Etiket: Analar

  • İkinci pirler/dedeler toplantısının tarihi netleşti; bu kez analar da dahil olacak!-VİDEO

    İkinci pirler/dedeler toplantısının tarihi netleşti; bu kez analar da dahil olacak!-VİDEO

    PİRHA – Yol hizmet yürütücüleri, 18 Aralık’ta ikinci kez İstanbul’da bir araya gelecek. Toplantının çağrıcısı olan Pir Hüseyin Doğan, ele alınacak öncelikli sorunun Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı olduğunun altını çizdi. Doğan, ilk toplantıya çağrılmayan analara dair ise “Anaların olmadığı bir muhabbet, muhabbet olmaz. Eğer anayı yok sayarsan kendini de yok saymış oluyorsun” diye belirtti.

    Çok sayıda ocak mensubu dede/pir, 20 Kasım’da İstanbul Erikli Baba Dergahı’nda toplantı yaparak Alevi toplumunun sorunlarını değerlendirdi. İmam Rıza Ocağı pirlerinden Hüseyin Doğan, toplantının ikincisinin Garip Dede Dergahında yapılacağını açıkladı.

    İnanç önderlerinin toplanacağı ikinci buluşmanın 18 Aralık’ta yapılacağını açıklayan Hüseyin Doğan, ele alınacak konuları PİRHA’ya açıkladı.

    “İMAM HÜSEYİN GİBİ DİK DURMUYORUZ”

    Erikli Baba’da yapılan ilk toplantıda belirlenen konuların dışında tartışmaların yürüdüğünü söyleyen Hüseyin Doğan, “Alevilerin çok büyük sorunları var. Bu sorunların çözümünde pirler olarak birilerine hata yüklemek değil, hatayı kendimizde de aramamız lazım. Bizler ne yapıyoruz? Diyoruz ki ‘İmam Hüseyin’in soyundan geliyoruz’ ama İmam Hüseyin, sarayı, valiliği, parayı, pulu kabul etmeden bu Yola canını kurban etmiştir. Ama biz halen ‘İmam Hüseyin’in soyundan geliyoruz’ deyip ama İmam Hüseyin gibi de dik durmuyoruz. Ama şu var, demek ki bir araya gelebiliyormuşuz. Gündemlerimizi tartışacağız ancak gündemlerin dışına çıkarsak bir yere varamayız. Yani pirler olarak bu yola ikrar vermişiz. Bu ikrarımızda durmamız lazım. Zorluklarla karşılaşsak bile o bedeli vermemiz lazım. Çünkü atalarımız, taliplerine giderken her sıkıntıyı kendilerine dert edinmişti. O kadar yolu gidiyorlardı çünkü ikrar onları götürüyordu. Ve hiçbir karşılık beklemeden o sorunları çözmeye çalışıyorlardı. İşte bizler de 18 Aralık’ta Garip Dede Dergahında yine pirlerimizle beraber olacağız” dedi.

    “BİZ PİRLER BİRLİĞİMİZİ GÖSTERİRSEK KARŞIMIZDA KİMSE DURAMAZ”

    İkinci toplantıdaki katılımın daha da genişlemesi gerektiğini belirten Hüseyin Doğan Dede, birlik olmanın önemine vurgu yaptı. Doğan, şöyle devam etti:

    “Mesela Hacı Bektaş Veli Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nden birçok dede ilk toplantıya gelmemişti. Birebir olarak onları arayacağım. Çünkü artık bir araya gelmemiz lazım. Eğer bir araya gelemiyorsak, nasıl ki belediyelere kayyum atanıyorsa cemevlerimize de başlayacaktır. O yüzden bizlerin bir, iri ve diri olmamız lazım. Kenetlenmemiz lazım. Eğer biz pirler, birliğimizi gösterebilirsek karşımızda hiç kimse duramaz.”

    GÜNDEM, CEMEVİ BAŞKANLIĞI OLACAK!

