Etiket: arnavutköy

  • Özen, HDP Arnavutköy ilçe binasına yönelik saldırıyı İçişleri Bakanı’na sordu

    Özen, HDP Arnavutköy ilçe binasına yönelik saldırıyı İçişleri Bakanı’na sordu

    PİRHA-HDP İstanbul Arnavutköy ilçe binasına yönelik 28 Eylül günü gerçekleştirilen saldırıya ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun cevaplandırması talebiyle soru önergesi veren HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, “Bu saldırılara artık bir son verilmesi için arkasındaki karanlık güçlerin ve gerçek faillerinin ortaya çıkarılması elzemdir” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Zeynel Özen, partilerinin İstanbul Arnavutköy’deki ilçe binasına yönelik kimliği belirsiz kişiler tarafından 28 Eylül günü gerçekleştirilen saldırıya ilişkin soru önergesi verdi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması istemiyle verilen önergede şu ifadelere yer verildi:

    “SALDIRIDA TABELALAR KIRILDI, PARTİ LOGOLARI, AFİŞLERİ KESİLDİ” 

    “HDP İstanbul Arnavutköy İlçe Örgütümüze 28 Eylül günü kimliği belirsiz kişiler tarafından gerçekleştirilen saldırıda tabelaları kırıldı, parti logoları ve afişleri de kesici aletle tahrip edildi. Binanın duvarına nefret söylemleri yazıldı. Arnavutköy ilçe örgütü adına şikayette bulunan avukat ve eş başkanlar ayrıca ilçe örgütünün yakınındaki mobese görüntülerinin incelenmesi talebinde de bulundu.

    “İLÇE ÖRGÜTÜMÜZE GERÇEKLEŞTİRİLEN ÜÇÜNCÜ SALDIRIDIR” 

    Bu saldırı HDP Arnavutköy İlçe örgütümüze gerçekleştirilen üçüncü saldırıdır. İlki, 2016’da ilçe binamızın önüne üç tane mermi bırakılarak gerçekleştirilmişti. İkincisi de 2017’de ilçe binamız önünde basın açıklaması yaparken Siirt Eruh üst bölgesinde görevli bir uzman çavuşun sivil araçla halkın üzerine kurşun yağdırıp küfür etmesiydi. Normalde partimizin gerçekleştirdiği basın açıklamalarında çok sayıda polis varken o gün bir tane bile polis yoktu. Bu saldırının ardından ilçe örgütümüzün şikayetçi olmasına karşın, “Yolumu şaşırdım” diyen uzman herhangi bir ceza almayıp görevine devam ederken, aralarında ilçe eş başkanımız Yavuz Kahriman dahil 5 kişiye İstanbul 35’inci Ağır Ceza Mahkemesi 18’er ay hapis cezası almıştır.

    “GERÇEK FAİLLERİN ORTAYA ÇIKARILMASI ELZEMDİR”

    HDP Arnavutköy ilçemize son 6 yıl içinde gerçekleşen bu üçüncü saldırının da planlı olduğuna dair ciddi şüpheler mevcut. Bu saldırılara artık bir son verilmesi için arkasındaki karanlık güçlerin ve gerçek faillerinin ortaya çıkarılması elzemdir.

    Bu bağlamda;

    -HDP Arnavutköy ilçe örgütümüze 28 Eylül tarihinde gerçekleşen saldırıya dair yapılan şikayetin akıbeti nedir?

    -Saldırıyla ilgili mobese kameraları incelenmiş midir? Bu kayıtlarda faillerle ilgili verilere ulaşılmış mıdır?

    -HDP Arnavutköy ilçe örgütümüze üçüncü kez gerçekleşen bu saldırıların artık önüne geçilmesi için herhangi bir çalışmanız var mıdır?”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevi Dernekleri Federasyonu’ndan savcılık kararına tepki: Mezhepçi siyaset duygusuyla hareket etmiştir

    Alevi Dernekleri Federasyonu’ndan savcılık kararına tepki: Mezhepçi siyaset duygusuyla hareket etmiştir

    PİRHA – Alevi Dernekleri Federasyonu, yaptığı yazılı açıklamada, Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin  Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu için savcılık suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesine tepki gösterildi. Savcının mezhepçi siyaset duygusuyla hareket ettiği belirtilen açıklamada, devletin laiklik ilkesini kaybettiğine dikkat çekilerek, davanın takipçisi olacakları belirtildi. 

    Arnavutköy’de Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, “Alevilerin yemeği yenmez” sözleri ilgili Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu için savcılık suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

    Karara ilişkin yazılı açıklama yapan Alevi Dernekleri Federasyonu tepki gösterdi. ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi ve ‘Savcılığın Kararı’ bağlığıyla yapılan açıklamada, hakim Sünni din anlayışının baskısıyla Alevi inancının inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına maruz kalması her dönemde sistematik olduğu belirtildi.

    Bu kararın kısa süreli bir politika ve anlayış olmadığı kaydedilen açıklamada, “Şu an yaşanan olumsuzlukların kaynağı geçmişin devamıdır. Asıl önemli olan ise; Alevilerin bu tutumlara karşı tepkileri ve davranışlarıdır. Sünniliğin doğasında olan fetih ve dönüştürme anlayışının amacı, kendisine benzemeyen, kendisi gibi olmayan herkesi sorun olarak görmektir. Bu nedenle bu anlayış kin, öfke ve nefret yayarak katliamlarla baskılarla Alevileri yok etmeye çalışıyor. Çünkü yaradılıştan ölüme kadar bütün yaşam ve uygulamalarında Sünni anlayışının belirlediği ve olmazsa olmazlarını reddeden tek toplum Alevi toplumudur. Yani İnsana dair tüm güzellikleri ret eden bu anlayışa karşı, inancında akılcılığı, sanatı, edebiyatı ve tüm doğaya sevgiyi ibadet bilen Alevilere iftiraların atılması, katledilmesi, göçe zorlanması bu nedenle yeni değil…” ifadeleri kullanıldı.

