Etiket: Almanya Alevi Kadınlar Birliği

  • Koblenz’de kadın buluşması: Kadın kadının canıdır, bacısıdır, yoldaşıdır-VİDEO

    Koblenz’de kadın buluşması: Kadın kadının canıdır, bacısıdır, yoldaşıdır-VİDEO

    PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından Koblenz Cemevi’nde düzenlenen Kadın Kampı’nda kadınlar iki gün boyunca dayanışma, örgütlenme ve kadın mücadelesini konuştu. Kampta yapılan konuşmalarda “Kadın kadının kurdu değildir” vurgusu öne çıkarken, kadınların örgütlü mücadelesinin büyütülmesi çağrısı yapıldı.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından 16-17 Mayıs tarihlerinde Koblenz Cemevi’nde düzenlenen Kadın Kampı, Almanya’nın ve Avrupa’nın farklı kentlerinden gelen çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleştirildi. İki gün süren programda siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, psikoloji, hukuk ve kadın dayanışması başlıkları ele alındı.

    Kamp boyunca düzenlenen panel ve seminerlerde kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, katılımcılar kadın dayanışmasının büyütülmesi çağrısında bulundu. Programda konuşan kadınlar, hem Alevi kurumlarında hem de toplumsal yaşamda kadın temsiliyetinin artmasının önemine dikkat çekti.

    Bielefeld’den katılan Bahar Coşkun, yaklaşık 28 yıldır Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ve Bielefeld Alevi Kültür Merkezi bünyesinde yöneticilik yaptığını belirterek, geçmişte Almanya genelinde yalnızca iki kadın başkan bulunduğunu, bugün ise daha fazla genç kadının yönetime gelmesinden büyük gurur duyduğunu ifade etti.

    Kadın kampında yapılan tartışmaların yalnızca teorik değil, aynı zamanda öz eleştirel bir zeminde ilerlediğini belirten Coşkun, “Kadınlar burada aynanın karşısına geçip kendine baktı. Eksiklerimizi de konuştuk, dayanışmayı nasıl büyüteceğimizi de” dedi.

    “KADIN KADININ CANIDIR, BACISIDIR, YOLDAŞIDIR”

    Seminerlerde özellikle kadınlar arasındaki rekabeti ve erkek egemen dilin kadınlara yüklediği rolleri tartıştıklarını ifade eden Coşkun, sıkça kullanılan “Kadın kadının kurdudur” sözünün erkek egemen bir yaklaşım olduğunu vurgulayarak, “Kadın kadının canıdır, bacısıdır, yoldaşıdır” anlayışının büyütülmesi gerektiğini söyledi.

    “KADINLAR OLARAK GÜÇLENMELİYİZ”

    Kadın cinayetleri ve şiddete de dikkat çeken Coşkun, Türkiye ve Avrupa’da kadınların yaşam hakkına yönelik saldırıların arttığını belirterek, kadınların ortak mücadele etmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

    Coşkun, “Bu çalışma burada kalmamalı. Dağın başındaki kadını da, şehirde yaşayan öğretmeni de, şiddete uğrayan kadını da kapsamalı. Kadınlar olarak güçlenmeliyiz” diye konuştu.

    “WORKSHOPLARLA EĞİTİM KAMPI TAMAMLANDI”

    Koblenz Cemevi Başkanı Dilara Yavuz, kampın uluslararası katılımla gerçekleştiğini belirterek programın oldukça verimli geçtiğini söyledi. Yavuz, “Almanya’nın her yerinden, Türkiye’den ve İsveç’ten katılanlar oldu. Çok verimli bir eğitim kampı olduğunu düşünüyorum” dedi.

    İki gün süren program kapsamında panel ve seminerlerin yanı sıra çeşitli workshop çalışmaları da düzenlendi. Kadınların ortak sorunları ve örgütlü mücadele deneyimleri üzerine yapılan tartışmalarda dayanışmanın büyütülmesi gerektiği vurgulandı.

    Dilara Yavuz, kampın sonunda emeği geçen herkese teşekkür etti.

    “KADIN DAYANIŞMASI BÜYÜTÜLMELİ”

    Kadın kampında yapılan konuşmalarda, kadınların toplumsal yaşamda daha güçlü yer almasının önemi vurgulanırken, Alevi kurumlarında kadın temsiliyetinin artmasının umut verici olduğu belirtildi. Katılımcılar, kadın dayanışmasının yalnızca Almanya’da değil, Avrupa ve Türkiye’de de daha güçlü örgütlenmesi gerektiği mesajını verdi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği yönetiminden Nalan Yılmaz, kamp boyunca kadınların birbirine dokunduğunu, dertleştiğini ve ortak mücadele deneyimlerini paylaştığını söyledi.

    Berlin’den katılan Yılmaz, “Kadın kadının kurdu değildir. Bu erkil bir cümledir. Kadın kadının arkadaşıdır, yoldaşıdır, bacısıdır, gözyaşıdır, mutluluğudur” ifadelerini kullandı.

    “ETNİK KÖKENİ NE OLURSA OLSUN KADINLAR AYNI SORUNLARI YAŞIYOR”

    Kadınların yaşadığı sorunların evrensel olduğuna dikkat çeken Yılmaz, farklı halklardan kadınların benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yılmaz, “Kürt kadını da aynı sorunu yaşıyor, Türk kadını da, Arap kadını da. Almanya’da yaşayan Alman kadınları da aynı sorunları yaşıyor” dedi.

    “BİRBİRİMİZİ AŞAĞI ÇEKEREK DEĞİL, EL ELE VEREREK MÜCADELE ETMELİYİZ”

    Kampta siyasetçiler, psikologlar ve farklı alanlarda çalışma yürüten kadınların deneyimlerini paylaştığını belirten Yılmaz, kadınların birlikte hareket etmesinin önemine vurgu yaptı.

    “Birbirimizi dinleyerek, el ele tutarak mücadele etmeliyiz. İnsan olan her yerde tartışma da olur, mutluluk da olur. Ama önemli olan birlikte kalabilmek” diyen Yılmaz, kadınların önümüzdeki dönemde daha zor süreçlerle karşı karşıya kalacağını ancak ortak dayanışmayla bunun aşılabileceğini ifade etti.

    “GENÇLER YÖNETİMLERDE YER ALMALI”

    Son olarak Koblenz Cemevi Başkanı Dilara Yavuz kadınların ve gençlerin kurum yönetimlerinde daha fazla yer alması gerektiğini söyleyerek, “Gençlerimiz kendilerine güvenmeli. Kadınlar Birliği’nde, Gençlik Birliği’nde, yönetimlerde yer almalılar. Zamanımız geldi diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Elif SONZAMANCI/KOBLENZ

     

     

     

  • Berlin Parlamentosu önünde Suriyeli Alevi kadınlar için protesto- VİDEO

    Berlin Parlamentosu önünde Suriyeli Alevi kadınlar için protesto- VİDEO

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Suriye’de katledilen ve kaçırılan kadınların akıbetini sormak için Berlin Parlamentosu’na dosya sundu. Parlamento önünde eylem yapan kadınlar, Suriye’de Alevilere dönük katliamların durdurulması için yetkililere çağrı yaptı.

    Almanya’nın Berlin kentinde Suriye’de katledilen Aleviler için Avrupa Alevi Kadınlar Birliği öncülüğünde parlamento binası önünde eylem yapıldı. “Özgür Alevi kadını özgür Alevi toplumudur” yazılı pankartın açıldığı eylemde Suriye’de katledilen kadın ve çocukların fotoğrafları karanfiller eşliğinde taşındı.

    Eyleme Almanya Alevi Kadınlar Birliği, Berlin Cemevi, ⁠Arap Alevileri kurum temsilcileri, ⁠Demokratik Alevi Kadınlar ve FEDA, ⁠Dersim Cemaati, ⁠Erzincan Küçük Oltu Derneği ve çok sayıda Alevi kadın katıldı.

