Etiket: Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği

  • AHAD-DER Başkanı: Suriye’deki Alevi katliamları için komisyon kurulsun- VİDEO

    AHAD-DER Başkanı: Suriye’deki Alevi katliamları için komisyon kurulsun- VİDEO

    PİRHA-Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Karaoğullarından, Suriye’deki Alevi katliamlarına dikkat çekerek, uluslararası bir araştırma komisyonu kurulmasını ve insani yardım koridoru açılmasını talep etti. Karaoğullarından, “Soykırımı durdurun” diyerek tüm dünya kamuoyuna seslendi.

    Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD-DER) Başkanı Hamit Karaoğullarından, Suriye’deki Alevi halkına yönelik saldırıların boyutlarının giderek arttığını ve bu duruma karşı uluslararası toplumdan somut adımlar atılmasını talep etti. Karaoğullarından, Suriye’deki Alevi katliamları ve etnik temizlik tehdidine dikkat çekerek, bölgedeki hak ihlallerinin araştırılması için bir komisyon kurulmasını önerdi.

    “ALEVİLER, SİSTEMATİK BİR YOK EDİLİŞ PLANI İLE KARŞI KARŞIYA”

    Hamit Karaoğullarından, Suriye’deki Alevilere yönelik saldırıların 8 Aralık’tan sonra daha da şiddetli bir hal aldığını ifade ederek, “Suriye’nin başına ödül olarak konulan teröristler tarafından Esad rejiminin Alevi olması sebebiyle Alevi halkı hedef haline gelmiştir. Yüzyıllardır Aleviler üzerine kurgulanan sistemli yok ediş planlarından biriyle karşı karşıyayız. 6 Mart Kara Perşembe sonrası, katliamlar boyut değiştirmiş ve soykırım noktasına gelmiştir” dedi.

    Alevi halkının yaşadığı zor durumu dile getiren Karaoğullarından, “Kadınlar kaçırılıp tecavüz edilmekte, köle pazarlarında satılmakta, çocuklar kaçırılmakta. Direnenler yakalanıp öldürülmekte ya da işkence edilmektedir. Taşınmazlara el konulmakta ve demografik yapı değiştirilmek istenmektedir” şeklinde konuştu. Karaoğullarından, bu tür insanlık dışı uygulamaların, Suriye’deki Alevi nüfusunun yaşam alanlarını daralttığını, kara günlerin her geçen gün daha da derinleştiğini dile getirdi.

    “SOYKIRIMI DURDURUN”

    Karaoğullarından, Suriye’de yaşananların yalnızca Alevilere dönük olmadığını belirterek, tüm bölgedeki ezilen halklara yönelik yardım talebinde bulundu. “Bizler, Aleviler için değil, tüm halklar için, özellikle Dürziler, Ezidiler ve Hristiyanlar için bir insan yardım koridoru talep ediyoruz” diyen Karaoğullarından, bu talebin tüm dünya halklarının vicdani sorumluluğu olduğunun altını çizdi.

    Son olarak Karaoğullarından, uluslararası topluma seslenerek, “Dünya kamuoyuna bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Soykırımı durdurun! Aleviler asla ve asla diz çökmez. Yaşasın direnen ve örgütlenen halklar. Yaşasın birlikte mücadele!” dedi. Alevi kurumları olarak, bir araştırma komisyonu kurulmasını ve bölgede hak ihlallerinin incelenmesini talep ettiklerini vurgulayan Karaoğullarından, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında oluşturulacak bir heyetle bölgeye gidilmesini önerdi.

    PİRHA/ ADANA

  • Adana Alevi Platformu’ndan Suriye için insani yardım koridoru çağrısı- VİDEO

    Adana Alevi Platformu’ndan Suriye için insani yardım koridoru çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Suriye’de yaşanan katliamları protesto eden Adana Alevi Platformu, “Katliamlar ve açlıkla karşı karşıya bırakılan Aleviler için sürekli dillendirdiğimiz ve oluşturulamayan insani yardım koridorunun çok acil açılmasını talep ediyoruz” dedi.

    Adana Alevi Platformu, Salmanı Pak Kültür Merkezinde “Suriye’de gerçekleşen katliamları lanetliyoruz!” sloganıyla Suriye’de yaşananları protesto etti. “ Suriye’de insanlık katliamı son bulsun” yazılı pankartın açıldığı eyleme kentteki siyasi parti ile sivil toplum örgütleri temsilcileri destek verdi.