    Hüseyin Doğan “Pirler, analar, tam da bugün, öncelikle hangi sorunu gündemine almalı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı tartışmamız lazım. Onlarla ilgili hükümet çok büyük bir bütçe hazırlamış. Ve o bütçelerle Anadolu’da valilikler tarafından baskı yapıp, cemevlerinin oraya bağlanmasını istiyorlar. Bizim tek sorunumuz bu. Bakın ‘kültür’ diye ifade ediyor, bizim inancımız kültür değil. İnancımızı kabul etmeyen bir zihniyet, nasıl ‘Kültür Evi’ diye bahsedebilir. Evet bütün inançlarda kültür, gelenek var, bunlar bizim zenginliğimiz ama cemevimizin ibadethane olmasını kabul etmeyen ve dedelere, pirlerimize, mürşitlerimize ve analarımıza ‘uzman’ diyen bir zihniyetle nasıl beraber olabiliriz? Bu yaklaşım bütün Alevi kesimine büyük bir hakarettir. Ama buna hala destek veren, bunlarla beraber yürüyen bazı dedelerimiz de Yol düşkünüdür ve öyle de ilan ettik. Bizim tek sorunumuz bu. Bununla ilgili nasıl bir araya gelip dik durabiliriz, bunu konuşmak gerekir.

    Bizim tek istediğimiz, cemevlerimizin ibadethane olması ve bunun yasalaşması. Başka da bir şey istemiyoruz. Dedelerimize maaş değil, bizim pirlerimiz, analarımız, mürşitlerimiz, yıllardan beri hiçbir çıkar, menfaat beklemeden hep gönülden hizmet etti. Pirlerimiz Yolda bedel verdi ama ikrarından hiçbir zaman taviz vermedi. O yüzden bizleri ve bütün bu kurumları aşağılayan ve tanımayan bir kesimle nasıl beraber olabiliriz? Mümkün değil. O nedenle tartışmamız gereken konumuz bu olmalı.”

    “TOPLANTI İÇİN ANALARIMIZI DA ARAYACAĞIM”

    Hüseyin Doğan, Erikli Baba Dergahı’nda yapılan toplantıya anaların davet edilmediğini işaret ederek, 18 Aralık’taki buluşmada özellikle kadın temsiliyetine özen gösterileceğini söyledi. Doğan, ilk toplantıda ele alınan “Cem hizmetlerinde kadının yeri” tartışmalarına dair şunları söyledi:

    “Hani dedeler ‘Bizler peygamber soyundan geliyoruz’ diyorlar ya eğer peygamber soyundan geliyorlarsa Fatma-ül Zöhre ile gelinmiş. Sen Fatma-ül Zöhre’yi nasıl kabul edemezsin? Bakın Anadolu ‘ana’ ismiyle var. Her peygamber, her pir, her mürşit, bir anayla dünyaya gelmiş ve onun eğitimini almış. Eğer anayı yok sayarsan kendini de yok saymış oluyorsun. O yüzden yapacağımız toplantı için analarımızı da arayacağım. Anaların olmadığı bir muhabbet, muhabbet olmaz. Anaların olmadığı bir cem, cem olmaz. O yüzden de dedenin eşi, milletin anasıdır. Ananın posta oturması niye birilerini rahatsız ediyor? Ha bu durum kimleri rahatsız eder? Şeriata çok meyil veren kişileri… Biz tarikattayız, şeriatta değiliz. Batıni aleminde olunduğu zaman ana, her zaman bizim en üstümüzdür.”

    TÜM YOL YÜRÜTÜCÜLERİNE KATILIM ÇAĞRISI

    Pir Hüseyin Doğan 18 Aralık’ta yapılacak toplantıya ilişkin katılım çağrısı yaparak, “18 Aralık’ta saat 12.00’de Garip Dede Dergahında bütün analarımızı başta olmak üzere pirlerimizi, rehberlerimizi, mürşitlerimizi mihman olmaya davet ediyorum” dedi.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Altunok ve Malkoç: Pirliğin cinsiyeti yoktur, analarla dedeler birlikte Yola hizmet etmeli

    Altunok ve Malkoç: Pirliğin cinsiyeti yoktur, analarla dedeler birlikte Yola hizmet etmeli

    PİRHA – Seyit Derviş Cemal Ocağı ve Şıh Çoban Ocağı evlatlarından Cevahir Altunok Ana ve Kureyşan Ocağı evlatlarından Şenay Malkoç Ana, 20 Kasım’da Erikli Baba Cemevi’nde dedelerle yapılan toplantıda anaların olmamasını eleştirdiler. Altunok ve Malkoç, pirliğin cinsiyetinin olmadığını ve anaların da dedelerle birlikte Yola hizmet etmesi gerektiğini söylediler.

