Etiket: Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB)

  • Almanya’da Alevi kadınlarından eşit temsiliyet ve dayanışma mesajı-VİDEO

    Almanya’da Alevi kadınlarından eşit temsiliyet ve dayanışma mesajı-VİDEO

    PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin Koblenz’de düzenlediği iki günlük Kadın Kampı’nda, kadın emeğinin görünür kılınması, eşit temsiliyet ve örgütlü mücadelenin büyütülmesi başlıkları öne çıktı. Almanya’nın farklı kentlerinden gelen kadınlar, dayanışma ve ortak mücadele çağrısı yaptı.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından 16-17 Mayıs tarihlerinde Almanya’nın Koblenz kentinde bulunan Koblenz Cemevi’nde düzenlenen Kadın Kampı, Almanya’nın farklı kentlerinden gelen çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirildi. İki gün süren programda siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, psikoloji, hukuk ve dayanışma başlıkları ele alınırken, kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi yönünde önemli mesajlar verildi.

    “KADINLARIN GÖRÜNMEYEN EMEĞİNİ GÖRÜNÜR KILMAK İSTEDİK”

    Kampın ardından değerlendirmelerde bulunan Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Özgür Demir, cemevlerinin kuruluş sürecinde kadınların “taşıyıcı kolon” görevi üstlendiğini belirterek, kadın emeğinin yıllardır görünmez kılındığını ifade etti.

    Demir, kampın temel amacının kadınların görünmeyen emeğini görünür hale getirmek ve bu emeği örgütlü güce dönüştürmek olduğunu söyledi. İki gün boyunca düzenlenen workshoplar, paneller ve tartışmaların yoğun ilgi gördüğünü belirten Demir, kadınların etkinlikten büyük memnuniyet duyduğunu aktardı.

    EŞİT TEMSİLİYETİN OLMADIĞI YERDE CAN KAVRAMI EKSİK KALIR”

    “Alevi kadınları bir araya geldiğinde yapamayacağı hiçbir şey yok” diyen Demir, kadınların büyük bir üretim ve örgütlenme kapasitesine sahip olduğunu ancak bugüne kadar belirli alanlara sıkıştırıldıkları için bu gücün yeterince görünür olamadığını kaydetti.

    Kampta en çok öne çıkan başlıklardan birinin eşit temsiliyet olduğunu vurgulayan Demir, “Eşit temsiliyetin olmadığı yerde can kavramı eksik kalır” değerlendirmesinde bulundu. Karar mekanizmalarında kadınların yeterince yer almamasının tartışıldığı kampta, kadınların yaşamın ve örgütlenmenin her alanında eşit biçimde temsil edilmesi gerektiği ortak görüş olarak dile getirildi.

    “DAYANIŞMA VE ORTAK MÜCADELE BÜYÜTÜLMELİ”

    Kampa katılan diğer kadınlar ise bir araya gelmenin önemine dikkat çekerek dayanışma ve birlik çağrısı yaptı. Kamp boyunca kadınların ortak sorunlarını tartışma fırsatı bulduğunu belirten katılımcılar, bu tür buluşmaların örgütlü mücadeleyi güçlendirdiğini ifade etti. Alevi kadınlarının birlikte hareket ettiğinde güçlü bir değişim yaratabileceğini vurgulayan kadınlar, bundan sonraki süreçte de ortak çalışmaların büyütülmesi gerektiğini dile getirdi.

    Elif SONZAMANCI/KOBLENZ

     

  • Koblenz’de Alevi kadınlardan ortak mücadele çağrısı-VİDEO

    Koblenz’de Alevi kadınlardan ortak mücadele çağrısı-VİDEO

    PİRHA-  Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin Koblenz’de düzenlediği Kadın Kampı’nın ikinci günü, workshop çalışmaları, ortak değerlendirmeler ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi. Açıklanan sonuç bildirgesinde kadınların eşit temsili, örgütlü mücadelesi ve yaşamı savunma çağrısı öne çıktı.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) tarafından Almanya’nın Koblenz kentinde bulunan Koblenz Cemevi’nde düzenlenen Kadın Kampı’nın ikinci günü, workshop çalışmaları, ortak değerlendirmeler ve dayanışma mesajlarıyla tamamlandı. Katılımcılar, kadınların örgütlü mücadelesinin büyütülmesi, Alevi kurumlarında kadın temsiliyetinin güçlendirilmesi ve dayanışma ağlarının yaygınlaştırılması yönünde önemli tespit ve öneriler paylaştı.

    Workshop çalışmalarının ardından NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan’ın okuduğu gulbeng ile bölüm sonlandı.

    Programın son bölümünde ise Lale Koçgün sahne aldı.

