Etiket: ali babacan

  • Babacan: Tunceli’de bir an önce deprem hazırlıklıları başlamalı-VİDEO

    Babacan: Tunceli’de bir an önce deprem hazırlıklıları başlamalı-VİDEO

    PİRHA-Dersim’e gelen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Dersim’de deprem tehlikesine dikkat çekti. Babacan, Sütlüce’de yapılması planlanan Katı Atık Tesisi Projesi’ne de değinerek, “Proje onayını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Murat Kurum vermiş. Köylülerin itirazına rağmen projenin yapılmasına biz razı değiliz. Munzur’a hiçbir elin değmesine razı değiliz” dedi. 

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Dersim’e gelerek partisinin il binasında basın toplantısı yaptı.

    “KATI ATIK TESİSİ PROJESİNİN YAPILMASINA BİZ RAZI DEĞİLİZ”

    Ali Babacan, Sütlüce’de yapılması planlanan Katı Atık Tesisi Projesi’ne değinerek, “Proje onayını İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Murat Kurum vermiş. 54 bin ağacın kesileceği söyleniyor, köylülerin itirazına rağmen projenin yapılmasına biz razı değiliz. Sütlüce’de yapılmak istenen projede ÇED kararı nasıl çıktı bunun sorgulanması gerekiyor. Kamuoyu bu konuda aydınlatılmalı ve projeye onay verenler neden verdiğini anlatmalı. Munzur’a hiçbir elin değmesine razı değiliz” dedi.

    “HER AN DEPREM OLABİLİR”

    Uzmanların Dersim’de depreme ilişkin uyarılarının dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Babacan, “Burada her an deprem olabilir. Bu yüzden bir an önce Tunceli’de deprem hazırlıklılarının başlaması gerekiyor. 6 Şubat’ta yaşadığımız acıyı, burada yaşamayalım. İlk başta yapmamız gereken şehri depreme dayanıklı hale getirmemiz gerekiyor. Bilim insanlarının depremle ilgili uyarılarını dikkate almalıyız. Kentsel yenilemeyi Dersim’in doğasına zarar vermeden yapmak zorundayız. Tunceli’nin kültür mirasını mutlaka korumalıyız ve güvence altına almalıyız” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Babacan: Vatandaşlık tanımını yeniden ele almayı teklif ediyoruz

    Babacan: Vatandaşlık tanımını yeniden ele almayı teklif ediyoruz

    PİRHA-Partisinin Temel Haklar Eylem Planını açıklayan DEVA lideri Ali Babacan, vatandaşlık tanımını yeniden ele almayı teklif ettiklerini belirtti. Babacan, cemevlerini ibadethane olarak tanıyacaklarını açıklarken, “Herkesin kendini bu ülkenin eşit ve özgür bir vatandaşı hissetmesi, böylesine güçlü bir vatandaşlık anlayışının hâkim kılınmasıyla mümkündür” dedi.

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Temel Haklar Eylem Planını, Ankara’da açıkladı. Anayasa’daki 66. maddenin yeniden ele alınması gerektiğini belirten Babacan, “Parti programımızda açıkça beyan ettiğimiz üzere biz, ülkemizde daha kapsayıcı ve daha kuşatıcı yeni bir vatandaşlık anlayışının geliştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. Ülkede hiç kimsenin ayrımcılığa maruz kalmamasının temel dayanaklarından biri, güçlü bir vatandaşlık anlayışıdır. Herkesin kendini bu ülkenin eşit ve özgür bir vatandaşı hissetmesi, böylesine güçlü bir vatandaşlık anlayışının hâkim kılınmasıyla mümkündür. Bu kapsamda, anayasamızın 66’ncı maddesini, çağımızın gereği olarak, kapsayıcı bir anlayışla yeniden ele almayı teklif ediyoruz” dedi.

    “HERKESİN EŞİT VATANDAŞ OLDUĞU BİR TÜRKİYE HEDEFLİYORUZ”

    Amaçlarının vatandaşların özgürlük alanını genişletmek olduğunu söyleyen Babacan’ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

    “Toplantı ve gösteri hakkına sahip çıkacağız. Bakın, bu sadece muhalefette sarf edilmiş bir söz değil. İktidar hedefi olarak önümüze koyuyoruz. Milletin eleştirilerine asla kulaklarımızı tıkamayacağız. Mülki idare amirlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin düzenlenmesine ilişkin yasaklama yetkilerini kısıtlayarak kötüye kullanılmalarının önüne geçeceğiz.

    Bizim tek amacımız var: Vatandaşlarımızın özgürlük alanını genişletmek. Hiç merak etmeyin. Özgürlük, Türkiye’ye bol gelmeyecek. Özgürlük elbisesi ülkemize inşallah çok yakışacak. Türkiye’ye esaslı bir zihniyet değişimi öneriyoruz. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında, tüm vatandaşlarımızı kapsayan yepyeni bir yaklaşım öneriyoruz. Toplumsal barış ve eşitlik hedefliyoruz. Türk-Kürt-Arap-Laz-Çerkes demeden, sağcı-solcu demeden, Sünni-Alevi demeden, inançlı-inançsız demeden herkesin eşit ve onurlu vatandaş olduğu bir Türkiye hedefliyoruz.

    “ANADİLİNDE EĞİTİMİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI”

    Herkesin anadili, anasının ak sütü kadar helaldir. Bu topraklarda konuşulan tüm diller, bizim dilimizdir. Biz bütün bu dillere aynı yakınlıktayız. ‘Eşit mesafedeyiz’ demiyorum. ‘Aynı yakınlıktayız’ diyorum. Anayasamızın 42. maddesinin bu doğrultuda değiştirilmesini öneriyoruz. Ortak ve resmi dilimiz Türkçeye ek olarak, eğitim ve öğretimde ‘anadilinin kullanılması ve geliştirilmesi hakkı’nın anayasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini ifade ediyoruz. Anadilinde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söylüyoruz. Yerelden gelen talepler doğrultusunda, yerleşim yerlerinin isimlerini aslına döndürülmesini de önemli bir hedef olarak önümüzde durması gerektiğini ifade ediyoruz.