    Birçok ocak mensubu dede/pir, 20 Kasım’da Erikli Baba Dergahı’nda toplantı yaparak Alevi toplumunun sorunlarını ele aldı. Toplantının bir diğer konusu da dedelerin; anaların cem yürütemeyeceği, cem anında kadın ve erkeğin ayrı oturması gerektiği üzerinde durmalarıydı.

    Seyit Derviş Cemal Ocağı ve Şıh Çoban Ocağı evlatlarından Cevahir Altunok Ana ve Kureyşan Ocağı evlatlarından Şenay Malkoç Ana, söz konusu dedelerin kadınlara karşı aldığı tutumu PİRHA’ya değerlendirdi.

    “PİRLİĞİN CİNSİYETİ YOKTUR, KADIN CANLARIN DA TOPLANTIDA OLMASI GEREKİYORDU”

    Seyit Derviş Cemal Ocağı ve Şıh Çoban Ocağı evlatlarından Cevahir Altunok Ana, Alevilerde can varsa kadın canların da toplantıda bulunması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

    “Örgüt, anadan başlar, kadınlardan başlar. Yolu ana yürütür Yol anadır. Baş Köylü Pir Hasan Efendi’nin deyimiyle Yol anadan başlar. Ana Yoldur. Her cemde her toplumda ananın olmadığı bir yeri düşünemeyiz bile. Kadınların, anaların orada bulunması gerekirdi, orada muhabbetlerini kadınlarla paylaşmaları lazımdı. Zaten biz bu yüzden hizmet içerisindeyiz. Avrupa İnanç Kurulu’nda önceden hiç ana yoktu ama Celal Keykubat nezdinde şu anki dönemde 5-6 ana var. Analar pirlerle/dedelerle birlikte hizmet yürütüyorlar. Pirliğin cinsiyeti de yoktur. Bu toplantı da da muhakkak anaların olması gerekiyordu. Doğuran, büyüten anadır. Yol anadan gider. Nasıl böyle bir şey olabilir?”

    “KADINLAR ÖN SAFLARDA YER ALMALILAR”

    Kureyşan Ocağı evlatlarından Şenay Malkoç Ana, anaların aktif bir şekilde Yola hizmet etmesi gerektiğini ve Alevi kadınların kurumlarda da ön saflarda yer edinmelerinin önemli olduğunu vurguladı.

    Malkoç şöyle devam etti:

    “Yol hizmeti yürüten analar varsa ve toplantıya davet edilmemişse bu bir eksiktir. Analar tabii ki orada olmalıydı. Türkiye’de hizmet eden ana var mı? Bir ana da ocağın evladıdır. Bu Yola ikrar veren analarımız hizmet yapabilir. Rızasız lokma yemeyiz. Rızasız erkan yürütmeyiz onun için o düşünce fikir yanlıştır. Biz cemevlerimizin, dergahlarımızın kapısının eşiğinden can olarak girdikten sonra kadın erkek sorunu kalkmış olur. Ve bu Yolda ocak sahibi olan, ocağın evlatları hizmet eden canlarımız, hizmetin hakkını verebiliyorlarsa ve ikrarlılarsa kendi mürşidinden, pirinden rızalık almışlarsa bu yolda hizmet yapabilirler. Bizim muhabbetimizde kadın erkek ayrımı yoktur. Analarımızın kendi varlıklarını gösterip dedelerle birlikte cem erkanı yürütmesi gerekiyor. Analarımız artık aktif bir şekilde Yola hizmet etsinler. Dedelerle birlikte el ele el Hakk’a. Evet kadınlarımızı bu yolda görünür kılmamız gerekiyor. Kurumsal olarak da baktığımızda kadınlar artık ön saflarda yer almalılar.”

    Devrim FINDIK-Eren GÜVEN/PİRHA

  • Alevi Ana’lardan mesaj: Cemi kadınlarla erkeklerin birlikte yürütmesi için direneceğiz- VİDEO

    Alevi Ana’lardan mesaj: Cemi kadınlarla erkeklerin birlikte yürütmesi için direneceğiz- VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Etkinlikleri’nin 3. gününde ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ panelinin ikinci oturumunda ‘Alevi Erkanlarında Kadının Yeri ve Asimilasyonun Etkileri’ konuşuldu. Panelde, Alevi kadınların cem erkanlarını erkeklerle birlikte yürütmesi için mücadele etmenin önemine değinildi.

