Etiket: ana dava

  • Demirtaş: Dosyama karartma uygulanıyor

    Demirtaş: Dosyama karartma uygulanıyor

    Selahattin Demirtaş, hakkında tahliye kararı verilen ana davada “Dosyama açık bir karartma uygulanıyor. Bunun Adalet Bakanlığı talimatıyla olduğuna dair şüphelerim, iddialarım var” dedi.

    Mahkeme heyetinin bir önceki celse savunmalarını tamamlamadığı yönünde karar yazmasına tepki gösteren Selahattin Demirtaş, “Dosyama karartma uygulanıyor. Bunun Adalet Bakanlığı talimatıyla olduğuna dair iddialarım var” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın hakkında tahliye kararı verilen ana davası, Ankara 19’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam ediliyor. Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmaya Demirtaş, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Avukatların usul tartışmaları ardından konuşan Demirtaş, dosyasına karartma uygulandığını belirterek, “Bunun Adalet Bakanlığı talimatıyla olduğuna dair şüphelerim, iddialarım var. İleride de bunu belgelemeye çalışacağız” dedi.

    “DURUŞMAYI İZLEMEYE GELENLERE SORUN ÇIKARMAYACAĞINIZI UMUYORUM”

    Savunmasına yabancı heyetin duruşma salonuna alınmamasını eleştirerek başlayan Demirtaş, “Dışarıda bulunan yerli ve yabancı kim olursa içeri alınması konusunda bir zorluk çıkarmayacağınızı umuyorum. Bu tür şeylere takılmamanız lazım. Bu karşılıklılık ve diplomatik teamüllerin gözetildiği hususlarla ilgili Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nda şu tartışma yapılmış; bu yasaya bağlı bir tartışma değil ama karşılıklılık ilkesi gereği resmi gözlemci sıfatıyla bir hükümet adına veya bakanlık adına dışarıdan gönderilip de yargılamayı izleyen heyetler için özel izin istenir. Resmi gözlemci, izleyecek resmi olarak kendi hükümetine rapor hazırlayacak olan bir heyet varsa bu karşılıklılık ilkesi gereği taraflar birbirine teamül gereği bildirir. Hiçbir ülkenin yasasında da bu yoktur. Ama sadece duruşmayı izlemeye gelmiş yani resmi bir rapor hazırlama hedefi ile değil, duruşmayı izlemeye gelmiş insanlarla ilgili olarak bu saatten sonra sorun çıkarmayacağınızı umuyorum. Bugüne kadar ciddi bir sorun çıkmadı. Dışarıdaki arkadaşlar da bu soğukta beklemesinler diye ben de talebin altını çizmek istiyorum” dedi.

    “ADALET BAKANLIĞI’NDA MASA KURULMUŞ”

    Demirtaş, avukatlarının UYAP sisteminde evraklarI görememesini eleştirerek şunları söyledi:

    “Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve ona bağlı savcılar, benimle ilgili tüm dosyalara talimatları doğrultusunda herhangi bir katiple çok rahat bir şekilde ulaşabilirken, dosyaya giren çıkan her türlü evrakı adliye sarayında çok rahat görülebilirken, hatta UYAP portalında sadece savcıların görebileceği, avukatların göremeyeceği, sadece heyetin görebileceği UYAP portalında daha geniş bir ulaşma imkanı sağlanırken avukatlara duruşma başladığı andan itibaren fiili bir kısıtlılık uygulanmaktadır. Şimdi okuduğunuz örneğin bilirkişi raporları eğer UYAP’a işlenmiş olsaydı beni ziyarete gelen avukatlar onun birer çıktısını bana getireceklerdi, ben de onu okuyacaktım, hazırladığımı yapacaktım vs. Dolayısıyla silahların eşitliği ilkesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı fiziki olarak veya UYAP’tan dosyanın bütün safahatına hakim olurken, ulaşırken avukatlarım ulaşamamaktadır. Dosyama iki duruşma arası karartma uygulanıyor, açık bir karartma uygulanıyor. Bunun Adalet Bakanlığı talimatıyla olduğuna dair şüphelerim, iddialarım var. İleride de bunu belgelemeye çalışacağız. Bu dosyanın herkesin, özellikle avukatların göremeyeceği şekilde bir karartma uygulanması Adalet Bakanlığı UYAP sisteminin güncellenmeye başlaması ile gündeme gelmiştir. Görünen o ki hem Saray’da hem Adalet Bakanlığında kurulan Demirtaş – Yüksekdağ Masası böylesi bir uygulama sürdürüyor. Bu da dava evraklarına delillere ulaşmamızı imkansız ya da zor hale getiriyor. Bu adil yargılanma hakkı ihlalidir. Açık bir şekilde savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Bunu da ayrıca belirtmiş olayım.”

