Etiket: araştırmacı yazar turabi saltık

  • ‘Tutuklamalar, devletin Alevisi olmayanlara gözdağıdır’-VİDEO

    ‘Tutuklamalar, devletin Alevisi olmayanlara gözdağıdır’-VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne yönelik operasyonlar ve tutuklamalara ilişkin PİRHA’ya konuşan Araştırmacı Yazar Turabi Saltık, “Operasyonlar ve tutuklamalar; cemevlerine, Alevilere, Alevi örgütlülüğüne verilmek istenen bir mesajdır” dedi.

    Araştırmacı Yazar Turabi Saltık, PSAKD yöneticilerinin ve üyelerinin tutuklanmasına ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Saltık, “Alevilere yönelik saldırılar ilk değildi, geçmişte de çok oldu. Özellikle Pir Sultan örgütlülüğü üzerinden Alevilere Erzincan’da tutuklama, gözaltına alma gündeme oturdu. Doğrusu burada Pir Sultan örgütlülüğü ve cemevlerine Alevilere, Alevi örgütlülüğüne mesaj verilmek isteniyor. Bu yeni değildir, dünde bu ve benzer saldırılar benzer tutuklamalar ve gözaltılar olmuştu. Geçmiş tarihte de uzun yıllardan beri Alevilere yönelik resmi olarak inkar etmek, tanımamak, onları yok saymak anlayışları vardı.  Erzincan’da son günlerde PSAKD’lilerin gözaltına alınmasını, tutuklanmasını ben ayıplıyorum, kınıyorum, doğru değildir” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİ ÖRGÜTLÜLÜĞÜNE GÖZDAĞIDIR”

    “Barışçı, demokratik haklarla oluşmuş, gelmiş ve bugüne kadar hiçbir olaya karışmamış, hiçbir şart altında Aleviler eline silah dahi almamış, incinse de incitme felsefesini, kendi ikrar yol inançlarını cemevlerinde sürdüren Aleviler kendi gelenekleriyle kendi örgütlülüğü içerisinde inançlarını hayata geçiriyorlar” diye konuşan Saltık, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bununla ne yapılmak isteniyor. Bana kalırsa geçmişte bunu gördük Alevi çalıştayları yapıldı. Sistem Alevileri kendine benzetmek istediğinde, benzeyen, devletin Alevisi olmayan Alevilere, Alevi örgütlülüklerine bir gözdağıdır, doğru bulmuyorum.”

    “ALEVİLERİN BİRLİKTELİĞİNİ BOZMAYA YÖNELİK ÇABA”

    Yazar Saltık, “Dolayısıyla Alevilerin geçmişteki bu birlikteliğini bozmaya yönelik bir çaba olarak görüyorum” diyerek şunları aktardı:

    “Ayrıca önümüzde yapılacak seçimlere seçim malzemesi olarak yapıyorlar. Aleviler, zaten geçmişten bugüne bu partilere oy vermediler, bugün de vermeyecekler bunu da bildiği için muhtemel kendine rakip gördüğü siyasi partilere Alevi oyları kaymasın, onlara da bir çeşit oyun oynuyor. Anlamakta zorlanıyor insan.”

    Saltık, bu yıldırma girişimlerinin geçmişte de olduğunu belirterek, “Ama şunu ifade edilebilirim ki Alevilere yönelecek, Alevilerin örgütlerine cemevlerine, Alevi kurumlarının temsilcilerine, gözaltı ve tutuklamalarla yıldırma girişimi. Bu geçmişte 80’lerde de oldu. Dersimde Kenan Güven’in yaptıklarını biz biliyoruz. Vali Kenan Güven o süreçte Dersim’de çocukları zorla aldı götürdü. Batıda sizi okutacağız diye bununla ilgili filmler belgeseller yapıldı” dedi.

    “BUGÜN ERZİNCAN; YARIN İSTANBUL, ANKARA”

    Araştırmacı-Yazar Turabi Saltık, Alevilerin yapması gerekenleri şöyle açıkladı:

    “Kendi örgütlülüğü içerisinde, kendi şubelerine, kendi derneklerine sahip çıkmaları lazım. Protesto etmeleri, demokratik haklarını kullanmaları lazım. Doğru bulmadıklarını ifade etmeleri gerekir. Ben bunu böyle değerlendiriyorum. Buna sessiz kalmamalı susmamalı.

    Bugün Erzincan’a gelen yarın İstanbul’a Ankara’ya yönelecektir. Aleviler bunu bilmeliler. Anında demokratik barışçıl hakkını kullanarak bu saldırı ve yönelimi doğru bulmadıklarını kamuoyununa deklare etmelidirler.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Yazar Turabi Saltık: Aleviler açısından Newroz doğanın canlanmasıdır-VİDEO

    Yazar Turabi Saltık: Aleviler açısından Newroz doğanın canlanmasıdır-VİDEO

    PİRHA- Başkaldırı ve direnişin sembolü olan Newrozun Alevilerde yeni bir hayatın başlangıcı olarak görüldüğünü söyleyen Turabi Saltık, “Newroz doğanın nimetlerinin de ortaklaşa insana sunumudur. Doğayla, tabiatla, hayatla vahdeti vücut mevcut oluşudur” dedi. 