    ALEVİ KATLİAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Berlin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Hasan Canbaz dede gülbeng okudu, yaşamını yitirenler anısına çerağ uyandırdı. Ardından basın metnini okuyan Almanya Alevi Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu adına Özgür Demir, Suriye’de yaşanan Alevi katliamına karşı tüm dünyanın sessiz kaldığına dikkatleri çekti.

    Demokratik Alevi Kadınlar ve FEDA adına Zöhre Kurtulan Kürtçe yaptığı konuşmada “Alevi kadınlarının feryadına bugün sessiz kalmak hiçbir vicdana sığmaz. Alevi kadınlarına yönelik katliamları Maraş’tan, Sivas’tan, Dersim’den, Çorum’dan iyi biliyoruz. Bu katliamların Suriye’de tekrarlanmaması için mücadele etmek ve seslerini duyurmak borcumuzdur” dedi.

    Berlin Cem Evi Kadınlar Genel Sekreteri Devrim Turan Özdemir ise, “6 Mart’ta Alevilere dönük başlayan katliam süreci hala devam ediyor. Oradan çığlıklar hala yükseliyor ve biz sadece seyretmek zorunda kalıyoruz. Bu katliamların tüm dünya kamuoyunda gündeme gelmesi için buradayız ve Suriye’deki Alevilerin sesini duyurmak için mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

    “SAVAŞIN BEDELİNİ ALEVİLER ÖDÜYOR”

    Federasyon İnanç Kurulu İkinci Eş Başkanı Hasan Doğan Dede, “Suriye’de yıllardır süren savaşın bedelini inançları, kimlikleri ve varlıklarıyla hedef alınan Alevi kadınlar, çocuklar ve ötekiler çekmiştir” şeklinde konuştu.

    Arap Aleviler adına konuşan Nadide Dağ ise Suriye’de yaşananlar karşısında çok üzgün olduklarını ve olanlara karşı sessiz kalmamak için mücadele edeceklerinin altını çizdi.

    Eylem, lokmaların dağıtılmasının ardından son buldu.

  • Almanya’daki Alevi kadınlar, Suriye’de kaçırılan kadınların akıbetini soracak

    Almanya’daki Alevi kadınlar, Suriye’de kaçırılan kadınların akıbetini soracak

    PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği, Suriye’de Alevilere yönelik soykırım saldırılarında kaçırılan kadınların akıbetine  ilişkin Almanya Federal Meclisi önünde protesto eylemi gerçekleştirecek.

     Kadınlar Birliği, Suriye’de Alevilere yönelik katliamlar ve kaçırılan kadınların akıbetine dair 19 Haziran’da Berlin’de bulunan Almanya Federal Meclisi önünde eylem gerçekleştirecek.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği sanal medya hesabından yapılan açıklamada, “Sesimizi yükseltmek ve hakikati dile getirmek hepimizin tarihsel sorumluluğudur. Bugün bu sesi yükseltmek, kimliğimize ve insanlığımıza sahip çıkmaktır” ifadeleri kullanıldı.

    “SESİMİZİ YÜKSELTMEK TARİHİ SORUMLULUĞUMUZDUR”

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin çağrısı şöyle:

    “Suriye’de Alevi halkına yönelik süregelen katliamlar, kadınlara karşı cinsel şiddet ve çocukların hedef alınması insanlığa karşı ağır suçlar kapsamındadır.

    Bu saldırılar karşısında Alevi kurumlarının sessiz kalması kabul edilemez. Sesimizi yükseltmek ve hakikati dile getirmek hepimizin tarihsel sorumluluğudur.

    19 HAZİRAN’DA BULUŞUYORLAR 

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği olarak, bu sorumlulukla 19 Haziran 2025 Perşembe günü Berlin’de, Almanya Federal Meclisi (Reichstag) önünde bir basın açıklaması gerçekleştireceğiz.

    Katliamla ilgili hazırlanan broşürler çok dilli olarak kamuoyuyla paylaşılacaktır.

