Tokat’ta Yazmacılar Çarşısı yandı. Büyük hasar oluştu, dükkan sahipleri itfaiyeye kızdı.
Tokat’ta 75. Yıl Yazmacılar Çarşısı’nda yangın çıktı. Yeniyurt Mahallesi’ndeki bulunan çarşıdaki yangının sebebi henüz belirlenemedi.
Kısa sürede büyüyen yangın sırasında, bazı iş yerlerinde yazma yapımında kullanılan boya ve kimyasal maddeler bulunması nedeniyle küçük patlamalar yaşandı. İş yeri sahipleri ise itfaiyeye geç geldiklerini iddia ederek tepki gösterdi.
HASAR BÜYÜK
Yangın uzun süre sonra kontrol altına alınabildi. Çarşıda büyük çaplı hasar oluştu. Tokat Valisi Ozan Balcı ve Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu da yangın bölgesine gitti. Balcı, “Sevindirici olan kısım can kaybı olmaması. Bundan sonra neler yapılacak, ona bakacağız” dedi. 4 bin metrekare üzerine kurulu Yazmacılar Çarşısı’nda 20 civarında iş yeri bulunuyordu.
PİRHA- “Derneklerde kadınları görüyoruz gün yapıyorlar. Gün nedir? Ülkede kadınlara o kadar iş düşüyor ki biraz duyarlı ol. Çoluğunu çocuğunu, torununu düşün ve ülkedeki bütün sorunlara eğil. At kendini sokağa. Ülke gündemine duyarlı ol, oku, çalış hem evinde ekonomik özgürlüğünü al hem de siyaseti takip et.”
Haberin Videosu
Mahbip Dilek, Tokat’ın Almus ilçesine bağlı Görümlü köyünde doğdu. İki çocuk annesi olan Dilek, çocukları büyüdükten sonra iş hayatına atılmaya karar verdi. Önce matbaacılıkla işe başlayan Dilek, Tokat’ın sorunlarını gördükten sonra gazete çıkarmaya karar verdi. 8 yıldır Anadolu’nun Sesi Tokat Gazetesi’ni çıkaran Dilek aynı zamanda alanlarda gazetecilik yapıyor.
Bunun yanı sıra Dilek, Salkavak Köyü dernek başkanı. Şimdi ise Tokat İli Dernekler Federasyonu’nun (TOKDEF) Nisan ayında yapılacak olan genel kurulunda başkanlığa aday. Dilek ile birbirine paralel yürüttüğü dernekçilik ve gazetecilik faaliyetleri üzerine konuştuk.
Kaç yıldır dernek faaliyeti yürütüyorsunuz?
9 yıldır Salkavak derneğinde faaliyet yürütüyorum. Yönetici olarak başladım. Bana ‘derneğe girer misin?’ diye sorulduğunda ben de ‘Sadece burada kadın olsun, bir isim olsun diye girmem. Gerçekten katkı sunabileceksem, çalışabileceksem, buraya bir değer katabilirsem, bir etkim, yetkim olursa yönetime girerim’ dedim. ‘Tamam istediğini yapabilirsin’ dediler. İki dönem yöneticilik yaptım, 5 yıldır da dernek başkanlığı yapıyorum. Tabi ki kadın olarak biraz zor oluyor. Bu zorluğu başarmak çok önemliydi, amacım zaten kadınlara örnek olmaktı. Şu an hala Salkavak Köyü dernek başkanıyım.
“KADINLARIN ÖNÜNÜ AÇMAK İSTİYORUM”
Şu an TOKDEF’in başkan adayısınız. Neden başkan adayı olmaya gerek duydunuz?
