Etiket: Altınova Cemevi

  • Arslan: Şubeler Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret edemez, örgüt disiplinine uyulmalı-VİDEO

    Arslan: Şubeler Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret edemez, örgüt disiplinine uyulmalı-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’i ziyaret etmelerine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, “Alevi kurumları olarak hepimizin örgüt disiplinini sağlamamız lazım. Şubeler kafasına göre hareket etmemeli. O zaman genel merkezin ne anlamı var” dedi.

    Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun karşı çıkmasına rağmen bazı derneklerin temsilcileri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ve kurumun başına getirilen Ali Rıza Özdemir’i ziyaret ediyor.

    Bu ziyaretçiler arasında Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi yöneticileri de var.

    Geçen günlerde, AKD Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen, Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Bedir, Mehmet Ali Arpart, Abbas Demirkol’dan oluşan heyet, Ali Rıza Özdemir’i ziyaret etti.

    Alevi Kültür Dernekleri GYK üyesi ve Antep Şubesi yöneticisi Ali Bedir, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yaptıkları ziyaretin, kendi köyüne yaptırdığı cemevi ile ilgili olduğunu öne sürmüştü.

    Söz konusu ziyarete tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “HER AĞACIN KURDU KENDİ ÖZÜNDEN OLUR”

    Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi’nin Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na yaptığı ziyareti ajansımız PİRHA‘da gördüğünü, belirten Arslan, CAN TV ve Pir Haber Ajansı’na (PİRHA) teşekkür ederek konuşmasına başladı.

    Arslan, “Başından beri söylüyoruz. ‘Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı gibi bir kurumu tanımıyoruz’ diyoruz ama bir laf vardır ‘Her ağacın kurdu özünden olur.’ Bizim içimizdekiler gidip gizli gizli görüşüyorlar. Ne için gittiniz? Nerede neyi konuştunuz? Onu da bilemiyoruz” dedi.

    CEMEVLERİ BİR KÜLTÜR BİR TURİZM İŞLETMESİ DEĞİLDİR”

    Cemevlerinin bir kültür bir turizm işletmesi olmadığını ibadet yeri olduğunu belirten Arslan,” Neden Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlansın. Alevilerin devletten alacağı var mıdır?  Evet vardır, bu ülkede Aleviler var mıdır? vardır. Önce cemevlerine yasal statü verilsin, Alevilerin hakları tanınsın. Tanıdıktan sonra her şey kendiliğinden olur” şeklinde ifade etti.

    “ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİLERİ AVLAMAK İSTİYOR”

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın dolaylı yollarla Alevileri avlamaya çalıştığını vurgulayan Arslan, “Alevileri avlamanın bir gereği ve manası yoktur. Antep’teki AKD Şube yönetimi ve Şube başkanı gitmiş görüşmüşler basit gerekçeler gösteriyorlar. Bu basit gerekçeleri dikkate almıyoruz, bunları da kabul etmiyoruz” dedi.

    “YIKILAN CEMEVİNİ KENDİMİZ YAPARIZ, CEMEVİ BAŞKANLIĞINA İHYİYACIMIZ YOK”

    Her şeyin bir adabı, bir yolu, bir sınırı olduğunu belirten Adnan Arslan, şunları kaydetti:

    “Görüşmeler nasıl yapılır, nasıl konuşulur, ne tartışılır ama ‘biz gittik falanca cemevimiz için ödenek istedik. Cemevinin tadilatının yapılmasını istedik.’ Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bir torba çimentosuna bir kutu fayansına mı kaldık! Bu kadar basitleşmenin, bu kadar küçülmenin bir anlamı yok. Biz burada tavrımızı net koyduk. Cemevlerine yasal statüsü verilmediği, eşit yurttaşlık tanınmadığı sürece kendilerini kabul etmiyoruz dedik.”

    “KAPANAN OKULLARI CEMEVİ GÖSTERMİŞLER”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi köylerini ve cemevi olmayan yerleri gezdiklerini belirten Arslan, “Okul kapanmış köyde hiçbir faaliyet yok. Kapanan okulları cemevi göstermişler. Oradaki insanları kendilerine çekmek, avlamak için planlar programlar senaryolar yapıyorlar” dedi.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ziyaret eden Antep Şube yönetimine karşı AKD Genel Merkezi’nin gereğini yapması gerektiğini vurgulayan Arslan, “PSAKD örgütlülüğünden böyle bir şey olursa PSAKD Genel Merkezi gereğini yapar, gerekirse o şubeyi kapatır, böyle bir şey olamaz” ifadelerini kullandı.

