Etiket: altınoluk

  • Altınoluk’ta Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız!-VİDEO

    Altınoluk’ta Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı: Unutmadık, unutturmayacağız!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi tarafından Maraş Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.

    Maraş Katliamı’nın üzerinden 47 yıl geçti ancak failler hala ortaya çıkarılmadı. 19 Aralık 1978’de başlayıp, bir hafta süren faşist saldırılarda resmi açıklamalara göre 111 yurttaş Alevi oldukları için öldürüldü. 100’ün üzerinde kişinin yaralandığı katliamda, 200’ün üzerinde ev, 70’e yakın iş yeri yakıldı, yağmalandı.

    Maraş Katliamı’nın 47. yılında Altınoluk’ta bulunan Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi tarafından yapılan açıklamayı Dilek Aygün okudu.

    Dilek Aygün, Alevi toplumunun yakın tarihinde derin bir toplumsal kırılma noktası olan Maraş Katliamı’nın 47. yılına girerken acıların da öfkelerinin de ilk günkü tazeliğini koruduğunu söyledi.

    Aradan yarım asır geçmesine rağmen bu karanlık tarih sayfası hafızalardan silinmemiş; unutturulmak istenmesine karşın Alevi toplumunun kolektif belleğinde tüm çıplaklığıyla yaşamaya devam ettiğini vurgulayan Dilek Aygün, “Çünkü Maraş, yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi değil; adalet sağlanmadığı için bugünü ve geleceği tehdit eden açık bir yaradır” dedi.

    Dilek Aygün, açıklamanın devamında şunları ifade etti:

    “Maraş, bir çocuğun yalnızca Alevi olduğu için kazana atılarak kanının akıtıldığı karanlık bir tarihtir. Anaların, çocukların, hamile kadınların, gençlerin ve yaşlıların yalnızca Alevi kimlikleri nedeniyle katledildiği; insan onurunun ayaklar altına alındığı bir yerdir. Alevi olmanın yaşam hakkı için tehdit sayıldığı, devletin yurttaşlarını koruma sorumluluğunu yerine getirmediği ve adalet mekanizmalarının bilinçli biçimde işletilmediği bir utanç tablosudur.

    Bu katliam, yalnızca Maraş’ta yaşayan canlarımızın değil;, Koçgiri’de, Dersim’de Çorum’da, Sivas’ta, Gazi’de ve Ankara’da yaşananlarla birlikte Alevi toplumunun tamamının ortak hafızasında kapanmamış bir yaradır. Yaşanan her katliamda aynı inkârcı, ayrımcı ve düşmanlaştırışı zihniyetin izlerini görmekteyiz. Bu nedenle bugün burada yalnızca bir yas tutmak için değil; insanlık onurunu savunmak, hakikati talep etmek ve bir daha Maraşların yaşanmaması için mücadele kararlılığımızı ifade etmek için bulunuyoruz.

    Maraş Katliamı Bir İnsanlık Suçudur

    Bugüne kadar katliamın gerçek failleriyle ilgili kapsamlı ve samimi bir hesaplaşma yaşanmamış; sorumluların büyük bir bölümü yargı önüne çıkarılmamış; devlet, olayların üzerini örten karanlığı dağıtma yönünde irade göstermediği gibi bazı katiller MHP tarafından milletvekilliği ile ödüllendirilmiştir.  Bu cezasızlık anlayışı, yalnızca Maraş’ın değil, sonrasında yaşanan pek çok katliamın da zeminini hazırlamış; 12 Eylül askeri darbesine giden sürecin toplumsal altyapısını oluşturmuştur.

    Maraş davası yıllar boyunca sürüncemede bırakılmış; hukukçuların ve ailelerin defalarca yaptığı başvurulara rağmen Genelkurmay arşivleri gizlenmiş, katledilen canlarımızın mezar yerleri açıklanmamış, gerçeklerin üstü sistematik bir şekilde kapatılmıştır. Devlet, kendi sorumluluğuyla yüzleşmek yerine Maraş’ta yaşananları “talihsiz olaylar” olarak nitelendirmiş; kontrgerilla yapılanmalarının rolünü örtbas etmeyi tercih etmiştir.

    Alevi toplumu olarak bir kez daha açık ve net biçimde ifade ediyoruz: Maraş Katliamı bir insanlık suçudur. Bu suçla gerçek anlamda yüzleşilmeden, failler ve sorumlular ortaya çıkarılmadan, cezasızlık politikalarına son verilmeden bu ülkede toplumsal barışın kurulması mümkün değildir.

    Genelkurmay ve ilgili tüm devlet arşivleri derhâl açılmalı; kayıplarımızın mezar yerleri gizlenmemeli, Maraş Katliamı bağımsız ve tarafsız bir şekilde yeniden soruşturulmalıdır.

    Katliamlarla yüzleşmeden ortak bir gelecek kurulamaz!

    Bugün burada yalnızca geçmişin acılarını hatırlamak için değil; geleceğin karanlığa teslim edilmemesi için yan yana ve omuz omuza duruyoruz. Alevi toplumu olarak eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü, yaşam hakkı ve laik demokratik bir Türkiye talebimizden asla vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz.

    Maraş Katliamı’nın 47. yılında bir kez daha haykırıyoruz:

    Unutmadık, unutturmayacağız!

    Alevi toplumu açısından Maraş, yalnızca Türkiye sınırları içinde yaşanmış bir katliam değildir. Aynı coğrafyanın ve inanç dünyasının bir parçası olan Suriye Alevileri de özellikle Suriye’deki selefi çetelerin silahlandırılması sürecinden başlayarak, günümüzde de yaşandığı gibi, sistematik saldırılara, katliamlara ve zorunlu göçe maruz bırakılmıştır. Yüzlerce Alevi köyü hedef alınmış; binlerce sivil, yalnızca kimlikleri nedeniyle katledilmiştir.

    Maraş’ta yaşanan katliam ile Suriye’de Alevilere yönelik saldırılar, aynı nefret ideolojisinin ve aynı karanlık zihniyetin ürünüdür. Her iki coğrafyada da Aleviler soykırıma maruz kalmıştır. Bu durum, nefret siyasetinin sınır tanımadığını ve Alevi toplumuna yönelik tehdidin uluslararası bir boyut taşıdığını açıkça ortaya koymaktadır.

    Bu nedenle bir coğrafyada yaşanan zulüm, başka bir coğrafyada yaşayan Alevilerin kaderinden bağımsız değildir. Acılarımız ortaktır; mücadelemiz de ortak olmak zorundadır.

    Biz Aleviler Maraş’ta ve Suriye’de katledilen canlarımı unutturmayacağız! Devleti, Maraş Katliamıyla gerçek anlamda yüzleşmeye; ulusal ve uluslararası kamuoyunu ise Alevilere yönelik nefret politikalarına karşı daha güçlü bir dayanışma örmeye çağırıyoruz.

    Buradan uluslararası topluma ve başta Türkiye olmak üzere dünya devletlerine sesleniyoruz; Colani katilini ve HTŞ çetelerini korumaktan ve palazlandırmaktan vazgeçin. Htş çetelerine verdiğiniz askeri ve ekonomik destek, Alevilerin katliamına cesaret vererek zulmün ve soykırımın yolunu açmaktadır. Dökülen her kanda sizlerin de sorumluluğu vardır.

    Biz Aleviler  zulme karşı yaşamı, barışı ve insan onurunu savunan bir inancın ve tarihsel direncin talipleriyiz. Gerçekler ortaya çıkana, adalet sağlanana ve bu topraklarda eşit yurttaşlık tesis edilene kadar mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

    PİRHA/ALTINOLUK

     

     

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali, Kardeş Türküler konseriyle sonlandı -VİDEO

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali, Kardeş Türküler konseriyle sonlandı -VİDEO

    PİRHA – 4. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali binlerce yurttaşın katılımıyla son buldu. Gecede Tahtacı geleneklerinden örnekler sergilenirken Kardeş Türküler de ezgileriyle katılımcılara coşkulu anlar yaşattı.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesinin düzenlediği 4. Alevi Kültür ve Sanat Festivali sona erdi.

    Altınoluk Amfi Tiyatro’da yapılan programa binlerce yurttaş katıldı.

    “BU YOL AŞK İLE KURULMUŞTUR”

    Beş gün süren festivalin sunuculuğunu Dilek Aygün yaptı. Aygün konuşmasında “4 yıl önce ektiğimiz tohumun bugün filizlenerek büyüdüğünü görmek bizleri mutlu ediyor. Bu Yol aşk ile kurulmuştur. Bu Yol’un harcı lokma ile karılmıştır. Mazlumdan yana duran bir duruşun adıdır Alevilik. Bu Yol’un büyükleri sadece söyleyen değil, mücadele eden, dara duranlardır. Onların her biri halk önderiydi. Tıpkı Pir Sultan Abdal gibi. Bugün ise pirimize olan aşkımızı anlatacağız. Bu toplumsal aşk, sıradan bir aşık tarafından anlaşılmaz. Bu aşk, anlatılamayan, sadece hissedilen müthiş bir duygudur. Gülbenglerimizde ‘Aşk olsun’ deriz. Pir Sultan, güzel olan herşeye aşıktır. Onun için ‘Koyun beni Hakk aşkına yanayım’ der. Bu aşk, insanı insan eder. Aşk olsun Yol’u sürenlere, bu akşam burayı dolduran sizlere” diye belirtti.

    AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan da katılımcıları selamlayarak “Bu festivali çok zor koşullarda yaptık. Alevi inancında bir elin verdiğini diğer el görmez desturu vardır. Lokmalarıyla emekleriyle görünmeyeneler de var. Hepsine çok teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

    Gecede ilk olarak Çanakkale’nin Bayramiç İlçesi Koşuburnu Köyünden Zakir Bektaş Gümüş ile Tahtacı semahçıları sahne aldı.

    AKD Altınoluk Şubesinden Zakir Sinan Budak ve Süleyman Tik’in çaldığı deyişler eşliğinde semah dönüldü.

    Gecenin finalinde Kardeş Türküler, birçok dilde seslendirdiği ezgilerle katılımcıların büyük beğenisini topladı.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Tahtakuşlar Köyü’nde Alevi Kültür ve Sanat Festivali!-VİDEO

    Tahtakuşlar Köyü’nde Alevi Kültür ve Sanat Festivali!-VİDEO

    PİRHA – 4. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nde Tahtakuşlar Köyünün tarihine ışık tutuldu. Eğitimci Yazar Sinan Kahyaoğlu, “Bu insanlar, sürdükleri Yol’a ‘Türkmenlik’ der. Türkmenlik eşittir Aleviliktir” diye belirtti.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şube tarafından düzenlenen Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin 4. gün programı Tahtakuşlar Köyü’nde yapıldı.

    “Yıldız Dağı’ndan Kazdağı’na Pir Sultan Aşkına” temasıyla düzenlenen festivalin 4. gününde de halkın ilgisi bir hayli yoğun oldu.

    BÖLGENİN EN KÖKLÜ TAHTACI KÖYÜ!

    Programın açılış konuşmasını Tahtakuşlar Köy Muhtarı Kadir Sürgit yaptı. Bölgenin en köklü Tahtacı köyü olduklarını belirten Sürgit, “Tahtacı Türkmenleri olarak Karesi Beyliği zamanından beri Kaz Dağlarında yolumuzu sürmekteyiz. 19. Yüzyılda yerleşik hayata geçtik ve köylerimizi kurduk. Ocağımız İzmir’de Yanyatır Ocağıdır. Köyümüz, Kazdağı eteklerinde kurulan ilk Türkmen köyüdür. Kaz Dağlarının doruklarındaki ulu yatırlarımız Sarı Kız Ana ile Cılbak Baba, hepimizin şefaatçisi olsun. Hoşgeldiniz, sefa getirdiniz” diye konuştu.

    AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan da konuşmasında “Birlikte yaşam kültürünü sağladıkları için Tahtakuşlar Köyü halkına teşekkür ediyorum. Pir Sultan Abdal’ın direnci, mücadelesi daima bizimle olsun” dedi. Doğan ayrıca Tahtakuşlar Köyü Muhtarına Pir Sultan Abdal portresini hediye etti.

    Programın devamında Sazender Mesut Oğuz, yöreye ait deyişleri çalıp seslendirirken AKD Altınoluk Şube üyeleri de semah döndü.

    TAHTACI TÜRKMENLERİNDE ŞAMANİZM ETKİSİ!

    Prof. Dr. Mehmet Ali Yolcu, “Tahtacılar, inanç ve gelenek” başlığının ele alındığı sunum yaptı. Tahtacı inanç dünyasında Şamanizm geleneğinin güçlü etkisinin olduğunu söyleyen Yolcu, “Her inanç birbirinden etkilenebiliyor, o nedenle Şamanizm etkileri bugün bu gelenek içerisinde görünebiliyor” dedi. Yolcu, şu konuşmayı yaptı:

    “Tanıştığım bir dede, ‘Tahtacılar, doğada, tabiatta insan sureti görür’ demişti. Tahtacıların, İç Asya’dan Anadolu’ya göç ettikleri konusunda birçok bilgi var. Günümüzde Doğu Toroslardan başlayan Tahtacı nüfusu, Çanakkale’ye kadar kıyı boyunca görünmekte. Bazı bölgelerde Tahtacılara ‘Türkmen’ de deniliyor. Tahtacı ismini ilk kez Osmanlı’da 16. Yüzyılda görebiliyoruz. ‘Ağaç eri’ ismi de görülüyor. Tahtacıların 1400’lü yıllarda muhtemelen isimleri böyle anılıyordu.”

    1843 YILINDA YERLEŞİK HAYATA GEÇİLDİ!

    Eğitimci Yazar Sinan Kahyaoğlu ise Tahtacı kültürünün artık yaşatılamadığının altını çizerek şu bilgileri paylaştı:

    “Bazı tarih bilgilerine göre Tahtacıların, Hunlar döneminde buraya geldiği belirtilir. Bizler Çukurova bölgesinde Aladağlar’da yaşam sürdük. Oralarda ağaçlardan yurtlar yapardık. Sonrasında tersaneler için tahta biçtik. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethetmek için Tahtacıları çalıştırmış, gemiler yaptırmış. Tahtacı coğrafyasında çok sirkülasyon oldu. Buradan Midilli’ye gidenler, sonra gelenler de oldu.

    19. Yüzyıla kadar kereste üretip satmışız. Sanayi devrimi olunca üretim araçlarında değişim olmuş. Bizler de sanayi devrimini yakalayamamışız.

    1843 yılında bizim bu köyümüz kurulmuş ve yerleşik hayata geçmişiz. Sonra bu bölgeden vergi ve askerler alınmış. Ardından tarıma geçip tahtacılığı bırakmışız. 1970’li yıllara kadar tam yerleşik hayat kuruldu ancak sonrasında yine köylerden kentlere gençler göç etti. 16. Yüzyıldan 19. Yüzyıla kadar Tahtacılık serüvenimiz sürdü. Şu anda tahtacı değiliz. Bu insanlar, sürdükleri Yol’a ‘Türkmenlik’ der. Türkmenlik eşittir Aleviliktir. Yanyatır haricinde bir de ‘Aydınlı’ isimli bir ocağımız var. Bizler doğaya saygılıyız. Ama mevcut politikalar, bizim bu işlerimizi de zorlamakta.

    Bizim ulu ozanlarımız var evet ama Tahtacılar için Şah Hatayi çok önemlidir. Sonrasında Pir Sultan gelir. Aslında Pir Sultan, Hatayi’nin öğrencisidir. Yasaklamalar nedeniyle bizler, Hatayi deyişlerini Pir Sultan’ın deyişi olarak okurlar.”

    Demet Aykut, Sultan Aykut, Sinan Budak, Süleyman Tik’in müzik dinletisi ardından program son buldu.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nde kadınlardan ‘Susmayacağız, görünmez olmayacağız’ mesajı!-VİDEO

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nde kadınlardan ‘Susmayacağız, görünmez olmayacağız’ mesajı!-VİDEO

    PİRHA – Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin 3. gün programlarının tümü kadınlar tarafından yürütüldü. Yapılan açıklamada “Kadını susmaya zorlayan her gelenek, her söz, her baskı bizimle ilgili değil, bizim mücadele etmemiz gereken bir karanlıktır” denildi.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şube tarafından “Yıldız Dağı’ndan Kazdağı’na Pir Sultan Aşkına” temasıyla düzenlenen festivalin 3. gününe de ilgi bir hayli yoğun oldu.

    “Yolumuz Sevgi, Dilimiz Barış” adlı atölyede çok sayıda çocuk da bir araya geldi. Çeşitli aktivitelerin yapıldığı atölyede çocuklar doyasıya eğlendi.

    “SUSMAYACAĞIZ, GÖRÜNMEZ OLMAYACAĞIZ”

    AKD Altınoluk Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Döne Alkasoğlu festivalin 3. gün açılış konuşmasını yapan isim oldu. Alkasoğlu, Alevi inancında kadınların sadece eş ya da anne olmadığının altını çizdi. “Kadın, cemin bir yarısı, meydanın bir direği, Yol’un taşıyıcısıdır” diyen Alkasoğlu şu konuşmayı yaptı:

    “Değerli canlar, sevgili bacılar, analar, kız kardeşlerim, Anadolu’nun dağlarına yaslanmış, yüreği umutla dolu kadınlar, bugün burada, sadece bir güne sığmayan; yüzyılların birikimiyle büyümüş bir sesi, bir duruşu, bir bilinci konuşmak için toplandık. Bugün bizim günümüz; susan değil, konuşan; geri duran değil, öne çıkan kadınların günü.

    Hatırlayalım; Bacıyan-ı Rum vardı bu topraklarda; Anadolu’nun ilk kadın örgütlenmesi. Kadınlar erkânda postta otururdu; Pir, ana olur, mürşid olurdu. Hızır gibi yetişirdi dara düşene. Evlatlarını giydirirken, önce niyazı öğretirdi, sonra da direnmeyi.

