Etiket: alevilere yönelik nefret söylemi

  • Alevi nefretiyle işten çıkarılan işçiye Alevilerden destek: Mücadele edeceğiz-VİDEO

    Alevi nefretiyle işten çıkarılan işçiye Alevilerden destek: Mücadele edeceğiz-VİDEO

    PİRHA-Esenyurt’ta faaliyet gösteren Krom Evye fabrikasında çalışan Besra Demir adlı işçinin, sendikalı olduğu ve Alevi işçilerle görüştüğü” iddiasıyla işten çıkarılmasına karşı eylem yapıldı. Eyleme destek veren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği GYK Üyesi Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal, “İşten atılan arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Alevilerle ilgili söylenen sözler bir nefret suçudur” dedi.

    Esenyurt’ta faaliyet gösteren ve Etiman Grup İnşaat A.Ş.’ye ait olan Krom Evye fabrikası, bir kez daha işçilere yönelik hukuksuz ve nefret söylemleriyle gündem oldu.

    Fabrika çalışanı Besra Demir, sendikalı olduğu, Alevi işçilerle görüştüğü iddiasıyla işten çıkarıldı. DİSK’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası üyesi işçiler, yaşananlar üzerine iş bırakarak fabrika önünde eyleme geçti.

    Fabrika önünde yapılan eylemde işçilere Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Yürütme Kurulu (GYK) Üyesi Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal da destek verdi.

     İŞÇİYE ALEVİLERDEN DESTEK: MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”

    Bir işçiye, ustanın “Sen Kürt müsün, Sünni misin?” diye sorarak ayrımcılık yapıldığını belirten DİSK-Birleşik Metal İş Trakya Şube Başkanı Beyhan Vatansever, “İşçi arkadaşımıza son olarak burada Aleviler var onlardan uzak durun, sendikalı arkadaşların yanına gitmeyin dediler. Pazartesi sabahı arkadaşımızı işyerine almayınca biz de örgütlü olduğumuz işyerindeki arkadaşlarımızla beraber buraya gelerek arkadaşımıza destek olmaya çalışıyoruz. İş yerindeki yetkililerle yaptığımız görüşmelerde işçi arkadaşımızı işe geri almayacaklarını dile getirdiler ancak biz arkadaşımız iş geri dönene ve taciz eden işçinin de işten atılana kadar mücadelemize devam edeceğiz” dedi.

    “İŞÇİLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Sosyal hayatın her alanında Alevilere, Kürtlere ve azınlık durumunda olan herkes için eşit yurttaşlık mücadelesi yürüttüklerini söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) GYK Üyesi Basın Yayın Sekreteri Hüseyin Ağçal, “İşten atılan arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kendisine yapılan tacize, hakaretlere veya başka işçilerin mezhebine ve ırkına yapılan hakaretlere karşı durup bunu ifşa ettiği için işten atıldı. Alevilerle ilgili söylenen sözler bir nefret suçudur. Konuya dair işçiler suç duyurusunda bulunacaklarını belirttiler. Biz de işçilerin yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Cihan BERK-Devrim FINDIK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -Fabrika yönetiminden nefret söylemi: Alevilerden uzak dur, tekin ayak değiller

  • Meral Altun: Alevilere yönelik nefret suçu işleyenlere karşı tüm toplum tepki göstermeli-VİDEO

    Meral Altun: Alevilere yönelik nefret suçu işleyenlere karşı tüm toplum tepki göstermeli-VİDEO

    PİRHA- Devletin, Alevilere yönelik nefret suçlarını önleyici hukuksal önlemleri almadığını söyleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Başkanı Meral Altun, nefret diline diğer toplumsal kesimlerin de ses çıkarması gerektiğini dile getirdi.

    Bursa’da bulunan Hürriyet Anadolu Lisesi’nde görev yaptığı sırada Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Şahin’in sınıfta, ‘Ben Alevilerin gittikleri yolun yanlış olduğunu düşünüyorum. Çoğu Alevi ailede çocuğun kimden olduğu belli değil” sözleri tepkilere neden olmuştu. Öğretmenin nefret öylemine sınıfta bulunan Alevi öğrencinin velisi tepki göstererek olayı yargıya taşımış ve öğretmenin görevden alınmasını istemişti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Başkanı Meral Altun, Alevilere yönelik nefret suçlarına dair PİRHA‘ya konuştu.

    “NEFRET SUÇU İŞLEYENLER ÖDÜLLENDİRİLİYOR”

    Ülkedeki nefret suçlarına yönelik hiçbir yaptırımın olmadığını, aksine nefret suçu işleyenlerin ödüllendirildiğini belirten Altun, “Bütün öğretmenlerin bir kere çocukların hepsini kucaklaması gerekiyor. Çocukları kimliğiyle, inancıyla, ırkıyla, diniyle, diliyle kimsenin ayırmaması gerekiyor. Bursa’daki öğretmen gibi bir çok öğretmen var. Yaptığı zaten nefret suçudur. Orada Alevi kültürünü, inancını aşağılamıştı, iftira atmıştı. Böyleleri sadece soruşturma, açığa alınma ya da da görev yeri değiştirilerek susturulmaya çalışılıyor. Ya da tansiyonun düşmesi sağlanıyor, tekrar o kişi görevine devam ediyor, başka yerde aynı suçu yine işliyor, nefret tohumlarını ekmeye devam ediyor. Burada devletin yapması gereken nefret suçlarını önleyici bütün hukuksal önlemleri alması” diye konuştu.

    “SADECE ALEVİLERİN DEĞİL, TÜM ÖTEKİLERİN SES ÇIKARMASI GEREKİYOR”

    Altun, nefret suçuna yönelik Aleviler dışında tüm öteki olanların da ses çıkarması gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

    “Çünkü bu bir insanlık suçudur, bu ektikleri tohumlar ileride daha büyük suçlara sebep olacaktır. Kesinlikle öğretmenlik yapmaması gerekir diye düşünüyorum. Bu sadece Alevilerin sorunu değil, sadece Alevilerin tepki göstermemesi gerekiyor. Ciddi bir kamuoyu oluşturması gerekir. Gerekirse meclis önünde protesto veya farklı illerde eylemler yapılması gerekiyor. Özellikle Alevi olmayanlar daha büyük tepki gösterse belki sonuca daha yakın olabiliriz. Hükümet Alevileri çok ciddiye almıyor. Sadece Alevilere değil kadınlara, çocuklara da saldırılıyor. Bunların hepsi aynı şekilde toplumun gazını almak için gözaltına alınıyor ya da soruşturma açılıyor. Tekrar bunlar normal hayatlarına devam ediyorlar. Ödüllendiriliyorlar ya da makam atlatılıyorlar. Tek çözüm bence toplumumuzdaki tüm ötekilerin birleşmesi gerekiyor.”

    “ALEVİLERİN BİRLİĞİ ÖNEMLİ VE DEĞERLİ”

    Meral Altun, “Hükümetin aslında Alevileri ciddiye alması gerekiyor. Alevi kurumlarının başkanları, akademisyenler, kanaat önderleri hepsi bir araya geldi ama hükümet ciddiye almıyor. Birlik olmalıyız diyeceğim ama zaten birlik olduk, olduğumuzu gösterdik. 7 tane büyük Alevi Bektaşi kurumu bir araya geldi. Bu bence çok önemli. Büyük kurultay çok önemli. Alevilerin var olduğunu, bir olduğunu, diri olduğunu, iri olduğunu gösterdiler. Ama hükümetin de ciddiye alması gerekiyor, almıyorsa seçimler yaklaşıyor, mutlaka cevabını bir şekilde alacaklar.”

    Cebrail ARSLAN/ ALANYA

     

     

  • Koldakoç: Zorunlu din dersinde nefret suçu işleyen öğretmene yaptırım uygulanmalı-VİDEO

    Koldakoç: Zorunlu din dersinde nefret suçu işleyen öğretmene yaptırım uygulanmalı-VİDEO

    PİRHA-Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine dair konuşan PSAKD Alanya Şubesi YK üyesi Kemal Koldakoç, “Ülkemizde insan hakları sorunu var. Bursa’daki olay bir sonuç aslında. Zorunlu din dersleri asimilasyoncu bir baskı aracıdır” dedi. Koldakoç, söz konusu öğretmene bir yaptırım uygulanması gerektiğini sözlerine ekledi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Koldakoç, geçtiğimiz aylarda Bursa’daki bir okulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Mehtap Cengiz tarafından Alevilere yönelik sarf edilen nefret söylemine ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ÜLKEDE İNSAN HAKLARI SORUNU VAR”

    Sözlerine “Ülkemizde aslında temel sorun insan hakları sorunu” diyerek başlayan Koldakoç, eğitim sistemini eleştirdi.

    Koldakoç, “Nereden bakarsanız bakın eğer bu ülkede demokratik, laik, bilimsel bir eğitim verilemiyorsa; siz neresinden bakarsanız bakın toplumsal ayrıştırmaya uygun bir pozisyon yaratmış olursunuz. Temelde Alevilik sorunu olarak baktığımız müddetçe bu ülkede yaşayan yurttaşlar olarak bu sorunun çözülebilme olanakları neredeyse sıfır. Aslında insan olarak bakmalı, Sünnilik, Alevilik boyutlarıyla tartışmak yerine, yurttaşlık hakkı olarak ve laiklik anlayışı bünyesi içerisinde tartışmak gerekiyor. Onu talep etmek ve hayata geçirebilmenin koşullarını yaratmak gerekiyor” dedi.

    “BURSA’DAKİ NEFRET SÖYLEMİ BİR SONUÇTUR”

    Koldakoç, öğretmenlik mesleğinin de zaman içerisinde olumsuz yönde ilerlediğini belirterek, “Genelde öğretmenlik mesleği açısından baktığımızda da öğretmenlik mesleğinin statüsünü ortadan kaldıran, öğretmeni objektif ve somut bilimsel anlayıştan uzaklaştıran, tamamen manevi alanlara doğru yönelten ve biat kültürünü yaratmaya çalışan bir anlayış var. Bursa’daki olay aslında sonuçtur. Yıllarca yapılan öğretmenlik mesleğinin statüsünden kopartılmasının sonucudur zaten. Bir öğretmen eğer bir ayrımcı, inkârcı, aşağılayıcı, yok sayıcı bir yaklaşım içerisinde bulunuyorsa bunun bir yaptırımı mutlaka olmalıydı. Ama kim yaptırım uygulayacak? Karşılıksız kalan bir nevi de ödüllendirilen bir öğretmenlik mesleği ile de karşı karşıyayız. Katıldığımız toplantılarda demokrasiye, barışa ve kardeşliğe ihtiyacımızın olduğunu her zaman vurguluyoruz. Mücadele boyutumuz aslında bu boyutta olmalı. Demokrasi, insan hakları, laiklik ilkesinin mutlaka bu ülkede egemen kılınabileceği bir mücadele hattı yaratmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “ZORUNLU DİN DERSLERİ BİR BASKI ARACIDIR”

    Zorunlu din derslerinin bir baskı aracı olduğunu söyleyen Koldakoç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Buna sadece bir Alevilik sorunu olarak bakmamak gerekiyor. Zaten demokrasi ve laiklik uygulandığı zaman bütün inanç grupları, etnik yapılar kendilerini ifade edebilecek, eşit yurttaşlık statüsünü kazanmış olacak. Aleviler olarak aslında bir şeyi unutmamak gerekiyor. Bizi istedikleri gibi yönlendirecekleri, istedikleri statüye, asimilasyoncu bir anlayışın potasına sokabilecekleri pozisyona düşmemek gerekiyor. Yani talep eden değil, mücadele eden boyuta taşımak gerekiyor. Mücadele edilmeden bir hakkın elde edilebilmesi ve onun gereklerini yerine getirebilme olanakları neredeyse yok denilecek gibidir. Mesela zorunlu din dersleri asimilasyoncu bir baskı aracıdır aynı zamanda. Din derslerinin mutlaka seçmeli olması gerekiyor. İnsanların tercihlerine bırakılmalıdır. Bütün dinlere ve inançlara eşit mesafede bulunabilecek bir durumu yaratmak gerekiyor.”

    Cebrail ARSLAN/ALANYA