Etiket: alevilere tehdit

  • Madımak Katliamı’yla bile tehdit ettiler; Alevi düşmanı provokatörler hakkında hala işlem yok!

    Madımak Katliamı’yla bile tehdit ettiler; Alevi düşmanı provokatörler hakkında hala işlem yok!

    PİRHA- Sosyal medyada iktidara yakınlığıyla bilinen şahıslar tarafından başlatılan Alevi düşmanı kampanya sürüyor. Düşmanlığı kışkırtan iktidara yakın troll hesaplar, cihatçı çete yapılanması HTŞ’nin Suriye’de cinayetler işlemesine tepki veren milyonlarca yurttaşı katliamla tehdit etti. Toplumu manipüle eden bu şahıslardan bazıları “Siyasal Alevici” lafını ortaya atarak tüm Alevi toplumunu Madımak Katliamı ile evlere kırmızı çarpı koymakla bile tehdit ettiler. Alevi örgütleri Cumhuriyet savcılarını harekete geçmeye çağırırken, hala bu kışkırtıcılardan gözaltı alınan veya tutuklanan olmadı. 

    Suriye’de ABD, İsrail desteğiyle yönetimi ele geçiren terörist cihatçı gruplardan HTŞ çetelerinin Alevileri işkence ederek katletmesi Türkiye’de tüm kamuoyunun tepkisini çekmeye devam ediyor.

    Suriye’de yaşanan insanlık dramına, masum insanların cihatçı teröristler tarafından işkenceyle öldürülmesine tepki gösteren Alevi kurumları ve milyonlarca Alevi yurttaş hedef alınıyor.

    TERÖRİST SALDIRILARA TEPKİ VEREN YURTTAŞLARA “SİYASAL ALEVİCİ” YAFTASI

    HTŞ’nin seri cinayetlerine kamuoyunun tepkisi üzerine iktidara yakın isimler tarafından sosyal medyada Alevi düşmanlığını körükleyen “Siyasal Alevici” söylemiyle bir kirli kampanya başlatıldı. Onlarca troll hesap üzerinden yaygınlaştırılan nefret söylemleri hala sürüyor.

    ALEVİ DÜŞMANI KAMPANYAYI YÜRÜTEN BAŞ KIŞKIRTANLAR!

    Bu kirli kampanyayı yürütenlerin ve kışkırtanların başında Fatih Tezcan, Güneş Şener, Furkan Bölükbaşı, Samet Doğan, İbrahim Bozan, Erem Şentürk, Mustafa Doğan, Hasan Açıkalın, Ali Demirdaş, Hasan Basri Aydeniz, Yunus Ari, Ahmet Bostancı, Altay Cem Meriç ve Furkan Gurbetoğlu isimleri ile Abese İrca, Malik Ejder, Kuşçubaşı Eşref Bey, Mahfil ve MAH Ajansı gibi sosyal medya hesapları bulunuyor.

    Yine kışkırtanlar arasında AKP’li Adem Taflan, Milat Gazetesi Ankara Temsilcisi Özlem Doğan, “Pelikancılar” olarak anılan Boğaziçi Küresel Grubu Koordinatörü Orhan Aydın, SETA direktörleri İsmail Çağlar, Can Acun, El-Kaide bağlantısı nedeniyle gözaltına alınan Abdülkadir Şen, İBDA-C’den hapis yatan Tayyar Tercan da var.

    ALEVİLERİ MADIMAK KATLİAMI İLE TEHDİT ETTİLER

    Toplumu kine ve tahrik etmeye sürükleyen bu kışkırtıcılar, Sivas Madımak Katliamı’nı, Yavuz Sultan Selim’in Alevi kırımını, “Evinize kırmızı çarpı koyacağız” diyerek Maraş Katliamı’nı hatırlatarak Alevilere yönelik katliam tehdidinde bulundular.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİ CUMHURİYET SAVCILARINI GÖREVE ÇAĞIRDI

    “Esad Suriye’de Sünnileri öldürdü, Aleviler Esad’ı destekliyor” diye yalan propaganda yapan ve Suriye’deki terörist grupları destekleyen bu isimlerin tutuklanması için Alevi örgütleri Cumhuriyet Savcılarını hala göreve çağırıyor.

    HÜKÜMETTEN HALA SES YOK

    Toplumu tahrik eden yalan ve iftira kampanyasını yürütenlere karşı hükümetin bir uyarısının olmaması da dikkat çekiyor.

    BİNLERCE İNSAN SOSYAL MEDYADAN SESLENDİ: SURİYE’DE VE TÜRKİYE’DE ALEVİ KİNİNE SON VERİN!