    Bugün biz Alevi kadınları olarak bir yandan inancımızı yaşatıyor bir yandan çocuklarımızı büyütüyor,  bir yandan da bu dünyanın eşitsizliğine karşı direnişin kalbinde yer alıyoruz. Ama yetmez.  Çünkü biliyoruz ki bu yol yarım yürünmez. Cemde kadın yoksa, hakikatin dili eksiktir. Yol’da kadın yoksa sürek tamam değildir.

    Kadını susmaya zorlayan her gelenek, her söz, her baskı bizimle ilgili değil, bizim mücadele etmemiz gereken bir karanlıktır. Ve biz bu karanlıktan aydınlığa, birlikte yürüyerek çıkacağız.

    Biz istiyoruz ki kız çocukları korkmadan semaha dursun, kadınlar cemevlerinde postta yer alsın, her bacı, yol bilgisiyle konuşsun ve hiçbir kadın inancında da, toplumda da arka planda bırakılmasın.  Bugün burada kadınlarımızla birlikte yürüttüğümüz bu festival bir eşitlik çağrısıdır ve aynı zamanda bir gelecek sözüdür.  Unutmayalım Yol, yalnızca erkeklerin omuzunda yükselmez. Yol, bacılarla, analarla, yüreğiyle üreten kadınlarla birlikte yürür.  O yüzden, bugün burada yalnızca geçmişimizi değil, geleceğimizi de konuşalım. Kadının Yol’da varlığını bir kez daha yüksek sesle ilan edelim.

    Sözümüzdür! Susmayacağız, görünmez olmayacağız. Yol’dan, meydandan, cemden, hayattan çekilmeyeceğiz.”

    Programın devamında AKD Altınoluk Şubesi halk oyunları ekibi sahne aldı.

     SARI KIZ EFSANESİ!

    Altınoluk Alevi Kültür Derneği’nde yapılan festival programı Araştırmacı Yazar ve Çevirmen Kıymet Erzincan Kına’nın “Yolumuzun İki Kılavuzu: Sarı Kız ve Kadıncık Ana” başlıklı sunumuyla devam etti. Anadolu’da 72 yerde Sarı Kız’a ait makam olduğunu belirten Erzincan Kına, şu sunumu yaptı:

    “Kadın iyileştiren, birleştiren, kaynaştıran, yaşatan gücün adı. O yüzden daha çok biz kadınlar özellikle birlik olmak zorundayız ve görünür olmak zorundayız.

    Bugün size, yolumuzun iki kadın ereninden bahsedeceğim. Öncelikle Sarıkız üzerinden konuşmak istiyorum. Sarıkız’ı biz daha çok bugün Kaz Dağları ile ilgili anlatılan popüler anlatılardan tanıyoruz. Ama aslında Anadolu’da, Trakya’da, hatta açık konuşmak gerekirse Orta Asya’dan Balkanlara çok çok geniş bir coğrafyada bilinen bir ulu aslında.

    Buradaki Sarı Kız’ın, Fatma Ana’nın nuru olduğuna dair, Fatma Ana’nın kızı olduğuna dair anlatılarda da gördüm. Askerlikle bağlantılı bir şekilde, örneğin askere yardım ettiğine dair anlatılar da dinledim. Hızır misali dağlarda kaybolanlara yardımcı olduğuna dair anlatılar da dinledim.

    Sarıkız’la ilgili en büyük anlatılardan bir tanesi itaat etmeyen, itaat etmediği için de dışlanan bir kadın ere. Bir kadın; daha doğrusu Sarı Kız üzerinden bir şekilde ‘bir ulu ereni yola getirirsek, onu itibarsızlaştırırsak sıradan kadınları da itibarsızlaştırırız! Onların bilinçaltlarıyla da oynarız. Onların güçsüz olduklarını, onları telkin etmeye çalışırız’ desturuyla verilen bir Sarı Kız söylencesi var.

    Evlenmediği için toplum tarafından dışlanan ve sonunda babasını öldürmesi için ikna edilen ama babası kıyamayıp dağlara bıraktığı bir Sarı Kızı görüyoruz. Burada aslında çok acı bir şey var. Toplumsal cinsiyet rolleri açısından baktığımız zaman bir baba figürü de görüyoruz ve o öldürmeye kıyamayıp Sarı Kız’ı, Kaz Dağlarının en tepesine bırakıveriyor.

    Onu eren ilan etmemizin aslında temel nedeni; bir şekilde toplumsal vicdanımız, ona yaptığımız haksızlığın farkına varıyoruz ve ermiş ilan ediyoruz. Ama bir şekilde de onu itibarsızlaştırıyor, güçten düşürüyor ve onun üzerinden sıradan kadınlara; yani bizleri de güçsüzleştiriyor. Bu çok basit bir şeymiş gibi görünüyor ama zihnimize, bilinçaltımızla oynanıyor. Biz bugün ne kadar güçlü olduğumuzu düşünürsek düşünelim şu an ben de dahil her şeye rağmen bir erkeğe göre iki üç kat mücadele etmek zorundayız.”

    “ASLINDA KENDİ PEŞİMDEN KOŞUYORUM”

    Kıymet Erzincan Kına, konuşmasının devamında Kadıncık Ana’ya dair de bilgiler paylaştı. “Kökümüzü, geçmişimizi bileceğiz ki bugüne ve geleceğe ışık saçalım” diyen Erzincan Kına, şunları söyledi:

    “Kadıncık Ana’nın evi de doğrudan aslında Hacı Bektaş dergahıyla bağlantılı ki dergah oradan çok sonra yapılıyor. Mesela 1893 ve 1908 doğumlu iki Bektaşi babasının mezarları var Kadıncık Ana evinde. Yani bu dönemlerde bile dergâhtaki diğer evler gibi buranın da bir babası olduğunun ve o dergâhın bir parçası olduğunun göstergesi.

    Nasıl ki biz aslında Hacı Bektaş Veli’yi, Hazreti Ali’nin don değiştirmiş şekli olarak görüyoruz, aslında Kadıncık Ana da Fatma Ana’nın don değiştirmiş şekli. Devriye mantığıyla baktığımızda burada da bunu çok net bir şekilde görüyoruz.

    Biz kadınlar tekrardan eğer gücümüzü, potansiyelimizi, gizil gücümüzü anlayabilir, bunu ortaya çıkarabilirsek doğanın da erkeklerin de kadınların da hayrına olacaktır. Ben, Kadıncık Ana, Sarı Kız ya da diğer ulu kadın erenlerimizin peşinden koşarken aslında kendi peşimden koşuyorum. Kendimi bulmaya, kendimi anlamaya çalışıyorum. Onların kılavuzumuz olduğu bilinciyle kılavuz arıyorum aslında. Çünkü bizler de ağaç gibiyiz. Kökümüz olmadan geleceğe dal budak salamayız.”

    Gecede Demet ve Sultan Aykut tarafından müzik dinletisi de yapıldı.

    AKD Altınoluk Tiyatrosu’nun “Kadıncık Ana’dan Sarıkız’a” isimli eseri sahnelenmesi ardından program sona erdi.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında antik Kent gezisi!

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında antik Kent gezisi!

    PİRHA – 4. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali kapsamında Antandros Antik Kenti’ne gezi düzenlendi.

    Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şube tarafından “Yıldız Dağı’ndan Kazdağı’na Pir Sultan Aşkına” temasıyla düzenlenen festival, 3. gününde çeşitli programlarla devam ediyor.

    Antandros Antik Kenti’ne yapılan gezi için halkın ilgisi yüksek oldu. 8 bin yıllık antik kenti dolaşmak için yurttaşlar erken saatte Altınoluk Alevi Kültür Derneği önünde bir araya geldi.

    Roma medeniyetine ait antik kentte kazı çalışmaları devam ederken, yurttaşlara bölgenin tarihçesi hakkında sunum da yapıldı.

    Gezi kapsamında Roma villası mozaikleri, antik hamam görülürken, Antandros ile bağlantılı mitolojik hikayeler de paylaşıldı.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başlıyor!-VİDEO

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başlıyor!-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi, Alevi Kültür ve Sanat Festivali için tüm hazırlıklarını tamamladı.

    Dördüncüsü yapılacak Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali “Yıldız Dağı’ndan Kaz Dağı’na Pir Sultan Aşkına” temasıyla 3 Ağustos’ta başlayacak. Beş gün sürecek festivalde, çocuk etkinliklerinden konserlere, panellerden halk oyunlarına kadar birçok program sergilenecek.

    Altınoluk AKD Şubesi’nde çerağlar yakılıp semah hizmetinin görülmesi ardından Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin açılışı da yapılacak.

    Açılış konuşmalarını ise Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Araştırmacı Yazar Cengiz Yıldırım yapacak.

    Festivalin ilk gününde çocuklar için de oyun atölyeleri kurulacak.

    Festival kapsamında antik kent gezilerinin yanı sıra halk oyunları da sahnelenecek.

    Birçok Alevi çatı kurumunun başkanlarının da yer alacağı festivalde, Tahtakuşlar Köyü de ziyaret edilecek. ‘Tahtacılar, İnanç ve Gelenek’ başlıklı programda köy muhtarı, Tahtacılar Derneği başkanı da sunum yapacak.

