Etiket: alevilere ölüm

  • Kenanoğlu’ndan Alevi evlerinin işaretlenmesine dair Soylu’ya soru önergesi

    Kenanoğlu’ndan Alevi evlerinin işaretlenmesine dair Soylu’ya soru önergesi

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul’un Pendik ilçesinde Alevilerin oturduğu apartmanın işaretlenmesi ve binaya “Alevilere ölüm” yazılmasını  İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu. Kenanoğlu önergesinde, “Kamuoyuna yansıyan bilgilerin yer aldığı 36 vaka ile ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır, faili tespit edilenler hangi vakalardır? Bu 36 vakadan faili tespit edilenlere nasıl bir işlem yapılmıştır?” sorularını yöneltti.  

    Ali Kenanoğlu önergesinde, 2012 yılından bu yana Alevilere yönelik toplam 36 ayrı benzer olayın gerçekleştiğini hatırlatarak, “En kısa zamanda güçlü bir irade ortaya konulmazsa, Sivas, Maraş, Çorum gibi Alevi katliamlarının acısını ve öfkesini üzerinden atamamış Alevi toplumu benzer trajedileri yaşama riski taşımaktadır” dedi.

    Kenanoğlu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde şunları kaydetti:

    “Alevilere yönelik nefret söylemi ve tehdit rutin şekilde devam etmektedir. Bu rutinliğin yöntemlerinden birisi olan Alevi evlerinin işaretlenmesi vakalarına yetkililer “Sarhoş veya çocuk işidir” diyerek bireysel duruma indirgeme eğilimindedir. Bu rutinliğin hız kesmemesinin nedeni kamu otoritesinin hiçbir şekilde harekete geçmemesinden kaynaklanmaktadır.

    Alevilerin evlerine çarpı (X) işareti konması ve tehdit içeren yazılar, Alevi toplumuna karşı nefret suçuna girmektedir. Bu nefret suçunu işleyenlerin üzerine ciddiyetle gidilmediği, faillerine ulaşılmadığı ve kamuoyuna bu konularda yeterli bilgi verilmediği, bunu yapanların hiçbir cezai işleme tabi tutulmaması Alevilere düşmanlık besleyenlere cesaret vermekte ve aramızda rahatlıkla dolaşmaktadırlar. En kısa zamanda güçlü bir irade ortaya konulmazsa, Sivas, Maraş, Çorum gibi Alevi katliamlarının acısını ve öfkesini üzerinden atamamış Alevi toplumu benzer trajedileri yaşama riski taşımaktadır. Alevilere ait evlerin işaretlenmesi ile ilgili olarak kamuoyuna yansıyan ve Şubat 2012 tarihinden 19 Ekim 2020 tarihine kadar tespit edilmiş 36 vaka bulunmaktadır.”

    Kenanoğlu bu kapsamda, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    – Yukarıda belirtilen olaylarda, kamuoyuna yansıyan bilgilerin yer aldığı 36 vaka ile ilgili ne tür bir işlem yapılmıştır, faili tespit edilenler hangi vakalardır?
    – Bu 36 vakadan faili tespit edilenlere nasıl bir işlem yapılmıştır?”

    PİRHA/ ANKARA

     

  • ‘Aleviler katliamlar yaşarken, bu ülkenin müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları ne yaptı?’

    ‘Aleviler katliamlar yaşarken, bu ülkenin müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları ne yaptı?’

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, Alevilerin X işaretiyle tehdit edilmesine sert tepki gösterdi. “Çarpılandık (X) Ey Halkım, Unutma Bizi” başlığıyla bir yazı kaleme alan Kılıçkaya, “X işareti ölüm demek” dedi. Kılıçkaya, “Bu coğrafyanın Alevileri X işareti ile gelen katliamlar yaşarken, bu ülkenin Müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları, akademisyenleri, sendikaları, medyası, sivil toplum kurumları ne yaptı?” diye sordu. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, Pendik’te Alevi yurttaşların oturduğu apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazısı ve X işaretine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

    Kılıçkaya, “Korkutmak, sindirmek, yaşamı Aleviye zehir etmek için X işareti ile tehdit etmenin sonuçlarını bu ülkenin Alevileri çok acı bedeller ödeyerek yaşadı” dedi ve “Bu coğrafyanın Alevileri X işareti ile gelen katliamlar yaşarken, bu ülkenin Müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları, akademisyenleri, sendikaları, medyası, sivil toplum kurumları ne yaptı? X işaretinin XX ‘e çıkması karşısında ne yaptı? Bu kadar ölüm, yıkım, sürgün karşısında Alevi’nin, ötekinin derdiyle, acısıyla duygudaşlık kurulabildi mi? X işareti ile başlayan Alevinin acısını içinde duyup, kendi acısı kılabildi mi?” diye sordu.