    Bu arada dün akşam X’te #kanvekineson hasttag çalışmasıyla binlerce insan Suriye’de halka dönük katliamların, sadistçe işlenen cinayetlerin son bulmasını, Suriye’de ve Türkiye’de Alevi kinine, nefretine son verilmesini istedi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp deyiş söyleyen Aleviler tehdit edildi-VİDEO

    Geyikli Baba Türbesi’nde bağlama çalıp deyiş söyleyen Aleviler tehdit edildi-VİDEO

    PİRHA-Bursa’nın Kestel ilçesindeki Geyikli Baba Türbesi’ni ziyaret ettikten sonra türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini “cami görevlisi” olarak tanıtan kişiler “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulundu. Yaşananları PİRHA’ya aktaran Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak, “Etrafımızı çevirdiler. O an aklıma Sivas Madımak geldi” dedi. 

    İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesinde bulunan Ahmet Yesevi Cemevi, iki otobüs dolusu yaklaşık 110 kişi ile 30 Ekim 2022 günü Bursa’nın Kestel ilçesi Baba Sultan Köyü’nde yer alan Geyikli Baba Türbesi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret sırasında türbenin alt kısmında bağlama çalıp, deyiş söyleyenlere, kendilerini cami görevlisi olarak tanıtan kişiler müdahalede bulunurken, “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Yoksa bütün köyü buraya yığarız. Sizin için kötü olur” tehdidinde bulundu.

    Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak, 30 Ekim günü yaşananları PİRHA‘ya anlattı. Çolak, ziyarete katılanların çoğunun köyü gezdiği, alışveriş yaptığı sırada yaklaşık 20 kişi ile Geyikli Baba Türbesi’ndeki ezan okunması ve namaz kılınmasını bekledikten sonra türbenin alt kısmında yer alan ziyaretçi banklarında bağlama çalıp, deyiş söylemeye başladıklarını söyledi.

    “AKLIMA O SIRA SİVAS MADIMAK GELDİ”

    Sonrasında yaşananları ise Çolak şöyle dile getirdi:

    “Fakat daha sonra kendilerini “Kestel Müftülüğü Baba Sultan Hazretleri Türbesi ve Camii görevlisi” olarak tanıtan birkaç kişi, bağlama çalıp, deyiş söylememize müdahalede bulunarak, “Burada saz çalamazsınız. Gidin memleketinizde çalın. Sizler kötü niyetlisiniz. Siz ibadet etmiyorsunuz. Buradan gidin yoksa bütün köyü ararız, herkesi buraya yığarız. Sizin için kötü olur” ifadelerini kullandı. Daha sonra birden çoğaldılar. Köydeki gençler de geldi oraya. Etrafımızı çevirdiler. Aklıma direkt Sivas Madımak geldi.”

    “DAHA ÖNCE BİR DEDE KURBAN KESMEK İSTEMİŞ AMA İZİN VERMEMİŞLER”

    Geyikli Baba Türbesi’nde daha önceden de benzer olayların yaşandığını öğrendiğini ama hiçbirinin duyurulmadığını söyleyen Çolak, “Daha önce de Bursa’daki bir cemevi dedesi kurban götürmüş, kesmesine izin vermemişler. Bu zamana kadar kimse tepki koymamış. Geyikli Baba ulu erenlerden biri. Bizim hakkımız ne olacak?” dedi.

    “BAĞLAMAMIZDAN KORKUYORLAR, ŞİMDİYE KADAR KİMSEYE KÖTÜLÜĞÜ OLMADI”

    Çolak, tehdit edildikten sonra Bursa Valiliği’ne şikayette bulunduklarını da belirtirken, şöyle konuştu:

    “Valiliğe şikayette bulunduk. Valinin bizi aramasını, bir de bizden dinlemesini beklerdik. O durumu kaymakamlığa bildirmiş. Kaymakamlıktan konuyla ilgili olarak bize yazı geldi. Yazıda suçlu bizi göstermişler. Şikayetimizi işlemden kaldırmışlar. Bağlamamızdan korkuyorlar. Kimsenin bağlamamızdan korkmasına gerek yok. Şimdiye kadar kimseye bir kötülüğü olmadı. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’na da konuyla ilgili olarak şikayette bulunduk.”

