Etiket: aLMUS

  • Kenanoğlu: Hubyar Sultan Tekkesi hepimizin inanç merkezidir, kimsenin mülkü değil!-VİDEO

    Kenanoğlu: Hubyar Sultan Tekkesi hepimizin inanç merkezidir, kimsenin mülkü değil!-VİDEO

    PİRHA – HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Hubyar Sultan Tekkesi’ne yönelik yeniden açtığı davaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daha önce aynı gerekçelerle açılan davaların kesinleşmiş yargı kararlarıyla sonuçlandığını hatırlatan Kenanoğlu, sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi bir yönü olduğuna dikkat çekti.

    Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Tokat’ın Almus ilçesinde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’ni bünyesine almak amacıyla yeniden dava açması, Alevi kamuoyunda tepkilere neden olurken, gözler 30 Aralık’ta görülecek duruşmaya çevrildi.

    HUBYAR SULTAN’IN ALEVİ İNANCINDAKİ YERİ

    Gelişmelere ilişkin konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Kurucu Başkanı ve HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Hubyar Sultan Tekkesi’nin Alevi inancı içerisindeki yerinin sıradan bir mekân olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Tekkenin tarihsel, inançsal ve toplumsal özelliklerine dikkat çeken Kenanoğlu, Hubyar Sultan’ın birçok özgünlüğü bir arada barındırdığını ifade etti.

    Kenanoğlu, Hubyar Sultan Ocağı’nın hem ocak hem de tekke işlevini birlikte yürüten nadir inanç merkezlerinden biri olduğunu belirterek şunları söyledi:

    “Hubyar Sultan, aynı zamanda bir Türkmen ocağı olduğu halde Dersim’deki Kürt ocaklarıyla da ilişkili. Pir-Mürşit ilişkisi açısından da Üryan Hızır’la da bağlantısı var. Diğer taraftan da Tokat, Amasya, Çorum, Yozgat, Sivas bölgesindeki tarihsel politik süreçlerde önemli roller oynayan bir dergah. Diğer taraftan Alevi inancı içerisinde yürütmüş olduğu sürekler açısından da zaman zaman kamuoyunda tartışma yaratan; yani Alevi sürekleri bilmeyenler açısından tartışılan bir takım özgün süreklere de sahip.”

    II.MAHMUT DÖNEMİNDE BAŞLAYAN MÜDAHALELER

    Hubyar Sultan Ocağı’nın tarih boyunca çok sayıda baskı ve müdahaleyle karşı karşıya kaldığını ifade eden Kenanoğlu, bu sürecin Osmanlı döneminden itibaren sistematik bir şekilde ilerlediğini dile getirdi. İlk büyük kırılmanın II. Mahmut döneminde yaşandığını hatırlatan Kenanoğlu, yaşananları tarihsel bağlamıyla aktardı:

    “II Mahmut döneminde Bektaşi tekkeleriyle birlikte bizim tekke de yıkıma uğratılıyor. Akabinde ocak evlatları sürgüne gönderiliyor. Köy dağıtılıyor. Zaten dağ köyüyüz, kalan belli bir kısmı dağlara gizlenip yaşamlarını sürdürüyor. Aileler tümüyle sürgün hayatı yaşayıp, taliplerinin bulunduğu köylere gidiyor. Bu müdahaleyle ocak kurumsal yapılanmasına müdahale ediliyor. Daha sonraki yumuşama dönemlerinde toparlanmalar yaşanıyor ama o toparlanmalar ‘devletle işbirliği halinde’ toparlanma oluyor. Devlet, ‘benim çerçevesini çizdiğim koşullarda senin varlığını kabul ederim’ diyor.”

    Cumhuriyet döneminde ise yeni bir müdahale sürecinin başladığını belirten Kenanoğlu, Tekke ve Zaviyeler Kanunu’nun Aleviler açısından yarattığı sonuçlara dikkat çekti:

    “İkinci bir müdahale Tekke ve Zaviyeler Kanunu’yla birlikte geliyor. Yani devletin kontrolünde yürüyen bir şeyhliğe rağmen 1925’te tekkeye kilit vuruluyor. Nakşi ve benzeri tekkelere de kilit vuruyorlar. Onlar daha sonra camiler içerisinde faaliyetlerini sürdürüyorlar ama Alevilerin cami gibi  bir ibadethanesi olmadığı için mekansal faaliyetleri tümüyle ortadan kalkıyor.”

    MÜLKİYETİN EL DEĞİŞTİRMESİ VE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR

    Bu süreçle birlikte mülkiyet meselesinin de derinleştiğini ifade eden Kenanoğlu, tekke ve zaviyelere ait taşınmazların nasıl el değiştirdiğini şu sözlerle anlattı:

    “Bundan sonra ortada bir vakıf varsa tekkelerin, zâviyelerin mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğüne geçiyor. Yoksa hazineye devrediliyor. Bizim gibi dağ köylerindekiler ise kaderine terk ediliyor. Yani son tekke bakıcısı kimse, onun ailesinin özel mülkü haline dönüşüyor. Müştemilatlar, tekkenin arazileri, hatta kutsal emanetlerin hepsi özel mülk haline dönüşüyor. Böylelikle bunun getirdiği sorunlar da ortaya çıkıyor.”

    Bu durumun yeni bir inançsal ve siyasal ilişki ağı yarattığını vurgulayan Kenanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “‘Hangisi daha iyi?’ diye sorarsanız, ikisi de birbirinden kötü durum. Tabii bu özel mülkiyet haline dönüşmesi ile birlikte burası bir ailenin mülküymüş gibi davranılıyor. Bu durumla birlikte orada bir inançsal otorite oluşturuluyor. Bu otorite de sağ siyasetçilerin işine yarıyor. Tıpkı II. Mahmut döneminde olduğu gibi Demokrat Parti, Adalet Partisi ve beraberinde gelen partiler bu tekke sahipleriyle, tırnak içerisinde ‘sahipleri’ diyorum, o sahiplenenlerle ilişkilere geçiyor.”

    VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİ DAVASI

    Güncel dava sürecine de değinen Kenanoğlu, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün gerekçelerini ve önceki yargı süreçlerini hatırlattı. 2017 yılında tekke tapusunun muhtarlığa geçtiğini belirten Kenanoğlu, buna rağmen yeniden dava açıldığını söyledi:

    “2017 yılında tekke tapusunu muhtarlık aldığı halde Vakıflar Genel Müdürlüğü bu sefer ‘Vakıflar yasasının 30. maddesi gereğince burası bir vakıf mülküdür ve mülkiyeti bize geçecek’ diyor. Daha doğrusu, ‘Mülkiyeti eski vakıflardan olan Hubyar Tekkesi Vakfı’na aittir’ diyor. Hubyar Tekkesi Vakfı’nın 1560’larda kurulduğu ifade ediliyor. Ortalıkta olmayan bir vakıf! Dolayısıyla bu tür vakıflara da mazbut vakıf diyorlar. Mazbut vakfın bütün mal varlıkları da işte Tekke ve Zaviyeler Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne oluyor. Onun üzerinden de Vakıflar Genel Müdürlüğü buraya el koyuyor. Bu gerekçeyle.”

    Kenanoğlu, bu süreçte yetkililerle yapılan görüşmelere de değinerek şunları aktardı:

    “Akabinde biz gittik vakıflar genel müdürüyle de bölge müdürüyle de görüştük. Dönemin vakıflar genel müdürü aynen şunu söyledi ‘Bu beni aşan bir durum’. Burada başka bir siyasi durum var. ‘Siz gidin dava açın’ dedi. Ve biz o lafın üzerine dava açtık. Dava 5 sene falan sürdü ve muhtarlık davayı tekrar kazandı. Yargıtay da onayladı. Arkasından Vakıflar Genel Müdürü tekrar dava açıyor.”

    “AYNI KONUDA İKİNCİ KEZ DAVA AÇILAMAZ”

    Kesinleşmiş yargı kararına rağmen aynı konuda yeniden dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu vurgulayan Kenanoğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Şimdi şöyle enteresanlık var; hukuk sistemine göre bir konuda siz dava açmışsınız ve o dava kesinleşmişse aynı amaçla tekrar ikinci bir dava açılamaz. Mahkeme karar vermiş, muhtarlığa teslim etmiş. Muhtarlık da zaten bir kişinin değil.”

    Son olarak 30 Aralık’ta Tokat’ta görülecek duruşmanın önemine dikkat çeken Kenanoğlu, Alevi kamuoyuna çağrıda bulunarak davaya sahip çıkılması gerektiğini vurguladı.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Hubyarlı Narin Kabak: Yollarımız söz verilmesine rağmen yıllardır yapılmıyor! -VİDEO

    Hubyarlı Narin Kabak: Yollarımız söz verilmesine rağmen yıllardır yapılmıyor! -VİDEO

    PİRHA-Hubyarlı Narin Kabak, Hubyar Sultan Tekkesi çevresinde 32 mahallenin bulunduğunu bu mahallerlerden 22’sinin Alevi olduğunu vurgulayarak, “Alevi olan 22 mahallenin yolları tamamen bozuk. Valilik, kaymakamlık ve belediye yetkilileri tarafından her yıl söz verilmesine rağmen yollarımız yapılmadı. Bakanlıklara müracaat etmemize rağmen bu güne kadar henüz bir yanıt  almış değiliz” diyerek, ayrımcılığa dikkat çekti.

    Hubyar Sultan Tekkesi çevresinde bulunan Alevi köylerinin ibadetleri ve yaşadıkları sorunlara ilişkin Hubyar’lı Narin Kabak, PİRHA’ya konuştu.

    “CEMEVİMİZE TRAFİK KAZASINDA YİTİRDİĞİMİZ İKİ GENCİMİZİN İSMİNİ VERDİK”

    Hubyar Sultan köy mezarlığının bulunduğu alanın çevresinde 8 mahallenin olduğunu ve hiçbirinde cemevi olmadığını belirten Narin Kabak, “Köylüler olarak toplandık mezarlığın bulunduğu alana ortaklaşa cemevi yapılmasına karar verdik, ancak yapamayınca ara vermek zorunda kaldık” dedi.

    Trafik kazasında kaybettiği oğlu ve  Niyazi Engin adına cemevi yaptırmaya karar verdiklerini aktaran Kabak, Allah’ın ecelimi bilemiyorum. Benim oğlum Aydın Kabak ve köylümüzün gençlerinden Niyazi Engin, geçirdikleri bir trafik kazası sonucu Hakk’a yürüdüler. Biz de onların adına buraya cemevi yapmaya karar verdik, çokta iyi oldu” diye belirtti.

    “HÜBYAR SULTAN TEKKESİNDE BULUNAN 22 ALEVİ MAHALLESİNDE 5 CEMEVİMİZ VAR”

    Hubyar Sultan Tekkesi’nde 22 mahallenin Alevi olduğunu ve sadece 5’inde cemevi bulunduğunu belirten Kabak, “Bizler ve her bayram buraya gelen taliplerimiz ve misafirlerimizle kurbanımızı kesiyor, erkanlarımızı, cemlerimizi yürütüyoruz. Hiçbir ibadetimiz geride kalmıyor hepsi yerine getiriliyor. Hübyar Sultan Tekke’mizde cemevimiz yok, oda en kısa zamanda yapılacak” şeklinde konuştu.

    KIŞIN KÖYDE KİMSE KALMADIĞI İÇİN ERKANLARIMIZI AĞIRLIKLI OLARAK İSTANBUL’DA YAPIYORUZ”

    Hubyar’lılar olarak İstanbul’da iki ayrı yerde cemevleri olduğunu vurgulayan Kabak, “Bir cemevimiz Yenidoğan’da, diğer cemevimiz ise Sarıgazi’ de. Her iki cemevimizde erkanlarımızı yerine getiriyoruz. Mahallemiz hangi cemevine yakınsa o tarafta yapılan erkanlara katılıyoruz” diye belirtti.

    “TÜM BAŞVURULARIMIZA RAĞMEN YOLLARIMIZ YAPILMIYOR”

    Hubyar Sultan Tekkesi’ne giden gerek Tokat Almus, gerekse Sivas Hafik’ten bağlantılı olan her iki yolun çok bozuk olmasından kaynaklı ulaşım zorluğu çektiklerinin altını çizen Kabak, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “32 mahalleden oluşan Hubyar Sultan Tekkesi’nde Alevi olan 22 mahalleye hizmet verilmiyor. Yollarımız çok bozuk. Bu sadece Alevilere özgü. Çünkü aşağıda Sünni köyleri var ve neredeyse evlerinin içine kadar yollar asfalt.

    Ama bize gelince toprak, stabilize yollar. Bunları defalarca valiliğe, kaymakamlığa, belediyeye gidip izah edip anlattık, yapılması için rica ettik. Yolların yapımı için tamam diyorlar, bugün, yarın deniyor ama bir şey yapılmıyor. Her sene aynı sözler, aynı sözler. İlgili bakanlıklara ve kurumların hepsine dilekçe veriyor rica ediyoruz değişen birşey yok.

    Köyümüz çok kalabalık. Yolların bozuk olmasından dolayı çok zorluk çekiyoruz. Bir senenin içinde arabalarımız dökülüyor. Yolumuz olsun, suyumuz olsun, yani her şeyimiz aynı.”

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

     

  • Kenanoğlu: Tokat’ta Alevi köylerine hizmet götürülmüyor-VİDEO

    Kenanoğlu: Tokat’ta Alevi köylerine hizmet götürülmüyor-VİDEO

    PİRHA-Tokat merkez ile aynı mesafede olmalarına rağmen Sünni köy yollarının yapıldığını ama Alevi köy yollarının yapılmadığını söyleyen Ali Kenanoğlu, kaymakamlığın Alevi köylerle ilgili olarak, “Bütçemiz yok, ödenek ayıramadık, buranın yollarını yapmadık” dediğini ifade etti.

    Tokat ve Sivas’a bağlı birçok Alevi köy yollarının yapılmasının inançlarından ve siyasi fikirlerinden dolayı yapılmadığını belirten 27. Dönem Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Tokat’ta Alevi ve Sünni köylerinin aynı uzaklıkta olduğu halde Sünni köylerinin hatta mezralarının yollarının ve hizmetlerinin yapıldığına dikkat çekerek, İl ve İlçe yöneticilerinin gerekli hizmetleri eşit şekilde yapması gerektiğini söyledi.

    “KAYMAKAMLIK ALEVİ KÖYLERİNE YÖNELİK AÇIKLAMASI: BİZİM BÜTÇEMİZ YOK”

    Kenanoğlu, sözlerini şu şekilde sürdü:

    “Tokat ve Almus’a eşit uzaklıkta olan Sarıözen köyüne birkaç kez asfalt dökülmüş. Tekke köyünde ise muhtarlığın birkaç kez verdiği dilekçeleri ve talepleri var. Bütün bunlara rağmen kaymakamlık, ‘bizim bütçemiz yok, ödenek ayıramadık, bu yolları yapamadık’ diyor. ‘Sünni köyüne nasıl yaptınız?’ diye sorduğumuzda da bir feryat figana giriyorlar” şeklinde konuştu.

    “SÜNNİLERİN OTURDUĞU MEZRALARDA BİLE YOLLAR YAPILMIŞ”

    Sünni köylerinin yollarının tamamının asfaltlı olduğunu belirten Kenanoğlu, “Yolu yapılmayan Sünni bir köy yok Almus ilçesinde. Hatta mezralarında yolu yapılmayan, asfaltlanmayan, taş döşenmeyen mahalle kalmamış. Almus inanç olarak çok ziyaret edilen bir yer. Burada yararlananlar sadece Hubyar köylüleri değil aynı zamanda her sene dışardan gelen on binlerce insan var. Biz bunları Kaymakamlığa ilettiğimizde kendisini farklı bir konuma koyuyor” ifadelerine yer verdi.

    Kenanoğlu Zile ilçesinin Karacaören bölgesinde 4 Alevi köyünün birleştiren bir kavşak olduğuna işaret ederek, köy yollarının kötü olduğu için kazalar yaşandığını söyledi.

