Etiket: alevilerin sorunları

  • DİB: ‘Siyasal Alevilik’ suçlamasıyla Alevilerin çığlıkları susturulmak isteniyor!

    DİB: ‘Siyasal Alevilik’ suçlamasıyla Alevilerin çığlıkları susturulmak isteniyor!

    PİRHA- Demokrasi İçin Birlik Koordinasyonu, AKP iktidarının ve çevresindekilerin Suriye’deki Alevilere yönelik saldırılara kulak tıkadığını vurgulayarak, “Türkiyeli Alevilerin Suriyeli Alevilerle dayanışma çığlıklarına kulak verileceğine, “Siz siyasal Alevilik yapıyorsunuz!” suçlamasıyla susturulmaya çalışılması gerçek niyetlere ayna tutuyor” dedi. DİB ayrıca düzenleyecekleri ,’Bölgede Barış ve Adalet Konferansı’nda HTŞ iktidarıyla güncelleşen Alevi sorunundan başlayarak, bölge halklarının mağduriyetlerine ve kronik sorunlarına ilişkin çözüm imkânlarını arayacaklarını belirtti. 

    Demokrasi İçin Birlik Koordinasyonu, Suriye’de güncele gelişmelere dair, ‘Filistinliler ve Kürtlerin mağduriyetine Aleviler de eklenirken, Ortadoğu’da Barışı ve Adaleti Arıyoruz’ başlığıyla yazılı bir açıklama yaptı.

    Türkiye’nin Suriye’deki değişimde aktif rolü yanında, kendi içinde geniş bir Alevi ve Kürt nüfus barındırıyor olması nedeniyle de bu süreçte çok ağır bir sorumluluk altında olduğuna vurgu yapılan açıklamada, HTŞ’nin ülkenin yönetimine gelmesiyle birlikte Suriyeli Alevilere yönelik saldırıların bir mağduriyet hali aldığına işaret edildi.

    ‘Bölgede Barış ve Adalet’ adıyla bir konferans düzenleyecekleri belirten Demokrasi İçin Birlik, HTŞ iktidarıyla güncelleşen Alevi sorunundan başlayarak, bölge halklarının mağduriyetlerine ve kronik sorunlarına ilişkin çözüm imkânlarını arayacaklarını dile getirdi.

    ‘SİYASAL ALEVİLİK’ SUÇLAMASIYLA ALEVİLERİN ÇIĞLIKLARI SUSTURULMAYA ÇALIŞILIYOR

    Demokrasi İçin Birlik Koordinasyonu’nun açıklaması şöyle:

    “Esasen Türkiye, Suriye’deki değişimde aktif rolü yanında, kendi içinde geniş bir Alevi ve Kürt nüfus barındırıyor olması nedeniyle de bu süreçte çok ağır bir sorumluluk altındadır. Üstelik Türkiye’nin bu sorumluluğu, Suriye’deki değişimin İsrail’e kazandırdığı büyük etki, Filistinlileri daha da güvencesizleştirmesi nedeniyle de büyüktür.

    Oysa AKP iktidarı, başta Suriye’nin demokratikleşmesine katkı olmak üzere, tüm bu sorumluluklarından kaçmaya çalışıyor. Bu bağlamda Türkiyeli Alevilerin Suriyeli Alevilerle dayanışma çığlıklarına kulak verileceğine, “Siz siyasal Alevilik yapıyorsunuz!” suçlamasıyla susturulmaya çalışılması gerçek niyetlere ayna tutuyor. Daha önemlisi iktidar, Suriye’deki bu değişimi, dışarda yeni-Osmanlıcılık, içerde İslamcı tahkimat için kullanıyor. İsrail’in bölgede yaptıklarıyla birlikte bu karşılıklı yayılmacılık ve tahkimat, başta Filistinliler, Kürtler ve Aleviler olmak üzere Ortadoğu’nun tüm mazlum halklarının hak yoksunluğu ve güvenlik sorunlarını daha da arttırıyor.

    BARIŞ VE ADALET KONFERANSI: ALEVİLERİN SORUNLARI ÇÖZÜM İMKANLARINI ARAYACAĞIZ

    Bu vesileyle anımsanmalı ki, Ortadoğu kendi mezhepçi ve milliyetçi egemenleri yanısıra emperyalizmin de dayatmalarını kan ve acıyla ödedi bugüne kadar. Bu tarihsel gerçeklik ise, herkesin kimliğiyle eşit yaşayacağı ve sömürülmeyeceği gerçek bir demokrasi dışında bir kurtuluş imkânı olmadığını gösteriyor. Dolayısıyla hak ve özgürlüklerimizle barış ve refah içinde yaşayabileceğimiz bir Ortadoğu için, bu mezhepçi ve milliyetçi bağnazlığı ve emperyalist çıkarları püskürtmemiz gerek. Aksi takdirde kitlesel ölümlerin ve göçmenleşmenin yanı sıra, mevcut yoksullaşma ve adaletsizliğin daha da artacağı sonsuz bir kaos,  bugüne kadar olduğu gibi kaderimiz olmaya devam edecek.

