Etiket: ana fatma cem evi

  • Mamak Platformu: Kızılay’ın yaptığı aymazlığı yüzüne vurunca tepkiyle karşılaşıyoruz – VİDEO

    Mamak Platformu: Kızılay’ın yaptığı aymazlığı yüzüne vurunca tepkiyle karşılaşıyoruz – VİDEO

    PİRHA- Mamak Platformu, Elazığ ve Malatya’da meydana gelen deprem sonrası toplanan vergilerin Ensar Vakfı’na aktarılmasına tepki gösterdi. 

    Mamak Platformu, Elazığ merkezli gerçekleşen 6.8 büyüklüğündeki depremle ilgili DAD Mamak Şube Ana Fatma cemevinde bir araya gelerek basın toplantısı gerçekleştirdi.  Basın toplantısına İHD Akara Şube Eş Başkanı Fatin Kanat, HDP Ankara il Eş Başkanları, HDP Mamak İlçe Eş Başkanları ve YK üyeleri, Alınteri, AKA DER ve DAD  Mamak Şube Ana Fatma cemevi üyeleri katılım gösterdi.

    “DEPREM PARALARI ENSAR VAKFINA AKTARILDI”

    Mamak Platformu adına söz alan Zarife Çamalan, Elazığ ve Malatya’da meydana gelen depremin sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Çamalan, Mamak Platformu olarak Elazığ ve Malatya’da gerçekleşen depremle ilgili ’TMMOB  ve ATO’nun depreme yönelik yaptığı ve  elimize geçen raporlar  ışığında neden bu kadar yıkım oluyor, neden bu kadar can kaybı oluyor. dedi. Engels’ den bir  alıntı ile konuşmasını sürdüren Çamalan ‘’Dünyaya egemen değiliz, tersine etimizle, kanımızla, beynimizle ondan bir parçayız’’ İnsanlık tarihi iki açıdan ele alınabilir. İnsanlık tarihi ve doğa tarihi birbirinden ayrılamaz. İnsanlık ve doğa var olduğu sürece, birbirine koşullayacaktır.

    Egemen güçler ne insanlık tarihini, ne insan yaşamını ne de yaşam alanlarımız olan doğayı hiçbir şekilde gözetmemekte ve her şeyi kendisine fırsat ver rant kapısı olarak görüp kendi çıkarı için kullanmaktadırlar diyen, Çamalan sözlerinin devamında şunları belirtti.

    TMMOB’un yaptığı değerlendirme raporunda da açıkça ortaya çıkıyor. Yıkımların müteahhitlik, ihaleler, mühendislik açısından ele alınması gerektiği yapılan inşaatların, evlerin depreme dayanıklı olmadığını, depreme karşı zararın ne kadar aza indirilmesinin düşünülemediği ortaya çıkıyor. ATO ve TTB’nin de değerlendirmelerde ‘’İnsan canı, hayatı ve yaşam anaları gözetilmemektedir’’ Faciayı ve felaketti getiren depremler için ne alınmayan önlemler ve inşa alanlarının buna uygun yapılmaması.

    Cumhurbaşkanın sözlerine de dikkat çeken Çamalan Cumhurbaşkanın demişti ki depremleri engelleyebilir miyiz? Önleyebilir miyiz?  Evet önleyemeyiz. Ama alınacak tedbirlerle, önlemlerle yapılacak dayanıklı yapılaşmalarla depremlerin zararlarını en az da indirebilir, en az hasarla, en az yıkımla, en az ölümle, ve en az yaralanmayla atlatabiliriz.  Buda egemenlerin toplumsal yaşamı, toplumsal yaşam alanlarına toplumu düşünerek hareket etmesi ilgili bir şey. Fakat içinde bulunduğumuz ülkede ve dünyada yaşadığımız sistem içerisinde kapitalist egemenler asla bunu düşünmemekte her şeyi kendi çıkarları için kullanmakta dolayısıyla toplumun büyük çoğunluğunu teşkil eden  yoksul kesimleri, işçileri, emekçileri düşünmemektedir.

