Etiket: amasra

  • “Amasra’daki 43 madencinin ölümü kaza değil cinayettir; sorumlular cezalandırılmalı!”-VİDEO

    “Amasra’daki 43 madencinin ölümü kaza değil cinayettir; sorumlular cezalandırılmalı!”-VİDEO

    PİRHA- KESK’e bağlı Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Antalya Şubesi, Amasra’da yaşanan maden katliamında hayatını kaybeden 43 madenciyi andı. Şube Başkanı Tanju İşeri, “Geçtiğimiz yıl Amasra’da yaşadığımız maden faciası sonrasında ortaya çıkan gerçeklere baktığımızda alınabilecek önlemlerle 43 madenciyi kaybetmemizin önüne rahatlıkla geçilebilirdi” dedi.

    KESK’e bağlı Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM) Antalya Şubesi, Amasra’da yaşanan maden katliamında hayatını kaybeden 43 madenciyi andı.

    Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası binasında gerçekleşen açıklamada, yaşanılan kazanın madencilerin fıtratı olarak addedilen alelade bir ölümden ziyade göz göre göre gelen bir iş cinayeti olduğu vurgulandı. İşçi sağlığı ve iş güvenliğini gereksiz maliyet olarak gören, taşeronlaşma eliyle kuralsız ve güvencesiz çalışma ortamı yaratan, kar hırsıyla çalışanların emekçileri ölüme mahkum eden politikalardan derhal vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

    “SONUÇLARI BİLİNEN OLAY KAZA DEĞİL CİNAYETTİR”

    Katliamın üzerinden geçen bir yıla rağmen iş cinayetlerine sebebiyet veren düzenin yerinde durduğunu ifade eden İşeri, “Sermaye düzeni ve temsilcileri bizlere her yıl yaşanan binlerce iş kazasının ve bunlara bağlı olarak gerçekleşen ölüm ve yaralanmaların birer kader olduğuna inandırmak için elinden geleni yapmaktadır. Oysa ki hepimizin bildiği gibi iş cinayetlerinin neredeyse tamamına yakını önlenebilir sebeplerden kaynaklanmaktadır. Geçtiğimiz yıl Amasra’da yaşadığımız maden faciası sonrasında da ortaya çıkan gerçeklere baktığımızda alınabilecek önlemlerle 43 madenciyi kaybetmemizin önüne rahatlıkla geçilebilirdi. Hem kazaya ilişkin Meclis araştırma raporu hem de bilirkişi raporları bunu kanıtlamaktadır. Son olarak dava dosyasına eklenen bilirkişi raporunda TTK Genel Müdürlüğü yüzde 100 kusurlu bulunurken kazanın meydana geldiği maden ocağında havalandırmanın iyileştirilmesi için gerekli yatırım ve iyileştirilme projelerinin hayata geçirilmediği, kazanın meydana gelmesinde yetersiz ve etkisiz havalandırma sisteminin önemli rol oynadığına dikkat çekilmiştir” dedi.

    “MADEN KAZASI DEMEK GERÇEĞİ TERS YÜZ ETMEK DEMEKTİR”

    İşeri, eldeki tüm verilen sonucunda yaşanılan katliama maden kazası demenin gerçeğin üzerini örtmek olduğuna vurgu yaparak, “Yaşanan madencilerin fıtratı olarak addedilen alelade bir ölümden ziyade göz göre göre gelen bir iş cinayetidir. Sorumlusu da TTK Genel Müdürlüğü’dür. Saraylarında günde 15 milyon harcayanların, tasarrufun T’sini bilmeyenlerin işçi sağlığı ve güvenliğinden  yaptıkları  tasarrufun  sonucu 43 madenci canımızın ölümüdür. Bu nedenledir ki, işçi sağlığı ve iş güvenliğini gereksiz maliyet olarak gören, taşeronlaşma eliyle kuralsız ve güvencesiz çalışma ortamı yaratan, kar hırsıyla çalışanları ölüme mahkum eden politikalardan derhal vazgeçilmelidir. Emekçilerin çalışırken ölmediği, meslek hastalıklarına yakalanmadığı, kurallı, örgütlü, güvenceli, sağlıklı bir çalışma hayatı kurulmalıdır. Madenlerde özelleştirme politikalarına derhal son verilmelidir” diye konuştu.