    Araştırmacı- Yazar Turabi Saltık, Newroz’un Alevilikte ne anlama geldiğini PİRHA’ya anlattı. Saltık, “Uzun yıllardır tarihsel geri plandan günümüze kadar Newroz, Ortadoğu ve coğrafyamızda Kürt toplumunun kurtuluşunun, direnişinin, başkaldırışının, yeni günün bir bayramıdır, bir geleneğidir” dedi.

    Saltık, Aleviler açısından ise Newroz’un doğanın canlanması, doğa insan ilişkisi içerisinde tabiatın, doğanın Alevilikle ilişkisi olduğunu söyledi.

    “21 MART YENİ BİR HAYATIN, CANIN BAŞLANGICI”

    Saltık konuşmasına şöyle devam etti:

    “Yeni bir günün, canın, can suyunun, hayatın, hayat suyunun vücut bulmasıdır. Aleviler özellikle de ta Koca Mürşit Kirişna’dan bu tarafa Nevrozun daru belin, canın, canlı cansız nesnenin hatta bir ruhunun bir iradesinin olduğuna inanırlar. Dolayısıyla da geleneksel olarak doğayla insan arasında canı incitmeme temelinde ele alınmış işlenmiştir. Her canın, her nesnenin bir ruhu, aklı, iradesi olduğuna inanırlar. Temelinde özellikle de 21 Mart’a farklı anlamlar yüklemişlerdir. Geleneksel söylemler içerisinde 21 Mart yeni bir hayatın, yeni bir canın, tabiatta başlangıcıdır. Gece gündüz eşitliğidir.”

    SULTAN NEVRUZ CEMİ

    Newroz’un Hz. Ali’ye atfedilerek onun doğum yıldönümü adına kutlandığını söyleyen Saltık, Alevilerin Newroz’a çeşitli anlamlar yüklediğini ifade etti.

    “Dolaysıyla da daha yukarı Mezopotamya coğrafyasında Koçgiri’de ve Dersim’de ise Newroz’a daha farklı anlamlar yüklemişlerdir. Balkan Alevileri daha farklı anlamlar yüklemişlerdir. Ama temelinde doğanın yenilenmesi, insanın canın yenilenmesi üzerinden Nevroz anlamlı kılınmıştır. Yeni bir hayatın, yeni bir yaşamın can suyudur. Su Alevilikte kutsaldır. Su ve yaşam kıyıları olarak bugüne kadar gelmiştir. Yine tarihsel kökenindeyse Mısır’ın Ra inancı, güneş inancı, su, toprak, hava dört temel elementiyle şekillenmiş, Aleviliğin içinde de girmiş Alevilik bunu terk etmeden getirmiştir. Dolayısıyla da bu Balkanlar’da, Trakya’da ağırlıklı Kızılbaş Alevi Bektaşi Alevilerin de Nevroz’da Sultan Nevruz adıyla cemler düzenlenir, lokma ve niyaz kutsallaştırılır, suya yakarılır. Suya, börtü böceğe lokma niyaz edilir. O niyazın tabiattaki simgesidir, eşitliğidir, paylaşımıdır, bölüşümüdür.”

    “LOKMALAR, BÖRTÜ BÖCEĞİN, KURDUN KUŞUN HAKKI OLARAK NİYAZ EDİLİR”

    Newroz’un böylesine Alevi yaşamının içine inançsal ritüellerle girdiğini aktaran Saltık, günümüze kadar da devam ettiğini vurguladı. Cemevlerinde Sultan Nevruz cemleri bağlandığını ifade eden Saltık, “Her cemde olduğu gibi o cemin de kendi içindeki anlamı pirler, dedeler talip ilişkisi, ocak ilişkisi içerisinde anlatılır. Yine talipler lokmasını getirir ama o lokma börtü böceğin, kurdun kuşun, serçenin bir hakkı olarak da niyaz edilir, sunulur. Temel dayanağı doğa insan ilişkisi üzerinden yürütülmüş gelmiştir. Doğa bizde kutsaldır, bütün evrenin ortak evidir” dedi.

    “NEWROZ DOĞANIN TÜM NİMETLERİNİN ORTAKLAŞILMASIDIR”

    Yazar Saltık sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Doğa evrenin ve insanlığın ortak eviyse nimetleri de ortaklaşılmalıdır. Nevroz doğanın nimetlerinin de ortaklaşa insana sunumudur. Doğayla, tabiatla, hayatla vahdeti vücut mevcut oluşudur. Var oluşudur. O var oluş içerisinde tüm evrenin, insanlığın ortak evi olduğu için de gelirinin ve nimetlerinin de eşit bölüşümü ve paylaşımdır. Toplumsal tasarımı olarak Alevilik kısaca Nevroz’a bu anlamları yükleyerek getirmiştir.” (HABER MERKEZİ)