    X (ÇARPI) İŞARETİ ÖLÜM DEMEK!

    Kılıçkaya yazısında şunları ifade etti:

    “Naziler iktidara geldiğinde, Alman Koministlerinin, Romanlarının (Çingenelerinin), Yahudilerinin hayatı karardı. 1 Nisan 1933’te Naziler Yahudilere karşı ulusal çapta ilk, planlı eylemi gerçekleştirdiler: Yahudi işletmeleri aleyhine boykot düzenlediler. Boykot günü, binlerce kapı ve pencereye sarı ve siyaha boyanmış altı köşeli ‘Davut Yıldızı’ veya X işareti, çizdiler.

    Nazilerin Yahudilerin kapısına koydukları X işareti, uzun süredir Türkiye’de Alevilerin kapısına da konuyor. X işareti Maraş, Çorum, Erzincan, Malatya, İzmir’den sonra dün de İstanbul Pendik’te bir binanın iç duvarına kondu ve ‘Alevilere ölüm’ yazıldı.

    X (Çarpı) işareti, iks. Eks. Ölüm demek.

    X işareti ile ‘Defolmazsan ölürsün’ deniyor

    Bir X işareti muktedire yetmemiş olacak ki, ‘Alisiz Alevilik’ söyleminin yanına ‘Alman’ devletinin bir projesi olduğu da eklenerek, bu kez Alevinin hanesine XX çiziliyor.

    Korkutmak, sindirmek, yaşamı Alevi’ye zehir etmek için X işareti ile tehdit etmenin sonuçlarını bu ülkenin Alevileri çok acı bedeller ödeyerek yaşadı.

    “ALEVİLER KATLİAMLAR YAŞARKEN BU ÜLKENİN MÜSLÜMANLARI, AYDINLARI, TÜRKLERİ, KÜRTLERİ, MEDYASI NE YAPTI?”

    Bu coğrafyanın Alevileri X işareti ile gelen katliamlar yaşarken, bu ülkenin Müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları, akademisyenleri, sendikaları, medyası, sivil toplum kurumları ne yaptı?

    X işaretinin XX ‘e çıkması karşısında ne yaptı?

    Bu kadar ölüm, yıkım, sürgün karşısında Alevi’nin, ötekinin derdiyle, acısıyla duygudaşlık kurulabildi mi?

    X işareti ile başlayan Alevi’nin acısını içinde duyup, kendi acısı kılabildi mi?

    Kendine yapılmasını, kendi başına gelmesini istemediği şeylerin başkasına yapılmasına isyan etti mi?

    Ve kendi insanlığını sorguladı mı?

    Vicdanını rahatlatmak için, katliam acısını gidermek için, haksızlığa karşı savaşmak için kendisini siper etti mi?

    “VİCDANIN AMA’SI YOKTUR”

    Vicdan acıma değildir, merhamet hiç değildir.

    Vicdan ötekini yargılamaz, sadece kendi kendini yargılar. ‘Ama onlar da…’ diye başlayan cümlelerin kurulduğu yerde vicdan susar, çünkü vicdanın ‘ama’sı yoktur.

    Bu ülkenin Müslümanlarını, Türklerini, Kürtlerini, aydınlarını, akademisyenlerini, sendikalarını, medyasını, sivil toplum kurumlarını vicdanlı olmaya çağırıyoruz.

    Komşunuzun kapısına X işareti, yani ‘Ölüm’, ‘Defol Alevi’ yazılıyor.

    İnsan olmanın en temel özelliği olan aklınıza ve vicdanınıza sorun;

    Alevinin kapısına konan X işareti karşısında, ‘Ne var ki’ veya ‘Oh olsun’ diyerek ayrımcılığa devam edip kapımızdaki X işaretine bir X’te siz ekleyerek, XX’e mi çıkaracaksınız?

    İş işten geçmeden bir karar verin.

    ‘Alevi’nin iyiliği’ için değil: Aleviler kendi göbeklerini kendileri kesiyorlar zaten.

    Bireysel olarak vicdan rahatlatmak için bile değil!

    Her şeyden önce yarının dünyasında Alevilerin yanında onurunuzla yer almayı hak edebilmek için bir karar verin.

    Eşit yurttaşlık taleplerini yüksek telden dile getiren Aleviler karşısında ‘Biz de eşitlik istiyoruz’ diyebilme onurunu koruyarak muhatap olma şansına sahip olun.

    Bu ülkenin namuslu, haysiyetli, şerefli ve vicdanlı insanları olun.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan ‘Alevilere ölüm’ tehdidine tepki

    Alevi Bektaşi Federasyonu’ndan ‘Alevilere ölüm’ tehdidine tepki

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yazılı bir açıklama yaparak, Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına tepki gösterdi. Açıklamada, “Tarihteki bunca tahrik ve saldırıya rağmen, cami, kilise taşlamış, farklı inançtan birinin evini işaretlemiş bir Alevi duyamazsınız. Çünkü bizler yetmiş iki millete bir nazarla bakan, bizden olmayana saygı duymayı kendine ilke edinmiş bir toplumuz” denildi.
    İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilemeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” yazılmasına tepkiler devam ediyor.
    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) yazılı bir açıklama yaparak, “Gün geçmiyor ki ülkemizde ırkçı bir davranışla karşılaşmayalım. Kendinden olmayan hiçbir inanışa, hiçbir düşünceye tahammülü olmayanlar, çeşitli yöntemlerle bu ayrımcı düşüncelerini ortaya koyuyorlar” dedi.
    Açıklamada şöyle denildi:
    “Alevi evlerinin işaretlenmesi, Kürt işçilerin darp edilmesi, Ermenilere yapılan ırkçı saldırılar; bunlardan sadece bazıları… Son dönemde bu tür saldırıların daha çok ayyuka çıkmasının sebebi ise yönetenlerin kullandığı ayrımcı dil, saldırıların artmasının sebebi ise önceki suçların failinin meçhul olarak kalmasıdır.

    Caydırıcı cezalar olmadığı sürece bu tür ırkçı saldırılar, kadın cinayetleri, çocuk istismarı, doğa ve hayvan katliamı artarak devam edecektir. Fakat herkes şunu çok iyi bilmelidir ki; kimsenin yok sayması ya da saldırılarıyla hiçbir toplum inancından, hiçbir canlı haklı mücadelesinden vazgeçmeyecektir. Bu ayrışmayı, bu kutuplaştırmayı körüklemeye çalışanlar bunu çok iyi bilmeli ve artık haksız olmaktan vazgeçmelidir.

    “HİÇ BİR İNANÇ KENDİNİ DİĞERİNE KABUL ETTİRMEK ZORUNDA DEĞİL”

    Hiçbir inanç kendini diğerine kabul ettirmek zorunda değildir. Hiçbir cins, diğerinden aşağı değildir. Her canlı eşit yaşam hakkına sahiptir. Bir toplumu var eden, yaşanılası kılan, tüm renkleriyle oluşturduğu mozaik ve birlikte ortaya koyduğu barışçıl düzendir. Bunu bozmaya çalışanlarsa er ya da geç kaybeden taraf olacaktır.

    “FARKLI İNANÇTAN BİRİNİN EVİNİ İŞARETLEMİŞ BİR ALEVİ DUYAMAZSINIZ”
    Tarihteki bunca tahrik ve saldırıya rağmen, cami, kilise taşlamış, farklı inançtan birinin evini işaretlemiş bir Alevi duyamazsınız. Çünkü bizler yetmiş iki millete bir nazarla bakan, bizden olmayana saygı duymayı kendine ilke edinmiş bir toplumuz. Hiçbir sataşmayla tahrik olmayacağımız gibi, hiçbir saldırıya da boyun eğmeyiz.”
    PİRHA/ İSTANBUL