Etiket: altınova şube başkanı

  • PSAKD’li Arslan: Abdal Musa’da, Dersim’de dergahlarımızın kuşatılmasına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PSAKD’li Arslan: Abdal Musa’da, Dersim’de dergahlarımızın kuşatılmasına izin vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Abdal Musa Anma Etkinlikleri’nde Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın temsilcilerini kabul etmeyeceklerini belirterek, 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla “33 bağlama, 33 semah, 33 can” temasıyla anma gerçekleştireceklerini söyledi. Arslan, Sivas’ın ardından Dersim’de Munzur Baba ve Düzgün Baba ziyaretleri yaparak inanç merkezlerine sahip çıkacakları mesajını vereceklerini ifade etti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği  (PSAKD) Antalya Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, her yıl olduğu gibi bu yıl da Antalya’daki Alevi kurumlarıyla birlikte 26, 27 ve 28 Haziran tarihlerinde Abdal Musa Dergâhı’nda olacaklarını söyledi.

    Abdal Musa’nın bütün Aleviler için büyük bir değer taşıdığını vurgulayan Arslan, “27 Haziran’da Abdal Musa’da olacağız. Programın en yoğun günü de 27 Haziran’da gerçekleştirilecek anma etkinliği olacak” dedi.

    ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN TEMSİLCİSİNİ KONUŞTURMAYIZ”

    Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Abdal Musa Anması’na katılacağı yönünde bilgi aldıklarını belirterek, bu durumu kabul etmediklerini söyledi.

    Başkanlığın yetkililerinden bir kişinin anmaya katılarak konuşma yapmak istediğini ifade eden Arslan, “Biz bunu kabul etmiyoruz. Tanımadığımız bir kurumun temsilcisini orada konuşturmayız. Gelmeleri halinde protesto ederiz ve konuşmalarına izin vermeyiz” dedi.

    Dergâhların Alevi toplumuna ait olduğunu vurgulayan Arslan, “Dergâhlarımızı kuşatmalarına da teslim almalarına da izin vermeyeceğiz. Dergâhlar Alevi toplumunun dergâhları ve ziyaretgâhlarıdır” ifadelerini kullandı.

    MUHARREM CEMİMİZİ VE AŞURE LOKMALARIMIZI ABDAL MUSA’DA PAYLAŞACAĞIZ”

    Bu yıl anma etkinliklerinin Muharrem ayına denk geldiğini hatırlatan Arslan, PSAKD Altınova Şubesi olarak Muharrem cemini ve aşure lokmasını Abdal Musa Dergâhı’nda gerçekleştireceklerini söyledi.

    “Cemimizin ardından aşure lokmamızı burada dağıtacağız” diyen Arslan, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na karşı biz buradayız, lokmamızı da buradan dağıtıyoruz, cemimizi de burada yapıyoruz diyerek Alevi kurumlarının ve Alevilerin inanç mekânlarına sahip çıktığı mesajını vereceğiz” diye konuştu.

    “33. YILDA 33 BAĞLAMA, 33 SEMAH, 33 CAN”

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın bu yıl 33. yılı olduğunu hatırlatan Arslan, genel merkezin aldığı karar doğrultusunda anmaların “33. yıl, 33 bağlama, 33 semah, 33 can” temasıyla gerçekleştirileceğini belirtti.

    “33 canımızı anacağız. Bu yıl anmalarımızı ’33. yıl, 33 bağlama, 33 semah, 33 can’ şiarıyla gerçekleştireceğiz” dedi.

    2 Temmuz’daki Sivas anmasının ardından bazı üyelerin Çorum’a gideceğini belirten Arslan, PSAKD Altınova Şubesi olarak ise Dersim’e geçeceklerini söyledi.

    “Bu yıl Dersim’e gitmemizin nedeni ocaklarımızı kuşatma girişimlerine karşı inanç merkezlerimize sahip çıkmaktır” diyen Arslan, iki gün boyunca Munzur Baba ve Düzgün Baba başta olmak üzere kutsal ziyaretgâhları ziyaret edeceklerini ifade etti.

    Arslan, “Buradan şu mesajı vereceğiz; Dersim’de sözüm ona 130 dede ile toplantı yapmanız bize vız gelir. Biz buradayız. Aleviler ve Alevi kurumları buradadır. Ziyaretgâhlarımıza sahip çıkıyoruz” dedi.

    “11 TEMMUZ’DA ANTALYA’DA ANMA ETKİNLİĞİ YAPACAĞIZ”

    PSAKD Antalya şubeleri olarak 11 Temmuz’da Antalya Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde geniş katılımlı bir anma etkinliği düzenleyeceklerini açıklayan Arslan, sivil toplum örgütleri ve yöre dernekleriyle görüşerek katılım çağrısı yapacaklarını söyledi.

    Arslan, “33 bağlama, 33 semah ve 33 canımızı anacağız. Sivas’ı yalnızca unutmamak ve unutturmamak için değil, aynı zamanda katliamın hesabını sormak için de hem genel merkez düzeyinde hem de yerelde mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • PSAKD’den Madımak Katliamı’nın 33. yılında ’33 bağlama, 33 semah’ anma etkinliği-VİDEO

    PSAKD’den Madımak Katliamı’nın 33. yılında ’33 bağlama, 33 semah’ anma etkinliği-VİDEO

    PİRHA-Sivas Madımak katliamının 33.yıl dönümünde 33 bağlama 33 semah şiarıyla etkinlik yapacaklarını belirten Pir Sultan Abdal Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, PSAKD olarak hem katliamın gerçekleştiği alanda hem de tüm yerellerde anma düzenleyeceklerini söyledi.

    Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılı yaklaşırken, katliama ilişkin toplumsal hafıza ve adalet arayışı yeniden gündeme taşındı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, 2 Temmuz 1993’te 33 canın yaşamını yitirdiği katliamın sorumlularının yargı önünde gerçek anlamda hesap vermediğini vurgulayarak, hem dönemin hem de bugünkü iktidarları eleştirdi.

    Arslan, “O gün 8 saat süren katliam karşısında devlet seyirci kaldı. Bugün ise katliamın failleri ödüllendirilir gibi serbest bırakıldı. Müebbet hapis cezası alanların tahliye edilmesi kabul edilemez. Bu yalnızca geçmişin değil, bugünün de sorumluluğudur” dedi.

