Etiket: anyalya

  • Akpınar: Madımak Katliamı faillerinin tahliyesine karşı ortak hareket edilmeli!-VİDEO

    Akpınar: Madımak Katliamı faillerinin tahliyesine karşı ortak hareket edilmeli!-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesine karşı PSAKD Genel Merkezi’nin başlatmış olduğu ‘Adalet Nöbeti’nin anlamlı olduğunu vurgulayan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Orada devrimciler, aydınlar, yazarlar, şairler, Aleviler, Sünniler, Kürtler ve Türkler katledildi. Onun için tüm toplumsal kesimleri kapsayan bir şekilde tepki göstermemiz lazım” diye belirtti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek ‘Adalet Nöbeti’ kararı almıştı.

    1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine ilişkin Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu

    “MADIMAK KATLİAMI ILIMLI İSLAM PROJESİNİN HAYATA GEÇİRİLME PROJESİNİ BİR PARÇASIDIR “

    Madımak Katliamı’nın, Türkiye’de Amerika’nın talimatıyla ‘Ilımlı İslam’ projesini yaratma adına Kenan Evren tarafından yapılan 12 Eylül 80 darbesiyle başlayan bir sürecin devamı olduğunu belirten Akpınar, “Sivas Madımak Katliamı bunun ilk ayak sesleriydi. Ama bu ülkenin aydınları, devrimcileri olarak biz bunu fark edemedik” dedi.

    AKP’nin zaman içerisinde bir devlet partisi haline geldiğini söyleyen Akpınar, “Hukuku kendi lehine kullanarak bu hale getirdiler. Onun için bugün bizi yöneten hükümet bu katilleri affetti” diye ifade etti.

    “DÜŞÜNCELERİNDEN DOLAYI İNSANLAR CEZAEVLERİNDE ÇÜRÜYOR”

    Siyasi düşüncelerinden dolayı cezaevinde yatan hasta tutuklulara da dikkat çeken Akpınar, “Hapislerde sadece fikir düşüncesi olan ve kimseye zarar vermeyen, şiddet uygulamayan insanlar bugün cezaevlerinde çürüyor” diyerek tepki gösterdi.

    “KATİLLERİN BIRAKILMASI SADECE PSAKD DEĞİL, TÜM TOPLUMSAL KESİMLERİN SORUNUDUR”

    Madımak katillerinin bırakılmasına ilişkin bu sorunun sadece PSAKD’nin sorunu olmadığının altını çizen Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, konuşmasını söyle sürdürdü:

    “Orada devrimciler, aydınlar, yazarlar, şairler, Aleviler, Sünniler, Kürtler, Türkler katledildi. Onun için örgütlü bir şekilde bizim tepki göstermemiz lazım. Örgütlerimizi üst kurulları bu tür olayları daha planlı örgütleyip, yukarıdan aşağıya doğru hayata geçirmesi lazım.Hep beraber daha örgütlü, daha güçlü sesimizi çıkarmamız lazım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Emire Ulutaş: ‘Dede olmak istiyorum’ deyip cemevine gelen gençler var-VİDEO

    Emire Ulutaş: ‘Dede olmak istiyorum’ deyip cemevine gelen gençler var-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş çalışmalarını anlattı. Ulutaş, Alevi inancını, felsefesini, rızalığı, Dört Kapı, Kırk Makam’ı internet aracılığıyla konferanslar vererek, yurt dışında eğitim almış insanlarla, dedelerle, tarihçilerle ve gençlerle birlikte konuştuklarını dile getirdi. Ulutaş, dede olmak isteyen gençlerin varlığına da dikkat çekerek, bunun mutluluk verici olduğunu söyledi. 

    Antalya Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, pandemi öncesi ve sonrasında kurum olarak yürüttükleri faaliyetleri PİRHA‘ya anlattı.

    Ulutaş, pandemi öncesindeki çalışmalara değinerek, “Halk oyunları, tiyatro, bağlama, semah, piyano kursu vardı. Müziğin evrenselliğinde buluşabilmek adıyla yola çıkarak Ukrayna ve Rusya ile birlikte dernek başkanlarıyla beraber bir koro oluşturuldu. Onlara bizim deyişlerimizi, müziğimizi aktardık. Ayrıca 8 Mart’ta burada bir konser verdik. Burada bulunan konsoloslar ve büyükelçiler de konseri izlemeye geldiler. Ortak çalışmamız müthiş bir ses getirdi” diye konuştu.