    7 Ağustos’ta Altınoluk Amfi Tiyatro’da yapılacak Kardeş Türküler konseri ardından festival sona erecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Balıkesir’de, Alevilere yönelik katliama tepki: Harekete geçin!-VİDEO

    Balıkesir’de, Alevilere yönelik katliama tepki: Harekete geçin!-VİDEO

    PİRHA- Balıkesir’deki Alevi örgütleri ve Edremit Demokrasi Platformu, Suriye’de Alevilere dönük gerçekleştirilen katliamı kınayarak, “Suriye’deki Alevi soykırımına karşı harekete geçmeye çağırıyoruz. Katledilen insanların sesi olun” çağrısı yaptı.

    Balıkesir Altınoluk’ta Alevi kurumları ve Edremit Demokrasi Platformu öncülüğünde Suriye’de Alevilere dönük gerçekleştirilen katliamı kınamak için eylem gerçekleştirildi. Altınoluk Cumhuriyet Çok sayıda Alevi kurumu, siyasi parti temsilcisi ve çok sayıda yurttaşın destek verdiği eylemde, ‘Katil Colani, işbirlikçi AKP’, ‘Aleviler vardır, Alevilik haktır’ sloganları atıldı.

    Açıklamada ayrıca ‘Suriye’de Katliama Dur De!’ dövizleri taşındı.

    “SİYASİ ZEMİN AÇAN TÜM DEVLETLER SORUMLUDUR”

    Suriye’deki katliamın görmezden gelindiği belirtilen açıklamada, Alevilere yönelik sistematik ve bilinçli bir katliam olduğunun altını çizilerek, “Camilerden yapılan anonslarla özellikle Alevi halkı hedef gösterilirken, saldırılar doruk noktasına ulaşmış durumdadır. Kaçırılan kadınlar tecavüz tehdidiyle sindirilmekte, gençler işkence edilerek kaybedilmekte, köyler yakılıp yıkılmakta ve faili meçhul cinayetler sıradanlık kazanmıştır. Bu bir soykırımdır. Bu zulmün failleri bellidir. Buradan yüksek sesle haykırıyoruz. Geçici hükümet, onun lideri Colani ve Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) başta olmak üzere El Kaide bağlantılı cihatçı çeteler, yıllardır Alevilere, Hristiyanlara ve farklı inanç gruplarına yönelik katliamlar düzenlemektedir. Suriye’de kurulan geçici hükümet, onun sözde lideri Colani ve bu çeteler, Batılı emperyalist güçlerin desteğiyle büyütülmüş, silahlandırılmış ve eğitilmiştir. Bugün Suriye’de, Alevi köylerinde, sadece bu çetelerin eli kanlı militanları değil, onları besleyen, onlara lojistik sağlayan, siyasi zemin açan tüm devletler de sorumludur” denildi.

    “KATLEDİLEN İNSANLARIN SESİ OLUN”

    “Başından beri Türkiye ve emperyalist güçlerin bölgedeki işbirlikçilerinin desteklediği HTŞ iktidarı, katil HTŞ ve işbirlikçi AKP desteğiyle, bu katliamların faillerine göz yummaktadır” diye belirtilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

    “Medya ve uluslararası kurumlar, bu katliamları görmezden geliyor, emperyalist propaganda makinesiyle gerçeği çarpıtıyorlar. Alevi halkının yaşadığı zulümden bahsedenler ya susturuluyor ya da kara propagandayla itibarsızlaştırılıyor. Körfez ülkeleri ve Batılı devletler, Petrol ve doğal gaz hesapları uğruna radikal çetelere finansman sağladılar, onları ‘özgürlük savaşçısı’ olarak sundular. Bugün bile, bu katil sürülerini ‘ılımlı muhalif’ gibi göstermeye devam ediyorlar. Haykırıyoruz Colani ve yönetimi ve onları destekleyenler bu katliamların doğrudan sorumlusudur. Aleviler Susmayacak. Buradan herkese çağrımız! Yaşanan bu zulmü herhangi bir nedenle onaylamayın. Şiddeti ve masum insanların ölümlerini görmezden gelmeyin. Katledilen insanların sesi olun. Uluslararası kamuoyunu, insan hakları örgütlerini, vicdan sahibi herkesi Suriye’deki Alevi soykırımına karşı harekete geçmeye çağırıyoruz. Zalimin karşısında, mazlumun yanında; Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız.”

    Açıklama alkış ve sloganlarla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

  • AKD Altınoluk Şubesi’nin öncülüğünde yapılan yeni yıl etkinliğinde barış ve birlik mesajı-VİDEO

    AKD Altınoluk Şubesi’nin öncülüğünde yapılan yeni yıl etkinliğinde barış ve birlik mesajı-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği yeni yıl etkinliğine yüksek katılım oldu. Gecede barış ve birlik olma mesajı verildi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi yeni yılı etkinliği düzenledi. Etkinliğe katılım yoğun olurken, etkinlikte barış ve birliktelik mesajı verildi.

    AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, her yıl geleneksel olarak yeni yıl etkinliği yaptıklarını belirterek, yeni yılın barış, mutluluk getirmesini diledi.

    Konuşmaların ardından sanatçı Tayfun Hakan Kan’ın söylediği şarkılarla etkinlik sona erdi.

    PİRHA/ALTINOLUK

     

  • 3. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başladı-VİDEO

    3. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başladı-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncüsü başladı.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncüsü bugün Şahin Korucan Dedenin çıra uyandırması ile başladı. Dönülen semahın ardından AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan açılış konuşmasını yaptı. Ardından Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş ve AKD Genel Sekreteri Ferhat Bakan söz aldı. Festivale, AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan ve Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin ile Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta yapılacak olan festival, 12 Ağustos’a kadar sürecek.

    “ALEVİLER OLARAK EŞİT BİR DÜNYA HEDEFLİYORUZ”

    Türkiye’de ve Dünya’da barışın hakim olmasını istediklerini belirten AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, “Maalesef egemenler bu dünyayı kan gölüne çevirmek istiyorlar. Biz Aleviler olarak eşit bir Dünya hedefliyoruz. Alevi inancında barış, kardeşlik ve hoşgörü gibi önemli değerler vardır. Bizler bugün burada yeniden bu değerleri hatırlamak ve paylaşmak için bir aradayız. Bu festival boyunca Alevi kültürümüzün zenginliklerini, geçmişten bugüne taşıdığımız değerleri ve geleceğe ışık tutan düşüncelerimizi paylaşacağız” dedi.

    “ALEVİ İNANCI SEVGİYİ, BARIŞI VE ADALETİ TEMEL ALAN KÖKLÜ BİR YAŞAM BİÇİMİ”

    Alevi inancının sevgiyi, barışı, adaleti ve eşitliği temel alan köklü bir yaşam biçimi olduğunu vurgulayan Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş, “Bu festivalle farklı kültürlerin bir arada barış içerisinde yaşayabileceğini göstermek istiyoruz” diye belirtti.

    “ALEVİ İNANCI KUŞATMA ALTINDA”

    AKD Genel Sekreteri Feryat Bakan, ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “Alevi inancı kuşatma altında. ÇEDES projesiyle çocuklarımızı asimile etmeye çalışanlar Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adı altında inancımızı asimile etmeye çalışıyorlar. Biz Aleviler olarak bu yapıyı kesinlikle kabul etmiyoruz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı kullanarak etkinliklerimizi, anmalarımızı elimizden almaya çalışıyor. Alevi inancına büyük katkısı olan, kültürümüzü, inancımızı toplum ile paylaşan böyle güzel etkinliklerin olması hepimizi çok mutlu ediyor.”

    PİRHA/BALIKESİR

     

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin programı açıklandı!

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin programı açıklandı!

    PİRHA – Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin programı açıklandı. Festivalde paneller, konserler ve çocuklara yönelik etkinlikler olacak. 

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi’nin düzenlediği Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin üçüncüsü bu yıl 8-12 Ağustos tarihlerinde yapılacak.

    Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta yapılacak olan festivalin programı da açıklandı. AKD Altınoluk Şubesi’nde gerçekleştirilecek festivalin açılışı semah dönüldükten sonra konuşmalarla devam edecek.

    AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz’ın yanı sıra AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan ve Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin ile Edremit Belediye Başkanı Mehmet Ertaş da festivalde söz alacak.

    PANELLER, KONSERLER VE ÇOCUKLARA YÖNELİK AKTİVİTELER!  

    ‘Kızılbaşlığın gelişmesinde Şah İsmail’in rolü, 16. Yüzyılda Osmanlı-Safevi ilişkileri’ başlıklı panelde Şah Hüseyin Şahin konuşmacı olarak yer alırken, sanatçı Muharrem Temiz de Şah Hatayi türkülerini dillendirecek.

    Festivalin ikinci günü, çocuk şenliği ve sanatsal faaliyetler ile devam edecek.

    10 Ağustos’ta ise Edremit’e bağlı Doyran Köyü’nde, Kazdağları’ndaki Tahtacı Türkmen geleneğine ilişkin panel düzenlenecek. Panele, gazeteci Zeynel Gül ile araştırmacı Sinan Kahyaoğlu, konuşmacı olarak katılacak. Günün devamında müzik performansları da sahnelenecek.