    “33 BAĞLAMA, 33 SEMAH İLE ANACAĞIZ”

    Katliamın 33. yılı kapsamında geniş çaplı anma etkinlikleri planladıklarını belirten Arslan, bu yılın sembolünün “33 bağlama, 33 semah” olacağını ifade etti. “Hem yerelde hem genel ölçekte bu şiarla yola çıktık. O gün geldiğinde Sivas’ta katledilen canlarımızı 33 bağlama ve 33 semahla anacağız. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    Arslan, davanın kapanmadığını ve kapanmayacağını vurgulayarak, “Her ne kadar failleri serbest bırakılmış olsa da biz ‘bu dava bitmedi’ diyene kadar mücadele sürecek” dedi.

    “AİHM’E KADAR GİDECEĞİZ”

    Hukuki süreci uluslararası alana taşımakta kararlı olduklarını belirten Arslan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru hazırlığında olduklarını söyledi. PSAKD Genel Merkezi öncülüğünde Türkiye genelinde eş zamanlı anmalar düzenleneceğini ifade eden Arslan, yerelde de demokratik kitle örgütleri ve Alevi bileşenleriyle ortak programlar yapılacağını kaydetti.

    Antalya özelinde yürütülen hazırlıklara değinen Arslan, Emek ve Demokrasi Güçleri ile görüşmeler yapıldığını, programın son halinin bu ortak akılla belirleneceğini ve siyasi partilerden de destek talep edileceğini dile getirdi.

    ANTALYA’DA ANMA, SİVAS’A ÇAĞRIYA DÖNÜŞECEK

    2 Temmuz öncesinde Antalya’da bir anma etkinliği planladıklarını belirten Arslan, bu etkinliğin aynı zamanda Sivas’a katılım çağrısı olacağını söyledi. “Amacımız mümkün olduğunca fazla kitleyi Sivas’a taşımak. Bu nedenle Antalya’daki etkinliği 2 Temmuz’dan önce yapmayı daha doğru buluyoruz” dedi.

    Arslan, 2 Temmuz günü yerel etkinliklerin sınırlı tutulması gerektiğini vurgulayarak, “Kitleyi bölmek yerine Sivas’ta buluşturmayı hedefliyoruz. Bu hem anmanın ruhuna hem de mücadeleye daha güçlü katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.

     Arslan, Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık suçu olduğunu belirterek, adalet mücadelesinin süreceğini söyledi.

     

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • PSAKD’li Arslan: Katledilen 9 öğrenci, 1 öğretmenin hesabını kim verecek? -VİDEO 

    PSAKD’li Arslan: Katledilen 9 öğrenci, 1 öğretmenin hesabını kim verecek? -VİDEO 

    PİRHA- Siverek ve Maraş’ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin katledilmesine rağmen Milli Eğitim Bakanı’nın istifa etmediğini belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin‘i istifaya çağırdı.

    Türkiye’de şiddet sokakta, evde, hastanede, okulda, iş yerinde artarak devam ediyor. Urfa Siverek ve Maraş’ta yaşanan okul saldırılarına dair Milli Eğitim Bakanlı ve İçişleri Bakanlığı tarafından yeni tedbirler aldı. Bekçileri okul önlerine yerleştiren yetkililer, sorunu güvenlik ekseninde çözeceğini düşünüyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Siverek ve Maraş’ta yaşanan saldırılara ilişkin konuştu.

    Hiç tahmin edemeyecekleri bir öğrenci katliamı yaşandığını belirten Arslan, “13-14 yaşındaki bir çocuk gidip okulu tarıyor bir sürü öğrenci ve öğretmen katlediyor. Bunun arkasındaki güç kim? O çocuğa bu silah eğitimini ve silahı kim verdi?” diye sordu.

    “MİLLİ EĞİTİM BAKANI HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ HALA KOLTUĞUNDA OTURUYOR”   

    Bunun kabul edilebilecek bir durum olmadığını dile getiren Arslan, Milli Eğitim Bakanı’nın istifa etmesi gerektiğini belirtti.

    Arslan, “Hala koltuğunda hiçbir şey olmamış gibi oturuyor ve pişkin pişkin açıklamalar yapıyorlar” diyerek Tekin’in istifa etmemesine tepki gösterdi.

    “YAŞANAN OLAYLARDAN SONRA BU ÖĞRENCİLER HANGİ PSİKOLOJİ İLE EĞİTİM ALACAK”

    Suudi Arabistan devlet başkanın ölümü üzerine ülkede 3 gün yas ilan edildiğini belirten Arslan, “Bu ülkede 9 öğrenci, 1 öğretmen katledilmiş çıt yok. Gencecik çocuklar. Şimdi bu çocukların psikolojisi ne olacak? Bu yaşanan olaydan sonra çocuklar bu psikolojiyle nasıl eğitim alacak? Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.

    Hacı Bektaş Veli’nin ‘İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ sözünü hatırlatan Arslan, “Ülke karanlığa doğru gidiyor. Biz halen oruçla, namazdayız.  Oruç tutuyorsan namaz kılıyorsan kıl, neye inanıyorsan inan. İtirazımız yok. Biz hiç kimsenin dinine, düşüncesine, siyasi görüşüne karşı değiliz. Ama dayatma olmaz. Bırakın çocukların zihnini karıştırmayın” diye belirtti.

    “TV KANALLARINDA OYNATILAN MAFYA FİLMLERİNDEN ÇOCUKLAR ÇOK ETKİLENİYOR”

    Adnan Arslan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Maarif modeli adı altında, ÇEDES projesi adı altında hiç olmayacak şeyler getirildi okullara. Ortada müfredat diye bir şey kalmadı.

    İktidara yakın kanallarda oynattıkları dizilerde çocuk cinayetleri, kadın cinayetleri sık sık gösteriliyor. Bu çocuklar bunları izlediği zaman nasıl yetişecek? Özeniyor bir defa bunları yasaklamaları lazım. Bunların derhal televizyon programında kaldırmaları gerekiyor. Hatta RTÜK eğer işini yapıyorsa bu tür kanalları kapatması gerekir. Bunları TV’ler de göstereceğine bilimi, teknolojiyi göster. Bunları gösterin ki o çocukların kafasına bir şey girsin.