    CAMİ GÖREVLİLERİNİN TEHDİDİ, KAYMAKAMLIĞA GÖRE “UYGUN ÜSLUP”

    Kestel Kaymakamlığı tarafından Ahmet Yesevi Cemevi’ne gönderilen yazıda ise saz çalmak için cami görevlileri ile müftülükten izin alınmadığı belirtilerek, tehdit edilen taraf suçlu gösterildi. Kaymakamlık yazısında şu ifadelere yer verildi:

    “İnceleme sonucunda cami avlusunda ve türbe önünde faaliyette bulunmak, saz eşliğinde Alevi-Bektaşi geleneğine ait deyişleri söylemek için cami görevlilerinden veya Kestel İlçe Müftülüğünden izin almadıkları 15.12.2020 tarihli 847444 sayılı Başkanlık onayı ile yürürlüğe giren Din Hizmetleri Uygulama Genelgesinin 7/4 maddesinde “Camilerin ibadet alanlarında muhtelif vesilelerle icra edilen programlarda enstrüman kullanılmasına izin verilmeyecektir” denildiği; alınan ifadelerde cami görevlilerinin ziyaretçilerin cami önünde saz çaldıkları sırada meri mevzuat çerçevesinde uygun bir üslupla uyardıkları, aşağılayıcı, tahrik edici söz ve eylemlerde bulunmadıkları anlaşıldığından, söz konusu iddialarla ilgili şikayetin işlemden kaldırılması hususunu takdirlerinize arz ederim.”

    Barış KOP/İSTANBUL

  • Hatimoğulları Alevilere tehdidi sordu: Abdullah Omar böylesine nefret dolu bir mesajı hangi cüretle verebilmiştir?

    Hatimoğulları Alevilere tehdidi sordu: Abdullah Omar böylesine nefret dolu bir mesajı hangi cüretle verebilmiştir?

    PİRHA-Hatay Samandağ’da yayınladığı bir video ile Alevilere tehditler yağdırdığı belirtilen Suriyeli gazeteci Abdullah Al Omar’ı TBMM gündemine taşıyan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, “Alevilerin yaşadığı Samandağ’dan, böylesine nefret dolu bir mesajı hangi cüretle verebilmiştir?” diye sordu.

    Suriyeli gazeteci Abdullah Al Omar’ın Samandağ’da yer alan Çevlik bölgesinde yayınladığı bir videoda Alevilere tehditler yağdırdığı iddiası TBMM gündemine taşındı. Samandağ’da yaşayan Arap Alevilerin tepkisine neden olan olayın bölgede yaşayan Aleviler arasında ciddi güvenlik kaygısı yarattığını belirten HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları Oruç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soru önergesi verdi.

    Oruç önergesinde olayı şöyle anlattı: “Suriye’de cihatçı çetelerin gazetecisi olarak bilinen Abdullah Al Omar’ın, Samandağ’da yer alan Çevlik bölgesinde yayınladığı video ile Alevilere tehditler yağdırması kamuoyuna yansımıştır. 12 Mart 2021’de sosyal medyada yayınlanan videoda; “Mesajım özellikle Alevilere! Beşşar gidici, siz de evinize girin (evinizde kalın)! Her bir domuz ve şebbiha da gitsin, artık Suriye’de yeri yok.” sözleri Samandağ’da yaşayan Arap Alevilerin tepkisine neden olmuş, Hataylı yurttaşlar üzerinde ciddi güvenlik kaygısı yaratmıştır.”

    “NEFRET DOLU MESAJLAR NEDENİ İLE GEREKLİ ADLİ İŞLEMLER BAŞLATILMIŞ MIDIR?”

    HDP Milletvekili Oruç bu çerçevede Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    – Abdullah Omar, Alevilerin yaşadığı Samandağ’dan, böylesine nefret dolu bir mesajı hangi cüretle verebilmiştir?

    – Bu nefret dolu mesajlar nedeni ile kişi hakkında gerekli adli işlemler başlatılmış mıdır?

    – Cihadist çetelerle ilişkisi nedeni ile güvenlik şüphesine mahal bırakmamak adına alınan önlemler nelerdir?

    – Birkaç ay önce İdlib’den yayına katılan Abdullah Omar’ın İdlib’e giriş çıkışı nasıl sağlanıyor? Türkiye’ye nasıl girebilmiştir?

    – Samandağ Kaymakamlığı tarafından başlatılan soruşturma hangi aşamadadır?

    – Samandağ Kaymakamlığının paylaştığı bilgilendirmeye göre Cilvegözü sınır kapısından 11 Mart’ta Türkiye’ye giriş yapan Abdullah Omar, ertesi gün aynı kapıdan Türkiye’den ayrılmıştır. Bu denli kolay bir şekilde bir günlüğüne giriş-çıkış nasıl mümkün olmaktadır?

