soruşturma açılmadığı gibi.
    Alevilere ve toplumun farklı kesimlerine yönelik nefret suçlarıyla ilgili etkili soruşturma yapılmaması ve bu tür suçları işleyenlere gerekli yaptırımların uygulanmaması, her geçen gün yeni bir nefret suçunun yaşanmasına neden olmaktadır.

    “OKULLAR TEKÇİ, İNKARCI, ASİMİLASYONCU, ÖTEKİLEŞTİREN YAPIYA BÜRÜNDÜ”

    Bilim yuvası olması gereken okullarımız, geldiğimiz süreçte tekçi, inkârcı, asimilasyoncu ve bu ülkenin farklılıklarını ötekileştiren bir yapıya bürünmüştür. Zorunlu din derslerinin kaldırılması yönündeki ısrarımızı bir kez daha yenilerken çok dilli, çok inançlı, çok kültürlü coğrafyamızda toplumsal barışın sağlanması ve farklılıkların kardeşçe bir arada yaşayabilmesi için en başta eğitim sisteminin demokratik, laik ve bilimsel olması gerektiğini vurguluyor ve nefret suçlarının ancak bu şekilde son bulacağını belirtiyoruz. Yaşanan ayrımcılık ne nefret suçları bu ülkenin farklılıkları üzerinde uygulanan devlet politikalarının sonucudur. Son bulması için de gerekli anayasal düzenlemelerin yapılması acil bir ihtiyaçtır.

    “MÜCADELEMİZİ YÜKSELTECEĞİZ”

    Alevi Bektaşi Federasyonu olarak başta okullarımız olmak üzere hayatın her alanında yaşadığımız tüm ayrımcılık ve nefret suçlarının yakın takipçisi olacağımızı ve eşit yurttaşlık için verdiğimiz mücadeleyi daha da yükselterek devam ettireceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz.
    Her türlü ayrımcılık son bulsun ve kime karşı olursa olsun nefret söylemleri en ağır şekilde cezalandırılsın. Zorunlu din dersleri kaldırılsın. Demokratik, laik, bilimsel eğitim istiyoruz!”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:
  • Alevilere hakaret eden din öğretmeni Bursa’da protesto edildi: Görevden uzaklaştırılsın

    Alevilere hakaret eden din öğretmeni Bursa’da protesto edildi: Görevden uzaklaştırılsın

    PİRHA- Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in Aleviler hakkındaki nefret söylemine tepki gösteren Bursa Alevi Platformu ve Bursa Demokrasi Güçleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada Cengiz’in görevden uzaklaştırılması istendi.

    Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mehtap Cengiz’in Aleviler hakkındaki nefret söylemine tepki gösteren Bursa Alevi Platformu ve Bursa Demokrasi Güçleri, İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada sınıfta nefret söylemi kullanan Mehtap Cengiz’in görevden alınması istenirken, açıklamaya katılanlar daha sonra Bursa Adliyesi’ne giderek suç duyurusunda bulundu.

    Ortak açıklamayı, Pir Sultan Abdal Derneği (PSAKD) Bursa Şube Başkanı Murat Çalışkan okudu.

    “ALEVİLERE YÖNELİK YİNE GERİCİ VE CİNSİYETÇİ NEFRET SÖYLEMİNDE BULUNULDU”

    Çalışkan açıklamada şunları dile getirdi.

    “İlimizde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Alevi inancına, kültürüne yönelik aşağılayıcı ifadeler kullanmış iftira ve ağır hakaretlerde bulunmuş, yine gerici ve cinsiyetçi nefret söyleminde bulunmuştur. Bu nefret ve ayrımcılık içeren gerici ve cinsiyetçi söylemler sınıfta bulunan öğrencilerin psikolojilerinin bozulmasına sebebiyet vermiştir. Şahıs hakkında Bursa Barosu ve demokratik kitle örgütleri tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur.

    “OKULLARDA NEFRET TOHUMLARI EKİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Tüm başvurularımıza rağmen bu eğitimci sıfatını taşıyan şahıs halen görevden uzaklaştırılmamıştır. Bu kişinin başka bir okulda görevlendirildiği bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. Bilim yuvası olması gereken okullarımızda nefret tohumları eken, toplumsal barışı bozan, laiklik karşıtı gerici cinsiyetçi söylemlerde bulunan bu şahsın öğretmenlik yapması kabul edilemez. Daha önce de bu tür nefret söylemleri kullananlar hakkında etkili soruşturma yapılmaması ve cezalandırılmaması yeni nefret suçlarına yol açmaktadır. Nefret söylemi kullanan bu öğretmenin görevden uzaklaştırılmasını ve gerekli soruşturmanın yapılmasını istiyoruz. Bilim yuvası olması gereken okullarda nefret tohumları ekilmesine izin vermeyeceğiz.”

    “EĞİTİM SEN OLARAK SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Açıklamanın ardından söz alan Eğitim Sen Bursa Şube Sekreteri Derviş Erdem ise, “Öğretmen demeye dilim varmıyor. Bu kişi bulunduğu ortamda dostluğu, dayanışmayı, kardeşliği tesis etmesi gerekirken öğrenciler arasında kini nefreti belirtmiştir. Bizler Eğitim Sen olarak sürecin takipçisi olacağız. Bu kişinin görev yerinin değiştirilmesi yetmez. Yarın gittiği yerde yine öğrencileri, Alevileri hedef göstermeye devam etmeyecek mi? Görev yeri değişikliği yetmez, görevden alınıp derhal adli olarak cezalandırılması gerekir” dedi.

    “BUGÜN YAŞADIĞIMIZ OLAY İKTİDARIN UYGULADIĞI SİYASETİN BİR SONUCUDUR”

    “İktidarın uzunca bir zamandır kimlik, inanç üzerinde ısrarla yaptığı siyasetin bir sonucunu yaşıyoruz” diyen CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ise, şunları ifade etti:

    “Bugün yaşadığımız olay iktidarın uyguladığı siyasetin bir sonucudur. Bir kamu görevlisi, öğretmen bireysel olarak kolay kolay böyle bir davranışı sergilemez. Ancak kendisinin arkasında bir güç görürse, yaptığı bu suça karşı cezasızlığın devreye gireceğini bilirse yapar. Bugüne kadar Alevi toplumuna, demokrasiye ve bütün muhalefete uygulanan bütün suçlarda cezasızlığın hatta ödüllendirmenin egemen olduğu bir siyasi tarihten geçiyoruz. Yapılan iş çok açık bir şekilde sadece Alevilere yapılmamıştır. Diğer bütün inanç gruplarına bütün kimliklere, bu ülkenin bütününü oluşturan bütün halklara karşı yapılmıştır.”

    NE OLMUŞTU?

