Etiket: alkollü sürücü

  • Karakoyun’u öldüren alkollü sürücüden trajikomik savunma: Alkollüydüm ama kendimdeydim!

    Karakoyun’u öldüren alkollü sürücüden trajikomik savunma: Alkollüydüm ama kendimdeydim!

    PİRHA- İzmir’in Bayraklı ilçesinde alkollü sürücülerin motoruna çarpması sonucu yaşamını yitiren Haşim Karakoyun’un davasının ilk duruşması görüldü. Sanık Mehmet Ali T. ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek kamera görüntülerine rağmen Haşim Karakoyun’un kendisine çarptığını iddia etti. Sanık 85 promil alkolü olmasına rağmen ‘kendimdeydim’ diyerek trajikomik bir savunmada bulundu.

    İzmir’de 20 Şubat gecesi Koray T. ve Mehmet Ali T.’nin içinde bulunduğu araç, motosikletle seyir halindeki Haşim Karakoyun’a çarpmış ve iki çocuk babası Karakoyun kaza yerinde hayatını kaybetmişti. Karakoyun’a çarpan araçta bulunan ve alkollü oldukları belirlenen iki kişi de aracı diğer kişinin kullandığını söylemiş,  araçta bulunan iki kişi savcının tutuklama istemiyle mahkemeye çıkarılmış ancak İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Kamuoyunun yoğun tepkisi üzerine Mehmet Ali T. 15 Mart tarihinde tutuklanmıştı.

    Bayraklı Adliyesi 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Haşim Karakoyun eşi, çocukları ve  kardeşlerinin yanı sıra yakınları katıldı. Haşim Karakoyun’un ailesi, çocukları ve kardeşleri davaya müdahil olarak sanık Mehmet Ali T.’den şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını talep etti.

    ‘ALKOLLÜYDÜM AMA KENDİMDEYDİM’ SAVUNMASI!

    Tutuklu bulunan ve SEGBİS yoluyla mahkemeye bağlanan Mehmet Ali T. kaza anında 81 promil alkollü olmasına rağmen kendisinde olduğu savunmasında bulunarak, “Olay günü kuzenin ile Gümüldür’e gitmiştim. Sadece iki bira içtim. Eşim hamile olduğu için eve geldim. Sol şeritten sağ seride geçmeye çalıştım. Motor kör noktama denk geldi ve bir ses duydum.. Kaza bu sebeple meydana geldi. Alkol almıştım ama kendimdeydim. Haşim Karakoyun’a ben çarpmadım, tam tersi kendisi bana çarptı” dedi.

    İFADELERİ ÇELİŞTİ

    Karakol ve savcılık ifadelerinde aracı kuzeni olan Koray T.’nin kullandığını ve uykulu olduğunu söyleyen Mehmet Ali T. mahkemede ise bu savunmasının aksine aracı kendisinin kullandığını ve uykulu olmadığını iddia etti. Bilirkişinin tamamen kusurlu olduğunu belirtiği rapora dair fikri sorulan Mehmet Ali T. ise soruya ‘Söyleyecek bir şeyim yok’ diyerek karşılık vererek şunları söyledi:

    “İfademde aracı kuzenim olan Koray T.’nin kullandığını belirtmiştim ama doğru konuşmadım. Aracı ben kullanıyordum ve uykulu değildim. Yolda zik zak yaptığımın belirtiliyor. Aksine orta şeride geçmeye çalışıyordum. Eşim hamile ve tutuksuz yargılanmak istiyorum.”

    KARAKOYUN’UN AVUKATI: 1.15 PROMİL ALKOLLÜYDÜ!

    Duruşmada savunma yapan Haşim Karakoyun’un avukatı Ulaş Dürmüş ise Mehmet Ali T.’nin kazayı yapmadan iki saat önce yola çıktığını ve her saat başı alkol promil oranının 0.15 promil düştüğünün esas alınmasıyla bu oranın 1.15 promile tekabül ettiğini söyledi. Kaza anında Haşim Karakoyun’un 110 metre sürüklendiğine ve aracın 170 metre sonra durabildiğine dikkat çeken Dürmüş, tahmini hızın 120-130 civarında olduğuna işaret etti. Sanık Mehmet Ali T’nin 85 km hızla gittiğini iddia etmesinin gerçekliği olmadığını vurgulayan Karakoyun’un avukatı Dürmüş davanın Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi talebinde bulundu.

