Etiket: anne nuray balaç

  • Sibel Balaç’ın durumu kritik; Anne Balaç: Kızım can çekişiyor, serbest bırakın- VİDEO

    Sibel Balaç’ın durumu kritik; Anne Balaç: Kızım can çekişiyor, serbest bırakın- VİDEO

    PİRHA-Tutuklu Sibel Balaç, adil yargılanma, hasta tutukluların serbest bırakılması ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin sona ermesi talepleriyle 278 gündür ölüm orucu eylemini sürdürüyor. Kızının 85 kilodan 38 kiloya düştüğünü söyleyen anne Nuray Balaç, “Kızım ölsün diye uğraşıyorlar, herkes kızımın yaşaması için elinden geleni yapsın” dedi.

    Adil yargılanma, hasta tutukluların serbest bırakılması ve cezaevlerindeki hak ihlallerinin sona ermesi talepleriyle 29 Aralık 2021’de ölüm orucuna başlayan Sibel Balaç, infaz erteleme başvurusu nedeniyle Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Hastanesine sevk edildi.

    Balaç, hastanenin mahkûm koğuşunda tutuluyor. Bir haftadır hastanede tutulan Balaç için beklenen Sağlık Kurulu Raporu Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderildi.

    Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Mevki ek binasında bulunan mahkûm koğuşunda tutulan Balaç’ın durumunun giderek kötüleştiğine, Balaç’ın destek alamadan yürümekte dahi zorluk yaşadığına dikkat çeken anne Balaç, yetkililere seslenerek kızının bir an önce tahliye edilmesini istedi.

    “KIZIM HASTANEDE CAN ÇEKİŞİYOR”

    Kızının biran önce serbest bırakılmasını istediğini söyleyen anne Nuray Balaç, “Kızım olmayan suçlarla yargılanıyor. Kızıma banyo yaptırdığım sırada kemikleri sayılıyor. Kızımı kaybetmek istemiyorum. Bütün yetkililere sesleniyorum biran önce evladımı bıraksınlar. Ya evladım felç olacak ya da evladımı kaybedeceğim. Son dönemlerde bir de kuyruk yarası başladı, kızımı bıraksınlar da tedavi ettireyim. Her gece kızıma bir şey olacak korkusuyla başında bekliyorum. Kızım 85 kilodan 38 kiloya düştü, ölsün diye uğraşıyorlar. Refakatçi olarak kızımın yanında duruyorum, kızım hastaneye geldiği zaman yürüyebiliyordu ama şimdi yürüyemiyor şu anda hastanede can çekişiyor. Anne olarak çok zor şeyler yaşıyorum olmayan bir şeyle suçladınız evladımı, hastanede kaldığımız yer havasız ve pislik içinde. Herkes kızımın yaşaması için elinden geleni yapsın” dedi.

    SİBEL BALAÇ KİMDİR?

    Zihinsel engelliler öğretmenliği yapan Sibel Balaç, sürgün ve mobbinge uğradığını söyleyerek 2018 yılında görevinden istifa etti. Balaç, aynı yıl, Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) işinden ihraç edilen memur, öğretmen ve akademisyenlerin, Ankara’daki Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirdikleri “işimi geri istiyorum” eylemlerine katıldı.

    Yüksel Caddesi’ndeki eylemcilerle birlikte 10 Aralık 2018’de gözaltına alınan Balaç, 18 Aralık’ta çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yapılan yargılama sonucunda ‘23 Mart 2021’de- Balaç’a  8 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası verildi. Ceza, Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından onandı.

    Balaç, “adil yargılanma” olmak üzere “hasta mahpusların serbest bırakılması”, “hapishanelerdeki hak ihlallerinin ortadan kaldırılması” ve “ağırlaştırılmış infaz yasasının mahkumların lehine değiştirilmesi”, “cezaevinde kitap, dergi gibi kısıtlamalara son verilmesi”, “cezaevindeki sohbet hakkının eksiksiz uygulanması” ve “halkın hak, özgürlük ve adalet mücadelesinin engellenmemesi” gibi taleplerle 29 Aralık 2021’de ölüm orucuna başladı. Balaç, 278 gündür ölüm orucu eyleminde.

    Cihan BERK/PİRHA

  • Anne Balaç: Ölüm orucundaki kızıma havalandırma, doktor ve görüş yasağı uygulanıyor

    Anne Balaç: Ölüm orucundaki kızıma havalandırma, doktor ve görüş yasağı uygulanıyor

    PİRHA-Sibel Balaç 230, Gökhan Yıldırım 224 gündür ölüm oruçlarını sürdürüyor. Sibel Balaç 45, Gökhan Yıldırım ise 42 kiloya düştü. Kızının durumunun kritik olduğunu belirten Sibel Balaç’ın annesi Nuray Balaç, “Kızım 45 kiloya düştü, cildinde yaralar oluşmaya başladı. Evladım haksızlıklara karşı ölüm orucuna başladı. Havalandırmaya çıkmama cezası verildi, doktora götürmüyorlar, 2 aylık görüş yasağı verildi” dedi.

    Ankara’da, Sincan Kadın Cezaevi’nde tutuklu bulunan KHK ile görevinden ihraç edilen öğretmen Sibel Balaç ve 6 yılı aşkın süredir tutuklu olan Gökhan Yıldırım ölüm orucunu sürdürüyor. Sibel Balaç açlık grevinin 230’uncu gününde, Gökhan Yıldırım ise 224.

    Yıldırım ve Balaç’ın sağlık durumları gün geçtikçe kötüye gidiyor artık kalem tutamıyor, ağız içi yaraları var ve yürüyemiyorlar.

    Sibel Balaç’ta kalp çarpıntıları, ayaklarda şişme, halsizlik, şekeri katı yiyememe, kas ve eklem ağrıları var.

    Gökhan Yıldırım’da ise el ve ayaklarında damar çatlaklarından kaynaklı kızarıklar, ellerinin parmak aralarında yaralar, burun bölgesinde kızarıklıklar, ensesinde kızarıklıklar, hücresinden çıktığı zaman gitmek istediği yere tekerlekli sandalye ile gidebiliyor, katı şeker kullanamıyor, sadece su, şeker, tuz ve limonla beslenebiliyor, el parmaklarının arasındaki yaralardan kaynaklı şu an yazı yazamıyor, kemik ağrılarından kaynaklı geceleri uyuyamıyor.

    “EVLADIMIN BİR SUÇU YOK ARTIK YAPILANLARA DAYANAMIYORUM”

    Kızının durumunun kritik olduğunu belirten Sibel Balaç’ın annesi Nuray Balaç, “Kızım 45 kiloya düştü, cildinde yaralar oluşmaya başladı. Evladım haksızlıklara karşı ölüm orucuna başladı ancak cezaevinde de cezalar bitmedi, nasıl bir ülkede yaşıyoruz. Havalandırmaya çıkmama cezası verildi, doktora götürmüyorlar, 2 aylık görüş yasağı verildi. Kızımın 3 ayda bir kulağındaki rahatsızlığından dolayı hastaneye gitmesi lazım ancak kontrole götürmüyorlar. Kızıma 2 aylık görüş yasağı verdiler, evladımı 2 ay daha göremeyeceğim. Meclise girişimiz yasaklanıyor, Adalet Bakanlığı’nda görüşme talebimiz kabul edilmiyor. Artık yapılanlara dayanamıyorum, evladımın bir suçu yok serbest bıraksınlar artık” dedi.

    Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım’ın talepleri şöyle:

    – Dijital delillerle gizli tanık ve itirafçı tanıklarla yürütülen yargılamalara son verilsin.

    – Keyfi disiplin cezalarına son verilsin.

    – Hasta mahpuslar serbest bırakılsın.

    – Hapishanedeki kitap, dergi kısıtlamalarına son verilsin.

    – Hapishanedeki sohbet hakkının eksiksiz uygulanması.

    – Yozlaştırmaya karşı mücadele edenlere verilen cezalar iptal edilmeli.

    – Tarafımıza verilen hapis cezaları iptal edilmeli.

    – Halkımızın hak ve özgürlükler adalet mücadelesi engellenmemeli.

    – Ağırlaştırılmış müebbet infaz yasası tutsaklar lehine değiştirilmeli.

    Cihan BERK/PİRHA