    60. Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ panelinin ikinci oturumu olan ‘Alevi Erkanlarında Kadının Yeri ve Asimilasyonun Etkileri’ başlığı konuşuldu.

    Panelde, İmam Rıza Ocağı’ndan Naime Nayman, Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Sevim Yalıncakoğlu, Derviş Cemal Ocağı’ndan Sevim Sağol ve Zakir Yaprak Dengiz önemli mesajlar verdi.

    “DEDELER VAR İSE ANALAR DA OLSUN”

    Sevim Sağol, “Dedeler var ise Analar da olsun. Anaları niye yasak ediyorlar cemevlerinde? Analık evde bulaşık yıkamak, evi temizlemek değil. Dedelerimizi var eden de analardır” diye konuştu.

    Naime Nayman, Alevilikte kadın erkek sorumluluklarında eşitlik olması gerektiğini belirtti. “Kerbela’da doğan kız çocuklarına kötü gözle bakılırken bile o dönemde haksızlığa boyun eğmeyen ana bizim için çok kıymetlidir” diyen Nayman, bu yolda yürümenin önemine vurgu yaptı.

    Yaprak Dengiz, zakirlik için eğitim aldığı sırada, “’Kadınlar postla oturamaz, dendi bana. 2023 yılında Hacı Bektaş Veli’nin toprağında kadın erkek eşitliğine ilişkin böyle bir panelin düzenlenmiş olması bile üzücü” dedi.

    “GERİDE DURAN KADINLAR ARTIK GERİ DÖNÜYOR”

    Sevim Yalıncakoğlu, da, Alevilik inancında kadınların varlık mücadelesi yürütürken engellemelerle karşılaştıklarını anlatarak, “Bizim de kendimize olan inancımız var. Bu inancımız da hak sahipliğinden geliyor. Bu hak sahipliğini Fatma Ana’dan, Zeynep Ana’dan, Kadıncık Ana’dan, Güzide Ana’dan aldık” sözlerini kullandı.

    Yalıncakoğlu, kadınların haklarının engellenmesi karşısında direnişle duracaklarının altını çizerek şunları söyledi:

    “Hep Hüseyin’in direnişinden bahsediyoruz ama artık Hüseyin’le Zeynep’in direnişinden bahsetmek istiyoruz. Bu inancı yürütmekte İslam asimilasyonunda geride durduğumuzun farkındayız ama artık geri geliyoruz. Cem erkanını kadınlarla erkekler birlikte yürütecek artık. Bunun böyle olmasına itiraz edenler olabilir ancak hakka edilen itiraza karşı olmak gerekir. Sahip olduğumuz hakların engellenmesi direnmeyi gerektirir, biz bu direnişe mutlaka devam edeceğiz”

    PİRHA/ HACIBEKTAŞ

  • AAKB Başkanı Kamilağaoğlu’ndan savaş tepkisi: Amaç Selefi kemeri yaratmak

    AAKB Başkanı Kamilağaoğlu’ndan savaş tepkisi: Amaç Selefi kemeri yaratmak

    PİRHA – Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine hazırlığını yaptığı operasyonu değerlendiren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, amacın Suriye’nın kuzeyinde bir Selefi kemeri yaratmak olduğunun altını çizdi. 

    Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye olası operasyonuna yönelik ‘Savaşa hayır’ başlığıyla yazılı açıklama yaparak tepki gösteren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” şiarına her zamankinden daha çok ihtiyaç olduğunu belirtti. Kamilağaoğlu, “Çünkü savaş anaların gözyaşı demek, çünkü savaş ölüm, yoksulluk, kan demek” dedi. 

    Suriye savaşına karşı ezilen tüm halkların, inançların ve kadınların ses çıkarması  gerektiğini vurgulayan Kamilağaoğlu, bu savaşın Ermeni, Kürt, Arap, Asuri ve Süryani halklarının birlikte özgürce yasadıkları topraklara yönelik olduğunun altını çizdi. 

    “TÜRKİYE’NİN İŞİD’İN GARDİYANLIĞINI YAPMA SAVAŞIDIR”

    Kamilağaoğlu, “Bu savaş emperyalistlerin kurguladığı tüm dünyanın başına bela olan cihatçı İŞİD katillerine nefes aldırma, Türkiye’nin bu katil sürüsünün gardiyanlığını yapma savaşıdır. Eğer dur denilmezse bu savaş tüm dünyayı etkileyecek, Ortadoğunun geleceğini yok edecek” ifadelerini kullandı. 