    TUTUKLULUK HALİNE KARAR VERİLDİ

    Savcı, Karakoyun Ailesinin Avukatı Dürmüş’ün mahkeme değişikliği talebini incelemek için süre talep etti ve hakim sanık Mehmet Ali T.’nin tutukluluk haline karar vererek duruşmayı 12 Haziran tarihine erteledi. 

    PİRHA/İZMİR

  • Kardeşini öldüren alkollü sürücülerin serbest bırakılmasına tepki: Kaza değil cinayet!-VİDEO

    Kardeşini öldüren alkollü sürücülerin serbest bırakılmasına tepki: Kaza değil cinayet!-VİDEO

    PİRHA- İzmir’in Bayraklı ilçesinde alkollü sürücülerin motoruna çarpması sonucu yaşamını yitiren Haşim Karakoyun’un kardeşi Hüsnüye Karakoyun, şüphelilerin 2.22 promil alkollü çıkmasına ve olay yeri tutanaklarına rağmen serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Karakoyun, “Katiller işledikleri cinayetin farkına varmadan evlerine gönderildiler. Cezasızlık politikasıyla uzun yıllara yayılan davalar var. Adaletin sağlanması için çağrımız var” dedi.

    İzmir’de 20 Şubat gecesi Koray T. ve Mehmet Ali T.’nin içinde bulunduğu araç, motosikletle seyir halindeki Haşim Karakoyun’a çarptı. İki çocuk babası Karakoyun kaza yerinde hayatını kaybetti. Karakoyun’a çarpan araçta bulunan ve alkollü oldukları belirlenen iki kişi de aracı diğer kişinin kullandığını söyledi. Araçta bulunan iki kişi, savcının tutuklama istemiyle mahkemeye çıkarıldı. Ancak İzmir Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

    İzmir Dersim Dernekleri, Dersim Dernekleri Federasyonu ve Hozatlılar Platformu, Bayraklı ilçesinde 20 Şubat’ta motosikletle kendi şeridinde seyir halinde giderken alkollü sürücülerin kullandığı aracın çarpması sonucunda yaşamını yitiren Haşim Karakoyun’a dair İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nde basın toplantısı yaptı. Açıklamaya Haşim Karakoyun’un ailesi de katıldı.

    “FAİLLER ELİNİ, KOLUNU SALLAYARAK GEZİYOR”

    İzmir Dersim Dernekleri adına konuşan Menemen Dersim Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Gamze Yentür, muhalifler için anında harekete geçen yargının adli vakalarda bu hassasiyeti göstermediğini söyledi. Alkollü araç kullanarak Haşim Karakoyun’un ölümüne neden olanların tutuklanmadığını hatırlatan Yentür, bu durumun ailelerin sağlıklı bir yas yaşamasını da engellediğini aktardı. Cezasızlık pratiğinin toplumsal dosyalarda da kendisini gösterdiğini hatırlatan Yentür, “Bir an önce ailenin mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini, elini kolunu sallayarak gezenlere gerekli cezanın verilmesi gerektiğini talep ediyoruz” dedi.

    2.22 PROMİL ALKOLLÜ ÇIKTILAR

    Ardından konuşan Haşim Karakoyun’un kardeşi Hüsniye Karakoyun, yasaların bireyleri korumak, yurttaşın huzurunu sağlamak için hazırlandığını vurguladı. Türkiye’de her şeyin adalet arayan yurttaşa eziyet etmek için kurulu olduğunu kaydeden Karakoyun, “Abimizi kaybedeli 15 gün oldu. Şu anda bizim yerimiz İHD’de ya da adliyede basın açıklaması yapmak ve adalet aramak olmamalı. Acımızı yaşayamadan adaletin peşine düştük. Bizim yaşadığımız süreç zaten adaletin gözünün önünde yaşanmış. Adı trafik kazası deniliyor ama bu bir cinayettir. 2.40 promil alkollü bir insanın araç kullanması zaten katliama niyetlenmektir. O insanlar alkollü olarak yola çıktılar ve bir insanı katlettiler” diye belirtti.

    “ADALET ARAMAK ÇOK YORUCU”

    Olay yeri tutanaklarında ve kamera kayıtlarında tüm durumun gözler önünde olduğunu kaydeden Karakoyun, bunları neden tekrar adalete anlatmaya çalıştıklarını sordu. Savcının tutuklama talebine rağmen hakimin şüphelileri serbest bıraktığını dile getiren Karakoyun, “Böyle bir adalet sistemi olabilir mi? Haşim Karakoyun olayı toplumda bir korkuya dönüşecek. Çünkü her şey ortada olmasına rağmen cinayete sebep olanlar serbest kalıyor. Bu durum alkollü araba kullanmayı cesaretlendirir. Ortada Koray Tan ve Mehmet Ali Tan diye iki şüpheli var. Adalet aramak bizim için çok yorucu” ifadelerini kullandı.