    – Cilvegözü sınır kapısı girişlerinde, bölgedeki cihadist çetelerin varlığı nedeni ile ciddi önlemlerin alınması gerekmiyor mu? Güvenlik açığına işaret eden bu olayın ardından nasıl önlemler alınacak/artırılacaktır?”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevilere ölüm’ yazısına soruşturma

    ‘Alevilere ölüm’ yazısına soruşturma

    PİRHA- İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılmasına ve X işareti çizilmesine dair soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Bakan Çataklı, Twitter’daki hesabından yaptığı açıklamada “Söz konusu yazılarla ilgili soruşturma başlatılmış olup, halihazırda olay aydınlatılmaya çalışılmaktadır” dedi.

    Açıklamasında nefret içeren olayın bazı kesimler tarafından etnik ve mezhepsel çatışma zeminine çekilmeye çalışıldığını ileri süren Çataklı şu ifadeleri kullandı:

    “Vatandaşlarımıza yönelik tehdit içerikli bu ve buna benzer yazılarla ve işaretlerle ilgili ihbarlara  kolluk kuvvetlerimizce anında müdahale edilmektedir. 2017 yılından bugüne kadar faili ya da failleri tespit edilen 6 olayda 11 şüpheli hakkında işlem yapılmış, bu kişilerin adli makamlara intikalleri sağlanmıştır. Tüm vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Bin yıldır kardeşlik içinde yaşadığımız Anadolu topraklarında etnik kökeni, mezhebi ve sosyal ve siyasal kimliği üzerinden kardeşliğimizi ve huzurumuzu tehdit etmeye yönelik girişimlere, bundan önce müsaade edilmediği gibi bundan sonra da müsaade edilmeyecek.”

    ALEVİ AİLE: “ALEVİLERE YAPILMIŞ BİR HAKARETTİR”

    Pendik’te yaşadıkları apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılan aile, ırkçılık yapıldığının altını çizerek, şunları söylemişti:

    “Saat 08.00’de (20 Ekim) aşağıya indiğimizde duvara “Alevilere ölüm” yazılmıştı. Bu ırkçılıktır, biz burada bütün insanlarla kardeş gibi yaşamayı istiyorduk ve yıllarca böyle sürdü. Daha önce böyle bir şey yaşanmamıştı ama Alevilere yönelik ırkçı söylemler vardı. ‘Alevidir, dinsizdir’ gibi söylemler vardı. Bu dönemlerde ise artmaya başladı. Bu bir ölüm tehdidi ve ırkçılıktır başka bir şey değildir. Bizim kimseyle alıp veremediğimiz yok. Demek ki karşı tarafın bizimle bir alıp veremediği var ki böyle bir mesaj bırakmışlar. Alevilere yapılmış bir hakarettir. Bütün Alevilerin bizim yanımızda olmasını istiyoruz. Çünkü tehdit altındayız. Bu bir ölüm tehdididir ve bilinçli yapılmış bir şeydir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • DAD: Alevilerin evini işaretleyen ahlaksızlık örneği şahıslar derhal bulunup cezalandırılmalı!

    DAD: Alevilerin evini işaretleyen ahlaksızlık örneği şahıslar derhal bulunup cezalandırılmalı!

    PİRHA- DAD Genel Merkezi, İstanbul Pendik’te bir apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilmeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” ve X işareti yazılmasına tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “”Ev işaretlemesini gerçekleştiren ahlaksızlık ve vicdansızlık örneği şahsiyetler derhal bulunup, cezalandırılmalıdır. Alevi Halklarına çağrımızdır. Her birimiz birlikte bu zulme karşı birlik olarak karşı durmalıyız” denildi.

    İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilemeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” yazılmasına bir tepki de Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi’nden geldi.

    Yapılan yazılı açıklamada, “Ev işaretlemesini gerçekleştiren ahlaksızlık ve vicdansızlık örneği şahsiyetler derhal bulunup, cezalandırılmalıdır. Aksi politik olan bu suçlara karşı, bizlerin toplumsal örgütlülüğümüzle yaklaşımımız da politik olacaktır. Bu korkakça eylemi yapanların ardındakiler de derhal kamuoyuna açıklanmalı ve cezalandırılmalıdır. Topluma karşı kin ve düşmanlık üreten yaklaşımlar toplum vicdanında mahkum edilmelidir” ifadeleri kullanıldı.

    “ANADOLU VE MEZOPOTAMYA TOPRAKLARININ HALKLARINA UYGULANAN İNSANLIK SUÇLARI ORTADADIR”

    “Irkçılık; suç üreten korkakların, işledikleri suçlar görünmesin diye güce dayanarak korkakça geliştirdiği, aşağılık kompleksinin sonucudur” denilen açıklamada, şunlar ifade edildi:

    “Devşirilmiş toplumlarda ırkçılık ait olamama duygusunun yansımasıdır. Devşirmelik devşirilenden kan bedeli ister. Çünkü onun için asla muteber ve güvenilir olmayacaktır. Çünkü o ait değildir. Çünkü köklü değildir. Çünkü o vicdanı ve ruhu elinden alınmış olandır. Tarih bize gösteriyor ki Anadolu ve Mezopotamya topraklarının halklarına uygulanan insanlık suçları ile ortadadır. Ermeni ya da Rum isen kılıç artığı, Türkmen isen güvenilmez, Kürt isen bölücü, Arap isen pis çöl toplumu, Alevi isen ekmeği yenmeyecek, emekçi, işçi isen iliklerine kadar sömürülecek olansındır. Her şey muktedirin devşirme bekası için. Kadim halkların evlatlarını hizmete almaktır mankurtluk. Ama oda bilir ki kökü derinde olanın meyvesi eninde sonunda aslına döner. Bu nedenle güvenilmezdir Nemrutlar nezdinde.

    “HANEMİZE NİŞAN KOYMAYA GEREK YOK CEMALİMİZE BAKSAN IŞIĞINDAN KÖR OLURSUN”

    Yine hanemize kırmızı çekilmiş, korkakça yazan bilmez ki Hakk Yol Alevi evlatları bu nişanı başlarında Şah Hüseyinle Kerbela meydanında taşımışlar. Hanemize nişan koymaya gerek yok cemalimize baksan ışığından kör olursun. O nedenle gece karanlığında hanemize ilişirsin. Bizedir güvercin tedirginliği hani. Kökümüze musallat olacaksan bilesiniz ki Aleviler halklardır. Kürttür, Araptır, Türkmendir, Arnavuttur, Çerkezdir, Rumdur, Ermenidir. Şah Hüseyin’e, Baba İshak’a, Hacı Bektaş’a, Şeyh Bedrettin’e, Bawa Mansur’a, Bawa Kureyş’e, Ağuçan’a, Dede Garkın’a ikrar vermiş olanlardır. Hani tarih cenklerimizi de iyi bilir. Nemrutlar, Yezitler iyi bilir. Zerre-i misgal korkmadığımızı en iyi korkaklar bilir.

    “ALEVİ HALKLAR DEMOKRATİK YAŞAM ISRARINDA OLAN POLİTİK HALKLARDIR”

    Alevi hanelerine nişan koyarak bizleri onurlu duruşumuzdan bir misgal geri adım attırıp, devşireceklerini düşünenler gaflet içerisinde olduklarını iyi bilmelidir. Geçmişe gitmeye gerek yok 97 yıllık Cumhuriyet tarihi cesaretimize, tüm işkencehaneleri de tanıktır. Tüm meydanlarında tanık olduğu gibi. Bizler demokratik eşit gelecek ve yaşam için elimizden gelen tüm desteği bugüne kadar verdik. Bundan sonra da Demokratik bir gelecekte ısrarcıyız. Fakat politik ve özel savaş yöntemleri olan ev işaretlemeleri ile bizleri köşeye sıkıştıracağını düşünenlerin, suçlarını gizlemeye çalıştıklarının farkındayız. Alevi Halklar demokratik yaşam ısrarında olan politik halklardır. Hanelerimizi işaretleyen ve ya işaretlettirenler bize şunu demek istiyorlar ise başımız üzerine. Her hanemize yöneldiğinde yüzbinler ile oraya gelmemizi istiyorlarsa başımız üzerine. Elbet elini vicdanına koyacak o kadar Alevi meydan kurar. Gezi de her kapı bize açılırken, herkes bir yerinden ders çıkarmıştır diye düşünüyoruz. Lakin sürdüğünüzü düşündüğünüz Alevi Halklar artık dünyanın her toprağında mekan sürüyor.