    “‘DEDE OLMAK İSTİYORUM’ DİYEN GENÇLERİ GÖRMEYE BAŞLADIK”

    Pandeminin başlamasıyla çalışmalarına ara vermek zorunda kaldıklarını belirten Ulutaş, şöyle devam etti:

    “Gitar ve bağlama derslerini internet üzerinden çocuklarımıza ulaştırdık. Bunun yanı sıra Alevilik inancını, felsefesini, “Rızalık nedir? Dört Kapı Kırk Makam nedir?” bunları, internet üstünden konferanslar vererek, yurtdışında eğitim almış insanlarla, dedelerimizle, tarihçilerimiz ve gençlerle birlikte tartıştık.

    Gençlerin cemevlerine olan bakış açıları daha da değişti. “Ben dede olmak istiyorum” deyip gelen gençleri görmeye başladık. Bu da bizi çok mutlu etti. Bu yolda da ilerlemeye başlayan gençlerimiz var. Pandemiden önce cenaze hizmetlerimizi devam ettirdik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Cenaze yemeklerimizi, lokmalarımızı belirli kurallar çerçevesinde cemevimizde sürdürdük. Pandemiden sonrasında aynı şekilde devam etmekteyiz.”

    “EMEKÇİ KADINLARLA TİYATRO GRUBU OLUŞTURDUK”

    Ulutaş, kadınlarla da bir araya geldiklerini ve bir tiyatro grubu oluşturduklarını belirten Ulutaş, “Böyle bir sosyal projede olmaktan dolayı çok mutluyum. İlk tiyatro oyununu burada gösterime alacağız. Çünkü evde oturup artık özgüvenlerini kaybetmiş kadınların değil, özgüvenleri gelişmiş kadınların toplumda yerleri olduğunu, bugün burada yarın Meclis’te, bir yerde belediye başkanlığında, toplumun her yerinde kadının olması gerektiğini vurgulamak için kadınlarla böyle bir projede bir aradayız. Geçenlerde okuma yazma bilmeyen iki kadın geldi ve buna çok şaşırdım. Bir Alevi kadını ve okuma yazma bilmiyor. ‘Okuma yazma öğrenmek istiyoruz’ dediler. Biz de böyle bir kursun olmadığını fakat onlara seve seve kurs verdirebileceğimizi söyledim. Belki de bu yolda da okuma yazma bilmeyen büyüklerimizin de önünü açmış olacağız” diye konuştu.

    “30 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE BURS VERİYORUZ”

    “Ayrıca 30 öğrencimize burs veriyoruz” diyen Ulutaş, öğrencilerin barınma sorunlarına da değindi. Ulutaş, “Biliyorsunuz yurt sorunu ülkemizde çok gündemdeydi ve çocuklarımız yurtlara yerleşemiyordu. Bu konuda birçok çocuğumuzu yurda yerleştirmek için bütün kapıları çaldık ve çocuklarımızı yurtlara yerleştirmeye çalıştık. Çünkü bizim bulunduğumuz cemevi bir misafirin konaklayabileceği yapıda olmadığından dolayı onları buralarda misafir edemedim ama onları en güzel yurtlara yerleştirmekte bulduk” dedi.

    “TARİKAT YUVALARINA ÇOCUKLARIMZI KAPTIRMAYACAĞIZ”

    Ulutaş sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Bundan sonraki dönemlerde ise bence her derneğin kendilerine ait bir misafirhanesinin olması gerektiğini düşünüyorum. Gelen çocukların mağdur olmamaları adına bundan sonraki hedef sadece bu olmalı. Bizim hedefimiz de bu zaten. Eylülde okulların açılmasıyla beraber çocuklarımızın bir misafirhaneleri olacak ve çocuklarımızı tarikat yuvalarına kaptırmayacağız.. Bunu önlemek için bunun adımlarını da yavaş yavaş atmaya başladık. Umarım bunda da başarılı olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA