Etiket: ali haydar kurt

  • Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tutuldu -VİDEO

    Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tutuldu -VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma etkinlikleri kapsamında Alevi kurumları Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tutuldu. Cemi yürüten Pir Ali Haydar Kurt, “Biz bu yolun gerçek sahipleri olarak buradayız. Hakkın ve hakikatin olmadığı yerde cem olmaz” dedi.

    Alevi kurumları, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda birlik cemi tuttu. Cemi Baba Mansur Ocağı evlatlarından Ali Haydar Kurt yürüttü.

    Kurt, “Bizler burada razılık ile cem olacağız. Bizler burada cem yapmıyoruz cem oluyoruz. Ne mutlu bu yola, bu bilince sahip çıkana. Biz bu yolun gerçek sahipleri olarak buradayız. Hakkın ve hakikatin olmadığı yerde cem olmaz” dedi.

    12 hizmet görüldükten sonra Alevi Kültür Derneği (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise yaptığı konuşmada şunları söyledi:

    “3 gündür dergahımızın işgaline karşı koymaya çalıştık. Kendi dergahımızda cem yapabilmek için dilekçe verip izin istedik. Cemimizi hangi dedemizin yürüteceğini sordular. İnancımıza saygıları yok. Bu inanç kimsenin satın alabileceği bir inanç değildir.”

    Cem lokmaların pay edilmesinin ardından sona erdi.

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

  • Pirler, devlet eliyle yapılan ceme ‘Rızalığımız yok’ diyerek tepki gösterdi!-VİDEO

    Pirler, devlet eliyle yapılan ceme ‘Rızalığımız yok’ diyerek tepki gösterdi!-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Hacıbektaş dergahında yaptığı ceme çok sayıda pir “Rızalığımız yoktur” diyerek tepki gösterdi. Devlet eliyle cem yürütülemeyeceğini vurgulayan dedeler, “Aleviliği asimile etmek isteyen bir kuruma karşı razı olmadığımızı dile getirdik ve kendilerini orada pire havale ettik” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri’ne müdahalesi nedeniyle toplumun tepkisi sürüyor.

    61. Ulusal 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nin 1. gününde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı öncülüğünde cem yürütülmek istendi. Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın avlusunda yapılan ceme, çok sayıda pir “Rızalığımız yoktur” diyerek tepki gösterdi. Ancak cemi yürüten Hüseyin Hürrem Ulusoy, itirazda bulunan dedelere karşılık “Rızalığı olmayan çıkabilir” yanıtını verdi.

    “KENDİLERİNİ PİR’E HAVALE ETTİK”

    Devlet eliyle yapılan cemin, “Seyirlik” olduğunu belirten dedeler, PİRHA’ya konuştu.

    Sarısaltuk Ocağından Cihan Saltuk, “Hacı Bektaş’ı anmak, en başta onu anlamakla başlar” diyerek şunları söyledi:

    “Hacı Bektaş’ı anlamayan, sadece başına bir taç takmış; mevki, makam kullanarak buraya gelmeleri Hacı Bektaş’ı andıklarını hiçbir zaman göstermez. Çünkü Hacı Bektaş’ı hiçbir zaman anlamamışlar. Eğer anlamış olsalardı ‘72 milleti bir görmeyen bizden değildir’ diyor pirimiz, buradaki insanları ötekileştirmezlerdi. Kendi yanındaki, yöresindeki insanlara, bu topraklarda yaşayan halklara ayrı bir gözle bakmazlardı. Hacı Bektaş’ı anlamalarını da hiçbir zaman beklemiyorum. Sadece burada gelip etkinlik, konser yapabilirler.

    Bizim amacımız cümle alemde cem olabilmek. Dört duvarın içinde cem olabilmek kolay. Önemli olan hayatın içinde bizim bir olabilmemiz, cem olabilmemiz. Cem olabilmek bu yolu süren herkesin hakkıdır, hiç kimsenin de tekelinde değildir. Ama bizim yolumuzda cem olurken de rızalık vermek vardır. Bizler de bugün oraya gittik, rızalık vermediğimizi söyledik. Çünkü buraya gelirken dışarıdan devşirme insanları getirerek burada kendilerini kabul ettirmeye çalışan bir kurum var. İktidar ve MHP tarafından kurulmuş Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, Alevileri asimile etmek, bölmek için oluşturulmuş bir kurum. Orada cem tutmak için gelenler de habersiz. Dolayısıyla Aleviliği asimile etmek, halkı bölmek isteyen bir kuruma karşı biz de onlardan razı olmadığımızı dile getirdik. Ve kendilerini orada Pir’e havale ettik.

    Geçmişe baktığımızda bu dergaha kayyım da atadılar, her şeyi yaptılar. Bu yol ama her şeye rağmen devam ediyor. Buraya nice sultanlar, şahlar, padişahlar gelmiş ama Aleviler hiçbir zaman ne bir sultanın, ne gücünün ne de sarayın önünde eğilmiştir. Aleviler sadece kamil insan sırrı önünde eğilmişlerdir. Bizler bu yüzden buraya geldik. Bizler sadece pirimiz önünde eğiliriz, ona ikrar veririz.”

