Etiket: Ali Tekin

  • Pir Ali Tekin: Birikmiş geleneklerimiz modernlik adı altında eritiliyor!- VİDEO

    Pir Ali Tekin: Birikmiş geleneklerimiz modernlik adı altında eritiliyor!- VİDEO

    PİRHA – Köyden kente göç ile birlikte birikmiş geleneklerin modernlik adı altında eritildiğini belirten Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, “Kiminle görüşsek hep eskilerden bahseder ama eskiyi uygulayan yoktur. Herkes kendi anlayışına göre bir Alevilik çizmeye çalışıyor. Oysa Alevilik ikrarlık kapısında geçer. Pir, Mürşit, Rayber kapısında geçer” dedi. 

    Köyden kente göç ile birlikte Alevilikte yaşanan modernleşme sürecinde ocak sistemin işleyişini Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin ile konuştuk.

    İzmir Narlıdere Cemevi’nde hizmet yürüten Pir Tekin, Aleviliğin bulunduğu çağın şartlarına göre inanç ve süreğini yürüttüğünü belirterek, ‘Ocak Sistemi’nin bozulmadan sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.

    “BİRİKMİŞ GELENEĞİMİZİ MODERNLİK ADI ALTINDA ERİTMEYE BAŞLADIK”

    1960’lı yıllardan bu yana kentlere göç ile birlikte Pir-Talip ilişkisinin giderek zayıfladığını söyleyen Tekin, bununla birlikte Alevi inancınında erezyona uğradığını ifade etti.

    Alevilikte ilk ikrarlaşmanın Pir-Talip ile başladığına dikkat çeken Pir Tekin, herkesin kendi anlayışına göre bir Alevilik çizdiğini belirterek, şunları söyledi:

    “Yani Yol’a ve Pir’e bağlılık. O kültürün içerisinde kendini var etmek, orada söz sahibi olmaktır. Bu sevgiye, birlik, berberliğe ve hoşgörüye bağlanmaktır. Bu da binlerce yıldır talibinin her türlü müşkülatına koşmaya çalışan Pirler ve Analarla başlamıştır. Ve şimdiye kadar birikmiş olan o geleneğimizi modernlik adı altında şehirlerde eritmeye başladık. Kiminle görüşsek hep eskilerden bahseder ama eskiyi uygulayan yoktur. Herkes kendi anlayışına göre bir Alevilik çizmeye çalışıyor. Oysa Alevilik ikrarlık kapısında geçer. Pir, Mürşit, Rayber kapısında geçer.” 

    “CEMEVLERİ RAYBERLİK GÖREVİ GÖRÜYOR”

    Alevi kurumlarının 1990’lı yıllarda dernekleşmesiyle beraber ‘Ocak Sistemi’ni göz önüne alınmadığına dikkat çeken Tekin, bu sebeple de Alevilikte bozulmanın arttığını belirtti: “Hiçbir talip kendi ocağına sadakatini gösteremiyor. Neden gösteremiyor? Çünkü talip Pirin izini yitirmişi Pir de Talip’in izini yitirmiş.”

    Bozulan Pir-Talip ilişkisine karşı çağın gereklerini yerine getirilmesi gerektiğini ifade eden Pir Tekin, cemevlerinin tüm talipleri bir çatı altında toplayarak ‘Rayberlik’ görevi yaptığını söyledi. Tekin, “Burada iş Pirlerin bilinçli bir şekilde talibini olgunlaştırmasına kalıyor” dedi.

    “DERNEKLERİN KURULMASIYLA DEDELİK ÇOĞALDI”

    “Derneklerin kurulmasıyla ‘Dedelik’ çoğaldı” diyen Tekin, konuşmasını şöyle dürdürdü:

    “Elbette ki ocağı kıymetlidir, saygıya değer ama o ocağın yükünü taşıyamayan dedelerin karşısında el pençe durduk, onlar da bizi yanlışa yönelttiler. Talibin burada bana göre bir eksikliği yoktur eksiklik biz dedelerden geliyor. Çünkü biz ocağımızın adını kullanarak bilgimizi geliştirmeden, olgunlaşmadan talibin karşısına çıktık, ona bir olgunluk tarif etmeye çalıştık ama kendimizde olmayanı taliple aramaya çalıştık. O yüzden de zayıflama hızlandı.”