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in sınıfta, “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil. Alevilerin Hz. Ali’yi Hz. Peygamberimizin yerine koyuyorlar, çoğu Alevinin ahlaki açıdan bozuklukları bulunuyor. Bir erkek ile kız öğrencinin ders dışında konuşması da zina” şeklindeki sözleri üzerine sınıfta bulunan Alevi öğrenciler durumu ailelerine bildirdi. Bir ailenin okula gelerek duruma tepki göstermesi ve suç duyurusunda bulunmasının ardından Milli Eğitim olayla ilgili soruşturma başlattı.

    PİRHA/BURSA

  • Meclis gündeminde; ‘Alevilere hakaret eden din öğretmeni neden görevden el çektirilmedi?’

    Meclis gündeminde; ‘Alevilere hakaret eden din öğretmeni neden görevden el çektirilmedi?’

    PİRHA – HDP Alevi Masası’nda yer alan milletvekilleri, Bursa’da Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in, Alevilere dönük nefret söylemi üzerine Bakan Mahmut Özer’in yanıtlaması için soru önergesi verdi. Önergede, “Öğretmen hakkında bir soruşturma başlatıp bitene kadar önümüzdeki süreçte görevden el çektirilmesi düşünülmekte midir?” sorusu yöneltildi.

    Bursa’da Hürriyet Anadolu Lisesinde görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in, derste Alevilere dönük nefret söylemi Meclis gündemine taşındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Alevi Masası’nda yer alan milletvekilleri Tülay Hatimoğulları Oruç, Kemal Bülbül, Ali Kenanoğlu ve Zeynel Özen; din öğretmen Mehtap Cengiz’in “Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil. Aleviler Hz. Ali’yi Hz. Peygamberimizin yerine koyuyor. Çoğu Alevinin ahlaki açıdan bozuklukları bulunuyor, bir erkek ile kız öğrencinin ders dışında konuşması zinadır” sözlerinin ardından açığa alınmayıp, görevini yapmaya devam ettiğine işaret etti.

    “NET BİR İNSANLIK SUÇUDUR”

    HDP Alevi Masasında yer alan milletvekilleri, ortak soru önergesinde, “Bu şahsın Alevilere karşı nefret söylemleri çok açık ve net bir insanlık suçudur. Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesi’nde belirtilen ‘halkı kin ve düşmanlaştırma veya aşağılama’ suçu işlenmektedir. Nefret söyleminde bulunan bir eğitimci, mevcut okulda veya başka bir okula tayin edilerek eğitim faaliyetlerine devam etmemelidir. Başka bir okula tayin edilmesi halinde, nefret dolu düşüncelerini yaymaya devam etme ihtimali her zaman bakidir. Soruşturmanın selameti açısından derhal açığa alınmalı ve eğitimcilik yapmamalıdır” diye vurguladı.

    HDP’li milletvekilleri ayrıca Alevi öğrencilerinin sıklıkla nefret suçlarına maruz kaldığı zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin “eşitlik ilkesine aykırı” olduğuna hükmeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını da hatırlattı.

    GÖREVDEN EL ÇEKTİRİLMESİ DÜŞÜNÜLMEKTE MİDİR?”

    HDP’li milletvekilleri, Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer tarafından cevaplandırılması talebiyle şu soruları yöneltti:

    “*Bursa’da Hürriyet Anadolu Lisesinde görev yapan Alevilere hakaret eden Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz’in hakkındaki yoğun şikâyetlere rağmen soruşturma aşamasında neden halen açığa alınmayıp, görevden el çektirilmemiştir?

    *Öğretmen hakkında bir soruşturma başlatıp bitene kadar önümüzdeki süreçte görevden el çektirilmesi düşünülmekte midir?

    *Alevi çocuklarının bu örnekteki gibi sıklıkla nefret suçlarına maruz kaldıkları zorunlu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinin “eşitlik ilkesine aykırı” olduğuna hükmeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Türkiye’deki birçok yargı kararının gereğinin yapılmasına dair Milli Eğitim Bakanlığı olarak herhangi bir planınız var mıdır?”

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    > Aleviler, nefret suçu işleyen din öğretmeninin peşini bırakmıyor: Suçunun cezasını çekmeli

    > Bursa’da din dersi öğretmeninin Alevilere yönelik nefret söylemine suç duyurusu

  • Erçe: Gülşen’in tutuklanması çifte standarttır, Alevilere hakaretlerde adalet, hukuk uygulanmıyor

    Erçe: Gülşen’in tutuklanması çifte standarttır, Alevilere hakaretlerde adalet, hukuk uygulanmıyor

    PİRHA- PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, şarkıcı Gülşen’in ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği’ gerekçesiyle tutuklanmasına ‘hukukta çifte standart uygulanıyor’ diyerek tepki gösterdi. Erçe, yıllardır Aleviler başta olmak üzere toplumun bazı kesimlerine yönelik hakaretler, küfürler edildiğini ama Gülşen’i tutuklayan savcıların, hakimlerin bu saldırılar karşısında harekete geçmediğini söyledi.

    İmam hatiplilere ilişkin söylediği sözler nedeniyle gözaltına alınan şarkıcı Gülşen, ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği’ gerekçesiyle dün tutuklandı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, şarkıcı Gülşen’in 5 yıl önce kendi arkadaşları arasında imam hatiplilere yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiği’ gerekçesiyle tutuklanmasına ‘hukukta çifte standart uygulanıyor’ diyerek tepki gösterdi.

    Yıllardır Aleviler başta olmak üzere toplumun bazı kesimlerine yönelik hakaretler, küfürler edildiğini ama Gülşen’i tutuklayan savcıların, hakimlerin bu saldırılar karşısında harekete geçmediğini belirten Erçe, iktidarın yargıyı bir sopa gibi kullandığını, seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte bu tür baskıların artacağını söyledi.

    ‘İmam hatiplilere hakaret ettiği ve toplumu kin ve nefrete yönelttiği iddiası ile Gülşen’i cezaevine gönderenlere soruyoruz?’ diyen Erçe, adalet mekanizmasının herkese eşit uygulanması gerektiğini vurguladı.

    “NEFRET SÖYLEMLERİNİ ULUORTA SÖYLEYENLERE KARŞI AYNI HUKUKU GÖRMÜYORUZ”

    Toplumu kin ve nefrete yönlendiren, ayrımcılık yapan, kendinden olmayanı yok sayan, tekçi, inkarcı, asimilasyoncu, ırkçı ve gerici her türlü anlayışı reddettiklerini ifade eden Erçe, “Seçimlere doğru gidildikçe bu baskı ortamı daha da arttırılacak diye düşünüyoruz. Biz hangi inanç olursa olsun, hakaret edilmesini asla doğru bulmayız ama Gülşen meselesinde konu bu değil. Halkı kin ve nefrete sevk etmeden dolayı tutuklandı. Siyasi iktidarın meselesi bu değil. Eğer mesele bu olsaydı, hukuken böyle bakılıyor olsaydı bu ülkede bugüne kadar en çok nefret söylemine maruz kalan Alevilerdir, Kürtlerdir, LGBTİ+ bireylerdir… Toplumun farklı kesimlerine karşı nefret söylemlerini uluorta söyleyenler, köşe yazılarında, haber başlıklarında kullananlara karşı aynı adaleti, aynı hukuku görmüyoruz” diye konuştu.