    “AKD GENEL MERKEZİ TEPKİSİZ KALMAMALI”

    AKD Genel Merkezi’nin sessiz kalmasının soru işaretlerine neden olduğunu belirten Pir Sultan Abdal Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, şöyle devam etti:

    “Ben, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyorum, diyorsun ama şube yönetimine bir yaptırım uygulamıyorsun. Net olmak lazım. Alevi örgütleri olarak örgüt disiplinini sağlamamız lazım. Ben şubeyim, genel merkezim var. Ben kafama göre hareket edemem. O zaman genel merkezin ne anlamı var!”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    AKD Antep Şubesi yöneticileri, Cemevi Başkanlığı’na ödenek için gitmiş!
    Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi yöneticilerinden Cemevi Başkanlığı’na ziyaret!
    ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    ‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    ‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO

     

  • PSAKD Altınova Şubesi ihtiyaç sahibi çocuklara mont ve ayakkabı dağıttı-VİDEO

    PSAKD Altınova Şubesi ihtiyaç sahibi çocuklara mont ve ayakkabı dağıttı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi yönetimi, Altınova bölgesinde ihtiyaç sahibi çocuklara mont ve ayakkabı yardımı yaptı. PSAKD Altınova Cemevi Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Aslan, yardımların arttırılması çağrısında bulunarak, “Birbirimizin Xızır’ı olalım” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi yönetimi, Antalya’da yoğunluklu olarak Abdalların yaşadığı Atatürk Mahallesi’ndeki yoksul ailelerin çocukları için kıyafet kampanyası başlatmıştı. Kampanya sonrası ihtiyaç sahibi çocuklara mont ve bot yardımı yapıldı.

    “BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLMALIYIZ”

    PSAKD Altınova Cemevi Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Aslan, “Biz Alevi örgütleri olarak birbirimize faydalı olmamız gerekiyor. Biz birbirimizin Xızır’ı olalım, çaresiz insanlara çare olalım” diye belirtti.

    Antalya’nın en yoksul kesimlerinin yaşadığı bir bölgede dernek faaliyetlerini yürüttüklerini belirten Arslan, “Hakikaten yardıma ihtiyacı olan çok insanımız var. Atatürk mahallesinde yaşayan Abdal canlarımız zaten yıllardan beri ötekileştirilmişler, onlar da kendilerini öteki olarak görüyorlar. Biz onları ziyarete gittik, çok memnun oldular. Baktık ki çocukların ayağında ayakkabı, sırtında mont yok, arkadaşlarla bir kampanya çalışması yaptık” dedi.

    “GENÇLERE EL UZATMAK LAZIM”

    Ekonomik krizden en çok etkilenen kesimlerin başında gençlerin geldiğini ve onlara yardım eli uzatmanın önemli olduğunu söyleyen Arslan, “Biz cemevlerimize gençler gelmiyor diyoruz. Gencin işi yok, aşı yok, ayağında ayakkabısı yok. Bugün bu yardımı bu çocukları aldı, yarın başka gençler gelecek, bizim imkanlarımız kısıtlı ama biraz da zorlamamız lazım. Zorlayınca bazı şeyler oluyor. Yoksul insanlara, dar gelirli insanlara, özellikle gençlere, çocuklara bu konuda yardım etmek, onların sorularını çözmek çok önemlidir” diye konuştu.

    “DAYANIŞMA ÇALIŞMALARIMIZ SÜRECEK”

    İhtiyaç sahibi bir öğrenci, okul ve kırtasiye ürünlerine pahalılıktan dolayı ulaşamadıklarını, bu yönde de bir dayanışma beklediklerini ifade etti.