    “SAVUNMAMDA EKSİK KALAN YERLERİ TAMAMLAYACAĞIM”

    Tahliyesine karar verilen celsede savunmasının yapılmış olmasına karar verildiğine dikkat çeken Demirtaş, savunmada eksik kaldığı yerleri tamamlayacağını belirtti.

    Demirtaş, “Çünkü 3, 5, 11, 12. fezlekelerde onunla ilgili ne söyleyeceğimi merak etmeyen bir heyetin, sanığın bu konuyla ilgili ne söyleyeceğini merak etmeyen bir heyetin yargılama yapmasına gerek kalmaz. Umut ediyorum ki ara kararınız savunma hakkımın avukatların mazeretleri nedeniyle kısıtlanmasının en azından taleplerimiz doğrultusunda yeniden gözden geçirilerek bir savunma hakkı kısıtlanmasına mahkemenizin mahal vermediğinin belirtilmesini umut ediyorum” diye konuştu.

    “SAVUNMA HAKKIMI KESMEYİN”

    “Dediğim gibi beni fiili olarak, hakkımdaki her suçlamaya siz kısıtlamaya çalışsanız da cevap veririm” diyen Demirtaş, şöyle devam etti:

    “Ne zaman ki siz şunu yazarsanız: ’Selahattin Demirtaş’ın susturulmasına karar verilmiştir’ diye bir karar yazarsanız, söz veriyorum ondan sonra konuşmayacağım, mütalaa için dosyayı tebliğ edebilirsiniz. Ama bunun dışında benim söz hakkımı savunma hakkımı kesmeyin, çünkü bu dosyanın ne olduğu sadece Türkiye’de değil Avrupa’da ve dünyanın birçok yerinde tartışılırken hiç değilse bırakın sözümüzü söyleyeyim. Hakkımızda kamuoyunda canlı yayınlarda o kadar suçlama yapılırken biz de hiç değilse mahkeme salonlarında avukatlarım ile birlikte cevaplarımızı vermiş olalım. Mahkemenizden özellikle istirhamımdır. Bu konudaki talepler de yargılamayı ne uzatır ne zora sokar, tansiyonu düşürür, ben de savunmama devam ederim.”

    Duruşma verilen aranın ardından Demirtaş’ın savunmasıyla devam edecek. (Ankara/MA)

  • Özgür Gündem ana davasında tutukluluğa devam kararı

    Özgür Gündem ana davasında tutukluluğa devam kararı

    Özgür Gündem gazetesi ana davasında, Kemal Sancılı’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi, Eren Keskin’in adli kontrolü kaldırıldı. 

    Kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yazar ve yöneticilerinin aralarında bulunduğu 9 kişinin yargılandığı ana davada İstanbul Baro Başkan Adayı olan Eren Keskin’in yurtdışı çıkış yasağı kaldırıldı. Bugün ayrıca gazeteye destek vermek amacıyla nöbetçi genel yayın yönetmenliği kampanyasına katılan gazetecilerin duruşması vardı.

    KHK ile kapatılan Özgür Gündem gazetesinin yazar ve yayın danışma kurulu üyeleri Filiz Koçali, Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay, Ragıp Zarakolu, Genel Yayın Yönetmeni Zana (Bilir) Kaya, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya, yazar Eren Keskin, İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı ile Yayın Danışma Kurulu üyesi Bilge Aykut’un “Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak” ve “Terör örgütüne üye olmak” suçlamalarıyla yargılandıkları davanın onuncu duruşması İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuksuz yargılanan Necmiye Alpay, İnan Kızılkaya ve Eren Keskin ile avukatları hazır bulundu. Dava kapsamında tutuklu yargılanan Kemal Sancılı ise tutulduğu hapishaneden SEGBİS ile katıldı. Duruşmayı Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve çok sayıda kişi izledi.

    “İFADE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ İHLAL EDİLDİĞİ İÇİN YARGILANIYORUZ” 

    Mahkeme başkanı Ahmet Uğuz dijital inceleme raporlarının klasör halinde dosyaya geldiğini söyledi. Dava kapsamında yargılanan Eren Keskin, yargılamanın Türkiye’nin altına imza attı uluslararası sözleşmeler ve anayasaya aykırı olduğunu belirterek, “İfade özgürlüğümüz ihlal edildiği ve kendi yazmamış olduğum bir yazı sebebiyle yargılanıyorum” dedi.