    “HER DÖNEM FARKLI KESİMLER NEFRET SÖYLEMLERİNE MARUZ KALIYOR”

    Erçe sözlerine şöyle devam etti:

    “Namaz kılmayanlar öldürülebilir fetvaları verenlere, kız çocukları ile evlilik için yaş sınırı yoktur diye sapkın düşüncelerini ifade edenlere, Atatürk’ün annesi için cinsiyetçi söylemlerde bulunanlara, Gölbaşı’nda toprağa sırlanmış kadını mezarından çıkartanlara, Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırı sırasında yakma girişiminde bulunanlara karşı aynı adaleti aynı hukuku görmüyoruz. En iyi Kürt ölü Kürt’tür, cemevleri cümbüş evidir, Alevilerle evlenilmez, Alevilerin kestiği yenmez söylemlerini şimdiye kadar hep duyduk. Bu nefret söylemlerine her dönem maruz kaldık. Tüm bu nefret söylemlerini bugüne kadar sarf edenlere karşı aynı hukuk sistemi devreye girmedi. Aynı savcılar harekete geçmedi.”

    “İKTİDAR, HALKI GERÇEK GÜNDEMİNDEN UZAKLAŞTIRMAYA ÇALIŞIYOR”

    Şarkıcı Gülşen üzerinden siyasi iktidarın gündem değiştirmeye çalıştığını vurgulayan Cuma Erçe, “Bu bir gündem saptırmadır. Halkı gerçek gündeminden uzaklaştırma çabalarıdır. Halk derin bir yoksulluk içerisinde. Birkaç haftaya çocuklarımız, gençlerimiz okullarına başlayacaklar. Üniversiteye başlayacak çocuklar ev bulamıyorlar. Bu yüzden okulunu bırakıp evine, ailesinin yanına dönenler var. Çiftçi ürettiği ürünün maliyetini bile karşılayamıyor. Kadın cinayetleri, çocuk tacizleri, tecavüzleri her geçen gün artarak devam ediyor. Bu ülkenin onlarca sorunu var. Tüm bunlar yaşanırken bir fırtına kopartıldı ve bir şarkıcı söylediği sözler üzerine tutuklandı. Tutuklanması, cezaevine atılması tamamen bir manipülasyondur. Seçimlere giderken iktidarın uyguladığı bir strateji bu. Muhaliflere yönelik baskının yanı sıra cemevlerine dönük ziyaretler, Hacıbektaş’a alternatif etkinlik konulması, gençlik kampları düzenlenmesi, dedelerin Kerbela’ya götürülmesi vesaire tüm bunlar 2023 seçimlerine yönelik hamleler diye düşünüyoruz. Biz nefret söylemlerinin anayasal güvence altına alınmasından yanayız. Bu nefret söylemi bir imam hatipliye de olsa, bir Kürt’e de olsa, bir Çingeneye de, Aleviye de olsa nefret söylemleri anayasal olarak güvence altına alınmalıdır. Bu bağlamda Sivas Madımak Oteli bir ‘Utanç Müzesi’ olmalıdır çünkü en büyük nefret, kin oradadır.”

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA

  • Mat ve Fırat’tan, Kılıçdaroğlu üzerinden Aleviliğin hedef alınmasına tepki

    Mat ve Fırat’tan, Kılıçdaroğlu üzerinden Aleviliğin hedef alınmasına tepki

    PİRHA- Elektrik zamlarını protesto etmek için yaklaşık 2,5 aydır faturasını ödemeyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesilmesiyle mum ışığında oturması üzerine Alevi inancına yönelik sosyal medyada nefret söylemleri yazıldı. AABK Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat ve ADFE Genel Başkanı Celal Fırat Aleviliğin hedef alınmasına tepki gösterdi. Mat yayınladığı mesajında “Alçaksınız” dedi. 

    Elektrik zamları geri çekilinceye kadar elektrik faturasını ödemeyeceğini duyuran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesilmiş ve sosyal medyada gündem olmuştu.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesilmesi ile birlikte mum ışığında çekilen görüntüleri sonrasında sosyal medyada Alevi inancına dair saldırılar başlatılmıştı.

    Kılıçdaroğlu üzerinden Alevi inancının hedef alındığı çirkin paylaşımlara karşı Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat ve Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat tepki gösterdi.

    Tepkiler şöyle:

    “ALÇAKSINIZ!”

    AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat:

    “Alçaksınız… Kişinin fikri ne ise zikri de odur.Bunu paylaşan alçak değil, bu alçağın sırtını dayadığı, yüz aldığı, korkusuzca ve ahlaksızca böyle bir paylaşım yapmasına ortam yaratan ve yüzyıllardır süre gelen zihniyettir suçlu olan. Siz önce kuran kurslarında, yurtlarda taciz edilen, tecavüze uğrayan masum çocukların hesabını verin. Karanlığınızla boğulup tarihin çöp tenekesine atılacaksınız.”

    “ALEVİLERE YÖNELİK DEĞİŞMEYEN ŞEY İNKAR VE İMHA POLİTİKASIDIR”

    ADFE Genel Başkanı Celal Fırat:

    “Bir toplumda insanca yaşamak, saygın yaşamak diğer bireylerin saygınlığına bağlıdır. Saygıdan yoksun bir toplum farklılıkları, fikirleri, değişimi hep düşman olarak görür. Alevilerin aleyhine her türlü hakaret ve siyasi entrika geçmişten gelen değişmeyen inkâr ve imha politikasıdır. Tarihe baktığımızda birlikte yaşama şuurunu yok eden çatışma ve imha davranışları hep vardır ve amaç farklı olanı ortadan kaldırmaktır. Ancak toplumun zihin yeteneklerini kontrol altına almaya çalışan devlet, Alevi toplumuna hakareti tasarlamaya devam ediyor ve projelendiriyor. Dikkat ederseniz istenilerek düşünülmüş her iğrenç iftira ve hakaret, hep diğer toplumu temsil ettiğini düşünenlerin ağzından duyulur. Amaç önyargıları geliştirmek, Alevi toplumuna şüphe, kin ve öfkeyle bakmayı sıcak tutmak ve ne yazık ki gelecek kuşakların Aleviler için kötü tutum geliştirmesini sağlayarak bu iğrenç ve planlanmış disiplin içinde kindar nesil yetiştirmektir.

    “ALEVİLERE YÖNELİK SUÇLARA YAPTIRIM UYGULANMIYOR”

    Her ekonomik ve sosyal çözülme durumunda Alevilere saldıran, toplumdaki eşgüdüm eksikliğini Alevileri ötekileştirerek kapatmaya çalışan, bütünlüğünü ve saygınlığını kaybeden Sünni din anlayışını kullanarak onun yozlaştırılmış etkisini Alevilerin üzerine salan bu şahısların her hakareti bilinçlidir.

    Sosyal medya kavramı ile internet erişimine sahip herkes çok farklı kültür ve eğitim düzeyindeki insanlarla anonim olarak bir araya geliyor ve yapılan her paylaşıma eşzamanlı yorumlar yazılabiliyor ve Aleviler aleyhine suç tutumuna uyan ifadeler sosyal medyaya taşınmasına rağmen bu şahıslar için devlet bir yaptırım uygulamıyor. Bunlarla mücadele hep Alevi kurumların çabasıyla yapılmaya çalışılıyor.

    Söylemleri ile bizleri inciten, öfkelendiren, ötekileştiren şahıslar, değerlerimize hakaret ederken aslında Sünnilik inancının insan olmanın gereğinden doğan asgari şeref ve saygınlığını da yerle bir ediyorlar. Sünniler adına onlardan utanç duyuyoruz ve her şeye rağmen biz Aleviler sevgi dilimizle bu topraklara barışı getirmek için mücadele etmeye devam ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Aleviliğe hakaret eden Nurettin Topçu’nun kitabının okullarda dağıtılması Meclis gündeminde

    Aleviliğe hakaret eden Nurettin Topçu’nun kitabının okullarda dağıtılması Meclis gündeminde

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Aleviliğe ve Alevlere hakaretleriyle bilinen, laiklik karşıtı Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabının imza karşılığında öğretmenlere dağıtılmasını Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e sordu. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu Aleviliğe hakaretler eden, laiklik karşıtı Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabının imza karşılığında öğretmenlere dağıtılmasını Meclis gündemine taşıdı.

    Söz konusu kitabın Antalya Valiliği ve Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan Antalya’da Hedeflenen Eğitime Nitelik Kazandırma (AHENK) Projesi kapsamında dağıtıldığını belirten Kenanoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı‘na “Nurettin Topçu’nun, Alevilere karşı nefret dolu ifadeleri ile birlikte laiklik ve karma eğitim karşıtı görüşleri içeren bu kitabının Antalya’da öğretmenlere dağıtılmasında sorumluluğu bulanan yetkililer hakkında soruşturma açılacak mıdır?” diye sordu.

    Kenanoğlu, soru önergesinin gerekçesinde şunları belirtti:

    “Antalya Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan Antalya’da Hedeflenen Eğitime Nitelik Kazandırma (AHENK) Projesi kapsamında, laiklik düşmanı fikirleri ile bilinen Nurettin Topçu’nun, içinde ayrımcı ve aşağılayıcı ifadeler bulunan “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabı öğretmenlere imza karşılığı ücretsiz olarak dağıtılmıştır.

    1909-1975 yılları arasında yaşayan Nurettin Topçu’nun biyografisine bakıldığında, laikliğe karşı çıkarak dine dayalı eğitimi savunmasıyla, tarikatların resmi olarak da tanınmasını talep etmesiyle, Aleviliğe ve Alevilere yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı ifadeler kullanmasıyla, kız ve erkeklerin ayrı okullarda okutulmasını savunmasıyla tanınan İslamcı bir yazar olduğu görülmektedir.

    Antalya’da başlatılan AHENK projesi kapsamında öğretmenlere dağıtılan Nurettin Topçu’nun “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabın özünde; tek taraflı bakış açısı ile Alevilik inancına hakaretler eden, tarikatları öven ve onlara sahip çıkan, halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden ifadeler içerdiği anlaşılmaktadır.

    Söz konusu kitapta Alevilik ile ilgili olarak; “Tarikatları ise, asırların arasında kemiren şerir kuvvet Alevilik olmuştur. Ve böyle bozuk bir zihniyete, kolayca ortak olan hayati hazlarla yüklü bir adap ve erkan silsilesi, tarikatları çürütmeğe kâfi geldi” gibi Alevilik inancına hakaretler eden mezhepçi, ayrımcı ve insanları kin ve düşmanlığa sevk eden cümleler kurulduğu görülmektedir.

    Diğer taraftan anılan kitapta; “Önder din adamları zümresi yetişerek cemaatin kalbine hakikat aşkının mukaddes tohumlarını serptikten sonra milli mektebin kapıları açılacaktır”, “Hakka götüren yol diye kendini hakikate adamak, gerçek mektebin yoludur. Tarikatlar, halka İslam’ın ahlakını aşılıyor, devlet hukukun bekçiliğini yapıyordu”, “Harf inkılabı, yüzlerce yıllık milli kültürle bağları kopardıktan sonra dilin değişmesi üniversite gençliğini orta okul çocuklarının hizasına indirdi”, “Bedbaht bir şair şu sözleri söylemişti: Kızlarını okutmayan millet oğullarını manevi öksüzlüğe mahkûm etmiş demektir. Fakat biz asıl kızlarımızı okuttuktan sonra oğullarımızı ruh öksüzlüğüne mahkûm ettik” gibi birçok cümlesinde tarikatları öven, laiklik karşıtı, bilimsel eğitimi küçümseyen, kız çocuklarının okutulmasını reddeden bir zihniyetin yansımaları açıkça görmek mümkündür.

    Alevilik inancına hakaretler eden, laik, bilimsel ve karma eğitim karşıtı, cinsiyet ayrımcı, halkı kin ve düşmanlığa sevk eden ve toplumu kutuplaştırıcı ifadeler içeren böyle bir kitabın Antalya Valiliği ve Millî Eğitim Bakanlığı kanalıyla öğretmenlere dağıtılması başlı başına bir skandaldır.”

    Bu bağlamda Kenanoğlu Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’e şu soruları yöneltti:

    1. Nurettin Topçu’nun Alevilik inancına hakaretler eden, ayrımcı ve laiklik karşıtı kitabının AHENK projesi kapsamında Antalya’da öğretmenlere dağıtılması Bakanlığınızın bilgisi dahilinde midir?
    2. İçinde ayrımcılık, nefret ve aşağılama dolu ifadeler bulunan Nurettin Topçu’nun bu kitabının bir dayatma yoluyla öğretmenlere dağıtılarak, öğrencilere bu fikirlerin ‘aşılanması’ mı hedeflenmektedir?
    3. Nurettin Topçu’nun, Alevilere karşı nefret dolu ifadeleri ile birlikte laiklik ve karma eğitim karşıtı görüşleri içeren bu kitabının Antalya’da öğretmenlere dağıtılmasında sorumluluğu bulanan yetkililer hakkında soruşturma açılacak mıdır?
    4. Alevilik inancına hakaretler eden, laik ve bilimsel eğitim düşüncesinden uzak, kız çocuklarının okutulmasına karşı çıkan ifadelerin yer aldığı bu kitabın dağıtılması durdurulacak mıdır?

    PİRHA/ ANKARA

     

  • Alevi toplumuna karşı nefret suçu işleyen şahıs tutuklandı

    Alevi toplumuna karşı nefret suçu işleyen şahıs tutuklandı

    PİRHA- Kocaeli’de internet uygulaması üzerinden yaptığı yayında Alevilere sözlü saldırıda ve nefret söylemlerinde bulunan Yakup Tilki adlı şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Yakup Tilki isimli sosyal medya kullanıcısı, hesabından yaptığı paylaşımda Alevilere küfürler yağdırıp, Alevileri sevmediğini söyleyerek, ‘Bunlar kafir’ ifadelerini kullandı.

    Görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasıyla büyük tepki toplayan Tilki, bugün gözaltına alındı. ‘Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan hakkında soruşturma başlatılan şahıs tutuklandı.

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER

    > Alevilere hakaretler savuran şahıs yakalandı-VİDEO
    > Alevilere hakaretler savuran şahsa büyük tepki: Tutuklansın!-VİDEO

  • ‘Yakup Tilki’nin Alevilere küfretmesine neden olan, bu kokuşmuş sistemin ta kendisidir’

    ‘Yakup Tilki’nin Alevilere küfretmesine neden olan, bu kokuşmuş sistemin ta kendisidir’

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaparak, “Yakup Tilki isimli şahsın Alevilere küfretmesine sert tepki gösterdi. Yüzlerce yıldan beri bizzat devlet eli ile Aleviliğin yasaklandığına dikkat çeken PSAKD, “Yakup Tilki isimli şahsın Alevilere küfretmesine neden olan, bu kokuşmuş sistemin ta kendisidir” dedi.  

    Alevilere yönelik sosyal medyada küfür ve hakaret içerikli ifadeler kullanan kişi gözaltına alındı. Yakup Tilki, isimli şahıs hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan soruşturma başlatıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaparak, “Yakup Tilki isimli şahsın Alevilere küfretmesine neden olan, bu kokuşmuş sistemin ta kendisidir” dedi.

    “ASLINDA BİZE KÜFREDENLER ‘CEMEVİ CÜMBÜŞ EVİDİR’ DİYENLERDİR” 

    Yüzlerce yıldan beri bizzat devlet eli ile Aleviliğin yasaklandığına dikkat çeken PSAKD, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Asimile etmek ve yok etmek için devlet var gücünü kullandı. Bu topraklarda değil Alevilere hakaret etmek, katletmek dahi “serbesttir.” Bize küfreden, tıpkı diğer Alevi katliamlarında olduğu gibi, Maraş, Çorum, Madımak katillerini besleyip koruyanlardır. Aslında bize küfreden “Cemevi cümbüş evidir” diyenlerdir. Cemevlerimize ticarethane muamelesi yaparak milyonlarca insanın ibadethanesine bir de bu marifetiyle hakaret edenlerdir.
    Tescilli Madımak katili Ahmet Turan Kılıç’ı serbest bırakanlardır. Bu iklimi yaratan AKP’nin tekçi, ırkçı ve şeriatçı politikalarıdır. Çünkü onların demokrasiden anladığı, kendisi gibi düşünmeyen ve inanmayanlara baskı, tehdit ve hakaret etme özgürlüğüdür. AKP Alevi düşmanıdır, AKP emek düşmanıdır. AKP demek soygun düzeni demektir. AKP demek, özellikle son dönemde iflas, işsizlik, elektrik, doğalgaz faturası, kısaca AKP demek açlık ve yoksulluk demektir.

    “ALEVİLERE KÜFREDEREK İÇİNİZDEKİ PİSLİĞİ KUSMUŞ OLURSUNUZ”

    Yani Alevilere küfrederek gündemi değiştiremezsiniz, sadece içinizdeki pisliği bir kez daha kusmuş olursunuz. Bu nedenle biz Aleviler, halkın gerçek gündemi olan hayat pahalılığı, faturalar, döviz kurları gerçekliğinin gündemden düşmesine izin vermeyeceğiz. Bu şahıs hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağımızı belirterek diyoruz ki;
    Sarayda yaşayanlar ısınsın diye çocuklarımız üşümek zorunda mı? Sarayda yaşayanlar ejder meyvesi yesin diye çocuklarımız yatağa aç girmek zorunda mı?
    Halkımıza çağrımızdır, soygun faturalarını ödemeyin.! Unutmayın onların serveti bizden çaldıkları kadardır.”

    PİRHA/ ANKARA

  • Alevilere hakaretler savuran şahıs yakalandı-VİDEO

    Alevilere hakaretler savuran şahıs yakalandı-VİDEO

    PİRHA- Sosyal medya hesabından Alevilere ağıza alınmayacak küfürler savuran ve aşağılayan Yakup Tilki adlı şahıs tepkiler üzerine yakalanarak gözaltına alındığı açıklandı. 

    https://youtu.be/5868v0OvVTg

    Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Alevilere ağıza alınmayacak küfürler eden Yakup Tilki adlı şahsın gözaltına alındığı açıklandı.

    Söz konusu şahıs sosyal medya hesabından nefret söylelerinde bulunduğu bir video yayınladı. Alevileri hedef alan şahsın paylaşımında kullandığı fadeler ve küfürler büyük tepki çekti.

    Alevilere ağıza alınmayacak küfürler eden Yakup Tilki, sosyal medyada yaptığı canlı yayında Alevileri sevmediğini belirtti. Alevilerin kendisini izlememelerini isteyen Tilki, “Alevi diye bir şey yok. Bunlar kafir” şeklinde nefret söylemlerinde bulundu.

    Binlerce insan, Yakup Tilki’ye tepki göstererek, tutuklanmasını istedi.

    SORUŞTURMA BAŞLATILDI

    Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Yakup T. hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek’ suçundan soruşturma açıldığını belirterek, “Twitter isimli sosyal medya aracı üzerinden yaptığı sözlü paylaşımla Alevi vatandaşlarımıza yönelik aşağılayıcı ve hakaret mahiyetinde sözler sarf eden şüpheli Y.T. hakkında ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Sevk Etmek’ suçundan Körfez Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen şüpheli Y.T. bugün emniyet güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alınmıştır” denildi.

    (HABER MERKEZİ)

    > Alevilere hakaretler savuran şahıs yakalandı-VİDEO
    > Alevilere hakaretler savuran şahsa büyük tepki: Tutuklansın!-VİDEO

  • AVF, Alevilere hakaret eden 3 şahıs hakkında suç duyurusunda bulunacak

    AVF, Alevilere hakaret eden 3 şahıs hakkında suç duyurusunda bulunacak

    PİRHA- Alevi Vakıfları Federasyonu, Alevilere yönelik açıklamaları nedeniyle İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, Murat Özer ve eski AKP milletvekili Mehmet Metiner olmak üzere üç şahıs hakkında Kartal’da bulunan Anadolu Adliyesi’nde suç duyurusunda bulunacak. 

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF), Alevilere hakaret ettiği gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin AKP’li Meclis Üyesi Muhammet Kaynar, radikal İslamcı çevrelere yakın Murat Özer ve eski AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner hakkında suç duyurusunda bulunacak.

    Alevi Vakıflar Federasyonu’ndan yapılan açıklamada saat 13.30’da, İstanbul Anadolu Adalet Sarayı’nda Muhammet Kaynar, Murat Özer ve Mehmet Metiner hakkında suç duyurusunda bulunulacağı, ardından basın açıklaması yapılacağı belirtildi.

