Etiket: antlya

  • HBVAKV Antalya Şube Konuksever Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şube Konuksever Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kütür Vakfı Antalya Şubesi Konusever Cemevi’nde yürütülen Hızır ceminde, dünyanın ve Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiği belirtilerek, “Siyasal iktidarın Alevilere yönelik baskı ve asimilasyon politikalarına karşı hep birlikte bir can olma zamanıdır” denildi.

    Hızır ayı nedeniyle HBVAKV Cemevi’nde Hızır cemi yapıldı. Cemal Abdal Ocağı’dan Kazım Uçarcan’ın Arzuman Ocağı’dan Ana Sehriban Mutluer ve Uran Hızır Ocağı’dan Kenan Akbaba’nın yürüttüğü ceme Kızıldeli Ocağı Yol Evladı Zakir Mustafa Sazcı, HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan Diyar Adak, Denizcan Yener ve Gülümser Akıllı ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “SİYASAL İKTİDARIN ALEVİLERE DÖNÜK ASİMİLASYON POLİTİKASI DEVAM EDİYOR”

    Yürütülen Hızır ceminde her zaman dayanışmaya ve birlikteliklere ihtiyaçları olduğunu belirten HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Böylesi anlamlı bir günde birliğimiz beraberliğimiz daim olsun. Bilhassa şu anki mevcut iktidarın bizler üzerinde yapmış olduğu baskı ve asimilasyon politikalarına karşı hep birlikte bir can olmamız, birlik olmamız, beraber olmamız buraları doldurmamız lazım. Hızır cümle canlıların lokmalarını makbul eylesin. Böylesi bir günde burada bulunduğunuz için yönetim kurulu adına hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

    “DÜNYA ÇOK ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR”

    Böylesi bir günde canların arasında olmaktan onur duyduğunu belirten Cemal Abdal Ocağı evlatlarından Alevi Kültür Dernekleri Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, “Dünya çok zor bir dönemden geçiyor. Bu zor dönemde Hızır aşkıyla zoru kolay kılmanın yollarını arayalım. Bizim yol düsturumuzda birlikteliği anlamlandıran çok çok güzel söylemler var. Bunlardan birisi bir olalım, iri olalım, diri olalım” sözlerini kullandı.

    “DEMOKRASİ ÖZGRLÜK VE BARIŞ İÇİN  BİR ARAYA GELMELİYİZ”

    Türkiye’nin ve Alevi toplumunun çok zor bir dönemden geçtiğini söyleyen ve kayyımlara dikkat çeken Arzuman ocağı evlatlarından Yol yürütücüsü Şehriban Mutluer, “Alevi toplumu olarak görüyoruz ki bu ülkenin sosyal demokratları bu ülkenin aydınlık yüzleri yok olması için çalışan bir beyin var. Birlikten kuvvet doğar. Eğer birlik olmazsak bir yere varamayız. Hızır ayında dertlerine kederlerine acılarına ortak olduğumuz, sevginin, saygının, kardeşliğin, özgürlüğün ve barışın hakim olduğu, insanları dilinden, dininden, ırkından, renginden, cinsiyetinden dolayı ayrımcılığa uğramadığı kendisini özgürce ifade ettiği laik demokratik evrensel kurallar içerisinde dost ve kardeşçe sağlıklı ve huzurlu bir yaşam dileğiyle hepinizin mübarek Hızır aynı kutlar Hızır cümlemizin yar ve yardımcısı olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

    “HIZIR SADECE TÜRKLERE KÜTLERE ALEVİERE AİT DEĞİL, HIZIR BÜTÜN İNANÇLARDA MEVCUT”

    Hızır’ın Anadolu topraklarında büyük mucizeleri olduğunu belirten, Üryan Hızır Ocağı dedesi Kenan Akbaba ise şunları söyledi:

    “Anadolu’nun her tarafında nişanları var Özellikle Dersim bölgelerinde Trakya bölgelerinde Hızır günleri genellikle lokmalar bittikten sonra küçük poğaçalar şeklinde Anadolu’nun birçok bölgesinde biz ona Bıcık deriz. Bıcıklar yapılır bacaların üzerine konulurdu. Bıcığı hangi kuş nereye götürürse o ailenin bekar çocuğu varsa onun orada evleneceği düşünülürdü.

    Özellikle Erzurum, Erzincan, Dersim, Malatya ve Maraş bölgelerinde bulunan köylerde ‘Kavurga’ yapılırdı. Yapılan kavurgaları köyde herkesle zengin fakir ayırmaksızın paylaşılırdı. Trakya bölgemizde ise Hızır ayında ateşler yakılır ateşlerin üzerinden atlanır. Hızır sadece Türklerde Kürtlerde Alevilerde değil dünyanın bütün inançlarında Hızır vardır.”