    “İBADETİMİZDE ŞEKİLCİLİĞE YER YOKTUR”

    Baba Mansur Ocağı evlatlarından Ali Haydar Kurt ise Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın tehlikelerine dikkat çekti. Alevi toplumunun, yaklaşık 40 yıldır kurumsal örgütlerinin olduğuna işaret eden Ali Haydar Kurt, şöyle devam etti:

    “Alevi örgütlerimiz, derneklerimiz, kurumlarımız aktif bir şekilde hizmetlerine devam ediyor. Her sene yapıldığı gibi pirimizin huzuruna gelip onu anmak da Alevi örgütlerinin bir hizmeti, görevi. Zaten biz senelerdir yapıyoruz. Daha 1 sene önce kurulan bir kurumun gelip burada misilleme, sabote ediyormuşçasına kurulan hizmeti engellemesi hiç etik bir durum değildir.

    Erenlerin sözü ile başlayalım; ‘Cem erenlerindir, çarka girenlerindir. Bu yola eğri sığmaz, doğru gidenlerindir.’ Cem yapmak değil, cem olmaktır esas. Kendi yüreğinde, kendi gönlünde cem olamayanın, topluma ‘biz bakın cem yapıyoruz’ demesi doğru değil. Nitekim bizim inancımızda gösteriş yoktur. Yol erenleri çok iyi bilirler, bizler gülbenglerimizde şunu deriz; ‘Hakk için ola seyir için olmaya’. Seyirlik bir inanç ritüeli ortaya konulduğu zaman burada razılık, rızalık olmaz. Biz de bugün gidip rızalığımızın olmadığını dile getirdik. Orada şeklen bir şeyler yapmak, birilerinin güdümü ve öngörüsüyle bir şeyler yapmak için bir araya geldiler. Biz de ‘İbadetimizde şekilciliğe yer yoktur’ dedik.”

    “’AK PARTİ, ALEVİLERİ BİRBİRİNE DÜŞÜRÜYOR”

    Şah Ahmet Yesevi Ocağı’ndan Ali Ekber Erden de Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın yaptığı cemi protesto eden isimler arasında yer aldı. “Rızalık olmayan yerde cem yürütülmez” diyen Ali Ekber Erden şu eleştiriyi yaptı:

    “Misafir kartlarıyla o dergaha giriliyorsa ben o kişilerin Aleviliklerinden şüpheleniyorum. Çünkü biz misafir değiliz. Bizler Yol’umuzun sahibiyiz. Bugün pirimizin kemikleri sızlamıştır. Bu durum bizim inancımıza yakışmıyor. Kültür Bakanlığı’nın hazırladığı bir ceme karşı ‘rızalık vermiyoruz’ dedik. Ancak oraya katılan canların da hiçbir şeyden haberleri yoktur eminim. Oraya gelen canlara ‘AK Parti, Alevileri birbirine düşürüyor’ dedik.

    AKP’liler, bizimle cem yapamaz. Bizler cemal cemale cem yaparız ama onlar sırtlarını pire döndüler. O posta oturan pirler, düşkün olduklarını bilmeleri lazım. Posta oturan o kişi, ceddine ihanet etti. O kişiler ikrarlarından döndüler. Çünkü o sofralarda lokma yediler.”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • ‘Kadın ve gençliğin olmadığı yerde sağlıklı Alevi örgütlenmesi yapılamaz’-VİDEO

    ‘Kadın ve gençliğin olmadığı yerde sağlıklı Alevi örgütlenmesi yapılamaz’-VİDEO

    PİRHA- Hacıbektaş’ta ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayında konuşan kadınlar, Aleviliğin bugüne gelmesinde kadınların rolüne işaret ederken, çalıştayda gençlerin yokluğuna dikkat çeken Baba Mansur Ocağı evlatlarından Ali Haydar Kurt ise, “Gençliğe sahip çıkılmadığı, gençliğin söz hakkı olmadığı, gençliğin konuşulmadığı, gençlerin var olmadığı yerde sağlıklı bir şekilde örgütlenme ve ilerleme modeli geliştiremezsiniz” dedi.

    Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Alevi kurumları tarafından 17-18 Eylül’de ‘Cumhuriyetin İkinci Yüzyılı İçin Aleviler Bugünü ve Geleceği Tartışıyor’ çalıştayı yapıldı.

    GÜLTEN ÖNAL: ALEVİ KADINLAR MUTLAKA ÖRGÜTLÜ OLMALI

    Çalıştayda konuşan Alevi kadın aktivist Gülten Önal, “Yol kadındır, kadın Yol’dur” diye sözlerine başlayarak, “Eğer yüzyılda bizler bugün buraya kadar gelmişsek burada esas özne olan Alevi kadınlardır. Bugüne kadar Aleviliği buraya getiren, yaşatan bunca zulme, baskıya rağmen gizli gizli Aleviliğini yürütüp bugünlere getiren Alevi kadınlarıdır. Alevi kadınları sizler gibi pırıl pırıl yiğit evlatlar yetiştirmeseydi bugün biz burada ne Aleviliği tartışıyor olabilirdik ne de gelecek yüzyılını tartışıyor olabilirdik” dedi.

    Kadınların binlerce yıldır acı çektiğini ve büyük bir mücadele yürüttüğünü ifade eden Gülten Önal, “Şehriban Bacı, Sakine Bacı, Elif Ana, Güzide Ana, Didar Ana, Ayşe Bacı gibi yakın tarihin Alevi kadınları yaşadıkları sürece iz bırakmış, Aleviliğe pek çok katkı sunmuşlardır. Ama nedense önemsenmemiş, hatta yok sayılmışlardır. Yolda kadın vardır diyoruz, kadın Yol’dur diyoruz. Çünkü kadınların bugüne kadar çok ciddi emekleri vardır. Alevi kadını direnişçi ve adaletli bir iradenin sahibidir. Alevi kadını modernizmi, çağdaşlığı, kapitalizmi renkli ve kirli dünyasına göre algılamaz” diye belirtti.