    “Gün geçmiyor ki ülkemizde yaşayan Alevi ve Bektaşi toplumu hakkında gerek yazılı medyada gerek görsel medyada hakaret ve aşağılama yer almasın” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Son iki aylık bilançoya bakıldığında önce Hayrettin Karaman’ın ‘Alevi bir gençle Sünni bir genç evlenemez’ demesi, ardından eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Alevi ve Kürt çocuklarının yalan söylemeye ailede alıştırıldıklarını ve bu çocukların ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olduğunu söylemesi, geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalında ‘Cemevleri uydurmadır’ diyen Murat Özer, eski AKP Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner ve en son olarak da İBB Meclis Grubu’nda ‘Bektaşi’nin yarım ayet okuduğu gibi’ diyen AKP’li İBB Meclis Üyesi Muhammet Kaynar…”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Alevilerin yemeği yenmez’ diyen öğretmen hakkında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru-VİDEO

    ‘Alevilerin yemeği yenmez’ diyen öğretmen hakkında Anayasa Mahkemesi’ne başvuru-VİDEO

    PİRHA- 2018 yılında Arnavutköy’de bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan G.B. derste “Alevilerin yemeği yenmez, çünkü Aleviler Hz. Peygamber efendimizi sevmezler” demişti. Bu durumu yargıya taşıyan Arnavutköy Cemevi yönetimi, yerel mahkemenin takipsizlik kararı vermesi üzerine Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. 

    İstanbul’da 2018 yılında Arnavutköy ilçesinde bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan G.B. derste “Alevilerin Hz. Peygamber efendimizi sevemediğini” konu almış ve devamında “Alevilerin yemeği yenmez” diyerek Alevilere hakaret etmişti.

    Arnavutköy Cemevi yönetimi, 8 Ekim 2018 yılında öğretmen hakkından İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu. Ancak Gaziosmanpaşa Başsavcılığı başvuru için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermişti. Bunun üzerine Arnavutköy Cemevinin önceki Başkanı Yüksel Yılmaz ve avukatlar, bir üst mahkemeye başvurmuştu. Üst mahkeme de takipsizlik kararı verdi.

    “BİZ BU HAKARETLERİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Bu kez olay Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı.

    Konuya ilişkin PİRHA’ya bilgi veren Arnavutköy Cemevinin önceki Başkanı Yüksel Yılmaz, “Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkımızı kullandık. Bu davayı takip ediyoruz. Üzgünüm hala Alevilere hakaretler devam ediyor. İşte bunun sonucudur. Eğer bu mahkemelerden her hangi biri bu hakaret edenleri nefret suçu işlediği yönünde cezalandırmış olsaydı şu anda bu sorunları belki de yaşamayacaktık. Biz bu davanın, hakaretlerin peşini bırakmayacağız” dedi.

    Alevileri yüz yıllardır ezen zihniyetin devam ettiğini belirten Yılmaz, siyasetçilerin öncelikle Alevilerden helallik alması gerektiğini söyledi. Yüksel Yılmaz, Emevi zihniyetinin devamı olarak bu hakaretlerin Alevilere yapıldığını da ifade etti.

    NE OLMUŞTU?

    2018 yılında İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan bir Cumhuriyet Ortaokulu’nda din dersine giren öğretmen Alevilere hakaret etti. G.B. isimli öğretmen oruçtan bahsederken, Muharrem ayında Alevilerin oruç tuttuğunu fakat onların yaptığı yemeğin yenilmeyeceğini söyledi. Cumhuriyet Ortaokulu’nda 7/L sınıfındaki derste yaşananları o sırada sınıfta bulunan S. İsimli öğrenci şöyle anlatmıştı:

    “Derse başladıktan sonra ders konusu oruçlara geldi. Mübarek aylar ve oruçlardan konu açılmıştı. Ramazan, Şaban, Recep aylarını anlattı öğretmen. Muharrem orucunu da Aleviler tutar dedi öğretmen, ama Alevilerin yaptığı yemek yenmez, dedi. Bir arkadaşım da kalkıp ‘Hocam neden yenmez?’ diye sordu, öğretmen de Aleviler peygamber efendimizi sevmezler sadece torunları Hasan ile Hüseyin’i severler diye cevapladı.”
    S. bunun ardından aynı zamanda komşusu olan ve kendilerinin aşure verdiği bir sınıf arkadaşının öğretmene “Ben Alevilerin ekmeğini yedim ama az yedim, bir şey olur mu?” diye sorması üzerine öğretmenin “Az yediysen bir şey olmaz” dediğini söyledi.

    Tepkiler üzerine Arnavutköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Dağ’ın söz konusu öğretmenin okuldaki görevine son verildiğini açıklamıştı.

    Öğretmenin hakaretini yargıya taşıyan Arnavutköy cemevi yöneticileri, mahkemelerin takipsizlik kararıyla karşılaştı. Bunun üzerine din öğretmeninin Alevilere hakareti Anayasa Mahkemesine taşındı.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    -Özen, Alevilere hakarete takipsizlik kararını Adalet Bakanı’na sordu

    -Savcılık, Aleviliğe hakareti kovuşturmaya gerek görmedi-VİDEO

    -Arnavutköy Cemevi’nden Alevilere hakaret eden öğretmen hakkında suç duyurusu-VİDEO

  • Hakverdi’den, Alevilere ‘yalancı’ diyen Akşam yazarı hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Hakverdi’den, Alevilere ‘yalancı’ diyen Akşam yazarı hakkında suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA-CHP Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik nefret yazısı nedeniyle Ankara Adliyesi’nde Besli hakkında suç duyurusunda bulundu. Kamu davası açılmasını isteyen Hakverdi, “Bu zihniyet halkın vicdanında çoktan mahkum oldu, adalet önünde de hak ettiği cezayı bulmalıdır” dedi.

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret sözlerini içeren yazısına ilişkin suç duyuruları yapılmaya devam ediyor.

    Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Hüseyin Besli’nin, nefret söylemi içeren yazısı hakkında CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi de suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

    Hakverdi, suç duyurusunda; Besli’nin Kılıçdaroğlu’na Alevi ve Kürt kimliği üzerinden; yoğun tahrik, tahkir ve aşağılama içeren söylemlerde bulunduğunu belirterek, Besli hakkında TCK’nın 216. maddesi uyarınca “halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama” suçunu işlediğini belirtti.