    Alevi toplumu tarih boyunca adalet ve hak mücadelesinin yanında olmuştur. Bugün bu sesi yükseltmek, kimliğimize ve insanlığımıza sahip çıkmaktır. Katılımınız mücadelemize güç, Alevi kadınlarına moral olacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Almanya Alevi Kadınlar Birliği 8 maddede projelerini açıkladı

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği 8 maddede projelerini açıkladı

    PİRHA- Almanya Alevi Kadınlar Birliği, 25 Kasım’da Mirabel Kardeşler Kadına Karşı Şiddet ile Mücadele Günü nedeniyle bir etkinlik düzenleyeceklerini duyurdu. Açıkalamada, “Bu etkinlikten sonra her bir kadının, bu kadın mücadelesinin bir öznesi haline getirecek bir manifesto hazırlayacağız. Bu manifesto ile Alevi kadınlarının öncü olacağı tüm kadın örgütlerini bir paydada aynı dava için mücadele ağı oluşturacağız” denildi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği, 25 Kasım’da BW bölgesinin daveti üzerine Bühl Cemevi’de, Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) olarak mihman olacaklarını duyurdu.

    “BİZ KADINLAR HAYATIN KENDİSİYİZ”

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği, Alevi Kadınlar olarak birçok proje ile kadın özgürlük hareketine çerağılarını uyandıracaklarını belirterek, “Biz, kadınlar hayatın ta kendisiyiz. Doğuran, yaşam veren, ruhuyla bu dünyaya anlam katan… “Bilgelik dişildir” demiş ilk kadın filozof Sophia. Barışın dili de dişildir. Kadın uzlaştırmacı, birleştirici, yapıcı, duygu yüklüdür. Bu duyguları, bu ruhu barış gelsin diye evrene üflemelidir. Bu bağlamda barışı inşa etmek için tüm gücümüzle eşitliğe, kardeşliğe, özgürlüklere, güzelliğe, iyiliğe çıkan yolları birleştirmek için çağrımızdır: Almanya Alevi Kadınlar Birliği olarak kızkardeşlik dayanışmasını ilke edindik kendimize. Maya Angelo’nun ifade ettiği gibi ‘Bir kadın, ne zaman kendi sesini duyurmak için ayağa kalksa, planlamamış bile olsa, tüm kadınlar için de ayağa kalkmış olur.’ Hep birlikte, birimiz hepimiz; hepimiz birimiz için ayağa kalkma ve mücadele etme zamanı, özgürlük verilmez, özgürlük alınır şiarıyla” dedi.

    ALEVİ KADINLARIN HEDEFLERİ

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği, hedeflerini şöyle sıraladı:

    1. Almanya Alevi Kadınlar Birliği olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün resmi tatil olması için hazırlamış olduğumuz bir çağrı metni ile her bölgeden çalışma grupları oluşturacağız.

    2. Eşit işe eşit ücret talebimizi dile getireceğiz.

    3. Ev emeğini gözükür kılan çalışmalar gerçekleştireceğiz.

    4. Kadınların siyasete katılımı ve temsili konularında paneller hazırlayacağız.

    5. Kurumlarda nesne durumundaki kadını mücadelenin öznesi haline getirecek çalışmalar yapacağız, zira iki özne ancak Can olabilir.

