Etiket: ana fatma ziyaretgahı

  • DAD Adana Şubesi Dersim’i ziyaret etti: Ziyaretlerimize ikrar vererek yola çıkmak istedik -VİDEO

    DAD Adana Şubesi Dersim’i ziyaret etti: Ziyaretlerimize ikrar vererek yola çıkmak istedik -VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adana Şubesi’nin yeni yürütme kurulu ve üyelerinin katıldığı ziyarette, şubenin yeni eş başkanları Pir Hüseyin İncesu ve Sevgi Avcı, kutsal mekanların manevi darına durup rızalık alarak görevlerine başladılar. 15 Kasım 1937’de katledilen Seyit Rıza ve yoldaşlarının da anıldığı ziyarette Pir Zeynel Kete, “Umarız ve dileriz ki bu topraklarda bir daha katliam olmasın, barış olsun” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adana Şubesi’nin iki günlük Dersim ziyareti bugün başladı. Şubenin yeni yürütme kurulu ve üyelerinin katıldığı ziyarette, şubenin yeni eş başkanları Pir Hüseyin İncesu ve Sevgi Avcı, kutsal mekanların manevi darına durup rızalık alarak görevlerine başladılar.

    “BU TOPRAKLARDA BİR DAHA KATLİAM OLMASIN, BARIŞ OLSUN”

    Sabah saatlerinde Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkezi’ni ziyaret eden 30 kişilik heyetin ilk durağı Ovacık yolu üzerindeki Ana Fatma ziyareti oldu. Burada Şıx Çoban Ocağı evlatlarından Pir Zeynel Kete‘nin verdiği gulbangla 15 Kasım 1937’de katledilen Seyit Rıza ve yoldaşlarının huzurunda dara durdular. Törende bir konuşma yapan Kete şunları söyledi.

    “Biz suyu ateşe dökmeyiz. Suyun da bir canı var yanar. Suyun, toprağın, havanın, ateşin hakkını bilen, onunla ikrar olan bu toplum, bir ucundan bir ucuna bütün kültürel değerleriyle beraber yok ediliyor. Biz inancımızı, kültürümüzü, itikadımızı, pir, mürşit, talip inancımızı bu ziyaretgahların üzerinden canlandırıyoruz. Biz diyoruz ki, isteriz ve dileriz ki bir mezar taşına sahip olmak, bir ziyarete ikrar vermek, bu topraklara yeniden gelmektir. Bu kutsal mekanların tekrar canlanması, bütün cümle canın kendi ziyaret ocaklarıyla ikrarlaşması için buradayız.  Çerağımızı 15 Kasım 1937 yılında katledilen Seyit Rıza ve yoldaşları anısına yaktık. Umarız ve dileriz ki bu topraklarda bir daha katliam olmasın, barış olsun”

    “ZİYARETLERİMİZE İKRAR VEREREK YOLA ÇIKMAK İSTEDİK”

    Ardından söz alan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adana Şubesi yeni eş başkanı Pir Hüseyin İncesu, Dersim’e geliş amaçlarını şöyle açıkladı.

    “Bugün buraya gelişimizin bir nedeni de DAD Adana şubesi olarak yeni seçilen yönetimdeki arkadaşlarımızla ve değerli canlarla birlikte bu yola çıkarken ikrar vererek, kendi ziyaretgahlarımıza, dergahlarımıza gelerek, bu inancı gerçekten içselleştirerek, bu inançla niyaz olarak yola çıkmak istedik. Bugün bu gelişimizin nedeni de budur. Bugün Ana Fatma’dayız. Ana Fatma, Düzgün Baba, Munzur Baba cümlemizin yardımcısı olsun. Yolunuz açık olsun. Her ne niyetle geldiyseniz Allah niyetlerinizi kabul etsin”

    Ana Fatma’daki çerağ uyandırma, gulbang ve konuşmaların ardından heyet Ovacık’taki Munzur Gözelerini ziyaret etti. Çerağ uyandırma ve lokma dağıtımının ardından Munzur Suyunun başına geçen heyet, burada da Munzur Suyuna 3 taş atarak Seyit Rıza’yı andılar.

    “15 KASIM BİZİM İÇİN KARA GÜNDÜR”

    Burada yaptığı konuşmada, yeni seçilen eşbaşkanların bu kutsal mekanların manevi huzurunda dar didar olup rızalık alarak görevlerine başladıklarını ifade eden Pir Zeynel Kete, “Bu vesileyle Kasım ayı, 15 Kasım bizim için ‘roja reş’tir. Halkların tarihinde kara günler var. Riya Heq inancında, Dersim tarihinde ise 15 Kasım 1937 yılında bu coğrafyanın bilgeleri, Ocak evlatları, pirleri, kanaat önderleri, ‘ya Haq, ya Xızır’ deyip kainatla yar olanlar, tekçi zihniyete karşı hak hakikat yürüyüşünü daim ettirenlerin anısına bir dakikalık dardayız” dedi ve saygı duruşuna geçildi.

    MUNZUR SUYUNA 3 TAŞ ATILDI

    Daha sonra, 1937 yılında katliam öncesi Seyit Rıza ile Halbori Gözeleri’nde toplanan aşiret ileri gelenlerinin suya taş atarak birlikte davranacaklarına dair Munzur Suyu üzerine yemin etmeleri ve kendi aralarında birbirlerine ikrar vermeleri sembolik olarak tekrar edildi.

    Pir Zeynel Kete’nin “Onlar üç çakıl taşı alıp suya atmışlardı. Bu ikrar demektir. Biz de çarağımızı uyandırdıktan sonra Dersim’in evliyaları, enbiyaları aşkına, Hızır aşkına, Hakk aşkına, Ana Fatma’nın bilgeliği aşkına, bu manevi anı tekrar yaşatmak için 3 çakıl taşını alıp suya atacağız” demesinden sonra herkes suya 3 taş atarak ritüeli sonlandırdı.

    “RUHU, TARİHİ, DOĞAYI HİSSETMEK İÇİN DERSİM’E DAR DİDAR OLDUK”

    Ziyaretin tamamlanmasından sonra Nazimiye’deki Düzgün Baba Cemevi’ne hareket öncesi Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Adana Şubesi eş başkanı Sevgi Avcı PİRHA’ya konuştu.

    Yönetimi devraldıkları için heyecanlı olduklarını belirten Avcı, “Kadınların ve gençlerin yoğunlukta olduğu bir yönetim kadrosu oluşturup çalışmalarımızı bu yönde ilerletmek istiyoruz. Dersim zaten bizim genel merkezimizin bulunduğu yer. Buranın ruhunu hissetmeleri, DAD’ı anlamaları, DAD’ın kimliğinin ne olduğunu anlamaları açısından tüm yönetim kadromuzu Dersim’e getirdik. Önce Anafatma’yı ziyaret ettik. Ardından Gözeleri gezdik. Ruhu, tarihi, doğayı hissetmeleri için. Dar didar olduğumuz, beklentilerimizi, çalışmalarımızı görüşeceğimiz, bu anlamda yürütebileceğimiz bir yol haritasıyla buradan başlayıp Adana’da devam edeceğimiz bir yol çizelgemiz var” dedi.

    “KADINLARIN HAYATTA VE AYAKTA NASIL DURABİLECEKLERİNİ GÖRMELERİNİ İSTİYORUM”

    Mevcut ekonomik düzenin içinde tek başına savaşan bir kadın birey olarak, DAD’ın ruhuna kadın eli değmesini istediğini ifade eden Avcı, “Kendi kimliklerini hissetmelerini, hayatta ve ayakta nasıl durabileceklerini görmelerini istiyorum. Maalesef geçmiş yüzyılda yaşadıklarımıza tarihsel olarak burada çok girmek istemiyorum ama yeni gelecek yüzyılın da bize çok fazla şey getireceğinden yana umudunu kaybetmiş gençlerimize nasıl yol olabiliriz kısmındayız biraz. Onlara yönelik aktiviteler, atölyeler, kadınların kendilerini var edebilmeleri için sanat atölyeleri, okuma atölyeleri kuralım isterim” dedi ve şunları ekledi;

    “Annem rahmetli 49 yaşında vefat etti ve okuma yazma bilmiyordu. Kırkından sonra ben okuma-yazma öğrettim. Şunu hissediyorum. İçinde bir şeyler kalmadan gitti en azından bu hayattan. O yüzden yaşamımda ne kadar kadına ne kadar gence dokunabilirsem, onları tekrar hayata, umutlarına kavuşturabilirsem doğru yolda olma inancım artacak benim için. Ben de yaşamda görevimi tamamlamış olacağım. Bu perspektifi başkanlığı devraldım”

    Eyüp HANOĞLU/DERSİM

  • Dersim’de Ana Fatma Vali Tuncay Sonel Köprüsü’ne tepki-VİDEO

    Dersim’de Ana Fatma Vali Tuncay Sonel Köprüsü’ne tepki-VİDEO

    PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri(DAD), Ana Fatma Ziyaretgahı mevkiine yapılan Ana Fatma Vali Tuncay Sonel Köprüsü’ne ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, köprüye verilen ismin Alevi inancında bir yeri olmadığı belirtilerek köprünün isminin değiştirilmesi talep edildi.

    DAD, Ana Fatma Ziyaretgahı’nda Babaocağı Köyü’ne bağlanan Ana Fatma Vali Tuncay Sonel Köprüsü’ne ilişkin ziyaretgahta basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya HDP, SMF, Partizan, EMEP ve HDP Bingöl Milletvekili Erdal Aydemir katılım gösterdi. Ana Fatma Ziyaretgahı’nda niyazlaşıp çılalar yakıldıktan sonra köprüye geçilerek açıklama yapıldı.

    “İNANCIMIZ BU DURUMU KABUL ETMEZ”

    Demokratik Alevi Dernekleri Genel Merkez Eş Başkanı Musa Kulu, “En kutsalımız kubbe-i rahmanda mürşidi kamil olarak kabul ettiğimiz ziyaretimizin önündeyiz. Elbette bu şehirde yapılacak imar işi olabilir. Ama biliyoruz ki bu köprüye Ana Fatma ismini veren yada bu düşüncede olan Tuncay Sonel ismindeki vali, Ana Fatma’nın bu toprakların kutsalı olduğunu bilir. bir kutsalımız ayakların basıldığı yerde bir isim olarak verilmesini inancımız kabul etmez. Kızılbaş inancının mürşid-i kamili olan, doğum kapısı olan bir kutsalımızın bir köprüye isim olarak kabul etmediğimiz için buradayız. Burayı yapanlar valiyse vali kendi ismini verebilirdi, köyün ismini de verebilirdi. Hatta bizim topraklarımızla hiç ilgisi olmayan bir isim de verebilirdi” ifadelerini kullandı.

    “Harde Dewreş denilen bu topraklarda birçok ziyaretgahımız ve nişangahımız var. İnancımızın var olma sebebi ve nişangaesi olan hiçbir kutsalımızın bir sanayi üretimi olan herhangi bir şeye verilmesini kabul etmediğimizi duyurmak için buradayız” diyerek tepkisini dile getiren Kulu, şöyle devam etti:

    “Çılalarımızı yaktık; çılalarımız aydınlık anlamını taşır. Biz hak olarak bildiğimiz kutsallarımızın bir köprüye yada bir binaya verilmesini asla kabul etmiyoruz. Bu işi yapanların duymasını anlamasını istiyoruz. Talebimiz çok net; Ana Fatma isminin bu köprüden kaldırılmasıdır.

    Kulu, önümüzdeki süreçte konuya ilişkin bir gelişme olmadığı takdirde yasal yollara başvurulacağını belirterek sözlerini tamamladı.

    “BU YANLIŞTAN DÖNÜLMESİ GEREKİYOR”

    Ana Fatma Ziyaretgahı’nın önemine değinen HDP üyesi Nurşat Yeşil, “Ana Fatma, Dersim’de kadın ziyaretgahlarımızdandır. Bizim için önemli bir yeri vardır. İnsanların dileklerini diledikleri, niyazlarını pay ettikleri bir yer. Bir köprüye isminin verilmiş olması da yaklaşık bir aydır olan bir durum. Bizim Dersimliler olarak fark edememiş yada önemsememiş olması çok acı bir şey. Bundan sonra mücadelemiz devam edecek. Öncelikle bu ismi verenlerden Ana Fatma isminin oradan kaldırılmasını talep ediyoruz. Diğer ismin biraz daha kabul görmesi için yapılmış bir şey olarak düşünüyorum; doğru bir şey değil. Umarım bu yanlıştan dönerler en kısa zamanda. Kutsallarımızın yerleri bellidir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Ana Fatma Ziyaretgahı’nda çılalar yakılıp niyazlar pay ediliyor-VİDEO

    Ana Fatma Ziyaretgahı’nda çılalar yakılıp niyazlar pay ediliyor-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de Ana Fatma Ziyaretgahı’na gelen ziyaretçiler çılalarını yaktılar. Ziyaretçiler, her zaman Ana Fatma Ziyaretgahı’na geldiklerini belirterek Xızır oruçlarında da kurban lokmalarını ve niyazlarını getirip pay ettiklerini söylediler. 

    Dersim’de bulunan Ana Fatma Ziyaretgahı’nda Xızır ayında çılalar yakılıp niyazlar dağıtılıyor.

    Ziyaretgaha her zaman geldiklerini belirten canlar, Xızır oruçlarında kurban lokmalarını ve niyazlarını getirip pay ettiklerini belirttiler.

    PİRHA’ya konuşan canlar, “İnancımız, itikatımız var. Duamızı ederiz. Niyazmızı, kurbanımızı getiririz. Anadan, babadan, dededen bunu öğrendik. Yolumuz budur, buna devam ediyoruz. Eskiden çıplak ayakla giderdik ziyaretlere. Kurbanımızı götürür niyazımı pay eder çılamızı yakarız. Xızır ayında bulguru yıkardık, taşla döndürdükten sonra elerdik. Akşam Xızır gelip elini vurursa yine kurbanımızı keserdik. İnancımıza aynı şekilde devam ediyoruz” diye belirttiler.

    PİRHA/DERSİM