    “2 ŞÜPHELİNİN TUTUKLU YARGILANMASINI TALEP EDİYORUZ”

    Cumhurbaşkanı ve Adalet Bakanı’na seslenen Karakoyun, cezasızlık politikası nedeniyle kendileri gibi uzun yıllara yayılan davalar nedeniyle mağduriyet yaşayan çok sayıda insan olduğunu söyleyerek, şüphelilerin tutuklanması ve adaletin sağlanması çağrısında bulanarak şunları vurguladı:

    “Daha kendimizin hak arama mücadelesinde birkaç gündür sesimizi duyurmaya çalışırken bana gelen mesajlardan bir çok insanın trafik kazası sonucu kaybettiği yakınları ve vücut bütünlüğünü kaybettiği yakınları için hak arama mücadelesindeki çaresizliklerini gördük. Çünkü; 2.22 promil alkol aldığınızda kendi canınıza ve trafikteki bir çok insanın canına kastedeceğinizi bilirsiniz. Biz bu nedenle her 2 şüphelinin ‘Bilinçli Taksirle Adam Öldürme’ suçundan tutuklu yargılanmalarını istiyoruz. Buradan bu ülkenin Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanına da çağrıda bulunuyorum. Trafik kazalarında cezaların artırılmasını sağlayan yasal bir düzenleme yapılsın ve bu 2 şüpheli tutuklu yargılansın.”

    PİRHA/İZMİR

  • Oğlunu öldüren şahsa ‘katil’ dediği için hakkında dava açılan anneye takipsizlik verildi

    Oğlunu öldüren şahsa ‘katil’ dediği için hakkında dava açılan anneye takipsizlik verildi

    PİRHA- 19 yaşında hayatını kaybeden bisiklet sporcusu Umut Gündüz’ün annesi Asuman Gündüz, oğlunu öldüren alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz’e ‘katil’ dediği için ifadeye çağrılmıştı. Savcılık, ifadenin ‘hakaret’ suçunu oluşturmadığı gerekçesiyle anne Gündüz’e takipsizlik verdi.

    Ankara Batıkent’te 15 Temmuz 2020 tarihinde 19 yaşındaki bisiklet sporcusu Umut Gündüz, antrenman sonrası bisikletiyle evine dönerken, alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz’ün kullandığı otomobilin çarpması sonucu yaşamını yitirmişti.

    UMUT’UN ÖLÜMÜNE SEBEP OLAN SAHIŞ ‘İYİ HAL’ NEDENİYLE TUTUKLANMAMIŞTI

    Şenyüz, kazanın ardından gözaltına alınmış ve 1.53 promil alkollü olduğu tespit edilmişti. 27 Aralık 2021’deki karar duruşmasında Umut Gündüz’ün ölümüne neden olan Şenyüz 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası almış, mahkeme iyi hal indirimi uygulayıp tutuklama kararı vermemişti.

    ANNE GÜNDÜZ KARARA SOSYAL MEDYA HESABINDAN TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

    Karara tepki gösteren anne Gündüz, twitter hesabından, “Bu yüzü iyice ezberleyin. Umut’u katleden Çağdaş Şenyüz. Alkollü ve aşırı hızlı araç kullanırken evine giden Umut’a çarpıp kaçtı. Cezası 4 ayla sınırlı kaldı. Yine alkol alıp araç kullanırken size de çarpıp kaçabilir” paylaşımı yapmıştı

    ŞAHIS, KENDİSİNE ‘KATİL’ DİYEN ANNE HAKKINDA ŞİKAYETÇİ OLMUŞTU

    Umut Gündüz’ün öldürülmesinin ardından sosyal medya üzerinden oğlunu öldüren Çağdaş Şenyüz’e yönelik ‘katil’ ifadesini kullanan anne Asuman Gündüz, ifade vermesi için Ankara Eryaman Şehit Osman Avcı Polis Karakolu’na çağırılmıştı. Şenyüz’ün anne Gündüz hakkında ‘katil’ ifadesi nedeniyle şikayetçi olduğu belirtilmişti.

    “‘KATİL’ SÖZÜ HAKARET SUÇUNU OLUŞTURMUYOR”

    Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda, anne Gündüz hakkında takipsizlik kararı verildi.

    Savcılık, anne Gündüz’ün ‘katil’ sözünün hakaret suçunu oluşturmadığını belirterek ‘kovuşturmaya yer yoktur’ kararı verirken, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan soruşturmanın hala devam ettiğini kaydetti.

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER:

    Oğlunu öldüren şahsa ‘katil’ diyen Asuman Gündüz ifadeye çağrıldı

    Alkollü sürücünün öldürdüğü Umut Gündüz davasında adalet yerini bulmadı

    Umut Gündüz’ün ailesi Adalet Bakanlığı önünde eyleme başlıyor

     

  • Alkollü sürücünün öldürdüğü Umut Gündüz’ün babası: Bir pankarttan korktular!-VİDEO

    Alkollü sürücünün öldürdüğü Umut Gündüz’ün babası: Bir pankarttan korktular!-VİDEO

    PİRHA-56’ncısı düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda adalet talebini dile getiren pankart açtığı için gözaltına alınan 19 yaşındaki bisiklet sporcusu Umut Gündüz’ün babası Menderes Gündüz, “Bu tür ölümlerin bir trafik kazası değil de cinayet olarak yargılanması için pankart açtık” dedi. 

    Ankara Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği üyesi olan 19 yaşındaki Umut Ahmet Gündüz, 15 Temmuz 2020 günü arkadaşı Ali Can Aydın ile antrenmandan dönerken Çağdaş Ş.’nin kullandığı otomobil Gündüz’e çarptı. Çarpma nedeniyle plakası yola düştüğü için yakalanan Çağdaş Ş.’nin 1.53 promil alkollü olduğu belirlenmişti.

    Baba Menderes Gündüz, oğlunun cinayete kurban gittiğini, son iki yılda 258 bisikletlinin alkollü sürücülerin karıştığı kazalarda yaşamını yitirdiğini söyledi.

    19 yaşındaki profesyonel bisikletçi ve aynı zamanda Ankara Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği üyesi olan Umut Gündüz’ün anne ve babası oğullarının ölümüne neden olan alkollü sürücünün serbest kalması üzerine ‘Umut’a Ses Ol’ adlı bir kampanya başlatmıştı. Aile seslerini duyurabilmek için geçen hafta düzenlenen 56’ncısı düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’na #bisikletliyaşamiçinadalet’ pankartıyla katıldı.

    İZİN BELGELERİ OLMASINA RAĞMEN GÖZALTINA ALINDILAR

    Umut’un anne ve babası Kuşadası’nda düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu finalinde, ‘#UmutaSesOl #bisikletliyaşamiçinadalet’ pankartı açtıktan sonra, Aydın Valiliği tarafından izin belgeleri bulunmasına rağmen gözaltına alındı.

    Yaşadıklarını PİRHA’ya anlatan baba Menderes Gündüz, “Antrenman dönüşü alkollü ve aşırı hızlı bir sürücünün arkadan çarpıp akabinde kaçması sonucu öldürülen Umut Gündüz’ün babasıyım. 15 Temmuz 2020’den sonra bisikletli ölümlere dikkat çekmek, farkındalık yaratmak ve bu tür ölümlerin bir trafik kazası değil de olayların ikinci derece cinayet olarak yargılanması için bir kampanya başlattık” dedi.

    “HER YERDE KULLANDIĞIMIZ PANKART ORADA SUÇ SAYILDI”

    Kampanyalarını ve seslerini duyurabilmek için 56’ncısı düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu’na katıldıklarını söyleyen Gündüz şöyle devam etti:

    “Hem sesimizi duyurmak hem de bu farkındalığı arttırmak için eşim ve ben katıldık düzenlenen tura. Yanımızda 9 ay boyunca bu kampanyayı yürüttüğümüz pankartlarımız vardı. Marmaris’e geldiğimizde burada asmış olduğumuz pankartlarımız Jandarma Komutanlığı tarafından ‘sakıncalı ve yasak’ gerekçesiyle indirilmek istendi. Biz aile olarak indirmeyeceğimizi söylediğimizde ise ‘Kamu malına zarar vermekten’ tutanak tutacaklarını söylediler. Ayrıca gözaltı yapabileceklerini söylediler. Biz de pankartımızın içeriğinde herhangi bir suç teşkil edecek bir yazının olmadığını kendilerine söyledik. Bu pankartları 9 aydır birçok kurum, medya, mecra ve sivil toplum örgütünde taşıdığımızı belirttik. Ayrıca oğlumuzun adına Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Bahçelievler’de açılan bisiklet yolunda da biz bu pankartı taşıdığımızı ve birçok medyada da bunu kullandığımızı ifade ettik. Ancak kesinlikle izin vermeyeceklerini söylediler. Biz de pankartlarımızı kaldırmayacağını söyledik. Ardından apar topar pankartlarımız jandarma tarafından toplanarak parçalandı.”

    “BİSİKLET FEDERASYONU BAŞKANI BİZİ AZARLADI”

    Pankart asmak için izin almaya çalıştıklarını ve tüm yetkililere gitmelerine rağmen sonuç alamadıklarını aktaran Gündüz, “Pankart asmak için yasal olarak izin almamız söylendi. Marmaris Kaymakamlığı’na geçtik eşimle birlikte. Dilekçemizi yazdık. Başvurumuz önce olumlu karşılandı. Sonrasında kaymakamlıkta yetkili birisi güvenlik toplantısı yapılacağını, toplantının sonucunda kaymakamın izin vereceğini söyledi. Eşimle ben de bekledik kapının önünde. Kaymakam ve ekibi çıktığında pankarta izin vermeyeceklerini söylediler.  Niçin olduğunu sorduğumuzda ise Federasyonun onayı gerekiyor dediler. Federasyon yetkililerine ulaşmaya çalıştık ama kimse bize yardımcı olmadı. En son Federasyon Başkanı Erol Küçükbakırcı’ya ulaştık. Kendisine böyle bir zorluk yaşadığımızı ve bize yardımcı olmasını istedik. Çok ters ve sert bir üslupla bizi azarlayarak ‘Beni bir daha aramayın!’ dedi.

    “BİR PANKARTTAN KORKTULAR”

    Tüm bu olumsuz gelişmelere rağmen yol boyunca pankartlarını açmaya ve kampanyalarının sloganlarını yazmaya devam ettiklerini söyleyen Gündüz son olarak şu ifadeleri kullandı:

    “Son etap olan 8. Etap Kuşadası etabına geldik. Orası artık final bölümüydü. Oraya en yakın bir otelin terası olan balkon gördük. İzin alarak bu pankartı açmak istedik. Ancak herkes o kadar çok korkuyordu ki bir pankarttan, kimse bunun altına imzasını atmak, sebep olmak istemedi. Bizde inisiyatif kullanıp pankartımızı açtık. Pankartımızda sadece ‘Bisikletli ölümlere son! Bisikletli yaşam için adalet! Kaza değil cinayet!’ yazıyordu. Ve ‘Umut’a ses ol!’ yazıyordu. Orada Bakan bey varmış bizim bilgimiz yoktu. Bir anda gereksiz bir yaygara çıkarıldı.

    Asayiş polisleri eşimle beni gözaltına aldı. Otel içinde sorguladılar, kontrol ettiler. Aydın Valiliği’nden alınmış hem sokağa çıkma yasağına muafiyet hem de farkındalık oluşturmak adı altındaki izin yazımızda vardı. Onları gösterdik. ‘Tamam izniniz var gidebilirsiniz.’ dediler. Biz alandan çıkıp araca doğru giderken iki tane sivil polis geldi yanımıza ve bizi tekrar gözaltına aldılar. TEM’den olduklarını söylediler. TEM’den dediklerinde eşim de ben de tedirgin olduk. Terörle mücadele yani nasıl böyle bir şey olabilir? Nasıl bağdaştırabildiler bir pankartla terörle mücadeleyi? Sonrasında başka kaynaklardan öğrendik ki Aydın vali yardımcısının bizzat müdahalesi ile TEM bizi gözaltına almış. Kuşadası Emniyet Müdürlüğü’ne ifadelerimizi verdik. Bir odada 2 buçuk 3 saat tutulduk. Sonrasında serbest bırakıldık.”

    NE OLMUŞTU?

    19 yaşındaki bisiklet sporcusu Umut Gündüz, geçen yıl Ankara’da antrenman sonrası evine dönerken aşırı süratli giden alkollü sürücünün yönetimindeki aracın çarpması sonucunda hayatını kaybetmişti. Yolun sağ şeridinde ve eksiksiz teçhizatla gittiği belirlenen Umut Gündüz, olayda polis raporlarına göre kusursuz bulunmuştu. Yola düşen plakadan yakalanan sürücü ise 4 ay tutukluluk süresinin ardından serbest bırakılmıştı.

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA