Etiket: ali nehir

  • Hataylılardan Kurum’a tepki: Ya çamurun ya da toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz!- VİDEO

    Hataylılardan Kurum’a tepki: Ya çamurun ya da toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz!- VİDEO

    PİRHA- Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un “Hatay ışıl ışıl” paylaşımına, depremde ağır yıkım yaşayan Hataylılar tepki göstererek, “Biz ya çamurun içinde hayata devam ediyoruz ya da bir toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz. Burası berbat bir durumda ve ekranlara yansıtıldığı gibi ışıl ışıl değil” dedi.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un sosyal medya hesabından “Küllerinden doğan Hatay’ımız yeniden göz kamaştırıyor” ifadeleriyle paylaştığı ışıklı cadde görüntüleri, depremzede Hataylıların tepkisini çekti. 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hala konteynerlerde ve geçici barınma alanlarında yaşam mücadelesi veren yurttaşlar, bakanlığın “seçilmiş sokaklardan” oluşan videolarla gerçeğin üzerini örtmeye çalıştığını söyledi.

    Bakan Murat Kurum’un X hesabından övgüyle söz ettiği Atatürk Caddesi, yağan yağmur sonrası suyla kaplandı. Antakya Gazetesi’nin ulaştığı görüntülerde yurttaşlar, “Eğer bu küllerinden doğan halimizse, vay halimize” diyerek duruma tepki gösterdi.

    PİRHA‘ya konuşan Meryem Olğar ve Ali Nehir, Bakan Kurum’un açıklamalarının yaşadıkları gerçeklikle uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirterek, kentte halen çamur, toz ve belirsizlik içinde yaşandığını ifade etti.

    “HATAY BERBAT DURUMDA, GÖSTERİLDİĞİ GİBİ DEĞİL”

    Meryem Olğar, depremin üzerinden uzun zaman geçmesine rağmen etkilerinin hala devam ettiğini vurgulayarak, “Bakan Kurum’un söylediği gibi Hatay ışıl ışıl değil, aksine çok kötü durumda. Biz ya çamurun içinde hayata devam ediyoruz ya da bir toz bulutunun içinde yaşam mücadelesi veriyoruz. Burası bir inşaat sahası ve insanlar sağlıksız koşullarda yaşamaya çalışıyor. Evet, yetkililer bir şeyler yapmaya çalışıyorlar ama yaptıkları her şeyin içinde rant söz konusu olduğu için yüzlerine gözlerine bulaştırıyorlar ve daha kötü bir vaziyete geliyor. Burası berbat bir durumda ve ekranlara yansıtıldığı gibi ışıl ışıl değil” dedi.

    “TOPRAĞIMIZ GASP EDİLİYOR, İNANCIMIZ TEHLİKE ALTINDA”

    Ali Nehir ise, bakanlığın politikalarına tepki göstererek, zorla yapılan acele kamulaştırmaların halkı mağdur ettiğini söyledi:

    “Samandağ’da yüzlerce kişi topraklarını kaybetti, 4 bine yakın mağdur var. En verimli tarım arazileri ‘kamu yararı’ adı altında gasp edildi. Mahkemeye başvuruyoruz, ret geliyor. İnsanlar çiftçilik yapamıyor. Sizin bu yaptığınız kamulaştırma değil, toprak gaspıdır. Burada demografik yapı tehdit altında. Alevi köylerine yakın alanlar kamulaştırılıyor, ayrıca 15 cami projesiyle buraya dayatma yapılmak isteniyor. Biz hiçbir inanca karşı değiliz ama bizim inancımıza yönelik bu dayatmaya da direneceğiz.”

    Depremin üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen Samandağ, Dikmece, Reyhanlı, Mağaracık, Kırıkhan ve diğer birçok bölgede halkın mücadelesinin sürdüğünü belirten Nehir, iktidara seslenerek, “Burada her şey videolarda gösterildiği gibi değil. İnsanlar sizden memnun değil. Yaptıklarınızı asla unutmayacak ve sizleri affetmeyeceğiz” diye konuştu.

    Fatoş SARIKAYA/ HATAY

    İLGİLİ HABER:

    -Bakan Kurum’un “Küllerinden Doğan Hatay” paylaşımı tepki topladı

  • Hatay halkından çağrı: Suriye’de olası bir katliam tehdidi engellensin-VİDEO

    Hatay halkından çağrı: Suriye’de olası bir katliam tehdidi engellensin-VİDEO

    PİRHA- Selefi/cihatçı grupların Suriye’de yönetimi ele geçirmesinin ardından özellikle Alevilere karşı olası bir katliam tehdidine karşı barış çağrısı yapan Hatay halkı, “Savaşın bitirilmesini, yeni Suriye devletinde daha demokratik daha laik bir yapının oluşturulması, bütün inançlara ve bütün kimliklere eşit haklar tanınmasını istiyoruz” dedi.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) öncülüğündeki gruplar, 8 Aralık’ta Beşar Esad yönetimini devirdi. Selefi/cihatçı grupların kontrolü ele almasıyla Alevi, Hristiyan, Ezidi gibi farklı mezhep ve inançlara mensup halkların endişeleri yükseliyor. Suriye ile komşu olan Hatay’da olası bir katliam ve iç savaşın buraya sıçrayacağı yönünde kaygı yaşanıyor.

    Uzun yıllardır süren iç savaşa bir yenisinin daha eklenmesini istemeyen ve Suriye halkları için barış dileyen Hataylı yurttaşlara süreci nasıl değerlendirdiklerini sorduk.