    Tarihin gösterdiği gibi savaş ve bağnazlık, bedeli çok ağır tercihlerdir; barış ve hukuk ise bütün acılarımızın çözüm yolu. DİB olarak düzenleyeceğimiz BÖLGEDE BARIŞ ve ADALET KONFERANSIYLA, HTŞ iktidarıyla güncelleşen Alevi sorunundan başlayarak, bölge halklarının mağduriyetlerine ve kronik sorunlarına ilişkin çözüm imkânlarını arayacağız…”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ‘Alevilerin sorunu siyasetle, hukuk mücadelesiyle çözülür; ciddi çalışmalara başlanmalı’

    ‘Alevilerin sorunu siyasetle, hukuk mücadelesiyle çözülür; ciddi çalışmalara başlanmalı’

    PİRHA- Şair-Akademisyen Abbas Karakaya, Alevilerin dejenerasyonu ve asimile edilmesini hızlandırma amaçlı kurulduğuna işaret ettiği Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın Alevilerin sorunlarını çözemeyeceğini söyledi. Karakaya, “Bu yapılanların amacı Alevilerin arasında (yeni) gerilimler yaratmak, bölmek ve daha kolay yönetmek. Alevilerin sorunu siyasetle çözülür, hukuk mücadelesiyle, kültürünü yaşatmaya, aktarmaya çalışmakla çözülür” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun temel talepleri var. Bunlar; zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması.

    Bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, Alevilerin açtığı davalarda lehte verilmiş mahkeme kararları dahi tanınmıyor. AKP, Alevilere rağmen Alevi inancını tanımlıyor, Alevi örgütlerini muhatap almıyor.

    9 Kasım 2022 tarih ve 32008 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 112 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu. Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ve yönetimi, Alevi inancından uzak bir bakış açısına sahip. Bu başkanlık da aynı hükümet gibi Alevi örgütlerini yok sayan bir yerde duruyor.

    Alevi Diyaneti olarak adlandırılan başkanlığı Alevi örgütleri kesin bir dille reddediyor. AKP hükümeti Alevi Bektaşi Ansiklopedisi hazırlamak için de Sünni akademisyenler ve ilahiyatçılardan oluşan kadro kurdu.

    Alevi toplumunu en çok rahatsız eden sorunlardan biri de eğitim-öğretim sisteminin dinselleştirilmesi, okullarda tarikatların, dinci vakıfların etkili olması.

    Alevilerin temel sorunlarının çözümü konusunda ve eğitim sistemindeki bu gericileşmeye karşı, Aleviler/Alevi örgütleri ne yapmalı? Nasıl bir yol izlenmeli?

    Şair-Akademisyen Abbas Karakaya sorularımızı yanıtladı.

    “NİHAİ AMAÇ ALEVİLERİN DEJENERASYONU”

    PİRHA: AKP hükümeti, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurdu. Bu başkanlık temsilcileri pek çok ilde birçok cemevine gidip görüşmeler yaptı/yapıyor. Görüşmelerde hala cemevinin ihtiyaçları soruluyor ve başkanlığı tanımaları isteniyor. Alevilerin temel talepleri ve asıl sorunları konuşulmuyor, bir çözüm üretilmiyor. Bu konudaki görüşünüz nedir?

    ABBAS KARAKAYA: ‘Alevilerin temel talepleri ve asıl sorunları konuşulmuyor, bir çözüm üretilmiyor.’ saptamanıza katılıyorum. O zaman bu yapılanların amacı Alevilerin arasında (yeni) gerilimler yaratmak, bölmek ve daha kolay yönetmek. Nihai amaç ise Alevilerin dejenerasyonunu, asimile olmasını hızlandırmaktır bu başkanlığın hedefi.

    “ALEVİLERİN SORUNU SİYASETLE, HUKUK MÜCADELESİYLE ÇÖZÜLÜR”

    -MHP destekli AKP hükümeti, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kurarken Alevi örgütlülüğünü muhatap almadı. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı da bu ciddiyetsizliği, dışlamayı devam ettiriyor. Başkanlığın başındaki Alirıza Özdemir ülkücü-MHP geleneğinden geliyor. Hiçbir şekilde Alevi örgütleriyle iletişim kurmadı. Zaten kurumlar da bu başkanlığı asimilasyon merkezi olduğunu beyan ederek tanımadıklarını ilan etmişti başından beri. Dolayısıyla Alevilerin temel sorunları bu şekilde çözülebilir mi? Siz bu durumu nasıl değerlendirirsiniz?

    Alevilerin sorunu siyasetle çözülür, hukuk mücadelesiyle çözülür. Kültürünü yaşatmaya, aktarmaya çalışmakla çözülür. Tabii, siyaset derken uzun dönemli hedefleri, stratejisi olan, taktiklerini güncelleyen bir siyaset benim kastettiğim. Siyasi partilerin siyasetine, günlük siyasetin mide bulandırıcı pragmatizmine kapılmamış bir siyaset yapma biçimi öneriyorum. Bir insan MHP’li ve benzeri bir yerden geliyorsa, onun Aleviliğinde yanlış, karanlık giden bir şey var demektir. Alevilerin ağzına bir parmak bal çalmaktır bu yapılan. Bunu isteyen, kendine yakıştıran kişiler varsa öyle yapsınlar. Bırakın Alevi olmaklığı, insan olmanın haysiyetine de yakışmayan bir şeydir bu. Zaten başkanlığın amacının Alevi toplumunu silmek, eritmek olduğunu ilk soruya verdiğim cevapta belirttim.

    “YETER Kİ ALEVİ ÖRGÜTLERİ İSTESİN, YAPABİLECEK İNSANLARIMIZ VAR”

    -Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, aralarında bir iki kendi belirledikleri Alevi olsa da ağırlıklı olarak İslamcı akademisyenlere ve ilahiyatçılara Alevi Bektaşi Ansiklopedisi hazırlatıyor. Buna Alevi örgütleri yazılı bir açıklamayla tepki verdi. Sizce Aleviler/Alevi örgütleri ne yapmalı? Nasıl bir yol izlenmeli bu çalışmaya karşı?