    “DEVLET LAİKLİK İLKESİNİ KAYBETMİŞTİR”

    “Okullarda okutulan ‘Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi’dersinin amacı Sünni İslam ideolojisinin dayatılmasıdır” denilen açıklamaya şöyle devam edildi:

    “Alevi çocuklarına derste, sınıfta, okulda, sokakta hakaret edilmesi, aşağılanması diğer çocukları onlara karşı kışkırtmak ve tahrik etmek hedeflenen bir amaçtır. Okulda din öğretmenin “Alevilerin ekmeği yenilmez” demesi üzerine, öğrencilerden bir tanesinin “Ben Alevi yemeği yedim ama az yedim” demesi ve öğretmenin, “bir şey olmaz ama yine sen bir cami hocasına sor” demesi ise beklenen bir sonuçtur. Yani kişinin tercihini, hak ve hukukunu hacı, hoca ve ulemaya bırakmaktır. Bu da Yavuz’un Sünni İslam perspektifiyle politikalar üretmek ve bunları dayatmak, kamusal tüm alanlarda farklılıkları tahrip etmek, incitmek ve yok sayarak kindar ve dindar bir nesil yetiştirmektir.  Ancak; aynı havaya, aynı suya, aynı ekmeğe ve emeğe ortak olduğumuz bu topraklarda devletin savcısının mezhepçi siyaset duygusuyla hareket etmesi ise şunu göstermektedir. Devlet kuruluş ilkelerinden biri olan laiklik ilkesini kaybetmiştir.

    Devlet; toplumu nasıl yöneteceğini, bireylerin davranışlarının hangi değerlere göre olması gerektiğini unutmuş, toplumsal kurallardaki ölçüyü kaçırmıştır.  Arnavutköy Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, “Alevilerin yemeği yenmez” vb. sözleri sonucunda Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusunu, savcılık Alevilere hakaret etmenin suç unsuru oluşturmadığını gerekçe göstererek “kovuşturmaya yer olmadığına” karar vermiştir.

    DAVANIN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

    Tüm toplumun iradesini kendisi için çalıştırmak, halkın katılımı ve tercihleriyle biçimlendirmek, özgürlükler rejiminin önüne geçmiştir. Demokrasi gibi bilimsel yaratıcılığa açık, hürriyetçi bir toplum düzeni de yok olmuştur. İşte cumhuriyet savcısının “Alevilere hakaret etmek suç değildir kararı” da bunun sonucudur. Bizler daha fazla örgütlenmek ve daha fazla başkaldırmak gerekliliğinin bilinciyle Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin yanında olacağız ve bu davanın takipçisi olacağız.” (HABER MERKEZİ)

  • Savcılık, Aleviliğe hakareti kovuşturmaya gerek görmedi-VİDEO

    Savcılık, Aleviliğe hakareti kovuşturmaya gerek görmedi-VİDEO

    PİRHA-Arnavutköy’de Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin, “Alevilerin yemeği yenmez” sözleri ilgili Arnavutköy Cemevi yöneticilerinin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na yaptığı suç duyurusu için savcılık suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle “kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, savcılığın bu kararına tepki gösterdi.

    2018 yılında İstanbul’da 201Arnavutköy ilçesinde bulunan Cumhuriyet Ortaokulu’nda ücretli din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni olarak görev yapan G.B. derste “Alevilerin Hz. Peygamber efendimizi sevemediğini” konu almış ve devamında “Alevilerin yemeği yenmez” diyerek Alevilere hakaret etmişti.

    Arnavutköy Cemevi yönetimi, 8 Ekim 2018 yılında öğretmen hakkından İstanbul Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

    SAVCILIK GEREKÇESİ

    Gaziosmanpaşa Başsavcılığı başvuru için kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. Başsavcılık gerekçesinde şunları savundu:

    “‘Birinci ve ikinci husus, halkın sosyal sınıf, ırk, dini, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini diğer kesimi aleyhine kine ve düşmanlığı’ ‘alenen tahrik’ olduğu, şüpheli üzerine atılı suç bakımından aleniyet unsurunun bu bakımından gerçekleşmediği,

    Üçüncü husus ise birinci ve ikinci hususta belirtilen hareketin ”bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmasını’ gerektirmesi gerektiği, bu nedenle şüphelinin eyleminin bu sonuca yol açmadığı,

    TCK 216/2 maddesinde düzenlenen suç bakımından ise şüphelinin eyleminin gerçekleştirdiği yer bakımından aleniyet unsurunu oluşturmadığı,

    Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada müştekinin şikayet dilekçesi, tanık ifadeleri, şüphelinin savunması ile dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde şüphelinin üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmış olmakla, olayla ilgili olarak kamu adına KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA karar verildi.”

    ARNAVUTKÖY CEMEVİ BAŞKANI: BU OLAYIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ!

    Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, savcılığın bu kararına tepki gösterdi.

    Yılmaz, “Bugün öğrendik ki Alevilere hakaret etmek suç değil. Biz yılmayacağız, mücadelemize devam edeceğiz. Bir üst mahkemeye başvuracağız” dedi. Yılmaz, bu olayın peşini bırakmayacaklarını belirterek, “Bu davanın bu hale gelmesinde, solcuyum, sosyal demokratım diye siyaset yapanlar bu davaya sahip çıkmadılar. Bugün bize hakaret edildi, yarın onlara hakaret edilmeyeceğinin garantisi yok. Alevi kurumları büyük hizmetler yapıyorlar ama bu davaya sahip çıkmadılar. Üzülüyorum. Alevilere küfretmekle tüm topluma hakaret edilmiştir”  diye konuştu.

    PİRHA/iSTANBUL

  • Arnavutköy’de bir kadın evli olduğu erkek tarafından katledildi

    Arnavutköy’de bir kadın evli olduğu erkek tarafından katledildi

    Arnavutköy’de Hatice Çelik isimli kadın, yolunu kesen erkek tarafından silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları, saldırganın Çelik’in evli olduğu erkek olduğunu ifade etti.

    İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde Hatice Çelik, yolunu kesen erkek tarafından silahlı saldırıya uğradı. Çevredekilerin engellemeye çalışmasına rağmen pompalı tüfekle ateş eden ve kaçan saldırganın Çelik’in evli olduğu erkek olduğu belirtiliyor.

    Çelik olay yerinde yaşamını yitirirken kaçan saldırganı arama çalışmaları sürüyor.

    (HABER MERKEZİ) 

  • Alevi çocuk, zorla kaydedildiği imam hatip lisesinden alındı-VİDEO

    Alevi çocuk, zorla kaydedildiği imam hatip lisesinden alındı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Arnavutköy’de ailesinin ve kendi istemi dışında imam hatip lisesine kaydedilen 9. sınıf öğrencisi B.U’nun, uzun mücadele süreci sonrası istedikleri meslek lisesine kaydı yapıldı. Baba Ahmet U., oğlunun kaydını, uzun uğraşlar sonucu ikamet ettikleri mahalledeki meslek lisesine aldırmayı başardı.

    Haberin videosu

    İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde istemi dışında bir Alevi öğrencinin imam hatip okuluna kaydedilmesi tepki yarattı.