    “BU ZİHNİYET HALKIN VİCDANINDA ÇOKTAN MAHKUM OLDU”

    Hakverdi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Alevi ve Kürt vatandaşlarımız için “Yalanı düstur edinmiş, çifte kavrulmuş yalancılar” diyen AKP’li eski vekil ve Akşam gazetesi yazarı Hüseyin Besli hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bu zihniyet halkın vicdanında çoktan mahkum oldu, adalet önünde de hak ettiği cezayı bulmalıdır. Anadolu, yüz yıllardır birçok inanca ve etnik kimliğe ev sahipliği yapmaktadır. Bu bizi ayrıştıran değil, tersine birleştiren ve güzelleştiren özelliğimizdir. Bu birlikteliği hazmedemeyenler, tarihin birçok evresinde zaman zaman ortaya çıkmıştır. En son ortaya çıkan da Hüseyin Besli olmuştur. Şunu unutmamak gerekir ki bu çabalar boşunadır. Hiç kimse bu ülkenin güzel insanlarını ayrıştıramayacak ve kadim Anadolu kültürünü yok edemeyecektir. Yaptığı açıklama ile halkın bir bölümünü aşağılayan Besli hak ettiği cezayı mutlaka almalıdır“ ifadelerini kullandı.

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi örgütlerinden, ‘Aleviler yalancı’ diyen AKP’li Besli hakkında suç duyurusu-VİDEO

    Alevi örgütlerinden, ‘Aleviler yalancı’ diyen AKP’li Besli hakkında suç duyurusu-VİDEO

    PİRHA-Alevi örgütlerinin genel başkanları, Akşam gazetesi yazarı- AKP’li Hüseyin Besli’nin Alevilere yönelik nefret yazısı nedeniyle Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde Besli hakkında suç duyurusunda bulundu. Kamu davası açılmasını isteyen Aleviler, Besli’nin cezalandırılmasını istediler. 

    Akşam Gazetesi yazarı ve eski AKP İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli’nin Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik yazdığı yazıda Alevileri ve çocuklarını hedef alan nefret söylemi içerikli yazısı yargıya taşındı.

    Kılıçdaroğlu’nun birçok konuda yalan söylediğini iddia eden Besli, yazısında “Alevi, Alevi Kürt bir aile çocuklarına Alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği, öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır. Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir” şeklinde nefret söylemlerinde bulunmuştu.

    Akşam Gazetesi yazarı, AKP’li Hüseyin Besli’nin, yalan ve nefret dolu yazısına tepki gösteren Alevi Bektaşi Federasyonu adına Zeynal Odabaş, Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve Alevi Kültür Dernekleri adına Hüseyin Çam, Besli hakkında İstanbul Adliyesi’nde savcılığa suç duyurusunda bulundu.

    KAMU DAVASI AÇILMASI İSTENDİ

    Savcılığa verilen dilekçede Hüseyin Besli’nin Akşam gazetesinde 14 Kasım 2021 tarihli yazısında Alevilerin doğuştan yalan söylemeye alıştıkları ve yalancı oldukları ifadesiyle Alevileri aşağıladığı, küçümsediği ve Alevilere hakaret ettiği belirtildi.

    Besli’nin nefret suçu işlediğini belirten Aleviler, gerekli soruşturmanın yapılarak cezalandırılması için kamu davası açılmasını istedi.

    Suç duyurusunun ardından adliye önünde açıklama yapan genel başkanlar, Alevilere yönelik nefret suçlarının, iftiraların hala devam ettiğini belirterek, Besli’nin yargılanmasını istediler.
    Alevilere yapılan zulümlerin sona erdirilmesini isteyen genel başkanlar, hep cezasız kaldığı için Alevilere yönelik nefret suçlarının devam ettiğini vurguladılar.

    SAAT 17.00’DE AKŞAM GAZETESİ ÖNÜNDE AÇIKLAMA

    Alevi örgütleri, bugün (16 Kasım Salı) saat 17.00’de ise Akşam Gazetesi’nin İstanbul İkitelli’de bulunan binası önünde bir araya gelerek basın açıklaması yapacak.

    AKP’Lİ HÜSEYİN BESLİ NE DEMİŞTİ?

    “Daha önce de çeşitli vesilelerle yazdık. Ancak, hala, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalanları karşısında şaşkınlık yaşayanlar için hatırlatalım istedik…
    Malum, daha düne kadar, Türkiye’de alevi vatandaşlar kimliklerini açıkça ifade edemiyorlardı. (Ne yaman çelişkidir ki bunun da kökeni CHP zihniyetine dayanır.)
    Aksi takdirde bilhassa devlette bir takım yerlere gelemezlerdi. Bu nedenle, alevi bir anne baba daha doğumdan itibaren çocuklarına kimliklerini gizlemeyi yani yalan söylemeyi öğretmek durumundaydı… Bu bir.

    İkincisi; yine malumdur ki Alevilik Türkmenlere mahsus bir şeydir. Türkmen haricindeki, mesela Kürt aleviler ana kitle tarafından makbul sayılmazlar, hatta Alevilik kimliğinin başka bir kimliği örtmek için kullanıldığını bile düşünürler.

    Böyle olunca; alevi Kürt bir aile çocuklarına alevi kimliğini gizlemeyi öğrettiği/öğütlediği kadar Kürt kimliğini de saklamayı öğretmek mecburiyetinde kalmaktadır.
    Yani söz konusu çocuklar ‘çifte kavrulmuş yalancı’ olmak durumundadırlar. Ve ne kadar maharetle yalan söyleyebiliyorlarsa o kadar aferin alarak yetişmişlerdir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • 7 Alevi kurumundan Isparta Belediye Başkanı’na istifa çağrısı: Alevi toplumunu aşağıladı, hadsizlik yaptı!

    7 Alevi kurumundan Isparta Belediye Başkanı’na istifa çağrısı: Alevi toplumunu aşağıladı, hadsizlik yaptı!

    PİRHA- Alevilerin dayanışmasıyla yapılan Isparta Cemevinin bugün yapılan açılışında PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan’ı ölçüsüz tavırlarla kürsüden indirmek isteyen Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e 7 Alevi kurumu ortak bir açıklamayla sert tepki gösterdi. Belediye Başkanını istifaya çağıran Alevi kurumları, “Başdeğirmen hakaret ve nefret söylemleri ile Gani Kaplan’ın sözlerini kesti. Başdeğirmen bu eylemiyle Alevi toplumunu aşağılamış, küçük düşürmüş ve şiddeti kışkırtmaya yönelik söylemlerde bulunmuştur” diye belirtti. 

    Alevilerin kolektif emeği ve lokmalarıyla inşa edilen ve Isparta Belediyesi’nin de küçük katkı sunduğu Isparta Cemevinin bugün açılışı gerçekleşti.

    Açılışta konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan’ın Diyanet’i eleştiren sözlerine AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen müdahale ederek Kaplan’ı kürsüden indirmeye çalıştı. Kaplan’a yönelik ölçüsüz üslup ve müdahaleyi kabul etmeyen Alevi kurum başkanları kürsüde söz almayarak durumu protesto etti.

    Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in bu ölçüsüz ve Alevi toplumunu küçümseyen tavrı büyük tepki çekti.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Vakıfları Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal kültür Derneği ortak bir yazıl açıklama yaparak, Alevi toplumunu aşağılayan, küçük düşüren Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in hareketinin ideolojik olduğunu, derhal istifa etmesi gerektiğini belirttiler.

    “BELEDİYE BAŞKANI ALEVİ TOPLUMUNU AŞAĞILAMIŞ, ŞİDDETİ KIŞKIRTMIŞTIR”

    7 Alevi kurumunun yaptığı açıklamanın tam metni şöyle:

    “Yapımı tamamlanan Isparta Cemevi’nin bugün saat 11.00de açılışı yapıldı. Isparta şehir merkezinde İlk cemevi olma özelliği taşıyan Isparta Cemevi’nin açılışına Avrupa ve Türkiye Alevi İnanç kurum temsilcilerinin yanı sıra Muharrem Temiz ve Tolga Sağ da katıldı.
    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması ve Alevilere eşit yurttaşlık hakkının verilmesi yönünde konuşmasını yapan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan’ın üzerine yürüyen AKP’li Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen hakaret ve nefret söylemleri ile Gani Kaplan’ın sözlerini kesti.
    Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen bu eylemiyle Alevi toplumunu aşağılamış, küçük düşürmüş ve şiddeti kışkırtmaya yönelik söylemlerde bulunmuştur.

    “ALEVİ TOPLUMUNA KARŞI İKİ YÜZLÜ ZİHNİYETİN GÖSTERGESİ”

    Bir kamu yöneticisinin cemevinin açılışını bahane ederek adaleti, inancı ve vicdan ölçüsünü kendi siyasi zihniyetine alet etmesi ve bu bahaneyle Gani Kaplan’ı tehdit etmesi, AKP hükümetinin Alevi toplumuna karşı olan ikiyüzlü zihniyetinin göstergesidir.

    “BELEDİYE BAŞKANI’NIN ‘BU CEMEVİNİ BEN YAPTIRDIM’ DEMESİ HADSİZLİKTİR”

    Ayrıca Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in tüzel kişiliği olan bir devlet kurumunu kendi malı kabul ederek “Bu cemevini ben yaptırdım.” demesi de ayrıca hadsizliktir. Çünkü başta Ispartalı Aleviler olmak üzere onlarca Alevi kurum yöneticileri çok iyi biliyor ki cemevi arsasının satın alınmasından inşaatın tamamlanmasına kadar olan tüm süreç, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, ülkedeki Alevi kurumları ve Ispartalı işadamlarının lokmaları sayesinde tamamlanmıştır.

    ISPARTA BELEDİYE BAŞKANININ HAREKETİ İDEOLAJİKTİR, İSTİFA ETMELİDİR”

    Bizler bireysel çıkar ve siyasi istikballeri için inancımıza yönelik nefret söylemlerinde bulunan, kurum yöneticilerimize saldıran, nefret söylemleri ile toplumu tahrik eden ve Alevi toplumunu suçlayarak ötekileştirmeye yönlendiren herkesin şunu çok iyi bilmesini istiyoruz; erdemli bir yönetici, hak ve hukuku kabul eder, insan hakları dahilinde yer, din, inanç ve vicdan özgürlüğünün adil dağıtılması ve saygı duyulması yönünde çaba harcar diyoruz.
    Ve bugün bir kez daha gördük ki Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in hareketi ideolojiktir. Kendisini kınıyor ve derhal istifa etmesini istiyoruz.

    Ayrıca bu söylemlerden sonra Pir Sultanca duruş sergileyip konserini iptal eden Tolga Sağ ve Muharrem Temiz’e, PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan şahsında Alevilere yapılan hakaret karşısında konuşma yapmayı protesto eden ADFE Genel Başkanı Celal Fırat ve HBAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez’e teşekkür ediyoruz.
    Saygılarımızla…

    AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU

    ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

    ALEVİ DERNEKLERİ FEDERASYONU

    ALEVİ VAKIFLAR FEDERASYONU

    HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

    ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

    PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABERLER:

    Diyanet’i eleştiren Kaplan’a, AKP’li Belediye Başkanı’ndan hadsiz müdahale

  • ‘Aleviler cemevinde dansöz oynatıyor’ diyen profesör 4. kez hakim karşısında

    ‘Aleviler cemevinde dansöz oynatıyor’ diyen profesör 4. kez hakim karşısında

    PİRHA- İstanbul Tıp Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Ahmet Şeref Demirel’in “Aleviler cemevinde dansöz oynatıyor. Böyle bir din mi olur? Hepsi teröristtir” sözleri gerekçesiyle halkı ‘kin ve düşmanlığa tahrik’ suçuyla  yargılandığı davanın 4. duruşması yarın (9 Şubat) görülecek. 

    2015’te Çorlu’dan İstanbul’a tedavi olmak için gelen İbrahim Kartal, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde görev yapan Prof. Dr. Ahmet Şeref Demirel’in nefret söylemine maruz kalmıştı.

    Prof. Dr. Demirel’in Alevilere yönelik hakaretleriyle karşılaşan Kartal, olay sonrasında savcılığa suç duyurusunda bulunup, Başhekimliğe şikâyet dilekçesi vermişti.

    Kartal’ın şikayetinin ardından açılan davanın 4. duruşması 9 Şubat Salı günü İstanbul Çağlayan 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    3 TANIK DİNLENMİŞTİ

    15 Ekim 2020’de yapılan duruşmada üç tanık dinlenmişti. İkisi sanığın kendi tanığıydı.

    Dava sürecine dair PİRHA’ya konuşan Avukat Efkan Bolaç şunları söylemişti:

    “Sanığın kendi tanıkları olaya birebir şahit değiller. Olaya şahit olanlardan Nazlı hanım vardı. Nazlı hanım, gördüklerini, bildiklerini ve içeride olan tartışmaları anlattı. İçeride sanığın “cemevi cümbüş evidir. Gezide 7 tanesi geberdi gitti” gibi sözleri söylediğini tekrar tanık olarak teyit etti.”

    9 Şubat’ta görülecek duruşmada savcının mütaalasını açıklaması bekleniyor.

    NE OLMUŞTU?

    2025 yılında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinden Çapa Tıp Fakültesi’ne giden şeker hastası İbrahim Kartal, Prof. Dr. Ahmet Şeref Demirel tarafından muayene edilmiş daha sonra kendisine “Nerelisin, Alevi misin?” şeklinde sorular yöneltilmişti.

    Kartal Alevi olduğunu söyleyince, Demirel ” Aleviler cemevinde dansöz oynatıyor, şarap içiyor, buralar cümbüş evidir. Böyle din mi olur? Alevilerin hepsi teröristtir. Aleviler ve Kürtler DHKP-C ve PKK’lidir” demişti.

    Doktor, tahlillerini gösteren Kartal’ın sağlık durumuyla da ilgilenmezken, ilaç yazmamış ve “Bir şeyin yok senin, Berkin Elvan dosyasını oku gel, öyle konuşalım” demişti.

    Kartal, Prof. Dr. Ahmet Şeref Demirel hakkında Fakülte Dekanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştu.

    Alevi örgütleri, Demirel’i Çapa Fakültesi Dekanlığı önünde protesto etmişti. HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu de konuya ilişkin soru önergesi vermişti.

    PİRHA/ İSTANBUL