    Haddini bilmezliktir bu. Alevi örgütlerinin yazılı açıklaması iyidir, doğrudur. Ama orada kalmamak lazım. Ansiklopedi gibi daha bir sürü uzun soluklu, sabırlı işlere girişmeliler. Bunu yapabilecek insanlarımız vardır. Yeter ki Alevi örgütleri istesin, niyet etsinler böyle işlere.

    “ALEVİ KURUMLARI ANMA, KINAMA VE BASIN AÇIKLAMASI ÇIKMAZINDAN ÇIKMALILAR”

    -Okullarda “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum” (ÇEDES) projesi kapsamında imamlar, müftüler ders vermeye başladı. Çocuklar camilere götürülüyor. Ayrıca okullarda mescitler açılıyor. Dini faaliyetler anaokullarına kadar indi. Dinci vakıflarla ve cemaatlerle yasa dışı şekilde protokoller imzalanıyor ve öğrenciler kontrolsüz bir şekilde dini faaliyetlere götürülüyor. Laik eğitim öğretim tamamen yok edilmiş durumda. Alevi çocukların ve ailelerinin pek çok zorluğu yaşadığını biliyoruz. Ancak Alevi kurumları bu konuda bir tepkiyi örgütleyemedi. Eğitim sistemindeki bu gericileşmeye karşı neler yapılabilir, önerileriniz nelerdir?

    ‘Alevi kurumları bu konuda bir tepkiyi örgütleyemedi.’ Ne yazık ki bu değerlendirmeniz de doğru. Bu konuda neler yapılabilire geçmeden önce Alevi kurumlarının katliam anma ve kınama basın açıklamaları çıkmazından çıkmaları gerekiyor. Ancak ondan sonra yapılabilecekleri konuşabiliriz. Ayrıca, konuşabilmek için de önce insanları cemevlerine getirtebilmek gerekir. Yüz yüze konuşmakla başlanabilir, diyorum her şeye.

    “PROTESTO EDİLMELİ”

    -Aleviler yıllardır çocuklarının zorunlu din dersine girmemesi için mücadele ediyor. Mahkemelere taşındı. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidildi ve davalar kazanıldı. Hükümet kararları uygulamadı. Öte yandan, zorunlu din dersi mücadelesini boşa düşürecek bir sorun var. Bazı cemevlerinde yıllardır Kuran kursu veriliyor. Bunlardan biri Kartal Cemevi. Ne yazık ki hem mahkeme kararlarının uygulanması için hem de Kuran kursu veren cemevi/derneklere yeterli baskı, tepki, örgütlenme yapılamadı. Cemevlerinde Kuran kursu verilmesinin önüne nasıl geçilebilir?

    Zaten ‘ihtiyaç’ fazlası on binlerce Kuran kursu yok mu? Kartal Cemevi’nin yaptığın işgüzarlıktan başka bir şey değil. Cemevinin idarecileri protesto edilmeli. İfşa edilmeli, yazılmalı, söylenmeli; duyurulmalı ve böylece insanların oraya gitmeleri önlenmeli.

    “ZORUNLU DİN DERSİNİN KALDIRILMASI İÇİN CİDDİ ÇALIŞMALARA BAŞLANMALI”

    -Alevi nefretinin, Alevi asimilasyonunun yükseldiği bir dönem yaşıyoruz. Kurumların geleceğe dair projeler üretmesi, kalıcı hukuk komisyonları kurulması, kararların çabuk alınması, hızlı refleks gösterilmesi, cemevlerinin ibadetin yanında birer okula çevrilmesi, asimilasyonun önüne geçilmesi gibi pek çok konuda toplum Alevi örgütlülüğünden çok şey bekliyor. Kurumlara neler önerirsiniz? Önermekle kalmayıp birlikte neler yapılabilir?

    Gardrop Atatürkçülüğü diye bir ifade vardı ya, Alevi kurumlarının da anma, kınama Aleviliciliğini artık bırakmaları gerekiyor. Cemevlerinin yaşayan mekanlar haline dönüştürülmesi gerekir. Cem ve ölü kaldırma hizmetleri dışında insanlar başka şeyler de bulabilmeli bu kurumlarda.

    Ne yazık ki toplumsal çürümeden Alevi toplumu da azade değil. Kurum ve dernek yöneticilerine buraların siyasi partilerin arka bahçesi olmadıklarını, buraların milletvekilliğine sıçrama tahtası olmadığının hatırlatılması gerekiyor.

    Kurumların ‘sözcüleri’ olmalı, başkanları değil. Sözcülerin hizmet etme süreleri 2-3 dönemle sınırlanmalı.

    Zorunlu din derslerinin kaldırılması için ciddi çalışmalara başlanmalı. Olup biteni bir iki kınama, basın açıklamasıyla geçiştirmekle yetinirsek, çok yakın zamanda Aleviliği öğretecek, aktaracak çocuklar, gençler bulamayacağız.