    Baba Ahmet U’nun oğlunun tercih ettiği liseye değilde imam hatip lisesine kaydedilmesine karşı Arnavutköy Cemevi yöneticileriyle birlikte verdiği mücadele sonuca ulaştı. Oğlunu ikamet ettikleri mahalledeki okula kaydını aldıran Ahmet Uyanık, verdiği mücadeleyi Pir Haber Ajansına anlattı.

    İstanbul Arnavutköy’ün Hadımköy Mahallesi’nde yaşayan Ahmet U., oğlunun tercihleri dışında imam hatip lisesine yerleştirildiğini söyledi. Çocuğunun kaydını meslek lisesine almak isteyen Uyanık, büyük uğraşlar sonucunda çocuğunun kaydını tercih ettiği meslek lisesine aldırmayı başardı.

    “ÇOCUĞUMUN PUANI DÜŞÜK DİYE İMAM HATİP LİSESİNE KAYDETTİLER”

    Baba, oğlunun 9. sınıfa geçtiğini ve 3 defa lise tercihi verdiğini ancak tercih ettiği okulların tutmadığını bunun üzerine eski okuluna giderek ne yapmaları gerektiğini soran Kural ve oğluna görevliler, ‘Milli Eğitim’e gitmeleri gerektiğini, orada komisyon kurulacağını ve bu komisyonun çocuğunu yerleştireceğini’ söylediklerini bu bilgi üzerine Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe verdiklerini kaydetti.

    Ahmet U. olayı şöyle anlattı:

    “Çocuğumun puanı düşük diye imam hatip lisesine yerleştirdiler. İmam hatipe yerleştirildiğini duyunca kafam karıştı ve imam hatip lisesine gittim. İbrahim Özaydın Meslek Lisesi’ne nakili için okula dilekçemi verdim. İbrahim Özaydın Meslek Lisesi’nde kontenjan boşluğu olmadığını öğrendim. Farklı bir meslek lisesine gittim orada da kontenjan boşluğu olmadığını söylediler. Bu yüzden tekrar Milli Eğitim Müdürlüğüne geldim, çocuğumun durumunu anlattığımda ise evime uzak, ulaşımı zor olacak bir okulu söylediler. Çocuğumu oraya göndermemin imkanı yok ve kendi mahallemizde okul varken ulaşımı zor bir yere çocuğumu göndermeyeceğimi söyledim.”

    “OĞLUM ALEVİ DİYE DİN DERSİNDE DIŞARI ATILDI”

    Çocuğunun imam hatip lisesinde ders görmesini istemediğini ve bu konuda tavrının çok net olduğunu belirten baba, daha önceden de din dersi öğretmenin derste oğlunun Alevi olduğu için üstüne yürüdüğünü söyledi. Baba Ahmet U., “Din kültürü ve ahlak bilgisi hocası dersteyken çocuğumun üzerine gelmiş, ama bizim haberimiz yok. Çocuğumun okula gitmek istemeyişinin sebebini sorduğumda ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeninin çocuğumu dersten attığını ve baskı uyguladığını öğrendim.  Çocuğum okulda zorlandığı için de puanları düşük geldi ve yerleşemedi” diye konuştu.

    GÖREVLİ: NE GÜZEL İŞTE İMAM HATİPE YAZILMIŞ

    Gitmediği ve başvurmadığı yerin kalmadığını aktaran baba, “Kaymakamlığa gittim, Arnavutköy Cemevine geldim. Cemevi Başkanı (Yüksel Yılmaz) bize destek oldu. Milli Eğitime tekrar gittiğimde ise oradaki sekreter bana, “Ne güzel işte imam hatipe yerleşmiş, daha ne olsun” diyor. Benim istemediğim yemeği bu devlet neden bana yedirmeye çalışıyor, yemek zorunda mıyım? Eğer burası özgür bir ülkeyse bana istemediğim şeyi dayatamazlar. Sadece bana değil bu ülkedeki kimseye istemediği şeyler dayatılmasın” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE’DE EĞİTİM SİSTEMİ YOK”

    “Türkiye’de eğitim sistemi yok” diyen Baba Ahmet U., “Bu ülkede tek bir insanın sözü geçer, o ne derse o uygulanır. İmam hatiplerde okuyan Alevi çocukları vardır. Onlar da mecbur kalmışlardır.  Ortaya çıkamıyorlar, korkuyorlar hakkını arayamıyorlar, çekiniyorlar. İnsanlar Alevi oldukları için korkuyorlar ama ben korkmuyorum” dedi.

    “CHP HİÇBİR KONUDA BİZİ GÖRMÜYOR”

    CHP Milletvekili Özgür Karabat’ı ve Gürsel Tekin’i de arayıp yardım istediğini ancak yardım çağrısının karşılık almadığını söyleyen baba, aynı zamanda Kılıçdaroğlu’na da seslendi:

    “Siz bugün bana sahip çıkmazsanız yarın seçim geldiğinde de ben size sahip çıkmam. Ben İstanbul İl Başkanlığını da aradım, milletvekillerini de aradım fakat benim sorunuma eğilmediler. CHP hiçbir konuda bizi görmüyor.”

    “CEMEVLERİMİZ YOK SAYILMASIN”

    Son olarak devlet yetkililerine ve CHP’ye çağrıda bulunan Ahmet U. şunları dile getirdi:

    “Önce devletime şunları söylemek istiyorum: Devletim devletliğini bilsin, devletliğini yapsın her şey devletin elinden geçer. Biz devletten bir şey istemiyoruz sadece eğitimimizi istiyoruz, Cemevlerimiz yok sayılmasın, bizim benliğimizi versinler. Biz rahat rahat Aleviyim diyebilelim herhangi bir devlet kurumunda kendimizi saklamayalım.”

    Dilan MORSÜNBÜL/İSMET SEFER
    İSTANBUL

  • ‘Aleviler peygambere inanmıyor’ diyen din öğretmeni görevden alındı-VİDEO

    ‘Aleviler peygambere inanmıyor’ diyen din öğretmeni görevden alındı-VİDEO

    PİRHA- Alevilere yönelik “Aleviler Peygamber’e inanmıyor. O yüzden namaz kılmıyor” gibi ayrımcı ifadeler kullanan ve buna tepki gösteren Alevi öğrenciyi sınıftan kovan din dersi öğretmeni görevden alındı.

    İstanbul Arnavutköy’de bulunan Şehit Demet Sezen Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde din dersinde bir öğrencinin “Aleviler neden oruç tutmuyor? Neden namaz kılmıyor?” sorusuna öğretmen M.Y. “Çünkü onlar peygambere inanmıyorlar, Hz. Ali’ye inanıyorlar. O yüzden namaz kılmıyor, oruç tutmuyorlar” gibi Alevilere yönelik ayrımcı ifadeler kullanmıştı. Öğretmenin bu sözlerine tepki gösteren C.E. adlı bir öğrenci, öğretmen tarafından sınıftan dışarı çıkartılmıştı. Teneffüs olana kadar dışarıda bekleyen öğrenciye din öğretmeni M.Y.,  “notunu kıracağım” tehdidinde bulunmuştu.

    27 Aralık 2018 tarihinde gerçekleşen bu olayın ardından psikolojisi bozulan ve ailesine “Bugün okullar tatil” diyerek okula gitmeyen C.E. “Her defasında gündeme gelen bu konunun bir an önce kapanmasını istiyorum. Her yerimden sivilce çıktı. Yine tartışma çıkacak diye okula gitmek istemiyorum” diyerek okulu bırakmak zorunda kalmıştı.

    Öğretmen M.Y.’nin görevden alınması için resmi başvurularda bulunan Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, sürece ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “TOPLUM KORKU HİSSEDİYOR”

    Din öğretmenin görevden alındığını kaydeden Yılmaz, “Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı’na, Cumhurbaşkanlığı’na ve siyasi partilere vermiş olduğumuz dilekçe doğrultusunda iki müfettiş göndermişlerdi. Bunların söylemi ile duyduk. Tabi şu an diğer soruşturmalar da devam ediyor. Ümidim o ki burada eksiği bulunan diğer yöneticiler de görevden alınacaktır. En azından Alevilerin de Arnavutköy’de yaşama şansının olduğunu düşünüyorum. Çünkü bu tür olayların üst üste gelmesinden dolayı toplum bir korku hissediyor” diye konuştu.

    ÖĞRENCİ AYNI OKULDA VE AYNI SINIFTA OKUMAYA DEVAM EDİYOR

    Öğretmenin sınıftan atarak notunu düşürmekle tehdit ettiği C.E. adlı öğrenciye olayın yaşanmasının ardından psikolojik ve maddi destek amaçlı bağlama ve burs sözü veren Yılmaz, öğrencinin cemevinde bulunan saz kursuna başladığını belirtti. C.E. adlı öğrencinin okul ve sınıfını değiştirmek istediklerini ancak danışman öğretmenlerin bunu onaylamadığını söyleyen Yılmaz, öğrencinin hala aynı okul ve sınıfta eğitime devam ettiğini ancak moralinin iyi olduğunu söyledi. Yılmaz ayrıca C.E.’nin psikolojik destek almaya devam ettiğini de kaydetti. Öğrencinin durumunu sürekli takip ettiklerini söyleyen Yılmaz, kendisinin kızı olmadığını ancak şimdi bu öğrencinin manevi kızı olduğunu ve okulu bitinceye kadar her şeyiyle ilgileneceklerini de ekledi.

    “OKUL MÜDİRESİ HALA RANDEVU VERMEDİ”

    Konuyla ilgili görüşmek üzere okul müdiresinden randevu istediklerini ancak hala randevu alamadıklarını söyleyen Yılmaz, bu konuda okul müdiresinin de eksiklikleri olduğunu belirtti.

    “ALEVİ KURUMLARI YETERİNCE TEPKİ GÖSTEREMİYOR”

    Alevi kurumlarının bu konular üzerinde durmaları gerektiğine vurgu yapan Yılmaz, özellikle dedelerin cemlerde bu konuları işlemesi gerektiğini kaydetti. Türkiye’nin her yerinde bu tür olayların yaşandığına dikkat çeken Yılmaz, Alevi kurumlarının bu konularla yeterince ilgilenmediklerini ve yeterli tepkiyi ortaya koymadıklarını belirtti.

    Yılmaz, Türkiye’de yaşayan Alevilere bu tür olayları duydukları anda kendilerine haber vermeleri çağrısında da bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Diyanet’ten bütçe istemeyiz, cemevlerinin bütçesi bağımsız ve eşit olmalı’-VİDEO

    ‘Diyanet’ten bütçe istemeyiz, cemevlerinin bütçesi bağımsız ve eşit olmalı’-VİDEO

    PİRHA – Cemevlerinin elektrik, su faturasının Diyanet İşleri Başkanlığı ödeneğinden karşılanması yönünde verilen mahkeme kararlarını değerlendiren Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, “Cemevlerinin bütçesi özerk, bağımsız ve eşit olmalı” dedi.

    İstanbul Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, cemevlerinin elektrik, su faturasının Diyanet İşleri Başkanlığı ödeneğinden karşılanması yönünde verilen mahkeme kararlarına ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “DİYANET’TEN BÜTÇE ALINIRSA ALEVİLİĞİN İÇİ BOŞALTILIR”

    Alevi inancının yayılması, yaygınlaşması ve öne çıkmamasının tek nedeninin Diyanet İşleri Başkanlığı ve ilahiyat fakültelerinin olduğuna işaret eden Yılmaz, “Yıllardan beri tüm Cumhuriyet hükümetleri dönemlerinde Aleviliğe engel olanlar hep Diyanet ulemalarıdır. Bu nedenle Diyanetin bütçesinden cemevlerine bütçe ayrılmasını istemiyoruz. Bizim istediğimiz belli. Örneğin Arnavutköy Cemevi’ni araştırırlar bir bütçe oluştururlar ve ona göre bu bütçeyi pay ederler. Diyanet’e bağlı olmayı kabul edersek Aleviliği kaybederiz. Nasıl ki Sünniliğin içi boşaltıldı Aleviliğin de içi de boşaltılır” diye konuştu.

    “DEVLETİN ALEVİLER ÜZERİNDE ÇALIŞMALARI VAR”

    Devletin Alevilik üzerinde çalışmaları olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

    “Halkalı’da bir lise yapılıyor. Onu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde kazanılmış davayı çürütebilmek için yapıyorlar. Diyecekler dede yetiştirme lisesi açtık. Ancak bizim inancımızda dedeler ocakta yetişir. Ve bizim dergahlarımız var. Her bir dergahımız 5 öğrenci alıp orada eğitmeli. Çünkü bizde herkesin dede olma lüksü yok. Eğer fazla dede olursa aynen Diyanet gibi olur. Diyanet istiyor herkes ulema olsun. Ancak bilim adamı da lazım. Bu nedenle dedelerimiz bizim dergahlarımızda yetişmeli, onlar tahin etmeli ve bağımsız olmalı. Bize verilecek bütçe özerk olmalı, eşit olmalı ve devlet denetlemeli kime ne verdiğini.”