    Alevi kadınların mutlaka örgütlü olması gerektiğinin altını çizen Gülten Önal, “Fakat eril zihniyetin şöyle düşündüğünü duyar gibi oluyorum. Siz yaptığınız da biz yok mu dedik? Evet arkadaşım yok diyorsunuz. Siz bırakmıyorsunuz. Çekilin bir önümüzden bakın biz neler yapabiliriz. Eğer burada gelecek yüzyılı konuşuyorsa, burada mutlaka federasyonların yanında Alevi örgütlü kadınların da yer alması gereklidir” diye konuştu.

    ŞEHRİBAN MUTLUER: ALEVİLİK SORGULAMAKTIR, ÖNCE VİCDANINI SORGULA!

    Arzuman Ocağı evlatlarından Şehriban Mutluer de, çalıştayda söz aldı. Şehriban Ana, konuşmasında şunları ifade etti:

    “Aleviyim dedim taşa tuttular, Hüseyinim dedim susuz bıraktılar, ben Aliyim dedim arkamdan vurdular, yolum Hacı Bektaş dedim sürgüne gönderdiler, Pir Sultan’ın torunuyum dedim darağacına aldılar. Yıksan da ocağımı, etsen de pare pare, assan da başımızı biz Yolumuzdan vazgeçmedik. Bana karşı olan topluma değil, ben kendime bakarım. Biz ayrım yapmadık. Yezit vicdansız, Muaviye imansız, Sübyan insanlıktan haberi yok. Peki siz bunun karşısında ne yaptınız değerli canlarımız değerli bacılarımız? Süslenip püslenmek eşimin aldığı arabayla gezmek benim için kadınlık değil. Benim için kadınlık Yolumun kadını olmaktır.

    15 yıl şeriat köyünde kaldım ve beni hiç kimse engelleyemedi. Nemrut’a karşı İbrahimsen Alevisin, firavuna karşı Musa mısın Alevisin, zalime karşı Hz. Âli misin Alevisin, Yezide karşı İmam Hüseyin misin Alevisin, Hızır’a karşı Pir Sultan mısın Alevisin. Bizi kadimden bugüne kovdular, dövdüler, hakaret ettiler, neredeydin alemde misin? O zaman buyur kitaplarını oku, Yo’lu yürüt, bilmediğini sor, öğren. Alevilik sorgulamaktır, önce vicdanını sorgula.

    Biz kendimizi bölmeyelim sevgili canlar çocuklarımızı yetiştirelim. Küçük çocuklarımız camiye gidiyor beyinleri boş olan çocuklarımızın beynini dolduruyorlar. Ama bizim duyarsızlığımıza bakın ki yedi bölge Türkiye, yurt içinden, yurt dışından nerede bu canlar, nerede gençlik? kimseyi suçlamıyorum hatayı önce kendinde arayacaksın.”

    ALİ HAYDAR KURT: GENÇLERİN VAR OLMADIĞI YERDE SAĞLIKLI ÖRGÜTLENME OLMAZ

    Baba Mansur Ocağı evlatlarından Ali Haydar Kurt ise, çalıştayda yaptığı konuşmada, gençliğin yokluğuna dikkat çekti.

    Alevi kurumlarının temel taşı gençlik olduğunu vurgulayan Kurt, şunları dile getirdi:
    “Gençliğe sahip çıkılmadığı, gençliğin söz hakkı olmadığı, gençliğin konuşulmadığı, gençlerin var olmadığı yerde sağlıklı bir şekilde örgütlenme ve ilerleme modeli geliştiremezsiniz. Gençler burada olmalı, bu atmosferi yaşamalı. Bu atmosferi yaşarken sizden gıdalanmalı, öğrenmeli, yaşamalı. Çünkü Alevilik dediğimiz şey kitaplara sığmaz, mürekkeple yazılmaz, yaşamakla olur. Yaşamadığımız bir şeyi ardıllarımıza nasıl aktarabiliriz. Biz bir şeyi sağlıklı bir şekilde ardıllarımıza aktarmak istiyorsak gençliği en arka planda değil de en ön planda tutmalıyız. Temeli baştan sağlam tutmalıyız ki ileriye dönük yapılan çalışmalar ve ileriye dönük yapılacak projeler daha sağlıklı olsun.”

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

     

  • Buca’da Alevi Bektaşi İnanç Derneği’nden oruç lokması ve cem-VİDEO

    Buca’da Alevi Bektaşi İnanç Derneği’nden oruç lokması ve cem-VİDEO

    PİRHA- İzmir Buca’da bulunan Alevi Bektaşi İnanç Derneği, Matem orucunun sona ermesiyle birlikte oruç lokması pay ederek Muhabbet Cem’i gerçekleştirdi. Muhabbet Cem’inde konuşan Baba Mansur Ocağı pirlerinden Onur Güngör, “Her dönemin Yezid’ine karşı bir Hüseyin olacak” dedi.  