    Kamber YILDIZ/TOKAT

     

  • Anne ve 2 engelli çocuğu 5 bin TL ile yaşıyor! ‘Bir ev istiyoruz, sesimizi duyun’ -VİDEO

    Anne ve 2 engelli çocuğu 5 bin TL ile yaşıyor! ‘Bir ev istiyoruz, sesimizi duyun’ -VİDEO

    PİRHA- Tokat’ın Cihet köyünde iki engelli çocuğuyla sokaklarda yaşam mücadelesi veren ve kendisi de engelli olan Gülizar Bayram, çocuklarıyla güvende olabileceği bir ortam istiyor. Yetkililere seslenen Bayram, “Çocuklarımla huzurla yaşayabileceğimiz bir ev istiyorum, yetkililerin sesimizi duymasını istiyorum” dedi.

    Türkiye’deki derin yoksulluk her geçen gün artarken, yoksulluktan en çok kadınlar ve çocuklar etkileniyor.

    Onlardan biri olan engelli Gülizar Bayram, Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Cihet köyünde yaşam mücadelesi veriyor.

    Eşini birkaç yıl önce kaybeden Bayram, iki engelli çocuğuna tek başına bakmaya çalışıyor. Başlarını sokacak bir evin dahi olmadığını söyleyen Gülizar Bayram, “Eşimi kaybettikten sonra geçinmekte zorlanır olduk. İki engelli çocuğum var, onlara bakmak durumundayım. 2 ayda bir aldığım 5 bin TL engelli maaşı yeterli olmuyor. Başımızı sokacak, huzurla oturacak bir ev istiyoruz. Yetkililerden bize destek olmalarını istiyorum” diye konuştu.

    Anne ve iki çocuğuna ev alınması için Valilik onayıyla kampanya başlatılırken, yardım edebilecekler için şu bilgiler paylaşıldı:

    “İban numarası: 670001000538492538355005
    MEHMET BAYRAM ZİRAAT BANKASI ALMUS ŞUBE”

    PİRHA/TOKAT

     

     

     

     

  • Tokat’ın Cihet köyünde ormanlık alana dökülen çöp tehlike saçıyor-VİDEO

    Tokat’ın Cihet köyünde ormanlık alana dökülen çöp tehlike saçıyor-VİDEO

    PİRHA- Tokat’ın Cihet köyündeki çöp yığını tehlike saçıyor. Özel İl İdare’nin çöpleri buraya yığdını belirten köy halkı yetkililere seslenerek, bir an önce bu sorunun çözülmesini talep etti.

    Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Cihet köyünde Yeşilırmak’ın kenarına bırakılan çöp yığını hem doğa hem de köy halkı için tehlike saçıyor. Tokat Özel İl İdaresi’nin kasabadaki çöpleri alıp buraya bıraktığını ileri süren yöre halkı, duruma tepkili.

    Kentten köye temiz bir doğa içerisinde yaşamak için geldiğini belirten Şehriban Bayram, “Görüntüyü geçtim, hayatımız tehlikede. Bir bomba gibi duruyor bu tehlike. Bir yanımızda HES bir diğer yanımızda bu çöp kirliliği hayatlarımızı ve doğamızı tehlikeye atıyor. Bunu İl Özel İdaresi’nin yapması işin apayrı bir boyutu zaten. Şehirleri doğal, organik ortamda yaşamak için bırakıp buralara geldik. Bu mudur organik ortam, bu mudur sağlıklı yaşam” diyerek tepki gösterdi.

    “ÇÖP YIĞINI ATOM BOMBASI GİBİ DURUYOR BURADA”

    Naciye İskender de çöp yığının taşıdığı risklere dikkat çekerek, “Kasabanın çöplerini Tokat İl Özel İdaresi alıyor, bu güzel doğanın içine yığıyor. 50 metre ileride Yeşilırmak var, doğanın içinde atom bombası gibi duruyor. İlerleyen zamanlarda çok büyük zararlar verecek. Bu çöplerin derhal temizlenmesini istiyoruz” diye konuştu.

    “PİSLİĞİN İÇİNDE YAŞIYORUZ”

    Yıllarca metropol kentlerde yaşadıktan sonra doğa ile iç içe yaşamak için köye geri döndüğünü söyleyen Sefer Bayram ise çöp deryasına sitem ederek şunları söyledi:

    “Temiz ve doğa ile iç içe yaşamak için buralara geldik ama pisliğin içinde yaşıyoruz. Yetkililerden rica ediyoruz, buna bir çözüm bulunsun. Daha önce belediye arıtma tesisi yaptı ama onu da yarım bıraktılar. Sesimiz duyulsun, doğamız temiz kalsın.”

    PİRHA/ TOKAT

     

  • İnananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin ziyareti; Sersem Baba-VİDEO

    İnananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin ziyareti; Sersem Baba-VİDEO

    PİRHA- Hubyar Sultan Ocağı mensubu Hüseyin Kelleci, Hubyar Köyünde ‘Sersem Baba’ olarak bilinen ziyaret yerinin çok sayıda insanın uğrak yeri olduğunu belirti. Kelleci, “Özellikle çocuğu olmayan ya da derdi olan herkes, burayı ziyaret eder. Sersem Baba inananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin yeridir” dedi.

    CAN TV program sunucusu Hüseyin Kelleci, Tokat’ın Almus İlçesi Hubyar Köyü’ndeki Sersem Baba ziyaretine yapılan yoğun ziyaretler hakkında bilgi verdi.

    Sersem Baba’nın bölgede yaşayanlar için önemli bir ziyaret yeri olduğunu aktaran Kelleci, “Sersem Baba inananların, direnenlerin, hayalini kuranların, evlat bekleyenlerin yeridir. Burada doğanın içerisinden çıkan çok kutsal bir böcek var ancak herkese gelmez, görünmez. Bu kutsal böcek, suyla birlikte gelir buraya. Çocuğu olmayanlar, bu böceği alır yutar ve seneye çocuğuyla birlikte tekrar buraya gelir. Bugüne kadar bu ziyarete hep yoğun ilgi olmuştur” dedi.

    Hüseyin Kelleci, Hubyar Köyü’ndeki yüksek dağdan çıkan iki su kaynağının Sersem Baba’nın bulunduğu yere aktığı bilgisini vererek, “Birinden berrak su, diğerinden ise böcekli su akar” dedi.

    “ERENLERİMİZİN SAYESİNDE YAŞIYOR NEFES ALIYORUZ”

    Almus İlçesi Görümlü Köyü’nden Kul Himmet Derneği Yönetim Kurulu üyesi Şakir Çoban da Sersem Baba’yı ziyaret edenler arasında yer aldı. Şakir Çoban, ziyaretin nedenini ise şu sözlerle ifade etti:

    “3-4 senedir çocuk istiyoruz olmuyor. Pir Baba Sultan Ocağı olan Sersem Baba’ya geldik ve burada bir kurban kestik. Eğer çocuğumuz olursa seneye de kurbanımızı getirmek istiyoruz. Bugün yaşıyor, nefes alıyorsak pirlerin, erenlerin sayesindedir. Hepsine aşkı niyazlarımı sunuyorum.”

    Baba Cuma Çoban ise, “Niyetlerimiz kabul olsun. Şakir oğlumun bir çocuğu olsun niyetiyle dilek dilemek için geldik. Çocuğumuz olursa seneye buraya kurbanla birlikte geleceğiz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN /TOKAT

     

  • Köy muhtarından elektrik isyanı: Hizmet verilmezse valilik önüne kamp kuracağım-VİDEO

    Köy muhtarından elektrik isyanı: Hizmet verilmezse valilik önüne kamp kuracağım-VİDEO

    PİRHA- Tokat’ın Almus ilçesi Ahmet Alan Köyü Muhtarı Hüseyin Bektaş, TEDAŞ’a aylar öncesinden müracaat etmelerine rağmen elektrik hizmeti alamadıklarını belirtti. Bektaş, “Mağduruz, sorunumuzun çözülmesini istiyoruz. Sorunumuz çözülmediği takdirde valiliğin önüne kamp kuracağım” dedi.

    Ahmet Alan Köyü sakinleri, Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine (TEDAŞ) müracaat etmelerine rağmen taleplerine karşılık alamıyor.