    Cemde gülbenglerin okunmasının ardından Türkçe ve Kürtçe  söylenen deyişlerle semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar gelen canlara pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Antalya Kadın Platformu: Öfkemizle, isyanımızla kadın dayanışmamızı örüyoruz-VİDEO

    Antalya Kadın Platformu: Öfkemizle, isyanımızla kadın dayanışmamızı örüyoruz-VİDEO

    PİRHA- Antalya Kadın Platformu üyeleri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamada, “Kadınların hukuksal haklarının gasp edildiği, kadını sadece aile ile tanımlayan, onu toplumsal alandan dışlayan gerici- ataerkil politikaların dayatıldığı, kadını güçsüzleştiren ve erkek şiddetine karşı savunmasız bırakmayı amaçlayan bu baskıcı ve çürümüş AKP-MHP iktidar bloğuna karşı kadın mücadelemizi yükselteceğimizin sözünü veriyoruz” dedi.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde saat 17.30’da Kışla önünde toplanan Antalya Kadın platformu üyeleri, sloganlar eşliğinde Attalos heykeline yürüdü.

    Burada yapılan basın açıklamasında Antalya Kadın Platform adına açıklamayı Emine Narkaya yaptı.

    “İNSANI VE DOĞAYI HİÇE SAYAN POLİTİKALAR YÜZÜNDEN BİNLERCE İNSAN ÖLDÜ”

    Narkaya yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:

    “Kadınlarının dayanışma ve mücadeleyi örgütledikleri renkleriyle, sözleriyle eylemleriyle bir araya geldiği isyanını eyleme dönüştürdüğü 8 Mart hazırlıklarımızın devam ettiği tarihlerde 6 Şubat günü 11 ili kapsayan, 20 Şubat günü Samandağ merkezli depremler yaşadık. Kapitalist ataerkinin rantı önceleyen insanı ve doğayı hiçe sayan politikaları on binlerce yaşamı sevdiklerinden bizlerden kopardı. Siyasi iktidarın doğal felaket diyerek kendi sorumluluğunu görmezden gelen tüm sorumluluğu doğaya atan, kader ile açıklayan tutumuna karşı bizler yaşanan kayıpların kapitalizmin doğa ve insan düşmanı politikalarının bir sonucu olduğunu bu haliyle sürdürülebilir olmadığını söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz.

    “ÇOK ÖFKELİYİZ”

    Merkez üstü Pazarcık ve Elbistan olan ve tüm ülkeyi derinden etkileyen yıkıcı iki depremin ardından, öncelikli etkilenen illerde bulunanlar başta olmak üzere, zor günler yaşamaktayız. 11 ili kapsayan ve yaklaşık 16 milyon insanı etkileyen depremlerin sonucunda, on binlerce insan hayatını kaybetti, milyonlarca insan evsiz kaldı ve geriye kalan milyonlarca insanın ruhsal durumlarında ise ağır travmalar bıraktı. Bu yıl, Kadınların Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü olan 8 Mart’a, etkilerinin hala sürdüğü ve uzun yıllar da sürmeye devam edeceği bu depremin ağırlığıyla, ataerkil kapitalist ülke düzeninin hayatlarımıza her anlamda kast ettiği, yaşamlarımızın iktidar ve sermaye nezdinde hiçbir şey ifade etmediği bilinci ve öfkesiyle giriyoruz!

    “OHAL’İ KABUL ETMİYORUZ”

    Depremden sonra ilk yapılan bölgede OHAL ilan edilmesi olmuştur. OHAL kararıyla halkın AKP Hükümetine yönelik tepkisinin görünmemesi, gerçeklerin kamuoyu önünde sergilenmemesi, medya organlarının yayınlarına yasak getirilerek sansürcü bir zihniyetin egemen olması istenmektedir. Ayrıca güvenlik gerekçesi bahane edilerek OHAL ilan ediyorsunuz, meraları ve ormanları yerleşim yeri haline dönüştürmeye, depremi yaşamış yakınlarını kaybetmiş, devlet kurumlarına karşı güveni tahrip olmuş milyonlarca insanı rant kapısı olarak görmeye devam ediyorsunuz. İktidar bu uygulamalarıyla olağanüstü hali ülkenin bütününe yayma çabası içeresindedir. Bu yaklaşımı asla kabul etmeyeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.

    “MÜCADELEMİZİ YÜKSELTECEĞİMİZİN SÖZÜNÜ VERİYORUZ”

    Savaşın, yoksulluğun, cinsiyet eşitsizliğinin ve muhafaza politikaların sonucu neredeyse her gün bir kadının katledildiği, LGBTİ bireylerin her türlü şiddete maruz bırakıldığı, haklarını savunanların cezaevlerinde rehin tutulduğu, kadın emeğinin rekabetçi, güvencesiz, esnek ekonomi politikaları dayatılarak sömürüldüğü, kadınların hukuksal haklarının gasp edildiği, kadını sadece aile ile tanımlayan, onu toplumsal alandan dışlayan gerici- ataerkil politikaların dayatıldığı, kadını güçsüzleştiren ve erkek şiddetine karşı savunmasız bırakmayı amaçlayan bu baskıcı ve çürümüş AKP-MHP iktidar bloğuna karşı kadın mücadelemizi yükselteceğimizin sözünü veriyoruz.”

    Daha sonra aynı metni Kürtçe olarak Berivan Aydın okudu.
    PİRHA/ANTALYA