    Başka bir kanalda bir açıklamadan dolayı televizyonların karartılyor neden karartılıyor? Gerçekleri söylediği için. Peki bunlar ne olacak? Ülke karanlığa, çocuklar felakete doğru gidiyor. Her 10 gençten belli ki 7-8. si sokaklarda uyuşturucu bağımlısı olmu sokaklarda dolaşıyor. Ne olacak bu böyle?”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Adnan Arslan: Kültürel tesis deseniz de cemimizi yapacağız!-VİDEO

    Adnan Arslan: Kültürel tesis deseniz de cemimizi yapacağız!-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Sorumlusu Adnan Arslan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın “Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği”nde yaptığı değişiklikle cemevlerini “kültürel tesis” olarak tanımlamasına tepki gösterdi. Arslan, düzenlemenin Alevilerin yıllardır dile getirdiği temel talepleri görmezden geldiğini belirterek, “Torba yasa anlayışıyla yapılan bu çalışmaların bizim açımızdan hiçbir hükmü ve meşruluğu yoktur” dedi.

    22 Ocak’ta yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle cemevlerinin imar mevzuatında “Kültürel Tesis Alanı” olarak tanımlanması, Alevi kamuoyunda tartışma yarattı.

    “CEMEVLERİNİN İBADETHANE OLUP OLMADIĞINA SİZ Mİ KARAR VERECEKSİNİZ?

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, devletin Aleviliği asimile etmeye yönelik politikalar yürüttüğünü savunarak, “Devletin Alevileri asimile etmek için denemediği, üretmediği proje kalmadı. Şimdi de imar planında cemevlerini ibadethane olarak değil, kültür merkezi gibi tanımlıyorlar. Cemevlerinin ibadethane olup olmadığına siz mi karar vereceksiniz?” ifadelerini kullandı.

    Cemevlerinin statüsünün idari düzenlemelerle değiştirilemeyeceğini vurgulayan Arslan, “İster kültür merkezi deyin, ister başka bir ad verin; biz oraya tabelamızı asar, cemimizi yaparız. Cemevi ibadet yeridir, cem ibadettir” dedi.

    Arslan, bir yandan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kurulurken diğer yandan cemevlerinin “kültürel tesis” olarak tanımlanmasını çelişkili bulduklarını belirterek, iktidarın kafa karıştırıcı adımlar attığını savundu.

    “ALEVİLERİN TALEPLERİ NETTİR”

    Alevilerin yıllardır dile getirdiği taleplerin açık olduğunu söyleyen Arslan, “Siyasal iktidar sürekli ‘Aleviler ne istiyor belli değil’ diyor. Bu, meseleyi çarpıtmaktan başka bir şey değil. Hangi Alevi kurumuna sorarsanız sorun, temel talepler aynıdır” dedi.

    Arslan, talepleri şu şekilde sıraladı:

    1. Cemevlerine yasal statü tanınması

    2. Madımak Oteli’nin utanç müzesi yapılması

    3. Zorunlu din derslerinin kaldırılması

    4. Eşit yurttaşlık hakkının güvence altına alınması

    “YÖNETMELİK BİZİM NAZARIMIZDA YOK HÜKMÜNDEDİR”

    Söz konusu düzenlemeyi tanımadıklarını ifade eden Arslan, “Bu karar bizim için yok hükmündedir. Cemevlerimiz ibadethanedir. Cem ibadetimizdir. Bunu değiştiremezler” dedi.

    Alevilerin tarihsel olarak baskı ve katliamlarla karşı karşıya kaldığını belirten Arslan, “Osmanlı’dan bugüne yaşananları unutmadık. Yüzyıllardır baskılarla Aleviliği bitiremediler, bugün de bitiremeyecekler. Aleviler bugün daha örgütlü ve daha güçlüdür” ifadelerini kullandı.

    Arslan, cemevlerinin statüsüne ilişkin düzenlemelere karşı demokratik ve meşru zeminde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Arslan: Alevilerin birliği, Cemevi Başkanlığı’nın girişimini boşa çıkardı-VİDEO

    Arslan: Alevilerin birliği, Cemevi Başkanlığı’nın girişimini boşa çıkardı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerine müdahalesine, korsan anma düzenlemesine tepki gösterdi. Arslan, “Bizi içimizdeki Hızır paşalarla asimile etme  politikaları artık tutmayacak. Hacıbektaş’ta bir kez daha açığa çıktı ki artık Aleviler daha güçlüdür, daha inançlıdır” dedi.

    Devlet/AKP hükümeti protokolü tarafından, 61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’ne yönelik müdahalenin tartışmaları sürüyor. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından alternatif/korsan anma programı geliştirilmesi, Alevi toplumunun büyük tepkisine neden oldu.

    Hacı Bektaş Veli Anma Törenlerinde yaşananlara dair Pir Sultan Abdal Antalya Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    Adnan Arslan, yıllardan beri devletin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarından hiçbir zaman vazgeçmediğini vurguladı.

    Arslan, “Geçmişte katliamlarla, ötekileştirmelerle, içeri atmalarla bin bir türlü senaryolarla Alevileri bitiremediler. Baktılar ki Aleviler gittikçe örgütleniyorlar, kurumlaşıyorlar bu sefer Hızır paşalarla içimize girip bizi parçalayarak asimile etme ve kendilerine benzetme politikaları uygulamaya başladılar” dedi.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NIN ABDAL MUSA ANMASI’NA MÜDAHALESİNİ BOŞA ÇIKARDIK”

    Son Abdal Musa anmasında Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Özdemir’in anmayı sahiplenmeye kalktığını vurgulayan Arslan, “Abdal Musa Kültür ve Yaşatma Dernek Başkanı ile birlikte biz buna müsaade etmeyeceğiz, dedik. Sonra Ali Rıza Özdemir’in anmaya gelip konuşma yapacağına dair duyumlar aldık. Buna da engel olup müsaade etmedik” diye belirtti.