    “ALEVİ KADINLAR ÇOKLU AYRIMCILIĞA MARUZ BIRAKILIYOR”

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Özgür Demir, Koblenz’de gerçekleştirilen iki günlük eğitim kampı ve çalıştayın ardından sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Koblenz Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi’nde düzenlenen çalıştayda Alevi kadınlar, analar, hukukçular, psikologlar, inanç önderleri, akademisyenler, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve milletvekilleri bir araya geldi. Çalıştayda kadınların maruz kaldığı çoklu ayrımcılık, eşit yurttaşlık mücadelesi, kadın emeği, doğa ve yaşam savunusu ile Alevi inancının geleceği başlıkları ele alındı.

    Okunan sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verildi:

    “Bizler Alevi kadınlar, analar, hukukçular, psikologlar, inanç önderleri, akademisyenler, demokratik kitle örgütleri temsilcileri ve milletvekilleri olarak gerçekleştirdiğimiz eğitim kampı çalıştayında bir araya geldik.

    Ortak hafızamızda, inancımızda kadın mücadelesinden ve eşit yaşam idealinden güç alarak sorunlarımızı, taleplerimizi ve çözüm önerilerimizi birlikte değerlendirdik. Bu çalıştayda bir kez daha gördük ki Alevi kadınlar hem kadın olmaktan hem de inanç kimliğinden kaynaklı çoklu ayrımcılığa maruz bırakılmaktadır.

    “YAŞAMI SAVUNMANIN ORTAK BİR SORUMLULUK OLDUĞUNA İNANIYORUZ”

    Buna rağmen tarih boyunca olduğu gibi bugün de yaşamı örgütleyen, barışı büyüten, hakikati savunan ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir özne olmaya devam etmektedir. Bu nedenle buradan bir kez daha çağrımızdır.

    Kadınlara yönelik şiddetin, çocuk istismarlarının, doğa talanlarının ve hayvanlara yönelik her türlü kötü muamelenin arttığı bu dönemde yaşamı savunmanın ortak bir sorumluluk olduğuna inanıyoruz. Bizler insanı merkeze alan değil, insanla birlikte tüm canı eşit gören bir inancın ve yaşam anlayışının taşıyıcılarıyız.

    Kadınların öldürülmediği, çocukların korkmadan yaşayabildiği, doğanın rant uğruna yok edilmediği, hiçbir canlının şiddete maruz bırakılmadığı eşit ve adil bir yaşam için mücadelemizi büyüteceğiz. Şiddetin, ayrımcılığın, nefretin ve sömürünün karşısında dayanışmayı, vicdanı, adaleti ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

    Yolumuz hak, adalet, eşitlik ve tüm canlarla barış içinde bir yaşam yoludur.

    “KADINLARIN KARAR ALMA MEKANİZMALARINDA EŞİT TEMSİLİ”

    Çalıştay boyunca yapılan değerlendirmelerde özellikle şu başlıklar öne çıkmıştır:

    •  Alevi kadınlarının örgütlenme alanlarının güçlendirilmesi,
      • Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsili,
      • İnançsal ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması,
      • Psikolojik, hukuki ve sosyal destek alanlarının yaygınlaştırılması,
      • Genç kadınların mücadele süreçlerine aktif katılımının artırılması,
      • Toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı inanç ve yaşam pratiğinde eşitliğin güçlendirilmesi.

    Bizler biliyoruz ki eşit, özgür ve demokratik bir toplum kadınların özgürlüğü olmadan kurulamaz.

    Alevi kadınlarının sesi hakikatin, vicdanın ve adaletin sesidir.

    “DAYANIŞMAYI BÜYÜTECEK, KADINLARIN SÖZÜNÜ GÜÇLENDİRECEĞİZ”

    Kadınların yaşamın her alanında eşit temsil edilmesi, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması, Alevi inancının ve kurumlarının eşit yurttaşlık temsiliyetiyle tanınması, kadına yönelik şiddete karşı etkin politikaların geliştirilmesi, çocukların ve gençlerin demokratik, laik ve bilimsel eğitim hakkının korunması, Alevi kadınlarının kültürel, sosyal ve siyasal yaşamda daha görünür olması, anaların bilgisinin, öğretisinin ve toplumsal hafızanın korunması, kadın emeğinin görünür kılınması ve sömürünün son bulması, ayrımcılığa, nefret diline ve asimilasyon politikalarına karşı ortak mücadeleyi büyütmeyi savunuyoruz.

    Bu nedenle buradan bir kez daha çağrımızdır:

    Kadınların yok sayılmadığı, inancın baskılanmadığı, farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görüldüğü demokratik bir yaşamı birlikte kuracağız. Dayanışmayı büyütecek, eşit yurttaşlık mücadelesini sürdürecek ve kadınların sözünü her alanda güçlendireceğiz.

