Etiket: Almanya federal meclis

  • Almanya Federal Meclisi’nde Dersim 38 Anması: “Adalet ve Hakikat” çağrısı

    Almanya Federal Meclisi’nde Dersim 38 Anması: “Adalet ve Hakikat” çağrısı

    PİRHA- Almanya Federal Meclisi’nde düzenlenen Dersim 1938 (Tertelê) anmasında, katliamın tarihsel olarak aydınlatılması, Almanya’nın süreçteki rolünün araştırılması ve bağımsız bir komisyon kurulması talepleri öne çıktı. SPD ve Die Linke ev sahipliğinde gerçekleşen programda milletvekilleri, akademisyenler ve sivil toplum temsilcileri yüzleşme ve adalet çağrısı yaptı.

    Almanya Federal Meclisi’nde 7 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen anma programında, Dersim 1938 Soykırımı sırasında katledilenler “adalet ve hakikat” çağrısıyla anıldı.Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), Berlin Dersim Kültür Derneği, Berlin Toplumu ve Cemevi (BAT-Cemevi)  ve AGADEKA e. V. Berlin’in ortak organizasyonuyla gerçekleşen etkinlik, SPD ve Die Linke ev sahipliğinde Federal Meclis’te yapıldı.

    Programa milletvekilleri, akademisyenler, sanatçılar ve demokratik kitle örgütleri katılırken, açılış konuşmaları Hakan Demir, Pascal Meiser, FDG Başkanı Kemal Karabulut ve BAT-Cemevi 2. Başkanı Kadir Şahin tarafından gerçekleştirildi.

    Dersim sürecinde gaz kullanımı iddiaları ve Almanya’nın teknik rolü yeniden tartışmaya açıldı. Katılımcılar, bu başlıkların bağımsız bir araştırma komisyonu tarafından incelenmesi gerektiğini vurguladı.

    Akademik değerlendirmelerde Tessa Hofmann Dersim 38’i tarihsel ve politik yönleriyle ele alırken, Kenan Engin sürecin uluslararası hukuk açısından soykırım olarak değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Almanya Federal Meclisi Başkan Vekili Bodo Ramelow, Dersim toplumunun yaşadığı travmanın görmezden gelinemeyeceğini ve Almanya’nın rolünün araştırılması gerektiğini ifade etti. Görüşmelerde, özellikle gaz iddialarının kapsamlı biçimde araştırılması ve resmi bir komisyon kurulması yönünde ortak bir eğilim oluştuğu belirtildi.

    Etkinlikte ayrıca Ferat Koçak ve Cem İnce Alevi toplumuna yönelik politikaların soykırım niteliği taşıdığına dikkat çekerken, sanatçı İmam Özgül arşivlerin açılması çağrısı yaptı. Omcalılar Derneği’nden Agasi Özvural ise Dersim ve Varto başta olmak üzere Alevi coğrafyasında süren ekolojik yıkım ve göç politikalarına değindi.

    AABF, AGADEKA, Berlin Dersim Derneği ve Berlin Alevi Toplumu temsilcilerinin katıldığı program, Pascal Meiser’in kapanış konuşmasıyla sona erdi. Etkinlikte genel olarak tarihsel yüzleşme, Almanya’nın sorumluluğunun araştırılması ve adalet talebi ortak vurgu olarak öne çıktı.

    HABER MERKEZİ

  • Aleviler Alman Parlamentosu’nda Hızır lokması dağıttı

    Aleviler Alman Parlamentosu’nda Hızır lokması dağıttı

    PİRHA-Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Berlin Alevi Toplumu-Cemevi’nin organizesiyle Federal Almanya Parlamentosu’nda Hızır Lokması dağıttı.

    AABF üyesi bir grup Federal Almanya Parlamentosu’nda Hızır lokması dağıttı. Parlamentonun inançlar odasında bir araya gelen canlara SPD Milletvekili Elvan Korkmaz ev sahipliği yaptı.

    Delillerin uyandırılmasının ardından  Berlin Alevi Toplumu- Cemevi Başkanı Numan Emre  kısa bir konuşma yaptı. Ardından AABF İnanç Kurulu Başkanı Müslüm Kaya ve İnanç Kurulu 2. Başkanı Hasan Ali İçlek gulbeng okudu. Seslendirilen deyişlerde sonra lokmalar pay edildi.

    (HABER MERKEZİ)

      

  • Alman meclisi bilirkişi raporu: Türkiye Suriye’de işgalci güç

    Alman meclisi bilirkişi raporu: Türkiye Suriye’de işgalci güç

    Alman meclisi uzmanlarının hazırladığı bilirkişi raporunda, “Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığının uluslararası hukuk açısından işgal kriterlerini karşıladığı” tespitinde bulunuldu.

    Almanya’da Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi tarafından hazırlanan raporda, Türkiye Suriye’de işgalci güç olarak değerlendirildi. Alman Haber Ajansı’nın (dpa) haberine göre raporda, “Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki Afrin ile Azez, el Bab ve Cerablus bölgelerindeki askeri varlığı tam olarak incelendiğinde uluslararası hukuk açısından askeri işgal kriterlerini karşılamaktadır” ifadesi kullanıldı.

    Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin dokuz sayfalık raporu, Federal Meclis Sol Parti grubunun girişimi üzerine hazırlandı.

    Sol Parti meclis Grup Başkan Vekili Sevim Dağdelen, bilirkişi raporunun Alman hükümeti için bir uyarı olması gerektiğini belirterek Alman hükümetinin Türkiye’nin Suriye’deki eylemlerini uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirmekten kaçınmasını eleştirdi. Dağdelen, “Tüm uzman raporları ve Alman meclisinde grubu bulunan bütün partilerin tutumuna rağmen Suriye’nin bazı bölgelerine NATO müttefiki Türkiye tarafından girilmesi ve işgalini hâlâ uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendirmemek bir skandaldır” diye konuştu.

    ALMANYA’NIN TAVRI

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ocak ayı sonunda Suriye’nin kuzeybatısındaki Afrin’e yönelik başlattığı operasyon Alman hükümeti tarafından kınanmış ve kabul edilemez olarak nitelendirilmişti. Dışişleri Bakanı Heiko Maas Mart ayında yaptığı açıklamada, Türk birliklerinin sürekli Suriye’de kalmaları halinde, Türkiye’nin askeri operasyonunun “elbette uluslararası hukuk ile uyumlu olmayacağını” söylemişti. Ancak Alman hükümeti, Afrin operasyonunun uluslararası hukuk açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği konusunda net bir açıklama yapmamıştı.

    “SALDIRIYA SOMU KANIT YOK”

    Alman Federal Meclisi’nin Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin Mart ayında açıkladığı bir raporda da, Türkiye’nin Afrin’e askeri harekâtının devletler hukukuna uygunluğu konusunda şüpheler bulunduğu sonucuna varılmıştı. Raporda, “Türk hükümetinin, meşru müdafaaya neden olacak kendisine yönelik silahlı bir saldırıya dair henüz somut bir kanıt sunamadığı” değerlendirmesine yer verilmişti.

    Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki YPG güçlerine karşı başlattığı Zeytin Dalı Harekatına hukuki gerekçe olarak BM Şartı’nın 51’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hakkını göstermişti.

    Federal Meclis Bilimsel Hizmetler Dairesi’nin hazırladığı raporlar, uzmanlık gerektiren konularda milletvekillerini bilgilendirmeyi amaçlıyor. Raporlar, Alman meclisinin görüşünü yansıtmıyor. (DW TÜRKÇE)