PİRHA – Hasta tutuklu Hayati Kaytan’ın ablası Gülşen Kandemir, evinde yapılan 10 saatlik aramanın ardından gözaltına alındı. Gözaltı kararına tepki gösteren aile üyeleri, Abla Kandemir’in de alzaymır hastası olduğunu belirtti.
Bolu F Tipi Cezaevi’nde tutulan hasta mahpus Hayati Kaytan’ın Konya Ereğli’de yaşayan ablası Gülşen Kandemir, evinde gözaltına alındı.
Abla Kandemir’in, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları dahilinde, cezaevindeki kardeşine gönderdiği paralar gerekçe gösterilerek “örgüte yardım ve yataklık” suçlaması ile gözaltına alındığı belirtildi.
Kandemir ailesi mensupları, Gülşen Kandemir’in de alzaymır hastası olduğu bilgisini paylaştı.
10 SAATLİK EV ARAMASI!
Ailenin avukatlığını yapan Alişan Şahin, abla Kandemir’in, Konya TEM üyelerince gözaltına alındığını ve emniyetteki ifadesinin ardından cuma günü savcılığa sevk edilebileceğini söyledi. Avukat Şahin, sabah 08:00’den akşam 18:00’e kadar ev aramasının sürdüğünün altını çizdi.
MASAK raporlarını, son zamanın moda örgüt suçlaması olarak değerlendiren Av. Şahin, “Gülşen Kandemir’in daha öncesinde herhangi bir gözaltı ya da cezaevi süreci olmadı. Evlerindeki arama çok uzun süreli tutulmuş. Sabah 8 gibi eve gelmişler akşam 6’ya kadar evde arama yapılmış. Evde kalp hastası eşi de vardı. Fiziki bir işkence durumu yok ama aramanın bu denli uzun tutulması başlı başına bir işkence. Evdeki mektuplara, bilgisayara, telefon ve kitaplara da el konulmuş” dedi. (HABER MERKEZİ)
PİRHA – Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili adayları, Digorlular Derneği ve Yenimahalle Semt Pazarı’nda seçim çalışmaları yürüttü. Milletvekili Adayı Metin Kılıç, yaptığı konuşmada “14 Mayıs, yalnızca Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinden ibaret değil. Gelecek meselesidir. Kendi geleceğimize, kimliğimize, inancımıza sahip çıkma meselesidir” diye belirtti.
Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerine günler kala Yeşil Sol Parti milletvekili adayları da çalışmalarına hız verdi.
Ankara 3. Bölge milletvekili adayları, Digorlular Derneği ile Yenimahalle Batıkent Semt Pazarı’nı ziyaret ederek halkla sohbet etti.
Adayların ilk durağı Karslıların yoğun yaşadığı Şentepe semti oldu. Digorlular Derneği’nde çok sayıda insan tarafından karşılanan milletvekili adayları, parti programlarını anlatarak, seçim güvenliği konusunda bilgilendirme yaptı.
Ankara 3. Bölge Milletvekili Adayı Metin Kılıç, Çerkes halkını temsilen mücadele yürüttüğünü belirterek şunları kaydetti:
“Ben de Türkiye’deki dili, kimliği yok sayılan halklardan; Çerkes halkına mensup bir arkadaşınızım. Çerkez halkının sorunlarının dillendirilmesi, Kürt halkıyla dayanışma ve diğer halklarla birlikte mücadele içerisinde mümkün. Bu nedenle bugüne kadar siyaset yapmaktayım. Suruç Katliamı’nda eşini ve oğlunu yitirmiş birisi olarak mücadele yürütüyorum. Unutmamak gerekir ki 14 Mayıs, yalnızca Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinden ibaret değil. Gelecek meselesidir. Kendi geleceğimize, kimliğimize, inancımıza sahip çıkma meselesidir. Önümüzdeki seçimi bu şekilde değerlendirerek son 2 haftada elimizden gelen tüm gayreti sarf etmeye çalışıyoruz. Sizlerden de ricamız, varoluş ile yok oluş arasındaki bu ince çizgiyi çevrenize anlatmanız. Seçimin yalnızca oy kullanmaktan ibaret olmadığını, geleceğimize sahip çıkmak anlamının olduğunu etrafımızdakilere anlatmamız gerek. Oy kullanmanın haricinde sandıklara sahip çıkmak, irademizin Yüksek Seçim Kurulu’na kadar yansımasını ve sonrasını takip etmek çok önemli.”
“MUTLU YARINLARI ÇOCUKLARIMIZ YAŞASIN DİYE…”
Ankara 3. Bölge 2. sıra Adayı Alişan Şahin ise “Bizi 9 kere kapattılar, 10 kere tekrar siyasi parti kurduk” diyerek Kürt siyasal hareketinin önündeki engellere dikkat çekti. Şahin, şunları dile getirdi:
“Önümüze barajlar kurdular, baskılar yaptılar ama biz onları da aşarak tekrar yolumuza devam ettik. Şimdi bu seçimde gerçekten merkezdeki muhalefette bir irade oluştu. Biz bunun samimi olduğuna inanarak bu sözcükleri sarf ediyoruz. Bu ülkede 20 senedir bize yaşatılan cenderede bir hesap sorma umudu ortaya çıktı. Bu hesap elbette ki hukuk önünde sorulacak. Biz bu hesabı mutlu yarınları çocuklarımız yaşasın diye soracağız.”
“BİR OY İLE ÇOK ŞEY DEĞİŞİR”
Milletvekili adaylarının bir sonraki çalışma durağı Yenimahalle Batıkent Semt Pazarı oldu. Pazar içerisinde stant kuran yurttaşlar, halaylar çekerek bildiri dağıttı.
Pazar esnafı, Yeşil Sol Parti adaylarını büyük bir coşkuyla karşılayarak, meyve ikram etti.
Yurttaşla sohbet eden milletvekili adayları İsmet İlkutlu, Metin Kılıç ve Alişan Şahin, “Bir oy ile çok şey değişir. Bir oy Kemal Kılıçdaroğlu’na bir oy Yeşil Sol partiye” diyerek destek talebinde bulundu.
Adayların, tezgahları dolaştığı esnada bir pazar esnafın, Metin Kılıç’a Yeşil Sol Parti broşürü vermesi üzerine gülüşmeler yaşandı.
Milletvekili Adayı İsmet İlkutlu, pazarcılara yaptığı çağrıda, “Metin Kılıç, Çerkes bir birey. Ailesi, Kürt çocuklarına, Kobanê’ye oyuncak götürebilmek için Suruç’ta vahşice katledildi. Bu nedenle bizim, Kılıç ailesine borcumuz var. Sadece oyumuz yetmez, çevremizdeki insanların da desteğini görmemiz lazım ki arkadaşlarımızı meclise gönderebilelim. Bu düzenin bozulması lazım” dedi.
PİRHA- İki gün önce gözaltına alınan ÖHD Ankara Şube Yöneticisi avukat Alişan Şahin, serbest bırakıldı.
Mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek gözaltına alınan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şube Yöneticisi ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi avukat Alişan Şahin serbest bırakıldı.
Sabah saatlerinde savcılıkta ifadesi alınan Şahin, adli kontrol şartıyla tahliye edilmesi talebiyle Bolu 2’nci Sulh Mahkemesi’ne sevk edildi. Şahin’in ifadesini alan mahkeme, Şahin’i adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Gözaltına alınan diğer 20 kişinin ise yarın savcılık ifadesinin alınacağı belirtildi.
PİRHA- Bir çok kentte açıklama yapan ÖHD, avukat Alişan Şahin’in derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi ve Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) üyesi Avukat Alişan Şahin’in Bolu Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında mesleki faaliyetleri gerekçesiyle gözaltına alınmasına tepki göstermek amacıyla bir çok kentte ortak açıklama yaptı.
ÖHD Mersin Şubesi de, Mersin Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamayı takip etmek isteyen gazeteciler, Mersin Başsavcılığı’nın talimatı doğrultusunda adliye bahçesine alınmadı. Açıklamayı avukatlar kayda alırken, ÖHD Mersin Şube Eşbaşkanı Serap Angay okudu.
İktidarın yargı paketleri ile bir yandan adaletle halkı oyalamaya çalıştığını, bir yandan da adil savunma hakkını sekteye uğratmak için yargı eliyle savunmayı etkisiz kılmaya çalıştığını aktaran Serap Angay, şunları ifade etti:
“Alişan Şahin şahsında savunmaya yönelen, baskıya ses çıkarmak isteyen avukatlar adliye önünde kolluğun kötü muamele ile müdahalesine maruz kalmıştır. ÖHD olarak kurulduğumuz günden bugüne, iktidara eklemlenmiş yargı cenderesinde sıkıştırılmak istenen halkın avukatlığını yapmaktan bir an olsun imtina etmedik. Bugün adil yargılanma hakkını bertaraf etmek için savunmaya saldıranlar yarın yargılanacakları sanık koltuklarında adil yargılanmaya en çok ihtiyaç duyacak olanlardır. Bugün itibariyle haksız bir biçimde gözaltında tutulmaya devam edilen yoldaşımız avukat Alişan Şahin derhal serbest bırakılmalıdır.”
PİRHA-Devrimci mücadelesi ile tanınan emekli hakim Perihan Pulat, Ankara’da son yolculuğuna uğurlanacak. Veli Saçılık, Mahmut Konuk, Zarife Çamalan ve Alişan Şahin, her direnişte en önde yer alan Perihan Pulat’a dair anılarını anlattı.
Ankara’nın ‘Perihan ablası’ uzunca bir dönem yaşadığı sağlık problemlerinin ardından önceki gün Hakk’a yürüdü. Ankara’da bugün toprağa sırlanacak olan Perihan Pulat, gerisinde nasıl bir yaşantı bıraktı dostlarından dinledik.
“ANKARA, ABLASINI YİTİRDİ”
Ankara’da yapılan her eylem ve etkinlikte en önde olan Perihan Pulat’a dair konuşan Zarife Çamalan, onu “Ankara’nın perisi” olarak tanımladı. Pulat’ın yaşamını yitirmesindeki asıl nedenin sağlık sorunları olmadığını belirten Çamalan, şunları söyledi:
“1,5 sene önce Yüksel Caddesi’nde Mimarlar Odası önünde polisten aldığı darptan kaynaklı hayatının sonu hızla geldi. Perihan Pulat herkesin bildiği gibi Ankara’nın ablasıydı. Bütün direnişçilerin perisiydi, vazgeçilmez bir siması olarak yaşadı. Çünkü onun kendine özgü bir sosyalizm anlayışı, devrimci kimliği vardı. Kendisini devrimci, sosyalist mücadeleye adamış ve içselleştirmiş bir kişilikti. Ve hiçbir ayrım gözetmeden nerede hak arama eylemi varsa her zaman orada olurdu.”
“HES’LERE KARŞI DURMAK İÇİN SİNOP’A GİDERDİ”
Kanun Hükmünde Kararname ile işinden olan Mahmut Konuk da Perihan Pulat’ın en yakın yol arkadaşlarından birisiydi. Pulat’ı “Bütün direnişte olan insanların, emekleri için adalet talebinde bulunan herkesin ablasıydı” sözleriyle tanımlayan Mahmut Konuk, şu cümlelerle devam etti:
“Perihan Pulat’ı savaş karşıtı platformda tanıdım. İlk gözüme çarptığında kocaman bir Behice Boran rozeti vardı ve ‘Savaşa hayır’ rozetleri takıyordu. Perihan abla, kim nerede eylem yapıyorsa, oradaydı. HES’lere karşı eylem için Ankara’dan Sinop’a gidiyordu. Emekçiler, hakları için sokağa çıktığında Perihan abla oradaydı. Hekimler, sağlık emekçileri, savaş karşıtı eylem yaptığında Perihan abla oradaydı. Perihan abla her yerdeydi.
KHK’lılar olarak işten atıldıktan ve mücadeleye atıldığım ilk günden itibaren, önlüğümü üzerime giydiğim günden itibaren Perihan abla benim yanımdan hiç ayrılmadı.”
“MUHALİF DURUŞUNU HİÇ SEKTEYE UĞRATMADI”
Aynı zamanda Perihan Pulat’ın avukatı olan Alişan Şahin, “Sol, sosyalist çevre, devrimci, yiğit bir kadını kaybetti” diyerek Perihan Pulat’a dair şu anılarını anlattı:
“Perihan abla, her hak ihlaline uğrayanın yanındaydı. Onurlu, muhalif duruşunu sekteye uğratmadan yaşadı.
Perihan abla ile avukat olarak gözaltı takibine gittiğim gün tanıştık. Birbirimizin hayatına o şekilde girdik. Ama onun duruşuna çok hayran oldum. Ondan çok şeyler öğrendim. Behice Boran’ın çok eski ve çok iyi bir dostuydu. Onunla olan hikâyeleri sık sık anlatırdı. Önemli olan Perihan ablanın bu muhalif duruşundaki kesinlikle kararlı oluşuydu.
Perihan ablaya çoğu, 2911 sayılı yasayı muhalefetten olmak üzere 5 tane dava açıldı. Bu davaların 3’ünden beraat etti. 2 dosyası da halen mevcut, ondan da beraat edecek bundan adım gibi eminim.”
“KENDİSİNİ EŞİT BİR BİÇİMDE KONUMLANDIRAN BİR İNSANDI”
Hak mücadelesi sebebiyle eylemleriyle tanıdığımız Veli Saçılık da Perihan Pulat’ı anlatan isimlerdendi. “Kutuplarda buzulların erimesini kendisine dert edinirdi” diyen Saçılık’ın aktarımı şöyle oldu:
“Perihan anne öncelikle Behice Boran’ın hayranıydı ve Behice Boran’ın kendisinin öğretmeni olduğunu söylüyordu. ‘Behice Boran’ın kızıyım’ diyordu ve bize de annelik yapıyordu. Kendisi Behice Boran’ın kızı bizim de annemiz durumundaydı. Perihan ananın anılandan ziyade onun yaşam tarzı bizim hedeflediğimiz, aslında programlarımıza yazdığımız, konuştuğumuz kavramları kendi benliğinde birleştirmiş bir insandı.
Kutuplarda buzulların erimesini kendisine dert eden, bunun için içerlenen, bunun için doğalgaz yakmayan bir insandı. Hayvanların canına asla kıymayan, Kürt’ün hakkını Kürt’e, Alevinin hakkını Aleviye, kadının hakkını kadına, emekçinin hakkını emekçiye ayrımsız ve gayrımsız bir biçimde ve mutlaka yanında olandı. Yani kafasında milliyetçi, ırkçı, cinsiyetçi, insan egemen bir fikir asla yoktu. Doğada kendisini eşit bir biçimde konumlandıran bir insandı.”