    Yeni cemevleri yapmak yerine var olanları cesaretle, bilgi ve dayanışmayla idare etmeliyiz. Oraları bağlamayla, tiyatroyla, sanatla, bilimle, felsefeyle, sinemayla, sporla soluk alan yerler haline getirmeliyiz. ”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    1- ‘İktidar manevralar yapıyor; bir duruşumuz olmalı, belirleyici olmamız gerekiyor-VİDEO
    2-‘Alevi örgütleri mücadeleyi toplumsallaştırmalı, Alevi ailelerle ortaklaşılmalı’- VİDEO
    3- ‘Alevi kurumları ortaklaşa bir enstitü kurabilirler; bir hukuk birimi kurulabilir’ – VİDEO
    4-‘Mutlaka hukuk komisyonu kurulmalı, sorunlara çözüm üreten bir örgütlülük olmalı’-VİDEO

  • Mutlu: 25 Şubat’ta Alevilerin sorunları ifade edilecek, konferans tarihi önemde-VİDEO

    Mutlu: 25 Şubat’ta Alevilerin sorunları ifade edilecek, konferans tarihi önemde-VİDEO

    PİRHA-“Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler” konferansının uzun süredir çalışmalarını yürüttüklerini belirten DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, “Alevilerin sorunlarının ifade edilmesi önemli. O yüzden yapacağımız konferans tarihi önemdedir. Biliyoruz ki bu ülkede bütün ötekiler bir arada mücadele ettiğinde büyük bir güç oluşacaktır” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 25 Şubat Pazar günü saat 09.00-18.00 arasında İstanbul’da Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konulu konferans gerçekleştirecek.

    Konferansta; ‘Erken cumhuriyet döneminden bugüne siyasal sistem ve Aleviler’, ‘Toplumsal değişim dinamikleri bağlamında muhalefet ve Aleviler’, ‘Siyasal katılım arayışları, siyasal özne olma ve yerel yönetimlere katılım ve temsil’, ‘Aleviler nasıl bir gelecek istiyor ve güncel sorunlar’ başlıklı konular konuşulacak. Konferans, öneriler ve sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erecek.

    DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, DEM Parti ve HDK’nin 25 Şubat’ta İstanbul’da yapacağı ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konulu konferansa ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “TÜRKİYE’DEKİ TEMEL SORUNLARDAN BİRİSİ ALEVİ SORUNU”

    HDK ve DEM Parti olarak Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler Konferansı’nın uzun süredir çalışmalarını yürüttüklerini belirten Yüksel Mutlu, “Türkiye’de yaşanan en temel sorunlardan biri Alevi sorunu. Alevilerin tarihsel olarak birçok sorunu var. Alevilerin yaşadıkları fiziksel, kültürel soykırımlar var ve asimilasyon ile karşı karşıyalar. İktidar son zamanlarda ÇEDES Projesi ve Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı gibi Alevi inancına yönelik çok ince asimilasyon politikaları yürütüyor. Sivas Katliamı’nın zamanaşımına uğratılması, Gazi, Maraş ve Çorum katliamlarının faillerinin aramızda dolaşıyor olması Alevi toplumunda bir hafıza yaratıyor” diye belirtti.

    “BU ÜLKEDE BÜTÜN EZİLENLERİN SORUNLARI BİRDİR”

    Alevilerin yaşadığı güncel sorunları içerisine alan ve daha çok Alevilerin konuşacağı bir çalışma gerçekleştireceklerini ifade eden Mutlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu çalışmayı Alevilerin konuşup bizim de notlar alarak yol haritamızı ve stratejimizi belirleyeceğimiz bir çalışma olarak görüyoruz. Konferansın sonunda bir sonuç bildirgesi açıklayacağız. Bunun önemli olacağını düşünüyoruz çünkü önümüzdeki dönemde diğer yerlerde devamını gerçekleştireceğiz. Alevilerin sorunlarının ifade edilmesi önemli. O yüzden yapacağımız konferans tarihi önemdedir. Biliyoruz ki bu ülkede bütün ötekiler bir arada mücadele ettiğinde büyük bir güç oluşacaktır. Bu ülkede bütün ezilenlerin sorunları birdir, o yüzden bir zincirin halkaları gibidir. Birbirimizi gören, birbirimize dokunan bir çalışmayı gerçekleştireceğiz. Herkesi 25 Şubat’ta gerçekleştireceğimiz konferansa davet ediyoruz.”

    Cihan BERK/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    -DEM Parti ve HDK’den ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konulu konferans
    -Fırat: Her canımızı ‘Cumhuriyetin 100. Yılında Aleviler’ konferansına bekliyoruz – VİDEO

  • Fırat, Meclis’te hükümete seslendi: Alevilere hakim inancı dayatmayın!- VİDEO

    Fırat, Meclis’te hükümete seslendi: Alevilere hakim inancı dayatmayın!- VİDEO

    PİRHA – DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Alevilere rağmen Alevi inancının tanımlanmaya çalışıldığını söyleyerek, “Bu ayrıştırma ve toplumu manipüle yöntemlerinize karşı her zaman her yerde mücadele etmeye çalışacağız. Tüm bu kötülüklere karşı darda kalanların yardımına koşarak kurtarıcı olan Hızır’ı candan çağırmaya devam edeceğiz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis Genel Kurulu’nda Hızır ayı ve Alevilerin sorunlarına dair konuştu.

    “ALEVİ KÖYLERİNE HİZMETLER GİTMİYOR”

    Fırat, Alevi köylerine hizmet gitmediğini belirterek “Gittiğimiz yerlerde yolları olmayan, olsa da yolları kötü, bakımsız, çamurlu olan bir yer varsa bilin ki orası Alevi köyüdür. Su, elektrik, sağlık gibi alt sorunları varsa tartışmasız orası bir Alevi köyüdür” dedi.

    Fırat, şunları ekledi:

    “Yıllardır bu gibi haksızlıklara karşı mücadele eden bizleriz. Ancak uzay çağına girdiğimizi dillendirdiğimiz bu yüzyılda da ayrımcılıklar maalesef devam etmektedir. Tokat, Erzincan, Erzurum, Bingöl, Dersim ve birçok yörelerde özellikle bu hizmetlerin götürülmediğini acı bir şekilde görüyoruz.”