    Festivalin dördüncü gününde ise iki oturumdan oluşan “Aleviler eşit yurttaşlık talep etmeli mi?” başlıklı panel yapılacak. İlk oturumda Yazar Orhan Gazi Ertekin; ‘Alevilerin sorunları ve çözüm yolları’ başlığını değerlendirecek.

    Panelin ikinci oturumunda ise Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Arslan, AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez konuşacak.

    Festivalin son gününde, Altınoluk Amfi’deki buluşmaya Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın katılırken, sanatçılar Özlem Taner, Özcan Türe ile Onur Türe sahneye çıkacak.

    PİRHA/ALTINOLUK

  • Alevilerden Balıkesir’deki Protestan Kilisesi’ne ziyaret: Bizleri sindiremeyecekler!

    Alevilerden Balıkesir’deki Protestan Kilisesi’ne ziyaret: Bizleri sindiremeyecekler!

    PİRHA- Balıkesir’deki Alevi kurumlarının temsilcileri, Protestan Kilisesi Pastörü Mesut Çiftçi’yi ziyaret etti. İstanbul Sarıyer’de bulunan Santa Maria İtalyan Kilisesi’nde Pazar ayinine yönelik silahlı saldırıyı kınayan Alevi örgütleri, geçmiş olsun dileğinde bulundular.

    İstanbul Sarıyer’de bulunan Santa Maria İtalyan Kilisesi’nde 28 Ocak Pazar günü yapılan ayin sırasında IŞİD çeteleri tarafından silahlı saldırı düzenlendi, o anda kilise bulunan Alevi yurttaş hayatını kaybetti.

    Balıkesir’de bulunan Alevi kurumlarının yöneticileri, bugün Balıkesir Protestan Kilisesi Pastörü olan Mesut Çiftçi’yi ziyaret ederek, geçmiş olsun dileklerini ilettiler.

    “SALDIRIYI KINIYORUZ, BARIŞ İNANCINI KARANLIĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ”

    Ziyarette konuşan Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, katliamcı zihniyeti Maraş, Sivas, Roboski ve Ankara Garı gibi katliamlardan tanıdıklarını belirterek, “Biz Aleviler olarak, acılarımızın da, sorunlarımızın da aynı olduğunu biliyoruz. Yıllardır yok sayılmaya çalışılan bir inancı baskılara ve asimilasyon politikalarına karşı yaşamaya ve yaşatmaya çalışıyoruz. İstanbul Sarıyer’de bulunan Santa-Maria İtalyan Kilisesi’nde pazar ayini sırasında yaşanan saldırıyı kınıyoruz ve bu topraklarda yaşanan kardeşliğimize karşı yapılan hain bir saldırı olarak görüyoruz. Bizler bu ülkede barışı, kardeşliği ve hoşgörüyü birlikte yaşatmaya çalışacağımızın umudundan asla vazgeçmeyeceğiz. Bizler bunları tanıyoruz. Sivas’tan, Maraş’tan, Çorum’dan, Roboski’den, Ankara Garı’ndan tanıyoruz. Barışa olan inancımızı karanlığa teslim etmeyeceğiz. Saldırıda Hakk’a yürüyen canımızın devri daim, mekanı gönüller olsun” ifadelerini kullandı.

    “BİZLERİ SİNDİREMEYECEKLER”

    Balıkesir Protestan Kilisesi Pastörü Mesut Çiftçi ise sistemin kendisi gibi inanmayanlara yönelik saldırılarının kendilerini korkutamayacağını belirterek şunları söyledi:

    “28 Şubat 2024 tarihinde, İstanbul Büyükdere Santa Maria Katolik Kilisesi’ne ibadet esnasında yapılan terör saldırısı ve neticesinde bir kardeşimizin yaşamını yitirmesi bizleri derinden üzmüş ve acı vermiştir. Bugün Kurtuluş Müjdesi Kiliseleri Derneği olarak faaliyet gösteren Balıkesir Kilisesi’ne başsağlığı ve taziye için gelen Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi Başkanı Sayın Veli Doğan’a, Gömeç Şubesi Başkanı Sayın Hasan Polat’a, Bandırma Şube Başkanı Hasan Sönmez’e, Burhaniye Şube Başkanı Sayın Muharrem Keskin’e, Erdek Şube Başkanı Sayın Sevim Kılıç Hanımefendiye bu zor zamanda bizimle oldukları için teşekkür ediyoruz. Karanlık güçlerin, karanlık odakların bu ülkede azınlıklara ve kendisi gibi düşünmeyen, inanmayanlara bu zamana kadar yaptıkları ve bundan sonra yapacağı hiçbir şey bizi korkutmayacak ve sindirmeyecektir. Bizler ülkemizde sevginin, barışın, hoşgörünün, adaletin egemen olması için çalışmaya ve dua etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/BALIKESİR

     

     

  • 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başladı- VİDEO

    2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başladı- VİDEO

    PİRHA- AKD’nin 9-13 Ağustos tarihleri arasında düzenlediği 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali başladı.

    Alevi Kültür Dernekleri(AKD)’nin Balıkesir’in Altınoluk ilçesinde bu yıl ikincisini düzenlediği Alevi Kültür ve Sanat Festivali 2 Temmuz Parkı’nda okunan basın açıklaması ile başladı. Açıklamayı komite adına Dilek Aygün okudu. Aygün’ün okuduğu açıklamada şu ifadeler yer verildi; “Biz Aleviler, Türkiye’de nefret söylemine maruz kalan toplumsal kesimlerden biri. Evleri işaretleniyor ve zorunlu din derslerinde olduğu gibi nefret söylemlerine maruz kalıyorlar. Sevgili canlar, bugün burada adını Madımak Katliamı’ndan alan 2 Temmuz Parkı’nda 33 güzel insanımızın 8 saat boyunca yakılmasını nefretle kınarken düşenlerimizin adına, anısına olan bağlılığımızı, dosta ve düşmana ilan ediyoruz. Biz bitti demeden bu dava bitmez. Onun için 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin ‘Yol ve Erkan Aşkına’ uyandıracağımız çerağımızın işaret fişeğini buradan ateşliyoruz.”

    2 Temmuz Parkı’nda gerçekleşen basın açıklamasının ardınsan yurttaşlar festival alanına geldi. Programın devamında ‘Basında ve Ustaların Objektifinden Aşık Veysel’ sergisinin açılışı Altınoluk Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan, AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Festival, Ahmet Aykut Dede’nin çerağ uyandırması ve semahlar ile devam etti.

    “SANAT İNSANIN DOĞAYA KATTIĞI ÇABADIR”

    Gecede açılış konuşması yapan AKD Altınoluk Şube Başkanı Veli Doğan, “Sanat insanın doğaya ve yaşama kattığı bir çabadır. Toplumsal gelişmeyle etkileşimi sanatın toplumsal bir çaba olmasını da getirir. Bugün Alevi toplumu, kendini yenilemek, kültürünü ve sanatını yaşatabilmek için bilim dallarının hepsine kök salmaya başladı. Alevilik tüm dünyaya kendini tanıttı. Alevilerde vazgeçilmez olan saz, söz ve semah belleklerini devamlı yeniler. Aynı zamanda sürekli bir yenilikle eskiliğin, aydınlıkla karanlığın, ezilenle ezenin sömürülenle sömürenin savaşımı olan insanlık tarihindeki sanatın yeri, insan yaşamının birikimini geleceğe taşıyanların yanıdır” dedi.

    ” TEK TALEBİMİZ EŞİT YURTTAŞLIK HAKKIMIZ”

    Festivalde konuşan AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ise şunları söyledi; “Ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştirmeden hak ve özgürlüklerin eşitlendiği, hak ve hakikat mücadelesinden asla ve asla geri adım atmadan yolumuzu erkanımızı sürdüreceğiz. Esas olan sorunlarımıza ve eşit yurttaşlık talebimizle asimilasyona, zorbalığa, adaletsizliğe, doğa ve ormanlarımızın yağmalanmasına, yoksulluğa ve yolsuzluğa, gericiliğe, ırkçılığa, faşizme ve şeriata karşı insanca yaşam mücadelesinin bir parçası ve örgütleyicisi olacağız. Zulüm neredeyse kerbela oradadır. Şah Hüseyin gibi direnenlere selam olsun. Bunca zulüm karşısında tek talebimiz eşit yurttaşlık hakkımız”

    “ALEVİLERİN UĞRADIĞI HAKSIZLIKLARI HER YERDE DİLLENDİRMEMİZ GEREKİYOR”

    Gecede son olarak Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem vekili Ali Kenanoğlu konuştu. Kenanoğlu, Türkiye’de cumhuriyetin demokratikleşmesi gerektiğini ifade ederek, “Bugün okullarda imam atamalarının sebebi demokratik bir cumhuriyet olmamasıdır. Bu işin mücadelesi doğru yerden verilmiş olsa bütün bu sorunlar ortadan kalkar. Çanakkale’de birlikte savaştık ama namaz kılanlar birinci sınıf vatandaş oldu, cem yapanlar yasaklandı. Bu duruma, eşitlik için itiraz edeceğiz. Alevilerin uğradığı haksızlıkları her yerde dillendirmemiz gerekiyor. Biz ancak bu mücadeleyle kendimizi duyurabiliriz. Bu ülkede 600 tane milletvekili varsa bırakın 2-3 kişi Alevilik konuşalım. Bu topraklarda yaşayan insanların üçte biri Alevi diyorsunuz ama parlamento temsiliyetine gelince bundan rahatsız oluyorsunuz. Böyle olmaz.” dedi.