    “GERÇEK SORUMLULAR MUTLAKA CEZALANDIRILMALI”

    Yaşanan katliamın tüm yönleriyle araştırılması, gerçek sorumlular mutlaka cezalandırılması gerektiğini ifade eden İşeri, şöyle devam etti:

    “Siyasetin bürokrasiye müdahalesi sonucu oluşturulan kadrolaşma ve bu kadroların liyakatsizliğinin bedeli geçmişte olduğu gibi ocakta çalışan birkaç maden mühendisine yüklenmemelidir. Kazayla ilgili tüm verilerin şeffaf olarak paylaşılması, kazanın gerçek nedeninin belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Gerçek nedenin belirlenmesi bu tip kazaların gelecekte tekrar yaşanmaması açısından önemlidir. Yaşanan katliamlar ‘fıtrat, kader planı’ denilerek geçiştirilmekte katliamların gerçek sorumluları cezasız kalmaktadır. Yıllardır yaşanan her iş cinayetinin üstünün kapatılması, sorumluların açığa çıkarılmaması hepimize yeni katliamlar, yeni acılar olarak dönmektedir. Madencilik bilim ve teknolojisi, bu gibi grizu patlamalarını önleyecek bilgi birikimine ve deneyimine sahiptir. Bu nedenle bu tip kazalar önlenebilir niteliktedir. Bugün ortaya çıkan belgelerden de anlaşıldığı üzere kaza bağıra bağıra gelmiş ve yönetim aldığı kararların arkasında durmamış ve bu elim olay meydana gelmiştir. İş cinayetleri ile aramızdan koparılan tüm işçileri, emekçileri saygı ile anıyor, emek düşmanı sisteme karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizin altını bir kez daha çiziyoruz.”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Amasra’da 42 madencinin öldüğü faciayla ilgili iddianame kabul edildi

    Amasra’da 42 madencinin öldüğü faciayla ilgili iddianame kabul edildi

    PİRHA- Amasra’da 42 işçinin öldüğü maden ocağındaki faciaya ilişkin iddianame kabul edildi. Tutuklu sanıkların, 42 kez ‘olası kastla öldürme’ suçundan toplam 840 yıldan 1050 yıla kadar hapsi isteniyor.

    Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022’de, 42 işçinin hayatını kaybettiği, 10 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 8’i tutuklu 23 şüpheli hakkında dava açıldı.

    Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 195 sayfalık iddianame, Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tarih belirlendikten sonra davanın görülmesine başlanacak.

    TOPLAMDA 840 YILDAN 1050 YILA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR

    İddianamede, tutuklu Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir, İşletme Müdürü Selçuk Ekmekci, İş Güvenliği ve Eğitim Başmühendisi Volkan Soylu ve Başmühendis Mehmet Tural hakkında 42 kez ‘olası kastla öldürme’ suçundan toplam 840 yıldan 1050 yıla kadar, 4 kez ‘olası kastla yaralama’ suçundan da toplam 4 yıl 16 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

    Bu 4 zanlının iki suçtan toplam 844 yıl 16’şar aydan 1062’şer yıla kadar mahkumiyeti talebinde bulunulan iddianamede, diğer 4’ü tutuklu 19 şüphelinin ise ‘bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma’ suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