    Suriye savaşıyla ideolojik bir alt yapısı olan bir özlemi gerçekleştirmek ve Suriye’nın kuzeyinde bir Selefi kemeri yaratmak olduğunu söyleyen Kamilağaoğlu, bu savaştan binlerce ananın yüreğinin yanacağını söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Yazar Abbas Tan’dan Alevi kurum yöneticilerine ve dedelere sert eleştiriler

    Yazar Abbas Tan’dan Alevi kurum yöneticilerine ve dedelere sert eleştiriler

    PİRHA- Alevilerin yas orucu tuttuğu matem ayında Alevi kurum yöneticilerine, analara ve dedelere sert eleştiriler yönelterek, önerilerde bulundu. Tan, “Muharrem sofralarında oruç açma resimlerinde boy göstereceğinize, şov yapacağınıza birkaç gün sonra okullar açılıyor. Çocuklarınıza öğretilecek din dersinde hangi konular var? incelediniz mi? diye sordu. 

    Yazar Abbas Tan, Alevi kurum yöneticilerine, analara ve dedelere seslenerek, sert eleştiriler yöneltti.

    Tan, sosyal medyada paylaştığı yazısında “Alevi kurum yöneticileri, analar/dedeler…Sizlere sesleniyorum” diyerek, Muharrem sofralarında oruç açma resimlerinde boy göstereceğinize, şov yapacağınıza birkaç gün sonra okullar açılıyor. Çocuklarınıza öğretilecek din dersinde hangi konular var? incelediniz mi?
    Ne yapmak gerekir, nasıl önlemler alınmalı? sorularını yöneltti.

    Müfredat hazırlanırken müdahale edilmediğini ve kimsenin bu konuda kaygısı olmadığını öne süren Abbas Tan, “Bu konuda nasıl bir girişimde bulundunuz” sorusunu yöneltti.

    “AĞITLAR SÖYLEYEREK ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ KURTARAMAZSINIZ”

    Yazar Abbas Tan, Alevi dedelerine şöyle seslendi:

    “Bu konuda ses çıkartmadığınız sürece asimilasyon politikalarına ortak oluyorsunuz.
    Bu öğretim yılında da Alevi çocuklarına ve müslüman olmayan diğer inanç mensuplarının çocuklarına şeriat ve kuralları öğretiliyor.

    Bağlama eşliğinde Kerbela ağıtları söyleyerek çocuklarımızın geleceğini kurtaramazsınız.
    Yolu, erkanı düzeltemezsiniz.
    Kerbelayı unutmayın, Hüseyni duruşu elden bırakmayın ama biraz da önünüze bakınız.
    Önünüz hendeklerle, barikatlarla dolu.

    “MUHABBETLERİN ÇOĞUNUN İÇİ BOŞ”

    Cemevleri, cenaze hizmetlerinden sonra şimdi de oruç açma sofraları ile gündemde yerini korumaya başladı.
    Evet, etli sütlü sofralar yok ama muhabbetlerin çoğunun da içi boş.
    Üç mum yakacağımıza, tek çerağ uyaralım o bizim yolumuzu aydınlatmaya yeter.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD’den Cumartesi Annelerine destek

    PSAKD’den Cumartesi Annelerine destek

    PİRHA – Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta etkinliğinde yaşanan polis müdahalesini kınayan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, “Burada yapılan hukuksuz ve haksız saldırılar asla kabul edilemez. Bir ananın evladını meşru bir zeminde aramasından doğal ve insani ne olabilir” dedi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta etkinliğinde yaşanan polis şiddetini yaptığı bir yazılı açıklama ile kınadı.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Tam 700 haftadır kaybolan çocuklarını arayan analar. Her Cumartesi saat 13.00’de Galatasaray Lisesi önünde her türlü baskıya , gözaltına rağmen evlatlarını arayan analar. Cumartesi Anneleri, bu hafta 700’üncü hafta dolayısı ile yapmak istediği oturma eylemine polis saldırmış, bir çok ana gözaltına alınmış,  yerlerde sürüklenmiş eyleme yapılan çağrı dolayısı ile gelen insanlara biber gazı ve TOMA ile müdahalede bulunulmuştur. Ayrıca PSAKD Ataşehir şube sekreterimizin ayağına plastik mermi isabet etmiştir. AKP’nin tek adam rejiminin, insani olan her türlü eyleme tahammülü yoktur. Doğrudan Süleyman Soylu’nun talimatı ile bu hafta ki oturma eylemi polisin sert tutumu ile engellenmiş, üstüne üstlük 70 yaşında 80 yaşında ki analarımız yerlerde sürüklenmiş, gaza boğulmuş gözaltına alınmıştır. Bu açık bir faşizmdir!

    “DURUMUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Aleviler tarih boyu hep mazlumun yanında olmuş, temel felsefesi insan olan anlayışı ile her türlü baskıya, öldürmeye, yok saymaya karşı çıkmıştır. Pir Sultan Abdal zalimlere boyun eğmemiş, yolundan asla ödün vermemiştir. Burada yapılan hukuksuz ve haksız saldırılar asla kabul edilemez. Bir ananın evladını meşru bir zeminde aramasından doğal ve insani ne olabilir. 700 hafta önce Cumartesi Annelerinin çocuklarını kaybedenler ile bugün bu faşist uygulamaları yapanlar aynı zihniyeti taşıyanlardır. Ülkemizi hızla karanlığa götüren bu anlayışa karşı PSAKD Genel Merkezi ve tüm şubeleri olarak Cumartesi Annelerimizin yanında olduğumuzu ilan ediyor, Analara uygulanan bu kötü muameleyi şiddetle kınıyoruz ve yaşanan bu durumun takipçisi olacağız.” (HABER MERKEZİ)

  • Alevi kadınlar: Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nda analarımızın eşit temsiliyeti sağlanmalı – VİDEO

    Alevi kadınlar: Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nda analarımızın eşit temsiliyeti sağlanmalı – VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen Alevi çalıştay program taslağı toplantısı ikinci gününde sürüyor. Taslak programın 12 başlığından biri olan Aleviler kadın (Ana-Bacı) taslak raporunda “Alevi Bektaşi İnanç Kurulu’nda analarımızın eşit temsiliyeti sağlanmalı. Cem erkanlarımızda post makamında 12 hizmette Analarımız ve bacılarımız da yer almalıdır. Bütün Alevi kurumlarda bulunan kadınların bir araya gelebileceği, ortak kararlar alabileceği koşullar sağlanmalıdır” denildi. 

    Alevi Bektaşi Federasyonu’nun öncülüğünde düzenlenen Alevi çalıştay program taslağı toplantısı ikinci gününde sürüyor. Taslak programın 12 başlığından biri olan Aleviler kadın (Ana-Bacı) taslak raporu Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Kartal Şube Başkanı Songül Tunçdemir tarafından açıklandı.

    Aleviler kadın (Ana-Bacı) başlığını tartışan Ayten GÜLSEVER, Songül TUNÇDEMİR, Yaşar SEYMAN, Besime KONCA, Nevin Kamil AĞAOĞLU, Gülhanım ASLANDOĞAN, Selda GÜNEŞ, Türkan AKBIYIK, Gülçin AKÇA’nın adına açıklama yapan Tunçdemir, “Yaşadığımız coğrafyada neredeyse bir cins kıyımı ile karşı karşıyayız” diyerek, Kadın mücadelesi ve örgütlenmesi büyüdükçe kadınların başına gelenler saklanamaz oldu. Kadının hakikat mücadelesi, niteliği, biçimi ne olursa olsun kadın kitleleri ciddi bir saldırı ile karşı karşıyadır. Alevi kadınlar da bulundukları yerden saldırıları göğüsleyecek düzeyde bir özgün örgütlülüğe ve diğer kadın mücadelesi veren yapılar ile dayanışma içinde olmak durumundadır” dedi.

    “KAH PİR SULTAN, KAH ŞEYH BEDRETTİN KAH FATMA ANA, KAH SAKİNE OLDUK BOYUN EĞMEDİK”

    Tunçdemir şunları kaydetti:

    “Ve ne yazık ki toplumsallaşma adı altında oto- asimilasyon, bir seçim haline dönüştürülmüştür. Bunun dışında kalmak isteyenler de zalimin en acı şekilde zulmüne uğramıştır. İşte Koçgri, Dersim, Maraş, Sivas ta yaşanan tam da buydu. Kendi olmakta ısrar eden, inancını, kültürünü, var etmeye çalışan canlarımız bunun bedelini en ağır şekilde ödedi.

    Maraş ta hamile kadınlara ve karnındaki bebeğe yapılanların, diri diri yakılan, Dersim de kara trenlerle bilinmedik diyarlara sürülen yüzlerce kadının dramı da bunun bir parçasıydı. Unutmadık, unutmayacağız… Bu vesileyle bu katliamlarda Hakk ile Nur olmuş, Hakikate sırlanmış tüm canları elem ve saygıyla yad ediyoruz. Çarkı Pervazda devirleri daim olsun. Nurları Şah-ı Nur olsun.

    Boynumuzu bükmedik, bükmeyeceğiz, bükemeyecekler. Acımızı Hakikat ile sırladık. Kah İbrahim, kah Hüseyin, kah Hallac, kah Nesimi, kah Pir Sultan Abdal, Kah Şeyh Bedreddin, kah Fatıma Ana, kah Zeynep, kah Sakine olduk zalime boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Aşk olsun cümlesine…”

    Songül Tunçdemir, “İbadetimiz olan Cem Erkanlarında cinsiyet yoktur, Can vardır. Bu durum Kırklar Meclisinde de vardır. 17 Kadın, 23 Erkek vardır.  Ana Fatma da Kırklar Meclisindendir” hatırlatmasında bulunarak, “Bu yüzden inanç önderlerinden söz ederken sadece baba, dede, pir değil, analık kavramı üzerinde de durmak ve önemsemek gerekiyor. Aksi taktirde özümüzü inkar etmiş ve yola bilmeden ihanet etmiş oluruz” dedi.

    “ALEVİ TOPLUMU TEHLİKELERE KARŞI TAVIR SERGİLEMELİ”

    Tunçdemir “Ülke gerçeğimizde ideolojik, politik, eğitsel ve kültürel olarak derinleşen ve fütürsuzlaşan milliyetçilik, militarizm, dincilik, gericilik, cinsiyetçilik en çok ta Alevi toplumunun geleceği için kaygı vericidir. Nasıl ki yaşanan kadın tecavüzleri ve cinayetleri, çocuk tecavüzleri, seküler yaşam süren öznelere karşı saldırılarda kadınlar seslerini yükseltiyorlarsa Alevi toplumu ve inancı için oluşan tehlikelere karşı da aynı tavır sergilenmelidir” diye konuştu.

    “ALEVİLİK YOLDUR, YOL DA ANADIR”

    Ana-Bacı taslak raporunda “Alevilik YOL dur, yol da anadır. Pir Sultan Abdal ‘’Kıblem sensin yüzüm sana dönerim’’ demişti, biz kıble olmaz isek sistemin tarif ettiği kıbleye hep beraber dönmek zorunda kalırız. O kıblede de taciz, tecavüz, yoksulluk ve savaş var. Kıblenin şaşmaması için Alevi kadınlarına büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Tüm Alevi kadınlar ancak aktif katılımla hayatı değiştirip dönüştürebilirler. Unutmayalım, bizim elimiz Ana Fatma’nın elidir, elinin değdiği her şey değişir ve güzelleşir. Mürşid kapısı Fatma Ana ise bizi Hakikate ulaşır kılacak olan onun fikir, zikir ve eylem birliğidir” denildi.

    Raporda şunlar dile getirildi:

    1-Alevi Bektaşi İnanç Kurulunda analarımızın eşit temsiliyeti sağlanmalı. Cem erkanlarımızda post makamında 12 hizmette Analarımız ve bacılarımız da yer almalıdır.

    2-Örgütlerde, İnanç kurullarında, meclislerde yönetim kadrolarının tüm kademelerinde eşit temsiliyet sağlanması için ilgili kurumlarda gerekli tüzük değişikliği bir an önce yapılmalıdır.

    3-Kadın kolu değil, kadın meclislerinin oluşturulması, kadının sosyo-ekonomik olarak güçlendirilmesini sağlayacak çeşitli atölyelerin kurulması, kooperatif oluşturulması sağlanmalıdır.

    4- Tüm emek alanlarında çalışan kadınların hakları korunmalı,  mağduriyetleri durumunda ortak bir tavırla sahiplenilip tepki verilmelidir.