    Festivalin ilk günü Dertli Divani ve Mektebi İrfan Zakirleri’nin muhabbetiyle son buldu.

    Dilan ŞİMŞEK -Rozerin TEK/ BALIKESİR

  • Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne katılım çağrısı

    Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne katılım çağrısı

    PİRHA- AKD Altınoluk Şubesi, 9-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek olan 2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ne çağrı yaparken, “Kaz Dağları’nda talana karşı yaşamı, yasaklara karşı kültür ve sanatı savunmaya, gönülleri birlemeye çağırıyoruz” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi tarafından geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin ikincisi bu yıl 9-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek.

    Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk’ta yapılacak olan festivalin programı da açıklandı. “Yol ve erkân aşkına” sloganıyla düzenlenecek festival semah ve çerağ uyandırması ile başlayacak.

    İlk gün “Basında ve ustaların objektifinden Aşık Veysel” başlıklı fotoğraf sergisinin açılışı yapılacak.

    AKD Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, Edremit Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan, 27. Dönem Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu ile halk müziği sanatçısı Dertli Divani ise ilk gün konuşmacı olarak yer alacak.

    Festivalin ikinci günü Antandros Antik Kenti kazı alanı gezisi ile başlayacak. Yıldızlar Sanat Topluluğu’nun halk oyunları gösterisini sergileyeceği günde halk bilimci Necdet Kurt “Bilinmeyen yönleriyle Aşık Veysel” sunumunu yapacak. UNESCO’nun 2023 yılını Aşık Veysel’i anma ve kutlama yılı olarak ilan etmesine dikkat çekilecek.

    “Karpuzun içindeki masal” isimli çocuk tiyatro oyunu ile başlayacak olan üçüncü günde ise AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez, “Alevilerin güncel sorunları ve çözüm yolları” başlığı altında konuşacak. Panelin moderatörlüğünü ise 25. ve 26. dönem Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm üstlenecek.

    Dördüncü gün “Alevilerin siyasetteki yeri” başlığı altında 27. ve 28. Dönem CHP Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin, Doç. Dr. Ayfer Karakaya ile Yazar Turan Eser’in konuşmacı olarak katılımıyla gerçekleştirilecek.

    Festival 13 Ağustos günü ise Altınoluk Amfi’de sanatçılar Dertli Divani, Gülcihan Koç ve Sasa’nın yer aldığı konser ile sona erecek.

    PİRHA/EDREMİT

  • Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları Altınoluk’ta Alevilerle bir araya geldi-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Milletvekili adayları Altınoluk’ta Alevilerle bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA-Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili adayı Şevin Coşkun, Yeşil Sol Parti’nin tüm halkların ve inançların sesi olduğunu belirterek, 14 Mayıs günü oyların Yeşil Sol Parti’ye verilmesi çağrısında bulundu.

    Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili adayları Şevin Coşkun, Gül Ertuna Karaaslan, Canşah Çelik, HDK, Yeşil Sol Parti il ve ilçe yöneticileri Balıkesir Altınoluk’ta Alevi Kültür Derneği’nin (AKD) düzenlediği kahvaltı etkinliğe katıldı.

    Kahvaltı etkinliğinde konuşan Balıkesir Milletvekili adayı Şevin Coşkun, tüm halklarla ve inanç topluluklarıyla mümkün olduğunca bir araya gelmeye çalıştıklarını ifade ederek, “Anadolu’da yaşayan tüm kültürler ve tüm inançların temsileyetleri partimiz çatısı altında demokratik mücadelelerini sürdürmektedirler. Bizler tüm ötekilerin, kadınların, gençlerin partisiyiz. Bu anlamda da Kürt sorunu, Alevi sorunu, kadın sorunu, gençlik sorunu başta olmak üzere Türkiye’deki tüm sorunların eşit yurttaşlık temelinde çözümünden yana bir partiyiz ve yıllardır da bunu mücadelesini sürdürüyoruz” dedi.

    14 Mayıs günü oyların Yeşil Sol Parti’ye verilmesi çağrısında bulunan Şevin Coşkun, “Gelin hep birlikte Türkiye’yi demokratikleştirelim. Özgür yarınlar kuralım” diye konuştu.

    PİRHA/BALIKESİR

  • ‘2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ 9-13 Ağustos’ta gerçekleştirilecek

    ‘2. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ 9-13 Ağustos’ta gerçekleştirilecek

    PİRHA-AKD Altınoluk Şubesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenecek olan ‘Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’ 9-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi tarafından 23-27 Temmuz 2022 tarihlerinde ilk kez düzenlenen 1. Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nin ikincisi bu yıl 9-13 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilecek.

    AKD Altınoluk Şubesi tarafından yapılan açıklamada gerekli başvuruların yapıldığı ifade edilirken, “Evet, başlıyoruz. 9-13 Ağustos tarihlerinde kimseye söz vermeyin. 2.Altınoluk Alevi Kültür ve Sanat Festivali’nde buluşmak üzere. Aşk ile” denildi.

    “FESTİVALİMİZ ANADOLU’NUN RENKLERİNİN BULUŞMASINA TANIKLIK EDECEK”

    Geçen yıl birincisi düzenlenen festivalin açılış konuşmasında festivale ilişkin şu ifadeler kullanılmıştı

    “Alevilik akılcılık, bilimselliktir, gerçekçilik, çağa uyumdur, sorgu sualdir, bu dünyanın nimetlerini bu dünyada paylaşmaktır, kadına saygıdır, korkulan değil sevilen tanrı fikrini savunur. İnsanı düşüncenin merkezine koyan onu Kâbe sayandır. İnsanı okunacak kitap sayandır, 72 millete aynı nazarla bakandır. Sosyal yardımlaşmadır, dayanışmadır, lokmasını cümle canlarla paylaşandır. Cem tutmaktır, semah dönmektir.

    Hak ve Hakikat aşkına gerçekleşecek olan festivalimiz Alevi kültürünün ve binlerce yıllık kadim “Alevi Yolu”nun özünde var olan; doğaya, insana, emeğe, sevgiye ve evrensel barışa olan aşkı anlatılacak.

    Festivalimiz Anadolu’nun renklerinin buluşmasına, ötekilerin-mazlumların bir araya gelişine tanıklık edecektir. Festivalimiz, biz Alevileri, Sünnilerle, Hristiyanlarla, Yahudilerle, Ermenilerle, Türklerle, Lazlarla, Kürtlerle, Süryanilerle, Keldanilerle, Asurilerle buluşturacak. Alevi inancının, felsefesinin ve kültürünün gereği olan; empati yapmak, paylaşarak çoğalmak için bir çağrı olacaktır. Bizim sevdamız 72 millete yeter diyoruz.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

     

  • AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri: AKP’nin kamp ve Kerbela projesi asimile etme provası-VİDEO

    AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri: AKP’nin kamp ve Kerbela projesi asimile etme provası-VİDEO

    PİRHA-AKD Altınoluk Şubesi yöneticileri, AKP’nin finanse ettiği gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki göstererek, “Gençlerin, sorgulayan ve düşünen olmasını istiyoruz. Bu bir asimile etme provasıdır. Alevi felsefesi ne diyorsa ona uygun davranmaya gayret edeceğiz” dediler. 

    İçişleri, Gençlik ve Spor ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 400 Alevi genci için 19-23 Ağustos tarihlerinde yapılması planlanan “Hacıbektaş Gençlik Kampı” ile 300 dedenin aralık ayında İçişleri Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından organize edilen programa tepkiler sürüyor.

    Alevi Kültür Derneği (AKD) Altınoluk Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinden, gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki geldi. AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden Hasan Kaya ile Hüseyin Önal, konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “GENÇLERİN SORGULAYAN VE DÜŞÜNEN OLMASINI İSTİYORUZ”

    Kendilerine herhangi bir davet gelmediğini belirten Hasan Kaya, şunları söyledi:

    “Bize böyle bir çağrı gelmedi. Gelseydi kabul etmezdik. Bir basın açıklamasıyla bunu sevgili halkımıza duyururduk. Biz, gençlerin ve çocukların sorgulayan, düşünen olmasını istiyoruz. Bu anlamda da böyle bağnaz, muhafazakar, tutucu düşüncelerle gençlerin yetişmemesini, bilimin, aydınlığın ışığından bir şekilde kendilerine yol bulmalarını ve o yolda yürümelerini istiyoruz. Bir sürü bilim ve aydın insanımız var. Bunların gittiği yolda yeni gençlerimizin yetişmesini, bu kültürü, inancı yaşatmalarını istiyoruz. Diyanet ile iş birliği yapan dedelerin veyahut da gençlerin oralara gitmesi hoş bir şey değil. Bunların da bir şekilde durdurulması için çok çaba sarf etmemiz gerekiyor. Gençlerimizi, insanlarımızı, çocuklarımızı aydınlatmamız gerekiyor.”