    İhtiyaç sahiplerine yönelik bu gibi çalışmalara devam edeceklerini belirten Adnan Arslan, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Bununla ilgili var gücümüzle ne gerekiyorsa yapacağız. Çocukların kaleme, deftere, kitaba ihtiyacı, beslenmeye ihtiyacı var. Bu anlamda bütün duyarlı canlarımıza iş adamlarımıza, kurumlarımıza çağrımızdır; Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi ile irtibata geçip bu tür yardımlarını buraya getirirlerse biz de şeffaf bir şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtırız. Onun için diyoruz ki biz birbirimizin Hızır’ı olalım, birbirimizin Hızır’ı olmak demek birbirimizin carına yetişelim, birbirimize faydalı olalım ve birbirimize çare olalım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Arslan: Depremzedelerle ilgili elimizden ne geliyorsa yapacağız-VİDEO

    Arslan: Depremzedelerle ilgili elimizden ne geliyorsa yapacağız-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Antalya Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan,  insanları biraz rahatlatmak için elinden geldikçe yardımcı olmaya çalıştıklarını ifade ederek, “Bütün imkanlarımızı zorlayacağız. Altınova’daki depremzedelerle her zaman diyalog içindeyiz” dedi.

    11 ili etkileyen ve on binlerce yurttaşın yaşamını yitirmesine, yüz binlercesinin yaralanmasına ve evsiz kalmasına yol açan depremlerin üzerinden günler geçmesine karşın, ortaya çıkan maddi, manevi hasar hala giderilmedi.

    Alevi kurumları ve cemevleri, bulundukları her alanda deprem felaketinden etkilenen yurttaşlar için seferber olmuş durumda. Alevi kurumları ve deprem bölgesindeki yurttaşların ihtiyaçlarını karşılamak için çadır kentler kurup, yardımları organize ediyor.

    Dünyanın ve ülkenin bir çok merkezinden gelen yardımlara AFAD el koyarken, Alevi kurumlarının çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

    PSAKD Antalya Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan ile depremden sonra yaptıkları çalışmalar ve gelen depremzedelerle ilgili neler yapacaklarına ilişkin konuştuk.

    “YETKLİLER TELEVİZYONDA HER ŞEYİ YAPMIŞLAR GİBİ ANLATIYOR AMA İNSANLAR HALEN YARDIM BEKLİYOR”

    Yaşanan depremin ciddi bir felaket olduğunu ifade eden Adnan Arslan, “Malatya, Adıyaman ve Maraş’a gittik. Malatya’dan Gölbaşı’na giderken Polat diye bir köy var köyde taş üstünde taş kalmamış. 2 katlı tek katlı evler hepsi yıkılmış köylü çaresizce orada bekliyor, sıkıntı çok fazla. Hangisini söyleyelim yardım yok, konaklama yok, elektrik yok, su yok, tuvalet yok. Hangi birini söyleyelim ama yetkililer her şeyin yapıldığını söylüyor. Binaların altında insanlar var. Bu kış günü Kızılay’ın bir tane çadırını göremedik” dedi.

    “DEPREM BÖLGESİNDE İNSANLARIN İHTİYAÇLARI ÇOK”

    Türkiye’nin güçlü olduğunu ama ülkeyi yönetenlerin güçsüz olduğunu söyleyen Adnan Arslan, şunları dile getirdi:

    “Depremin ilk günü her şeye yasak koydular AFAD’ın dışında kimse yardım edemez dediler. Askeriyeyi ve madencileri deprem bölgelerine göndermediler belki bir can daha kurtarılabilirdi. Evet ülkemizde bir felaket yaşandı biz bu felakete karşı topyekûn birlik olup bunu nasıl üstesinden gelebiliriz diye çaba harcamamız gerekirken farklı şeyler yapıldı ne yazık ki. Çok üzülüyorum insanlar çok perişan çok şeylere ihtiyaç var. Gıda, konaklama ihtiyacı var. En önemlisi de tuvalet sorunu çok büyük bir sorun.