    5-Bütün Alevi kurumlarda bulunan kadınların bir araya gelebileceği, ortak kararlar alabileceği koşullar sağlanmalıdır.

    6-Tolumsal cinsiyetçilikle mücadelede diğer kadın örgütleriyle ortak hareket edilmelidir.

    7-Başta Kadıncık Ana olmak üzere kadın pirlerimizin ziyaretgahlarının ziyarete açılması, tarihteki ve inançtaki yerlerinin korunması için acil önlemler alınmalıdır.

    Sözü biz kadınlar almalı, sözümüzü de özümüzü de biz haykırmalıyız.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

     

     

     

     

  • Nurettin Gedikoğlu Dede: Alevi inancında dahi kadın tam yerini bulamadı

    Nurettin Gedikoğlu Dede: Alevi inancında dahi kadın tam yerini bulamadı

    PİRHA – 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde yazı kaleme alan Dede Nurettin Gedikoğlu, Alevi inancında kadının kıymetli olduğunu söyledi. Gedikoğlu, “Alevi inancında analar, en hızlı kadın savunucuları pirler tarafından bile posta oturtulmamıştır yani kadın tam yerini bulamamıştır. Bu, inancımızın en büyük acısıdır” dedi.  

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi ve Marmara Bölge Sorumlusu, Hıdır Abdal Sultan Ocağı Dedelerinden Nurettin Gedikoğlu yazı kaleme aldı. Gedikoğlu, dünya kadınlar günü kadına hediyeler alarak kutlanılmayacağını kaydetti.

    8 Mart’ın tüm dünyada kadınların eşitlik özgürlük ve daha huzurlu yaşama isteklerini dile getirdikleri özel bir gün olduğunu kaydeden Dede Gedikoğlu, “Yılın sadece bir günü kadınları hatırlamak onların aile ve toplum üzerindeki değerlerini ön plana çıkarmakla onların hak ettiği kazanımlar ödenmiş olmaz” dedi.

    “PİRLER, ANALARI POSTA OTURTMUYOR”

    Kadın erkek eşitliğinden bahsedildiğini ancak bunu uygulamalarda görmediklerini ifade eden Gedikoğlu, siyasette ve toplumun diğer alanlarında kadınlara gereken fırsatların verilmediğini vurguladı.

    Alevi inancında daha kıymetli olan kadınların, ana sıfatında olanların yani dedelerin eşleri bile en hızlı kadın savunucuları pirler tarafından posta oturtulmadığı eleştirisini yapan Gedikoğlu, “Kadına en büyük saygıyı gösteren, baş tacı yapan Alevi inancında dahi kadın tam yerini bulamamış ve bu inancımızın en büyük acısıdır” ifadelerini kullandı.

    “HEDİYELERLE KADINLAR GÜNÜ KUTLANMAZ”

    Dede Nurettin Gedikoğlu, yazının devamında şunları belirti:

    “Kadın haklarını insan haklarından ayrı tutmak mümkün değildir. Kadın hakları ile savunulan kadınların ayrıcalıklı haklara sahip olması değil sadece insan oldukları için her yerde ve herkes için geçerli haklara sahip olmasıdır. Kadınların eğitim, sağlık, siyaset ve toplumun her alanında özgür ve aktif olarak görev almalarına fırsat verilmelidir. Bugün etrafımıza baktığımızda her gün birçok kadın tacize uğruyor, töre cinayetine kurban gidiyor, kişisel, anlamsız sebeplerden dolayı öldürülüyor, çalıştığı iş yerlerinde daha az ücret alıyor, eğer bu kadın dul ise kötü niyetle bakılıyor, şiddete maruz kalıyor zaten gerici, yobaz güruh kadını bir obje gibi kullanıyor yani emekçi kadınlar gününü anmak bu manada şekilcilikten öteye gidemiyor. Hediyelerle bir iki güzel sözle kadınlar günü kutlanamaz daha uygar ve sağlıklı bir toplum için kadınlara her zaman ihtiyaç vardır. Kadınlara verilmiş bu güzel güne saygı duymalı ve onları sadece bir günle değil; her zaman hatırlamalıyız. Bu manada benim hayranlık duyduğum cumartesi annelerinin direnişlerin kutluyorum.”  (HABER MERKEZİ)