    Matem orucunun son bulmasının ardından Alevi Bektaşi İnanç Derneği kurban ve aşure lokmalarını pay ettikten sonra Muhabbet Cem’i gerçekleştirdi. Dernek binasında gerçekleşen ve 12 hizmetin yürütüldüğü ceme birçok yurttaş katılırken, cemi Baba Mansur Ocağı pirlerinden Ali Haydar Kurt ve Onur Güngör yürüttü.

    “KERBELA TÜM İNSANLIĞIN VE İNANANLARIN DÖNÜM NOKTASIDIR”

    Muhabbet Cem’inde konuşan Baba Mansur Ocağı dedelerinden Ali Haydar Kurt şunları söyledi:

    “Biz yolumuza, inancımıza, erkanımıza ne denli özenli, sadakat ile sahip çıkarsak yolun yüceleri bizleri gözetir ve bizim yarenimiz olur. Yeter ki gönlümüzde ikilik olmasın. Gönlümüze herhangi bir ikilik koymadan, hak meydanı dediğimiz kurumlarımıza, cemevlerimize gelip gönlümüz ile can olup, canın içinde cem olup Hakkın benliğinde kendi özümüzü görelim. Bu inanç 1339 yıl önce büyük bir dönüm noktasından geçmiş ve bizlere ulaşmıştır. Kerbela tüm insanlığın, inananların dönüm noktasıdır aynı zamanda.”

    “ESKİDEN KILIÇLA, URGANLA BOYNUMUZU VURUYORLARDI, ŞİMDİ İSE KALEMLE”

    Baba Mansur Ocağı dedelerinden Onur Güngör ise, “Bundan sonra gelecek nesil o denli kör olacak. Derler ya tarih tekerrürden ibarettir, gelecek nesiller Kerbelaları topluma yaşatacak” diyerek şunları vurguladı:

    “Kente göç ile birlikte kent Aleviliği artık cemevlerinde yaşanmakta. Bu kurumlara sahip çıkmanız gerekir. Geçmişten günümüze türlü politikaların asimilasyonuna uğrayan inancımıza karşı baskılar devam etmekte. Eskiden kılıçla, urganla boynumuzu vuruyorlardı, şimdi ise kalemle bizi katlediyorlar. Politikaları değişti. Daha 7-8 yaşındaki çocuklarımıza ilkokulda sıraları birleştirerek şekli olan ibadeti yaptırmaktalar. Bizim çocuklarımız okul sıraları üzerinde namaz nasıl kılınır bunu öğrendiler. O yüzden yolumuzu, inancımızı, erkanımızı sahiplenmeliyiz. Çocuklarımızı cemevlerinde yetiştirmeli, bilgilendirmeliyiz. Yoksa geleceğimizi bu zihniyete terk edersek çok yobaz bu zihniyetle geçmişimiz çok karanlık olacak. Bundan sonra gelecek nesil o denli kör olacak. Derler ya tarih tekerrürden ibarettir. Bundan sonra gelecek nesiller Kerbelaları topluma yaşatacak. Kerbela doğanın katledilmesi ile yaşanıyor. Dersim, Maraş, Sivas, Gezi, Suruç, Diyarbakır, Roboski birer Kerbela’dır. Her dönemin Yezid’ine karşı bir Hüseyin olacak.”

    Cem, lokmaların pay edilmesi ile son buldu.

    Ersin ÖZGÜL / İZMİR

     

  • Dede Ali Haydar Kurt: İktidar Aleviler üzerinden rant elde etmeye çalışıyor-VİDEO

    Dede Ali Haydar Kurt: İktidar Aleviler üzerinden rant elde etmeye çalışıyor-VİDEO

    PİRHA -İzmir’de çeşitli cemevlerinde dedelik yapan, Baba Mansur Ocağı mensubu Ali Haydar Kurt, özellikle cemevlerine verilecek olan yasal statünü ve devletin dede yetiştirerek Alevilik inancının değerlerini yok etme çabasını PİRHA’ya değerlendirdi. Kurt, “İktidar Aleviler üzerinden rant elde etmeye çalışıyor” dedi.

    İzmir’de çeşitli cemevlerinde dedelik yapan, Baba Mansur Ocağı mensubu Ali Haydar Kurt, özellikle cemevlerine verilecek olan yasal statünü ve devletin dede yetiştirerek Alevilik inancının değerlerini yok etme çabasını PİRHA’ya değerlendirdi.

    Özellikle cemevlerine verilecek olan yasal statünün yıllardır bir seçim vaadi olduğunu belirten Kurt, “Bu vaatlerin amacı Alevilerin oylarını kendi taraflarına çekmektir” dedi.

    “Bu tür vaatleri her seçimde yapacağız deyip yapmadıklarını ve yapmayacaklarını biz de biliyoruz” diyen Kurt, “Kimse kusura bakmasın cemevlerine tanınacak yasal statü kesinlikle ve kesinlikle rica minnet olayı değildir” dedi. İktidarın sadece Aleviler için de değil bütün inançlar için yasal statüsü tanımasının zorunlu olduğunu söyleyen Kurt, bu yasal statünün tanınacağına ilişkin hiç umudu olmadığının da altını çizdi.

    “DEDELER TALİPLERİYLE ET İLE TIRNAK GİBİDİR”

    Dedeliği gerçekten benimseyen bir kişinin devletten maaş kabul etmeyeceğini söyleyen Kurt, “Devletin yapmış olduğu şeyin bizlere şekil vermesi, onların istediği şeyleri yapmamızdır ifadelerini kullandı.