    “CUMARTESİ ANNELERİNİN ACISINA KÖR KALMAYACAĞIZ”

    Cumartesi Annelerinin acısına kör, feryadına sağır kalmayacağız. Evladı dönsün diye kapısını gece-gündüz açık tutan ana-babaların, mezar taşına bile hasret kalan kardeşlerin, eşlerin acısına sessiz kalmayacağız. Bu karanlığın üstüne gideceğiz. Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmeyi imzalayacağız. Ceza kanunumuzda, zorla kaybetme fiilini müstakil bir suç olarak düzenleyeceğiz ve zamanaşımı kapsamında olmayacağını da açıkça ekleyeceğiz. Bu eylemi de insanlık suçu olarak tanımlayacağız. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zamanaşımı olmaz. Hukuk devletinin onurunu kurtaracağız.”

    Hukuk devletinde vatandaşın canı, devletin yüz akıdır. Cezaevlerinde yaşam hakkı ihlallerine göz yummayacağız. Kolluk gücü tarafından vatandaşlarımıza uygulanan onur kırıcı muameleye hiçbir koşulda müsamaha göstermeyeceğiz. İşkenceye, çıplak aramaya son vereceğiz. İhmali, kusuru ya da kastı bulunan sorumlular hakkında gereğini yapacağız. Neredeyse 20 yıl sonra ülkemizin aynı noktaya gelmiş olmasından hicap duyarak, yeniden ‘işkenceye sıfır tolerans’ diyeceğiz.”

    “CEMEVLERİNİ İBADETHANE OLARAK TANIYACAĞIZ”

    İbadethanelerin ibadet yeri olarak tanınmasının önündeki engellerden ciddi ölçüde rahatsızız. Herkesin inancına saygı duymak zorundayız. Bu kapsamda, cemevlerini ibadethane olarak tanıyacağız. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersini bütün dinleri kapsayacak şekilde, nesnel ve çoğulcu bir içeriğe kavuşturacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Sancar’a uygulanan polis ablukasına Kılıçdaroğlu ve Babacan’dan tepki

    Sancar’a uygulanan polis ablukasına Kılıçdaroğlu ve Babacan’dan tepki

    PİRHA- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın polis ablukasına alınmasına dair, “Bu ayıbı kınıyorum” dedi. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, “Demokratik siyasete engel olmak alışkanlık haline getirilemez. İzin vermeyeceğiz” paylaşımında bulundu.

    HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar‘ın, İstanbul İl Eşbaşkanı Ferhat Encü’nün polis şiddetine uğramasına ilişkin yapmak istediği açıklamaya polis sert müdahalede bulundu, onlarca yurttaş gözaltına alındı.

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın polis ablukasısında tutulmasına CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan tepki gösterdi.

    KILIÇDAROĞLU: BU AYIBI KINIYORUM

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın İstanbul Kadıköy’de yapılmak istenen açıklamada polisler tarafından ablukaya alınmasını, “Hiçbir siyasi partinin genel başkanı, hiçbir şart altında, talimat üzerine polis ablukasıyla muhatap edilemez! HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’a yönelik bu ayıbı kınıyorum” sözleriyle eleştirdi.

    BABACAN: İZİN VERMEYECEĞİZ

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bir siyasi parti genel başkanının, kendi ilçe binasına girerken engellenmesi kabul edilemez. HDP Eş Genel Başkanı Sayın Mithat Sancar’a ve partili arkadaşlarına yapılan hukuksuzluğu reddediyorum. Demokratik siyasete engel olmak alışkanlık haline getirilemez. İzin vermeyeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Ali Babacan: Kürt ve Alevi meselesini çözmenin tam zamanı

    Ali Babacan: Kürt ve Alevi meselesini çözmenin tam zamanı

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Dersim’de, “tam demokrasi” vurgusu yaparken, “Kürt meselesini de Alevi meselesini de çözmenin tam zamanıdır” dedi.

    Babacan, partisinin çalışmaları için gittiği Dersim’de konuştu. “Alevilerin kamuda istihdamının önündeki fiili engellerden çok rahatsızız” diyen Babacan “Kimse çıkıp ‘Alevi şöyle olur, böyle olur’ diye kafasına göre konuşmayacak. Cemevlerine, camilere tanınan maddi ve diğer hakların tamamını tanıyacağız” dedi.

    “ANKARA’NIN CESUR OLMA VAKTİ GELMİŞTİR”

    Babacan şöyle konuştu:

    “DEVA Partisi’ne göre, bugün; Kürt meselesini de Alevi meselesini de çözmenin aslında tam zamanıdır. Türkiye buna hazırdır. Ancak bu cesaret ve samimiyet işidir. Ankara’nın artık cesur olma vakti gelmiştir. Kangrenleşen sorunları çözme vakti gelmiştir. Yaraları sarmak, yaralı hafızaları adaletle onarmak, yarınlara umutla bakmak bizim elimizde.”

    EŞİT VATANDAŞLIK HUKUKU

    “Biz; neyin hak, neyin imtiyaz olduğunu çok iyi biliriz. Hiç kimse için hiçbir imtiyaz da istemiyoruz. Biz sadece hakkın terazisinde eşitlenmeyi hedefliyoruz. ‘Eşit vatandaşlık’ hukuku diyoruz. Eşit vatandaşlığın Türkiye’nin pek çok sorununu çözme yönünde dev bir adım olacağını biliyoruz.”

    “DERSİM TARİH BOYUNCA AYRIMCILIĞA MARUZ KALDI”

    “Demokrasi açığı Türkiye’de çok acılar yaşattı, yaşatıyor. Dersim, tarih boyunca ayrımcılığa, haksızlığa maruz kaldı. Bunu çok iyi biliyorum. Sözü yasaklayarak acıları saramazsanız. Sorunları inkâr eden, o sorunu hiçbir zaman çözemez.”

    “KİMSE ÇIKIP ‘ALEVİ ŞÖYLE OLUR’ DİYE KONUŞMAYACAK”

    “İktidar, Alevi vatandaşlarımızı rahatlatacak adım atmak istiyorsa önce ayrımcılık hissettiren uygulamaların hepsine son verecek. Kimse çıkıp ‘Alevi şöyle olur, böyle olur’ diye kafasına göre konuşmayacak. Arkadaş, hiç kimseye, kimliğini nasıl yaşaması gerektiğini dayatamazsın. Biz burayı özgürlükler ülkesi yapacağız. Herkes kendi inancını, yaşam tarzını nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşayacak. Devletin görevi insanların inancına, yaşam tarzına şekil vermek değil.”