    Adıyaman’ı koku sarmıştı. Enkaz  kaldırıyorlar kepçeye atıp götürüyor bu enkazın altında ceset mi var, ne var görünmezse kamyonla beraber gidiyor. Bu kadar değersiz olamaz insanlar. Hakka yürüyen insanları da bu kadar değersizleştirmemek lazım. O enkazın bile kurallara uygun bir şekilde kaldırılması gerekir. Tek tek varsa orada bir cenazemiz onu kaldırıp kurallara göre sırlamamız gerekirken kamyon dayanıyor toz toprak içerisinde alıp götürüyor. Hangi birini anlatalım gerçekten felaket çok.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ OLARAK BUNDAN SONRA DA YARDIM ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Alevi örgütleri olarak ellerinden geldiğince yardımcı olmaya çalıştıklarını ve bundan sonra da yardımcı olmaya devam edeceklerini belirten Arslan, “Samandağ’a bir kamyon yardım gönderdik, Osmaniye cemevine bir kamyonet dolusu kuru gıda gönderdik. Malatya PSAKD Şubesi, depremde hayatını kaybeden Adıyaman şube başkanımız Zülfikar Yılmaz adına aş evi kurmuşlar biz de Altınova Cemevinden kuru bakliyattan gıdaya, ekmeğinden suya kadar aklınıza ne gelirse oraya gönderdik. İmkanlarımız kısıtlı ekonomik sıkıntılarımız olduğu halde biz bunları yapıyorsak devlet yapmıyorsa oturup düşünmek lazım” diye ifade etti.

    “BURAYA GELEN İNSANLARA YARDIMCI OLACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi olarak her gün açık olduklarını ve gelen lokmaları bölgelere gönderdiklerini söyleyen Arslan, “Buraya gelen çok canlarımız oldu onları otellere ve belli yerlere yerleştirdik gelenleri de yerleştirmeye çalışacağız. Eğer buraya gelenleri yerleştirme imkanımız olmazsa burada konaklatacağız. Bir sıcak çorba da olsa burada hazırlık yapıp ikram edeceğiz. Bir şekilde o insanları biraz rahatlatmak için elimizden geldikçe yardımcı olacağız, bütün imkanlarımızı zorlayacağız” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Altınova Cemevi’nden, Malatya ve Osmaniye’deki depremzedeler için çadır ve gıda yardımı-VİDEO

    Altınova Cemevi’nden, Malatya ve Osmaniye’deki depremzedeler için çadır ve gıda yardımı-VİDEO

    PİRHA-Maraş merkezli iki depremin ardından Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi dayanışma amaçlı bölgeye yardım göndermeye devam ediyor. Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, Alevi toplumunun Hızır ayında olduğunu ve lokmalarını deprem bölgelerindeki canlarla paylaştıklarını ifade etti.

    Maraş depreminin ardından Alevi kurumları depremzedelerle dayanışmasını sürdürüyor.

    Antalya’da hizmet yürüten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesi Cemevi, Maraş depreminde zarar gören yurttaşlara destek amaçlı başlattığı yardım kampanyasında topladığı gıda ve çadır malzemelerini bölgeye ulaştırıyor.

    Depremzedelerin, kişisel bakım malzemeleri, giyecek, battaniye, yatak ve çocuk bezi gibi ihtiyaçları karşılanırken, bölgede bulunan cemevleri ise depremzedeleri misafir ederek temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

    “BİRBİRİMİZİN HIZIR’I OLUYORUZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, Alevi toplumunun Hızır ayında olduğunu ve lokmalarını deprem bölgelerindeki canlarla paylaştıklarını ifade etti.

    Arslan, “Osmaniye Cemevi başkanımızla görüştük, gerçekten yardım gitmemiş. Altınova Cemevi  olarak Osmaniye Cemevi’ne bir kamyon malzeme gönderiyoruz. Dün de Hatay Samandağ’a bir kamyon malzeme gönderdik. Tüm canlarımızın emeklerine sağlık. Gün bu gündür, gün birlik günüdür. Arabayı doldurup kuru gıda, su gibi canlarımızdan ne geldiyse gönderiyoruz, Hızır günlerinde birbirimizin Hızır’ı oluyoruz. Bugün Malatya’dayız, PSAKD Altınova Cemevi olarak Malatyalı canlarımıza geçmiş olsun ziyaretinde bulunduk. Karınca kararınca Hızır lokmalarımızı getirdik. Alevi kurumları olarak her zaman birbirimize destek olacağız birlikte olacağız” dedi.

    PSAKD Malatya Şube Başkanı Latife Ulutaş da Alevi kurumlarının böyle bir dönemde dayanışma göstermesinin değerli olduğunu kaydederek, destek sunan herkese teşekkür etti.

