Etiket: ankara kalesi

  • Tarihi kaleden düşen kaya parçaları engelli yurttaşın evini yıktı, sesini duyan yok!-VİDEO

    Tarihi kaleden düşen kaya parçaları engelli yurttaşın evini yıktı, sesini duyan yok!-VİDEO

    PİRHA-Ankara’nın Kale Mahallesi’nde az sayıda kalan gecekondularda yaşamlarını süren yurttaşlar, tarihi kaleden düşen kayalar sebebiyle büyük tehlike altında. Düşen kayaların evlere zarar verdiğini belirten mahalleliler, belediyenin çöp toplamadığını da aktararak “Resmen bir köşede kaldık ve unutulduk” diyerek mağduriyetlerine dikkat çektiler.

    Ankara’nın tarihi Kale Mahallesi’nde yaşayanlar yurttaşlar, yoksullukla mücadele etmelerinin yanı sıra şimdi bir de afet tehlikesi altında. Mahallede çok az sayıda kalan gecekondular, bakımsız kalmaları nedeniyle barınma ihtiyacını tam olarak karşılayamıyor.

    Bölge halkının, işsizlikle mücadelesi bir yana şimdi de Ankara Kalesi’nden düşen kaya parçalarıyla başları belada. Altıntaş Sokak’taki gecekonduda yaşayan 47 yaşındaki Adem Keçeci de bu tehlikenin merkezinde olan isimlerden birisi.

    “ÖLÜMLE BURUN BURUNA YAŞIYORUZ”

    Keçeci, 30 yıldır Kale Mahallesi Altıntaş Sokak’ta yaşamını idame ettiriyor. Bölge sakinleri olarak son birkaç yıldır büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduklarını belirten Keçeci “Adeta ölümle burun buruna yaşıyoruz. Kaleden düşen kayalar bir yandan, bölgede artan hırsızlık bir yandan” diyerek içinde oldukları zorlu yaşamı özetliyor.
    Mahalleliler, tarihi Ankara Kalesi’nin surlarının yıkıldığını ve kopan kaya parçalarının ise evlerinin üzerine düşmesi nedeniyle büyük tedirginlik yaşıyor. Bu sebeple çatılarının çöktüğünü belirten Adem Keçeci “Ben yıllardır burada yalnız yaşıyorum. Uzun yıllardır düşen bu kayalar sebebiyle sorunlarımız var. Yağmur yağdıkça üstümüze düşen kayalar çoğalıyor. Çatımda birçok kaya mevcut. Daha önceden çatımı kayalardan arındırmıştım ancak şimdi yine doldu. Ne yapacağımızı bilmiyorum yetkililere başvuru yaptım. Hatta Mavi Masa’yı da aradım. Aramadığım yer kalmadı ama kimse gelip de yardımcı olmadı. Sadece fotoğraf ve video çekip gittiler ve bir daha da gelmediler” dedi.

    KALEDEN DÜŞEN KAYALAR ÇATILARI DA YIKTI!

    Adem Keçeci, evinin bitişiğinde yaşayan yaşlı bir kadının da aynı tehlike ile karşı karşıya olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bizler evdeyken kaya parçalarının düştüğü oldu. Kimi zaman gece yarısında bu kayalar sebebiyle uykumuzdan uyanıyoruz. Tıpkı deprem oluyormuş gibi bir ortam, gürültü oluşuyor. Çatılarımız teneke olduğu için ayrıca daha fazla ses oluşuyor. Bu nedenlerle çatımız delinmiş durumda. Tavandan yağmur suları sızmakta. Yapmış olduğum başvurular sonrasında kimse  yardımcı olmadı. ‘Burada ölmemi mi bekliyorsunuz? Yani ben burada öldükten sonra mı haber olacağız’ diye kendilerine sordum.”

    ENGELLİ RAPORU YÜZDE 65’TEN YÜZDE 26’YA DÜŞÜRÜLMÜŞ

    Adem Keçeci, barınma konusunda yaşadığı zorlukların yanı sıra mevcut sağlık sorunları nedeniyle ekonomik darlık da yaşamakta. Keçeci, 2000 yılında geçirmiş olduğu bir trafik kazası sonucu sakatlandığını ve malulen emekli olduğunu da belirtti. Çalıştığı ecza deposunun haklarını vermediğini belirten Keçeci, avukatlar yoluyla açmak istediği davanın da şirket sahipleri tarafınca engellendiğine vurgu yaptı. Şu anda vücudunda büyük oranda engel olduğunu söyleyen Keçeci şu bilgileri paylaştı:

    “Şu an iş kazası maaşı alıyorum ama malulen emeklilik maaşımı %65 engelim varken %26’ya düşürdüler. O nedenle beni mağdur ettiler. Geçirdiğim kaza nedeniyle vücudumda kırılmayan kemik kalmadı. Şu an ayaklarım sakat, yürümekte zorluk çekiyorum ve gördüğünüz gibi bu şekilde yaşamaya çabalıyorum. Yaşadığım evde yarılmalar göçükler var. Adeta ev ikiye bölünüyor. Tüm bunlara rağmen hiç kimse derdimizi maalesef dinlemiyor.”

    BELEDİYENİN DE GÖZDEN ÇIKARDIĞI MAHALLE!

    Adem Keçeci, yaşadıkları bölgenin aynı zamanda kentsel dönüşüm dahilinde olduğunu da sözlerine ekledi. Keçeci, evleri boşaltma konusunda henüz kendilerine bir bildiri yapılmadığını ancak hiçbir kamu hizmetinden de faydalanamadıklarının da altını çizdi. Keçeci, geçtiğimiz yıllarda kimi evlerin yıkılmak üzere işaretlendiğini belirterek şöyle devam etti:

    “30 yıldır elektrik su aboneliğimiz var. Çok nadir şekilde bizler üzerinde durmadıkça belediyeden herhangi bir hizmet görmüyoruz. Sokağımıza 2 sene önce zorla bir asfalt yaptırdık. Şimdi de çöpler toplanmıyor. Gördüğünüz gibi her taraf çöp içinde. Temizlik biriminde olan arkadaşlara soruyoruz, onlar ise ‘müdürlerimizle görüştük, çöp arabaları sokağa sığmıyor’ diyorlar. Unutulduğumuzu düşünüyoruz tabii ki. Adeta köşede kaldık. Çok az kişi kaldık burada. Anne babamı da yitirdim, tek başıma yaşamaya çalışıyorum burada.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Ankara Kalesi’ndeki çatlaklar günden güne artıyor!

    Ankara Kalesi’ndeki çatlaklar günden güne artıyor!

    PİRHA – Melih Gökçek döneminde restore edilen Ankara Kalesi, yıkılmanın eşiğine geldi. Uzmanlar, bir an önce kale duvarlarının onarıma alınması gerektiğini aktardı.

    Tarihi Ankara Kalesi çökme tehlikesiyle karşı karşıya. Surlarda meydana gelen çatlaklar günden güne genişlemekte.

    Konuya ilişkin açıklama yapan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Gökçek döneminde, tarihi surların payandası olan kaya kütleler, iş gücü makineleriyle kırarak yok edilmiş, yeni rant odakları yaratmak adına yapılan çalışmalar nedeniyle kale surlarında çatlaklar meydana gelmişti. Şimdi o çatlaklara yenilerinin eklendiğini ve çatlakların giderek derinleştiğini ve faciaya ramak kaldığını yerinde inceledik. Ankara’nın kent tarihiyle neredeyse yaşıt olan Ankara Kalesi’ndeki bu çatlaklar telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacaktır. Defalarca kez uyarılar yapılmış olmasına rağmen müdahale edilmiyor olmasını anlamak mümkün değil.” dedi.

    “SURLAR YIKILIRSA ALTINDA KALAN ÖNLEM ALMAYANLAR OLUR”

    “Surlar yıkılırsa altında kalan önlem almayanlar olur. Surların önüne üzerinde ‘Dikkat surlara yaklaşmak can güvenliği açısından tehlikeli ve yasaktır’ yazılı tabela yerleştirilmesi ayıptır” diyen Candan, şöyle devam etti:
    “Aynı zamanda yetkililerin görevlerini yapmadıklarının da göstergesidir. Biricik olan Ankara Kalesi’nin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için giderek büyüyen çatlaklar konusunda önlem alınmasını bir kez daha hatırlatıyoruz. Kale surlarının jeolojik katmanları açısından savunmasız bırakılmasının bilimsel ve mühendislik anlamında hiçbir açıklaması olamaz. Tarihi surların telafi olmayacak şekilde zarar görmesinin acilen önüne geçilmelidir. Sel baskınlarında su tahliyesini yapılamaması da kale surlarını tehdit etmektedir. Olası bir yıkım yaşanmadan, insanların can güvenliği tehlikeye girmeden, Koruma Kurulu ve Ankara Büyükşehir Belediyesi harekete geçmelidir.”

    PİRHA/ANKARA