    Elektrikleri bağlanmayan Almus ilçesine bağlı Ahmet Alan Köyü Muhtarı Hüseyin Bektaş, PİRHA’ya konuştu.

    Köylerinin Tokat merkeze 15 kilometre uzaklıkta olduğunu belirten Muhtar Hüseyin Bektaş, hizmet almak için yaptıkları başvuruya karşılık, köye dahi gidilmeden tespit yapıldığını anlattı.

    “KÖYE UĞRAMADAN ‘7 TANE BARAKAN VAR’ DİYORLAR!”

    Elektriklerinin bir an önce bağlanması için Tokat İl Özel İdare genel sekreterliğine dilekçesini imzalattıktan sonra TEDAŞ yetkililerine verdiğini belirten Bektaş, “Bana, ‘senin orada 7 tane barakan var’ diyorlar ama buraya gelip görmüyorlar. Ben de kendilerine müfettişinizi görevlendirin burası baraka mı bina mı ev mi iş yeri mi gözlerinizle görün diyorum” diye belirtti.

    Yetkililer tarafından köylülerin görmezden gelindiğini ifade eden Bektaş, “Bizlere ‘Samanlık, garaj, ahır yapmışsın’ diyorlar. Yerlerin ahır mı bina mı başka bir şey mi olduğunu gelip görmeden kabul etmemelerini anlamıyorum” diyerek tepki gösterdi.

    “ELEKTRİK OLMADIĞINDAN 5 HAYVANIM TELEF OLDU”

    2023 yılında elektriklerin olmamasından kaynaklı 5 büyükbaş hayvanının telef olduğunu vurgulayan Bektaş, “Elektrik olmadığı için köye banyo yapmaya gitmiştim. Yazın güneşte güneş paneli ile idare ediyorum ama kış olunca mağdur oluyoruz. Özellikle kışın dünya ile iletişimlerimiz kesiliyor, her şeyden habersiz kalıyoruz. Burada 60 dönüm yerim var. 80 tane büyükbaş hayvan için ahırım var. Çiftçiyim, tarım ve hayvancılıkla uğraşıyorum. Devletin bize teşviki bu mu olacak?” diye sordu.

    “TOKAT VALİLİĞİNİN ÖNÜNE KAMP KURACAĞIM”

    Ahmet Alan Köyü Muhtarı Hüseyin Bektaş, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Devletten sadece elektrik istiyorum, başka da bir şey değil. Kimse bu konuda yardımcı olmuyor, TEDAŞ da bizi tanımıyor. Buraya elektrik gelene kadar konunun takipçisi olacağım. Elektrik verilmezse valiliğin önüne kamp kuracağım. Havalar ısındı, valinin haberi olsun! Sayın valimiz bunu duysun. Biz de vatandaşız. Burada şu anda 7 abonenin üstünde 40 nüfus var. Buraya İl Özel İdaresi su ve çöp konteynırı verdi. Çöpümüz alınıyor ama elektrik verilmiyor.”

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

  • Tokatlı yurttaştan engelli eşi ve çocuğunun yaşayabileceği bir ev için yetkililere çağrı-VİDEO

    Tokatlı yurttaştan engelli eşi ve çocuğunun yaşayabileceği bir ev için yetkililere çağrı-VİDEO

    PİRHA- 40 yıldır yaşadığı İstanbul’dan yazları Tokat Almus’a bağlı Durudere köyüne gelen Rıza Öztürk, beyin kanamsı nedeniyle engelli olan eşi ve çocuğuyla yaşayabileceği bir evin inşası için yetkililere çağrıda bulundu. Emekli maaşı ile geçinemediklerini kaydeden Öztürk, sorunlarına çözüm bulunmasını istedi. 

     

    Rıza Öztürk adlı yurttaş, İstanbul’da yaşarken 6 yıl önce düşme sonucu beyin kanaması geçirerek yatağa bağımlı yaşayan eşi Birtane Öztürk ve engeli çocuğu Onur Öztürk’ü alarak Tokat’ın Durudere köyüne gitti. Yaz aylarını burada geçiren Rıza Öztürk, aldığı emekli maaşı ile geçimlerini sağlamadıklarını söyledi.

    İstanbul’dan gelerek bir umutla rahat yaşayabilecekleri hayalini kuran Öztürk, bir evlerinin olmaması nedeniyle zorluk yaşadıklarını anlattı.

    “EMEKLİ MAAŞI İLE GEÇİNEMİYORLAR”

    Yatağa bağımlı yaşayan Birtane Öztürk’ün kardeşi olan Engin Öztürk, “Her şey çok güzelken ablam bundan 6 yıl önce beyin kanaması geçirdi, daha sonra felç durumu yaşadı. İlk 2 yıl yatağı bağımlı kaldı, yerinden kalkamadı ve sessiz bir hayat yaşadı. Şimdi yardımla ayağa kalkıp ihtiyaçlarını görebiliyor. Yeğenim de küçük yaşta havale geçirmekten dolayı engelli kaldı. Eniştemin emekli maaşı var ama tabii ki 10 bin lira ile şehir merkezinde yaşamak zor” diye konuştu.

    “KOMŞUNUN EVİNE GİTME ŞANSI DAHİ YOK”

    Engin Öztürk, eniştesi ve ablasının daha rahat yaşayabileceklerini düşündükleri için köye yerleşmek istediklerini ama bunun imkanlarının olmadığını ifade ederek, “Eniştemin hiçbir sosyal faaliyeti yok. Bir komşunun evine bile gitme şansı yok. Çünkü ablam bu haliyle her daim bir insana ihtiyacı var. Ailede 2 engelli olunca eniştem de artık bağımlı hale geldi. Eniştemin kapıdan dışarı çıkma şansı yok. O yüzden o da iyi değil” dedi.

    “DEVLETTEN EV KONUSUNDA YARIMCI OLMASINI BEKLİYORUM”

    Ailenin engelli olan oğlu Onur Öztürk ise konuşmasında, “İnternet istiyorum, burada telefon çekmiyor. Çekmesi için yüksek tepelere gidiyorum çok korkuyorum” diyerek sorunun çözümüne çağrı yaptı.

    25 yıl boyunca İstanbul’da simit satarak geçimini sağlayan baba Rıza Öztürk ise, “İstanbul’da iken çocuğuma engelli maaşı alamadım. Sonra Tokat’ın Almus İlçesi Durudere köyüne geldim ve burada yaptığım başvuruda çocuğuma engelli maaşı bağlandı. Şu anda çocuğum engelli maaşı olarak 2.700- 3.000 lira civarında bir para alıyor, ama yetmiyor. Köyde ev yapmak zorundayım. Devlet bana müsaade ve yardım ederse bir ev yapıp burada kalmak istiyoruz. Devletin sadece ev konusunda değil, her konuda yardımcı olmasını istiyorum” çağrısında bulundu.

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

  • Onlarca insan Erzurumlu Evliya’nın Türbesinde şifa arıyor-VİDEO

    Onlarca insan Erzurumlu Evliya’nın Türbesinde şifa arıyor-VİDEO

    PİRHA- Tokat Almus’a bağlı Cihet köyü mevkiinde Erzurumlu Evliya Türbesi var. Cihet köyü sakinlerinden Naciye İskender , “Erzurumlu Evliya Türbesine çocuğu olmayan, hasta olanlar buraya gelip dilek tutarlar” dedi.

    Tokat’ın Almus ilçesi bağlı Cihet mevkiinde bulunan Erzurumlu Evliya Türbesinin/Ziyaretinin yeri ile ilgili bilgi veren Naciye İskender, burası Erzurumlu Evliya’nın ziyaret yeridir. Çocuğu olmayan, hasta olan, rahatsız olan buraya gelip dilek tutarlar” dedi.

    Erzurumlu Evliya’nın buraya gelişini tarih olarak hiç kimsenin bilmediğini ifade eden İskender, “Anlatılanlara göre bir askerin yaralı olarak bu civara gelip orman içerisinde vefat ettiğini ama kendi mezarını buraya kendisinin getirdiğini ve kendisini toprağa gömdüğü anlatılırdı” diye belirtti.