    “ALEVİLİĞİN BUGÜNE KADAR YAŞAMASI BAĞIMSIZ OLMASINDANDIR”

    Aleviliğin bugüne kadar yaşamasının tek nedeninin bağımsız olmasından kaynaklı olduğunu belirten Yılmaz, “Biz lokmalarımız ile dedelerimizin parasını veriyoruz. Eğer devletin dedesi olursa biz yanarız. Çünkü bizim Hak Muhammed Ali, uluların, velilerin ve kayıp erenlerin  yolundan giden dedelere ihtiyacımız var. Ama bizim içimizde devletin dedesi olanlar var. Tabi o da dedelerimizin sorunu” şeklinde konuştu.

    ” PARAYI VERENİN DÜDÜĞÜNÜ ÇALIYORLAR”

    Cemevlerinin bütçesi özerk, bağımsız ve eşit olmalı. İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı davranıyorlar” diyen Arnavutköt Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı:

    “Diyanetin yetiştirdiği ulemalar bugün Kuranın hükümlerini tamamen uygulamıyorlar. Çünkü nedeni parayı verenin düdüğünü çalıyorlar. Biz aynı olmak istemiyoruz. Ve biz nasıl ki her inanca saygı duyuyorsak herkesin de bizim inancımıza saygı duymasını istiyoruz. Aleviler olarak birlik olmalıyız ve ayrışmamalıyız. Farklı düşünenler olabilir çünkü farklılıklarımız bizim zenginliklerimiz. Ama sorunlarımız, acılarımız, kederlerimiz bir. Yol bir sürek binbir.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Petek Mobilya işçileri fabrika önünde nöbet tutuyor-VİDEO

    Petek Mobilya işçileri fabrika önünde nöbet tutuyor-VİDEO

    PİRHA-Arnavutköy Petek Mobilya işçileri fabrika önünde nöbet tutuyor. Patronlarının Düzce Fatih Ahşap firmasından senetle 3 milyon liralık borç aldığını ve firmanın da borcunu tahsil etmek için fabrikadaki makinelere haciz getirdiğini belirten işçi Alican Erol, “Karakol ve savcılık yardımcı olmuyor. Sesimizi hiç kimseye duyuramadık. Bu kadar kolay olmamalı. Patron malı kaçırıyor ama kimse bir şey yapmıyor” dedi. 

    İstanbul Arnavutköy’de bulunan Petek Mobilya fabrikasının işçileri 5 aydır maaş alamıyor. 2018’de maaşlarını alamadıkları için 2 ay iş durdurma eylemi yapan işçiler 2 ayın sonunda patron ile anlaşmaya gitmiş ve fabrika satılacağı taktirde işçilerin parasının ödeneceğine dair söz verilmişti. Bunun ardından 1 Ocak 2019’da işe başlama kararı alan işçileri bu kez de fabrikaya gelen haciz mağdur etti.

    PATRON İŞÇİDEN MAL KAÇIRIYOR

    Durumları hakkında bize bilgi veren fabrika işçisi Alican Erol, patronlarının fabrikaya gelmemeleri şartıyla çalışıp fabrikanın tedarikçiye olan borcunu ödediklerini ancak patronlarının kendilerini sahte senetle kandırarak onlardan mal kaçırdığını kaydetti. Tedarikçiye olan borçları ödendikten sonra işçilere ‘fabrika satılınca borçlarınızı alacaksınız’ sözü verildiği bilgisini veren Erol, aradan 15 gün geçtikten sonra patronlarının Düzce’de bulunan Fatih Ahşap firmasından senetle borç aldığını ancak patronlarının borcu 40 bin lira iken 3 milyon liralık senet imzaladığını belirtti. Bunun üzerine Fatih Ahşap firmasının borcunu tahsil etmek için icra yoluna gittiğini aktaran Erol, patronlarının sahte senet imzaladığını ifade ederek “Patron işçiden mal kaçırıyor. Karakol ve savcılık yardımcı olmuyor. Sesimizi hiç kimseye duyuramadık. Bu kadar kolay olmamalı. Adam malı kaçırıyor ama kimse bir şey yapmıyor” dedi.

    “DİRENİŞTE SADECE EKMEK YENDİ”

    Fabrikanın mallarını almak için önce 4 tır geldiğini ardından bu tırların sayısının 20’ye yükseldiğini söyleyen Erol, işçilerin fabrika önünde günlerdir eylem yaptıklarını belirtti. 5 aydır maaş alamayan işçilerin bazılarının bankalarla hacizlik olduğunu, bazılarınınsa çocuklarını bile okula gönderemediklerini ekleyen Erol, “Dün işçi arkadaşlardan birinden 50 lira alındı ve dünkü direnişte sadece ekmek yendi” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Gelin Arnavutköy’de Alevi olun bakalım; kelle koltukta yaşıyoruz’-VİDEO

    ‘Gelin Arnavutköy’de Alevi olun bakalım; kelle koltukta yaşıyoruz’-VİDEO

    PİRHA- “Beşiktaş’ta, Zeytinburnu’nda, Gazi’de, Okmeydanı’nda Alevi olmayı Alevilik saymıyorum. Çünkü oralar zaten Alevi. Gelin Arnavutköy’e, biz kelle koltukta yaşıyoruz.” Bu sözler, Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz’a ait. Yılmaz, din dersi öğretmenlerinin nefret söylemlerine sert tepki gösterdi. 

    Eylül ayında İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan Cumhuriyet Ortaokulu‘nda din dersine giren öğretmen Alevilere hakaret etti. G.B. isimli öğretmen oruçtan bahsederken, Muharrem ayında Alevilerin oruç tuttuğunu fakat onların yaptığı yemeğin yenilmeyeceğini söylemişti.

    Aralık ayında da yine Arnavutköy’de bulunan Şehit Demet Sezen Çok Programlı Anadolu Lisesi‘nde 9. sınıf öğrencisine yönelik din dersi öğretmeni tarafından Alevilere yönelik nefret söylemleri kullanıldı.

    Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz, 90 gün içinde aynı ilçedeki okullarda yaşanan Alevilere yönelik ayrımcı uygulamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “MAĞDURİYETİ YAŞAYAN ALEVİLER OLUNCA HUKUK HIZLI İŞLEMİYOR”

    Yılmaz, iki olayda da nefret söylemlerine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdi. Cumhuriyet Ortaokulu’nda yaşananların mahkemeye taşınmasının ardından öğretmenin görevden alındığını söyleyen Yılmaz, “Bu olayı kent konseyine taşıdık. Öğretmeni görevden aldırdık. Savcılığa başvurarak mahkemeye verdik. Memur suçu diye kaymakamlığa bir yazı yazdılar. Normalde bu ücretli öğretmen memur filan değil. Hemen dava açmaları gerekiyor. Ama maalesef bizim ülkemizde mağduriyet yaşayan özellikle Aleviler olunca hukuk hızlı hareket etmiyor. Ama olayın sonuna kadar takipçisi olacağız. Çünkü onu mahkemeye vermezsek yolumuza ve inancımıza da ihanet etmiş oluruz. Çünkü burada sembolik bir ceza alırsa bu başkasına örnek olur, böyle şeyler konuşmaz” ifadelerini kullandı.

    90 GÜN SONRA YİNE AYRIMCI UYGULAMALAR 

    Yaşananlardan 90 gün sonra ise yine Arnavutköy’deki başka bir okulda aynı ayrımcı uygulamalar yaşandı.

    Bu kez ise yine bir din dersi öğretmeni, “Aleviler Peygamber’e inanmıyorlar, Hz. Ali’ye inanıyorlar. O yüzden namaz kılmıyor, oruç tutmuyorlar” sözlerine tepki gösteren öğrenciyi sınıftan dışarı atıp notunu kırmakla tehdit etti.

    Bu konuya ilişkin de okul yönetimi başta olmak üzere yetkililerle görüşme sağlayan Yılmaz şöyle konuştu:

    “Bu çocuğumuz cemevinde 12 hizmet yürütüyor. Hoca da bunun üzerine çocuğu azarlıyor ve sınıftan atıyor. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne durumu illettik. Ancak Milli Eğitim Müdürlüğü bu olaya çok da can siperhane bakmıyor. Ama bu insan burada bu çocukları zehirliyor. Tüm bunlar önce aileden başlıyor, sonra mahallede daha sonra bağlı olduğu inanç grubundan kaynaklanıyor. Alevilerin bugün yaşadığı bu sıkıntıların sebebi Diyanet ve İlahiyat fakülteleridir.”

    “ARNAVUTKÖY’DE KELLE KOLTUKTA YAŞIYORUZ”

    Yılmaz sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “90 gün içerisinde ikinci olay oldu bizim burada. Biz burada ne yaşıyoruz? Beşiktaş’ta, Zeytinburnu’nda, Gazi’de, Okmeydanı’nda Alevi olmayı Alevilik saymıyorum. Çünkü oralar zaten Alevi. Gelin Arnavutköy’e. Biz kelle koltukta yaşıyoruz. Onların ise işleri güçleri, ekonomileri iyi. Ama biz şu an elektrik faturamızı ödüyoruz. Bazı arkadaşlar diyor ‘ödeme.’ Ödemediğimiz zaman gelip kesmeye kalkıyorlar. Beni en çok ürküten burada şu: Anadolu tabiri ile düğün yok bayram yok eniştem beni niye öptü. Yani 90 gün içinde ikinci olay niye oluyor? Bunun arkasında gizli bir güç mü var? Çünkü biz Maraş’ı, Sivas’ı, Malatya’yı ve Gazi’yi yaşadık. Ve halen de yaşıyoruz. Ancak artık bedel ödemek istemiyoruz, artık bu insanlar katledilsin istemiyoruz.”

    “ALEVİLERİ TANIMAYANLARA KARŞI TAVIR ALIYORUZ”

    Ayrımcı uygulamaların önünü açtığını düşündüğü Diyanet’in Dersim’e gitmesine de tepki gösteren Yılmaz şöyle konuştu:

    “11 yıldır burada yaşıyoruz, Diyanet düzeyinde hiç kimseyi buraya davet etmedik. Bunu kişilerin şahsına yapmadık. O kurum Alevileri tanımadığı için biz de onlara öyle bir tavır alıyoruz. Tanımadığı Alevi kurumlarını Tunceli’de olduğu gibi neden oraya gider, Diyanet İşleri Başkanı neden buraya gelmez. Çünkü Aleviler’in en önemli yerleri, Hünkar Hacı Bektaş’ı Veli’nin türbesi ve Dersim’dir. Çünkü orada ocaklarımız ve pirlerimiz var. Ancak oradaki arkadaşlarımıza şunu söylemek isterim: Bizim buradaki olaylar tamda o zaman gerçekleşmişti. Neden o zaman Diyanet İşleri Başkanı’na bir din dersi hocası Aleviler için böyle bir şey söylüyor siz bu konuda ne düşünüyorsunuz diye sormadılar. Çünkü onların başka işleri var herhalde. Ama günümüzde şimdi moda oldu bu iş. Ancak ben Alevi dedelerinin ve zakirlerinin ocaklarda yetişmesini istiyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

  • Din öğretmeninin Alevi öğrenciye yönelik tavrı meclis gündeminde

    Din öğretmeninin Alevi öğrenciye yönelik tavrı meclis gündeminde

    PİRHA – İstanbul Arnavutköy’de Şehit Demet Sezen Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde din dersi öğretmeninin Aleviliğe ve Alevi öğrenciye yönelik tavrı HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu tarafından meclis gündemine taşındı. Kenanoğlu, Mili Eğitim Bakanı Selçuk’a ilçe milli eğitim müdürlüğünün konuya ilişkin kayıtsızlığı nasıl izah edilmektedir? diye sordu. 

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul Arnavutköy’de bir okulda Din dersi öğretmeninin Aleviliğe ve Alevi öğrenciye yönelik tavrını Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yanıtlanması talebiyle meclis gündemine taşıdı.

    Kenanoğlu’nun verdiği önergede şunlar belirtildi:

    İstanbul Arnavutköy İlçesi’nde bulunan Şehit Demet Sezen Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde görev yapmakta olan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni, muhtelif zamanlarda muhtelif sınıflarda Alevilere ve Aleviliğe yönelik düşmanca bir tavır göstermiş, bu yönde ifadeler kullanmıştır. Bunun üzerine bir öğrencinin tepki göstermesi üzerine ise bahsi geçen öğretmen öğrenciyi dersten atmış ve notunu kırmakla tehdit etmiştir.

    “ÖĞRENCİNİN PSİKOLOJİSİ BOZULDU”

    Öğretmenin bu tavrına maruz kalan öğrenci ise yaşananlar sonrasında psikolojisinin bozulduğunu ve okula gitmek istemediğini ifade etmiştir.
    Okul idaresi ise mağdur öğrencilerin ifadelerini almak dışında konuyla ilgili sessizliğini korumakta, öğretmenin görevden alınması yönünde herhangi bir inceleme ve girişimde bulunmamaktadır.

    Daha önce de buna benzer düşmanca bir tavır yine Arnavutköy’de bir Din Kültür ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmeni tarafından sergilenmiş, kamuoyundan gelen güçlü tepkiler üzerine öğretmen görevden alınmıştı.

    “ÖĞRETMEN HAKKINDA BİR İNCELEME BAŞLATILACAK MI?”

    Bu bağlamda Ziya Selçuk’a şu sorular yöneltildi:

    *Bahsi geçen saldırgan tavrın sahibi öğretmen ve yanı sıra ailelerin ve öğrencilerin kaygılarını dikkate almayarak bu öğretmen hakkında idari bir incelemeye gerek duymayan okul yönetimi hakkında bakanlığınızca bir inceleme başlatılacak mıdır?

    *Sürecin Arnavutköy kamuoyunca bilinmesine rağmen ilçe milli eğitim müdürlüğünün konuya ilişkin kayıtsızlığı nasıl izah edilmektedir?

    *Bu kayıtsızlığın saldırgan tavra maruz kalan öğrenciler ve aileleri açısından durumun vahametini daha da arttıracağı görülememekte midir? Geçtiğimiz Eylül ayında Arnavutköy’de yaşanan ve kamuoyunca sert bir şekilde eleştirilen hadiseye rağmen benzer bir vakanın tekrar Arnavutköy’de meydana gelmesi bakanlığınızca nasıl açıklanmaktadır?

    PİRHA/İSTANBUL

  • Yine bir din öğretmeni Alevi öğrencileri hedef aldı-VİDEO

    Yine bir din öğretmeni Alevi öğrencileri hedef aldı-VİDEO

    PİRHA- “Aleviler Peygamber’e inanmıyor. O yüzden namaz kılmıyor” gibi Alevilere yönelik ayrımcı ifadeler kullandığı iddia edilen din öğretmeni, Alevi bir öğrenciyi de tepki göstermesi üzerine sınıftan kovdu.

    İstanbul Arnavutköy’e bağlı Şehit Demet Sezen Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde din dersi öğretmeninin Alevilere yönelik ayrımcı ifadeler kullandığı iddia edildi. Söylenenlere tepki gösteren 9. sınıf öğrencisini öğretmenin sınıftan kovup notunu kırmakla tehdit ettiği belirtildi. Arnavutköy Cemevi yönetimi de konuya ilişkin İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve kaymakamlıkla görüştü. Olayın duyulmasının ardından okul yönetimi ve din öğretmeni olayın üstünü kapatmaya çalıştı. Tüm sınıfın ifadesinin alındığı olayın ardından PİRHA’ya konuşan C.E ise psikolojisinin bozulduğunu ifade etti. Okula gitmek istemediğini de belirten C.E, günlerdir yaşadıklarının etkisinde olduğunu dile getirdi.

    Şehit Demet Sezen Çok Programlı Anadolu Lisesi’nde din dersinde bir öğrencinin “Aleviler neden oruç tutmuyor? Neden namaz kılmıyor” sorusuna öğretmen M.Y’nin “Çünkü onlar Peygamber’e inanmıyorlar, Hz. Ali’ye inanıyorlar. O yüzden namaz kılmıyor, oruç tutmuyorlar” gibi Alevilere yönelik ayrımcı ifadeler kullandığı iddia edildi. Öğretmenin bu sözlerine tepki gösteren C.E adlı bir öğrenci sınıftan dışarı çıkartıldı. Ayrıca teneffüs olana kadar dışarıda bekleyen C.E’ye din öğretmeni M.Y. tarafından “notunu kıracağım” tehdidinde bulunduğu belirtildi.

    OKULA GİTMEK İSTEMİYOR

    C.E, sınıfta yaşadığı bu olayın benzerinin başka arkadaşları tarafından da dile getirildiğini söyledi.

    27 Aralık’ta gerçekleşen bu olayın ardından psikolojisi bozulan ve ailesine ‘bugün okullar tatil’ diyerek okula gitmeyen C.E, “Her defasında gündeme gelen bu konunun bir an önce kapanmasını istiyorum. Her yerimden sivilce çıktı. Yine tartışma çıkacak diye okula gitmek istemiyorum.” ifadelerini kullandı.

    BAŞKA BİR SINIFTA DA AYNI İFADELERİ KULLANMIŞ

    Başka bir sınıfta olan ve olayı doğrulayan bir başka öğrenci ise S.K.

    S.K. de kendi sınıfında din dersi öğretmeninin benzer ifadeleri kullandığını dile getirdi. C.E.’nin yaşadığı bu olayı ailesine ve konuya duyarlı kişilere kendisinin de aktardığını belirtti. Bu olayı ortaya çıkarmasının ardından okul koridorlarında yürürken dahi kendini kötü hissettiğini söyleyen S.K. “Koridorda gezemiyorum utanıyorum.” dedi.

    Yaşananların ardından S.K ve C.E’nin okul yönetimi tarafından ifadelerinin alındığı da kaydedildi.

    “HER YERDE HOR GÖRÜLÜYORUZ”

    C.E’nin annesi Yeter Kelemci de 27 Aralık günü okuldan gelen kızının moralinin çok bozuk olduğunu aktardı. Anne Kelemci, Alevilere yönelik bu tür ayrımcı ifadelerin kullanılmasına tepki gösterdi.

    Kelemci, kızının bu yaşananlardan sonra psikolojisinin bozulduğunu belirterek şöyle konuştu:

    “Bir sürü öğrencinin içinden benim çocuğumu dışarıya atmış hoca. Kızımın morali çok bozuktu eve geldiğinde. Ama çocuğumu öğretmenleri yanına çağırıp olayı toparlamaya çalışmış. Kızım da vicdan yapıyor. Olayı kapatmak için. Benim kızıma niye hor bakıyorlar Alevi diye. Neden? Kızım okulu bırakmak istiyor. Çünkü benim kızım sınıftan atıldı. Yanına gelen diğer öğretmeni kızıma neden moralinin bozuk olduğunu söylediğinde yaşananları anlatıyor kızım. Hoca da, ‘Nasıl oluyor sen bizimle mescide gelip namaz kılıyorsun Alevi olduğun halde.’ diyor. Biz her yerde hor görülüyoruz. Okulda, işyerinde, toplumda. Neden? Din derslerini de ayrımcılık yapmadan anlatsınlar.”

    Engelli olduğu için çocuğuna yeterince destek veremediğini ve bu sürecin kendisini yorduğunu söyleyen anne Kelemci, “Öğretmenle karşı karşıya gelmek isterim. ‘Benim kızım size uyduğu halde neden hor görülüyor’ demek isterim. Ama şu an yürüyemiyorum. Tüm çocuklarıma ben tek başıma bakmak zorundayım.” dedi.

    “ALEVİLER SIKINTILARINI DİYANET’E BORÇLU”

    İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, kaymakamlık ve okul müdürü ile konuya ilişkin görüşen Arnavutköy Cemevi Başkanı Yüksel Yılmaz da, “İlçe milli eğitimi bu konuya can siperane yaklaşmadı. Bize ‘bu konuyu araştırdıklarını’ söylediler. Ama bu insan burada çocukları zehirliyor. Aleviler şu anda yaşamış oldukları bu sıkıntıları iki kuruma borçlular. Birincisi Diyanet ikincisi ise İlahiyat fakülteleri” ifadelerini kullandı.

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    İSTANBUL

  • Dev Yapı-İş Sendikası Başkanı Özgür Karabulut gözaltına alındı

    Dev Yapı-İş Sendikası Başkanı Özgür Karabulut gözaltına alındı

    PİRHA – DİSK’e bağlı Dev Yapı-İş Sendikası Başkanı Özgür Karabulut, Beşiktaş’taki DİSK genel merkezi yakınından jandarmalar tarafından gözaltına alındı

    Yaşam hakkı ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele eden 3. Havalimanı işçilerine dönük operasyonlar kapsamında gün içinde 6 işçi daha tutuklanırken, akşam saatlerinde ise direnişe öncülük eden sendikalardan DİSK/Dev Yapı-İş’in başkanı Özgür Karabulut Beşiktaş’taki DİSK Genel Merkezi yakınından jandarmalar tarafından gözaltına alındı.

    Karabulut’un Arnavutköy Jandarma Karakolu’na götürüldüğünü tahmin ediliyor.

    Sendika tarafından yapılan açıklamada, “Amaç işçilerin mücadelesini ezmek ve işçi sınıfının haklı kavgasında bir sıra neferi olan başkanımız şahsında demokratik, toplumcu, sınıf sendikalacılığını bastırmaktır” denildi.

    Açıklamada Karabulut’un serbest bırakılması istendi. (HABER MERKEZİ)

  • PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü: Sizin bu sofrada lokmanız da muhabbetinizde yok

    PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü: Sizin bu sofrada lokmanız da muhabbetinizde yok

    PİRHA- İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde bulunan bir ortaokulda zorunlu din dersinde öğretmenin “Alevilerin yaptığı yemek yenmez” şeklindeki sözlerine tepki gösteren PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü Rıza Çelik, “Biz yüzyıllardır bir nefret söylemi ile karşı karşıyayız” dedi.

    İstanbul PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü Rıza Çelik İstanbul’da Arnavutköy ilçesinde bulunan bir ortaokulda zorunlu din dersinde öğretmenin “Alevilerin yaptığı yemek yenmez” şeklindeki sözlerine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Yüzyıllardır her daim bir nefret söylemi ile karşı karşıya olduklarını belirten Çelik, “‘Alevilerle evlenilmez, Alevilerin ekmeği yenmez’ hatta ‘Katli vaciptir’ diye fetvalar verilmeye gidecek kadar baskıcı ve zulumkarlar” dedi.

    “SİZİN BU SOFRADA LOKMANIZ DA MUHABBETİNİZDE YOK”

    Bu lokma hak lokmasıdır” diyen Çelik şöyle devam etti:

    “Biz Tanrı’ya da hak deriz, adalete de hak deriz, paylaştığımız lokmaya da hak deriz. Bu hak lokmasında cebren alınmış vergiler yoktur, insan bedeni ile yapılan ticaretten elde edilen kirli paralar yoktur, gençleri zehirleyen uyuşturucu tacirlerinin kazançları yoktur, ötekileştirilen halkların mallarını talan ederek elde edilen ahlaksız gelir yoktur, fabrikalarda ekmeği uğruna canını veren yoksulun kanı üzerine bankalarda biriktirilen sermaye yoktur, haram yoktur. Sizin bu sofrada lokmanız da yok, muhabbetiniz de.”

    PSAKD Kadıköy Şube Sözcüsü Rıza Çelik konuşmasına Pir Sultan Abdal’ın şu dizeleri ile son verdi:

    “Söz ola ki irfanı olsun. Beşer üzerine verilmiş ruh kemalete ersin ki sözün de hükmü olsun. “Gidi Yezit bize Kızılbaş demiş / Meğer Şahı sevmiş dese yoludur.” diyen Pir Sultan Abdal’in yoluna turap olma şiarıyla beşer olan ama can olamayanlara lanet olsun diyorum.” (PİRHA/İSTANBUL)

     

  • İBB Başkanı’ndan skandal sözler: Metroda önceliğimiz en fazla oy aldığımız yerler

    İBB Başkanı’ndan skandal sözler: Metroda önceliğimiz en fazla oy aldığımız yerler

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, konuşmasında metro önceliğinin AKP’nin fazla oy aldığı yerler olduğunu söyledi.

    Arnavutköy’de gerçekleştirilen AKP Olağan Kongresi’nde konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, metro yapımında önceliği AKP’nin fazla oy aldığı yerlere verdiklerini söyledi.

    Uysal, “Arnavutköy, Başakşehirle beraber yeni ilçe olan ilçelerimizden birisi. Yeni ilçeler içerisinde baktığımız zaman gelecekte İstanbul’a en fazla mührünü basacak, yeni İstanbul dedirtecek ilçelerimizden birisi. Şu anda 3’üncü havalimanı ile başladı. Devamında Kanal İstanbul, devamında metro… Bunların bir kısmını biz yapacağız. Bir kısmını ilçe belediyemiz, bir kısmını büyükşehir belediyemiz, bir kısmını hükümetimizle yapacağız. Arnavutköy gelecekte ismi her ne kadar köy olsa da şu anda Bakırköy, Kadıköy neyse ondan daha önde olacak” dedi.

    “ÖNCELİĞİMİZ EN FAZLA OY ALDIĞIMIZ YERLER OLACAK”

    Arnavutköy’e metro sözü veren Uysal, “Ak Parti kurulduğundan bugüne baktığımız zaman Arnavutköy, oyu en fazla olan ilçelerimizden birisi. O konuda büyükşehir olarak Arnavutköy’e borcumuz olduğunu düşünüyorum. Bizim şu anda birinci önceliğimiz metro. Metroda da birinci önceliğimiz en fazla oy aldığımız yerler olacak inşallah. Sultanbeyli, ihalesi yapıldı. İnşaatı devam ediyor. Bu yıl içerisinde de Vezneciler, Arnavutköy metrosunun ihalesini yaparız. Kongreler yenilenme diyorum. İnşallah bu yenilenme ile metro sözünü de verdik. Arnavutköy’den daha yüksek oy bekliyoruz diyorum” ifadelerini kullandı.

    Mevlüt Uysal, Sivas Katliamı’nı gerçekleştiren sanıkların da avukatlığını yapmıştı. Uysal İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına getirildiğinde Aleviler büyük tepki göstermişti.

    (HABER MERKEZİ)