    “YOL’U ERKANI BİLEN PİRLER TERCİH EDİLMELİ”

    2017 yılında kurulan ‘Dedeler kurulu’nun bir süre devam ettiğini ancak işlevini yerine getirmediği eleştirisini sunan Pir Tekin, o süreçte Hakk’a Yürüme Erkanı üzerinde çalışarak Alevi geleneklerine uygun erkan çalışmasını sürdürdüklerini söyledi.

    Aleviliğin özünü tekrar hayata geçirmenin ehli kamil, Yol’u, erkanı iyi bilen Pirlerin tercih edilmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, “Pirlerin bilgili, bilinçli Yol’un temelini yıpratmadan Yol’u zamanımıza göre uyarlaması gerek. Yani bir yerde binlerce yıldır kurulmuş olan inşa edilmiş bir geleneği bir anda yıkma yoluna gitmemeli. Eğer bir kaideyi yerinde kaldırmayı düşünüyorsak o kaideyi bize unutturacak daha iyi bir kaide oraya konulması gerekir” diye konuştu.

    Semra ACAR- İZMİR

     

  • Pir Ali Tekin: Pir’in ikrar kapısından geçmesi gerekir! – VİDEO

    Pir Ali Tekin: Pir’in ikrar kapısından geçmesi gerekir! – VİDEO

    PİRHA – Uzun kış gecelerinde yaşlıların, pirlerin olduğu mecliste sabahlara kadar Yol, erkan ve Aleviliğin anlatıldığını aktaran Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Yol’a girmeyi ‘ikrar vermeden, ikrar kapısından içeri giremezsin’ cümlesiyle ifade etti. 

    Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Alevi inancına ve günümüz dünyasındaki yerine dair ajansımıza konuştu.

    Köyde, uzun kış gecelerinde yaşlıların, dedelerin, pirlerin olduğu meclislerde sabahlara kadar Aleviliğin anlatıldığını belirten Tekin, “İlkokula başlayana kadar birçok kitap okuyup bitirmiştim. O meclislerde aldığım mayayla bu kurumlar içerisine girdik” diye konuştu.

    “MUSAHİPLİK TUTMADAN PİR’LİK MAKAMINA OTURULMAZ”

    Pir Tekin, musahiplik tutmadan Pir’lik makamına oturmadığını vurgulayarak, “Çünkü öyle görmüştük, öyle mayalanmıştık. Bu Yol’un uluları, pirleri, bizi o tür öğütlerle, nasihatlarla olgunlaştırdılar. İkrar vermeden, ikrar kapısından içeri giremezsin. ‘Gelme gelme, dönme dönme’ diyoruz. Dört kapı selamı verip pir divanına geliyorsun. Şeriat abdesti suyla alınır, tarikat abdesti Pir nefesinden alınır” dedi.

    Şimdilerde çok az sayıda Pir’in musahibi olduğunun kaydeden Pir Tekin, ikrara bağlılığı işaret ederek, Pir’in ikrar kapısından geçmesi gerektiğini vurguladı. 

    Ali Tekin, Alevilerin binlerce yıllık türbe geleneği olduğunu vurgu yaparak, “Yol’dan uzaklaşma hızlı bir şekilde devam ediyor. Türbe ziyaretleri Alevilerin binlerce yıllık geleneğidir. Bunların hepsi piknik alanına, ticari alanlara dönüştü” diye konuştu. Tekin, bu durumun çok incitici olduğunu belirtti. 

    “PİR’E TALİP OLMADIKÇA YOL’U BULAMAZSINIZ”

    Günümüz koşullarında musahiplik kurumunu devam ettirmenin zor olduğunu kaydeden Tekin, inançta, itikatta bağlılığın ve sadakatin zayıfladığına dikkat çekti. Tekin, şunları söyledi:

    “Ama ikrarsız da olmuyor. İlle de Yol’a gireceksin. İlle de bir mürşidi kamilin eteğinde doğacaksın, onun nasihatinden pay alıp olgunlaşacaksın. Siz bir Pir’e talip olmadıkça Yol’unuzu bulamazsınız.”

    Uluların “Yarın Hakk’ın divanında senin senle değil, seni senin ikrarından sorarlar” sözünü hatırlatan Pir Ali Tekin, bu sözün bugüne uyarlandığında dayanışmanın, oto kontrolün ön plana çıktığının altını çizdi.