    “ALEVİLER HAPİSHANEDE KENDİ İNANÇ ÖNDERLERİYLE GÖRÜŞEMİYOR”

    Türkiye’de ayrımcılık ve nefret uygulamalarının devam ettiğini kaydeden Fırat, “İnancımız hala tanınmıyor. Mahkeme kararlarına uyulmuyor. Alevilere karşı toplumdaki, kamudaki baskı, şiddet ve nefret söylemleri cezasız kalıyor”dedi.

    Hapishanelerde de durumun farklı olmadığını belirten Fırat, “İsteyen hükümlü çeşitli din görevlileriyle görüşürken, Aleviler maalesef kendi inanç önderleriyle görüşemiyorlar”diye konuştu.

    “ALEVİ TOPLUMUNA HAKİM İNANCI DAYATMAYA DEVAM ETMEYİN”

    Fırat, Alevi toplumuna, hakim inancın dayatılmaya çalıştığını da vurgulayarak şu taleplerde bulundu:

    “Türkiye’de Aleviler hala var olma mücadelesi veriyor. Alevilerin cem ibadethaneleri kabul görmüyor. Bu anlamıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar hala uygulanmıyor. Bu anlayış cemevlerine ibadethane statüsü tanımadığı gibi aksi takdirde Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurarak sorunları kangren haline getiriyor. Biz diyoruz ki Alevi toplumuna hakim inancı dayatmaya devam etmeyin. Hacıbektaş Veli Dergahı vb. olmak üzere Alevi mekanlarını Alevilere teslim edin. Madımak’ın utanç müzesi olmasının önünü açın.”

    “ALEVİLER LÜTUF İSTEMİYOR”

    Alevilere rağmen Alevi inancının tanımlanmaya çalışıldığını söyleyen Fırat, Alevilere yönelik asimilasyon çalışmalarının kesintisiz sürdürüldüğüne, Alevi köylerine giden yolların yapılmadığına ve alt yapı sorunlarının çözülmediğine dikkat çekerek şunları dile getirdi:

    “Cemevlerimiz halkımızın cenazelerinin kaldırıldığı lokmalarının dağıtıldığı mekanlardır. Sosyal, kültürel birçok faaliyetin gerçekleştirildiği alanlardır. Ama hala sayamayacağım kadar da sorunları ve ihtiyaçları vardır. Kentlerdeki birçok cemevimiz hala belediyelerdeki kiracı konumundaki altyapı sorunlarıyla yoğun bir şekilde boğuşuyor. Zaman zaman yerel yönetimlerin yaptığı bazı hizmetler de lütufmuş gibi sunulmaktadır. Aleviler lütuf istemiyor. Anayasadan doğan hakkını, inancını özgürce yaşamak istiyor. Bütün bu sorunlar iktidarın dolayısıyla devletin, Alevilerin haklarını Anayasal güvence altına almamasından ve gerekli yasal düzenlemeleri yapmamasından kaynaklanıyor.”

    “EĞİTİM ÖĞRETİM DAHA DA DİNSELLEŞTİRİLİYOR”

    Fırat, okullarda çocuklara şeytan taşlama ritüeli yaptırıldığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

    “Zorunlu din derslerinin kaldırılmaması bir yana üstüne yeniler ekleniyor. ÇEDES gibi projelerle eğitim-öğretim daha da dinselleştiriliyor. İktidar bireyin cesaretine, fikirlerine sınırlar çizerek toplumların değerlerini bir diğerine karşıtmış gibi sunuyor, düşmanlaştırıyor. Hayatı yaşanmaz kılarak toplumu insani değerlerden daha da uzaklaştırıyor. Bu ayrıştırma ve toplumu manipüle yöntemlerinize karşı her zaman her yerde mücadele etmeye çalışacağız. Tüm bu kötülüklere karşı darda kalanların yardımına koşarak kurtarıcı olan Hızır’ı candan çağırmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Fırat, Meclis’te konuşu: Alevilerin sorunları demokratik bir anayasada çözüme kavuşacaktır

    Fırat, Meclis’te konuşu: Alevilerin sorunları demokratik bir anayasada çözüme kavuşacaktır

    PİRHA- Alevi gündemine dair mecliste konuşan Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Alevilere yönelik gözaltı operasyonlarını kınadı. Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasını hatırlatan Fırat, Alevilerin sorunlarının Kültür ya da İçişleri gibi bakanlıklarında değil, eşit yurttaşlığa dayalı demokratik ve özgürlükçü bir anayasada çözüme kavuşacağını kaydetti. 

    Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Meclis kürsüsünde Alevi gündemlerine dair konuştu.

    Fırat, iktidarın toplumsal yaşamın tümünü, kamusal ve özel alanda, kendi siyasi ve ideolojik anlayışına uygun olarak biçimlendirmeye, düzenlenmeye çalıştığını söyleyerek, demokratik hak arayışları ve özgürlük taleplerinin baskı ve şiddetle bastırıldığını ifade etti.

    Geçen hafta, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi kurum temsilcileri ve cemevi başkanlarının şiddet kullanılarak ters kelepçe ile gözaltına alınması, DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan’ın gözaltına alınmasına ve Madımak Katliamı davasının zaman aşımına uğratılmasına tepki gösteren Fırat, devletin Alevileri tanımayarak, inancına müdahale ettiğini; bununla birlikte zorunlu din dersleri, baskılar, nefret söylemleri ve cezasızlık politikalarının devam ettiğini ifade etti.