    ARIZAYA RAĞMEN ÜRETİME DEVAM EDİLMİŞ

    İddianamede, metan gazı değerlerinin patlama anına kadar yüzde 1 ikaz seviyesini 85, yüzde 1,5 alarm seviyesini ise 5 kez, karbonmonoksit değerlerinin 25 ppm ikaz seviyesini 47 kez, 50 ppm alarm seviyesini 13 kez geçtiği, havalandırma vantilatörü değerlerinin 53 kez ikaz, 355 kez alarm seviyesinde değerleri gösterdiği göz önünde bulundurulduğunda gerekli tedbirlerin alınmadığının anlaşıldığı belirtiliyor. ‘Patlamanın gerçekleştiği kısımda bulunan fanın çalışmadığı, 1 gün öncesinden itibaren sürekli uyarı ve alarm kayıtları olmasına rağmen gerekli tedbir ve tamir işleminin yapılmadan patlatma yapıldığı’ tespitine yer verilen iddianamede, 2018’deki eksik hususlara ilişkin 11 Ekim 2022’de düzenlenen teftiş raporunda mevzuata aykırılıkla ile eksiklerin giderilmediğinin anlaşıldığı aktarılıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Zonguldak’taki maden ocağında patlama: 4 işçi yaralandı

    Zonguldak’taki maden ocağında patlama: 4 işçi yaralandı

    PİRHA-Amasra’da 42 madencinin öldüğü maden katliamının üzerinden bir ay geçmeden, bu kez Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında patlama meydana geldi. İlk belirlemelere göre 4 madenci yaralandı.

    Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde faaliyet gösteren ve özel bir şirkete ait olduğu belirtilen maden ocağında gece saatlerinde patlama meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle meydana gelen patlamada Ersoy Mankır, Ramazan Kamilçelebi, İlyas Kabuk ve Ali Gezer yaralandı.

    İşçilerin vücutlarında yanıklar oluştuğu belirtilirken, İlyas Kabuk ve Ali Gezer Ankara Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.  Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait tahlisiye ekipleri maden ocağındaki patlamanın sebebiyle ilgili inceleme başlattı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • 41 madencinin yaşamını yitirdiği faciada 8 kişi tutuklandı

    41 madencinin yaşamını yitirdiği faciada 8 kişi tutuklandı

    Amasra Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye getirilen TTK Amasra Müessese sorumlusu 8 kişi tutuklandı.

    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Müessese Müdürü Cihat Özdemir, TTK Amasra Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, işletme müdürü Selçuk Ekmekçi ile kartiyelerden (Birkaç üretim ünitesinden oluşan ocak) sorumlu maden mühendisleri Levent Aydın ve İbrahim Hakan Mengeş, TTK Amasra Müessese İşletme Baş Mühendisi Mehmet Tural, iş güvenliği şube müdür vekili Volkan Soylu ve emniyet mühendisi Şahan Kahraman, savcılıktaki sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi.

    Nöbetçi hakimlik, sekiz şüphelinin “bilinçli taksirle birden fazla insanın ölümüne ve yaralanmasına neden olmak” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

    Ayrıca Amasra maden faciasına ilişkin açıklanan bilirkişi ön raporu tamamlandı. Maden, jeoloji, jeofizik, elektrik ve makine mühendisleriyle iş güvenliği uzmanından oluşan 7 kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı 28 sayfalık ön inceleme raporu, Amasra Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi.

    Raporda “İş kazası, -320 Kalın Damar Tavan Yolu’ndaki patlatma çalışması kaynaklı olarak meydana gelmiş, grizu ve kömür tozu patlamasını içeren bir patlamadır. Metan drenajı uygulaması hayata geçirilmiş olsaydı kaza önlenebilirdi” ifadeleri yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • 41 madencinin yaşamını yitirdiği Amasra’ya girişler yasaklandı

    41 madencinin yaşamını yitirdiği Amasra’ya girişler yasaklandı

    Maden faciasının yaşandığı Amasra’ya girişler Bartın Valiliği tarafından yasaklandı.

    Bartın Valiliği, 14 Ekim Cuma günü Amasra ilçesindeki Taşkömürü Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında meydana gelen maden faciası nedeniyle farklı kentlerden gelecek kişilerin eylem yapacağını iddia eden valilik kente girişleri yasakladı.

    Açıklamada, çeşitli eylem ve etkinliklere katılmak üzere Bartın’a geldiği değerlendirilen şahısların, bireysel veya toplu bir şekilde muhtelif araçlarla Amasra ilçesi mülki sınırları içerisine girişlerinin 22 Ekim Cumartesi günü saat 00.01’den 24 Ekim Pazartesi günü saat 23.59’a kadar yasaklandığı ifade edildi.

    Amasra’da 41 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamına ilişkin sahada incelemelerde bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ise, mühendislerin patlamayı işçilerin hatası olarak göstermeye çalıştığını ve bilgisine başvurulanların çelişkili beyanlarda bulunduklarına dikkat çekti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Maden katliamı soruşturmasında 50 kişinin ifadesine başvuruldu

    Maden katliamı soruşturmasında 50 kişinin ifadesine başvuruldu

    Amasra’da 41 işçinin öldüğü maden katliamı soruşturmasında kurum yöneticileri ile madenciler olmak üzere 50’yi aşkın personelin ifadesine başvuruldu. Bartın Baro Başkanı, bilirkişi heyetinin kapsamlı bir rapor hazırlayacağını söyledi.

    Bartın’ın Amasra ilçesinde 41 işçinin öldüğü maden katliamına yönelik soruşturmada görevlendirilen altı savcının şu ana kadar kurum yöneticileri ile madenciler olmak üzere 50’yi aşkın personelin ifadesine başvurduğu belirtildi.

    Maden sahasında, oluşturulan yedi kişilik bilirkişi heyeti ile incelemelere katılan Bartın Baro Başkanı Ferhat Parlatır, hazırlanacak ön rapor ile olay anı ve sonrasındaki maden işçilerinin görüşleriyle birlikte, kusurlu kişilerin şüpheli olarak ifadelerinin yakın bir zamanda alınabileceğini düşündüğünü kaydetti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kenanoğlu’ndan Bartın’daki maden kazasına ilişkin araştırma önergesi

    Kenanoğlu’ndan Bartın’daki maden kazasına ilişkin araştırma önergesi

    PİRHA – HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Bartın’da 41 madencinin yaşamını yitirdiği, 11 madencinin de yaralandığı grizu patlamasına ilişkin TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Bartın’ın Amasra ilçesinde 41 madencinin yaşamını yitirdiği, 11 madencinin de yaralandığı grizu patlamasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi. Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait maden ocağına dair Sayıştay raporlarındaki uyarılara dikkat çeken Kenanoğlu, yaşanan kazanın “katliam” niteliğinde olduğunu söyleyerek gerekli önlemleri almayan sorumluların tespit edilmesi ve yargı önüne çıkarılması amacıyla Meclis araştırma sürecinin başlatılmasını talep etti.

    ‘SORUMLULAR BELİRLENSİN’ TALEBİ

    Kenanoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesinde “Türkiye’de maden kazalarında yaşamını yitirenlerin sayısı 1941 yılından bu yana 3 bini geçmiştir. Madenlerde yaşanan kazaların başlıca nedenleri arasında ise grizu patlaması, yangın ve göçük yer almaktadır. Amasra TTK işletmesinde yaşanan son kaza ise Sayıştay tespitlerine rağmen gerekli önlemler alınmadığı için ne yazık ki bir facia ile sonuçlanmıştır. Türkiye’de yaşanan maden kazalarının önlenmesi, kazalara sebep olan unsurların ortaya çıkarılması, Amasra maden kazasının bütün yönleriyle incelenmesi ve bu kazanın yaşanmasına sebep olan sorumluların belirlenmesi ve hukuk önünde yargılanması amacıyla Anayasa’nın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis Araştırma sürecinin başlatılması gereğini arz ve teklif ederim.” ifadelerine yer verdi.

    “GEREKLİ ÖNLEMLER ALINMADIĞI İÇİN…”

    Milletvekili Ali Kenanoğlu, araştırma önergesinin devamında “Bu kaza ne kader ne de fıtrattır. Düpedüz katliamdır” diyerek şöyle devam etti:

    “Siyasetin bürokrasiye müdahalesi sonucu oluşan kadrolaşma, liyakatsiz atamalar ve mühendislerin yetki ve sorumluluklarının yeterli ve doğru belirlenmemiş olması; yukarıda sıralanan sayısız soruna neden olmakta ve ne yazık ki bu tür facialar meydana gelmektedir.

    Madencilik sektörü bilim ve teknolojisi grizu patlamalarını önleyecek bilgi birikimine ve deneyimine sahiptir. Bu nedenle bu tip kazalar önlenebilir niteliktedir.

    2019 yılında kazanın yaşandığı Amasra Taş Kömürü İşletmesinde Sayıştay denetimlerine konu olan raporda; ‘2019 yılında müessesenin dengelenmiş üretim derinliği -300 metre olmuştur. Bu derinleşme, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır. Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğu, dolayısıyla degaj kapasitelerinin de yüksek olduğu, arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir. Bu nedenle müessese ocaklarında ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra ‘Kurum Degaj Yönergesi’ hükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir.’ denilmiş ve yine aynı Sayıştay raporunda ‘yeterli sayıda işçi hazırlanmadığı için iş güvenliğinin riske atıldığı’, Müessesede, iş zorluğu nedeniyle kanuni gerekliliklerin yerine getirilmesi durumunda işçilerin derhal emeklilik hakkını kullanması nedeni ile azalan işçi sayısına bağlı olarak, kömür kazı faaliyetinin yapıldığı ayaklarda yeterli sayıda işçi tertip edilemediği, bu durumun başta iş güvenliği olmak üzere üretim ve işgücü verimliliklerini düşürdüğü görülmüştür.’ denilmektedir.

    Sayıştay raporlarına da yansıyan tüm bu açık uyarılara rağmen gerekli önlemler alınmadığı için böylesine büyük ölümlü kazanın yaşandığı anlaşılmaktadır. 2019 Sayıştay raporuna yansıyan uyarıların neden dikkate alınmadığı, sorumluların neden önlem almadığı, kazanın olduğu anda metan gazı uyarı sisteminin çalışıp çalışmadığı, bu işyerinde kaç denetim yapıldığı, müfettiş raporlarına yansıyan eksiklilerin neler olduğu, bu işyerine kaç maden mühendisinin çalıştığı, işetmede özel sektörün bulunup bulunmadığı gibi bir dizi cevaplanması gereken soru işaretleri mevcuttur.

    Tüm bu nedenlerle, Amasra’da meydana gelen ve 41 işçinin yaşamını sona erdiren, 11 işçinin yaralanması ve büyük maddi zararlara sebebiyet veren maden kazasının bütün yönleriyle incelenmesi, bu kazanın yaşanmasına sebep olan sorumluların belirlenmesi ve hukuk önünde yargılanması amacıyla ve buna benzer kazaların bir daha yaşanmaması için bir Meclis Araştırma Komisyonun kurulmasını çok önemli ve gerekli görmekteyim.”

    PİRHA/ANKARA

  • Buldan: Amasra’daki kaza değil, göz göre göre gelen bir cinayettir

    Buldan: Amasra’daki kaza değil, göz göre göre gelen bir cinayettir

    PİRHA- Partisinin Meclis grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Bartın Amasra’daki maden patlamasına değindi. Patlamayı, “Göz göre göre gelen bir cinayettir” ifadeleriyle değerlendiren Buldan, davanın takipçisi olacaklarını kaydetti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Meclis grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına, Bartın Amasra’da yaşanan maden patlamasına değinerek başlayan Buldan, “Ölümün adı kara. Amasra’da 41 canı, 41 yaşam hikâyesini kaybettik. Acımız gerçekten çok büyük. Üzüntümüz derin. Kaybettiğimiz canlara Allah’tan rahmet, ailelerine, sevenlerine, arkadaşlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyorum. Evet, tarifsiz bir acı yaşadığımızın hepimiz farkındayız. Bu kesinlikle bir kaza değildir. Göz göre göre gelen bir cinayettir” ifadelerini kullandı.

    “BİR YIL İÇERİSİNDE BİN 359 İŞÇİ HAYATINI KAYBETTİ”

    Daha önce yaşanan maden patlamalarına da değinen Buldan, şunları söyledi:

    “Amasra, Soma’nın, Ermenek’in, Zonguldak’ın, Elbistan’ın, Siirt ve Şırnak’ın devamıdır. Hayatların yok olup gitmesinin nedeni; denetimsizliktir, cezasızlıktır, kâr hırsıdır, üretim baskısıdır, kâr azalmasın diye gerekli önlemlerin alınmamasıdır. AKP-MHP iktidarının yönetim zihniyetinin bu ülkeyi nasıl işçi mezarlığına çevirdiğine hepimiz tanığız. Sadece bir yıl içerisinde bin 359 işçi hayatını kaybetti.

    AKP Genel Başkanı çıkmış, bütün boyutlarıyla soruşturulacağını söylüyor. Buna nasıl inanalım? Hemen ardından da ‘kader planı’ diyerek, tedbirsizliği ve katliamı meşrulaştırma çabası içerisine girdiğini hepimiz gördük ve tanıklık ettik. Kesinlikle kader planı değildir. İşçilerin canı ve kanı üzerinden yapılan kâr ve sömürü planıdır asıl sebep! Emekçinin canı üzerine kurulan zenginler sofrasıdır asıl sebep. Biz, iktidarınızın bu konudaki sicilini Soma’dan çok iyi biliyoruz. Tam 8 yıl oldu, ortada adalet yok! 301 madencinin katledilmesinin sorumluları iktidar tarafından korundu ve kollanmaya da devam ediyor. Üstelik işçilerin kafasına tekme atan özel kalem müdürünüzü de ekonomi ateşesi yaparak ödüllendirdiğinizi biliyoruz ve bunu unutmadık. Soma için hukuk mücadelesi veren Sevgili Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay tutukludur. Buradan kendilerine selamlarımızı ve saygılarımızı gönderiyorum. İşte tam da bu cezasızlık politikasıdır, maden şirketlerini asıl cesaretlendiren.”

    “BU ÜLKEDE EMEKÇİLERE VERİLEN KIYMETİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİLER” 

    Sayıştay’ın madene dair tespit ettiği riskleri hatırlatan Buldan, şöyle konuştu:

    “Kamuoyunda da yansıdı. Sayıştay denetimlerinde tespit ettiği risklerle ilgili olarak Türkiye Taş Kömürü İşletmesi’ne ciddi uyarılarda bulunulmuş. Ama dinleyen kim? Kimse dinlemiyor. Bu uyarıların gereği yapılmadı. İşçinin canı azalabilir ama kâr asla azalmasın! İşte bu iktidarın zihniyeti tam da budur. Aileler gözyaşı dökerken, AKP Genel Başkanı hafızalardan silinmeyecek bir söz sarf etti. ‘Hamdolsun 24 saati geçmeden 41 şehidimize ulaştık’ dedi. Evet, 24 saat geçmeden gerçek zihniyetlerini göstermeyi bir kez daha başardılar! Konuştukça batıyorlar! Battıkça yerin dibine giriyorlar.

    Allah’tan korkun, 41 can yaşamını yitirmiş, sizin hesabınız onlara ulaşım saati. Bari konuşmayın, bari susun, bari bu kadar canın yitirilmesine saygı duyun. Ama nafile. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı yaptıklarıyla övünüyor. Türkiye sanki çağ atlamış. Bu 41 can hikayeleri olan, aileleri olan, kuzuları olan bugün toprağın altında olan canlardır. Sizin göreviniz onların can güvenliğini sağlamaktır. Onların hayatlarını kaybettikten sonra cenazelere ulaşmadaki saat süresi olamaz. Bir kez daha bu ülkede canlara verilen, işçilere emekçilere verilen, kıymeti bir kez daha gözler önüne serdiler. Yazıklar olsun size, yazıklar olsun. Giden canlar bunların umurunda değildir. Giden canlar bunların umurunda değil. Onlar için önemli olan; varsa yoksa iktidarlarının itibarıdır, algıdır. İnsan yaşamını öncelikli görmeyen bu zihniyeti herkes iyi görmeli ve tanımalıdır. Asıl mücadele edilmesi gereken işte bu anlayıştır, bu zihniyettir.”

    “ÜZERİNİN ÖRTÜLMESİNE ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ” 

    Buldan, davanın takipçisi olacaklarını kaydederken, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizler HDP olarak bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız ve kapatılmasına asla izin vermeyeceğiz. Yaşamını yitiren bir madencinin eşi ‘üzerini örtmeyin bu bir cinayettir’ diye haykırdı. Biz de buradan söz veriyoruz. Evet, Amasra’yı unutmayacağız, unutturmayacağız. Üzerinin örtülmesine asla izin vermeyeceğiz. Parti olarak elbette ki heyetimiz ilk günden Bartın’a gitti, gerekli incelemelerde bulundu, işçilerle, sendikayla görüşmeler gerçekleştirdi. Raporumuzu da en kısa sürede kamuoyuyla paylaşacağız. Buradan şu çağrıyı bir kez daha yapmak istiyorum: İnsan yaşamını hiçe sayan bu vahşi sömürü çarkına karşı emeğin birliğini bu ülkede mutlaka yaratmak zorundayız. Sermaye daha fazla kazansın diye verecek, kaybedecek tek bir canımız yoktur, olmamalıdır. Bir kişi daha eksilmemek için çoğalmak, dayanışmak ve örgütlülüğümüzü büyütmek zorundayız. Bu tarihi bir görevdir. Bu aynı zamanda tarihi bir sorumluluktur. İktidarın kurduğu sömürü karteline karşı emeğin ülkesini, emekçilerin yönettiği bir düzeni hep birlikte yaratmak zorundayız. 8 arkadaşıyla fotoğrafını paylaşıp ‘Bir ben kaldım’ diyen değerli maden işçisi kardeşime de diyorum ki; sizler asla yalnız değilsiniz. Milyonlar sizinledir. HDP sizinledir. Türkiye’nin demokratik vicdanı sizinledir. Hakikat ve adalet sizlerle birlikte olmaya devam edecektir.”

    PİRHA / ANKARA

     

  • Bartın’daki maden patlamasında hayatını kaybeden işçilerin sayısı 41’e yükseldi

    Bartın’daki maden patlamasında hayatını kaybeden işçilerin sayısı 41’e yükseldi

    PİRHA-Bartın’ın Amasra ilçesindeki maden patlamasında yaşamını yitiren işçilerin sayısı 41’e yükseldi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Amasra’daki maden patlamasında hayatını kaybedenlerin sayısının 41’e yükseldiğini duyurdu. Soylu yaptığı açıklamada, “11 yaralımız hastanelerde. 6’sı Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde, 3’ü Bartın Devlet Hastanesinde, 2’si özel hastanede. Bir yaralımız taburcu edildi. 110 madencimizden 58’i kurtarıldı. Bir madencimizle ilgili belirsizliğimiz var, şu anda arama kurtarma çalışmaları devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Amasra’da maden ocağında patlama: 28 işçi yaşamını yitirdi-GÜNCELLENDİ

    Amasra’da maden ocağında patlama: 28 işçi yaşamını yitirdi-GÜNCELLENDİ

    PİRHA-Bartın’ın Amasra ilçesindeki, Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’nde, yeraltında patlama meydana geldi. 28 işçinin hayatını kaybettiği duyuruldu.

    Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra Müessese Müdürlüğü’nde saat 18.45 sıralarında yeraltında patlama meydana geldi. Olay yerine AFAD, itfaiye ve çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi.

    CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Sayıştay Başkanlığı’nın Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun 2019 yılı Denetim Raporunu açıkladı.

    Sayıştay’ın 2019 raporunda Amasra’da patlamanın meydana geldiği maden için uyarıda bulunduğu ortaya çıkarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in de, 20 gün önce patlamanın meydana geldiği taşkömürü maden ocağını ziyaret ettiği belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)
  • Amasra’da, işten çıkarılan 70 maden işçisi kendini ocağa kilitledi

    Amasra’da, işten çıkarılan 70 maden işçisi kendini ocağa kilitledi

    Amasra’da Hattat Holding’e ait madende HEMA’ya bağlı DENFA taşeron şirketinde çalışan ve işten çıkartılan 70 maden işçisi kendilerini ocağa kilitledi.

    Maden işçileri yayımladıkları video ile başlattıkları eylemi duyurdu. Maden ocağının önünden video yayımlayan işçiler, “Biz Gömü Köyü HEMA kuyuları yeraltı maden çıkarma işlemini yapan DENFA şirketinin çalışanlarıyız. Çok tehlikeli sınıfta sayılan işçileriz. Hayatımızı tehlikeye atarak çalışan işçiler olarak, işimizi zamanında yapmamıza rağmen maaşımızı alamıyoruz. Yapmış olduğumuz araştırmaya göre SGK sigorta primlerimizin de eksik yatırıldığını tespit ettik. Her gün ölümle burun buruna çalışırken hak ettiğimiz ücretlerin ödenmesini istiyoruz. Çalışmak için hazır olmamıza rağmen işi görmekten kaçınma hakkımızı kullanıyoruz. İş akitlerimizin sonlandığına ilişkin bilgi aldık. Biz bir yere gitmiyoruz” dedi.

    “SGK PRİMİMİZ YATSIN, MAAŞIMIZ ÖDENSİN”

    Yaşanan sürece ilişkin BirGün’e detaylı bilgi veren bir maden işçisi süreci şöyle anlattı:

    “24 Haziran seçimlerinin üç ay öncesinde 91 madencinin içeride 3 aylık birikmiş maaşı vardı ve ödenmiyordu. Bizler de iş bıraktık. İşi bıraktığımızda taşeron firma olan DENFA İnşaat, yüklenici firma olan HATTAT Enerji ve Maden Tic. A.Ş Amasra İşletme Genel Müdürlüğü’ne iki resmi bir yazı gönderdi.

    18 Mayıs tarihli yazıda, ‘İşveren tarafından işçi maaşının ödenmemesinden dolayı çalışanlar 4857 sayılı İş Kanunu iş görme borcunun yerine getirmekten kaçınmıştır. 26.05.2018 tarihine kadar şantiye tatil edilmiş olup, sadece nöbetçi personel bulunacaktır’ ifadeleri yer aldı.

    28 Mayıs tarihli yazıda da işçilerin maaşının hala ödenmediği belirtilerek işverenin işçi ücretlerini ödeyene kadar şantiyenin tatil sürecinin devam edeceği bildirildi.

    Bu süreçte bizler şantiyeyi terk etmedik, eylem yaptık. 6 Haziran’da içeride olan iki aylık maaşımızın ödenmesi sonucunda işbaşı yaptık. Şimdi de taşeron firma olan DENFA’nın eylem yaptığımız süreçte sigorta primlerimizi ödemediğini ve iş akdimizin feshedildiğini öğrendik.

    Şu anda üç vardiyadan toplam 70 kişi madende. Bizler sigorta primlerimizin yatırılmasını, maaşımızın ödenmesini talep ediyoruz. Yasal hakkımızı kullanarak iş görme borcunu yerine getirmedik. Yasal olarak bizler haklıyız.”   (BirGün)