    “HER YERİ SEL GÖTÜRDÜ ERZURUMLU EVLİYA TÜRBESİNE HİÇ BİR ŞEY OLMADI”

    Erzurumlu Evliya’nın dedesinin rüyasına girdiğini belirten İskender, şunları ifade etti:

    “Dedem rüyasında gördüğünü bize anlatmıştı. Dedem, ‘O zaman buraya sel gelmişti. Sel geldiği zaman Erzurumlu Evliya’ya dokunmamıştı ama her yeri sel götürmüştü’ dedi. O zaman bu mezar taş idi, böyle mermer değildi. Dedem bir usta çağırdı bu mezarı yapmak zorundayız, dedi ve mezar yapıldı. Mezarını kendisi çizmiş. Usta o işarete göre mezarının yapımı için çalışma yaptı.”

    “ERZURUMLU EVLİYANIN TARİHİNİ PEK BİLEN YOK”

    Naciye İskender, “Evliya yaralı olarak buraya geliyor, burada Hakk’a yürüyor ve buraya kendi kendisini defnediyor. İnancımız tabii ki sonsuzdur. Onun için bu evliyadır demişler, evliya olarak kalmış” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

     

     

  • Fırat, Almus Kaymakamının Alevi köyüne tavır almasını İçişleri Bakanına sordu

    Fırat, Almus Kaymakamının Alevi köyüne tavır almasını İçişleri Bakanına sordu

    PİRHA- DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Tokat Almus Kaymakamının kendisine teşekkür etmeyen Hubyar köyü muhtarına tavır alarak küsmesini, köye hizmet götümeyeceğini söylemesini Meclis gündemine taşıdı. Fırat, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya “Tokat Almus Kaymakamı Emre Çömen’in, Hubyar köyü Muhtarı Cemal Doğan’a kendisine teşekkür etmediği için küstüğü ve köye hizmet götürmeyeceği iddiaları hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?” diye sordu. 

    Tokat Almus Kaymakamı kendisine teşekkür etmeyen Hubyar köyü muhtarına tavır alarak, köye hiçbir hizmet götürmeyeceğini beyan ederek ayrımcılıkta bulunmuştu.

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, kaymakamın tavrını Meclis’e taşıdı. Fırat, bir soru önergesi sunarak İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlamasını istedi.

    Fırat öncelikle soru önergesinin gerekçesinde şu ifadelere yer verdi:

    “Asfaltın bittiği yerden başlayan toprak yollar Alevi köylerine çıkar” sözü Anadolu’da artık sevimsiz bir özdeyişe dönüşmüştür. Asfalt yol görmemiş köylerin Alevi köyleri olması mezhepçilik, ayrımcılık, oy hesapları ve torpil mekanizmasının bu çağda bile terkedilmediğine işarettir.

    Yıllardır yaşanan bu ayrımcılığa son olarak hiçte rastlanmayan bir tarzda yenisi eklenmiştir. Tokat Almus Kaymakamı Emre Çömen’in, Hubyar Köyü Muhtarı Cemal Doğan’a kendisine teşekkür etmediği için küstüğü ve köye hizmet götürmeyeceği bölgede siyaset yapan kişiler, meclis üyeleri vb. kişilerden öğrenilmiştir. Ayrıca kaymakam bu durumu açıkça yaptığı muhtarlar toplantısında da tüm bölge köy muhtarların huzurunda da söylemiştir.

    Bir kamu görevlisi olan Almus Kaymakamının Muhtara küserek/kızarak köye hizmet götürmek istememesini, bu köyün Alevi köyü olması ile bir ilgisi olmadığını ne yazık ki söyleyemeyiz.

    Tokat’ın Almus ilçesindeki Alevilerin yaşadığı Hubyar köyünün yolları yapılmazken aynı konumda bulunan ve Sünni köyü olan Sarıören’in yollarının yapılması bu ayrımcılığı bir kez daha kanıtlamıştır.

    Alevilerin yaşadığı köy yolları birçok Alevi köyü gibi asfalt yüzü görmemiş, bırakın asfaltı toprak yollar bile düzeltilmemekte, yıllardır yapılan çağrılar sonuçsuz kalmakta, özellikle yaz aylarında toz ve engebeler, kış aylarında çamur nedeniyle ulaşım işkenceye dönüşmektedir. Bunun sebebi çokta gizli değildir! Bu köylerde iktidar yanlısı partilere oy verilmemesi nedeniyle bu hizmetlerin götürülmediği düşüncesi yaygındır.

    Kaldı ki bir Alevi İnanç merkezinin Hubyar Köyüne Sivas- Doğanşar bağlantı yolunun Almus ilçe sınırları içerisinde kalan kısmı toprak ve hiçbir şekilde bu toprak yola da bakım yapılmamaktadır.

    Tokat’ın Almus İlçesine bağlı Hubyar Köyünün yolları bakımsızlıktan ulaşımın güçlükle yapıldığı bir haldedir. Hubyar Köyü her yıl onbinlerce Alevinin ziyaret ettiği Hubyar Sultan Ocağı’nın Dergahına ev sahipliği yapan bir Alevi inanç merkezidir.

    Almus Kaymakamı’nın Hubyar köyüne yönelik bu kaprisli ve olumsuz kişisel inisiyatifini kabul etmek mümkün değildir. Bir an önce bu çağdışı bakışın terkedilmesi ve hiçbir köye ayrımcılık yapılmadan gereken yol, su, elektrik vb. hizmetlerin en kısa sürede tamamlanması hem iktidarın hem de yerel yönetimlerin en birincil görevi olmalıdır.”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, bu bağlamda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın şu soruları yanıtlamasını istedi:

    1. Tokat Almus Kaymakamı Emre Çömen’in, Hubyar köyü Muhtarı Cemal Doğan’a kendisine teşekkür etmediği için küstüğü ve köye hizmet götürmeyeceği iddiaları hakkında bir inceleme başlatılacak mıdır?
    2. Tokat’ın Almus ilçesindeki Alevilerin yaşadığı Hubyar köyünün yolları yapılmazken aynı konumda bulunan ve Sünni köyü olan Sarıören’in yollarının yapılması bir ayrımcılık değil midir?
    3. Tokat/Almus ilçesindeki Alevilerin yaşadığı Hubyar köy yolları ne zaman asfaltlanacaktır?
    4. Aynı zamanda Alevi İnanç merkezinin Hubyar köyüne Sivas- Doğanşar bağlantı yolunun Almus ilçe sınırları içerisinde kalan kısmı da topraktır. Bu yol ne zaman asfaltlanacaktır?
    5. Alevi köylerine yönelik hizmet anlayışında bu ayrımcı politikalardan ne zaman vazgeçilecektir?
    6. Alevilerin yaşadığı köy yolları neden asfaltlanmamaktadır? Bu Köy yollarının yapılmamasının bir sebebi var mıdır?
    7. Daha önceleri de defalarca, Alevi Köy yollarının asfaltlanmadığına ilişkin verilen soru önergelerimize neden cevap verilmemektedir?

    PİRHA/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    Hubyar Sultan AKD’den, Hubyar köyüne hizmet götürmeyen Almus Kaymakamı’na tepki!

  • Cemal İskender: Cehet’te cemlerimizi musahipli olarak yaparız-VİDEO

    Cemal İskender: Cehet’te cemlerimizi musahipli olarak yaparız-VİDEO

     PİRHA-Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Cehet kasabası sakinlerinden Derviş Ali Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Cemal İskender, cemevleri açılmadan önce cemlerini evlerde veya Derviş Ali Türbesinin yanında bulunan semah odasında yaptıklarını söyledi. İskender, “1995 yılında cemevimiz açıldıktan sonra cemlerimizi ve Hakk’a uğurlama erkanlarımızı burada yürütüyoruz” dedi.

    Tokat Almus’un Cehet kasabasında yaşayan Cemal İskender cemevinde yürüttükleri hizmetleri PİRHA’ya anlattı.