    “Bu bir hizmet değildir” diyen Kurt, bunun peşkeş çekmekten başka bir şey olmadığını ve yola gerçek manada hizmet eden dedelerin bunu kabul etmeyeceğini belirtti.

    Dedelerin taliplerine hizmet eden, talipleriyle et ile tırnak olan kişilerin olduğuna değinen Kurt, devletin yol ve erkan bilmeyen dedeler yetiştirip bir de onları cemevlerinde görevlendirip Aleviliği anlatmasını doğru bulmadığını söyledi.

    Kurt, “Geçtiğimiz sene Matem ve Hızır aylarında devletin Dersim’den 12 dedeye gri pasaport çıkartarak yurt dışına Alevi inanç önderi olarak göndermesi de bunun bir kanıtıdır” dedi.

    “İKTİDAR ALEVİ İNANCI ÜZERİNDEN RANT ELDE ETMEYE ÇALIŞIYOR”

    Alevileri yeni bir asimilasyonun beklemediğini, asimilasyonun zaten var olduğunu ifade eden Kurt, bu asimilasyonun cemevleri ve dedeler yoluyla arttırılacağını savundu.

    Dedelik okulları açarak, cemevlerini camilere benzeterek asimilasyonda yeni bir çığır açtıklarını açıklayan Kurt, cemevlerinin hak lokmalarıyla kaynayıp o lokmalarla oluşan yerler olduğunu ve dedelerin ise toplum tarafından sevilip sayılan, toplumun ön gördüğü cemevlerinde hizmet veren kişilerden oluştuğunun altını çizdi. Kurt, cami hocalarının kesinlikle Alevi dedelerine benzetilmemesi gerektiğini söyledi.

    Alevi inancını kabul etmeyen zihniyetin kişisel, siyasi çıkar ve menfaatleri uğruna bu inanç üzerinden rant elde etmeye çalıştıklarını belirten Kurt, tanımadıkları bir inancı kendi oyunlarına alet ettiklerini, öncelikle inancı tanımaları gerektiğini sonrasında o inanç üzerine söz sahibi olmaları gerektiğini söyledi. Kurt, daha düne kadar cemevlerine cümbüş evi diyen zihniyetin bugün cemevlerine statü vereceğini söyleyerek Alevi toplumunu, daha doğrusu kendilerini kandırmasınlar ifadelerini kullandı.

    “İKTİDAR AHİM KARARNAMESİNİ OKUMALI”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararlara uyduklarını zanneden bir iktidarın olduğunu söyleyen Kurt, AHİM’in açıklamasında ilk önce “İnancı tanımak lazım” ifadelerinin yer aldığını ancak iktidarın tanımadığı bir inanç hakkında bir şeyler yapmaya çalıştığını belirtti. İktidara düşecek en büyük görev AHİM kararnamelerinin okunması olduğunu ifade eden Kurt, Türkiye’de var olan bütün inançlara tarafsız ve inançların gerektiği koşulların devlet tarafından karşılanması gerektiğini söyledi.

    “CEMEVLERİ VE ALEVİ KURUMLARI GENÇLERİ YETİŞTİRMELİ”

    Kurt, bütün bunlara karşı Alevi kurumlarının temkinli olmaları gerektiğini ve cemevlerinin rehber pozisyonu görüp bu inanca talip olan kişilerin bir araya getirilmesi için çalışmalar yapması gerektiğini dile getirdi.

    “Cemevleri, kurumlar ve dernekler bu saatten sonra yola ve erkana hizmet edecek gençler yetiştirmeli” diyen Kurt, bunu Aleviler yapmaz ise devlet eliyle gençler yetiştirileceğine dikkat çekti.

    Kurt, “Bu yüzden cemevlerinin kendi çatısı altında bulunan gençlere yolu ve erkanı öğretmesi, bu gençlere çeşitli görevler verip onları hem hayata hem de topluma gelebilecek zararlara karşı önleyici olarak yetiştirmeli” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Ali Haydar Kurt Dede: Seçim öncesi verilen vaadler yerine getirilsin

    Ali Haydar Kurt Dede: Seçim öncesi verilen vaadler yerine getirilsin

    PİRHA- 24 Haziran erken seçim sonuçlarına ilişkin konuşan Pir Ali Haydar Kurt, “Biz direnmeye devam edeceğiz, hak mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. Hükümetler değişir, kişiler gelir gider ama yol bakidir, inanç bakidir” dedi. 

    Baba Mansur Ocağı mensubu Pir Ali Haydar Kurt, 24 Haziran seçim sonuçlarını değerlendirdi. PİRHA’ya konuşan Ali Haydar Kurt, bu seçimlerin 16 yıldan beri Türkiye tarihinde ilk kez bir umut, yeniden bir doğuş olacağını söyledi.

    Kurt, “Ancak siyasi çıkarlar ve menfaatler uğruna iktidarın siyaset dışı yapmış olduğu oyunlarıyla alışılagelmiş bir düzeye geldi. 16 yıldır kendisinden olmayanı beğenmeyen, sadece bana taraf olursan yaşayabilirsin edasıyla insanları belli olmayan yerlere sürükleyen bir hükümet var. Beğenmeyen, ‘sadece bana taraf olursan yaşayabilirsin’ edasıyla insanları belli olmayan yerlere sürükleyen bir hükümet var” dedi.

    “DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Muhalefetin seçim kampanyası sürecinde çeşitli öneriler sunduğunu ancak yeterli olmadığını ifade eden Kurt sözlerine şöyle ifade etti:

    “Nasıl olabilirdi, yöntemi nasıldı veya ne şekilde düzelebilirdi onu bilemiyoruz. Türkiye’nin gelecekteki 5 yılda daha iyi yerlere gitmesini umut ediyorum. Özellikle Alevi toplumu için hak mücadelesi verenlere, seçim öncesi verilen sözlerin tutulması en büyük isteğimiz olacaktır. Çünkü statü bir lütuf değildir. 16 yıldır her seçim arifesinde Alevilere çeşitli vaatler sunuluyor bunların yerine getirilmesi gerekir. Biz Aleviler siyasetimizi Pir Sultan gibi, İmam Hüseyin gibi yaparken, Pir Sultan’ın karşısına çıkan Hınzır Paşalar, İmam Hüseyin karşısına çıkan Yezitler maalesef ki şu zamanda da biz Alevi toplumunun karşısına çıkıyor. Onun için biz Hüseyin olmalıyız, Pir Sultan olmalıyız, biz direnen, umut besleyen Aleviler olmalıyız. Alevi toplumu için 24 Haziran seçimleri alışılagelmişin üstünde olur mu bilmiyorum. Daha mı kötü olur? Artık bundan daha kötüsü var mı diye düşünüyorum. Onun için bütün inançlara, halklara, kavimler topluluklarına, Türkiye’de yaşayan tüm insanlara bu seçimin adil olmadığını, bu seçimin baskın bir seçim olduğunu bağıra bağıra söylemenin de gereği olduğunu düşünmüyorum. Aleviler yine dik durup duruşlarını bozmamalı, ne vaat verilirse verilsin ne söylenirse söylensin yolun, erkanın, inancın emrettiği gibi bir yaşam sürmeli. Aleviler Kerbela’dan beri yok sayılıyor, çeşitli kıyamlara katliamlara uğratılıyoruz. Artık bu saatten sonra da bir kıyım bir katliam olur mu, olursa da hiç şaşırmayız çünkü her şeyi yapabilecek potansiyelde bir hegemonya var ülkede. O yüzden biz direnmeye devam edeceğiz, hak mücadelemizi vermeye devam edeceğiz. Hükümetler değişir, kişiler gelir gider ama yol bakidir, inanç bakidir.” (HABER MERKEZİ)

  • Alevi dedesinden AKP’ye tepki: Lütfen Alevileri kendinize güldürmeyin-VİDEO

    Alevi dedesinden AKP’ye tepki: Lütfen Alevileri kendinize güldürmeyin-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Yol Erkan Meclis üyesi Ali Haydar Kurt, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü tanıyacağız’ söylemlerine ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kurt, “16 yıldır iktidarda olan bir hükümet cemevlerini yasal statüye kavuşturmuyor ve Alevilerin oylarını çekeriz babında cemevlerini yasal statüye kavuşturacağız vaadi veriyor” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Cemevlerine yasal statü vereceğiz’ söylemlerine bir tepki de Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Yol Erkan Meclis üyesi Ali Haydar Kurt’tan geldi.

    Kurt, “Bunlar aslında pek de yeni olan bir durum değil. Aslında Alevilerin, Alevi toplumunun alışık olduğu bir durum. 16 yıldır iktidarda olan bir hükümet 16 yıldır cemevlerini yasal statüye kavuşturmuyor ve yine her sene ve her seçim arifesinde olduğu gibi Alevilerin oylarını çekeriz babında inançtan girip inanç merkezlerini, inanç kurumlarını yasal statüye kavuşturacağız, diye bir vaat veriyor” ifadelerini kullandı.

    “16 YILDIR İKTİDARDASINIZ, ŞİMDİ Mİ AKLINIZA GELDİ?”

    “Ben bunu inandırıcı bulmuyorum. Neden? Çünkü bu yapılsa idi 16 yıl önce yapılırdı. Bu yapılsaydı bugün devlet eliyle dedeler, gri pasaport çıkarılıp devletin kendi güdümü ile yurtdışına yollanmazdı. Yani yasal statüye siz kavuşturacaksınız? diye konuşan Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Numan Kurtulmuş başbakan yardımcısı idi. Ben İzmir bölgesinde hizmet ediyorum. İzmir bölgesine geldi orada Çiğli de bir cemevi var. Karakoldan bozma bir cemevi. Yine bir seçim arifesi idi. Referandum arifesiydi. Geldi ve dedi ki Alevilerin kutsalı olan 21 Mart Nevruzu Şah-ı Merdan Ali’nin doğum gününü artık rahatça kutlayacağız. Geçen sene buydu,  bu sene artık cemevlerini yasal statüye kavuşturacağız. Eğer siz 16 yıldır sürekli iktidarda iseniz şimdi mi aklınıza geldi? Lütfen insanları kendinize güldürmeyin.”

    “CÜMBÜŞ EVİ DEDİĞİ YERE YASAL STATÜ VERMEYE ÇALIŞIYOR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da aday olduğu için cemevleri üzerinden siyaset yapmaya çalıştığını söyleyen Kurt, “Bundan 3 sene 5 sene önce cümbüş evi dedi şimdi de cümbüş evi dediği yere yasal statü vermeye çalışıyor. Bir tutarsızlık söz konusu. Alevi toplumu olarak biz Alevilerin hiçte umurunda değil. Kerbela’dan beri yok sayıyorsunuz, çeşitli katliamlara, çeşitli baskılara 2. sınıf insan muamelesine koyuyorsunuz. İş sizin rantınıza döndüğü zaman evet biz bütünleyiciyiz, biz kucaklayıcıyız, Aleviler de bizim kardeşimizdir diyorsunuz” şeklinde konuştu.

    Kurt, “Şunu da dedi Sayın Cumhurbaşkanı: Şah-ı Merdan’ı sevmek Alevilikse ben daha iyi Aleviyim. Sah-ı Merdanı sevmek elbette Aleviliktir ama Şah-ı Merdan’ın bilinci ile Şah-ı Merdan’ın direnci ile Şah-ı Merdan’ın onurlu duruşu ile Alevilik yoluna ikrar vermek Aleviliktir” diyerek sözlerini tamamladı.

    Turabi KİŞİN- Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • En genç Alevi dedesi Ali Haydar Kurt, bakın nasıl başlamış dedeliğe-VİDEO

    En genç Alevi dedesi Ali Haydar Kurt, bakın nasıl başlamış dedeliğe-VİDEO

    PİRHA – Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun en genç dedesi, Baba Mansur Ocağı mensubu Ali Haydar Kurt, Alevi kurumları ve cemevlerinde güzel tepkilerle karşılaştığını ve genç dedelerin olmasını çok istediğini belirtti. 

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nun en genç dedesi, Baba Mansur Ocağı mensubu Ali Haydar Kurt, genç yaşta dede olmasını ve hizmet yürütmeye başlamasını PİRHA’ya anlattı.

    19 yaşındayken hizmete başladığını belirten Kurt, “Bu benim içimde ukde idi zaten, bir ocak evladıyız, bir ocağın mensubuyuz. Ceddimizden gelen çerağı ileriye doğru nasıl taşıyacağız diye kaygılar vardı içimde. Ve bu bağlamda ailemin, çevremdeki insanların da bana olan destekleriyle bu hizmete başladım” dedi.

    “ÇOK GÜZEL TEPKİLER ALDIM”

    Önce bazı evrelerden, hizmetleri bilip yetişip gelmenin gerekliliğini savunan Kurt, “Alevi kurumları içerisinde gençlikten yetişip genç bir dede olarak hizmet etmeye başladım. Çünkü baktığımız zaman, şu an ülke genelinde baktığımız zaman bu yola hizmet eden genç dedelerimizin sayısı oldukça az. Ben de genç bir dede olarak yoluma, erkanıma, inancıma, yolun belirlediği şekilde hizmet etmek istiyorum, hizmet de ediyorum” diye konuştu.

    “GENÇ DEDE OLUŞUM GÜLÜMSEMEYLE KARŞILANDI”

    Genç dedelerin olmasını çok istediğini söyleyen Kurt, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Genç bir dede olarak öncelikle toplum tarafından şaşkınlıkla karşılandım. Çünkü dede değimiz zaman bıyıklı, fötrlü, şapkalı dede algılanıyor. Ama tabi bu bağlamda bizim de genç oluşumuz toplum nezdinde gülümsemeyle karşılandı. Çok iyi, çok güzel tepkiler aldım. Bu da beni motive etti. Bu yola bu inanca hizmetimi bir kat daha arttırmama sebep oldu.”

    “YAŞIMIN GEREĞİ, KAMBER OLARAK TALİPLERİMİ GÖRÜYORUM”

    Kurt, talipleriyle olan diyaloğundan ise şöyle bahsetti:

    “Taliplerimiz ile aramız oldukça güzel. Taliplerimize gidiyoruz. Amcam yol erkanı yürütüyor. Ben de amcamın yanında yaşımın gereğince kanber diye tabir ettiğimiz şekilde kanber olarak taliplerimizi görüyoruz, hasbihal eyliyoruz. İçinde bulunduğumuz, hizmet yaptığımız İzmir bölgesinde çoğu cemevine gidip hizmetler yapmaya başladım. Gerek cemevleri gerekse kurumlar içerisinde güzel tepkilerle karşılaştık.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

  • Alevi gençler çalıştayı değerlendirdi: Alınan kararlar pratiğe geçirilmeli-VİDEO

    Alevi gençler çalıştayı değerlendirdi: Alınan kararlar pratiğe geçirilmeli-VİDEO

    PİRHA-Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) tarafından  9-10-11 Mart’ta Edremit’te yapılan Alevi Program Taslak Çalıştayı’na katılan gençler, çalıştayı PİRHA’ya değerlendirdi. Gençler çalıştayda alınan kararların en kısa zamanda pratiğe geçmesi gerektiğini kaydettiler.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) 9-10-11 Mart’ta Edremit’te yapmış olduğu Alevi Program Taslak Çalıştayı, başta Alevi Bektaşi Federasyonu bileşenleri olmak üzere Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Dernekler Federasyonu, Alevi Vakıflar Federasyonu­, Dergahlar ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ile sanatçılar, gazeteciler, yazarlar, aydınlar, akademisyenler, hukukçular, siyasetçiler, kurum başkanları, yöneticiler, kadınlar, gençler, pirler, dedeler, analar, Hakk aşıkları, zakirler ve araştırmacıların da olduğu yüzden fazla katılımcı ile gerçekleşti.

    Çalıştay sonrası gençler PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “KARARLAR HAYATA GEÇİRİLMELİ”

    İstanbul Çekmeköy Cemevi üyesi Taylan Cirit çalıştayın daha önce olması gerektiğini belirterek, “Bu çalıştay için olumsuz bir şey söylemek mümkün değil. Daha erken olması iyi olabilirdi, ama geç kalınmış olması da kötü olacağı anlamına gelmiyor. Alevi hareketinin bütün alanlarında eğitim, akademik, örgütlenme, gençlik, kadına bakış açısı anlamında son derece olumlu ve yapıcı elzem konular ele alındı. Bu konular sunuldu. İyi bir araştırma, tahlil ve çalışmanın ürünü oldu bunlar. Son derece iyi bir sempozyum, bir program çalıştayı gerçekleştirildi” dedi.

    Cirit bundan sonraki süreçte çalıştayda alınan kararların ve bilgilerin hayata geçirilmesinin önemine de vurgu yaptı.

    “ALEVİ GENÇLİĞİNİN ÖRGÜTLENMESİ, AYNI ZAMANDA BİR DİRENİŞ”

    İzmir’de bulunan Alevi Bektaşi İnanç Derneği Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Yıldız da, çalıştayda Alevi çalışmalarında gençliğin önemini bir kez daha gördüklerini kaydederek, “Alevi gençliğinin örgütsel yapısını ortaya koymak demek bu ülkede Alevileri hedef alan zihniyetlere de bir direniş sergilemesine hayat bulduracaktı” diye konuştu.

    Çalıştaydan çıkan sonuçların biran önce pratiğe dökülmesinden yana olduğunu ifade eden Yıldız, bunun takipçileri olacaklarını söyledi.

    Yıldız devamında, “Çünkü bizim mücadelemiz öyle söylemsel bir mücadele değil, bizim mücadelemiz siyasal partilerin ve düşüncelerin üstünde bir mücadele. Onun için de bu çalıştayın takipçisi olacağız ve bu çalıştayda biz kendi masamız olarak gençliğin ne istediklerini belirttik. Oradaki dokümanın takipçisi olacağız” diye konuştu.

    “ÇOCUKLAR CEMEVİNE GÖTÜRÜLMELİ”

    PSAKD İstanbul Ataşehir Şubesi üyesi Ali Ağbağır ise düşüncelerini şöyle aktardı:

    “Çalıştay geç kalınmış olsa da, buradaki program taslakları hayata geçtikten sonra değerlendirmesi yapılacaktır. Buradan sonra süreklilik olacak mı olmayacak mı onun konuşulması gerekiyor. Bu çalıştaydan sonra temeller atılacak mı, sürekliliği gerçekleştirilecek mi? Önemli olan kısmın burası olduğunu düşünüyorum. Sorunun gençlik sorunu olduğunu düşünmüyorum sorunun çocukluk sorunu olduğunu düşünüyorum. Bizim çocuklarımız  birinci sınıfta sokaktan başlayarak asimilasyona uğruyor. Okullarda din dersleri, öğretmenlerinden gördükleri baskı asimilasyonu hızlandırıyor. Biz çocuklarımızı ne kadar küçük yaşta cemevlerine götürürsek, bu asimilasyonları kırabileceğimize inanıyorum.”

    “GENÇLERE KURUMLARDA YER AÇILMIYOR”

    İstanbul’da Hacı Bektaş Vakfı Okmeydanı Cemevi Üyesi Onur Güngör de çalıştaya  gençler olarak birer tez sunduklarını belirtti. Çalışmaların daha verimli olması açısından herkesin kendi tezlerini sunup, tartıştıklarını aktaran Güngör, şunları aktardı:

    “Alevi gençlerinin temel sorunları var. Gençlerin yobazlaştırılmaya çalışılmasına, Alevi gençlerinin, “Aleviyiz ama nasıl”, kimlik sorusuna değindik. Bu sorunların temel olarak federasyon başkanlarınca ele alınmasını talep ettik. Ortak sunduğumuz taslakta, Türkiye Alevi Gençler Birliği’nin oluşumuna değindik. Çünkü asimilasyon politikaları yüz yıllardır Alevi kimliği üzerinde uygulanmaya çalışılmakta. Biz özellikle bu asimilasyonun Alevi gençler üzerinden uygulandığını düşünüyoruz. Gençlere kurumlarda yer açılmıyor” dedi.

    “ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNİN TEMELİ GENÇLİKTİR”

    Alevi Bektaşi İnanç Kurulu Yol Erkan Meclis Üyesi Ali Haydar Kurt da Alevi örgütsel mücadelesinin temelinin gençlik olduğuna işaret ederek şunları söyledi:

    “Eğer kurumlar gençliğe önem vermezse, gençliği yok sayacak derecede gençliği arka planda tutarsa, bu gençliğe yapılan büyük bir darbe olur. Artık her kurum gençlik kolları veya komisyonu kuruyor. Gençler artık hür olmalı. Kendilerini ifade edebilmeliler. Yani Alevi toplumunda gençler özerk olmalı. Bizde bu çalıştayda Türkiye Alevi Gençler Birliği, hatta Avrupa’daki kurumlarla birlikte Dünya Alevi Gençler Birliği’nin kurulmasını kararlaştırdık. Ama bunlar özerk olacak.”

    (HABER MERKEZİ)