    KADINLAR SAVAŞ İSTEMİYOR

    Samandağda yaşayan Feryan Sönmez, yeni katliamların yaşanmamasını dileyerek, “Başta Aleviler, Süryaniler olmak üzere tehlike altında olan tüm halkların güvende olmasını temenni ediyor ve özgür bir Suriye’nin inşa edilmesini diliyorum. Özellikle biz kadınlar savaş istemiyoruz artık. Suriye’de katliamlar yaşanırsa, savaşlar olursa buraya da sıçrayacaktır. Tüm insanlık için barışın inşa edilmesi gerekiyor” sözlerini kullandı.

    “Bu savaşlar neden?”sorusuyla sözlerine başlayan Samandağlı Hayriye Hadimoğulları, “Birilerinin yaşaması için başkalarının ölmesi mi gerekiyor? Yıllardır sürüyor bu savaş. Hiç kimsenin ölmesini istemiyoruz. Biz kadınlar bu savaşı durduracağız. Bütün dünya kadınlarına sesleniyorum; el ele verip biz kadınlar bu savaşı bitirebiliriz” dedi.

    “SOYKIRIM TEHDİDİ VAR”

    Suriye’deki savaşın yeni olmadığını ve etrafına da sirayet ettiğini belirten Naim Özbek, özellikle Kürtlere, Alevilere, Hristiyanlara, Ezidilere karşı ciddi anlamda bir soykırım tehdidi olduğunu söyledi.

    Sadece Suriye içinde değil, sınırda da aynı tehditin olduğuna dikkat çeken Özbek, “Yakın zamanda iki gazeteci SİHA tarafından katledildi. Oradaki her sivilin ölümünden bu cihatçıları, selefi grupları cilalayıp demokrat, devrimci diye sunanların sorumluluğu altındadır. Alevilerin, Hristiyanların, Kürtlerin tehditle karşı karşıya kalması ve ciddi anlamda etnik bir çatışmayla karşı karşıya kalmaları yönünde bir kaygımız var. Oradaki savaşın bitirilmesini, yeni Suriye devletinde daha demokratik daha laik bir yapının oluşturulması, bütün inançlara ve bütün kimliklere eşit haklar tanınması öncelikli talebimizdir” diye konuştu.

    “EŞİT VE ÖZGÜR BİR SURİYE İNŞA EDİLSİN”

    Suriye’de bir takım hesaplardan dolayı mezhepsel savaş yaratılabileceğini ve bu durumda en çok Alevilerin hedefte olduğunu dile getiren Sayım Aslan şunları söyledi:

    “Libya’da Kaddafi’nin devrilmesinde oraya demokrasinin gelmediğini gördük, Irak’ta Saddam Hüseyin katledilirken hükümetin farklı kişiler tarafından toprakların bölündüğünü gördük. Şimdi aynı oyun Suriye üzerinde oynanıyor. Bizler sadece Aleviler katlediliyor diye değil tüm insanlar katlediliyor diye karşıyız. Ama tabi ki şu anda emellerine ulaşmak için mezhepler üzerinden ilerliyorlar eve Aleviler bu durumda hedefte. Eğer Suriye halkı Esad’ı istemiyorsa demokratik bir şekilde sandığa gidilsin, kararı halklar versin ve demokratik bir Suriye inşa edilsin. Kan dökülmeden, çocuklar öldürülmeden bir yaşam sürülsün istiyoruz. Yıllardır hükümeti devirmeye çalışıyorlar. En sonunda da kapalı kapılar ardından birtakım anlaşmalar yapıldı ve bu gelişmeler yaşandı. Beşar Esad ailesiyle birlikte gitti, rahat bir yaşam sürecek, yine olan halklara oluyor. Alevi, Hristiyan, Sünni herkes çok zor durumda. Artık kan dökülmesin ne Suriye’de ne Filistin’de ne de dünyanın herhangi bir yerinde.”

    “SURİYE’DE İÇ HUZUR SAĞLANSIN”

    Orhan Özen ise “Suriye’de olası bir Alevi katliamının önlenmesini istiyoruz. Umarım böyle bir şey olmaz ama bazı kaynaklardan gelen haberlere göre münferit de olsa şiddet olaylarının olduğu yönünde. Suriye’deki iç barış için ciddi bir sıkıntı. Oradaki insanlar yüzyıllardır kardeşçe yaşıyorlar ancak dışarıdan gelen çeteler vasıtasıyla katliamlar yapıldığı söyleniyor net bir bilgi olmasa da. Umuyoruz ki Suriye’de artık iç huzur sağlanır” ifadelerini kullandı.

    “OLASI KATLİAMLAR ENGELLENSİN”

    Ali Nehir de olası bir iç savaşın Hatay’a da sıçrayabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Düne kadar emperyalistlerin dahi terörist listesinde olan selefi grupların önderliğinde yapılan savaş girişimi ve Suriye ülkesini ele geçirmelerinden kaynaklı şu anda orada yaşayan halkta büyük tedirginlik var. Özgür, hür, farklı inançtaki insanları korku saldı. İnsanlar şu anda orada kendilerini tehlikede hissediyorlar. Bazı haberlerde şiddete uğradıklarını görüyoruz. Tüm bu yaşananların durmasını istiyoruz. Tüm bu yaşananlar emperyalist güçlerin kontrolünde. Rusya’nın çekilmesiyle ya da anlaşmasıyla büyük bir boşluk oluştu, daha da şiddetli bir şekilde saldırıyorlar. Orada büyüyecek olan bir tehlike Hatay’a da sıçrayacaktır. Endişeliyiz elbette, olası herhangi bir kaosun, katliamın engellenmesini istiyoruz.”

    Fatoş SARIKAYA- Kamber YILDIZ/ HATAY