    “CEMEVİMİZ YAPILMADAN ÖNCE CEMLERİMİZİ EVLERDE YAPARDIK”

    Cemevlerinin 1995 yılında yapıldığını belirten Derviş Ali Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Cemal İskender, “Cemevimiz yapılmadan önce Derviş Ali Türbesinin yanında bulunan semah yerimiz vardı orada cemlerimizi yapardık, kış aylarında ise geniş evlerde cem yapardık” dedi.

    “CEMLERİMİZİ MÜSAHİPLİ YAPARIZ”

    Derviş Ali Cemevi yapıldıktan sonra cemlerini burada gerçekleştirdiklerini belirten İskender, “Burada görgü cemimiz, Kasım ayında Hıdırellez kurbanımız, şans kurbanları oluyor. 12 hizmetlerimizi yürütüyoruz. Bizim burada yapılan cemlerimiz müsahipli oluyor” diye belirtti.

    “CEMEVİMİZİN SEMAHÇILARI OLMADIĞI İÇİN İSTANBUL’DAN GETİRİYORUZ”

    Cemevlerinde semahçılarının olmadığını belirten İskender, “İstanbul’da derneğimizin merkezi var, burası ise derneğimizin şubesi. İstanbul’da semahçılarımız var. Dernek orada ne gerekiyorsa her türlü hizmetleri orada yapıyor. Emekli olduk şimdi burada hizmetlerimizi yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

    HAKK’A UĞURLAMADA ASİMİLASYON

    Son zamanlarda özellikle Hakk’a uğurlamanın Sünni-Şii inancına göre yapılması tartışılırken, Cemal İskender’in söyledikleri Alevilere dönük iç asimilasyonun nasıl hızla yürütüldüğünü gösteriyor.

    İskender şunları kaydetti:

    “Burada dedemiz de var cemlerde deyişlerimizi duaz-ı imamlarımızı söylüyoruz. Hakk’a yürüyen insanlarımızın helallığını verirken Arapça yaparız. Arapça Kur’an okunur, helalliklerini alır, namazını kılarız, ondan sonra toprağa veririz. Biz büyüklerimizden öyle gördük öyle de devam ediyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/TOKAT

  • Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

    Alevi inanç merkezine ayrımcılık; Hubyar’da çöpler toplanmıyor-VİDEO

    PİRHA-Tokat’ın Almus ilçesine bağlı bir inanç merkezi olan Hubyar köyünde çöpler toplanmıyor. Bir video yayımlayarak soruna dikkat çeken eski HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevi inanç merkezlerine yönelik ayrımcılık yapıldığını belirtiyor.

    Tokat il merkezine 120 kilometre mesafede bulunan, Almus ilçesine bağlı Hubyar Köyü, hem bir dergaha ev sahipliği yapıyor hem de bölgedeki Alevilerin inanç merkezi konumunda. 16. yüzyılda yaşamış Hubyar Sultan’ın türbesini de içeren Hubyar Sultan Tekkesi Dergahı, Türkiye’deki en önemli Alevi inanç merkezlerinden biridir. Hubyar köyü, Alevilerin köklü ocaklarından Hubyar Sultan Ocağı’nın da merkezidir.

    “ÇÖP KONTEYNERİ VERİLMEDİĞİ İÇİN ÇÖPLER ETRAFA ATILIYOR”

    Bu konumundan dolayı özellikle yaz aylarında ziyaretçi akınına uğrayan Hubyar Köyü’nde büyük çöp yığınları oluşuyor ve bunlar toplanmıyor. Aynı zamanda Hubyarlı olan 27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, bir video yayımlayarak bu soruna dikkat çekti. Mahallelerin etrafında her sene büyük çöp yığınları oluştuğunu, bu çöplerin rüzgarda uçuşarak etrafa dağıldığını, ağaçların bile çöplerle dolduğunu belirten Kenanoğlu, “İdareciler çöp konteynerleri vermediği için insanlar çöplerini buralara atıyorlar. Bu çöpler nedeniyle yaban hayvanları ve özellikle ayı hep burda oluyor, dışkısını bırakıyor, çevreyi dağıtıyor. Kesilen kurbanların derileri de buraya atılıyor. Burada çöplerle beraber bir hayat oluşuyor ve etrafa çok kötü kokular yayılıyor” dedi.

    “ALEVİ İNANÇ MERKEZLERİNE YÖNELİK AYRIMCILIK YAPILIYOR”

    Köylülerin bu durumdan şikayetçi olduğunu, herkesin şikayetçi olduğunu ama herkesin de çöp atmaya devam ettiğini vurgulayan Kenanoğlu, “Ama biz çöpü buraya atanları suçlayıp işin içinden çıkamayız. Bu işte idarenin kabahati çok büyük. Çöp sorununa çözüm bulmayan yetkililer bunun en baş sorumlusudur. Neticede burası bir Alevi inanç merkezi, buraya gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Burayla ilgili çok müracaatta bulunduk. Muhtarlar dilekçe verdi. Milletvekiliyken defalarca görüştüğüm bütün yetkili makamlara, buranın çöp sorunun önemli olduğunu ifade ettim ama hala hiçbir şey yapılmadı” dedi.

    Kenanoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Her defasında manevi değerlerden bahseden bir iktidar var ve bu iktidarın bir Alevi inanç merkezine yaklaşımını buradan görüyoruz ve sorguluyoruz. Alevi inanç merkezlerine yönelik ayrımcılık yapılıyor. Burası Sunni inanç yapısına sahip bir dergaha ait olsa her türlü ihtiyacı karşılayacak hizmetler sunulurdu ama o kadar başvuruya, dilekçeye, ısrara rağmen buraya iki tane çöp konteyneri bile gönderilmiyor”

    Eyüp Hanoğlu/TOKAT

  • Peruza Kenanoğlu Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı

    Peruza Kenanoğlu Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, Tokat’ın Almus ilçesi Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, Tokat Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlandı. Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Başkanı Nurettin Aksoy dede tarafından yürütülen erkâna, HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, Adana Milletvekili Kemal Peköz, Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Yeşil Sol Parti Tokat İl Eş Başkanı Eraslan Karataş, Sol Parti Tokat İl Başkanı Erdoğan Doğan, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Hubyar Vakfı Başkanı Kazım Çelik, HDP Çorum İl Eş Başkanı Şeref Karataş, HDP Samsun il yöneticisi Nuray Bedirkurum da katıldı.

    PİRHA/TOKAT

  • Peruza Kenanoğlu, Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlandı-VİDEO

    Peruza Kenanoğlu, Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlandı-VİDEO

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, İstanbul Yenidoğan Cemevi’ndeki törenin ardından toprağa sırlanmak üzere Tokat Almus’un Hubyar Köyü’ne uğurlandı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun Hakk’a yürüyen annesi Peruza Kenanoğlu, İstanbul Sancaktepe’deki Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlandı. Peruza Kenanoğlu yarın Tokat ili Almus ilçesi Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    Yenidoğan Cemevi’ndeki törene Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcıları İbrahim Karakaya, Hubyar Sultan Alevi kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Ali Şeker, DAD Genel Sekreteri Bülent Felekoğlu, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay, Oya Ersoy, Garo Paylan, Rıdvan Turan, Musa Piroğlu, HDP il ve ilçe yöneticileri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Danışmanı Murat Kantekin ile Can TV ve PİRHA çalışanları da katıldı.

    “ANNEMİZİ DOĞDUĞU TOPRAKLARDA SONSUZLUĞA UĞURLAYACAĞIZ”

    Annesinin tabutu başında kısa bir konuşma yapan Ali Kenanoğlu, “Bize annelik etmiş, evlatlar, torunlar yetiştirmiş. Biz de ona evlatlık etmeye çalıştık. Biz ondan razıydık. Umarım ki Hak da bizden razı olur. Annemizi doğduğu, yaşadığı, büyüdüğü, dağlarında, taşlarında ekin biçtiği topraklara götüreceğiz. Orada sonsuzluğa uğurlayacağız” dedi.

    Törenin ardından Peruza Kenanoğlu, Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanmak üzere Tokat’a uğurlandı.