    KAMUOYUNUN SESSİZLİĞİNE TEPKİ

    Açıklamada ilk olarak söz alan Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği (AHAD) Başkanı Hamit Karaoğullarından, Suriye’de yaşanan katliamlara karşın uluslararası kamuoyunun sessizliğini eleştirerek, yaşananlara karşı duyarlılık çağrısında bulundu. Basın metnini okuyan Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Yardımcısı Cemal Yağmur, Suriye’nin güneyinde Dürzi nüfusun yoğunlukla yaşadığı Süveyda kentinde yaşanan son saldırıların bir kez daha kendilerine insanlık değerlerinin ayaklar altına alındığını gösterdiğini söyledi.

    Süveyda’nun yıkım ve yas içinde olduğunu belirten Yağmur, “Kırık kalplerle, dinmeyen gözyaşlarıyla evlatlarımızı, kardeşlerimizi, aziz şehitlerimizi tüm insanlığa duyuruyoruz. Onlar, insanlıktan nasibini almamış bir terör örgütünün işlediği kanlı bir felaketin kurbanı oldular. Masum sivilleri hedef alan bu korkak saldırı, Süveyda’nın yüreğinde kolay kolay iyileşmeyecek bir yara açtı” dedi.

    Yağmur, bölgede tıbbi müdahale ekiplerinin ve insan hakları gözlemcilerinin çalışabilmesi için güvenli alanlara ihtiyaç olduğunu vurguladı. Başta Rojava ve Ürdün Haşimi Krallığı olmak üzere Süveyda ile komşu bölgeler arasında insani yardım koridorlarının açılması talep eden Yağmur, “Kürt kardeşlerimize giden yolların açılmasını, Ürdün Kralı II. Abdullah’tan ise Süveyda ile Ürdün arasında insani bir koridorun oluşturulması yönünde talimat vermesini talep ediyoruz” diye konuştu.

    “SURİYE HALKI YALNIZ DEĞİLDİR”

    İnançlara ve kimliklere yönelik her türlü saldırının insanlık suçu olduğunu dile getiren Yağmur, şu ifadeleri kullandı:

    “Mezhepçilik ve vekâlet savaşlarına karşı halkların kardeşliğini savunuyoruz. Suriye’de ya da dünyanın başka bir yerinde, hiçbir halk yalnız değildir! Bugün Aleviler olarak diyoruz ki:Her türlü inanç ve kimliğe yönelik saldırılar insanlık suçudur. Emperyalizmin vekâlet savaşları ve mezhepçilik politikalarına karşı halkların birliğini savunuyoruz. Hristiyan, Dürzi, Sünni ya da başka inanç gruplarına yönelik katliamları asla kabul etmiyoruz. Katliamlar ve açlıkla karşı karşıya bırakılan Aleviler için sürekli dillendirdiğimiz ve oluşturulamayan insani yardım koridorunun çok acil açılmasını talep ediyoruz. Suriye halkı yalnız değildir! Halklar birbirine düşman değil, kardeştir!”

    PİRHA/ ADANA

  • Karaoğullarından: Suriye’de Alevilerin yaşamları çok sıkıntıda, ekonomik kriz içindeler-VİDEO

    Karaoğullarından: Suriye’de Alevilerin yaşamları çok sıkıntıda, ekonomik kriz içindeler-VİDEO

    PİRHA- Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Karaoğullarından, Suriye’de yaşanları değerlendirdi. Karaoğullarından, “Suriye, şu an cihatçı yapıların, merkezi yönetimi ele almasıyla demokratik düzeni kurmak pek gerçekçi olmaz. Çünkü laikliğe karşı bir düzen. Şeriatla yönetilmek istenen bir ülke var. Oradaki Alevi canlarımızın yaşamları çok sıkıntıda, ekonomik kriz içindeler” dedi.

    8 Aralık’ta Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından ülkedeki kontrolü ele geçiren Selefi grupların, Alevi, Hristiyan, Ezidi gibi farklı inançlara mensup halklara düşmanlığı ve saldırı girişimleri büyük endişe yaratıyor.

    Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Karaoğullarından konuya dair PİRHA‘ya konuştu.

    “SURİYE’DE MEZHEPÇİLİK KÖRÜKLENİYOR”

    Karaoğullarından, Suriye’de mezhepçiliğin körüklenmek istediğine vurgu yaptı. Bölgeyi anlayabilmek için bölgenin demografik ve siyasi yapısının iyi bilinmesi gerektiğini belirten Karaoğullarından, “Bölgenin sistematiğini bilmek gerekiyor. Bölgede körüklenmek istenen mezhepçi anlayışlar Suriye’yi ve Suriye halklarını bugünlere getirmiştir. Emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin birlikte yaptıkları plan ve programla Suriye’de oluşan olaylar şu an gözümüzün önünde. Bu savaşın bize doğurtacağı yansımalara bakmamız gerekiyor” dedi. 

    “OLAYLAR DEMOGRAFİK YAPIYI BOZABİLİR”

    Karaoğullarından, Suriye’de başta Aleviler olmak üzere diğer azınlık gruplarına yönelik herhangi bir saldırı ve katliamın olası sonuçlarına dair şunları söyledi:

    “Siyaseten kaybedilen bir durum bize sosyolojik açıdan insanlarla diğer halklarla iletişimi kopartacak. İkinci yansıması da iktisadi yansıma olacaktır. Ekonomik anlamda çok ciddi kayıplara uğrayan halklar, açlıkla karşı karşıya gelecek. Üçüncü yansıması da demografik anlamda olacak. İlerleyen süreçteki paylaşımda belki de Arap Alevilerin bulunduğu bölgeden alınıp farklı bir bölgeye götürülmesi gündeme gelebilir. Şunu da görmek gerekiyor. ÖSO denilen yapıyla HTŞ yapısı, çok farklı selefi ve cihatçı grupların bir araya gelmesiyle oluşan bir yapı. 2015 sonrası Astana süreciyle beraber Rusya, Türkiye, İran ve Amerika’nın da dahil olduğu imzayla garanti altına alınıp tüm terör örgütleri İdlib’te toplandı. Buradaki amaç, İdlib’te garantör ülke olan Türkiye’nin zaman içinde terör örgütü gruplarını silahsızlandırıp bölgeden bir şekilde tasviyesini yapmaktı. Ama maalesef gelinen süreç böyle olmadı. Süreç tamamen tersi yöne evrildi.

    “NE OLDU DA ESAD’IN ESED OLDUĞU BİR SÜRECE EVRİLDİ”

    Beşar Esad’ın yönetime gelmesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘kardeşim Esad’ dediği günlerde, sınırlararası vizelerin kalktığı, ekonomide ciddi bir iyileşmenin olduğu, insanlar arasındaki sosyalliğin ve kardeşlik bağlarının güçlendiği bir dönem gördük. O dönem sonrası ne oldu da Esad’ın Esed olduğu bir sürece evrildi? Bunun cevabını siyasi iktidarın vermesi gerekiyor.”

    Suriye’deki cihatçı yapıların, merkezi yönetimi ele almasıyla demokratik düzenin kurulmasının pek gerçekçi olmayacağını dile getiren Hamit Karaoğullarından, bunun sebebinin laikliğe karşı bir düzenin varlığı olduğunu belirtti.

    “Emevi zihniyetinin getirdiği düzen budur” diyen Karaoğullarından, ülkenin şeriatla yönetilmek istendiğini ve bundan dolayı Alevilerin büyük bir sıkıntı içinde olduğunu ifade etti.

    SURİYE İÇİN MÜCADELE ÇAĞRISI

    Kaygıların gerçekleşmemesi için bütün yetkililere ve sivil toplum örgütlerine çağrı yapan Karaoğullarından, son olarak şu ifadeleri kullandı:

    “HTŞ’nin, rejimi devirmesi sonrası tüm tapu daireleri ve resmi kamu yerlerindeki kayıtların silindiği, yok edildiği ve kendi yönetimlerinde kendi kayıtlarının hakim olacağı, halkları kendi bulundukları yerleşim yerlerinden çıkartacakları aşikardır. Şu an yaşanan da odur zaten. Türkiye’deki emek ve demokrasi güçleri, siyasi partiler, tüm kamuoyu Avrupa’daki emek ve demokrasi kuruluşların Alevi halkıyla dayanışma içerisinde olup birlikte mücadele vermesi gerekiyor. Unutmayalım ki halklar kardeştir, direnen halklar her zaman kazanacaktır.”

    Fatoş SARIKAYA- Devrim FINDIK/ İSTANBUL