    “BU KORKAKÇA EYLEMİ YAPANLARIN ARDINDAKİLER DE DERHAL KAMUOYUNA AÇIKLANMALIDIR”

    Ev işaretlemesini gerçekleştiren ahlaksızlık ve vicdansızlık örneği şahsiyetler derhal bulunup, cezalandırılmalıdır. Aksi politik olan bu suçlara karşı, bizlerin toplumsal örgütlülüğümüzle yaklaşımımız da politik olacaktır. Bu korkakça eylemi yapanların ardındakiler de derhal kamuoyuna açıklanmalı ve cezalandırılmalıdır. Topluma karşı kin ve düşmanlık üreten yaklaşımlar toplum vicdanında mahkum edilmelidir.

    “MAZLUM ÇARESİZ, MEKAN RIZASIZ, ZAMAN SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

    Alevi halklarına çağrımızdır. Her birimiz birlikte bu zulme karşı birlik olarak karşı durmalıyız. Demokratik bir yaşam için birlik ruhu, zorunluluk olarak artık önümüzde durmaktadır. Tüm demokratik mücadele dinamikleri ile demokratik bir gelecek ruhu ile yol yürüyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Mazlum çaresiz, mekan rızasız, zaman sahipsiz değildir.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • ‘Aleviler katliamlar yaşarken, bu ülkenin müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları ne yaptı?’

    ‘Aleviler katliamlar yaşarken, bu ülkenin müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları ne yaptı?’

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, Alevilerin X işaretiyle tehdit edilmesine sert tepki gösterdi. “Çarpılandık (X) Ey Halkım, Unutma Bizi” başlığıyla bir yazı kaleme alan Kılıçkaya, “X işareti ölüm demek” dedi. Kılıçkaya, “Bu coğrafyanın Alevileri X işareti ile gelen katliamlar yaşarken, bu ülkenin Müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları, akademisyenleri, sendikaları, medyası, sivil toplum kurumları ne yaptı?” diye sordu. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Genel Sekreteri Erdal Kılıçkaya, Pendik’te Alevi yurttaşların oturduğu apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazısı ve X işaretine ilişkin bir yazı kaleme aldı.

    Kılıçkaya, “Korkutmak, sindirmek, yaşamı Aleviye zehir etmek için X işareti ile tehdit etmenin sonuçlarını bu ülkenin Alevileri çok acı bedeller ödeyerek yaşadı” dedi ve “Bu coğrafyanın Alevileri X işareti ile gelen katliamlar yaşarken, bu ülkenin Müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları, akademisyenleri, sendikaları, medyası, sivil toplum kurumları ne yaptı? X işaretinin XX ‘e çıkması karşısında ne yaptı? Bu kadar ölüm, yıkım, sürgün karşısında Alevi’nin, ötekinin derdiyle, acısıyla duygudaşlık kurulabildi mi? X işareti ile başlayan Alevinin acısını içinde duyup, kendi acısı kılabildi mi?” diye sordu.

    X (ÇARPI) İŞARETİ ÖLÜM DEMEK!

    Kılıçkaya yazısında şunları ifade etti:

    “Naziler iktidara geldiğinde, Alman Koministlerinin, Romanlarının (Çingenelerinin), Yahudilerinin hayatı karardı. 1 Nisan 1933’te Naziler Yahudilere karşı ulusal çapta ilk, planlı eylemi gerçekleştirdiler: Yahudi işletmeleri aleyhine boykot düzenlediler. Boykot günü, binlerce kapı ve pencereye sarı ve siyaha boyanmış altı köşeli ‘Davut Yıldızı’ veya X işareti, çizdiler.

    Nazilerin Yahudilerin kapısına koydukları X işareti, uzun süredir Türkiye’de Alevilerin kapısına da konuyor. X işareti Maraş, Çorum, Erzincan, Malatya, İzmir’den sonra dün de İstanbul Pendik’te bir binanın iç duvarına kondu ve ‘Alevilere ölüm’ yazıldı.

    X (Çarpı) işareti, iks. Eks. Ölüm demek.

    X işareti ile ‘Defolmazsan ölürsün’ deniyor

    Bir X işareti muktedire yetmemiş olacak ki, ‘Alisiz Alevilik’ söyleminin yanına ‘Alman’ devletinin bir projesi olduğu da eklenerek, bu kez Alevinin hanesine XX çiziliyor.

    Korkutmak, sindirmek, yaşamı Alevi’ye zehir etmek için X işareti ile tehdit etmenin sonuçlarını bu ülkenin Alevileri çok acı bedeller ödeyerek yaşadı.

    “ALEVİLER KATLİAMLAR YAŞARKEN BU ÜLKENİN MÜSLÜMANLARI, AYDINLARI, TÜRKLERİ, KÜRTLERİ, MEDYASI NE YAPTI?”