    “CEMEVİ BAŞKANLIĞININ HÜNKARI ANMA GİRİŞİMİ TAM BİR FELAKET”

    Her yıl pirlerini 16-17 Ağustos’ta Hacıbektaş’ta andıklarını belirten Arslan, “Her yıl biz pirimizi anıyoruz, lokmalarımızı veriyoruz. 15 Ağustos’ta Kültür Bakanlığı alelacele Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı’nın da koordine edeceği bir şekilde Hacı Bektaş Veli ölüm yıldönümü anması girişiminde bulundular. Bizim pirimiz ölmedi, pirimiz hala yaşıyor. Ölüm yıldönümü anması şeklinde yaklaşım zaten başlı başına bir felaket. Kabul edilecek bir şey değil, artık bu sürece geldiler” dedi.

    “HÜNKARIN DERGâHI ALEVİLERE AİTTİR, İZİN ALINARAK GİRİLEMEZ”

    Alevilerin Alevi kurumlarının 60 yıldır Hünkarın anmasını Hacıbektaş Belediyesi ile birlikte yaptıklarını belirten Arslan, “Ama bunlar alternatif bir anma yapmaya çalıştılar. İşin en acı tarafı, bizim Hızır Paşa, hain olarak ifade ettiğimiz kişilerin boyunlarına bir ip bağlamaları, misafir kartı ile pirimizi ziyaret ettirmeleri! Ben primin huzuruna gideceğim, misafir kartıyla ziyaret edeceğim! Neymiş bu kart olmasa dergâha giremezmişiz! Senden izin alıp mı dergahıma gireceğim, primi ziyaret edeceğim?” diyerek tepki gösterdi.

    İzin alınarak ya da yaka kartıyla pirin huzuruna girilmesine karşı bir duruş sergilediklerini belirten Arslan şöyle devam etti:

    “Hacıbektaş’ta 3 gün boyunca aç susuz, betonların üzerine oturarak direniş sergileyen bütün canlarımızın yüreğinden öpüyorum, tebrik ediyorum. Çünkü inanarak dergahlarına sahip çıktılar. Kart olursa girersiniz olmazsa giremezsiniz dediler, biz girdik. Bizi kim engelleyecek? Orada ciddi bir direniş sergilendi. Kültür Bakanı dergâha ziyarete gelecekti. Dergâhın avlusunda sesimizi daha da yükselttik cesaret edip gelemediler, sonra dergâhın içerisinde yürüyüş gerçekleştirip pirimizin makamına gittik. Orada ‘cem olacağız’ dedik, oradaki görevli ‘yok yapamazsınız’ dedi. Biz de sizden mi izin alacağız? diyerek gereken tepkiyi koyduk. Orada muhabbet cemimizi, muhabbetimizi yaptık, deyişlerimizi söyledik, niyazımızı yaptık.”

    “BAKAN RANDEVU VERMEK ZORUNDA KALDI”

    3 aydır Alevi örgütlerinin başkanlarına randevu vermeyen Kültür ve Turizm Bakanı’nın kendileriyle görüşmek istediğini belirten Arslan, “Görüşmeyi sağlayan Nevşehir İl Emniyet Müdürüydü. Tamam biz görüşürüz kimseden kaçmıyoruz, bu görüşmede Ali Rıza Özdemir olmasın, biz bu kişinin başında bulunduğu kurumu da kendisini de tanımıyoruz, dedik. Tamam dediler. Genel başkanlarımız gitti. Biz o anda dergâhın içinde oturma eylemini yapıyorduk. Bakan gelince adından Ali Rıza Özdemir de içeri giriyor. Orada da bizim genel başkanlar tepki gösteriyor, ‘biz böyle bir görüşmeyi kabul etmiyoruz’ deyince Bakan ‘pirin huzurundayız bir çay içelim’ diyor ama bizim başkanlar tepki koyuyor ve çıkıyorlar. Bunun üzerine başkanlarımızın ayrılma esnasında Bakan Eylül ayında detaylı bir görüşme yapalım, diyor” diye ifade etti.

    “HİÇBİR ŞEY MÜCADELE EDİLMEDEN ELDE EDİLEMEZ”

    Hakkın hiçbir zaman mücadele edilmeden elde edilemeyeceğinin altını çizen Pir Sultan Abdal (PSAKD) Antalya Altınova Şubesi Cemevi başkanı Arslan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Eğer orada (Hacıbektaş’ta) bu duruş sergilenmeseydi Alevilik biterdi. Çok önemli adımlar, çok önemli eylemler yapıldı ve bu eylemlerin sonucunda da ben inanıyorum ki artık bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı denen bu ucube kurum ya lağvedilecek ya da ne yaparsa yapsınlar bunlarla işimiz olmayacak. Biz kimseden izin alıp dergahlarımıza girmemeliyiz. Boynumuzdaki misafir kartlarıyla dergahlarımıza gitmeyiz. Bizim dergahlarımız her zaman açıktır. Biz hep şunu söylüyoruz: Devlet elini dergahlarımızdan çeksin, biz devletin Alevi’si değiliz. Bizim Yolumuz, erkanımız bellidir. Gün birlik günüdür, dergahlarımızı bu zihniyete bırakmayalım, Hızır paşaları içimizde barındırmayalım. Devletin uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikalarına, zorunlu din derslerine, ÇEDES’ine biz boyun eğmeyiz, bunlara müsaade etmeyiz. Bu tür politikalara karşı duruşumuzu her zaman sergilemeye devam ediyoruz edeceğiz.””