Zaten hemen hemen 10 yıldır TOKDEF’in içindeyim. Basın olarak hep derneklerin haberlerini yaptığım için iç içeyiz. TOKDEF’in de ilk kadın delegesiyim. TOKDEF’e derneğimizi üye yapan da benim. Bu anlamda fiili olarak devamlı içlerinde kadınların yanında oldum. Kadın komisyonunu kurdurdum. Ben kadın kollarına aslında karşıyım. Kadınların kol olmasına asla gönlüm razı değil. Kadınların kol olmaktan çıkıp baş olması, üretmesi, yekti sahibi olması lazım. Bu anlamda karşı çıksam da baktım ki kadınlar derneklere gelmiyor. En azından kadınları bir şekilde buraya çekebiliriz diye düşünerek karşı olduğum kolun kurucusu oldum. Orada da kadın yoldaşlarla beraber olduk, güzel şeyler yaptılar hep destek sunmaya çalıştım. Ama benim isteğim kadınların kol olarak değil yönetimlerde yer almasını sağlamak. Amacım kadınların derneklerin yönetimine gelmesi, orada söz sahibi olması. Kadınların önlerini açmak onlara cesaret vermek istiyorum.
Gittiğim her yerde görüyorum kadınlar mutfaktan çıkmamış. Cemevlerinde de öyle.
Bu durum sizin derneğinizde de böyle mi?
Bizim derneğimizde böyle değil. Ben derneğin ikinci dönem başkanlığını kazandıktan sonra kadın yönetici aldım. İlk başkan olduğumda benden başka kadın yoktu. İkinci dönem iki tane kadın aldım, benle beraber üç kadınız. Mutlaka her dernekte sorun vardır. Burada bir sorun olduğu zaman o kadınlar asla bizi yalnız bırakmıyorlar. Kadın haksızlığa karşı durabiliyor. Bu anlamda kadının önemi her zaman ayrı bir yerde.
Karşınızda kaç tane aday var, bunların kaçı kadın kaçı erkek?
Görünürde iki tane var ama kadın aday yok. 80 derneğin içinde kadın yönetici bir tane ya vardır ya yoktur. Ama önceden hiç yoktu. Kadınların öne çıkmasında bir iki kişi bile olsa çok önemli . Ben federasyonun ilk kadın delegesiyim. Benden başka kadın delege yoktu ki 5 yıl da öyle sürdü. Şimdi yavaş yavaş bir artma oluyor. Bu da tabi ki çok umut verici bir şey. Ben de burada hem kadınlara umut olsun, cesaret olsun hem de federasyonumuzu bir yerlere getireyim diye iyi şeyler yapmak adına adayım.
“TOKDEF’İ DÜNYAYA AÇMAYI DÜŞÜNÜYORUM”
Bu arada Avrupa gazetemiz var. Onu da bu sene çıkardık. Avrupa gazetesine haber yapmak için gittiğimde genelde Alevi toplumunun, örgütlerinin içindeyim, onlardan da destek alıyoruz. Gittiğim her yerde Türkiye’nin her ilinden dernekler var. Kürecik, Elbistan başka bir sürü illerden dernekler var. Neden TOKDEF olmasın, neden Almanya’da bir temsilciliğimiz olmasın. Ben TOKDEF’i dünyaya ve Türkiye’nin her yerine açmayı düşünüyorum. Sadece İstanbul’un bir ilçesinde kalmak değil Tokatlıların olduğu her yerde TOKDEF’in olmasını istiyorum ve bunun için mücadele edeceğim. Bunun için arkadaşlarımızla birlikte çalışmalar yürüteceğiz. Gerçekten hedefimiz büyük TOKDEF büyük çünkü.
DERNEKLER TOKAT’IN SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMUYOR
Peki yerele dönersek Tokat’ın sorunları neler, sizin TOKDEF olarak bu sorunlara nasıl çözüm önerileriniz var?