    Pir Tekin, son olarak, inancın sürdürülmesi için Ehli Pir’lere ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

    Semra ACAR/İZMİR

  • İzmir’de dedeler toplantısı yapıldı: Eğitim çalışmaları yaygınlaştırılmalı-VİDEO

    İzmir’de dedeler toplantısı yapıldı: Eğitim çalışmaları yaygınlaştırılmalı-VİDEO

    PİRHA – ABF’nin İzmir bölge sorumluları toplantısında bir araya gelen dedeler, hakka yürüme erkanı hakkında konusunda gelenekçi değil yenilikçi bir anlayışın ön plana çıkarılarak eğitim çalışmalarının yaygınlaştırılmasını önerdi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu İzmir Bölge Sorumluları Narlıdere Cemevi’nde ilk toplantılarını gerçekleştirdi. Toplantıya İzmir’in ilçelerinde bulunan cemevlerinden çok sayıda dede ve ana katıldı. Hakka yürüme erkanının konuşulduğu toplantı çerağ uyandırmayla başladı.

    Hakka yürüme erkanının Alevilerin kanayan yarası olduğu belirtilen toplantıda cemlerde yapılan gönül birliğinin hakka yürüme erkanında da sağlanması gerektiği belirtildi. Toplantıya katılan dedeler tek tek kürsüde konuşarak hakka yürüme erkanı hakkında bilgi verdi. Toplantıdaki konuşmaların satır başları şöyle;

    -Cemlerde sağlanan gönül birliği hakka yürüme erkanında da sağlanmalı.

    -Hakka yürüme erkanı konusunda eğitim çalışmaları yaygınlaşarak devam etmeli.

    -Eskiden yüzde 5 cemevlerinden kaldırılan cenazeler şimdi yüzde 95 oranına geldi. Bu büyük bir başarı. Devamı için sabretmek ve çalışmak gerekir. Burada önemli olan erkanın Alevi ritüellerine göre yapılmasıdır.

    -Hakka yürüme erkanı eğitimi verilerek kendi doğrularımızı anlatarak kendi köklerimize gideceğiz.

    -Köylerden kente göç sorunları artarak asimilasyonun önünü açtı.

    -Kitaplara sığdırılmış bir Alevilik değil de yaşamsal bir Aleviliği savunmalıyız.

    -İnanç kurunda bir denetleme mekanizması olması gerekir. Ahbap çavuş ilişkisi geliştirilmemeli.

    -Yolun kuralı neyse ona göre davranıp onları hayata geçirmek hedeflenmelidir.

    -Yerelden genele bir sistem olmalı. Yerelde pirler meclisi kurulmalı.

    -Cenaze erkanını teke indirmemiz gerekiyor. İzmir, Tokat, Amasya, Dersim her yerde aynı erkan yürütülmeli.

    -Alevilikte inanç birliği sağlanmalı. Gelenekten çok yenilikçi olmamız gerekir.

    -Hakka yürüme erkanı konusunda sık sık toplantılar yaparak toplumla bir araya gelmemiz lazım. Alevi ritüelinden taviz vermeden yolumuza devam etmeliyiz.

    Toplantı soru cevap şeklinde devam etti. Daha sonra Ali Haydar Kurt dedenin duasıyla çereğ sırlandı. Baba Mansur Ocağı Dedesi Ali Tekin dedenin gülbengiyle de toplantı sona erdi.

    PİRHA/İZMİR

  • Alevilerin kanayan yarası hakka yürüme erkanı: Alevi doğup Sünni ölüyoruz-VİDEO

    Alevilerin kanayan yarası hakka yürüme erkanı: Alevi doğup Sünni ölüyoruz-VİDEO

    PİRHA – Narlıdere Cemevi’nde dedelik yapan Baba Mansur Ocağı Piri Ali Tekin, Aleviliğin asimilasyonunun 60’lı yıllarda göç ile başladığını belirterek şehir Aleviliğine dönüşüldüğünün altını çizdi. Tekin, en büyük asimilasyonun hakka yürüme erkanında yaşandığına dikkat çekerek, “Biz Alevi doğup Alevi yaşıyoruz ama Sünni ölüyoruz” dedi. 