    Deprem vergilerine ilişkinde vurgu yapan Çamalan, Deprem vergileri ne oldu diye sorduklarında tepkiyle karşılaştıklarını belirterek, “Kızılay yaptığı aymazlık ve ahlaksızlığı yüzüne vurduğumuzda ise yine biz tehditle karşılaşıyoruz ve bugün görüyoruz ki Kızılay toplanan vergilerle Ensar Vakfı’na yani halkın çocuklarının tecavüz eden taciz eden bir vakfa aktardığını bugün internet sitelerinde gazetelerde karşımıza çıkıyor”dedi.

    “DAYANIŞMAYI BÜYÜTMELİYİZ”

    İHD Ankara Şube Eş Başkanı Fatih Kanat ise yaptığı açıklamada; “Bugün omuz omuza olmamız gereken bir dönem yine. Ne yazık ki bu ülkede deprem felaketi olarak adlandırılan doğal afiyet olarak adlandırılan yıllara yayıldığı bir ihmal boyutu var. Yani Japonya’da sekiz hatta dokuz şiddetinde bir depremler haber değeri bile taşımazken burada yedi şiddetindeki bir deprem can kaybına mal kaybına yol açıyor. Bunun nedenlerini biz biliyoruz ama halka anlatmamız lazım tabii ki böyle ki bir süreçte dayanışmayı da büyütmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

    “DEPREM BÖLGESİNE GÖNDERİLEN YARDIMLAR ENGELLEDİ”

    Kanat’ın ardından HDP Mamak İlçe Eş Başkanı Mustafa Uğur Akkaya ise şunları belirtti. Elazığ ve Malatya’da meydana gelen deprem sonrası HDP’nin deprem bölgesine gidip hasar tespit çalışması yürüttüğünü kaydetti.

    Akkaya, Hasar ve ihtiyaç tespiti yapılan köylere gönderilmek istenen yardımların engellendiğinin altını çizerek , “İçişleri Bakanlığı’nın ve Valilik köyleri arayarak hükümet bağlantılı olmayan yardımların alınmamasını emretmiştir. Partimizin, belediyelerimizin, il ve ilçe örgütlerimizin topladığı battaniye, çadır, kuru gıda gibi yardımların bulunduğu araçların yolu emniyet güçlerince kesilerek kamyonların yardımları yerine ulaştırmasına izin verilmedi.

    Bu kış koşullarında hükümet yardımlarımızın ulaşmasını engelleyerek depremde mağdur olan yurttaşlarımızı ikinci bir kez mağdur etmiştir. Bizler halkımızın emekleriyle ve dayanışma duygularıyla topladığı yardımları ihtiyaç sahiplerine bir elin verdiğini diğer el görmez ilkesiyle dağıtıyoruz”dedi.

    “İKTİDAR ENGELLEME UYGULAMALARINA SON VERMELİ”

    HDP’nin maddi ve manevi kayıpların önlenmesi için gerekli çalışmaların iktidar tarafından yapılmadığının araştırılması amacıyla TBMM’ye sunduğu araştırma önergesinin AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildiğini kaydeden Akkaya, sözlerini şöyle sürdürdü;

    “Deprem vergilerinin nereye harcandığının araştırılması için vermiş olduğumuz önergemiz de mecliste AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedilmiştir. Bu gün Elazığ İl Örgütümüz ile de görüşerek almış olduğumuz bilgiyi de aşağıda paylaşıyorum.

    CHP-İYİ Parti- AKP- MHP yardımlarının dağıtılmasına izin veriliyor. Yardımlar arka mahalle ve köylere gitmiyor. Yardımlar ve Çadırlar genellikle Özbek ve Suriyelilere bilinçli bir şekilde dağıtılarak Özbekler ve Suriyelilere karşı halklar kutuplaştırılmak isteniyor. Dağıtılan çadırlar mevsimin yaşam koşullarına sahip değildir. Giden yardım araçları AKP’nin il ve ilçe teşkilatlarına yönlendiriliyor. Sivrice’de gelen yardımları AKP İlçe Başkanı el koyarak kendisi götürüp kendi yandaşlarına dağıtıyor. Vatandaş bizde mi isyan edelim diyor. Batman’dan doğru giden heyetimiz devlet tarafından taciz edilerek bölgeden uzaklaştırılmak isteniyor. Yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşması için baskı oluşturulması gerekiyor. İktidar engelleme uygulamalarına son vermelidir. Acılar hepimizin acılarıdır. Böyle zamanlarda küçük siyasi hesaplar ile dar bakışlı iktidar oyunlarıyla zor durumda olan insanlara yardımların ulaşmasını engellemenin insani hiçbir açıklaması yoktur ve olamaz. Deprem öncesi gerekli önlemleri almak yerine her karar ve adımıyla öngörüsüz davranan iktidar deprem sonrasında da insani yardımlara müdahale ederek siyasi hesaplarını halkın can ve mal güvenliğinin ihtiyaçlarının önünde tutmaktır.”

    “1999 DEPREMİNDE TOPLANAN VERGİLER NEREYE HARCANDI”

    Aka Der Temsilcisi Sibel Göktaş, Deprem gibi doğal afetlerin önlenemeyeceğini ancak zararı en aza indirebilmek için önlemlerin alınması gerektiğini belirterek, “Biz bugün buradan yaşanan depremle ilgili aşağıdaki taleplerimiz doğrultusunda gerekenlerin yapılmasını bunun için tüm halkımızı, kitle örgütlerini, aydın ve sanatçıları talepler için destek çağrısında bulunuyoruz” dedi.

    Polat, şu soruları sordu;

    • 99 depremi sonrası toplanan deprem vergisi paraları nereye harcandı.
    • Elâzığ’da yasan depremde hasar gören binalar hakkında işlem yapıldı mı, yapıldıysa hasarlı binalarda neden oturanlar var. İlk depremde hasar göçtüğü halde oturma izni verilip yıkılan binalar hakkında işlem başlatıldı mı?
    • Depremin üzerinden bir kaç gün geçmesine rağmen birçok köye yardım gitmemiştir. Bunun sebebi nedir? Yetişemiyorsanız halkın yardımlarını neden şehre almıyorsunuz.
    • Şehir’e gelen yardımlar hangi gerekçe ve yasa ile engelleniyor.
    • HDP ve CHP ‘nin mecliste ki ‘Deprem Araştırma’ önergesi MHP Ve AKP neden reddetti.
    • PİRHA/ANKARA

     

  • DAD Ana Fatma Cemevi’nde şiir dinletisi ve söyleşi-VİDEO

    DAD Ana Fatma Cemevi’nde şiir dinletisi ve söyleşi-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Derneği Ana Fatma Cemevi’nde Ali Şeker, Kevser Akın, Kadri Önal ve Huriye Şahin, Sanatçı Gülseren Kılıç ve Yoldaşça Türküler grubundan Mustafa Ceylan’ın katıldığı şiir dinletisi  ve söyleşi gerçekleştirildi. 

    DAD Ana Fatma Cemevi’nde şiir dinletisi ve söyleşi gerçekleştirildi. Etkinliğe DAD Ankara Şube üyeleri, AKA-DER Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği Mamak Şube, HDP Mamak ilçe yöneticileri ve yurttaşlar katıldı.

    “KENDİMİZİ DARA ÇEKMEZSEK KALICI ÇÖZÜM ÜRETEMEYİZ”

    Şiir etkinliğinde DAD Mamak Şube Ana Fatma Cemevi Başkanı Hasan Altun yaptığı konuşmada, “Alevilerin nehak anlayışına, gerici ilkel ve gerici inkarcı politikalara karşı hak ve hakikat aşkıyla tutum sergileyen tüm canları saygıyla selamlıyoruz” diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yolun sahibi sır olan, nur olan Ana Fatma’nın eli her daim üzerimizde olsun. İnançlarımıza, değerlerimize ve kimliklerimize çok yoğun saldırının olduğu bir dönemdeyiz, inancımız üzerinde süregelen tüm tahribatlara karşı bireysel ve kurumsal olarak kendimizi dara çekmezsek var olan sorunların çözümüne ileriye taşıyan kalıcı çözüm üretemeyiz. Ancak doğru bir tarz, doğru bir üslup ve doğru bir temelde yaratacağımız örgütlülükle ve koordinasyon içerisinde kolektif bir çalışmayla ifade ettiğimiz sorunları aşabiliriz. Bu duygu ve düşüncelerle demokrasi özgürlük ve eşitlik mücadelesinde Ana Fatma emeklerimizi boşa çıkarmasın, Hızır yar ve yardımcınız olsun.”

    Sonrasında Gazeteci Hatice Çevik, şiirlere ilişkin şunları söyledi:

    “Şiir direniştir, şiir kavgadır, şiir sevdadır, şiirsiz bir yaşam düşünülemez. Hayatı şiirle, şiir gibi yaşamak gerekir derler. Şiirde o nedenle içinizde ne kadar isyan varsa, ne kadar sevda varsa, ne kadar güzel duygular varsa, şairle dile getirilir, ölümsüzleştirirler bunları. Onun için çok özel, özel bir yetenektir. Şairler özel insanlardır, ne kadar çok şairimiz varsa, kavgamızın büyüklüğündendir. Hepsini o nedenle hepsinin yüreğine sağlık, selam olsun, diyoruz. Refik Durbaş Türkiye’nin en büyük şehirlerinden birisidir. Bugün Hakk’a yürüdü, yıldızlar yoldaşı olsun, devri daim olsun.”

    “CANIM YANDIĞINDA YAZIYORUM”

    ARDINDAN AŞKIN RENGİ” şiir kitabıyla bilinen ve yazarı Huriye Şahin, “Yaşasın halkların kardeşliği diyerek başladığı şiirinde ben şiirlerimi canım yandığında yazıyorum. Kürt halkının yaşadığı katliamlarla, özellikle çocukların yaşadıkları benim canımı çok yakıyor. Kürt çocuklar için yazdığı şiiri okumak istiyorum” dedi.

    DİVANA DURAN GÜLLER” kitabının yazarı Kadri Önal, “Dersimliyim, çıkardığım bir kitap çocukluğumun ve gençliğimin yol hikâyeleri. Öyküsel bir biçimde tamamen şiire dökülmüş duygulardır. Zaman bizi biçti, ama asla zamana sözlerimizi biçtirmedik. Duygu ve düşüncelerimi çocukluk ve gençlik yıllarının bir dereden akıtıp kaleme döktüm. Uzun yıllarım gençlik yıllarım Metris cezaevinde geçti. Fakat biz dur demedik. Bu yaşlara geldik yine de alanlarda hep halkımızın yanında olduk. Gerek Cumartesi Anneleri etkinliğinde gerekse de diğer alanlarda. Hep sisteme, hep düzene. Bize muhalif dediler ama biz muhalif değiliz, biz tamamen olması gereken yerde olan insanlarız. Şiirim biraz bağlantılı olacak. Bu şiirimi mücadele arkadaşlarım can yoldaşlarım hitaben yazdım. Şiirimin sonunu Erdal Eren’e bağlayacağım. Hücre arkadaşımdı ve son yanımızdan alındı, darağacına götürülürken. Şu an hala öylesine derin duygular içerisindeyim” diyerek dizelerini paylaştı:

    SON BAKIŞ”

    Son bakış hep ölümler biçildi sırtımıza

    Dili olmayan kör karanlıklara, sessizlik çöktü. Üstümüze, geldi kirli yüzü, kör olası karanlık sayfalar. Ve o zamanlar bir çiçeği ezmeden, eğmeden. Son bakış insana, en yakın yalnızlıkta. Daralır dı bazen gözler, zaman kendi içinde yol alır.

    Hep böyle bilinirdik, kol kola yoldaşlık umutlara. Acılar, komşu değil, içimizdeydi,

    Bırak aksın kendi Akar’ında an,  kendi denizinde aksın. Memleketin tozlarına vermişiz,  nasırlı sırtımızı. Yüzümüze süzülen terden, her bir yol alırdı, yatağında damla damla.

    Şair Ali Şeker, ben bu kitabımın ismini ana dilde yazdığım bir şiir dizesinden esinlenerek bu kitaba ismini verdim. . ” Vaye her koyî vengê xo de dano piro ”  Esinlenerek yazmak ” “tabii ki doğal bir şeydir.  Tabii ki Siyasal boyutu çok farklı “dedi ve şiirini şöyle aktardı: “Her dağın rüzgarı, kendi sesinden ışlık çalar”, adlı eserinden:

    Her dağın rüzgarı, kendi sesinden ışlık çalar,

    Munzur, Karaca dağ, Bingöl.

    Sana aşık olmayı, aklıma düşürdüysem bencilliğime say,  Mezopotamya,

    kendi yasak, dili yasak ülke.

    Çürük bir elmanın, içindeki kurdun, karın tokluğuna ver beni, içimdeki bu aşkı, ihanetime say, Fırat, Dicle Nehri.

    Yaprak gibi ölüp, ölüp, yeniden dirilmelere, alışık değilim. Meyve ki, yetiştiği e ağacının dibine düşer. Geriye dönüp eşiğine yüzümü süremiyorsam ihanetime say! Diyarbekir, ihanetime say Amed.

    Özgür dağlar, özgür çocuk, beni katarından doğduğum yere değil, çürümüşlüğüne ver beni.

    Sana sevdalanmayı beceremiyorsam, akan dere, söğüdün yaprağı, rüzgârın ıslık sesi, akıbeti belli olsa da güneşle olan son randevusu, özgürlük uğrunadır. Kardelen çiçeklerin sevdası ve çırpınışı ve çırpınışı.”

    Ali Şeker’den sonra Gülseren Kılıç ve Yoldaşça Türküler Gurubundan Mustafa Ceylan’ın söylediği deyişle şiir dinletisi etkinliği sonlandı.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

  • ‘İmam atanması talebinin cemevinden gelmesi Yola ihanettir’-VİDEO

    ‘İmam atanması talebinin cemevinden gelmesi Yola ihanettir’-VİDEO

    PİRHADiyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Tunceli Cemevi’ne ziyareti sırasında imam hatipli ve ilahiyat mezunu iki kişiyi, dede olarak atanması için Erbaş’a önermesine tepki gösteren Demokratik Alevi Derneği Mamak Şube Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hasan Altun, “Dersim’de cemevinden doğru talep sakat bir anlayıştır, yola ihanettir” dedi. 

    Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Tunceli Cemevi’ne ziyareti sırasında imam hatipli ve ilahiyat mezunu iki kişiyi, dede olarak atanması için Erbaş’a önermesine ve Kuran istenmesine Alevilerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

    PİRHA‘ya konuşan Demokratik Alevi Derneği Mamak Şube Ana Fatma Cemevi Eş Başkanı Hasan Altun, “Diyanetin Tunceli Cemevi’ne ziyaretinin öncesine bakmadan konuyu ele almak, değerlendirmek eksik kalır. Biliyoruz ki AKP’nin Alevi kanaat önderleriyle yapmış olduğu çalıştaylar kendi Alevisini yaratmaktı” ifadelerini kullandı.

    “CAMİ, CEMEVİ PROJESİ TUTMADI, YENİ PROJELER DEVREYE SOKULDU”

    Altun, bunda başarılı olamayan siyasal iktidarın yeni bir proje devreye sokarak o dönem birlikte olduğu Fethullah Gülen ve Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan ile birlikte Alevilerin asimilasyon politikasını hedefleyen cami- cemevi projesini devreye soktuğunu belirtti.

    Cami-cemevi projesine karşı Alevilerin tepkilerini dile getirmesi, AKP ve FETÖ’nun iç çelişkileri sonucunda bu projenin rafa kaldırıldığını vurgulayan Altun, “Seçimlerde Cumhurbaşkanının ‘cemevlerine statü tanıyacağız’ söyleminin ardından Süleyman Soylu’nun ABF Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül’le görüşmesi, ardından Sarıyer Armutlu Cemevi’nde yaşananlar, Sarıyer Ayazağa’da, Alevi mahallesinde ve Cemevinin karşısında hoparlörlerden yüksek sesle ezan dinletilmesi var. Asılan hoparlörlerden emniyetin, kaymakamlığın ve müftülüğün haberdar olmaması mümkün değil. Bu gelişmeler ışığında Diyanet’in Dersim’de Cemevine ziyareti oldukça düşündürücüdür” diye konuştu.

    “GRİ PASAPORTLU DEDELERİN DERSİM’DEN SEÇİLMESİ DÜŞÜNDÜRÜCÜDÜR”

    “Devlet için Dersim hala çıbanbaşıdır” diyen Altun, şöyle devam etti:

    “Ne hikmetse gri pasaportlu dedelerin Dersim’den çıkması da düşündürücüdür. Cemevlerine imam atanması özellikler de cemevinden doğru talep sakat bir anlayıştır, yola ihanettir. Bu talep üzerinden reya hak inancına yapılan saldırı, soykırım politikalarının devamıdır. Cemevine imam hatip mezunu ilahiyatçıların dede olarak atanması talebi kadim reya hak inancının pirine, ocağına, talibine ziyaretgahına, cem- civatına yüzünü dönmektir, yüzünü çevirmektir, yol düşkünlüğüdür.”

    “YOL DÜŞKÜNLERİNİN YAPTIKLARINA SEYİRCİ KALDIK”

    Alevilerin ne yazık ki bu zeminin olgunlaşma sürecine seyirci kaldıklarını belirten Altun, “Yol düşkünü bu Aleviler devlete ellerini verdiler kollarını alamayacaklar” diye tepki gösterdi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA 

  • HDP Ankara milletvekili Filiz Kerestecioğlu Alevi kurumlarını ziyaret etti-VİDEO

    HDP Ankara milletvekili Filiz Kerestecioğlu Alevi kurumlarını ziyaret etti-VİDEO

     PİRHA-HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve Ankara İl Eş başkanı Nur Aytemur PSAKD, ABF ve DAD Ankara şubeyi ziyaret ederek 24 Haziran seçimlerindeki desteklerinden dolayı teşekkür etti.

    HDP Ankara milletvekili Filiz Kerestecioğlu, yapmış olduğu ziyaret sırasında PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan ve ABF Genel Başkan Yardımcısı Müslüm Metin ile görüştü. DAD Ankara Şubeyide ziyaret eden Kerestecioğlu Alevi kurumlar olarak 24 Haziran seçimlerinde vermiş oldukları destekten dolayı teşekkürlerini sundu.

    Kerstecioğlu, ardından DAD Mamak Şube Ana Fatma cemevine ziyaret gerçekleştirdi. Ana Fatma Cemevi eş başkanları Hülya Türkmen ve Hasan Altun’un ile görüşen Kerestecioğlu 24 Haziran seçimlerinde Mamak bölgesinde Ana Fatma Cemevinin yürütmüş olduğu çalışmalarından dolayı teşekkürlerini ifade etti..

    HDP Ankara milletvekili Filiz Kerestecioğlu, “Seçimlerde hep birlikte ortak yürütülen çalışmalar ile başarılı bir sonuç aldık. Fakat bununla birlikte Türkiye geneline bakıldığında ise rejim değişikliğini engelleyemedik. Türkiye’de çok büyük bir potansiyelin olduğunu gördük, bunun için geleceğe dair umudumuz büyüktür. Yereli güçlendirmemiz gerekiyor.Seçim sürecinde birlik içerisinde yürütüğü çalışmalarından dolayı DAD Ana Fatma cemevi yönetim kuruluna teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte de bu ülkenin ezilenleri olarak hep birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    DAD Mamak Ana Fatma Cem evi eş başkanı Hülya Türkmen konuşmasında ziyaretlerinin kendilerini onurlandırdığını ifade ederek bundan böyle çalışmaları birlikte yapacaklarını ve daha güzel işler başaracaklarını her zaman birlikte olmaları gerektiği noktasına vurgu yaptı.

    Cebrail ARSLAN /ANKARA