    PİRHA/ ANTALYA

     

  • PSAKD Altınova Şubesi/Cemevi aşure lokmasını paylaştı-VİDEO

    PSAKD Altınova Şubesi/Cemevi aşure lokmasını paylaştı-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Altınova Şubesi/Cemevi, aşure lokmasını pay etti. Lokma paylaşımı öncesi konuşma yapan cemevi başkanı Adnan Arslan, “Özellikle Alevi camiasında çok acılar yaşandı, çok bedeller ödendi. Bu acıların son bulması dileğiyle lokmamızı paylaşıyoruz ” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesi/Cemevi, aşure lokmasını pay etti. Cemevinde bir araya gelen çok sayıda yurttaş imece usulüyle aşurelerini hazırladılar.

    Aşure davetine yurttaşların yanı sıra Antalya’daki Alevi kurum temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, yerel köy dernekleri yöneticileri, Kepez Kaymakamı, Muratpaşa Belediye Başkan Yardımcısı da katıldı.

    “ACILARIN SON BULMASI İÇİN LOKMALARIMIZI PAYLAŞIYORUZ”

    Aşure lokması paylaşımı öncesinde PSAKD Altınova Şubesi Başkanı aynı zamanda Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan kısa bir konuşma yaptı.

    Arslan konuşmasında, “Yas-ı matem orucumuzun bugün sonuna geldik. Bundan 100 yıllarca önce Kerbela’da bir katliam yaşandı. Bizler bu katliamı hep yüreğimizde hissettik, hep acısını çektik. Yas-ı matemimizi de o doğrultuda tutuyoruz. 13 gün boyunca burada beraberdik, birlikteydik, lokmalarımızı birlikte paylaştık, oruçlarımızı birlikte tuttuk, muhabbetlerimizi birlikte eyledik. 13. günün sonunda da aşımızı pişirdik. Dilerim ki bu tür acılar, zulümler, bir daha yaşanmaz. Özellikle Alevi camiasında çok acılar yaşandı, çok bedeller ödendi. Bu acıların son bulması dileğiyle lokmamızı paylaşıyoruz ” dedi.

    Ardından söz alan Hasan Dede Ocağı evlatlarından Dede Hüseyin Doğan ise, aşure lokmasında katkısı olan canlara teşekkür etti. Daha sonra Baba Mansur Ocağı evlatlarından Dede Hüseyin Moğultay ile birlikte lokma gülbengi verdiler. Ardından, canlara lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANTALYA

  • Semah Eğitmeni Selçuk Ayvalı: Amacımız semahı gelecek nesillere aktarmak-VİDEO

    Semah Eğitmeni Selçuk Ayvalı: Amacımız semahı gelecek nesillere aktarmak-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Antalya Altınova Cemevi’nde semah eğitmenliği yapan Selçuk Ayvalı, gençlere seslenerek, “İlk önce “Ben Aleviyim” demek için Alevi’nin ne olduğunu bilmek gerekir. Semah dönmek için semahın ne olduğunu bilmek gerekir. Ceme girmek için cemin ne olduğunu bilmek gerekir ki bundan sonraki nesillere aktarılsın” dedi. Semah öğrenen Ceren Edim ise “Cemevinde kendimi daha çok tanımaya, insanları anlamaya başladım” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Antalya Altınova Cemevi’nde semah hocalığı yapan Selçuk Ayvalı ile öğrencisi Ceren Edim çalışmalarına dair PİRHA‘nın sorularını yanıtladılar.

    Semah eğitmenliğine 2000’li yılların başından itibaren Amasya Merzifon’daki Piri Baba Cemevi’nde başladığını belirten Selçuk Ayvalı, “Daha sonra Antalya’ya geldiğimde Antalya Kızıla Arık Cemevi ve Antalya Kepez Şubesi’nde semah eğitmenliğine devam ettim. Altınova Cemevi’nin kurulmasından sonra buraya kendi rızamla geldim. Böyle bir etkinliğin, birliğin içerisinde ben de olmak isterim, dedim. İyi ki gelmişim, gerçekten çok mutluyum” ifadelerini kullandı.

    “SEMAH DÖNMEK İÇİN SEMAHIN NE OLDUĞUNU BİLMEK GEREKİR” 

    “Cemevinin normalde anlamı zaten birlik, beraberlik, toplanmaktır” diyen Ayvalı, gençlerin cemevlerine gelmeleri çağrısında bulundu.

    Ayvalı, devamında şunları ifade etti:

    “Aleviler olarak ne kadar beraber olursak, cemevlerimizi ne kadar doldurursak ilerleyen nesle de bir şeyler aktarabiliriz. Bu bir bayraktır ve bize zamanında teslim edildi. Biz de aldık bayrağı ve elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince, dilimiz döndüğünce bu bayrağı taşıyacağız. Semah ilk önce kırklarla kırklar meydanında başlar. Alevilikte gerçekten anlamı çok büyüktür, bugüne kadar gelmiştir. Tabi ki aynı şekilde her hafta sonu pazar günleri semah çalışmamız oldu. Pandemiden önce 50-60 genç vardı. Belli bir dönem ara verdik.

    Katılım keşke daha fazla olsa. Burada 25 kişiye eğitim vermekten ziyade keşke 100-120 kişiye eğitim versek. Sesimiz ne kadar çok insana ulaşırsa o kadar çok mutlu oluruz. Burada maddi ya da manevi hiçbir beklentimiz yok. Bu yola baş koyduk, gönül verdik. Yola hizmet edeceğiz. Eğer burada bir şeyler için mücadele ediyorsak; inanın ki bu bizden sonraki nesil içindir. Yarın bir gün dışarda birisi “Kardeş sen Alevi misin?” diye sorduğunda; ilk önce “Ben Aleviyim” demek için Alevi’nin ne olduğunu bilmek gerekir. Semah dönmek için semahın ne olduğunu bilmek gerekir. Ceme girmek için cemin ne olduğunu bilmek gerekir ki bundan sonraki nesillere aktarılsın.”

    “ARKADAŞLARIM MERAK EDİYOR, GELMEK İSTİYORLAR”

    Ceren Edim ise semah eğitimini birkaç yıldır aldığını kaydetti. Eğitim için gittiği cemevinde iyi vakit geçirdiğini vurgulayan Edim, şunları söyledi:

    “Semah dönmeye yeni başladım, daha birkaç yıldır semah dönüyorum. Aslında daha önceden semahın ne olduğunu ve nasıl dönüldüğünü az çok biliyordum, ilgim vardı. Ama yapabilecek bir imkân veya bir yer yoktu. Burada fark ettim ve kendi isteğimle katılmak istedim. Selçuk hocamla karşılaştık ve o zamandan beri devam ediyorum. Pandemi başlamadan önce arkadaşlarımdan birkaç tanesi buraya gelecekti. Pandemi girince araya gelemediler. Aslında merak ediyorlar. “Ceren nasıl oluyor? Nasıl dönüyorsunuz? Orada neler yapıyorsunuz?” diye soruyorlar. Burada kendimi daha çok tanımaya, daha çok arkadaş edinmeye, insanları anlamaya başladım. İçinizde bu sevgi ve ilgi varsa gelin beraber hep bir olalım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Zakir Cemil Per: Deyişler, nefesler bizim yaşam tarzımız-VİDEO

    Zakir Cemil Per: Deyişler, nefesler bizim yaşam tarzımız-VİDEO

    PİRHA- Zakirlerin yeri cemlerde çok önemlidir. Alevi genç Cemil Per de zakirlik yapıyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Altınova Şube Cemevinde zakirlik hizmeti yürüten Per, “Yaş ilerledikçe, olgunlaştıkça ister istemez insan deyişlerin ve nefeslerin derinliğine iniyor. Çünkü onun içeriğini öğrendiğin zaman daha çok anlam kazanıyor” dedi. Per, Alevi gençleri yola sahip çıkmaya çağırdı. 

    Cemil Per, cemlerde zakirlik yapıyor. Erzincan’da dünyaya gelen ve 4 yaşında taşındıkları İstanbul’daki bir cemevinde hizmet yürüten zakirin yanında bağlama çalmaya başladığını söyleyen Per, daha sonrasında zakirlik hizmeti yürütmeye başladığını dile getirdi.

    Alevi gençlerinin yola hizmet için önünün açılması, zakirliğe yönlendirilmesi çağrıda bulunan Per, yol hizmetlerinin yürütülmesi için Alevi gençlerinin kurumlarda olması gerektiğine işaret etti.

    “ZAKİRLER İLE SAZ ÇALMAYA BAŞLADIM”

    6 yıldır Antalya’da yaşayan ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Cemevinde 3 arkadaşı ile birlikte zakirlik hizmeti yürütmeye başladığını dile getiren Per, “1988 Erzincan merkez doğumluyum. İlkokul 4. sınıfa kadar Erzincan’daydık sonra İstanbul Ümraniye‘ye taşındık. Öğrenciliğimize İstanbul’da devam ettik. Gelenek göreneklerimize her zaman bağlıydık. Ümraniye’de bulunan Kazım Karabekir Cemevinde zakirlerimizin yanında biz de saz çalmaya başladık. Kulaklarımız türkülere, deyişlere aşina olmaya başladı. Biz de daha çok heveslendik, daha neler yapabiliriz diye her zaman kendimizi geliştirmeye çalıştık. Yaklaşık 4-5 ay Şahin Ercan hocadan ders aldıktan sonra ayrıca Kutsal Evcimen hocadan 3-4 ay bağlama şan ve repertuvar dersi aldım. İstanbul’da çeşitli mekanlarda sahneye çıktık. Amatör çalışmalarımız oldu. Arkadaşlarımla birlikte müzik grupları kurmaya başladık” dedi.

    “ALEVİLİK DİPSİZ BİR KUYU”

    Aleviliği dipsiz bir kuyu olarak tanımlayan Per, yolu sürdürmek isteyen gençlere yardımcı olunması çağrısını yineleyerek, “Tabi şu anda devede kulak bile değiliz. Bu yolun sonu yok, dipsiz kuyu yani. Şu an ben kendim için söylüyorum ben ne bağlama çalmayı, ne de deyiş söylemeyi biliyorum çünkü daha çok ilerlememiz lazım. Bizden daha küçük olan genç kardeşlerimiz var. Saza, bağlamaya, deyişe hevesi olan ve bu geleneği sürdürmek isteyen canlarımıza yardımcı olmalıyız, ellerinden tutmalıyız, bir şeyler öğretmeliyiz. Gençlerimiz bizim her şeyimiz biz elimizden geldiği kadar herkese yardımcı olmaya çalışıyoruz. Her zaman herkese kapımız açık” diye konuştu.

    “DEYİŞLER, NEFESLER BİZİM YAŞAM TARZIMIZ”

    Müzik hayatında farklı tarzlarda eserler söylemesine rağmen kendisini bulduğu yerin deyişler ne nefesler olduğuna vurguda bulunan Cemil Per, şöyle devam etti:

    “Bilgilerin doğru aktarılması, kaynakların sağlam olması çok önemli. Bunun için yedi ulu ozanımızı, ozanlarımızı, pirlerimizi, dedelerimizi yakından araştırıp sağlam bilgi almak lazım. Çünkü yazılı bir kaynak yok, hep kulaktan kulağa aktarılmış bizim eserlerimiz. Türküler, deyişler bizim yaşam tarzımız, bizler bunu çok seviyoruz, canı gönülden yapıyoruz. Müzik hayatımıza başladığımızda çok değişik tarzda söyledik, hala da söylüyoruz. Müziğin her türlüsü güzel ama benimsediğimiz, kendimizi bulduğumuz işte bu dediğimiz her zaman nefesler ve deyişler oluyor. Yaş ilerledikçe, olgunlaştıkça ister istemez insan deyişlerin ve nefeslerin derinliğine iniyor. Çünkü onun içeriğini öğrendiğin zaman daha çok anlam kazanıyor.”

    “DEYİŞLERİN, NEFESLERİN ÖZÜNE DOKUNMADAN SÖYLEMEK GEREKİR”

    Per, deyişlerin özüne dokunmadan söylenmesi gerektiğinin altını çizerek, “Bizim ozanlarımız o kadar güzel sözler o kadar güzel deyişler yazmışlar ki. Gerçekten insan şunu diyor: Bir insan daha ne yazabilir ki acaba? Zamanında yedi ulu ozanımız Pir Sultan Abdalımız, Nesimi Babalar yazılması söylemesi gereken çoğu şeyi söylemişler zaten. Belli başlı büyük sanatçılarımız zaten bunları layıkıyla gereğini  yerine getiriyor. Tabi parçaları çok değiştirenler de oluyor. Müziği bozmadan değiştirebilir bence. Ama işi kaynağından aldığın zaman ben de şu an o yoldayım. Kaynak işi nasıl, nerede, kimin yazdığı, manalarını anlamlarını şu anda öğrenme aşamasındayım. 3-4 yıldır deyişlerimizin türkülerimizin köküne inmeye çalışarak anlamını pekiştirme öğrenmeye çalışıyorum” diye belirtti.

    “CEMLERDE RIZALIK ALMAK, CEMAL CEMALE OLMAK BAMBAŞKA BİR ŞEY”

    Yola hizmette yolun başında olduğunu ve öğreneceği çok şeyin olduğunu kaydeden Per, ayrıca ceme değinerek, “Bir kere toplanmak, cem olmak çok güzel bir şey. Yani bizim yolumuz, erkanımız muhabbetin dilinde kadın erkek sorulmaz, bütün canlar cemal cemale ibadet ederiz. Öncelikle herkes birbirinden rızalık alır, bu çok önemli bir şey. Bizim erkan gereği çok önemli, çok ince çizgiler bunlar. Hatta rızalık alınmadan da iki kişinin, iki canın bir sıkıntısı varsa dede huzurunda, pir huzurunda çözüme kavuşturulur. Bir şekilde orta yol bulunmaya çalışılır. Bu çok güzel, evrensel bir hareket, ben öyle düşünüyorum” diye konuştu.

    “ZAKİR OLMAK İSTEYEN GENÇ KARDEŞLERİMİZİ CEMEVİMİZE BEKLİYORUZ”

    PSAKD Altınova Cemevinde yakın zamanda bağlama kurslarına başlayacaklarını söyleyen ve tüm zorluklara rağmen yola sahip çıkması çağrısında bulunan Per, şunları kaydetti:

    “Altınova Cemevinde yakın zamanda saz kursumuz başlayacak hastalıktan dolayı şu an beklemedeyiz. Gidişata göre biz de ona göre hareket edeceğiz. Zamanında bize de kötü davrananlar da oldu ama biz hiçbir zaman küsmedik yolumuza her türlü devam ettik ve ediyoruz. Dediğim gibi daha hiçbir şeyiz, kumsaldaki kum tanelerinden biri bile değiliz şu an. Çünkü araştırılması gereken o kadar güzel eserlerimiz, o kadar güzel deyişlerimiz, o kadar güzel türkülerimiz var ki yani aşık demiş, tam paçasını katlamış ayağını suya koymuş, ömrü bitmiş aynı o şekilde. Biz daha yüzmeyi bırak çorabımızı bile çıkarmadık şu an. Ben öyle değerlendiriyorum kendimi.

    Yeni zakir olmak isteyen canlarımıza şunu söylemek istiyorum: Öncelikle çekinmesinler, utanmasınlar. Ben saz çalmaya başladığımda çok utanırdım hep geri planda kalırdım, hiç söyleyemezdim, çekinirdim. Şimdi ki canlarımız hepsi pırıl pırıl. İçindeki o ışığı dışarı çıkarsınlar, utanmasınlar çekinmesinler, bizler her zaman buradayız. Abileri olarak her zaman arkalarındayız, bütün canlarımızı bekliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Antalya’da Altınova cemevi inşaatı çalışmaları başladı

    Antalya’da Altınova cemevi inşaatı çalışmaları başladı

    PİRHA – Antalya’da Altınova Kültür Merkezi ve Cemevi Projesi’nde hafriyat çalışmaları başladı. 4 bin 500 metrekare toplam inşaat alanına sahip proje içerisinde 2 konferans salonu, ibadethane, kütüphane, kurban kesim merkezi, sergi alanı, kurs alanları ve kafeterya olacak.

    Antalya Belediyesi’nin destekleriyle Altınova Orta Mahallesi’nde cemevi yapımına başlandı. Alevi Kültür Dernekleri Kepez Şube Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz,  Altınova Kültür Merkezi ve Cemevi’nin yıllardır özlemi duyulan bir proje olduğunu söyledi.

    ÖNEMLİ BİR İHTİYACA CEVAP VERECEK

    4 bin 500 metrekare toplam inşaat alanına sahip proje içerisinde 2 konferans salonu, ibadethane, kütüphane, kurban kesim merkezi, sergi alanı, kurs alanları ve kafeterya olacak. Cemevi kültür ve sosyal donatı alanları ile yaklaşık 40 bin Alevi vatandaşın yaşadığı Altınova bölgesinde önemli bir ihtiyaca cevap verecek. Cemevinin yerel seçimlerden önce hizmete açılması hedefleniyor.