    Alevililik ve Alevi inancının asimilasyon sürecini değerlendiren Baba Mansur Ocağına bağlı Narlıdere Cemevi dedesi Ali Tekin, hakka yürüme erkanındaki asimilasyon süreci ve dede talip ilişkisine de değindi. Tekin, dedelik makamının önemine vurgu yaparak birçok dedenin emekli olduktan sonra dedelik yapmaya başladığını, daha çok da kitap dedeliğinin başladığını kaydetti.

    “ALEVİLİK SÜREĞİNDEN UZAKLAŞILIYOR, ŞEHİR ALEVİLİĞİNE DÖNÜŞTÜK”

    Ocakta yetişen eğitimli dedenin olmadığından dolayı yüzeysel bir Aleviliğin olduğundan yakınan Tekin, çağın farklılaştığını belirterek en büyük sorumluluğun dedelere düştüğünü ifade etti. Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Burada en büyük yük dedeye düşüyor. Dede kendini yetiştiremediği için talibini de yetiştiremiyor, eksik kalıyor. Yola erkana olan bağlılığın süreğinde hızlı bir zayıflama başlıyor. Temelden gelen Alevilik süreğinden biz uzaklaşıyoruz. Şehir Aleviliğine dönüştük. Sadece adımız Alevi. İçlerimizde Alevilik yok. Alevilik deyince bugünkü insanlarımızın aklına deyiş söylemek, semah dönmek, güzel bağlama çalmak geliyor. Oysa Alevilik bu değil bunları bizim ritüllerimiz. Alevilik doğruya, dürüste, hoşgörüye, sevgiye bağlanmak ve teslim olmaktır. Bunları yaşayamazsanız buna Alevilik denmez. Alevilik her şeyden önce ikrar kapısıdır. Neye ikrar verecektir, sevgiye, doğruya, dürüstlüğe, birlik ve beraberliğe toplumsal yaşamaya ikrar verecektir. Biz bunu Alevilik içerisinde musahiplik kapısıyla, kirvelikle bağlamışız, nikahla ikrarı bağlamışız. Bunlar bizim erkanlarımız. Erkanlarımızda da bir bağlılık söz konusu. Doğumdan ölüme kadar bu erkanlar içerisinde geleneğimizi sürdürdüysek bugün de öyle olmamız gerekiyor. Fakat hepsi artık biraz yapmacık olmaya başladı, inandırıcılığını yitirdi, Alevilik yapmıyoruz, Alevicilik yapıyoruz. Bunun için de Alevilik olabildiğince kendi özünden uzaklaşıyor.”

    “CEMLER TİYATRODAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL”

    60’lı yıllardan sonra başlayan hızlı göç ile birlikte Alevilere yönelik asimilasyon da artarak devam etti. Dede talip ilişkisini de zayıflatan göç, taliplerini gezen dedeyi yalnız bırakarak dedelerinde şehre göç etmesini sağladı. Taliplerini gezen dedelerin şehirlere göç etmesiyle birlikte talibinin yolunu kaybettiğini üzülerek söyleyen Tekin, dedelerin kendi özünden uzaklaştığını ve dedeliğin bayağılaşmaya başladığını sözlerine ekledi. Tekin, çevre baskısının da talibi geleneklerinden uzaklaştırdığını belirtti.

    Alevi gençlerinin de dedelerinden pirlerinden ve geleneklerinden uzaklaşarak her şeyi sosyal düzen üzerine sosyalizm üzerine kurmaya çalıştıklarını belirten Tekin, gençlerin Alevilik içinde var olan sosyal yapıyı tespit edemediklerini kaydetti.

    Aleviliğin her yönüyle asimile olduğunu söyleyen Ali Tekin, eleştirilerini şöyle sıraladı;

    “Örneğin cemleri düşünelim; tiyatrodan başka bir şey değil. Dedeler sanatçı olmuş, talip de seyirci olmuş. Ruhaniyetten uzak bir cem ritüeli başlıyor. Dede bir sanatçı gibi farklı farklı sazlarla çıkıyor, her şeyi notayla söylemeye çalışıyor, o aşktan uzaklaşıyor. Aşktan da uzaklaştığı için cem bir konser havasında geçiyor. Cem cemlikten çıkıyor. Oysaki benim çocukluğumda ceme girildiğinde insan oraya ruh haliyle girip çıkıyordu. Şimdi böyle bir şey yok. Şimdi o aşkı talibe veremeyen dede sanatçı gibi görülüyor. Haklı olarak talip diyor ki bu dedenin sesi de güzel sazı da güzel. Artık biz o deyişlerin duaz imamların, nefeslerin iç anlamını dinlemiyoruz. Sadece kulağımıza tınısı hoş gelen o söylemi ve sazı dinliyoruz.”

    “BİZ ALEVİ DOĞUP, YAŞIYORUZ AMA SÜNNİ ÖLÜYORUZ”

    Aleviliğin her yönüyle asimile olduğunu kaydeden Tekin, özellikle hakka yürüme erkanında yaşanan asimilasyonun Aleviliğin kanayan yarası olduğunu söyledi.

    İki yıl önce kurulan Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu da hakka yürüme erkanının düzenlemesini yaptı. Her bölgede düzenlenen hakka yürüme erkanı konferanslarıyla asimilasyonun önüne geçmek amaçlandı.

    Tekin de ABF İnanç Kurulu içinde Ege Bölge Sorumlusu olarak hizmet yürütüyor. Hakka yürüme erkanının Alevilerin kanayan yarası olduğunu söyleyen Tekin, “Biz Alevi doğup yaşıyoruz ama Sünni ölüyoruz. Özümüze hakka dönüşümüzü Sünnilikle bizden olmayan bir ritüelle gidiyoruz. Burada kamil olan dedelerimiz ve pirlerimiz şunu ortaya çıkardılar; her toplum kendi ibadet şekline göre yapıyorsa Aleviler neden kendi ibadet şeklinin dışında bir ritüel uyguluyorlar. Bir kural getirmişler. Cemdeki duruşumuzu hakka yürüme erkanında da göstermeliyiz. Neden hakka yürüme erkanı diyoruz; ölüm kelimesini kullanmıyoruz. Bin yıllık Anadolu tabi bize ölümü de öğretti. Adını da ezberletti nasıl ki ‘amin’i ezberlettiği gibi. Oysaki gerçekler ölmez don değiştirir her şey özüne döner.” ifadelerini kullandı.

    “İZMİR’DE DEDELER BİRLİĞİ KURMAK İSTİYORUM”

    Çevre baskısından dolayı cenazeleri başka bir inancın ritüeliyle kaldırdıklarını kaydeden Tekin, bin yıllık alışkanlığı atmanın kolay olmadığını ama ABF İnanç Kurulu’nun buna öncülük ederek başlattığı çalışmanın önemine vurgu yaptı.

    Ege bölge sorumluluğunu alan Tekin, İzmir’de bulunan cemevleri ile bu konuda toplantı yapacaklarını belirterek, dedeler birliği kurmayı hedeflediğini söyledi. Pir Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bu dedeler kurulunun içerisinde ehli kamil, yol erkan yürüten, hakka yürüme erkanını yürüten, cem erkanı yürüten Aleviliğin tüm inançsal ritüellerini yapan dedeleri de yukarı taşımak. Orada onların hizmet yapmasını sağlamak. Bugün yukarıda yapılan inanç kurulu içerisinde ahbap çavuş ilişkisi doğuyor ister istemez. Çünkü talip yok, bu hizmete talip olacak dede yok. Orada bir liste hazırlanıyor isim yazılıyor ama birbirimizi çok iyi tanımıyoruz. Yazışmaların yapıldığı bir sayfa var orada görüyorum Aleviliğin ağzına yakışmayan sözler kullanılıyor. Bugün yabancı kelimeleri, ritüelleri içimize aldığımız zaman kendi elimizle kendimizi hızlı bir şekilde asimile ediyoruz.  Nereden geliyor; ocak terbiyesi almayan dedelerimiz biraz kendilerini kontrol etmeleri lazım. Bu işi ben yapacağım, benden iyi yapan olmaz anlayışı değil bu işi en güzel yapanların etrafında kümeleşmemiz gerekir. Hizmeti en iyi yapan dedelerimizle bir araya gelmemiz lazım. Alevilerin hakka yürüme erkanları Sünni cemaatinin yaptığı gibi olmamalı.”

    PİRHA/İZMİR