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Adnan Arslan: Belediyenin camisi olmadığına göre cemevi niye olsun! VİDEO

    Adnan Arslan: Belediyenin camisi olmadığına göre cemevi niye olsun! VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, belediyelerin cemevi yaptıktan sonra elini çekmesi, cemevlerinin bağımsız hizmet vermesi gerektiğini söyledi. Arslan, Altınova Cemevi’ne belediyenin karışmadığını, cemevi tabelasında sadece kurumun adı ve logosunun olduğunu kaydetti.  Arslan ekledi: Belediye bu ülkede cami yapıyor mu? Yapıyor. Peki, belediyenin camisi var mıdır? Yoktur. O zaman cemevi niye olsun? 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, belediyelerin cemevi yapması ile ilgili görüşlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    DEVLETE VERGİ VERİYUORSAK KARŞILIĞINI DA GÖRMEK ZORUNDAYIZ

    Aleviler olarak bu ülkede yaşadıklarını, maliyeye, belediyeye vergi verdiklerini, karşılığında hizmet almalarının hakları olduğunu belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, “Biz bu anlayışla yola çıktık. Cemevi yapımı için belediye yönetimine Altınova’da ciddi bir Alevi potansiyeli olduğunu, burada bir cemevine ihtiyaç olduğunu anlatarak, Kepez Belediyesi’nden cemevinin yapımı için müzakerelere başladık. Bu müzakereler tam 10 yıl sürdü” dedi.

    Daha önce çadırda lokma verip cem yaptıklarını belirten Arslan, çadırda faaliyet yürütmelerinin kendi ayıpları olmadığını, devletin, belediyenin ayıbı olduğunu  belediye yetkililerine aktardıklarını, onların da “tamam haklısınız cemevi yapacağız” dediklerini kaydetti.

    “BELEDİYELERİN YAPTIĞI CEMEVLERİ SİYASİ HESAP UĞRUNA YAPILMAMALI”

    Belediye yetkililerine “cemevini siyasi hesap uğruna yapıyorsanız yapmayın” dediklerini ifade eden Arslan, şunları dile getirdi:

    “Cemevinin tabelası konusunda bir tarafta federasyonun (ABF) bir tarafta Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin logosu ve Altınova Cemevi tabelası olacağını belediye yetkililerine söyledik. Belediye başkan yardımcısı ‘bizim de logomuz olsun’ diye belirtti. Biz de, neden olmaması gerektiğini anlattık bu konuda ikna oldular.

    BELEDİYENİN CAMİSİ OLMADIĞINA GÖRE CEMEVİ NİYE OLSUN”

    Belediyelerin yaptığı birçok cemevinde bir program yapılacaksa önceden yazı yazıp, izin alıp ancak öyle program yapabiliyoruz. Belediyenin cemevi olmaz. Belediye bu ülkede cami yapıyor mu? Yapıyor. Peki, belediyenin camisi var mıdır? Yoktur. O zaman cemevi niye olsun? Altınova Cemevi Türkiye’de tek, benzeri yok. Cemevi kültür merkezi değil. Direk Pir Sultan Abdal Cemevi olarak belediyeden meclis kararıyla geçti. Cemevi tabelasında belediyenin ne adı var, ne logosu var, ne ilgisi, ne de görevlisi var.”

    ”CEMEVLERİ BAĞIMISIZ OLMAK ZORUNDA”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, cemevlerinin bağımsız olmak zorunda olduğunu vurgulayarak, “Bağımsız olmak zorundayız. Biz ibadetlerimizi bağımsız yapacağız. Biz bir yerlerden izin alarak ibadet yapamayız. Biz diyoruz ki cem ibadetimiz, cemevleri ibadethanemiz. Madem öyle tabelaya direk cemevi ibaresini koysunlar” dedi.

    Alevi kurumlarına bu konuda çağrıda bulunmak istediğini belirten Arslan, şöyle devam etti:

    “Türkiye’de cemevi yapan belediye başkanlarına ve bizim kurum başkanlarına sesleniyorum. Altınova Cemevi’ni örnek gösterin. Altınova Cemevi Pir Sultan Abdal Kütür Evi değil, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi’dir. Hak verilmez, hak alınır. Hakkı almasını bilmek lazım. Uğruna mücadele etmemiz gerekir.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    .

  • PSAKD Altınova Şube Başkanı Arslan: Alevileri itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar  –VİDEO

    PSAKD Altınova Şube Başkanı Arslan: Alevileri itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar –VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı aracılığı ile  dede ve kurum başkanlarını İran’a götüren ve Antalya’da dini çalışmalar yürüten İsmail Baki’nin kendi sosyal medya hesabından Alevi kurum temsilcilerine yönelik ithamları tepki çekti. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, “Alevileri itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” dedi. 

    MHP’nin desteğiyle AKP hükümeti tarafından kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın maaşlı dedeler arayışı, cemevlerini kendilerine bağlama çalışmaları, İran’a ve Irak’a Alevileri götürmesi Alevi toplumunun tepkisini çekiyor.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın başındaki Alirıza Özdemir’e yakınlığıyla bilinen İsmail Baki adlı kişinin, asimilasyon çalışmalarına tepki veren Alevileri ve cemevi yöneticilerini “haricilik” ile, “Alisiz Alevi” olmakla suçlaması tepkilere neden oldu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan‘ı arayan İsmail Baki’nin Kepez Dokuma’da yapacakları Gadir-i Hum etkinliğine Arslan’ı davet ettiği, ancak Arslan’ın bunu reddettiği belirtildi.

    İsmail Baki’nin ise daha sonra sosyal medya hesabından Adnan Arslan’ı ve diğer Alevileri “haricilik” ve “Alisiz Alevi” olmakla suçladığı görüldü.

    İsmail Baki’nin tutumunu eleştiren Adnan Arslan, Alisiz Alevi olmadıklarını, yollarının Hakk Muhammet Ali Yolu olduğunu söyleyerek, “Ali tektir, Yolumuz Hakk Muhammed Ali yoludur. Alisiz Aleviliği biz reddediyoruz. Biz ibadetimizi, cemevlerinde yaparız” dedi.

    Alevilerin bu gelişmeleri bilmeleri açısından bu bilgileri paylaştığını belirten Arslan, “Bunları yapmalarının nedeni şu: Hem bizi canlarımıza karşı kötü göstermek, hem de bizi itibarsızlaştırmak. Biz buna müsaade etmeyiz” ifadesini kullandı.

    “DEVLETİN ALEVİLERE YÖNELİK TEK AMACI VAR  ASİMİLE ETMEK”

    “Bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı niye kuruldu?” diye soran Arslan, “Bunun temel amacı tek kelimeyle Alevileri asimile etmek, başka bir şey değil” diye ifade etti.