Zaten amaçlarımın birisi de bu. Ben bir gazeteci olarak Tokat’ın sorunlarını çok görüyorum. Sivil toplum kuruluşlarımızın da bu yönde duyarsız kalmalarına gerçekten üzülüyorum. Tokat’ın tüm sorunlarını sürekli görüyoruz, çekiyoruz, bunların karşısında neler yapabiliriz? Özellikle HES projeleri içler acısı. Tozanlı Vadisi gitmiş vaziyette. Tokat’ın o kadar dernekleri, federasyonları var. Bunların görevi sanki gidip siyasilerin dediğini yapmak, sözcüsü olmak. Siyasilerin sivil toplum kuruluşlarına yön vermesi değil sivil toplum kuruluşlarının siyasilere yön vermesi gerektiğini düşünüyorum. Siviller olmadan zaten milletvekilleri de olmaz. Bu anlamda milletvekillerine ‘bizim sorunumuz var, bunu çöz’ demek için güçlü bir ekibe, çalışmaya, projeye ihtiyaç var. Bunun için de hep birlikte çalışmak gerekiyor. Eğer o derneğin başkanlığını, yöneticiliğini yapıyorsak bütün sorunlardan haberdar olmamız gerekiyor. O sorunların ileride ne kadar kötüye gittiğini, neler yapılacağını, Tokat ne kadar etkilenir bunları anlatmak istişare etmek, paneller düzenlemek gerekiyor. Bu konularda duyarlı bir federasyon olsun istiyorum.
Peki aynı zamanda gazeteci kimliğinizle de alanlardasınız. Tokat’ın da hemen hemen her köyüne girip çıkıyorsunuz, sorunlarını görüyorsunuz. Bir kadın gazeteci olarak alanda ne tür zorluklar yaşıyorsunuz?
Kadınların tek başına sokakta olmaması ya da bir yerlere tek başına gitmemesi gerektiği zihniyeti hala var. Onları duymuyorum zaten. Kadını kadın olarak, birey olarak bir insan olarak değil de akıllarında başka türlü kurmaya çalışıyorlar. Ben bunları aştığımı düşünüyorum, buna müsaade etmiyorum, duymuyorum. O şekilde yoluma devam ediyorum.
“BU ÜLKENİN KADINLARA İHTİYACI VAR”
Buradan kadınlara ne söylemek istersiniz?
Kimse kimseye koltuk, yetki vermez. Hele de kadınsan hiç vermez. Bu anlamda kimseden beklemeyin. İnatla yönetime girin. Ben köyden gelmiş kadınlara şunu söylemek istiyorum; sizin için en büyük avantaj derneklerinizde yöneticilik yapmak. Dernekte yöneticilik yapmak demek senin ileriki dönemde siyasete atılman, özgüvenini kazanman anlamına geliyor. Bu imkanları kullansınlar. Hem de derneklerine faydalı olsunlar istiyorum. Bunu kol olarak değil ancak yönetici olarak, yetki sahibi olarak yapabiliriz.
Derneklerde kadınları görüyoruz gün yapıyorlar. Gün nedir? Ülkede kadınlara o kadar iş düşüyor ki biraz duyarlı ol. Çoluğunu çocuğunu, torununu düşün ve ülkedeki bütün sorunlara eğil. At kendini sokağa. Ülke gündemine duyarlı ol, oku, çalış hem evinde ekonomik özgürlüğünü al hem de siyaseti takip et. Bizi yönetenler neler yapıyorlar. Bu ülke zaten kötü durumda bunun için kadınların mutlaka derneklerde, siyasette, toplumun her alanında yer alması gerekiyor. Kimse demesin ki ‘ben bunu beceremem, yapamam’. Mutlaka herkesin yapacağı bir şey vardır. O anlamda kesinlikle bu ülkenin kadınlara ihtiyacı var.
PİRHA-Anadolu’nun Sesi Tokat Gazetesi’nin 7. yılını kutladığı gecede konuşan Tokat Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mahbip Dilek, “Kalemlere kelepçe vurulduğu bu dönemde bu gazeteye çıkmak kolay değil. Her türlü zulme karşı direnmeye, ses olmaya devam edeceğiz” dedi.
Tokat Gazetesi 7. yılını, düzenlediği bir gece ile kutladı. Teknede gerçekleşen geceye 25. dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu, Hubyar Ocağı dedelerinden Erdoğan Sezer, Tüm-TOKDER Başkanı Hasan Bayrak, CHP milletvekilleri ve çok sayıda kişi katıldı.
“AYDINLIK YARINLARA İMZA ATALIM İSTİYORUZ”
Selma Doruk’un sunuculuğunu yaptığı gece Necla Kaya’nın söylediği türkülerle başladı. Tokat yöresine özgü ellik oyunu oynayan katılımcılar doyasıya eğlendi.
Türkülerin ardından konuşan Turan Çakır, “Bizler bu akşam özgür basın susmasın aydınlık yarınlara imza atalım istiyoruz. Gece gündüz çalışıp aydınlık yarınlar bizimle olsun diyeceğiz” dedi. Ali Sağlam geceye türkülerle devam etti.
Daha sonra Tokat gazetesine gönül verenler sahneye çağrıldı. Yapılan konuşmalarda her şeye rağmen yazmaya devam edecekleri vurgusu yapıldı.
“SIFIR BARAJ İTTİFAKI OLUŞMALI”
25. Dönem HDP Milletvekili Ali Kenanoğlu ise, “Birlikte olmak Türkiye’nin kaderini belirleyen süreçte çok önemli. Bu iktidardan kurtulmak için her türlü mücadeleyi vermeyi beyan ediyoruz. Muhalefetin ortak hareket etmesi beklentisi var. Biz HDP olarak ikinci tura kalınması konusunda elimizden geleni yapacağız. Sıfır baraj ittifakı oluşmalı genel seçimlerde de. Parlamenter demokrasi için muhalefet ortak hareket etmelidir. O motivasyonla saray anahtarını teslim almakla hazır olacağız. Ortak mücadele ruhuyla sizleri selamlıyorum” dedi.
“BİR PANİK SEÇİMİ”
CHP Parti Meclis Üyesi Turan Hançerli de “Bir ülkede diktatör, faşist rejim seçimlere sokmaya yeltendiğinde başka bir özgürlük savaşçısı Kılıçdaroğlu 15’lileri yola çıkarttı. Her türlü zorluğun üstünden geleceğinin fişeğini yaktı. Yeni görev düşüyor bize. Ülkeyi yeniden korumak ve kurtarmanın iktidarı yeniden halka vermenin yolu yaklaşıyor. Bu bir panik seçimi. İktidar yönetemeyeceğini kamuoyuna itiraf etti. Onun için erken baskın seçim kararı aldı. Bize düşen görev bir saraydan alıp halka vermenin zamanı gelmiştir. Bu seferberlik zamanıdır. Yıllık izinlerinizi alıp çalışmalısınız” dedi.
Hubyar Ocağı dedelerinden Erdoğan Sezer ise “7. yılında mihman olduk. Oyunuzu kullanın da kalın. Hoşça kalın” dedi.
“PADİŞAHI ALAŞAĞI ETMELİYİZ”
TOKDEF Başkanı Halil Bakan, “Federasyon olarak bu sürece katkı sunmalıyız. Tüm programlarımızı seçim sonrasına kadar erteledik. Bu da yetmedi hemşehrilerimize de çağrı yaptık. Bu süreci sağlıklı geçirmeliyiz. O padişahı alaşağı etmeliyiz. Tokat gazetesi 7 yıldır bu mücadeleyi veriyor. Her daim yanında olduğumu biliyorlar. Devam edin uğraşmaya. Çünkü sizin başka sesiniz yok. Anadolu’nun sesi güçlenecek ve arkasındayım” dedi.
“SES OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Arkasından Mahbip Dilek herkesi selamlayarak konuşmasına başladı. Dilek, “Bu ülkede kötü giden bir şey var. Anadolu kadını her şeyi becerir. Önce ülkesine sahip çıkar. Gelecek kötüye gidiyor. Alevilerin, solcuların ezilen bütün halkların sesi olmak için yola çıktık. Bundan sonra da dönmeyeceğiz. Kalemlere kelepçe vurulduğu bu dönemde bu gazeteye çıkmak kolay değil. Her türlü zulme karşı direnmeye, ses olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Volkan Yılmazer’in söylediği türkülerle gece devam etti.