    PİRHA/ İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Ana Hakk’a yürüdü

  • HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Ana Hakk’a yürüdü

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Ana Hakk’a yürüdü

    PİRHA-HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu’nun annesi Peruza Kenanoğlu Hakk’a yürüdü. 28 Kasım Pazartesi günü İstanbul’dan Tokat’a uğurlanacak olan Peruza Kenanoğlu, salı günü Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu‘nun annesi Peruza Kenanoğlu Hakk’a yürüdü. Peruza Kenanoğlu 28 Kasım Pazartesi günü İstanbul Yenidoğan Cemevi’nden Tokat’a uğurlanacak, salı günü ise Almus’un Hubyar Köyü’nde toprağa sırlanacak.

    Ali Kenanoğlu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Her yolun, her yolculuğun bir sonu var… Annem ‘Peruza Ana’ aramızdan göçtü. Ailemizin ve Annemin sevgili Can taliplerinin başı sağolsun. Mekanı ecdadımız Hubyar Sultan’ın Gönül Ana’nın yanı olsun. Annem 28 Kasım Pazartesi Saat 14:00 – 16:00 arası Yenidoğan Cemevi’nden yapılacak uğurlamayla Tokat Almus Hubyar Köyü’ne yolcu edilecek ve salı günü köyde toprağa sırlanacaktır” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • PSAKD Ataşehir’de Alevilere saldırıları protesto etti: ‘Aleviler vardır, Alevilik Haktır’-VİDEO

    PSAKD Ataşehir’de Alevilere saldırıları protesto etti: ‘Aleviler vardır, Alevilik Haktır’-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Ataşehir Şubesi/Cemevi, “Her türden asimilasyona karşı Aleviler vardır, Alevilik Haktır” şiarıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada, Tokat’ta bir doktorun haritada Alevi köylerini işaretlemesi ve Yalova’da Alevi evlerinin işaretlenmesi protesto edilerek, kamuoyu duyarlı olmaya çağrıldı. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi/Cemevi, bugün “Her türden asimilasyona karşı Aleviler vardır, Alevilik Haktır” diyerek bir basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı okuyan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şubesi/Cemevi Başkanı Gülsev Kaya, Tokat Almus’ta bir doktorun harita üzerinde Alevi köylerini işaretlemesini ve son olarak Yalova’da Alevilerin evlerinin işaretlenmesini protesto etti.

    Açıklamada şunlar belirtildi:

    “Son günlerde biz Alevilere yönelik provakasyon amaçlı bir çok eyleme tanık olduk. Önce Tokat’ta Sağlık Bakanlığı imzalı bir haritanın varlığı ortaya çıktı. Bu haritada Alevi köylerinin eski ve yeni adları ile beraber, kırmızıya boyanarak “Alevi” ibaresi ile yer aldı. Alevilere yönelik ayrımcılığın suçluluğu ile yakalanan AKP iktidarı, böyle bir uygulamalarının olmadığını, sorumlular hakkında “soruşturma başlattık “deseler de, bizler bu uygulamalara yabancı değiliz. Osmanlı’da Şeyhülislam fetvaları ile aşağılanıp, ayrımcılığa uğrayan Alevilere, Cumhuriyet döneminde de bu yaklaşım hız kesmeden devam etti.

     “KAPILARIMIZIN İŞARETLENMESİ YENİ DEĞİL”

    Kapılarımızın kırmızı çarpılar ile işaretlenmesi yeni bir şey değil ki! Daha önceleri Maraş’tan, Malatya’dan, İzmir’den tanıyoruz sizi! Yalova’daki son işaretlenmeler bu nedenle bizi şaşırtmıyor. Kadim Alevi kızılbaş inancının vücut bulup büyüdüğü Anadolu’da bu inanca İslami renk vermeyi ve onu özünden uzaklaştırmayı hedefleyen iktidar sahipleri, asimilasyon sopa ve tehditini Aleviler üzerinden hiç eksik etmediler. Bir dönem Alevi yurdu olan bu topraklar, günümüze gelindiğinde azınlığa düşürülmüş ise tüm bu asimilasyoncu uygulamaların bir sonucudur.”

    “İNANCIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ!”

    “Ankara Mamak ‘da Şeriat bildirilerinin dağıtılması, Tokat ve Yalova’da köy ve evlerin işaretlenmesi, biz Alevilerin Eşit yurttaşlık talebini geriletemeyecektir” denilen açıklamada, “Ne kadar ayrımcılığa uğrayıp, kamusal alanlarda istihdam edilmemiz engellense de, İnancımızdan vazgeçmeyeceğiz. Okullarda çocuklarımıza zorunlu din dersi adı altında, Sunni İslam dayatması ile asimilasyon hedeflense de, o çocuklarımız insanı merkeze alan Alevi inancını terk etmeyecekler. Maraş, Çorum, Malatya, Madımak, Gazi, 1 Mayıs gibi katliamlara uğrasak da, Hallacı Mansur gibi “Enel Hak” Pi̇r Sultan gibi” açılın kapılar şaha gidelim” demekten vazgeçmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı.

    “TEHDİT VE KORKUTMANIZ İŞE YARAMAYACAK!”

    “Kapılarımızı işaretlemenize gerek yok. Alevi olduğumuzu, Kerbela’da İmam Hüseyin’in, Hallacı Mansur’un, Seyit Nesimi ve Pi̇r Sultan Abdal’ın mirasına sahip çıkarak, yolu cümleden ulu tutacağımızı ilan ediyoruz” denilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Bu yolun talipleri olarak, pir, dede ve analarımızın da katkısı ile günümüze taşınmış bu kadim inanç, bundan sonra da ilerlemeye ve hak ettiği kabulü görmeye devam edecektir.Tehdit ve korkutmanız, daha önce olduğu gibi, bundan sonrada işe yaramayacaktır. İnancımız kimseyi ötekileştirmediği gibi, merkezine aldığı “İnsan” yaklaşımından dolayı, 72 millete aynı gözle bakmayı ve kardeşliğe giden “Rıza şehri”ne varma hedefinden vazgeçmeyecektir.

     KAMUOYUNA DUYARLILIK ÇAĞRISI

    Köpeklerimizin yemediği Haram lokmadan uzak durduğumuz gibi, vergilerimiz ile devasa bütçeye sahip Diyanet’ten pay almayı değil, laik bir sistemde olmaması gerektiğine inandığımız için, Diyanet İşleri Başkanlığının kaldırılması isteğimizden de vazgeçmeyeceğiz. Eşit yurttaşlık hukuku, demokrasisi ve insan hakları mücadelemiz devam edecektir. Sizi ürküten tam da budur? Korkaksınız. Yarasa gibi gece yarılarında, iplerinizi tutanların talimatları ile bizi nasıl işaretlerseniz işaretleyin ‘Aleviler vardır. Alevilik Haktır’ şiarını daha yüksek bir sesle haykırmaya devam edeceğiz.
    Tüm bu duygu ve düşüncelerle, karanlık güçlerin baş vurduğu tehdit ve sindirme hedefli son gelişmeleri kınıyor, tüm kamuoyunu duyarlı olmaya devam ediyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Özür dilemişti; o doktor hakkında soruşturma başlatıldı

    Özür dilemişti; o doktor hakkında soruşturma başlatıldı

    PİRHA- Tokat’ta bulunan Alevi köylerinin harita üzerinden kırmızı işaretlenip Alevi yazıldığı ortaya çıkması tepkiyle karşılanırken, Tokat İl Sağlık Müdürlüğü, doktor hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    Tokat İl Sağlık Müdürlüğü, Alevi köylerinin harita üzerinden kırmızı işaretlenip Alevi yazılmasına dair yazılı açıklama yaptı.

    Yapılan açıklamada, şunlara yer verildi:

    “Tokat Almus Toplum Sağlığı Merkezinde görevli bir hekimin, merkezde asılı olan Almus ve köylerini gösteren haritanın fotoğrafını çektiği ve şahsi telefonundaki bu fotoğraf üzerinde değişiklikler yaptığı anlaşılmıştır. Hekim, beyanında Almus ilçesinin kültürünü ve köylerin eski isimlerini öğrenebilmek için haritada bu değişiklileri yaptığını ifade etmiştir. Haberlerde iddia edildiğinin aksine, müdürlüğümüzde ya da bağlı sağlık tesislerimizde böyle bir harita bulunmamaktadır. İlgili personel hakkında müdürlüğümüzce idari soruşturma başlatılmıştır.”

    DOKTOR ÖZÜR DİLEMİŞTİ!

    Haritaya ilişkin PİRHA’ya konuşan doktor, kendisinin de Almus’lu olduğunu ve kötü niyetle böyle bir çalışma yapmadığını savunarak, “Toplum Sağlığı Merkezi’nde bir harita gördüm. Telefonumla haritanın fotoğrafını çekip zamanla üzerinde köyleri daha iyi tanımak için tamamen iyi niyetle oynamalar yaptım. Filyasyon ekibinde yer alıyorum. Bir hastaya ulaşmak için hasta yakınıyla haritayı paylaştım. Herhangi bir tepkiyle de karşılaşmadım. Daha sonra haberleri gördüm. Çok üzgünüm. Bu noktaya varacağını düşünmedim. Yanlış anlaşılmadan dolayı özür diliyorum” demişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi köyleri haritada işaretlenip ‘Alevi’ yazıldı; Doktor: Yanlış anlaşıldım, özür dilerim!

    Alevi köyleri haritada işaretlenip ‘Alevi’ yazıldı; Doktor: Yanlış anlaşıldım, özür dilerim!

    PİRHA- Tokat’ta bulunan Alevi köylerinin harita üzerinden kırmızı işaretlenip Alevi yazıldığı ortaya çıktı. Konunun muhatabı doktor, “Telefonumla haritanın fotoğrafını çekip zamanla üzerinde köyleri daha iyi tanımak için tamamen iyi niyetle oynamalar yaptım. Çok üzgünüm. Bu noktaya varacağını düşünmedim. Yanlış anlaşılmadan dolayı özür diliyorum” dedi.

    Alevilerinin evlerinin işaretlenme olayları sıklıkla yaşanırken, bu durum bir üst aşamaya geçirilerek, Alevi köylerinin harita üzerinden işaretlenmesine kadar vardı.

    www.anadolununsesitokat.org adlı haber sitesinin haberine göre, Tokat’ta bulunan Alevi köylerinin harita üzerinden kırmızı işaret konulup Alevi yazıldığı ortaya çıktı.

    Sağlık Bakanlığı logolu haritada Almus’un Alevi köyleri kırmızı yazıyla “Alevi” olarak belirtiliyor.

    Tokat Almus Arısu köyü Eskici Mahallesi’nde bir hasta hakkında bilgi almak isteyen yakınına gönderilen haritayla skandal ortaya çıkıyor.

    Hasta yakınına gönderilen konum haritada, bölgedeki köylerin eski ve yeni isimlerinin bulunduğu yerde sadece Alevi olan köy isimlerinin altında kırmızı yazı ile Alevi yazdığı görülüyor.

    MUHARREM ERKAN: DOKYOR DAHA İYİ HİZMET ETMEK İÇİN YAPMIŞ!

    Bu fişleme iddiasına dair PİRHA’ya bilgi veren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Tokat Şube Başkanı Muharrem Erkan, adı geçen doktor ile görüştüğünü ve doktorun köyleri ve köylüleri tanımak ve daha iyi hizmet etmek için böyle bir şey yaptığını ifade ettiğini belirtti.

    DOKTOR: YANLIŞ ANLAŞILMADAN DOLAYI ÖZÜR DİLERİM

    Haritaya ilişkin PİRHA’ya konuşan doktor, kendisinin de Almus’lu olduğunu ve kötü niyetle böyle bir çalışma yapmadığını savunarak, “Toplum Sağlığı Merkezi’nde bir harita gördüm. Telefonumla haritanın fotoğrafını çekip zamanla üzerinde köyleri daha iyi tanımak için tamamen iyi niyetle oynamalar yaptım. Filyasyon ekibinde yer alıyorum. Bir hastaya ulaşmak için hasta yakınıyla haritayı paylaştım. Herhangi bir tepkiyle de karşılaşmadım. Daha sonra haberleri gördüm. Çok üzgünüm. Bu noktaya varacağını düşünmedim. Yanlış anlaşılmadan dolayı özür diliyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Hubyar Sultan Tekkesi, Alevi toplumuna ve Hubyar Sultan evlatlarına bırakılmalı’

    ‘Hubyar Sultan Tekkesi, Alevi toplumuna ve Hubyar Sultan evlatlarına bırakılmalı’

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun da aralarında olduğu 8 Alevi örgütü, Tokat Almus Hubyar Köyü’nde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’nin bir ailenin kontrolünden çıkarılıp köy halkının temsilciliğini yapan köy tüzel kişiliğine tapusunun verilmesini istedi. Yapılan ortak açıklamada, “Hubyar Sultan Tekkesi, Alevi toplumuna ve Hubyar Sultan evlatlarına bırakılmalı” denildi.

    Alevi örgütleri, Tokat Almus Hubyar Köyü’nde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi’nin bir ailenin kontrolünden çıkarılıp köy halkının temsilciliğini yapan köy tüzel kişiliğine tapusunun verilmesini istedi.

    Ortak yazılı bir açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Pir Sultan Abdal Dernekleri
    Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaşi Veli Anadolu kültür Vakfı, Demokratik Alevi Dernekleri ve Kanada Alevi Kültür Merkezi, Tokat Almus Hubyar köyünde bulunan Hubyar Sultan Tekkesi ile ilgili olarak uzun süredir yaşanan sorunun mahkeme sonucunda neticeye kavuştuğunu bildiklerini ve süreci yakından takip ettiklerini kamuoyuna duyurdu.

    “HUBYAR TEKKESİ’NDE İNANÇSAL HİZMETLERİN ALEVİCE YAPILMASI ELZEMDİR”

    Açıklamada şunlar belirtildi:

    “Hubyar Sultan Tekkesi ve Ocak merkezi olan Hubyar Köyü Aleviler açısından son derece kıymetli ve geleneği sürdürerek Aleviliğe hizmet eden birçok Dede – Ana yetiştirmiş bir dergahımızdır. Halen dahi Hubyar Sultan Ocağı evlatları kurumlarımızda ve cemevlerimizde hizmetlerini yürütmektedirler.

    Bu anlamıyla bu Tekkenin geleceği konusunda Alevi inancına ve Hubyar Ocağına müdahaleyi asla doğru bulmayız. Ocağın kendi gelenek yapısında Ocak evladı olan Dede-Ana ve talipleriyle birlikte kendisine uygun olan yolu bulacak ve Hubyar Köyü bir Alevi inanç merkezi olarak yaşamını sürdürecektir. Hubyar Sultan Tekkesi’nin bir ailenin kontrolünden çıkarılıp köy halkının temsilciliğini yapan köy tüzel kişiliğine tapusunun verilmesi önemlidir.
    Hubyar Tekkesi’nin akıbetine karar verecek olan, inancın kendi iç dinamikleridir. Bu nedenle bu sürecin Alevi toplumuna ve Hubyar Sultan evlatlarına bırakılması en uygunudur. Hukuki sürecinin tamamlanıp biran önce köy tüzel kişiliğine devredilerek inançsal hizmetlerin Alevice yapılması biz kurumlar için de elzemdir.
    Kamuoyunun bilgilerine sunarız.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • 16. Geleneksel Hubyar Anma töreni 27-28 Temmuz’da yapılacak

    16. Geleneksel Hubyar Anma töreni 27-28 Temmuz’da yapılacak

    PİRHA – 16. Geleneksel Hubyar Anma Töreni ve Etkinlikleri, 27-28 Temmuz’da yapılacak. 

    16. Geleneksel Hubyar Anma Töreni ve Etkinlikleri 27-28 Temmuz’da Tokat Almus Hubyar Köyü’nde yapılacak. 27 Temmuz Cumartesi günü Hubyar Türbesi önünde anma yapılacak ve cem tutulacak.

    Cengiz Özkan, Tolga Sağ ve Muharrem Temiz katılacağı etkinlikte 28 Temmuz Pazar günü açılış konuşmaları yapılacak. Ardından aşıklar Müslüm Karataş, Ahmet Temel, Ahmet Telci sahneye çıkacak. Semahlar dönülecek ve lokmalar pay edilecek. (HABER MERKEZİ)