    Bu coğrafyanın Alevileri X işareti ile gelen katliamlar yaşarken, bu ülkenin Müslümanları, Türkleri, Kürtleri, aydınları, akademisyenleri, sendikaları, medyası, sivil toplum kurumları ne yaptı?

    X işaretinin XX ‘e çıkması karşısında ne yaptı?

    Bu kadar ölüm, yıkım, sürgün karşısında Alevi’nin, ötekinin derdiyle, acısıyla duygudaşlık kurulabildi mi?

    X işareti ile başlayan Alevi’nin acısını içinde duyup, kendi acısı kılabildi mi?

    Kendine yapılmasını, kendi başına gelmesini istemediği şeylerin başkasına yapılmasına isyan etti mi?

    Ve kendi insanlığını sorguladı mı?

    Vicdanını rahatlatmak için, katliam acısını gidermek için, haksızlığa karşı savaşmak için kendisini siper etti mi?

    “VİCDANIN AMA’SI YOKTUR”

    Vicdan acıma değildir, merhamet hiç değildir.

    Vicdan ötekini yargılamaz, sadece kendi kendini yargılar. ‘Ama onlar da…’ diye başlayan cümlelerin kurulduğu yerde vicdan susar, çünkü vicdanın ‘ama’sı yoktur.

    Bu ülkenin Müslümanlarını, Türklerini, Kürtlerini, aydınlarını, akademisyenlerini, sendikalarını, medyasını, sivil toplum kurumlarını vicdanlı olmaya çağırıyoruz.

    Komşunuzun kapısına X işareti, yani ‘Ölüm’, ‘Defol Alevi’ yazılıyor.

    İnsan olmanın en temel özelliği olan aklınıza ve vicdanınıza sorun;

    Alevinin kapısına konan X işareti karşısında, ‘Ne var ki’ veya ‘Oh olsun’ diyerek ayrımcılığa devam edip kapımızdaki X işaretine bir X’te siz ekleyerek, XX’e mi çıkaracaksınız?

    İş işten geçmeden bir karar verin.

    ‘Alevi’nin iyiliği’ için değil: Aleviler kendi göbeklerini kendileri kesiyorlar zaten.

    Bireysel olarak vicdan rahatlatmak için bile değil!

    Her şeyden önce yarının dünyasında Alevilerin yanında onurunuzla yer almayı hak edebilmek için bir karar verin.

    Eşit yurttaşlık taleplerini yüksek telden dile getiren Aleviler karşısında ‘Biz de eşitlik istiyoruz’ diyebilme onurunu koruyarak muhatap olma şansına sahip olun.

    Bu ülkenin namuslu, haysiyetli, şerefli ve vicdanlı insanları olun.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • AABK: Yaşamı Aleviye zehir etmek için X işaretiyle tehdit etmenin sonuçları ağır ödendi

    AABK: Yaşamı Aleviye zehir etmek için X işaretiyle tehdit etmenin sonuçları ağır ödendi