    6. Kurumlarda kadınların kollektif inisiyatifini çoğaltacak çalışmalar ve örgütlenme pratikleri yapacağız.

    7. Eğitim çalışmaları, atölyeler kurarak kadınları güçlendireceğiz.

    8. Medyada kalıplaşmış cinsiyet rollerine yer verilerek kadın ve erkeklerin temsilinde ataerkil ve heteronormatif standartları öne çıkararak toplumsal cinsiyet eşitsizliği yeniden ve yeniden üretilerek aktarıma sunulmaktadır. Streotip (Bilimsel bir kanıtı olmayan yargılar) temsil ile ayrımcılıkta beslenmektedir. Alevi öğretimiz can kavramı üzerine kurulmuş olup cinsiyet ayrımcılığını reddetmiştir. Dolayısıyla Alevi medyası Toplumsal Cinsiyet Rollerini Toplumsal Eşitliğini Alevi Perspektifiyle örerek patriyarkal düzenin- kapitalist sistemin kadının emeğini-bedenini ikincileştiren, değersizleştiren streotipleştirmeyi engelleyen şekilde olmalıdır. Bu bağlamda kadınları güçlendirecek yazı atölyeleri oluşturularak medya ve basın alanında kadınların sesi güçlendirilecektir.

    KADINCIK ANA PROJESİ

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği, Kadıncık Ana Projesi’ni de yapılan açıklama ile duyurdu.

    Açıklamada, ’Yol’u kuran,’’ Alevi -Bektaşi inancının, öğretisinin, felsefesinin oluşmasında, gelişmesinde ve de yayılmasında etkin olan Kadıncık Ana ve tarihi yazan kadın önderlerden aldıkları ilham ile 2024 yılını Kadıncık Ana nezdinde kadınların yılı ilan edeceklerini belirterek, “8 Mart tarihinde Almanya Alevi Kadınları olarak bir ‘KADINCIK ANA‘ özel ödülünün verileceği ve her sene ritüelleştirecek bir etkinlik gerçekleştireceğiz” diye eklendi.

    Dergah ile birlikte çalışarak, “Kadıncık Ana Konferansı” organize edeceklerini aktaran Almanya Alevi Kadınlar Birliği, konferansta ‘’Kadıncık Ana’’ merkezli olarak, “Patriyarkal düzende aile-devlet- din ekseninde toplumsal cinsiyet rollerinin üretimi, toplumsal cinsiyet eşitliği-eşitsizliği, insan hakları bağlamında kadın hakları, kadın bedeninin medyada temsili- militarizm, teolojik olarak Alevilik inancında Alevilik, örgütlenme modeli ve kadınların kurumlarda yaşadığı eşitsizlikler, can Kavramı- cinsiyet ayrımcılığı” konularına yer verilceğini vurguladı.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği, “Kadıncık Ana” projesi kapsamında, Kadıncık Ana’nın sanatsal ögeler ile işleneceğini de belirtti.

    PİRHA/ALMANYA

  • Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgün Kutan Baran oldu-VİDEO

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgün Kutan Baran oldu-VİDEO

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği’nin (AAKB), Düsseldorf Cemevinde Olağan Seçimli Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Yapılan görev dağılımı toplantısında Özgün Kutan Baran’a AAKB Genel Başkanlığı görevi verildi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği 29 Mayıs tarihinde gerçekleştirdiği olağan kongresinde yeni yönetimini seçmişti. Genel kurul sonrasında gerçekleşen yönetim toplantısında Özgün Kutan Baran AAKB genel başkanlığı görevine seçildi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği Genel Başkanı Özgün Kutan Baran, sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaparak, AAKB olağan seçimli genel kurulunun başarılı geçmesine katkıda bulunan ve kendisine destek veren herkese teşekkür ederek, “Kadınlarımızın irade temsiliyetini, ikrarını almış olmam benim için bir gurur ve onurdur” dedi.

    “BİR TUĞLA DA BİZ KADINLAR KOYACAĞIZ”

    AABK geçmiş dönem başkanı Özlem Akgül şahsında hizmet yürüten tüm kadınlara teşekkür eden Baran, “Kadınlarımızın irade temsiliyetini, ikrarını almış olmam benim için bir gurur ve onurdur. Her zaman dediğimiz gibi geldiğimiz makamların, aldığımız sıfatların gözümüzde de, gönlümüzde de yeri yoktur. Hizmetimiz bu yoladır. İkrarımız bu yolun ulularına, mürşitlerinedir. Bu yol uzun, yükümüz ağır ama hep birlikte omuz omuza tüm renklerimizle, kimliklerimizle tarihimize, kimliğimize sahip çıkarak Alevi-Kızılbaş kadınlarımızla bu yolu yaşayacak, yaşatacak ve nesillerimize mirasımızı bırakacağız. Kadınlar birlikte miras yedi değil, bir tuğla da bizler koyacağız. Dediğim gibi derdimiz var, bu dertte dermandır bize” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Almanya Alevi Kadınlar Birliği: Alışmayalım, susmayalım! Artık yeter!

    Almanya Alevi Kadınlar Birliği: Alışmayalım, susmayalım! Artık yeter!

    PİRHA – Almanya Alevi Kadınlar Birliği, ölüm orucu direnişinin 238. gününde yaşamını yitiren Avukat Ebru Timtik ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada ”Gazi Cemevi’nde yaşananlar; haksızlığın, işlemeyen hukukun ve gencecik yaşında sadece adilce yargılanmak için sesini duyurmaya çalışan Ebru ‘ya karşı kör olan, sağır olan iktidarın kin ve nefretinin göstergesiydi” denildi. 

    Adil yargılanma talebiyle ölüm orucuna başlayan ve 238. gününde yaşamını yitiren tutuklu Avukat Ebru Timtik Gazi Cemevinden deyişlerle uğurlanarak İstanbul’da Gazi Mezarlığı’nda annesi Fatma Timtik’in kabrinde sırlandı.

    Ebru Timtik’in cenaze erkanı sırasında polis ablukasına ve gazlı müdahale tepki gösteren Almanya Alevi Kadınlar Birliği, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, AKP hükümetinin haksızlığının, hukuksuzluğunun göstergesi olarak cenazeye polisin saldırmasını “Ebru‘ya karşı kör olan, sağır olan iktidarın kin ve nefretinin göstergesiydi” denildi.

    Almanya Alevi Kadınlar Birliğinin açıklamasının devamında, “Hep aynı tablo hep aynı saldırı, devlet tüm gücünü sadece saldırmak için seferber ediyorsa, insanların hiçbir talebini görmüyorsa, vicdan ve adalet hem yüreklerde hem işleyişte tükenmişse artık vahşet yaşanıyor ve normalleştirilmiş demektir. İnsanların en acılı günlerinde yitirdiklerine karşı hiçbir saygı kalmamış, her türlü zor gücüyle bu gün insanlık Ebru‘yu yolcularken bir kez daha katledildi. Alışmayalım, susmayalım! Artık yeter!” ifadeleri yer aldı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi Kadınlar Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu yapıldı-VİDEO

    Alevi Kadınlar Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu yapıldı-VİDEO

    PİRHA-Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) bünyesinde çalışma yürüten Alevi Kadınlar Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu yapıldı. Seçim sonucunda 7 asıl 3 yedek olmak üzere 10 kişilik bir yönetim seçildi. 

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) bünyesinde çalışma yürüten Alevi Kadınlar Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu yapıldı.

    Düsseldorf Alevi Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kurula AABK Başkanı Hüseyin Mat, AABF NRW temsilcisi Soner Solmaz’ın yanında AABF İnanç Kurulu üyeleri analar ile bir çok üye katıldı.

    Kurula 55 dernek temsili ile 99 kişi katılım gösterdi.

    AABK Başkanı Hüseyin Mat, AABF NRW temsilcisi Soner Solmaz, Düsseldorf Cemevi Başkanı Müslüm Polat’ın açılış konuşmalarının ardından, AABF İnanç Kurulu adına Naime Nayman söz aldı.

    Nayman, topluma ve inanca bırakılan şeylerin önemine değinerek, “Dışarıdaki toplumu gözlemlemek önemli. Tanrının kadınlara verdiği hissiyat duygusu farklıdır. Bu duygulardan hareketle gelecek nesillere daha çok şey bırakabiliriz” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından divan seçimi yapıldı. Divan ilk olarak Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özlem Akgül’e söz verdi. Akgül Alevi öğretisinde kadınların önemine değindi.

    Çalışma raporunun okunmasından sonra, öneri ve eleştiriler alındı.

    Yapılan tartışmaların ardından seçime geçildi. Seçim sonucunda 7 asıl 3 yedek olmak üzere 10 kişilik bir yönetim seçildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • AAKB Başkanı Akgül: Yola hizmette erkeğe tanınan haklar kadına tanınmıyor

    AAKB Başkanı Akgül: Yola hizmette erkeğe tanınan haklar kadına tanınmıyor

    PİRHA- AAKB Başkanı Özlem Akgül, kadınların hizmet yürütmesinin önündeki engellerin aşılması gerektiğini vurguladı. Akgül, “Bu yola girecek olan inanç hizmetini yürütecek erkek için kural neyse kadın için de aynısı söz konusu olmalı. Örneğin bir boşanma ile kadının erkeğin statüsü farklı olabiliyor. Erkeğe tanınan haklar , kadına tanınmıyor. Bunların hepsi ayrımcılık”diyor. 

    Özlem Akgül Almanya Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı. Aslen Erzincanlı olan Akgül’ün ailesi Dersim Ovacık’tan sürgün edilmiş. İstanbul’da büyüyen Akgül, 2000 yılında Almanya’ya gelerek burada Alevi çalışmalarına devam etmiş.

    Almanya Aleviler Birliği Federasyonu (AABF) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Akgül ile Alevi kurumlarında kadın örgütlenmesini ve zorluklarını konuştuk.

    “ALEVİLİĞİ ÇOCUKLUĞUMDA YAŞAYARAK ÖĞRENDİM”

    Almanya’ya geldikten kısa bir süre sonra Alevi Kültür Merkezi’ne üye olduğunu belirten Akgül, çalışmalara kısa zamanda dahil olmasını şöyle açıklıyor:

    “Bunu aileden alınan değerlere bağlıyorum. Görerek öğrendikleriniz çok önemli. Ben dede kızıyım. Dedenin, babaannenin olduğu bir evde büyüdüm. Cemlerin yapıldığı, ritüellerin yaşandığı, kurban kesme, Perşembe geleneğinin kutsallığı, delil uyandırma, toplum içerisinde yaşanan huzursuzluğun dede huzurunda çözüme kavuştuğu günleri ben çocukluğumdan yaşayarak öğrendiğim için önemliydi. Kendi dedemden, 80 yaşında okuma yazması bile yoktu, çok şey öğrendim. O yıllarda, bir dedenin kız çocuğuna, gelinine, eşine, kızına karşı davranışı ve bakışı ile bugünkü bakış arasında bir fark olduğunu düşünüyorum. Aslında daha modernleşmesi gerekirken, bugün anaların, kadınların önündeki engel daha fazla.

    Biz öyle görmedik. Bize, “Kendini eğiteceksin, iyi bir insan olacaksın, kimsenin hakkını yemeyeceksin, kendi hakkını da ezdirmeyeceksin” denildi. “Kim bu işi yapabiliyorsa el onundur, hizmeti o yürütür” diye öğrenmiş olduğumuz için benim bakış açıma göre kadınlar da hizmet yürütür.”

    “ALEVİ HAREKETİNDE ERKEKLER DAHA AKTİFTİ, BİR YAN EKSİK KALDI”

    “Dünyanın, hayatın, mücadelenin yarısı kadınlar” diyen Akgül, kadınların direk hayatın içerisinde olmadığı, sosyal, siyasal, iş, ev hayatında aktif katılımda olmadığı bir ortamda başarıdan söz edilemeyeceğini düşünüyor. “Alevi hareketine bakıldığında da inancın özünde, felsefesinde can kavramı var” diyor.