    Fırat, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın da Alevilerin sorunlarına kulağını tıkadığını belirterek, zorunlu din derslerinin kaldırılması gerektiğini vurguladı.

    DAD EŞ GENEL BAŞKANI DOĞAN’IN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİ

    Fırat’ın konuşmasından başlıklar şöyle:

    “Bu ülkede çok farklı din, mezhep, inanç, etnik kimlik, inanan, inanmayan ve farklı yaşam tarzları tüm zorluklara rağmen varlıklarını sürdürmektedir. Temel insan hakları, insanın topluluk ve birey olarak tarihsel etnik ve tüm kültürel varlığıyla özgürce var olma gibi haklar uluslararası hukukta da güvence altına alınmıştır. Temel insan hakları ve evrensel hukukta bunu gerektirir ve bu tür tekçi dayatmaları ret etmektedir. Geçen hafta, Pir sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi kurum temsilcileri ve cemevi başkanları şiddet kullanılarak ters kelepçe ile gözaltına alındılar. Şimdi ise aralarında Demokratik Alevi Dernekleri Eş Başkanı Kadriye Doğan ve 1 Mayıs Cemevi yöneticisi Halil Aksu’nun da bulunduğu 20 kişi gece evleri basılarak göz altına alınmıştır. Kurumlarımızın ve cemevlerimizin yöneticilerine, başkanlarına bu zulüm ne zaman sona erecek? Bu tahammülsüzlük niye? Eş Başkan Kadriye Doğan ve beraberindekilerin bir an önce serbest bırakılmalarını istiyoruz.

    “MADIMAK KATLİAMI KARARI VİCDANLARI YARALAMIŞTIR, HUKUKİ BİR SKANDALDIR”

    Sivas Madımak Katliamı, aradan geçen bunca süreye rağmen tam anlamıyla aydınlatılmamış, arkasındaki örgütler bulunmamış, gerçek failler yakalanmamış ve adalet yerini bulmamıştır. 14 Eylül 2023 tarihinde firari üç sanığın yargılandığı son dava ise zaman aşımına tabi tutularak düşürülmüştür. Türkiye tarihinde Alevilere karşı işlenmiş en karanlık katliamlardan biri olan Sivas Madımak katliamının faillerinden firari üç sanığı “kaçak” sayılmalarına rağmen, zamanaşımı gerekçe gösterilerek yargılanmaması hukuki bir skandaldır. İktidar, davanın zaman aşımına uğramasıyla yetinmemiş, 2 Temmuz 1993’te 33 kişinin yakılarak katledilmesine ilişkin Sivas Katliamı davasında idama mahkûm edilen Hayrettin Gül’ün ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen cezasını “sürekli hastalık” gerekçesiyle 6 Eylül 2023’te Resmî Gazetede yayımlanan Cumhurbaşkanı kararı ile kaldırmıştır. Yaşanan bu gerçekliklere rağmen Cumhurbaşkanı’nın Madımak sanığına af çıkarması başta Aleviler olmak üzere tüm demokratik kamuoyunda tepki ile karşılanmış ve vicdanları bir kez daha yaralamıştır.

    ALEVİLERE YÖNELİK AYRIMCILIK

    Devlet, biz Alevileri tanımıyor, inancımıza müdahale ediyor, yeniden tanımlamaya çalışıyor. Zorunlu din dersleri, baskılar, nefret söylemleri ve cezasızlık politikaları devam ediyor. Madımak utanç müzesi yapılmadığı gibi, davası zaman aşımına uğratılıyor, katilleri Cumhurbaşkanı tarafından affediliyor, Cemevlerimiz halen yasal olarak tanınmıyor. Ayrımcılığa ilişkin devletin, yasa, kanun ve yönetmelikleri tüm girişimlerimize rağmen değişmeden yerli yerinde duruyor. Lehimize olan AİHM ve ülkemizdeki yargı organlarının aldığı kararlar uygulanmıyor.

    “ALEVİLERİN SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ DEMOKRATİK BİR ANAYASADIR”

    Alevi toplumunun bilinen çok sayıda sorunu ortada dururken, tüm itirazlarımıza rağmen acele bir şekilde Kültür Bakanlığı bünyesinde Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Başkanlığı kurulmuştur. İzlediğimiz kadarıyla bu kurum, yıllarca dile getirdiğimiz sorunlara kulaklarını tıkamakta ve başka işlerle meşgul olmaktadır. Bu kurum çok yoğun bir faaliyet yürütüp, kurumlarımızın ve ocaklarımızın arasına nifak tohumları ekip bir kargaşa yaratmaya, dedelerimizi ve ocak evlatlarını bakanlığın memuru haline getirmeye niyetleniyor. Devlet inancını tanımadığı bir topluluk için Kültür Bakanlığı’na bağlı bir başkanlık kurmuş, bu başkanlığa bağlı memurlar köy köy, bütün kentleri gezip cemevlerimize bazı tekliflerde bulunup, sorunları çözeceklerini ileri sürmektedirler. Alevilerin sorunlarının çözüm yeri Kültür ya da İçişleri gibi bakanlıklarda değil, eşit yurttaşlığa dayalı demokratik ve özgürlükçü bir anayasadadır.

    “BÜTÜN CANLARI BU POLİTİKALARA KARŞI DURMAYA ÇAĞIRIYORUM”

    İktidarın gücü ile Alevi toplumunu satın alacaklarını düşünüyorlar. Biz buna yıllardır hatta yüz yıllardır karşı çıktık ve direndik. Devlet hiçbir zaman Alevileri yolundan çeviremedi. Tarihin hiçbir döneminde Aleviler devletin bu tür oyunlarına kanmamış, zorbalıklarına boyun eğmemiş ve bundan sonra da eğmeyecektir. Çünkü biz, Şah Hüseyin’in, Seyit Nesimi’nin, Hallacı Mansur’un ve Pir Sultanların torunuyuz. Onlar boğun eğip, teslim oldu mu ki biz olalım. Bütün canlarımızı bu girişime karşı uyanık olamaya ve karşı durmaya çağırıyorum. Devlet Alevileri muhatap alacaksa, Kurumlarımıza, Ocaklarımıza gitsin. Devlet bize hakkımızı verecekse, Cemevlerimizi ibadethane olarak tanısın, zorunlu din dersi uygulamasından vazgeçsin.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

     

  • Alevi kurum başkanları: Mevcut iktidar Alevilerin sorunlarını çözmez

    Alevi kurum başkanları: Mevcut iktidar Alevilerin sorunlarını çözmez

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevilerin çözüm bekleyen sorunlarına ve taleplerine ilişkin TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi verip, Meclis araştırma sürecinin başlatılmasını talep etti. Alevi kurum başkanları Kenanoğlu’nun vermiş olduğu önergeyi desteklediklerini belirttiler ancak önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedilebileceğini ifade ettiler. Alevi Başkanlar, “Tüm muhalefet partileri de Alevilerin sorunlarını gündeme getirmelidir. Alevilerin sorunlarının çözülmesi için kardeşliğin, barışın, özgürlüğün olması lazım” dediler. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, 12 Temmuz günü Alevilerin çözüm bekleyen sorunlarına ve taleplerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

    Kenanoğlu, Meclis’e sunduğu araştırma önergesinde Alevilerin sorunlarının ve taleplerinin kamu otoritelerince zaman zaman tartışma konusu yapılsa da çözüme kavuşturulmadığını belirterek, Alevilerin yaşadığı sorunlar ile talep ve isteklerinin neler olduğunun tespit edilmesi ve yasalar çerçevesinde eşit yurttaşlık haklarının tanınabilmesi amacıyla Anayasa’nın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırma sürecinin başlatılmasını talep etti.

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ve Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Kenanoğlu’nun Meclis’e vermiş olduğu araştırma önergesini desteklediklerini belirterek, verilen önergenin AKP-MHP oylarıyla reddedileceğini ve mevcut hükümetin Alevilerin sorunlarını çözemeyeceğini ifade ettiler.

    “DİNLEMEKLE OLMAZ”

    Alevi Vakıfları Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut Kenanoğlu tarafından Meclis’e verilen araştırma önergesinin reddedileceğini söyleyerek konuya ilişkin şunları dile getirdi:

    “Verilen bu araştırma önergesi AKP ve MHP oylarıyla yine reddedilecektir. Çünkü zaten teklifi veren HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu. Bizim bu hak ve taleplerimizi Ali Kenanoğlu ve Kemal Bülbül dışında Meclis’te gündeme getiren yok. Biz Alevi kurumları olarak geçtiğimiz ay Kemal Kılıçdaroğlu’yla da bir görüşme yapmıştık. Bizzat bu sorunu ben kendisine söyledim. Alevilerin hak ve taleplerini Ali Kenanoğlu ve Kemal Bülbül dışında gündeme getiren yok dedim. Meclis’e taşıyan yok dedim. Siz ana muhalefet partisisiniz. Neden Alevilerin sorunlarına böyle sessiz kalıyorsunuz diye sordum. Kendileri cevap vermedi, sadece dinlediler. Yanında Veli Ağbaba vardı. İkisi de sadece dinlediler. Bu dinlemekle olmaz.”

    “İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EKİBİ CEMEVLERİNİ GEZİYOR, BU SAÇMALIK”

    Alevilerin demokratik hak ve taleplerinin dillendirilmesi gerektiğini belirten Akbulut,  “Alevi kurumların açtığı davalar ve kazandığı haklar var. Buna rağmen hiçbir şey yapılmıyor. AİHM kararlarına rağmen hala direniyorlar. Muhalefet de buna sessiz kalmamalı. İçişleri Bakanlığı bir ekip oluşturmuş ve Alevi kurumları geziyor. Alevilerin talepleri, istekleri nedir diye soruluyor. Bu saçmalıktan başka bir şey değil. Onlara hadi oradan diyorum. Bizim boş laflara artık karnımız tok. Ali Kenanoğlu çok yerinde bir hareket yaparak Meclis’e önerge verdi. Bunu çok doğru buluyorum ve destekliyorum. Samimilerse eğer hodri meydan, önergeyi kabul etsinler. Meclis’te sorunlarımızı, taleplerimizi görüşsünler.

    “TÜM MUHALEFET PARTİLERİ ALEVİLERİN SORUNLARINI GÜNDEME GETİRMELİDİR”

    Meclis’te ki tüm muhalefet partileri birleşmeli ve bu önerge üzerinden bir çözüm üretmeliler. Bu önergeye sahip çıkmalılar ve desteklemeliler diye düşünüyorum. Ali Kenanoğlu ve Kemal Bülbül var Alevilerin sorunlarını dile getiren. Onlar da bizim kurumlarımızdan gittiği için bizi sık sık gündeme taşıyorlar. Onların dışında Alevileri dillendiren yok. Muhalefet de Alevilerin sorunlarını gündeme getirmelidir.”

    “CEMEVLERİNİN İBADETHANE SAYILMASI İÇİN İSLAM TARİHİNİ YENİDEN YAZMALARI GEREKİYOR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan ise Alevi kurumlarından giden birisi olarak Ali Kenanoğlu’nun Alevilerin sorunlarını Meclis gündemine getirmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek şunları ifade etti:

    “Ancak Alevilerin taleplerinin yerine getirilmesi mümkün değil. Çünkü bu ülkede demokrasi yok. Demokrasi olmadığı sürece, barış olmadığı sürece, barışın olduğu bir ortam olmadığı sürece Alevilerin sorunları da çözülmez çözülemez. Tabii gündeme getirilmesi, Meclis’e taşınması Aleviler açısından olumlu bir şeydir. Biz diğer bütün siyasi partileri geziyoruz ve diyoruz ki sakın seçim bildirgenize ‘Cemevlerini yasal statüye kavuşturacağız’ diye yazmayın. ‘Alevilerin haklarını vereceğiz’ diye yazmayın diyoruz. Çünkü HDP’sinden CHP’sine hiçbirisi bizim taleplerimizi yerine getiremez. Getirmeleri mümkün değil çünkü AİHM’den bile yasal olarak kararlarımız var ama bunlar uygulanmıyor. Alevilerin sorunlarının çözülmesi ve en başta da Cemevlerinin ibadethane sayılması için İslam tarihinin yeniden yazılması lazım. Bir dinin iki ibadethanesi olmaz gözüyle bakılırsa bu iş çözülmez. Ayrı bir mezhep olarak kabul ederlerse, ayrı bir din olarak kabul ederlerse yine İslam tarihini yeniden yazmaları gerekiyor. İslam tarihini yeniden yazacak bir hükümette yok. Türkiye Cumhuriyeti devletinde bunu yeniden yazacak bir siyasi parti, bir hükümet geleceğine de inanmıyoruz. Daha önce yapılan Alevi çalıştaylarının önünün tıkanmasının sebebi de buydu.

    “KENANOĞLU’NUN VERDİĞİ ÖNERGE BİZİM İÇİN KIYMETLİDİR”

    Buna yönelik tartışmalarda Kenanoğlu’nun verdiği önerge bizim için kıymetlidir. En azından taleplerimizi, isteklerimizi gündeme getiriyor. Meclis’te dillendiriyor ama ben bu önergenin AKP ve MHP oylarıyla reddedileceğini düşünüyorum. Zaten Cumhur İttifakı muhalefetten gelen her şeyi reddettiği için bunu da reddedecektir. İçişleri Bakanlığı cemevlerini geziyor, isteğiniz talebiniz var mı diye. Bunda samimi olsalar zaten Meclis’te çözerler de bu işi. Ama onlar sadece seçim için saha çalışması yapıyor. O gezdikleri cemevlerini yasal olarak tanısınlar önce.”

    “ALEVİLERİN SORUNLARININ ÇÖZÜLMESİ İÇİN KARDEŞLİĞİN, BARIŞIN, ÖZGÜRLÜĞÜN OLMASI LAZIM”

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat da Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun vermiş olduğu araştırma önergesine katıldığını ve desteklediğini vurgulayarak şunları kaydetti:

    “Aynı şekilde Kemal Bülbül de Alevilerin sorunlarını meclise taşıyan bir diğer vekil. İkisine de teşekkür ediyorum. İktidar kendi Alevisini yaratma peşinde. Kendi gibi düşünmeyen, kendi yaptıklarına onay vermeyen herkese ‘terörist’ diyerek ötekileştiren bir mantıkla hareket ediyor iktidar. Bana karşı olanlara Türkiye’de yaşam hakkı tanımam diyor. İçişleri Bakanlığı köy köy, kasaba kasaba geziyor. Alevilerin sorunlarını öğrenmek istiyoruz diyor. Alevilerin talepleri yıllardır belli. Eğer iktidar ve ortağı samimi ise Alevi örgütleri ile ve bu konuda sözü olan herkesle otursun konuşun ve bu sorunu çözsün. Araştırma önergesine ‘Evet’ desinler ve Meclis’te bu konuyu gündemlerine alıp çözsünler. Ama samimi değiller. Türkiye’nin bu sevgisizlikten, bu ötekileştirmeden bir an önce çıkması lazım. Sevginin egemen olması lazım. Kardeşliğin, barışın, özgürlüğün olması lazım. Herkesin kendi dini, dili, inancıyla beraberce yaşadığı bir toplum olmasını istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Ne olursa olsun biz mücadelemize devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA

  • Alevi kurum başkanlarından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na ziyaret

    Alevi kurum başkanlarından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na ziyaret

    PİRHA- Alevi federasyon ve dernek başkanları Alevi toplumunun sorunları ve bu sorunlara çözümlerle ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü, bilgi alışverişinde bulundu.

    Alevi federasyon ve dernek başkanları Alevi toplumunun sorunları ve bu sorunlara çözümlerle ilgili CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü.

    Görüşmeye, ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül, ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkan İsmet Kurt, Alevi Kültür Dernekleri Genel Sekreteri Ali Aktaş ve Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Remzi Akbulut katıldı.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleşen görüşmede Aleviler lehine kazanılan AİHM kararlarının uygulanmasına dair görüş belirtilerek, bu konuda CHP Genel Merkezi’nin desteğinin beklendiği ifade edildi.

    Görüşmede ayrıca  Alevilerin toplumsal ve inançla ilgili sorunlarına dair çözüm önerileri konuşularak bilgi alışverişinde bulunuldu.

    PİRHA/ ANKARA