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, İstanbul Pendik’te bir apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilmeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” yazılmasına tepki gösterdi. Yaşamın Alevilere zehir edilmek istendiği belirtilen açıklamada, Alevilere karşı provokatif yaklaşımlara karşı uyanık olunması çağrısı yapıldı. 
    İstanbul Pendik’te Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına henüz kimlikleri tespit edilemeyen saldırganlar tarafından “Alevilere ölüm” yazılmasına bir tepki de Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’ndan geldi.
    “Maraş, Çorum, Erzincan, Malatya, İzmir’den sonra dün de İstanbul Pendik’te bir binanın iç duvarına X işaretiyle birlikte “Alevilere ölüm” yazıldı” denilen açıklamada, Alevilere yaşamın zehir edilmek istendiği, X işareti ile tehdit etmenin sonuçlarının ağır bedeller ödenerek yaşandığı hatırlatıldı.
    “YAŞAMI ALEVİYE ZEHİR ETMEK”
     AABK açıklamasında şunlar kaydedildi:
    “Korkutmak, sindirmek, yaşamı Alevi”ye zehir etmek için X işareti ile tehdit etmenin sonuçlarını bu ülkenin Alevileri çok acı bedeller ödeyerek yaşadı.
    Alevilere reva görülen bu zulüm ve katliamlar, kurdukları cemaatler, vakıflar üzerinden, yazdıkları yazılar, çektikleri videolar, miting alanlarında kullandıkları dil ile Alevilere saldıran, hedef gösteren, ırkçı, gerici, bozguncu, tasfiyeci, provokatör ve işbirlikçiler, Alevilere yönelik kin ve nefret söylemlerine hız kesmeden devam etti.
    Bu ve benzeri girişimlerle Aleviler korkutularak, iradelerinin teslim alınabileceği sanıldı.
    Alevilerin bir anlamda biat etmeleri istendi.
    Muktedirler Aleviliğin içini-özünü boşaltıp, Sünni itikatına benzer bir Alevilik inşa etmek ve Alevileri yedeğine almak adına inanılmaz söylem ve eylemler geliştirdi.
    Yüzyıllardır yok etmeye çalıştıkları bir inancı tanımak bir yana, yok saymaya devam etti.
    “YOK ETMEYE YÖNELİK BİR PROJE”
    Alevi kurumları olarak, bu tür girişim ve oluşumların, tepeden tırnağa bir tasfiyeci ve yok etmeye yönelik proje olduğunu biliyoruz.
    Sünni çoğunlukçu anlayış kurumsallaştıkça, Aleviler ırkçı ve gerici yapılara teslim edilmeye devam edilecek.
    Tıpkı Maraş, Çorum, Erzincan, Malatya, İzmir’deki benzer ırkçı saldırıların faillerinin bulunmadığı gibi, İstanbul Pendik’te bir binanın iç duvarına X işaretiyle birlikte ‘Alevilere Ölüm’ yazanlara dair bu ülkenin savcılarının hiçbir şey yapmayacağını da biliyoruz.
    “ALEVİLİĞE YÖNELİK PROVOKATİF YAKLAŞIMLARA KARŞI UYANIK OLMALIYIZ”
    Alevileri bekleyen tehlikeler düne göre bugün daha da çoğalacak.
    Asimilasyon ve linç politikalarının kıskacındaki Aleviliğe yönelik bu tür provokatif yaklaşımlara karşı daha uyanık olmalıyız.
    Hukuksuzluk ve vicdansızlık konusunda ısrarcı olanlar ve onların değirmenine su taşıyanlar belki bugün değil ama, bir gün muhakkak layık olduğu cezayı alacak.
    İstanbul Pendik’te bu gerici ve ırkçı saldırıya maruz kalan canlarımıza AABK olarak geçmiş olsun dileklerimizi sunuyor ve yalnız olmadıklarını, her daim yanlarında olacağımızın bilinmesini istiyoruz.”
    PİRHA/ İSTANBUL 
  • PSAKD: ‘Alevilere ölüm’ diyen failler bulunup yargılansın

    PSAKD: ‘Alevilere ölüm’ diyen failler bulunup yargılansın

    PİRHA- PSAKD Genel Merkezi yazılı bir açıklama yayınlayarak, İstanbul Pendik’teki bir apartman duvarına “Alevilere ölüm” tehdidine tepki gösterdi. Açıklamada faillerin bulunup yargılanması istendi. 

    Mersin’de Alevi bir esnafa dönük nefret söyleminin ardından, İstanbul Pendik’te de Alevilerin yaşadığı apartmanın duvarına “Alevilere ölüm” yazılarak, çarpı işareti konuldu.

    Alevilere dönük artan nefret diline ve tehditlere ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi yazılı açıklama yaptı.

    “ALEVİLER TARİHİ BOYUNCA ASLA KARANLIĞA, GERİCİLİĞE VE BARBARLIĞA BOYUN EĞMEDİ”

    “Alevi düşmanlığı bitmiyor” denilen açıklamanın devamında şunlar aktarıldı:

    “Son olarak İstanbul Pendik’te bir binanın duvarına “Alevilere ölüm” yazıldı. Ülkede işsizlik, açlık, yoksulluk had safhada ama Alevilere düşmanlık unutulmuyor. Partiler kurulur, hükümetler değişir, ülkelerde yeni sınırlar çizilir ama asla Alevi düşmanlığından vazgeçilmez. Madımak katili Ahmet Turan Kılıç serbest bırakılırken bir taraftan da İstanbul’da cemevlerimizin duvarlarına benzeri tehditler yazılıyor. Alevilerin evleri işaretleniyor. Biz bunları biliyoruz. Bunlar ırkçıdır, bunlar kendilerinden başka kimseye yaşam hakkı tanımayan barbar sürüleridir. Kadın, doğa ve insanlık düşmanıdır. Aleviler tarihi boyunca asla karanlığa, gericiliğe ve barbarlığa boyun eğmedi. Bugün de barbarlara, asla boyun eğmeyeceğiz. Yetkilileri göreve çağırıyoruz derhal failler bulunup yargılansın.”

    PİRHA/ ANKARA