    Alevi hareketinde daha çok erkeklerin aktif olmasından dolayı bir yanının eksik olduğunu dile getiren Akgül, “Alevi Kadınlar Birliği’nin çalışmaları 1998’den itibaren başlıyor aslında. 1999 yılında ilk defa Almanya’da federasyonun bir birimi olarak özerk yapısı ve tüzüğü ile birlikte resmi statüsüne kavuştu. Geçmişteki arkadaşların emekleri doğrultusunda, onların mirasını genç nesil devraldıkça örgütlenme şeklindeki değişiklik ile birlikte daha farklı bir başarı elde edildi. Günün koşullarına göre ne eksik, neyi daha iyi yapabiliriz, özellikle kendi içinde yönlendirerek Avrupa’daki hareketi bir çatı altında toplama fikrine gelindi. AABF bünyesindeki Alevi Kültür Merkezlerinin (AKM’ler) kadın kolları var. Kendi içinde yapıyorlar seçimlerini” diyerek kadın çalışmalarının geldiği noktayı açıklıyor.

    “EN BÜYÜK SORUNLARDAN BİRİ KADINLARIN HİZMET YÜRÜTMESİ ENGELİ”

    Akgül’e göre en büyük sorunlardan biri de hizmeti kadınların yürütmesine olan itirazlar. Akgül, hizmeti yürütürken erkek canlara tanınan toleransların kadınlara da tanınmasından yana. Akgül buna yönelik tartışmaları ise şöyle anlatıyor:

    “Sosyolojik açıdan baktığımızda Osmanlı’dan bugüne kadar Alevilerin baskı altında kalması nedeni ile toplum içerisinde biraz daha soyutlanarak dağlık bölgelere saklanarak yaşadı. Kadınlar ikinci planda kaldı. Sistem içerisinde, ataerkil yapı içerisinde, kadın da bundan payını aldı. “Yol bir sürek bin bir” dediğimiz, Anadolu topraklarının her yöresinde farklı farklı yorumlanan bir Alevilik var.

    Can kavramı cinsiyetten bağımsızdır. Ancak başka bir kesim de bunu farklı yorumlayarak kadınların bu hizmeti erkek inanç önderleri gibi götürmeyeceğini söylüyorlar. Biz buna karşı çıktık.

    Bugün yaşanan sıkıntı bu. Elbette ki bir yol erkan var, bu yola girecek olan inanç hizmetini yürütecek erkek için kural neyse kadın için de aynısı söz konusu olmalı. Örneğin bir boşanma ile kadının erkeğin statüsü farklı olabiliyor. Erkeğe tanınan haklar kadına tanınmıyor. Kadının yaşadıkları aynı derecede doğal algılanmayabiliyor. Bunların hepsi ayrımcılık. Bu süreci hızlandırmak için ciddi bir mücadele verdik. Bunu tartışmaya açmış olmak bile ciddi çaba gerektirdi. Çünkü çok alışagelmiş bir şey değildi.”

    “KADINLAR AÇISINDAN DAHA SOMUT POLİTİKALAR ORTAYA KOYMALIYIZ”

    Kadının emek boyutunda olduğunu ama karar mekanizmasında eksik kaldığını kaydeden Akgül, kadın katılımının sadece söylemlerde kaldığını, pratikte maalesef çok farklı bir durum söz konusu olduğunu belirtiyor.

    Akgül, “Öncelikle biz kadınlar mücadele vermeliyiz” diyor ve şunu ekliyor:

    “Yüzde 30 kadın kotası, eş temsiliyet, tüzüksel olarak hayata geçmese de fiilen uyguladığımız alanlar var. Bunu İnanç Kurulu’nda da istedik. İnanç Kurulu’nun isminin değiştirilmesi ile başladı. Önceki ismi Dedeler Kurulu’ydu. Ardından analar da genel kurullarda görev aldılar. Yönetim kurulunda şimdi 3 anamız var. Aslında bizim en somut önerimiz şuydu: Kadın hareketinin istenilen seviyeye gelmesi boyutunda o zaman kotaya bile gerek kalmayacaktı. Örgütümüzün genel merkezinin kadını ile erkeği ile bir araya gelip çok daha net, somut bir politika izlemesi gerekiyor. Kadın hareketinin daha güçlü kılınması açısından. Biz bunun alt yapısını hazırladık.”

    Elif SONZAMANCI/KÖLN