    “ALEVİ FELSEFESİNE UYGUN DAVRANMAYA GAYRET EDECEĞİZ”

    Bakanlıklar tarafından finanse edilen programların asimilasyon amaçlı olduğunu savunan Hüseyin Önal ise “Bizim hem federasyonumuz, hem de kurum içindeki arkadaşlarımız bunu doğru görmüyor. Bu bir asimile etme provasıdır. Buna karşı duruyoruz. Bizim geleneğimizde hiç böyle bir şey yok ve olmamıştır şimdiye kadar. Dedelerimiz cemlerimizde yetişir. Görgü cemlerimiz, hukuk ve eğitimin olduğu alanlardır. Bu anlamda biz cemlerimizde yetiştiririz dedelerimizi. Biz Hacı Bektaş’ın dediği gibi yönümüzü diriye döneriz, ölüye değil. Bu anlamda Hacı Bektaş’ın söylemlerinin hepsi geçerli bizim nazarımızda. Alevi felsefesi ne diyorsa ona uygun davranmaya gayret edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon-VİDEO

    AKD Altınoluk Şubesi yöneticilerinden AKP’nin kamp ve Kerbela planına tepki: Asimilasyon-VİDEO

    PİRHA-Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi yöneticileri, AKP’nin finanse ettiği gençlik kampı ve Kerbela gezisine tepki gösterdi. AKD Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, “Alevi kurumları var. Birilerinin Aleviliği öğretmeye veya asimile etmeye hakkının olmadığını düşünüyorum” dedi. Şube çalışanı Dilek Aygün ise  “Devlet eliyle yapılan bir asimile etme politikası” dedi.

    AKP hükümeti tarafından finanse edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine tepkiler gelmeye devam ediyor. Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, şube çalışanı Dilek Aygün ve şube denetleme sorumlusu İbrahim Şahin, konuya dair PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ KURUM BAŞKANLARIMIZ GEREKLİ CEVABI VERDİ”

    Alevi kurum başkanlarının konuya ilişkin gerekli cevapları verdiğini belirten AKD Altınoluk Şubesi Başkanı Veli Doğan, “Buna dair kurum başkanlarımız gerekli cevapları verdi. Alevi örgütlülüğündeki hiçbir kuruma bu teklifler gelemedi. Bizim bu kurumlara bakış açımız da çok kesindir. O yüzden de bize şahsen öyle bir teklif gelmedi. Bunun kimsenin haddi ve hakkı da olmadığını, Alevi kurumlarının olduğunu ve birilerinin Aleviliği bir şekilde öğretmeye veya asimile etmeye hakkının olmadığını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    “DEVLET ELİYLE YAPILAN BİR ASİMİLASYON POLİTİKASI”

    Şube çalışanı Dilek Aygün ise gerçekleşmesi planlanan iki programı doğru bulmadığını söyledi. Aygün, “Bir kere doğru bulmuyorum. Çünkü bunun devlet eliyle yapılması asimilasyonun kapılarını sonuna kadar açıyor. Devletin Alevileri asimile etme politikası olduğunu düşünüyorum. Katılan arkadaşları da acaba yaptıkları şey doğru mu diye, şöyle bir takkelerini önüne koyup, düşünmeye davet ediyorum. Çünkü Aleviliğin anlatılarak ya da bir şeyler paylaştırarak gösterilebilecek bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Devlet eliyle Aleviler, İslamiyet’in farklı boyutuna çekilmeye çalışılıyor. Kesinlikle karşı çıkıyorum. Devlet eliyle yapılan bir asimilasyon politikası olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN, BAKANLIĞIN DENETİMİNE GİRMESİNİ İSTEMİYORUM”

    AKD Altınoluk Şubesi Denetleme Sorumlusu İbrahim Şahin de programlara tepkisini şu sözler ile dile getirdi:

    “Ben programlara katılmıyorum. Bir Alevi vatandaşın da bakanlığın denetimi altına girmesini istemiyorum. Kendileri okusunlar, araştırsınlar, öğrensinler Aleviliğin ne olduğunu. Bizim birçok Alevi kurumumuz var. Belki parasal olarak destek olamayabiliriz. Ancak bilgisel anlamda istediklerini verecek yeterli sayıda profesörlerimiz, doçentlerimiz ya da sanatçılarımız var. Bakanlık nezdinde böyle bir şeyin yapılmasını ve gençlerimizin katılmasını doğru bulmuyorum. Yarın bir gün bir başka şey ortaya süreceklerdir. “Gelin buna da katılın” diyeceklerdir. Böylece gençliğimizi kendilerine doğru çekeceklerdir.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • ‘Alevilik, iktidarın vereceği parayla yapılacak bir yol değil’-VİDEO

    ‘Alevilik, iktidarın vereceği parayla yapılacak bir yol değil’-VİDEO

    PİRHA-Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede ile yazar Leyla Akgül, AKP tarafından yapılacağı duyurulan Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine tepki gösterdi. Hakan Erol Dede, “Sizi tanımayan yapılarla birlikte hareket etmek doğru değil” derken; yazar Leyla Akgül “Alevilik, iktidarın vereceği haram parayla yapılacak bir yol değil” diye konuştu.

    Baba Mansur Ocağı’ndan Hakan Erol Dede ile yazar Leyla Akgül, AKP tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ve Kerbela gezisine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    “SİZİ TANIMAYANLARLA BİRLİKTE HAREKET ETMEK DOĞRU DEĞİL”

    Programlara katılacak kişilerin kendilerini düşünmesi gerektiğini belirten Hakan Erol Dede, “Bir kere bu yapının içerisinde bulunup da oralara gidenler demek ki, pirinden mürşidinden bir haberler. Çünkü pirimiz, hünkarımız ne diyor? “Her ne arar isen kendinde ara. Mekke’de Kudüs’te hacda değil”. İnsanın Kabe’si insanın gönlüdür aslında. Ve bu tür etkileşimler içerisinde bulunup da normalde sizi tanımayan yapılarla birlikte hareket etmek de doğru değil tabii ki. Olmaması gereken bir şey. Eğer kişi kendi imkanlarıyla gidiyorsa, eyvallah. Ama farklı bir şekilde gidiyorsa da bunu düşünmek lazım. Gidenlerin kendinin düşünmesi” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLİK, İKTİDARIN VERECEĞİ HARAM PARAYLA YAPILACAK BİR YOL DEĞİL”

    Yazar Leyla Akgül ise Alevilikteki dayanışma kültürüne değinerek, şunları söyledi:

    “Aslında bu çok komik bir şey. Neden komik? Aleviler yüzyıllardır her şeylerini kendileri yaptılar. Kerbela’ya, dergahlara gidenler oldu. Kendi imkanlarıyla gittiler. Aleviler cemlerini, yollarını kendi imkanlarıyla yürüttüler. Onun için bizim kültürümüzde “Alevinin fakiri olmaz” derler. Çünkü büyük bir dayanışma vardır. Şimdi gözümüze soktukları inanç bizi başka bir şeye çevirmek istiyor ki işte 300 dedeyi oraya götürecek. 400 genci başka bir yere götürecek. Bu çok komik bir şey. Buna itibar eden varsa onlar daha komik. Bizim yolumuz çok güzel bir yol. Bizim yolumuz kadını, çocuğu, doğayı, insanı, ağacı, hayvanı yücelten bir yol. Onun için de iktidarın vereceği haram parayla yapılacak bir yol değil.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • ‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    ‘Kerbela’ya götürülecek dedeler kimden rızalık aldı?’-VİDEO

    PİRHA-Yazar Piri Er, Hacıbektaş Gençlik Kampı ile Kerbela gezisine tepki göstererek, “Günümüzde Alevilerin katledilmesinden çok Aleviliğin katledilmesine çalışılıyor. Devletin dedesi olmaz. Kerbela’ya götürülecek bu dedeler kimden rızalık aldılar?” diye sordu.

    İçişleri, Kültür ve Turizm ile Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından finanse edilerek yapılacağı duyurulan Hacıbektaş Gençlik Kampı’na bir tepki de yazar Piri Er’den geldi. “Günümüzde Alevilerin katledilmesinden çok Aleviliğin katledilmesine çalışılıyor” diyen Er, ayrıca 300 dede için iki bakanlık tarafından planlanan Kerbela gezisine de karşı çıktı.

    “ALEVİLİK, TARİHSEL SÜREÇTE ASİMİLE EDİLMEYE ÇALIŞILAN KENDİ BAŞINA BİR İNANÇTIR”

    Sözlerine, “Alevilik tarihsel süreçte asimile edilmeye uğraşılan kendi başına bir inançtır” diyerek başlayan Er, şunları söyledi:

    “Alevilik herhangi bir inancın alt kolu, heteroksis, heterodoksisi falan değildir. Bunu çeşitli yöntemlerle yapmaya çalışırlar. 15-16. yüzyıldan itibaren “Katli vaciptir” fetvalarıyla birlikte başladı. Günümüzde de Alevilerin katledilmesinden çok Aleviliğin katline dönüştürülmeye çalışılıyor. Bu amaçla da Alevilik üzerinde çeşitli tezgahlar kuruluyor. Yapılması planlanan bu iki program Kültür Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın koordinasyonunda gerçekleşen bir etkinliğin amacı “Alevilerden ne kadar şeyler koparır, farklılaştırır, dönüştürürüzün hesabıdır.”

    “DEVLETİN DEDESİ OLMAZ, KERBELA’YA GİDECEKLER KİMDEN RIZALIK ALDI?”

    Er, Kerbela programına dahil olacak dedelere de seslenerek, şöyle konuştu:

    “Biz yıllardır özellikle Avrupa’ya götürülen gri pasaportlu dedelerle mücadele ediyoruz. Çünkü devletin dedesi olmaz. Dede toplumun dedesidir. Onun ihtiyaçlarını da toplum karşılamalı. Yani rızalık almadan yapılan her iş Aleviliğe uymaz. Kerbela’ya götürülecek bu dedeler kimden rızalık aldılar? Eğer devlet imkanlarıyla gidiyorsa; devletin imkanları bu amaç için neden kullanılıyor? Ya da Hacıbektaş’ta toplanmaya çalışılan, ki toplayamayacaklarını düşünüyorum ben. Bu konuda bir duyum da aldım. Toplayamayacaklarını düşünüyorum. Ama birçok yere yazı gitmiş. Yani Ordu’dan bir ilçeninkini gördüm ben. Davet edilmiş öğrenciler.

    Niye şimdi bu yapılıyor? Bunları iyi niyetli girişimler olarak değerlendirmiyorum. Devletin Alevileri değiştirmesi, dönüştürmesi, farklılaştırması ve bir yere çekebilme çabası olarak görüyorum. Aleviler açısından çok bir şey ifade etmiyor. Oraya giden çocuklar bilmeden zaten giderse gider. Ama dedeler bu işi biliyorlar. Ya kendilerini orada hissediyorlar. Yani bu işi düzenleyenin yanında hissediyorlar. Ya da belli kaygılarla “Biz burada duralım” diye bu işi yapmaya çalışıyorlar. Baştan ayağa sakat bir düşünce diye düşünüyorum.”

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR

  • AKP’nin gençlik kampı ve Kerbela projesine tepki: Bizi içten vurabilmenin projesi-VİDEO

    AKP’nin gençlik kampı ve Kerbela projesine tepki: Bizi içten vurabilmenin projesi-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümeti tarafından yapılacağı belirtilen Hacıbektaş Gençlik Kampı ile 300 dede için Kerbela gezisiyle ilgili olarak konuşan AKD Altınoluk Şubesi Ekoloji Meclisi Sözcüsü Zeynel Karahan, “Baktılar ki Aleviler örgütlenmeye, Alevi gençliği uyanmaya başladı. Bunu engellemek için böyle bir yönteme başvurdular. Bizi içten vurabilmenin bir projesidir bu” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Altınoluk Şubesi Ekoloji Meclisi Sözcüsü Zeynel Karahan, üç bakanlık tarafından organize edilen Hacıbektaş Gençlik Kampına ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu. Karahan ayrıca 300 dede için yine iki bakanlığın finanse edeceği belirtilen Kerbela gezisine dair konuştu. İki programa da tepki gösteren Karahan, “Bizi içten vurabilmenin bir projesidir bu” diye konuştu.

    “ALEVİLERİN ÖRGÜTLENDİĞİNİ GÖRENLER ‘DUR’ DEMEK İSTİYOR”

    Sözlerine “Alevilere yönelik olarak yüzyıllardan beri asimile edebilmenin bütün silahlarını kullandılar. Ve kullanmaya devam ediyorlar” diyerek başlayan Karahan, Alevi örgütlülüğünün siyasi iktidar tarafından hedef alındığını söyledi. Karahan şöyle devam etti:

    “Bugüne kadar biz Alevi olduğumuzu dahi dile getiremiyorduk. Sonra baktılar ki Aleviler örgütlenmeye, toplanmaya başladılar. Alevi gençliği uyanmaya başladı. Alevi kadını, “kadın” olduğunu anlamaya başladı. Özgürlüklerin kadınların yaşantısından geçtiğini kavramaya başladı. Bu kavramadan dolayı da egemen sınıflar, yüzyıllardan beri olduğu gibi şimdiki iktidar da bu sefer ne yapmaya başladı? Dedi ki “Biz bunları engellemeliyiz. Biz bunları yollarından saptırmalıyız.” Onun için ne yaptılar? Cemevlerine ibadethane olmaktan çıkarıp yani Alevilerin ibadet edeceği bir yer değil; İslam ideolojisine uygun olarak Sünnileştirebilmenin, asimile edebilmenin bir yolu olarak böyle bir yönteme başvurdular.

    “ALEVİ GENÇLİĞİNİN DÜNYA ÇAPINDAKİ DUYARLI VE KARARLI ÖRGÜTLENMESİNİ GÖRDÜLER”

    Şimdi gençlik kampları kuruyorlar. Gençlik kampları neden? Çünkü gençlik uyandı. Uyanan gençlik, sorgulayıcı, savaşan bir gençliktir. Artık dünyayı değiştirebilecek kadar etkin ve başarılı bir gençliktir. O zaman “biz bu gençliği bundan koparmalıyız” dediler. İki türlü yöntemi var. Birincisi bunları susturabilmek, hapishanelere doldurmak. “Konuşma gençlik, sus” dediler. Ama ne sustular, ne de durdular. Ve hızlı bir şekilde yayılmaya başladılar. Örgütlenmeler, Türkiye çapında değil, dünya çapında da Alevi gençliğinin çok daha duyarlı, azimli, kararlı bir şekilde mücadeleye sahip olduğunu gördükleri için “dur” dediler. Şu anda da gençlik kamplarını oluşturdular.”

    “CEMEVLERİ ARACILIĞIYLA ALEVİ DERNEKLERİNİ PASİFİZE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    Karahan, tarihteki Alevi katliamlarını da hatırlatarak, şöyle konuştu:

    “Bu gençlik kampları esas itibariyle Sünnilerle birleştirilmeye çalışan, asimile edilmiş olan bir gençlik kısmını yakalamaya çalışıyorlar. Bunlar yeni bir örgütlenme biçimidir. Bizi içten vurabilmenin projesidir bu. Daha önce Maraş’ta, Sivas’ta yaktılar. Çorum’da, Malatya’da katlettiler. Ama dediler ki “Durmuyor bu gençlik. O zaman biz ne yapalım? Bunları asime edelim. Bunların saçlarını yanaklarını okşayalım. Bunlara güzel vaatlerde bulunalım. Öksü otu dediğimiz bir ot vardır. Öksü otunun içine sahte bir kuş koyarlar. Bütün kuşlar o sese gelir. Yapışıp kalır. Bir daha kurtulamaz. Çırpınarak ölürler. Dolayısıyla gençliğimizi böyle yapmak istiyorlar. Bunun için de bu birinci aşamaya “dur” demek, kabul etmemek lazım.

    İkinci olarak ise muhtarları vs. toplamaya çalışıyorlar. Veya ona benzer kanaat önderlerini etkisiz hale getirmeye çalışıyorlar. Bunlardan en iyisini ve başarılısını cemevleri aracılığıyla yapıyorlar. Alevi derneklerini pasifize etmeye çalışıyorlar. Alevi dernekleri pasifize olursa biliyorlar ki yarın bir gün herhangi bir saldırı yaptıklarında karşılarında durabilecek insan kalmayacak. Onlara hizmet etsin, kul olsunlar diye uğraşıyorlar. Biz kul olma politikasına karşıyız. Kul olmaya karşı insanları örgütlendirmek, bilinçlendirmek zorundayız.”

    “BU SORUN ALEVİ DEĞİL İNSANLIK SORUNUDUR”

    “Bu sorun Alevi sorunu değil” diyen Karahan, Alevi akademisi kurulması gerektiğini kaydetti. Karahan, “Bu bir insanlık sorunudur. Alevilik demek insanlık demektir. Doğanın ve yaşamın kendisi demektir. Dolayısıyla gençliğimizi bunlar eğer elimizden alırlarsa bilin ki yarın bir gün çok büyük karanlık günler bizi bekliyor demektir. Bunlara biz asla izin vermeyeceğiz. Vermemek gerekir. Bu da size düşüyor. Hayata hayat katan, hayatı anlamlaştıran medya ayaklarımızı gerçekten ön plana çıkarmak lazım. Onlarla programlar yapmak lazım. Yeni nesli anlatmak lazım.

    “ALEVİ AKADEMİSİ AÇILMALI”

    Mesela Alevi Akademisi açmak gerekiyor. Alevi akademisi açılabilirse buradaki yeni nesil daha bilinçli, daha donanımlı, daha felsefi olarak dünyayı yorumlama şansına sahip olur. Onun için de gençliğin örgütlenmesi gerekiyor. Tek çatı altında birleşmesi gerekiyor. Şu anda birkaç tane kendine “Alevi” diyen ve proje olan dernekler var. Bu projeler aracılığıyla etkisiz hale getirilmeye yönelik çalışmalar var. Biz buna izin vermeyeceğiz. Onun için Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği bu konuda örnek çalışmalar yapıyor. Siz de bunun en önemli yapı taşlarından birisiniz” ifadelerini kullandı.

    Barış KOP – Berfin YILDIZ / BALIKESİR