    “ALEVİLER RAHATSIZ”

    “Alevilerin kamuda istihdamının önündeki fiili engellerin hepsini biliyoruz. Bundan gerçekten çok rahatsızız. Hiçbir vatandaşımızın, devlette işe girerken, terfi alırken, üst düzey yönetici olurken ayrımcılığa uğramasına izin vermeyeceğiz.”

    “CEMEVLERİNİN HAKLARINI TANIYACAĞIZ”

    “Cemevlerine, camilere tanınan maddi ve diğer hakların tamamını tanıyacağız. Devlet camilere nasıl destek veriyorsa, aynısı cemevlerine uygulanacak. Bizim belediyelerimiz imar planlarında cemevlerine yer ayıracak. Özgürlükçü laiklik anlayışımızdan hiçbir zaman sapmayacağız. Tekrar ilan ediyorum: İktidarımız döneminde herkes hakkın terazisinde eşitlenecek.”

    “HEDEFİMİZ TAM DEMOKRATİK TÜRKİYE’DİR”

    “Bizim hedefimiz çok açık. Kimliği, dili, dini, mezhebi, siyasi görüşü, yaşam felsefesi ne olursa olsun, herkesin eşit ve onurlu bir vatandaş olduğu Türkiye’dir. Bizim hedefimiz, ‘Hepimizin Türkiye’sidir. Demokratik bir devlet, hiçbir vatandaşını yok sayamaz. Hiçbir vatandaşını beriki, öteki diye ayırt edemez. Bizim hedefimiz tam demokratik Türkiye’dir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Babacan’ın ‘Alevi cumhurbaşkanı adayı’ tartışmalarına yanıtı: Hicap duyuyorum

    Babacan’ın ‘Alevi cumhurbaşkanı adayı’ tartışmalarına yanıtı: Hicap duyuyorum

    PİRHA-TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ın, Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı ihtimaliyle ilgili olarak yaptığı ve daha sonra özür dilediği “Alevilik” açıklamasına ilişkin sorulan soruya yanıt veren DEVA Genel Başkanı Ali Babacan “Bugünün Türkiye’sinde bunlar artık gündem olmamalı. Eğer eşit vatandaşlık esassa bunların tartışma konusu bile yapılmaması lazım” dedi.

    Karar Gazetesi yazarı ve programcısı Yıldıray Oğur’a konuşan Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık‘ın, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun potansiyel cumhurbaşkanı adaylığı üzerinden yaptığı ve daha sonra özür dilediği “Alevilik” tartışmalarına değindi.

    “EŞİT VATANDAŞLIK ESASSA BUNLARIN TARTIŞILMAMASI GEREKİR”

    Babacan, kendisine yönelik sorulan “Kılıçdaroğlu’nun mezhebi mensubiyetiyle ilgili bir tartışma var. ‘Cumhurbaşkanı adayı Alevi olursa Erdoğan karşısında seçilemez’ deniyor, sizin görüşünüz nedir? sorusuna şu yanıtı verdi:

    “İnanın bu dönemde herhangi bir vatandaşımızın cumhurbaşkanı adayı olup olmamasıyla alakalı etnik, mezhebi, dini inançlarıyla ilgili konuları gündeme getirmekten ben hicap duyarım. Bugünün Türkiye’sinde bunlar artık gündem olmamalı. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysa, eğer eşit vatandaşlık esassa bunların tartışma konusu bile yapılmaması lazım.

    Tabii siyasetçiler tabanı önemser ama ideal hedefleri olmalı siyasetçilerin. O ideal hedefler doğrultusunda politika, söylem üretmeleri gerekir. Yoksa aksi popülizm olur. Bugün siyasetçi çıkıp da bir siyasetçinin vay efendim kökeni şudur da mezhebi şudur da bu çok ucuz siyaset. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin bu aşamayı geçmiş olması lazım.”

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’den DEVA’ya ziyaret: İktidara karşı kararlı bir muhalefet olduğunu göstermeliyiz-VİDEO

    HDP’den DEVA’ya ziyaret: İktidara karşı kararlı bir muhalefet olduğunu göstermeliyiz-VİDEO

    PİRHA-Halkların Demokratik Partisi (HDP) muhalefet ziyaretleri kapsamında son olarak DEVA Partisi lideri Ali Babacan ile görüştü. Diyalog ve görüşmelerin devam edeceğini belirten HDP Eş Başkanı Mithat Sancar, “Karşımızda her türlü yöntemle iktidarını sürdürmeye çalışan bir iktidar anlayışı var, bu anlayışa karşı da demokratik mekanizmaları işletmekte kararlı olacak büyük bir muhalefet olduğunu göstermeye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ile Mithat Sancar, muhalefet parti ziyaretlerine devam ediyor. Saadet Partisi ve Gelecek Partisi ziyaretlerinin ardından Buldan ve Sancar bugün Demokrasi ve Atılım Partisi’ni (DEVA) ziyaret ederek DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile bir açıklama yaptı.

    “HEMEN ERKEN SEÇİME GİDİLMELİ”

    Buldan, gerçekleştirilen görüşmede ekonomik kriz ile erken seçim tartışmaları üzerine konuşulduğunu belirtti. Buldan şunları söyledi:

    “Başta ekonomik kriz olmak üzere çoklu krizlerin olduğu bir ortamda bu görüşmelerin önemli ve kıymetli olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Türkiye bir felakete doğru sürükleniyor, bu felakete gidiş noktasında muhalefet partileri olarak üzerimizde büyük bir sorumluluk olduğu hissiyatından kaynaklı bu görüşmeler devam edecek. Türkiye’yi çok derinden sarsan, derin yoksulluğun yaşandığı bu ekonomik krize nasıl bir çare bulabiliriz muhalefet partileri olarak. Elbette bu çarenin vazgeçilmez unsuru olarak bir erken seçimin olması gerektiğini bugün DEVA Partisi olarak konuştuk. Erken seçim çağrımızı bir kez daha yenilemek istiyoruz. Türkiye toplumumun beklentisi doğrultusunda ülkenin hemen bir erken seçime gitmesi, yeni bir yönetim ve demokratik bir anlayışla kapıların açılması gerektiğini savunuyoruz. Bu konuları bugün istişare ettik. Bugün görüşmelerin devam edeceğini tekrar etmek istiyorum.”