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın bağımsız cemevlerini ve dernekleri dolaştıklarını belirten Arslan, “Bu ülkede çatı örgütlerimiz var. Alevi Bektaşi Federasyonu var. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Alevi Dernekler Federasyonu var. Bu kurumları ziyaret edin” önerisinde bulundu.

    Köylere giderek okul statüsünü kaybetmiş okulları dizayn edip buraları cemevi olarak gösterdiklerini ifade eden Arslan, “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı olarak gezdik ve bunlar bize bağlandı diye algı yaratıyorlar. Bizim toplumun kafasını karıştırıyorlar” diye vurguladı.

    “ÖNCE ALEVİLERİN HAKLARINI VERİN”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı’nın Abdal Musa Dergâhı’nda yaptıkları toplantıya katılmadıklarını belirten Arslan, “Beni de aradılar ‘katılmıyoruz’ dedik, reddettik. Önce Alevileri tanısınlar, Alevilerin ibadethanesi olan cemevlerinin resmi statüsünü versinler ondan sonra bu tür şeyler konuşulur” dedi.

    ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NA HİZMET EDENLER DÜŞKÜNDÜR, HIZIR PAŞADIR

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının yaptıkları çalışmaların plan ve programların tutmayacağını belirten Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şubesi Cemevi Başkanı Adnan Arslan, şunları kaydetti;

    “Bu ülkede artık Aleviler örgütlenmiş, birliğini sağlamış. Kendilerince algı yaratıp 700 tane cemevi bağladık, diyorlar. Soruyoruz? 700 cemevi nerede? O da belli değil. Pir Sultan örgütüne bağlı cemevlerimizin hiçbiri bağlı değil, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı hiçbir cemevi yok. Bunların hepsi hayalidir. Böyle hayali şeylere kimse kanmasın, kimse inanmasın. Biz bunları reddediyoruz, kabul etmiyoruz. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı diye bir kurumu da tanımıyoruz. Açık ve net söylüyoruz. Boşuna içimize girip bizi bölüp parçalanmaya uğraşmasınlar, başaramazlar. Kim bunlarla iş tutarsa onlar bizim nazarımızda düşkündür, kim olursa olsun bizim nazarımızda Hızır paşadır.”

    “PİR HABER AJANSI ALEVİLERİN GÖZÜ, KULAĞI VE SESİ

    Pir Sultan Abdal Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, “Pir Haber Ajansı (PİRHA) Alevilerin gözü, kulağı, sesi. Pir Haber Ajansı aracılığı ile Alevilere sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” diyerek teşekkür etti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • PSAKD yöneticisi Arslan: Laik eğitim, laik bir ülke için Kadıköy’den haykıralım -VİDEO

    PSAKD yöneticisi Arslan: Laik eğitim, laik bir ülke için Kadıköy’den haykıralım -VİDEO

    PİRHA-Hükümetin okullara imam atamasının ardından mescit zorunluluğunu getirmesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de yapılacak “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingine herkesin katılması için çağrı yaptı. 

    AKP hükümeti tarafından okullara imam atanması ve ardından anaokullarına mescit açılmasının zorunlu hale getirilmesi tepki topluyor. Alevi örgütleri öncülüğünde 10 Aralık’ta İstanbul Kadıköy’de “Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” mitingi yapılacak. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, hükümetin dinci politikalarına ve mitinge ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    “ÇEDES’E KARŞI TALEPLERİMİZİ ALANLARDA HAYKIRACAĞIZ”

    ÇEDES projesi ile okullara imam atanmasına ve mescit açılmasına karşı İzmir’de miting yaptıklarını belirten Arslan, ““Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye” için İzmir’de bölge mitingi planlandı ve yapıldı. Eksiklerimiz var mıydı? Vardı. Ama bu yapılan miting epey ses getirdi” dedi.

    Alevi örgütleri ve kurumları olarak İzmir mitinginin tecrübelerinden yararlandıklarını belirten Arslan, “10 Aralık’ta İstanbul’da Kadıköy meydanında hep beraber ‘Laik Eğitim, İnsanca Yaşam, Demokratik Türkiye’ talebiyle haykıracağız” diye belirtti.

    “ASİMİLASYONLA UĞRAŞMAKTAN İNANCIMIZI YAPAMAZ HALE GELDİK”

    Devleti yönetenlerin kendilerini rahat bırakmadığı için hangi alanda çalışma yapacakları konusunda şaşırdıklarını dile getiren Arslan, şunları söyledi:

    “Her gün bir şey çıkarıyorlar, biz artık cem yapmayı unuttuk. Çünkü büyük bir tehlikeyle, asimilasyon politikalarıyla karşı karşıyayız. Biz cemimizi, ibadetimizi yaparız ama biz bunları neredeyse unutur hale geldik. Bunlara yoğunlaşmaya değil de inancımıza, yolumuza, gelecek kuşaklarımıza, çocuklarımıza, torunlarımıza sahip çıkmak ve onları asimilasyon politikalarından kurtarmak için uğraşıyor mücadele ediyoruz. Bizi rahat bıraksınlar. Bırakın biz inancımızı ibadetimizi yaşayalım. Eşit yurttaşlık haklarımızı talep ediyoruz, vermiyorsanız da bizi rahat bırakın. Biz kendi bildiğimiz, kendi inandığımız şekli ile inancımızı yaşayalım.”

    “ÇAĞDAŞ, DEMOKRAT, LAİK TÜM KESİMLERİ KADIKÖY MEYDANI’NA BEKLİYORUZ”

    Antalya Alevi bileşenler olarak geçen hafta toplantı yaptıklarını belirten Arslan, “10 Aralık’ta yapılacak mitinge katkı sunmak ve katılmak için birlik beraberlik içerisinde plan program içinde çalışıyoruz. İstanbul mitingine 2 otobüsle gitme kararımızı aldık, duyurularımızı yaptık. Eğer talep çok olursa otobüs talep edeceğiz, olmazsa kendi imkanlarımızı zorlayıp, kendi cebimizden para ödeyerek gideceğiz” diye belirtti.

    “HEP BİRLİKTE TÜM DÜNYAYA SESİMİZİ DUYURACAĞIZ”

    İstanbul’da 10 Aralık’ta Kadıköy Meydanı’nda yapılacak mitinge herkesin katılması için çağrıda da bulunan PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, “Her ne kadar bölge miting olsa da çağrım şudur. Ey canlar artık yeter. Bu Alevi meselesi değil, Sünni meselesi değil Türkiye’de yaşayan çağdaş, demokrat, laik tüm insanların meselesi. Gelin 10 Aralık’ta Kadıköy Meydanı’nda olalım. Güçlü bir şekilde hep beraber laik yaşam, laik eğitim, laik bir Türkiye, laik bir devlet ve insanca yaşamak için hep beraber sesimizi tüm dünyaya duyuralım. Bütün canlarımıza, yurttaşlarımıza çağrımızdır” dedi.

    Adnan Arslan, ajansımız PİRHA‘ya da teşekkür ederek, “Pir Haber Ajansı olarak bu yola büyük bir emek veriyorsunuz, büyük çaba harcıyorsunuz. Bizim sesimiz, kulağımız oluyorsunuz. Onun için emeğinize sağlık” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • ‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO

    ‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Arslan, “Sinsice bir çalışma yapılıyor. Tek tek Alevileri avlamaya, asimile etmeye çalışıyorlar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzleşilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir öğeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    “SİNSİCE ÇALIŞMA YAPARAK ALEVİLERİ AVLAMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Cemevi Başkanlığı’nı reddettiklerini belirten Adnan Arslan, “Karşımızda bir devlet gücü var. Pir Sultan Abdal örgütü olarak biz de boş durmuyoruz, koşturuyoruz. Öyle yerlerden giriyorlar ki. Köylerde bağımsız olan cemevlerini -hatta cemevi de değil, köyde okul kapanmış, okulu, köy odasını cemevi gibi restore etmişler- buraları alıp Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlamak istiyorlar. Sonuçta da ‘bize şu kadar cemevi bağlı’ diye bir algı yaratmaya çalışıyorlar ”dedi.

    Arslan, yapılan faaliyetlerin önüne geçmeye çalıştıklarını belirterek, “Pir Sultan örgütü olarak köylerde, ilçelerde, kenar kesimlerde bağımız olan cemevleriyle iletişime geçip bunları PSAKD’ye kazandırmak, eğer dâhil olunmuyorsa da Alevi Bektaşi Federasyonu’na bağlamak için bir çaba harcıyoruz” şeklinde ifade etti.

    “BU YOLA İHANET EDERSEK PİRLERİMİZİN VEBALİ ÜZERİMİZE KALIR”

    Sinsice bir çalışma yapıldığını ve tek tek Alevilerin avlanmaya çalışıldığını söyleyen Arslan, şunları kaydetti:

    “Alevileri astılar, kestiler, derilerini yüzdüler ama başaramadılar. Şimdi de bu yöntemlerle Alevileri asimile etmeye çalışıyorlar. Muaviye zihniyeti boş durmuyor ama biz de yolumuz, inancımız için asimilasyonun önüne geçmek için boş durmuyoruz. Çünkü bu yol öyle kutsal bir yoldur ki bu yola eğer ihanet edip sahip çıkmazsak geçmişte bu yol için bedel ödeyen 7 ulu ozanlarımız, pirlerimiz, dedelerimizin vebali üzerimize kalır. Biz bunun bilinci doğrultusunda mücadele veriyoruz ki bu yol, yol alsın. Kanımızın son damlasına kadar mücadele edeceğiz.”

    “DEDELERE MAAŞ DEĞİL, ALEVİLİĞİN TANINMASINI İSTİYORUZ”

    Adnan Arslan, AKP ve Cemevi Başkanlığı görevlilerinin, Altınova Şubesi’ne de gittiklerini belirterek “Gelmişler ancak ben yoktum. Sekreterimize “Cemevi Başkanlığı’ndan geldik. Neye ihtiyacınız var?’ diye sormuşlar. Sekreterimiz de ‘Bir ihtiyacımız yok’ demiş ve 5-10 dakika oturduktan sonra çekip gitmişler ”dedi.

    Şu an Cemevi Başkanlığı’nda görevli olan Ali Arif Özbey’in de geçtiğimiz aylarda şube binasına geldiğini ve kendisine bir rapor verdiğini belirten Arslan, “Önce cemevlerinin yasal statüsünü verin diğerleri gelir yerini bulur. Biz yolumuz için kurumsal olarak Aleviliğin tanımasını istiyoruz. Bizim, onların vereceği bir torba çimento ya da bir iki sandalyeye ihtiyacımız yoktur. Bunları biz kendimiz temin ederiz, o gücümüz de var. Önce bizi tanısınlar ve öncelikle çocuklarımıza asimilasyon uygulamasınlar” ifadelerini kullandı.

    “LAİK DEVLETİN DİNİ OLMAZ”

    Arslan, 16 Eylül’de İzmir’de Alevi örgütleri ile Eğitim-Sen’in ÇEDES projesine karşı ortak yapacağı mitinge de dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Laik bir devletin dini olmaz. Laik bir devletin dini adalettir. Biz barış, kardeşlik, herkesin bu ülkede huzur içinde yaşamasını istiyoruz. Biz başkasının inancına karışıyor muyuz? Hayır. Bizim inancımıza da siz saygı duyun. Bu ülkede bilim bitmiş. ‘Doktorlar gidiyorsa gitsin’ dediler bugün hastanelerde doktor bulamıyoruz. Ülkeyi karanlığa götürmenin bir manası yoktur. Bugün herkes açlık ve yoksulluk içinde. Her gün zam, her gün zam. Zamlar başını almış gidiyor, bunlara ses çıkarılmıyor ama Alevilere geldiği zaman ‘Nasıl asimile edebiliriz? Bunları nasıl kendimiz gibi yapabilirizin peşindeler.”

    “HERKES İÇİN ADALET İSTİYORUZ”

    Cemevlerine yasal statü tanınmasını ve Alevi dergâhlarının kendilerine geri verilmesini de dile getiren Arslan, “Madımak Oteli’nin ‘Utanç Müzesi’ olmasını, laik demokratik ve bilimsel eğitimin hayata geçmesini, adaletin yerine gelmesini istiyoruz. Bunları sadece kendi çıkarımız için değil, bu ülkenin genel bir sorunu olduğundan sadece Aleviler için değil, herkes için istiyoruz” dedi.

    Barış içinde yaşamanın önemine değinen Arslan, “Laz, Çerkez, Arap komşularım var. Komşularımla bir sorunum yok ama sorunu yaratan devlet, kutuplaştıran da devlet” şeklinde ifade etti.

    “KELLEMİZ GİTSE DE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın girişimlerine karşı “Tavrımız, duruşumuz nettir” diyerek şöyle devam etti:

    “Bizde Hüseyin-i bir duruş vardır. Kellemiz gitse de geri adım atmayız. Geri adım atarsak bu yolda bedel ödeyenlerin vebali bizim üzerimize kalır. Bu ülkeyi yönetenler de aklını başına alsınlar. Bu tür yanlışlardan vazgeçsinler. Onun için bir kez daha söylüyoruz; bu Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı biz tanımıyoruz, reddediyoruz. Bütün canlarımıza tavsiyemizdir; hangi cemevine gelirse gelsinler hiçbir şey talep etmesinler. Örgütlenelim, yolumuza, inancımıza sahip çıkalım. Biz dik duruşu sağladıktan sonra kimse bizimle baş edemez. Buna müsaade etmeyeceğiz. Okullardan başlatılan imam atamalarının da artık önüne geçeceğiz. Ben çocuğumu okula göndermem. Onların zihniyetine yetişmesin diye tepki koyacağım. ABC’yi evde çocuğuma kendim öğretirim ‘cahil kalsın’ ama onların cehaletiyle de yetişmesin.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO

     

     

  • ‘Diyanetin Dersim’deki girişimlerine karşı yolumuza, erkanımıza sahip çıkacağız’ -VİDEO

    ‘Diyanetin Dersim’deki girişimlerine karşı yolumuza, erkanımıza sahip çıkacağız’ -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Munzur Üniversitesi’nde Tunceli Müftülüğü tarafından ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açılması ile ilgili konuşarak, “Bu tür asimilasyon politikalarına karşı örgütleme modelimizi daha da genişletip yolumuza, erkanımıza, inancımıza sahip çıkarak birliğimizi göstereceğiz. Dışarıdan gelen hiçbir saldırı, bizi inancımızdan vazgeçiremez” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı ve Akdeniz bölge şubelerinden sorumlu genel başkan yardımcısı Adnan Arslan, Munzur Üniversitesi’nde Tunceli Müftülüğü tarafından ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ açılması ile ilgili konuştu.

    Dersim’in Alevilerin ocak merkezi olduğunu söyleyen Arslan, Diyanet’in Dersim’i seçmesinde bu durumun etkili olduğunu belirtti. İktidarların on yıllardır Aleviliği bitirmeye çalıştığını, bu yönde politikalar izlediğini de sözlerine ekleyen Arslan, bu tür asimilasyon politikalarına karşı Alevi yurttaşların birlik olması ve yola sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

    “ORAYI ASİMİLE ETMEK İÇİN BÖYLE BİR VAKIF KURDULAR”

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 6 bakanlığın bütçesinden daha fazla bütçesi olduğunu hatırlatan Arslan, “Diyanet’in gençlik vakfı kurmasına ihtiyacı var mıydı? Yok. Ama niye bu vakfı kurdular? Bir hesapları var. Asimilasyon politikalarını daha da genişletmek için kurdular. Niye Dersim? Çünkü orası Alevilerin ocak merkezidir. Bizim ocakzadeler, dedeler, pirler oradan gelip Türkiye geneline yayıldığı için suyu gözeden kurutalım diyorlar. Başarılı olacaklar mı? Olamayacaklar. Belki içimizdeki birkaç çürük elmayı yem atarak kendilerine kazandırmaya çalışacaklar ama çok bir şey değişmez” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLERİ KATLEDEREK BİTİREMEDİLER BÖYLE ASİMİLE ETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    İktidarların geçmişten bugüne kadar birçok kez Aleviler yönelik  asimilasyon politikaları uyguladıklarını ama başarılı olamadıklarını söyleyen Arslan, “Alevileri katliamlara uğrattılar, astılar, kestiler, yaktılar ama başaramadılar, karşılığını alamadılar. Biz bunları öldürmekle bitiremeyiz diye düşündüler. Sonrasında bu tür asimilasyon politikalarına yöneldiler. Türkiye’de ve Tunceli’deki bütün canlarımız, yurttaşlarımız uyanık olmalıdır. Herkes kendi toplumuna sahip çıkmalıdır. Canlarımız kendi cemevlerinden başka yerlere de gitmesinler. Başka yerleri dikkate almasınlar. Biz yolumuza devam edeceğiz. Çünkü 1400 yıldır bu yol böyle geldi, böyle devam edecek. Ne kimse bizi asimile eder, ne korkutur ne de duruşumuzdan, düşüncemizden vazgeçirebilir. Bu anlamda ‘Diyanet İşleri Gençlik Vakfı’nı çok önemsemiyorum. Birkaç sene sonra ondan da vazgeçecek iktidarlar ve başka politikalara yönlenecekler” dedi.

    “ARTIK ALEVİLER BUGÜN DAHA GÜÇLÜ KONUMDALAR”

    Alevilerin dünyada ve Türkiye’de güçlendiğini aktaran Arslan, son olarak şunları dile getirdi:

    “İşte Pir Sultan’ın örgütlü güçleri, Alevi Kültür Dernekleri, vakıflar çatı örgütlerinin altında Aleviler güçleniyor, Aleviler varlığını gösteriyor artık. Daha önce ki yıllarda canlarımız Aleviyiz diyemiyorlardı. Bugün net olarak Aleviyiz diyorsa bu kurumlarımızın sayesindedir. Bu kurumlarımıza da sahip çıkmak lazım. Örgütleme modelimizi daha da genişletip yolumuza, erkanımıza, inancımıza sahip çıkarak birliğimizi göstereceğiz. Dışarıdan gelen hiçbir saldırı, hiçbir asimilasyon politikası bizi yıldıramaz, bizi düşüncemizden de inancımızdan da vazgeçiremez. Onlara karşı gereken mücadeleyi yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA