Özel sektörde çalışan öğretmenlerin yapmak istediği eyleme biber gazıyla müdahale eden polis, 7 öğretmen ve 2 avukatı gözaltına aldı.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası (Öğretmen Sendikası) kuruluşunun birinci yılında asgari ücretin altında kalan maaş oranlarına, taban ücret hakkının gasp edilmesine ve dayatılan 10 aylık sözleşmelere karşı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Eğitim ve Kültür Merkezi’nde bir araya geldi.
Öğretmenler, yapılan toplantının ardından Olgunlar Sokak’ta bulunan ve 500 metre mesafedeki Madenci Anıtı’na doğru yürüyeceklerini bildirdi. Madenci Anıtı’na yürümek isteyen öğretmenlerin Selanik Sokak’taki Kültür Merkezi’nden çıkışını polis engelledi.
Polis öğretmenlere biber gazıyla saldırarak, darp etti. Bu esnada 5 kişi gözaltına alındı. 4 kişi de Kültür Merkezi içinden ters kelepçe takılarak gözaltına alındı. Gözaltına alınanların ikisinin avukat olduğu öğrenildi.
PİRHA-Dersim Tertelesi 85. Yılında Ankara’da lanetlendi. Çok sayıda demokratik kitle örgütünün katıldığı anmada devletin katliamlarla yüzleşmesi gerektiği vurgulandı.
Dersim Tertelesi 85. Yılında Ankara’da da protesto edildi, katliamda yaşamını yitiren Dersimliler anıldı.
Ankara Dersimliler Derneği ve Ortak Bellek Platformu öncülüğünde düzenlenen anmaya, Demokratik Alevi Dernekleri Ankara Şubesi, Halkların Demokratik Partisi, Ankara Vartolular Derneği, İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi, Partizan, Malatya Çevre Platformu, Sarısaltık Eğitim Kültür Vakfı, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, KESK Ankara Şubeler Platformu başta olmak üzere çok sayıda demokratik kitle örgütü temsilcisi ve Yoldaşca Türküler katıldı.
Anmanın yapıldığı salona ‘Toprağa kefensiz düşenlerimiz karanlığı aydınlatan ışığımızdır’ pankartı asıldı.
Anma, saat 19:37’de Dersim Tertelesi sırasında yaşamını yitirenler için cerağ uyandırılması ve bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
Kurumlar adına yapılan ortak açıklamayı Ankara Dersimliler Derneği Başkanı Çiğdem Camkıran okudu.
“4 MAYIS KARA GÜNDÜR”
Camkıran açıklamada şunları dile getirdi:
“Ülkemiz tarihi boyunca yüzleşilmesi gereken çok sayıda toplumsal travma ve gün ışığına çıkarılması gereken hakikatler hala resmi tarihin dehlizlerinde beklemektedir. Hiç kuşkusuz bunlardan birisi de Dersim Katliamı’dır.
4 Mayıs 1937’de toplanan Bakanlar Kurulu tarafından Tunceli Tenkil harekâtına dair alınan kararda Dersim’in imha edilmesi, geride kalanların sürgün edilerek Dersim’in bitirilmesi öngörülmüştür. Bu karar ile birlikte Dersim’de taş üstünde taş bırakılmamış alınan karar amacına uygun bir şekilde işletilmiştir. Dersim’in önde gelen Pirleri cezalandırılmış, Dersim halkı katliamla yok edilmiş, kalan sağları da farklı coğrafyalara sürgün edilerek, zalimce bir asimilasyona tabi tutulmuşlardır. Bu sebeple 4 Mayıs kararı biz Dersimliler için bir kara gündür ve bu kara günü hiç unutmadık, unutmayacağız.
Bu katliam, hâkim olan iktidarların tekçi ve gerici zihniyetin eseridir ve insanlarımızın belleğinde en ağır yeri alarak yüreklerimizde tesellisi olmayan ve kabul edilemez bir yara olmuştur. Günümüzde de yaramız hala kanamaya devam etmektedir. Tekçi ve gerici zihniyet kendi istediği kalıplara uymayan hiç kimseye yaşam hakkı tanımamaktadır. 1994 yılında köylerin yakılıp boşaltılması ile 1938 Katliamı’nın devamı bir zulüm daha yaşanmıştır. Dersim 38’de sürgün edilenlere tanınan yaşam alanları dahi yok edilmiş, evleri barkları yakılarak kapının önüne konan insanlarımıza hiç bir yaşam hakkı ve alanı tanınmamıştır. Günümüzde bir yandan inancımız yok edilmeye çalışılırken bir yandan da dilimiz yok olmayla karşı karşıyadır. Bir bütün olarak Dersimi var eden kültürümüz, inancımız, yaşam alanlarımız bu hâkim zihniyetinin baskısı ile yok edilmekle karşı karşıyadır.
Bugün katliamın 85. yıl dönümünde toprağa kefensiz düşen, hakikat ve özgürlük uğruna hakka yürüyen canlarımızı saygı ile anıyoruz. Katledilen canlarımızı unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü biliyoruz ki ikrarı unutmak kendine ihanet etmektir. Yitirdiklerimizi saygıyla anarken yıllardır devam eden bazı taleplerimizi yineliyoruz.
Dersim üzerinde yürütülen inkâr ve asimilasyon politikalarına son verilmelidir. 4 Mayıs “Dersim 38 Tertelesi Günü” olarak kabul edilmelidir. Arşivler açılıp devlet katliamla yüzleşmelidir. Dersim ismi iade edilip Dersim halkından özür dilenmelidir. Evlatlık olarak verilen çocukların akıbeti hakkında bilgi verilmelidir. Seyit Rıza ve dava arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır.”
Açıklamanın ardından anmaya katılan kurum temsilcileri görüşlerini dile getirdi. Anma yaşamını yitiren canlar için lokma dağıtımı yapılmasıyla son buldu.