Etiket: ankara şehir hastanesi

  • Ankara’da cemevlerine saldıran şahıs hakkında yeni gelişme!

    Ankara’da cemevlerine saldıran şahıs hakkında yeni gelişme!

    PİRHA – Ankara’da 30 Temmuz’da 4 Alevi kurumuna yönelik saldırı dosyasında yeni gelişme yaşandı. Saldırgan Ahmet Ozan K.’nin, akıl sağlığının yerinde olup olmadığını öğrenmek için hastanede gözetim altında olduğu öğrenildi.

    Muharrem orucunun ilk gününde, 30 Temmuz 2022’de Ankara’da Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne saldırı düzenleyen Ahmet Ozan K‘nin hastanede gözetim altında olduğu öğrenildi.

    “Cemevi saldırılarını Allah için yaptım. İlahi bir güç tarafından bana bu saldırıyı yapmam söylendi” yönünde ifade veren 24 yaşındaki saldırganın, 2 haftadır Ankara Şehir Hastanesi’nde gözetim altında olduğu öğrenildi.

    Avukat Ümran Hakverdi, söz konusu gelişmeye dair PİRHA’ya konuştu. Av. Hakverdi, saldırganın avukatı tarafından Ahmet Ozan K’nin akıl sağlığı ile ilgili rapor alınması yönünde savcılığa dilekçe verildiğini aktardı.

    SALDIRGAN TEK KİŞİLİK ODADA

    Bilirkişi raporu için şahsın hastanede gözetim altında olduğunu belirten Av. Hakverdi “Şahıs 2 haftadır hastanede tutulmakta. Bir hafta sonra hastaneden gelecek raporla birlikte savcı, durumu değerlendirmeye tabi tutacak. Bugün itibarıyla tam 2 haftadır hastanede bulunuyor. Toplamda ‘3 haftalık süre boyunca gözlemleyin’ denilmiş. Son bir haftalık süresi kalmış. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde tek kişilik bir odada gözetim altında tutuluyor” diye konuştu.

    Avukat Ümran Hakverdi, saldırıdan hemen sonraki süreçte konuya dair ‘şüphelinin akli dengesi yerinde değildir’ diyemeyiz. Akli dengenin yerinde olmadığı yoluyla bir suçtan kurtulma gayreti söz konusu” yönünde açıklama yapmıştı.

    4 AY GEÇTİ ANCAK İDDİANAME HAZIRLANMADI!

    30 Temmuz’da yapılan saldırıyla ilgili bir kişi tutuklanırken iki kişi ise ev hapsi ile cezalandırılmıştı. Ankara Emniyet Müdürlüğü, saldırının hemen akabinde “Konuyla ilgili tahkikat çok yönlü devam etmektedir” açıklamasını yapmıştı ancak dört aylık zaman diliminde henüz bir iddianame de hazırlanmadı.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Meslektaşları, Doktor Rümeysa Berin Şen için eylem yaptı: Kaza değil cinayet!

    Meslektaşları, Doktor Rümeysa Berin Şen için eylem yaptı: Kaza değil cinayet!

    PİRHA- Nöbet çıkışı evine giderken geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen için bir çok kentte açıklamalar yapıldı. Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği önünde yapılan açıklamada, “Türkiye geneli sağlık hizmetlerine artan talep karşısında tüm sağlık çalışanlarının yükü oldukça arttı. Sağlık emekçileri özellikle de asistan hekimleri, ağır iş yükü altında ezilerek tükenme noktasına geldi. Bu yaşanan kaza değil cinayet” denildi. 

    Türkiye’nin bir çok kentinde 23 Ekim’de nöbet çıkışı evine giderken, geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen için saygı duruşunda bulunulup açıklama yapıldı.

    Ankara Tabip Odası Asistan Hekim ve Genç Uzman Komisyonu (ATO), yaşamını yitiren Dr. Rümeysa Berin Şen için Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği önünde basın açıklaması yaptı.

    Yapılan açıklamada ‘Dr. Rümeysa Berin Şen isyanımızda yaşıyor’ yazılı pankart açıldı. Açıklamaya, Sağlık ve Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Eş Genel Başkanı Hüsnü Yıldırım, Halkların Demokratik Partisi( HDP) Iğdır Milletvekili Habip Eksik, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer ve çok sayıda sağlık emekçisi katıldı. Açıklamayı Asistan Hekim ve Genç Uzman Komisyonu üyesi Benan Koyuncu yaptı.

    “KAZA DEĞİL CİNAYET”

    Ankara Şehir Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde asistan hekim olarak çalışmakta olan Dr. Rümeysa Şen’in yorucu nöbetler sonucu kaza geçirmesinin kaza değil cinayet olduğunu ifade eden Koyuncu şunları dile getirdi:

    “Türkiye geneli sağlık hizmetlerine artan talep karşısında tüm sağlık çalışanlarının yükü oldukça arttı. Sağlık Bakanlığı Hastanelerine yapılan başvuru sayısı,  2001 yılında 64 bin iken, sağlıkta dönüşüm programı sonrası 2019’da 387 bine yükseldi. Hem sağlık hizmetlerinin hastanede verilen hizmetler çerçevesine indirgenmesi hem de pandemi ile mücadelenin hastane kapılarında başlaması ise sağlık emekçilerinin özellikle de asistan hekimlerin ağır iş yükü altında ezilerek tükenme noktasına getirdi. İktidar, sağlık hizmetlerinin örgütlenme sorununun faturasını sağlık emekçilerine çıkarıyor. Ayaktan başvuru ve yatan hasta yükündeki artış karşısında asistan hekimler uzun mesai saatleri boyunca birden fazla kliniğe bakmaya mecbur bırakılarak artan talep karşılanmaya çalışılıyor.

    Yıllardır asistan hekimlerin en temel sorunlarından biri olan 36 saat çalışma, gün aşırı nöbetler, eğitimi değil sağlık hizmetini önceleyen anlayış bizi bugünlere getirmiştir. Daha önce de bu çalışma şartlarının ölüm getirdiği vurgulanmasına rağmen çalışma şartlarımızda herhangi bir düzenlemeye gidilmemiştir. Bunun sonucu olarak da Melike Erdem, Ece Ceyda Güdemek, Emre Bakırlı, Mustafa Yalçın son olarak Rümeysa Berin Şen hayatlarının baharında, mesleki hayatlarının başında birer birer yaşamlarını yitirdiler. Gerek mobbing gerek uzun çalışma saatleri ve gerekse sağlıkta şiddetin çözülmemesi sebebiyle ölüme sürüklendiler.”

    “UCUZ İŞ GÜCÜ OLARAK GÖRÜLÜYORUZ”

    Asistan hekimlerin çalışma şartlarının düzeltilmesi için daha kaç meslektaşımızın ölmesi gerekiyor?’ diye soran Koyuncu; “Bir devlet memuru ayda ortalama 168 saat mesai yaparken bir asistan hekimin mesai süresi 360 saati bulmaktadır. Asistan hekimler çoğu branşlarda 36 saate varan sürelerde çalışıyor. Hekimler uykusuz, yorgun geçen gecenin ardından polikliniklerde 100’e yakın hasta muayene ediyor, gözleri uykudan kapanmak üzereyken ameliyata giriyor. Hastalarımıza soruyoruz. 30 saattir çalışan asistan hekimin 80. Hastası ya da ameliyat ettiği kişi olmak ister misiniz? Maksimum ne kadar çalışacağımız hiç konuşulmazken maksimum ne kadar ücret ödeneceği ise her yerde karşımıza çıkıyor. Bu çok net ki, ucuz iş gücü olarak görülüyoruz. Performans sistemi nedeniyle ücret kesintisi yapılacağı zaman akla ilk gelenler hastanenin iş yükünü sırtlayan asistan hekimler oluyor. Kışkırtılmış sağlık talebinin, basamaklandırılmayan sağlık sisteminin, belirsiz yönetmeliklerin, adaletsiz görev dağılımının yükünü sırtlanmayacağımızı, bu düzenin bu şekilde devam edemeyeceğini ve bu düzeni kabul etmediğimizi buradan bir kez daha dile getiriyoruz. Biz asistan hekimler artık yeter diyoruz. Hekimlik yaparken dayatılan insanlık dışı çalışma şartları nedeniyle bir arkadaşımızı daha kaybetmeye tahammülümüz yok” şeklinde konuştu.

    “36 SAAT NÖBET UYGULAMASI KABUL EDİLEMEZ”

    Koyucu’nun ardından CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer söz olarak; “Sağlık emekçileri bütün zorluklara rağmen insan sağlığına daha iyi hizmet edebilmek için katlanıyor. Nöbet sonrası izin hak olmasına rağmen angarya anayasa ile yasak olmasına rağmen bu arkadaşlarımız anayasa dışında idarecilerin inisiyatifi ile bu şekilde 36 saat insanlık dışı bir uygulamayla çalıştırılıyorlar. Bu düzen, bu uygulama kabul edilemez. Biz daha fazla canımız yansın istemiyoruz, başka Rümeysalar olmasın istiyoruz. Bu nedenle bu uygulamaya biran önce son verilmeli ve asistan arkadaşlar yasaya uygun bir şekilde insani koşullarda çalışmalı” dedi.

    Açıklama, ‘Asistan hekim köle değildir’ , ‘Yaşamak yaşatmak istiyoruz’, ‘Kaza değil cinayet’ sloganları ve alkışlarla son buldu.

    Mersin’de de, Mersin Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi poliklinikleri önünde basın açıklaması düzenledi. Mersin Tabip Odası başkanı Mehmet Antmen tarafından yapılan açıklamada, asistan hekimlerin ölümüne ve sağlıklarından olmasına neden olan uygulamaya biran önce son verilmesi ve asistan hekimlerin yasaya uygun bir şekilde insani koşullarda çalışması sağlanması çağrısında bulunuldu.

    PİRHA/ANKARA-MERSİN

     

     

  • Toğrul: Milletvekilimiz korsanvari bir şekilde kaçırıldı!    

    Toğrul: Milletvekilimiz korsanvari bir şekilde kaçırıldı!    

    PİRHA- HDP’li milletvekilleri, vekilliği düşürüldükten sonra evinden darp edilerek cezaevine götürülen ve dün gece rahatsızlanarak anjiyo olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ilişkin açıklama yaptı. HDP Meclis İdare Amiri Mahmut Toğrul, “Vekilimizin şu anda nereye götürüldüğünü bilmiyoruz. Korsanvari bir şekilde kaçırıldı” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri, darp edilerek cezaevine götürülen ve rahatsızlanması ardından anjiyo olan Ömer Faruk Gergerlioğlu’na ilişkin Ankara Şehir Hastanesi önünde açıklama yaptı.

    Açıklamaya Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede ve milletvekilleri Fatma Kurtulan, Abdullah Koç, Mehmet Rüştü Tiryaki, Erol Katırcıoğlu, Kemal Peköz, Oya Ersoy ve Mahmut Toğrul katıldı.

    Meclis İdare Amiri Mahmut Toğrul, “Bu, dünya zulüm tarihinin bir nirvanasıdır. Dün Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun evinde gördük zulmün nirvanasını. Zulümde rakip tanımıyorlar. Unutmasınlar ki, biz de direnişin tarihini yazıyoruz. Onlar zulmün tarihini yazıyor, biz de direnişin tarihini yazıyoruz” dedi.

    “DÜNYA ZULÜM TARİHİNİN BİR NİRVANASI”

    Sürece ilişkin konuşan HDP Meclis İdare Amiri Mahmut Toğrul, “Dün Türkiye demokrasi tarihine gerçekten kara bir leke düştü” dedi. Toğrul, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun “insanlığın kabul edemeyeceği bir tutumla polis baskısı ve zoruyla tartaklanarak tutuklanmaya” çalışıldığını belirterek şunları söyledi:

    Gergerlioğlu’nun hastaneden korsanvari bir şekilde kaçırıldı ve şuanda nereye götürüldüğünü bilmiyoruz. Muhtemelen Sincan Cezaevi’ne götürüldü. Bu Türkiye’de görülmemiş, rastlanılmamış zulmün bir başka versiyonudur. Bir milletvekili buradan, arkadaşlarından, basından kaçırılmıştır. Kaçırılarak, korsanvari bir şekilde götürüldü. Ne kadar bilgi almaya çalıştıysak kimse bize bilgi vermedi.”

    “MİLLETVEKİLİNİN KAÇIRILMASI KABUL EDİLEMEZ”

    “Kamu görevlilerine şunu ifade ediyorum; mesleğin etik kurallarına uyun. Hiç kimsenin hukuk dışı, etik dışı sizlere talimat vermesini kabul etmeyin. Bize arkadaşımızla ile ilgili ilgi vermemek kabul edilemez. Bir milletvekilin kaçırılması kabul edilemez. Sağlık durumu şuanda nedir, bu kaçırılma biçimine sağlık durumu ne kadar elverişlidir onu da bilmiyoruz. Bu tür hukuk dışı yöntemlerinden kaçının.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Ankara Şehir Hastanesi’ni lağım suyu bastı-VİDEO

    Ankara Şehir Hastanesi’ni lağım suyu bastı-VİDEO

    Ankara Şehir Hastanesi’nin koridorlarını lağım bastı.

    Haberin videosu

    AKP iktidarı tarafından hayata geçirilen şehir hastanelerindeki sorunlar bitmiyor.

    Sağlık hizmeti konusunda eksikliklerle gündemden düşmeyen Ankara Şehir Hastanesinin koridorlarını lağım suyu bastı.

    Hastalar ve sağlık emekçileri duruma tepki gösterirken, akıntının bir saattir devam ettiği ve herhangi bir müdahalede bulunulmadığı belirtiliyor.  (HABER MERKEZİ)