    Tutuklu yargılanan Kemal Sancılı da tahliyesini talep etti. Avukat Özcan Kılıç, dosyada sanık olmayan birçok insanın dijital eşyalarına el konulduğunu ifade ederek mahkemeden iadesini istedi. Kılıç, Sancılı’nın tutukluluğunun infaza dönüştüğünü belirterek tahliyesini talep etti. Kılıç, İstanbul Baro Başkanı Adayı ve İHD Genel Başkanı olan Keskin’in yurtdışı yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.

    Aslı Erdoğan’ın avukatı Erdal Doğan, iddianameden sonra dosyaya giren dijital materyallerin yeni bir delil olarak nitelendirilmesinin CMK’nın 160. maddesine aykırılık teşkil ettiğini söyledi. Doğan, incelemesi biten dijital materyallerin de iadesini talep etti.

    DURUŞMA 17 OCAK’A ERTELENDİ

    Duruşma savcısı Aydın Boztaş, Sancılı’nın üzerine atılı bulunan suça ilişkin kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığı ve sanığın yurt dışına kaçmak isterken yakalandığı hususunu gözeterek adli kontrol uygulamalarının yetersiz kalacağını söyledi ve tutukluluğunun devamını istedi. Savcı Boztaş, Keskin’in adli kontrolün kaldırılması yönündeki talebin de kabulünü istedi. Mahkeme ara kararında, Sancılı’nın tutukluluğunun devamına karar verirken Keskin’in yurtdışı çıkış yasağını kaldırdı. İncelemesi biten dijital materyallerin iadesine karar veren mahkeme, sanıkların ve avukatların dijital inceleme raporlarını incelemesi için duruşmayı 17 Ocak 2019 saat 09.15’e erteledi.

    ÖZGÜR GÜNDEM DAVASI DA ERTELENDİ

    Özgür Gündem gazetesinin “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldıkları için “örgüt propagandası” suçlamasıyla haklarında dava açılan 13 gazetecinin duruşması ise 28 Mart 2019’a ertelendi.

    “Örgüt propagandası” suçlamasıyla yargılanan 13 gazetecinin dokuzuncu duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada dava kapsamında yargılanan Faruk Eren ve Ertuğrul Mavioğlu ile avukatları hazır bulundu. Duruşmayı HDP Milletvekili Ahmet Şık, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, CHP eski Milletvekili Barış Yarkadaş, RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ve çok sayıda kişi izledi.

    HEYET DEĞİŞİKLİĞİ

    Duruşmada İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin değiştiği görüldü. Yeni gelen heyetin mahkeme başkanı Murat Özer dosya incelemesinde, başka bir dosyadan Osmaniye Cezaevi’nde tutuklu bulunan Veysel Kemer’in Kürtçe savunma yapma isteğinin Osmaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildiğini ve Kemer’in ifadesinin alınmadığını gördüklerini söyledi. Davanın yedinci duruşmasında esas hakkındaki mütalaasını açıklayan duruşma savcısı Ercan Gümüş, Hüseyin Aykol’un zincirleme şekilde örgüt propagandası yaptığını iddia ederek 13 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istemişti. Savcı Gümüş, kampanyaya katılan DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Faruk Eren, Evrensel yazarları İhsan Çaralan ve Fehim Işık, gazeteciler Ertuğrul Mavioğlu, Celal Başlangıç, Celalettin Can, Öncü Akgül, Ömer Ağın, Dilşah Kocakaya, Mehmet Şirin Taşdemir, Veysel Kemer ve Yüksel Oğuz’un da 7 buçuk yıla kadar cezalandırılmalarını talep etmişti. Bugün görülen duruşmada mütalaasını tekrarlayan Gümüş, Veysel Kemer’in savunmasından sonra mütalaa hususunun tekrar değerlendirileceğini ifade etti.

    BASIN BÜROSUNDAN SÜRELİ YAYIN BEYANNAMELERİ İSTENECEK 

    Dosyadaki eksik hususların giderilmesini isteyen sanık avukatları, esas hakkındaki mütalaa yeniden verildikten sonra savunma yapacaklarını beyan ettiler. Ara kararı açıklayan mahkeme başkanı Özer, Veysel Kemer’in usule uygun olarak alınmış bir savunması olmadığını hatırlatarak, “Savunma hakkına önem veriyoruz.” dedi. Mahkeme başkanı Özer,  Veysel Kemer’in adresi mahkemesine savunma hakkı kapsamında Kürtçe bir tercüman eşliğinde savunmasının alınması için talimat yazılmasına karar verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosuna müzakere yazılarak sanıkların suç tarihlerini kapsayan şekilde Özgür Gündem gazetesine ait süreli yayın beyannamelerinin istenmesine karar veren mahkeme, gazetelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosuna teslim tarihlerinin sorulması yönünde karar oluşturdu. Duruşma 28 Mart 2019 saat 11.00’e ertelendi.

    Foto-Evrensel