    Şiddetin, ayrımcılığın, nefretin ve sömürünün karşısında dayanışmayı, vicdanı, adaleti ve yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

    Yolumuz hak, adalet, eşitlik ve tüm canlarla barış içinde bir yaşam yoludur.

    Aşk ile.”

    PİRHA/ALMANYA

  • Almanya Alevi Kadınlar Birliği Kampı: Dayanışma ve örgütlenme vurgusu-VİDEO

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği Kampı: Dayanışma ve örgütlenme vurgusu-VİDEO

    PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin düzenlediği Kadın Kampı’nda siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, hukuk, psikoloji ve dayanışma başlıkları ele alındı. Kadınların örgütlü mücadelesinin büyütülmesi ve Alevi kurumlarında eşit temsiliyeti güçlendirme çağrıları öne çıktı.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından 16-17 Mayıs tarihlerinde Almanya’nın Koblenz kentinde bulunan Koblenz Cemevi’nde düzenlenen Kadın Kampı, Almanya’nın farklı kentlerinden gelen çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirildi. İki gün süren programda siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, psikoloji, hukuk ve dayanışma başlıkları ele alınırken, kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi yönünde önemli mesajlar verildi.
    Programın açılışı AABF NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan Ana’nın okuduğu gulbeng ile başladı.
    Açılış bölümünde konuşan Almanya Alevi Kadınlar Birliği yöneticileri ve kadın kurum temsilcileri, kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit ve özgür bir şekilde var olmasının önemine dikkat çekti.
    Ardından Gustavsburg Cemevi Eşbaşkanı Funda Likoğulları’nın moderatörlüğünü üstlendiği panel bölümüne geçildi.

    SİYASETTE KADININ ROLÜ

    “Kadın ve Siyaset” başlıklı ilk panelde 24. Dönem Siirt Milletvekili Gültan Kışanak, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu, CHP İzmir Milletvekili Sevda Kılıç konuşma yaptı.

    Gültan Kışanak, Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından düzenlenen Kadın Kampı’nda yaptığı konuşmada kadınların toplumsal yaşamın her alanında özne haline gelmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların erkek egemen sistem tarafından belirlenen sınırlar içerisinde tutulduğunu belirten Kışanak, eşit ve demokratik bir gelecek mücadelesinde kadınların söz sahibi olması gerektiğini söyledi.
    Kadınların tarih boyunca erkek egemen zihniyetin çizdiği rota içerisinde hareket etmeye zorlandığını ifade eden Kışanak, kadın mücadelesinin temel hedefinin yaşamın her alanında kadınları yeniden söz ve karar sahibi yapmak olduğunu dile getirdi.
    Alevi kurumları içerisindeki kadın çalışmalarını da değerlendiren Kışanak, cemevleri ve Alevi örgütlerinin yürüttüğü kadın mücadelesini önemli bulduğunu ifade etti. Kadınların örgütlü mücadelesinin büyümesinin toplumsal dönüşüm açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Kışanak, Almanya’daki Alevi kadın örgütlenmesinin güçlü bir örnek oluşturduğunu söyledi.
    Yüksel Mutlu, Alevi kadınların kimlik, özgürlük ve inanç ekseninde yürüttüğü mücadeleye dikkat çekti. Mutlu, kadınların Alevilik içindeki gerçek bilgiye ne kadar sahip olduğunu sorgulaması gerektiğini belirterek, özgürlük kavramının yeniden tartışılması çağrısında bulundu.
    Mutlu, kadınların hem inanç alanında hem de toplumsal yaşamda daha güçlü söz sahibi olması gerektiğini belirterek, örgütlü kadın mücadelesinin büyütülmesinin önemine dikkat çekti.

    ALEVİ İNANCINDA KADIN KİMLİĞİ VE KADIN OZANLARIN TARİHSEL ROLÜ

    Ardından sanatçı Mercan Erzincan Alevi inancında kadın kimliği ve kadın ozanların tarihsel rolü konusunda bir sunum yaptı. Erzincan, kadınların Alevi kültürü ve müziği içerisindeki yerine ilişkin yaptığı konuşmada, bağlamanın yalnızca bir müzik aleti değil, aynı zamanda kültürel hafızanın ve ortak yaşamın önemli bir parçası olduğunu söyledi.

    Kadınların kültürel üretimin merkezinde yer almasının önemine dikkat çeken Erzincan, özellikle genç kuşakların sazla, deyişlerle ve Alevi kültürüyle buluşturulması gerektiğini ifade etti.

    ALEVİ ÖRGÜTLERİNDE KADININ GÖRÜNÜRLÜĞÜ
    Devam eden oturumlarda Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Leyla Solmaz, Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Özgür Demir, NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan, AABK önceki Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, AABF Genel Saymanı Melek Şahin ve Gazeteci Elif Sonzamancı konuşmalar gerçekleştirdi.

    Özgür Demir, Alevi toplumunda kadınların hala eşit bir konumda olmadığını belirterek, özgürlük mücadelesinin örgütlü bir şekilde büyütülmesi gerektiğini söyledi.
    Kadınların hem yaşadıkları toplumlarda hem de kendi inanç kurumları içerisinde cinsiyetçilikle karşı karşıya kaldığını ifade eden Demir, eşitliğin olmadığı bir yerde özgürlük mücadelesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
    Konuşmasında Alevi inancındaki kadın anlayışına da değinen Demir, Alevilik öğretisinin özünde kadın-erkek eşitliğinin bulunduğunu ancak bunun kurumlarda tam anlamıyla hayata geçirilemediğini söyledi.
    “Canın cinsiyeti yoktur” diyen Demir, Alevi öğretisinde eşitliğin yalnızca bir temenni değil, yaşamın temel ilkesi olduğunu ifade etti. Hacı Bektaş Veli’nin “Kadın erkek farkı yoktur, eksiklik senin görüşlerindedir” sözünü hatırlatan Demir, bu yaklaşımın bir sistem tarif ettiğini belirtti.

    “ALEVİ ÖRGÜTLENMESİNİN KENDİNİ YENİLEYEN BİR MÜCADELE HATTINA İHTİYACI VAR”

    Leyla Solmaz, Alevi örgütlenmesinin sürekli gelişen ve kendini yenileyen bir mücadele hattına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Solmaz, geçmiş yıllardaki güçlü örgütlenme ruhunun korunması ve yeni kuşaklara aktarılması gerektiğini vurguladı.
    Kadın örgütlenmesinin güçlenmesinin Alevi toplumunun demokratikleşmesi açısından da belirleyici olduğunu belirten Solmaz, mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.
    Nejla Arslan Ana, Alevilikte kadın meselesinin yalnızca bir eşitlik tartışması olmadığını, bunun aynı zamanda hakikatin fark edilmesi meselesi olduğunu söyledi.
    Alevi inancında insanın cinsiyetiyle değil, “can” anlayışıyla ele alındığını vurgulayan Arslan, kadın ve erkeğin birbirinden üstün ya da eksik görülmediğini ifade etti. Dünyanın birçok yerinde kadınların hala eşitlik mücadelesi verdiğini belirten Arslan, Alevilikte ise kadının hakikatin merkezinde yer aldığını söyledi.

    “CAN” SÖYLEMİ ÜZERİNDEN KADIN SORUNLARININ GÖRÜNMEZ KILINMASI

    Nevin Kamilağaoğlu, kadın mücadelesi ve Alevi toplumunda kadınların yaşadığı eşitsizliklere ilişkin yaptığı değerlendirmede, inançta dile getirilen eşitlik anlayışının yaşamın pratiğinde yeterince karşılık bulmadığını söyledi.
    Kadınların hala ciddi eşitsizliklerle karşı karşıya kaldığını belirten Kamilağaoğlu, yalnızca “can” söylemi üzerinden kadın sorunlarının görünmez kılınmasına karşı eleştirilerde bulundu.

    Melek Şahin, kadınların yaşadığı görünmeyen duygusal yük ve manevi dayanışmanın önemine dikkat çekerek, güçlü görünmenin her zaman güçlü hissetmek anlamına gelmediğini söyledi.

    Elif Sonzamancı, kadının Alevilikteki yerinin günümüzde önemli ve popüler bir araştırma alanı haline geldiğini söyledi. Sonzamancı, inançsal ve toplumsal zeminde kadını merkeze alan yaklaşımın Aleviliği önemli bir noktaya taşıdığını belirtti. Alevi inancının kadını merkeze alan bir yaklaşım tarif ettiğini ifade eden Sonzamancı, buna rağmen günümüzde kadının Alevi toplumundaki yerinin ve öneminin yeniden sorgulanır hale geldiğine dikkat çekti.

    Alevi inancında sosyal yaşamın bireysellikten çok kolektif üretim ve paylaşım üzerine kurulduğunu belirten Sonzamancı, rızalık temelinde şekillenen toplum yapısının demokratik katılımın tarihsel bir biçimi olarak da okunabileceğini söyledi.

    GÖÇMEN KADINLARIN KARŞILAŞTIĞI HUKUKSAL SORUNLAR

    Hukukçu ve Göçmen Kadın Hakları Uzmanı Dr. Esma Çakır Ceylan, göçmen kadınların karşılaştığı hukuksal sorunlar üzerine sunum yaptı. Kadınların sosyal haklara erişimi, şiddet karşısında hukuki destek mekanizmaları ve dayanışma ağlarının önemi vurgulandı.
    Ardından Prof. Dr. Aslı Aydın Özdemir, kadın, yasa ve psikoloji ilişkisi üzerine bir sunum gerçekleştirdi.

    WORKSHOPLARDA ORTAK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ TARTIŞILDI

    Programın ikinci bölümünde katılımcılar dört ayrı çalışma masasında bir araya geldi. “Alevi kurumlarında kadın”, “Göçmen kadınlar ve hukuksal haklar”, “Manevi destek ve dayanışma” ile “Kadın, yasa ve psikoloji” başlıklı workshoplarda kadınların yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri tartışıldı.

    Etkinliğin sosyal program bölümünde sanatçı Gülcan Yalnız sahne aldı.

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Almanya’da Alevi kadınlar buluşuyor: Kadınlar sadece katılımcı değil, karar verici olmalı-VİDEO

    Almanya’da Alevi kadınlar buluşuyor: Kadınlar sadece katılımcı değil, karar verici olmalı-VİDEO

    PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin düzenlediği eğitim kampında kadınların inanç, siyaset ve toplumsal yaşam içindeki rolü çok yönlü ele alınacak.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) tarafından Koblenz Alevi Kültür Merkezi’nde 16-17 Mayıs tarihlerinde 2 günlük bir eğitim kampı düzenlenecek.Eğitim kampı, paneller ve grup çalışmalarıyla kadınların hem örgütsel hem de düşünsel gücünü artırmayı hedefliyor. Etkinliğin konuşmacıları arasında Leyla Solmaz, Özgür Demir, Nevin Kamilağaoğlu, Nejla Arslan ve Hüriye Kabayel yer alıyor. Programın “Siyaset ve Kadın” başlıklı bölümünde ise kadınların siyasal alandaki mücadelesi masaya yatırılacak. Bu kapsamda Sevda Kılıç, Gültan Kışanak ve Yüksel Mutlu konuşmalarıyla katkı sunacak.

    Ayrıca göçmen kadınların karşılaştığı hukuki sorunlar, kadınların yaşam ve psikolojisi gibi başlıklar da uzman isimler tarafından ele alınacak. Dr. Esma Çakır Ceylan ve Prof. Dr. Aslı Aydın Özdemir bu başlıklarda sunum yapacak. Manevi destek alanında ise Melek Şahin yer alacak.

    Etkinliğin kültürel boyutunda ise Alevi inancında kadının yeri, kadın şairler ve deyişler üzerinden değerlendirilecek. Bu bölümde Mercan Erzincan, Gülcan Yalnız ve Lale Koçgün sahne alacak.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Özgür Demir, söz konusu kampın yalnızca bir eğitim faaliyeti olmadığını, aynı zamanda Alevi kadınlarının örgütsel gücünü büyütmeyi hedefleyen politik bir müdahale niteliği taşıdığını vurguladı.

    “AMAÇ DAHA GÜÇLÜ, DAHA KATILIMCI BİR ÖRGÜTLÜLÜK”

    Kampın içeriğine ilişkin bilgi veren Demir, gerçekleştirilecek paneller, atölye çalışmaları ve grup tartışmalarının kadınların kendi deneyimlerini kolektif bir zeminde paylaşmalarına olanak sağlayacağını belirtti.
    “Bizler biliyoruz ki eğitim sadece akademik bir araç değil, aynı zamanda özgürleşmenin temel taşıdır” diyen Demir, bu çalışmaların kadınların kendilerini ifade etme alanlarını genişleteceğini ve örgütsel bilinçlerini güçlendireceğini ifade etti.

    Alevi kadınlarının özellikle diasporada kimlik, kültür ve eşitlik eksenli çok yönlü sorunlarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Demir,“Bu kamp ile kadınların daha donanımlı hale gelmesini, örgütsel anlamda daha güçlü, daha katılımcı ve daha sürdürülebilir bir yapının inşasını hedefliyoruz” dedi.
    Kadınların yalnızca katılımcı değil, karar verici özne haline gelmesinin temel öncelikleri olduğunu söyledi.

    “KADINLARIN GÜÇLENMEDİĞİ YERDE ÖRGÜTLENME KALICI OLMAZ”

    Kadınların örgütlenme içerisindeki rolüne dikkat çeken Demir, mevcut yapıları da eleştirerek,“Kadınların güçlenmediği yerde örgütlenme kalıcı olmaz. Sadece günübirlik hizmet üretir. Kadınların karar süreçlerine aktif katılmadığı bir yapı gerçek anlamda demokratikleşemez” ifadelerini kullandı.

    Kadınların bilinçlenmesinin örgütlenmeyi doğrudan dönüştüreceğini belirten Demir, “Bilinçli kadın pasif değil, aktif özne haline gelir” dedi. Ancak tarihsel süreçte tüm toplumlarda olduğu gibi Alevi toplumunun da dönüşümden etkilendiğini belirten Demir, eşitlikçi anlayışın pratikte yeterince karşılık bulmadığını vurguladı.

    “KADINLAR KARAR MEKANİZMALARINDA YOK”

    Demir, özellikle cemevleri ve kurumlarda kadınların karar mekanizmalarında yeterince yer almamasını eleştirdi. Özgür buna yönelik, “Kadınlarımız belirli alanlara hapsedilmiş, emekleri sıradanlaştırılmış ve görünmez kılınmıştır. Bu durum bizler açısından kabul edilemez bir rahatsızlık yaratmaktadır” dedi.

    Avrupa’daki örgütlenme modeline dikkat çeken Demir, Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin güçlü bir çatı yapı içinde faaliyet yürüttüğünü belirterek, “Bizim en önemli avantajımız güçlü bir çatı örgütümüzün olması ve gerektiğinde birlikte hareket edebilmemizdir” şeklinde konuştu.Demir,sözlerini “Kadın isterse başaramayacağı hiçbir şey yok. Avrupa’daki Alevi kadınları olarak bu birlikteliği büyüteceğimize inanıyoruz. Türkiye’deki kadın hareketinin de bu ortak zeminde güçleneceğini düşünüyoruz” diyerek tamamladı.

    “İLK KEZ BU KAPSAMDA BİR EĞİTİM KAMPI YAPIYORUZ”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı (AAKB) Leyla Solmaz ise bu kampın Almanya Alevi Kadınlar Birliği açısından bir ilk olduğunu vurgulayarak, farklı cemevlerinden kadınların ilk kez bu ölçekte bir araya geleceğini ifade etti.

    Solmaz, bugüne kadar bu derinlikte bir kamp çalışmasının yapılmadığını belirterek,“Tüm Alevi Kültür Merkezlerinden aktif çalışan kadın canlarımızın birlikte olduğu bu eğitim kampını ilk defa gerçekleştiriyoruz” dedi.Kampın temel hedefinin Alevi kadınlarının hem örgütsel hem de düşünsel olarak güçlenmesi olduğunu dile getirdi.

    “KADINLAR SADECE KATILIMCI DEĞİL, KARAR VERİCİ OLMALI”

    Kadınların örgüt içerisindeki konumuna dikkat çeken Solmaz, “Kadınlar sadece katılımcı değil, karar verici, yön veren ve üreten olmalıdır” diyerek mevcut anlayışın değişmesi gerektiğini vurguladı.

    Kadınların kendi deneyimlerini paylaşabileceği ve dayanışmayı büyütebileceği alanların yaratılmasının kampın en önemli başlıklarından biri olduğunu söyledi.

    “İNANCIMIZ EŞİTLİK DİYOR AMA GERÇEKLİK FARKLI”

    Alevi inancının temelinde kadın-erkek eşitliği olduğuna dikkat çeken Solmaz, “Can kavramını kullanıyoruz ancak bugün eşitsizlik sorunları yaşıyoruz” diyerek mevcut tabloyu eleştirdi.

    Bu nedenle hem inancın özüne dönülmesi hem de günümüz gerçekliğiyle yüzleşilmesi gerektiğini vurguladı.

    Kampın sonuçlarına ilişkin beklentilerini paylaşan Solmaz, kadın odaklı çalışmaların örgütlenmenin en güçlü damarlarından biri olduğunu söyledi, “Bu tür etkinlikler kadınların güvenini ve cesaretini artırır. Kadınlar yalnız olmadıklarını fark eder” dedi.

    “KADINLAR KARAR MEKANİZMALARINDA YER ALMALI”

    Solmaz, kadınların örgütsel süreçlerde daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak,“Kadınlar kendi iradesiyle aday olmalı, ‘ben de varım’ diyerek yönetimlerde yer almalıdır” ifadelerini kullandı.Bu sürecin Alevi toplumunun demokratikleşmesi açısından hayati önemde olduğunu belirtti.

    Kampa Almanya’nın farklı bölgelerinden çok sayıda kadının katılacağını belirten Solmaz, bu buluşmanın aynı zamanda güçlü bir iletişim ve tanışma zemini yaratacağını söyledi.Çalışmaların panel, sinevizyon, grup çalışmaları ve aktif atölyeler şeklinde yürütüleceğini belirterek, özellikle workshop çalışmalarında somut hedeflerin ortaya konacağını ifade etti.

    Kamp sürecinde kadınların belirli konu başlıkları etrafında gruplara ayrılarak çalışmalar yürüteceğini belirten Solmaz,
    “Yakın dönem ve önümüzdeki 5 yıl için hedeflerimizi birlikte belirleyeceğiz” dedi.

    “HEDEFİMİZ DAHA GENİŞ BİR KADIN BİRLİĞİ”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin uluslararası çalışmalarına da değinen Solmaz, Avrupa genelinde aktif bir örgütlenmeye sahip olduklarını belirtti. Türkiye’deki kadın kurumlarıyla da ilişkilerin sürdüğünü ve geliştirildiğini ifade etti.

    “Ne kadar çok kadını bu yapının içine katabilirsek, gücümüz o kadar artar” diyen Solmaz, hedeflerinin daha geniş ve güçlü bir kadın ağı oluşturmak olduğunu söyledi.

    Elif SONZAMANCI/KÖLN

  • Düseldorf’ta Alevi kadınlar ‘Kadın Yaşam Siyaset’ konulu panel düzenledi- VİDEO

    Düseldorf’ta Alevi kadınlar ‘Kadın Yaşam Siyaset’ konulu panel düzenledi- VİDEO

    PİRHA- Düsseldorf Cemevi’nde bir araya gelen Alevi kadınlar, birçok ülkede kadınların temel hakları için ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek, mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

    Almanya’nın Düsseldorf kentinde bulunan Düsseldorf Cemevi’nde Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin (AAKB), organizesiyle, “Kadın, Yaşam, Siyaset” konulu panel düzenlendi.

    Moderatörlüğünü Gülay Bayraktar Bektaş’ın yaptığı panele DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, AAKB Genel Başkanı Özgür Demir, AAKB  Genel Başkanı Leyla Solmaz, FEDA Eş Başkanı Huriye Kabayel, Göçmen Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Esma Çakır Ceylan ve Düsseldorf Cemevi Onursal Başkanı Canan Sarı konuşmacı olarak katıldı.

    Panelin açılışı bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Gülay Albayrak şiddet gören kadınlar adına Güldünya’nın hikayesini anlattı.

    Ardından Düsseldorf Cemevi Onursal Başkanı Canan Sarı açılış konuşması yaptı.

    “KADIN MESELESİ TOPLUMUN MESELESİDİR”

    Canan Sarı, dünyada ve Türkiye’de kadınların karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek, birçok ülkede kadınların temel hakları için ağır bedeller ödediğini belirterek İran’daki genç kadınların özgürlük taleplerini, Sudan ve Somali’de savaşın kadınlar üzerindeki yıkıcı etkilerini hatırlattı. Sarı, kadınların yalnızca kendi özgürlükleri için değil, eşit ve demokratik bir yaşam için direnişin öncüsü olduğunu vurguladı.

    Konuşmasında Rojava deneyimine de değinen Sarı, kadınların siyasal ve toplumsal alandaki rolünün tüm dünyaya güçlü bir örnek sunduğunu ifade etti. Kadınların eşitlik ve özgürlük talebinin yeni bir dönüm noktasına ulaştığını dile getirdi.

    Türkiye’deki tabloya da işaret eden Sarı, kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddet ve eşitsizliğin hala yakıcı bir gerçeklik olduğunun altını çizerek, “Her kaybedilen kadın, yarım kalan bir hayat, sönen bir umut ve eksilen bir toplumdur” dedi.

    AAKB NRW Başkanı Mehtap Çıplak ise, kadınların hak ve yaşam mücadelesine ilişkin güçlü mesajlar verdi. Çıplak, konuşmasında toplumsal sorunların açıkça konuşulması gerektiğini vurgulayarak, “Her gün yaşadığımız sorunları konuşacağız. Konuşulması lazım” dedi. Kadınların yalnızca konuşulan değil, bedel ödeyen taraf olduğuna dikkat çeken Solmaz, kadınların yaşamın her alanında sürdürdüğü mücadeleyi hatırlattı.

    Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi.

    HURİYE KABAYEL: KADIN, YAŞAM VE SİYASET BİR BÜTÜNDÜR

    FEDA Eş Başkanı Huriye Kabayel, kadın mücadelesi, eşitlik ve dayanışma üzerine değerlendirmelerde bulundu. Kabayel, kadınlara yönelik şiddet ve cinayetlerde kimlik ya da inanç ayrımı yapılmadığını vurgulayarak, “Kadınlar öldürüldüğünde hangi dinden, hangi ırktan olduğu sorulmuyor. Cinayetler de yoksullaşma da herkes için aynıdır” dedi. Alevi inancında kadının merkezi bir yerde durduğunu belirten Kabayel, kadın eksenli bir yaklaşımın tarihsel bir yol olduğunu ifade etti: “İnancımızda kadın çok önemli bir yerdedir. Nerede erkeklikten kaynaklı bir zulüm varsa biz orada dururuz.”

    Kabayel, toplumun ayrıştırılmasına karşı uyarıda bulunarak, “Bizi karşı karşıya getiren politikalara karşı Kürt, Türk, Alevi, Sünni demeden ortak sorunu görmek zorundayız” dedi.

    ÖZGÜR DEMİR: KADINLARIN ÇOKLU EŞİTSİZLİKLERİNE KARŞI ORTAK MÜCADELE ŞART

    AAKB Genel Başkanı Özgür Demir ise, kadının bedeni, emeği, kimliği ve diliyle varoluşunun yüzyıllardır iktidar ilişkilerinin ve toplumsal mücadelenin merkezinde yer aldığını belirtti. Alevi kadınlarının karşı karşıya olduğu eşitsizliklerin çok katmanlı olduğuna dikkat çekerek, “Kadın olduğumuz için, inancımızdan dolayı, göçmen kimliğimizle ve içinde yaşadığımız toplumun yapısı nedeniyle çoklu eşitsizlikler yaşıyoruz” dedi.

    Özgür Demir, konuşmasında Orta Doğu’da yaşanan savaşlar ve katliamların kadınlar ve çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerine vurgu yaptı. Kadın bedenine yönelik şiddetin savaşlarda sistematik bir araç olarak kullanıldığını ifade eden Demir, geçmişten bugüne uzanan acı örnekleri hatırlattı.

    Kadına yönelik şiddetin yalnızca çatışma bölgelerinde değil, gündelik yaşamda da sürdüğünü belirten Demir, Türkiye’de artan kadın cinayetlerine işaret etti. “Bir günde altı kadının erkek şiddetiyle katledildiği bir gerçeklikten söz ediyoruz. Bu zihniyet, biçim değiştirerek karşımıza çıkıyor,” ifadelerini kullandı.

    ESMA CEYLAN: GÖÇMEN KADINLARIN GERÇEKLIĞI GÖRÜNÜR KILINMALI

    Göçmen Kadınlar Derneği Başkanı Dr. Esma Ceylan, Almanya’da göçmen kadın olmanın çok boyutlu gerçekliğine dikkat çekti.

    Ceylan, “Almanya’da göçmen kadın olmak ne demek? Bu soru yalnızca fikirlerle cevaplanamaz. Hepimiz için son derece duygusal bir konudur” diyerek göç deneyiminin taşıdığı yükleri ve çelişkileri vurguladı. Göçmen kadınların yaşamlarının kimi zaman kırılganlık, kimi zaman ise güç ve dirençle şekillendiğini ifade etti.

    Almanya’ya gelen farklı kuşaklardan kadınların deneyimlerine değinen Ceylan, ilk gelen kadınların çoğunun genç, dil bilmeyen ve geçici bir süre kalma düşüncesiyle yola çıktığını hatırlattı. “Hayat kalıcı oldu, çocuklar burada büyüdü. Kadınlar burada kök saldı” dedi. Göçmen kadınların tek tip bir hikayeye indirgenemeyeceğini belirten Ceylan, politik nedenlerle gelenler, aile birleşimiyle gelenler, akademisyenler, işçi kadınlar ve Almanya’da doğup büyüyen kadınların farklı gerçekliklerine işaret etti.

    Konuşmasında yaygın iki yaklaşıma eleştiri getiren Ceylan, “Göçmen kadınları ya mağdurlaştırıyoruz ya da yalnızca ‘başarı hikayeleriyle’ süsleyerek sorunları görünmez” dedi.

     LEYLA SOLMAZ: 8 MART’LA SINIRLI DEĞİL, ALANLARDA OLACAĞIZ

     AAKB Genel Başkanı Leyla Solmaz, dünyada artan krizlerin en ağır sonuçlarını kadınlar ve çocukların yaşadığına dikkat çekti.

    Solmaz, küresel ölçekte süren savaşlar, ekonomik daralma ve toplumsal gerilimlerin yarattığı huzursuzluğa işaret ederek, “Haberleri açtığımızda doğuda da Avrupa’da da her yerde sorunlar görüyoruz. Bunun en büyük yükünü kadınlar ve çocuklar taşıyor” dedi.

    AAKB yönetimi ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ile yapılan değerlendirmeler sonucunda bu yıl farklı bir yol haritası benimsediklerini belirten Solmaz, 8 Mart’ın yalnızca salon etkinlikleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

    Elif SONZAMANCI PİRHA-DÜSSELDORF