    “DEVA PARTİSİ İLE FİKİR BİRLİĞİ İÇİNDE OLDUĞUMUZU GÖRMEKTEN MEMNUNUZ”

    Ziyaret amaçlarını “Diyalog, istişare mekanizmaları işletmek” şeklinde açıklayan Sancar ise şöyle konuştu:

    “Karşımızda her türlü yöntemle iktidarını sürdürmeye çalışan bir iktidar anlayışı var, bu anlayışa karşı da demokratik mekanizmaları işletmekte kararlı olacak büyük bir muhalefet olduğunu göstermeye ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Amaç burada diyalog, istişare mekanizmaları işletmektir. Böyle bir anlayışa karşı da demokratik mekanizmaları işletmekte kararlı olduğunu gösterecek büyük bir muhalefet bloğuna ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Amaç burada ittifakları tartışmak değil, sorunlar karşısında ortak iradeyi ortaya çıkaracak mekanizmaları işletmektir. Bu iktidarı ayakta kalma stratejileri arasında ayrıştırma kutuplaştırma olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Buna karşı etkili yöntem diyalog, müzakere ve istişare mekanizmalarını yerleştirmek ve yaygınlaştırmaktır. Bu ziyaretlerimiz ve görüşmelerimiz bu demokratik geleneği topluma gelecek açısından bir huzur ve barış anlayışını sunabilmektir.

    HDP olarak bu konuda üzerimize düşeni yerine getirmek için bu görüşmeleri başlattık. Ayrıştırma politikalarına karşı daha çok diyalog, düşmanlaştırmaya karşı daha çok demokrasi önerimizle partilerle görüşmelerimizi sürdüreceğiz. Toplumsal barış demokrasiye giden yolun en sağlam kapısıdır. Toplumsal barışı sağlayacak olan da farklılıklarla bir arada istişare etme kültürünü, geleneğini, iradesini ortaya koymaktır. Bundan önce iki parti ile görüşmelerde, bunu vurgulamıştık. DEVA Partisi ile bu konuda büyük bir mutabakat ve fikir birliği içinde olduğumuzu görmekten son derece memnunuz. Bu ruh halinin, bu umut havasının yerleşmesine katkıda bulunmak için hepimize büyük görevler düşüyor. Sorumluluklarımızı yerine getirmek konusunda diyaloğun büyük faydası olduğunu düşünüyorum.”

    “İKTİDAR DEĞİŞMELİ, İLK ADIMI ÖZGÜRLÜKLERLE BAŞLATMAK GEREKİYOR”

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da iktidarın değişmesi gerektiğini kaydetti. Babacan, “Maalesef ülkemiz çoklu kriz ortamından geçiyor. Hemen her alanda derin krizler yaşadık, yaşıyoruz. Son birkaç yıldır ekonomik kriz, işsizlik, yoksulluk halkımızın gündeminde ön sıralarda olsa da ülkemiz derin bir adalet ve hukuk krizinden, derin bir demokrasi krizinden geçmekte. Dış politikadan tutun eğitime kadar her alanda krizler yaşıyoruz. Bu krizlerin derinliğine ve sebeplerine baktığımızda kök sebeplerine baktığınızda kötü yönetimi görüyoruz. Kötü yönetim sadece sistem meselesi de değildir. Evet ülkemizin bir an önce güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçmesi gerekiyor.

    Son derece zor şartlardan geçiyoruz, sıkıntılar büyük ama biz DEVA olarak çözümleri de bir o kadar kolay görüyoruz. Daha önce de açıkladık. İlk adımı mutlaka özgürlüklerle başlatmak gerekiyor. Yani ülkemizdeki basın ve ifade özgürlüğü, sivil toplum, meslek örgütleri üzerindeki baskıların kalkmasını, ülkenin sorunlarının çözülmesinde ilk adım olması gerektiğini düşünüyoruz. Kurumsal yapılar örselenmiş durumda. Hukuk tanımayan bir yönetim zihniyeti var. Kurumları önceleyen ve kural bazlı hukuka bağlı bir yönetimle ülkenin idare edilmesi gerekiyor. Bu konuda çalışıyoruz, hazırlanıyoruz, bu süreç içerisinde siyasi partilerle yakın bir diyalog ve istişare içerisindeyiz.

    Özellikle güçlendirilmiş parlamenter sistem isteyen siyasi partilerle daha yakın bir istişare içerisindeyiz. Bu çerçevede HDP Eş Genel Başkanları Sayın Buldan, Sayın Sancar ve çalışma arkadaşlarıyla hem mevcut ekonomik krizle ilgili konuları değerlendirdik hem kendilerini üzerinde çalıştığımız güçlendirilmiş parlamenter sistemin gelmiş olduğu aşama ile ilgili bilgilendirdik. Bu konularda kendilerinin değerli görüşlerinden de çok istifade ettik. Bu ziyaret nedeniyle kendilerine teşekkür ediyorum. Bu diyalogun süreceğini ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.

    HDP son olarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşecek.

    PİRHA/ ANKARA

  • KHK’li öğretmenden Babacan’a: 100 arkadaşımız intihar etti; planınız nedir?-VİDEO

    KHK’li öğretmenden Babacan’a: 100 arkadaşımız intihar etti; planınız nedir?-VİDEO

    PİRHA-KHK ile görevinden ihraç edilen öğretmen Yurdagül Şahin, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’a seslenerek, KHK’liler ile ilgili plan yapmayı düşünüp düşünmediklerini sordu. Şahin, “İhraç edildiğimde hamileydim. Kızım şu an beş yaşında ve okula başladı. OHAL inceleme komisyonu dosyamı hala inceliyor. Beş yıllık süreçte 800 arkadaşımız hastalıktan, kanserden, iş kazasından; 100 arkadaşımız ise intihar ederek öldü. Biz beş yıllık bu süreçte kimseye derdimizi anlatamadık” dedi. 

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden ihraç edilen sosyal bilgiler öğretmeni Yurdagül Şahin, yaşadıkları mağduriyeti Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan‘a anlattı.

    “OHAL KOMİSYONU, 10 ARKADAŞIMIZI DALGA GEÇER GİBİ ÖLDÜKTEN SONRA GÖREVE İADE ETTİ”

    DEVA Partisi’nin İstanbul Sancaktepe ilçe binası açılışında Babacan’a seslenen Şahin, mesleğinden hukuksuz bir şekilde ihraç edildiğini söyleyerek, “İhraç edildiğimde hamileydim. Kızım şu an beş yaşında ve okula başladı. OHAL inceleme komisyonu dosyamı hala inceliyor. Beş yıllık süreçte 800 arkadaşımız hastalıktan, kanserden, iş kazasından öldü. 100 arkadaşımız intihar ederek, öldü. OHAL inceleme komisyonu öldükten sonra 10 arkadaşımızı dalga geçer gibi göreve iade etti. Biz beş yıllık bu süreçte kimseye derdimizi anlatamadık. Bunlardan birisi de sizlersiniz” diye konuştu.

    “KIZIM, KHK’Lİ ÇOCUĞU OLARAK FİŞLENMİŞ DURUMDA”

    “KHK’liler ile ne gibi bir DEVA rüzgarı estireceksiniz?” diye soran Şahin, “Biz bu zulmü yalnız KHK’liler olarak çekmiyoruz. Benim kızım KHK’li çocuğu olduğu için şu an fişlenmiş durumda. Bu zulme ortak olmayınız. Bu zulme sessiz kalmayınız. Bu bir zulüm ve suçtur. Bize yönelik 132 hak ihlali yaşandı. Daha dün Ankara’da bir KHK’linin çocuğu intihar etti. Sizler bu zulme ortak olacak mısınız? Sessiz olacak mısınız? KHK’liler ile ilgili plan yapmayı düşünüyor musunuz?” ifadelerini kullandı.

    BABACAN: ORTADA BİR ZULÜM VE MAĞDURİYET VAR

    Şahin‘in ardından söz alan DEVA Genel Başkanı Babacan ise “Biz KHK’li vatandaşlarımızın feryadını duyuyoruz. Ciddi bir adaletsizlik var. Bir zulüm ve mağduriyet var. Hepsini biliyoruz. Seçimlerden sonra kurulacak hükümette öncelikle ele alınacak konu olacaktır. Hiç endişeniz olmasın” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Babacan’ın partisine katılan Cem Vakfı yöneticisi Cem Avşar PİRHA’nın sorularını yanıtladı

    Babacan’ın partisine katılan Cem Vakfı yöneticisi Cem Avşar PİRHA’nın sorularını yanıtladı

    PİRHA- Cem Vakfı Yönetim Kurulu üyesi ve vakfın mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Cem Avşar, Ali Babacan tarafından kurulan DEVA partisinde kurucu olarak yer aldı. PİRHA’nın sorularını yanıtlayan Cem Avşar, bu partide Alevi kimliğiyle bulunduğunu belirtti ve Babacan’ın Alevi ve Kürt sorununu çözeceğini öne sürdü. 

    AKP’nin kurucularından Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın partisinin kuruluş dilekçesi bugün İçişleri Bakanlığına verildi. Ali Babacan başkanlığındaki yeni partinin kurucular kurulu da açıklandı.

    90 kişinin bulunduğu kurulda eski bakanlar Sadullah Ergin, Nihat Ergün ve Gülay Göktürk gibi isimlerin yanı sıra Cem Vakfı Yönetim Kurulu üyesi ve vakfın mali işlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Cem Avşar da bulunuyor.

    Cem Avşar, Ali Babacan’ın partisi DEVA’ya kurucu olmasını ve bu partiye katılım sürecini PİRHA’ya anlattı.

    Ali Babacan ile zaten önceden tanıştıklarını ve bu partiye Alevi kimliğiyle katıldığını söyledi. Avşar, Cem Vakfı’nın ve Onursal Genel Başkan İzzettin Doğan’ın partiye katılımından haberi olduğunu belirterek, “İyi bir Türkiye inşa etmek için oradayım” dedi.

    İşte Cem Avşar’ın PİRHA‘nın sorularına verdiği yanıtlar.

    PİRHA- Öncelikle şunu sorayım; Cem Vakfı’nda yöneticiydiniz değil mi?

    CEM AVŞAR- Doğru, evet.

    Hala yönetici misiniz?

    Evet hala yöneticiyim.

    İstifa etmediniz yani?

    Yok etmedim.

    Mali işlerden mi sorumlusunuz?

    Sorumluyum doğru.

    Ali Babacan’ın DEVA partisini neden tercih ettiniz? Size bir teklif mi geldi? Nasıl bir iletişim kurdunuz?

    Daha önceden, yıllar önce ticari bir görüşmemiz olmuştu. Bu şekilde kontağımız vardı. Kendileri böyle bir oluşum içerisine girdiği zaman Cem Vakfı Yönetim Kurulu ve Alevi kimliğimizden haberdarlardı zaten. Önce bir iletişime geçtik karşılıklı. Çağırdılar bizi, Ankara’da görüştük. Alevi yurttaşlarımızın devletten beklentilerini, olması gerekenleri anlattık, AİHM kararları hakkında bilgi verdik. Kitabımızı hediye etmiştik. Bayağı uzunca bir sohbetimiz oldu.

    Peki siz Alevi kimliğinizle mi orada bulunacaksınız?

    Evet.

    Peki hiç düşündünüz mü Alevi toplumundan tepkiler geleceğini? Biliyorsunuz Ali Babacan AKP kurucusu. Siyasal İslamcı kimliği de var. Bu konuda rahat gidebildiniz mi bu partiye?      

    Ben şöyle bakıyorum: O siyasal İslamcı, şu Alevi, diye meselelere bakmamalıyız. Kolektif toplum için bakmamız lazım. Ali beyin (Babacan), Ak Parti’de yıllarca görev yapsa bile bir güvenilirliği her zaman vardı, diğer AK Partili yönetici ve bakanlara nazaran. Biz kendisine güvendiğimiz için, samimiyetine emin olup bu işin içerisine girdik. Parti programında açıklandı. Çarşamba gününden sonra göreceksiniz, ufak da olsa girişimler var. Biz daha sonra ilerleyen süreçte açacağız. Kamu alımlarında, cemevlerinin ibadethane olması, Alevilere hak tanınması gibi toplumun taleplerini ilettik. Bunlarda çok geç bile kalındığını, bir an önce uygulanması gerektiğini kendisi de söyledi. Bu konuda güven oluşturdu. Tabi ki biz bunların takipçisi olacağız. Her yerde dile getireceğiz. Bizim asıl önceliğimiz Alevi yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini savunmak. Bunun haricinde Berlin’de okudum. Cambridge Üniversitesi ekonomi mezunuyum, iş insanıyım. Yatırımlarımız var.

    Peki Cem Vakfı’nın Babacan’ın DEVA partisine gitmenize razılığı oldu mu? Ya da İzzettin Doğan ile bizzat görüştünüz mü? Haberi var mı ?

    Tabi ki. Biz görüşümüzü, fikrimizi söyledik. Hocamıza da sorduk. Hocamız tabi ki tavsiyelerde bulundu. ‘Karar senin’ dedi. Cem Vakfı razı oldu mu olmadı mı şeklinde bir polemiğimiz de olmadı. İcazet alma gibi bir kontağımız olmadı.

    Peki size bir vaadi oldu mu Ali Babacan’ın? Siz neden orada olacaksınız?

    Daha demokratik, hukuk üstünlüğünün olduğu daha iyi Türkiye inşa etmek için oradayım. Başka hiçbir vaadi yok.

    AKP’DEN FARKLI NE YAPACAK?

    Ali Babacan AKP’den geliyor. Ekonomi politikalarında olumlu-olumsuz onun da payı var sonuçta. Neler yapacak AKP’den farklı?

    AKP’nin çıkış noktasında söylemlerini çoğu insan hatırlar. Siyasal İslamcı, Milli görüşçü çoğu ama demokratik, özgürlükçü, eşitlikçi söylemleri vardı. Toplumun duymak istediği söylemlerdi.

    Ali Babacan’ın partisinin umut vadedeceğini düşünüyor musunuz? Aleviler özellikle çok kandırıldı. AKP iktidarı kaç yıldır AİHM’in kararlarını uygulamıyor. İktidardayken Ali Babacan da sorumlu değil mi bundan? İktidardaydı, bakandı. Önemli bir statüsü vardı. Özeleştiri veriyor mu peki?

    Ali bey (Babacan), bu konuyla alakalı bunun zaten olması gerektiğini defalarca söyledi. Kendisi ekonomiden sorumlu ama temel hak ve özgürlükler konusunda duyarlı. Alevi sorunu, Kürt sorunu Türkiye’nin hala kanayana yarası. Bununla alakalı beyanını verdiğini fakat bir şekilde Tayyip Erdoğan’ın noktayı koyamadığını ifade etti kendisi.

    Alevi sorununu da Kürt sorununu da çözeceğini mi vaad ediyor Ali Babacan?

    Evet. Doğru.

    Nasıl çözeceğini söylüyor?

    Sorunları belirtmek için önce iktidar ya da muhalefet olmak lazım. Ya da iktidar ortağı olmak lazım. Bununla alakalı bizim parti programında Kürtlerin, Alevilerin sorunlarıyla alakalı yazılar geniş kapsamda var. Daha sonra bunu beyan edecek, meydanlarda, örgütlenirken. Bu şekilde bunları söyleyeceğiz.

    Peki partinin kurucular kurulunda adınızı görünce Alevi camiasından arayanlar oldu mu, olumlu ya da olumsuz?

    Bizim yönetim kurulumuz sağ olsunlar tebrik için aradılar. Cem Vakfı Yönetim Kurulu. Hayırlı olsun demek için aradılar. Bunun dışında bir şey olmadı.

    Olumsuz tepkiler gelmedi mi? Çünkü eski AKD Genel Başkanı Doğan Demir de Davutoğlu’nun partisine gitti biliyorsunuz. Epey tepki gelmişti.

    Neden her partide olmayalım ki? Önce bir felsefemiz, inancımız var. Bu insan odaklı inancımızı hayatımızda neden uygulamayalım? Toprakları paylaşıyoruz. Çocuklarımız bu toprakları paylaşıyor.

    BABACAN DA DAVUTOĞLU DA SORUMLU DEĞİL Mİ?

    Bu ülkede eşit vatandaş olamadı Aleviler? Hep sağ partiler iktidardaydı. Hiçbir zaman Alevileri tanımadılar, saygı duymadılar. Davutoğlu da Babacan da bundan sorumludur.

    Bizim amacımız bundan sonra Aleviliği ayrımcılığa uğramasın. Vergiyi ödüyorsa ondan faydalanması lazım Alevi yurttaşın. Aleviden vergi alınıyor ama cami yaptırıyorsanız olmaz bu iş. Alevi yurttaşların inançları ve ihtiyaçları doğrultusunda vergi alınmalı. Ne olursa olsun, kim olursa olsun bunu savunmaktan, dile getirmekten geri adım atmayacağız.

    Aleviler sağcı-milliyetçi partilere uzak. Sonuçta çok acılar yaşandı, katliamlar yaşandı bu ülkede. Aleviler acı çekmiş bir toplum olarak sağ partilere mesafeli duruyorlar. Oralara giden Alevi temsilcilere tepki gösteriyorlar. Bunu normal görmüyor musunuz?

    Çok normal, mesafeli olalım. Olabilir. Mesafeli olan Alevilere saygı duymak zorundayız ama düşman olmayalım.

    Alevi toplumu düşman değil kimseye. İnancında düşmanlık yok Alevilerin. Hiç kimseyi dışlamaz Alevi toplumu.

    Evet aynen öyle. Alevi vatandaşlar haklarını alsınlar.

    Daha önce deneyimler var. Alevi şahsiyetler AKP başta olmak üzere sağ partilerde bulundular. Hiçbirini görmüyoruz. Bundan bir ders çıkarabiliyor musunuz?

    Çok mu güvendiler. Süreci yürütemediler mi. Yeterince söylemleri dile getiremediler mi? Ona göre hareket etmek lazım.

    Yüzde yüz güvenerek gitmiyorum, gözü kapalı gitmiyorum, diyorsunuz öyle mi?

    Yok hayır. Parti programında göreceksiniz. Her alanda şeffaf. Ekonomide de şeffaf her şeyde şeffaf. Başka türlü bir siyasetle, argümanla gelmediler.

    Sizden başka Alevi kimliğiyle partide bulunan var mı?

    Benden başka bildiğim kadarıyla yok.

    Tabi siz olumlu değerlendiriyorsunuz, koca bir partide bir Alevinin olması eksiklik değil mi?

    Koca bir partide bir Alevi var ama illerde, ilçelerde olmayacağı anlamına gelmez.

    90 kişinin içinde bir Alevi çok az. ‘Aman bir kişi de Alevi olsun’ anlayışı söz konusu olabilir mi?

    Ben o şekil düşünmüyorum, öyle değerlendirmiyorum. Yüzde 35 kadın kotamız, yüzde 20 genç kotamız var. Genç isimler de var. Böyle çok toplumda daha genç, dinamikliğe özen göstermiş Ali bey.

    Peki azınlıklar var mı? Süryani, Ermeni, Rum?

    Ermeni yok galiba. Mardinli bir arkadaşımız var ama Süryani mi değil mi emin değilim. Biz de çok fazla tanışmadık.

    Peki daha önce yakın durduğunuz bir siyasi parti var mıydı?

    Daha önce yakın durduğumuz parti… CHP’de de, İyi Parti’de de arkadaşlarımız çok. Onun dışında başka partide arkadaşlarımız yok. İki partide görüştüğümüz arkadaşlarımız var.

    Kendinizi sağ’a daha mı yakın hissediyorsunuz?

    Yok sağ’a daha yakın hissetmiyorum.

    Merkez sağ olarak mı? Liberal misiniz?

    Merkez sağ olarak da tanımlayamam. Liberal bir tanımlama daha doğru olur.

    Peki teşekkür ederim. 

    PİRHA/İSTANBUL

  • Babacan’ın partisinde yer alacak Alevi kurum yöneticisi kim?

    Babacan’ın partisinde yer alacak Alevi kurum yöneticisi kim?

    PİRHA – Eski Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın kuracağı partinin hazırlıkları tamamlandı. Parti heyetinin kuruluş dilekçesini bugün İçişleri Bakanlığı’na vereceği öğrenildi. Geçmiş dönem milletvekillerinin ağırlıkta olduğu partinin vitrin isimleri arasında eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül, Beşir Atalay ve Altan Tan gibi isimlerin olacağı iddia ediliyor. Babacan’ın partisinde bir Alevi kurum yöneticisinin de yer alacağı belirtiliyor.

    AKP Kurucularından olan ve 2002’den sonra kurulan birçok hükümette bakanlık görevlerinde bulunan Ali Babacan ile eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül birlikteliğinde kurulacak partide son viraja gelindiği belirtilerek, çarşamba günü partinin tanıtım toplantılarının gerçekleştirileceği ve tabelanın Genel Merkez binasına asılacağı belirtildi.

    “TBMM’DE 11’İNCİ PARTİ OLACAK”

    Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül’ün Kurucu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev alacağı iddia edilirken, Ali Babacan’ın şu an görevde olan bazı milletvekilleri ile görüşmeleri tamamladığını ve partinin kuruluşundan hemen sonra TBMM’de partisinin temsil edilmesini sağlayacağı belirtildi. AKP’li bazı milletvekillerinin halen Babacan ile görüşmeye devam ettiği belirtilirken eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de Doğu – Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde teşkilatlanma çalışmalarına katkı sunduğu ve partinin kurucularının arasında olacağı belirtildi.

    ABDULLAH GÜL OLMAYACAK

    Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeni parti ile hareket edeceği ancak partinin içerisinde olmayacağı belirtilerek eşi Hayrünnisa Gül aracılığı ile partide temsil edilecek. Babacan’ın İstanbul, Ankara, İzmir, Maraş, Van, Mardin ve Diyarbakır’da teşkilatlarını kuracak isimlerin hazır olduğu belirtildi.

    HDP VE MHP’DEN ESKİ İSİMLER YER ALACAK

    Partinin kuruluşundan sonra TBMM’de AKP’den geçecek bazı isimlerin partinin kuruluşunu beklediği iddia edilerek, partinin kurucuları arasında HDP ve MHP’li isimlerinde yanyana geldikleri belirtildi. Babacan’ın partisinin önceliği güçlü muhalefet birliği kurulup iktidarın el değişmesini sağlamak olarak belirtilirken, Erdoğan’ın defalarca Babacan ile görüşmek istediği en son görüşmenin İdlib’de yaşanan çatışma sonrasında olduğu belirtildi. Ali Babacan’ın Erdoğan’ı arayarak başsağlığı dilediği belirtildi.

    İSTANBUL, ANKARA, KAYSERİ VE VAN İL BAŞKANLIĞI BİNALARI SATIN ALINDI

    Ali Babacan’a yakın bir iş adamı tarafından İstanbul, Ankara, Kayseri ve Van İl Başkanlığı binaları olarak hizmet verecek yerlerin Babacan’a yakın bir iş adamı tarafından satın alındığı ve bu kişinin de partinin kurucuları arasında olacağı belirtildi. Van’da İlçe ziyaretleri gerçekleştiren Beşir Atalay’ın da bölgede temaslarını yoğunlaştırdığı ve aşiret ileri gelenleri ile iletişimde olduğu belirtildi.

    ERDOĞAN’A İLK TEPKİ KAYSERİ’DEN

    Erdoğan’ın Kayseri ziyaretinde Kayseri İl Başkanı ve milletvekilleri ile bir araya geldiği, Kayseri Milletvekillerinin Erdoğan’a, “Burada Abdullah Gül aleyhine çalışamıyoruz” dedikleri öne sürüldü.

    Erdoğan’ın Abdullah Gül için kullandığı “hain” ithamının bölgede yurttaşlar tarafından tepkiyle karşılandığını Erdoğan’a ilettiler. Babacan’ın partisinde 1 Kayseri milletvekilinin de olduğu iddia ediliyor. Ayrıca iktidarı adil olmamakla suçladıktan sonra Erdoğan’ın istifasını istemesi üzerine AKP’den ayrılan İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun da yeni partide görev alacağı iddia ediliyor.

    ALEVİ KURUM YÖNETİCİSİ DE KURUCULAR ARASINDA 

    Yeni partinin Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrımı gözetmeksizin tüm muhalif isimleri bir araya getirmeye çalışacağı iddia ediliyorken, kurucular arasında bir Alevi kurum yöneticisinin de yer alacağı belirtildi. Partinin Alevi Politikalarından sorumlu olacak bu kişi Babacan’a en yakın ekipte yer alıyor. Şu an da diğer kurumlar ile de görüşmelerin devam ettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

    Abdullah Gül: Gezi olaylarıyla gurur duyuyorum

    AKP’nin Kurucu Genel Başkanı ve 11’nci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Karar yazarları Ahmet Taşgetiren, Elif Çakır ve Yıldıray Oğur’a konuştu. Abdullah Gül çarpıcı açıklamalar yaparken Ali Babacan’ın kuracağı parti ile alakalı da mesajlar verdi.

    Ali Babacan’ın kuracağı partiye verdiği destekle bilinen 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, siyasal islamın tüm dünyada çöktüğünü söyledi. Gezi olaylarıyla ilgili gurur duyduğunu söyleyen Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde İbrahim Kalın ve Hulusi Akar’ın kendisini ziyaret etmeye helikopterle gelmesiyle ilgili olarak “Hemen yan taraf Üçüncü Kolordu zaten, oraya inmişler. Zaten bizim ofisimizle kolordu arasına bir bahçe kapısı var” dedi.

    Kürt sorununun çözülememesi halinde uluslararası bir mesele haline geleceğinden korktuğunu belirten Abdulah Gül, Rusya ile ilişkilerde ölçünün kaçtığı eleştirisinde bulundu. Gül, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un “Arkasında siyasi ayak” var dediği askerlerin sivil mahkemelerde yargılanması yasasını Cumhurbaşkanı olarak niye onayladığını ise şöyle açıkladı: “AB kirterleri için imzaladım.”

    “RUSYA İLE İLİŞKİLERDE ÖLÇÜ KAÇTI”
    Türkiye ile Rusya arasında halen devam eden ve bazen sertleşip bazen de yumuşayan ilişkileri eleştiren Abdullah Gül İktidarın Rus Politikasını eleştirerek “Büyük devletler ile komşuysanız, hele bu komşu otoriter bir büyük devletse, ilişkileriniz ne düşmanca olacak ne de kendinizi kaptıracaksınız. Bu husus çok önemli. Düşman da olmayacaksınız gayet samimi, dürüst ilişkiler geliştirmek için çok uğraşacaksınız, onlara karşı başkalarının düşmanlığının aleti de olmayacaksınız Şuan ilişkilerin seviyesinin kaybedildiğini düşünüyorum. Ölçüsü kaçtı” dedi.

    “KUTUPLAŞMA SİYASETİ TÜRKİYE İÇİN TEHDİTTİR”
    İktidar üyesi politikacıların ötekileştirici dilini eleştiren 11inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül “Türkiye’de siyaset dilinin ve siyasi argümanların ne yazık ki içi dolu değil. Özü sağlam değil, derinliği yok, daha çok taktiksel. Tüm tartışmalar ‘nasıl kazanırım, nasıl kazanılır, nasıl kazanırıza dayanıyor. Memleket için neyin iyi neyin kötü olacağı yeterince konuşulmuyor. Siyaset çerçevesinde konuşulan her şey böyle gördüğüm kadarıyla. Kimlik ve inanç temelli siyaset uzun ömür olmaz aksine kaybettirir, şuan bunun en somut halini görüyoruz” dedi.

    “BABACAN’I VE PARTİSİNİ DESTEKLİYORUM”
    Ali Babacan’ın yakın bir zamanda ilan edilecek olan partisini desteklediğini belirten Abdullah Gül, AKP’nin kuruluşunu hatırlatarak Babacan’ın partisinin de aynı siyasi daralmadan kurtulmak adına oluşan kamuoyunu değerlendireceğini belirtti. Abdullah Gül “Ali Bey’in karakterine, eğitimine, bilgisine, siyaset üslubuna güvenen ve takdir eden bir insanım” diyerek sözlerine “Siyasi partiler sadece kişilerin arzusuyla ortaya çıkmaz. Toplum mecbur eder yeni siyasi oluşumları. AK Parti’yi kurarken hazırladığımız programlar, beyannameler ciddi bir emek mahsulüydü ve bilinçli olarak yazılan şeylerdi. Aramızdan birinin kalemiyle yazılıp konan şeyler değildi. O zaman onları çok içselleştirenlerimiz vardı” diye devam etti.

    “GEZİ OLAYLARI İLE GURUR DUYUYORUM”
    Cumhurbaşkanı olduğu dönem yaşanan Gezi direnişi ile ilgili dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı sessiz kaldığı eleştirilerine cevap veren Abdullah Gül “Sessiz kalmadım. O süreç içerisinde Bakanlar ve Başbakana Gezi’nin bir temel hak olduğunu belirttim. Çıkıp Gezi ile gurur duyuyor demiştim. İnsanlar doğa ve ağaçlar için sokaklara çıkmışlar, bu en demokratik haktır. Yeşilin, doğanın hakkı için verilen mücadele önemlidir. Demokrasi sadece seçim değildir demiştim. Bana o zaman bizim camiadan bazıları milli irade dersi vermeye kalktı. Milli iradenin ne olduğunu anlattım. Demokrasi sadece seçim değildir, seçimin ötesi vardır dedim. Hâlbuki ben şimdi bunları söylerken bu kadar tatsız politik ortamın içinde bunları tekrar konuşmak istemiyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)