Etiket: arşiv

  • ‘Dersim ismi ve Alevi değerleri kriminalize edilemez!’-VİDEO

    ‘Dersim ismi ve Alevi değerleri kriminalize edilemez!’-VİDEO

    PİRHA- HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’nın kuruluşu için mahkemeye yaptığı tescil başvurusunun reddedilmesine tepki gösterdi. Kenanoğlu, “Olacak iş değil, inanılır gibi değil. Orada Alevilik araştırmaları yapacak, duaları, ritüelleri derleyecek ve Dersim bölgesinde birtakım tarihî hafızayı ortaya koyacak çalışmaları yapacak bir vakfı, ahlaki olarak uygun görmüyor” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda Dersim Kültür ve Tarih Vakfı’nın kuruluşu için mahkemeye yaptığı tescil başvurusunun reddedilmesine tepki gösterdi.

    Kenanoğlu, Meclis kürsüsünde yaptığı konuşmasında vakfın senedinde yer alan ‘Alevi ritüelleri, duaları ve beyitlerinin kayıt altına alınması’ ve ‘Dersim Alevi tarihiyle ilgili çalışmaların desteklenmesi’ gibi ifadeler gerekçesiyle tescil başvurusunun reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

    Dersim’de asimilasyon çalışması yapan tüm kurum ve kuruluşların her türlü kamu kurum ve kuruluşu tarafından desteklendiğini belirten Kenanoğlu, demokratik ülkelerde hafıza çalışması yapan kurumların desteklendiğini de ifade etti.

    “OLACAK ŞEY DEĞİL, İNANILIR GİBİ DEĞİL!”

    Kenanoğlu Meclis’te şu konuşmayı yaptı:

    “Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesinin bir kararı var onu ifade edeceğim. Dersim Kültür ve Tarih Vakfı diye bir vakıf kuruluyor ve tescil işlemi için mahkemeye başvuruyor ve mahkeme vakfın tescil işlemini reddediyor. Şimdi, gerekçeye bakıyoruz niye reddetmiş? Dersim Kültür ve Tarih Vakfı ekonomik ve toplumsal tarih alanında uzmanlaşan bir arşiv, kitaplık, araştırma, eğitim ve yayın kurumunun olması, Dersim 37-38 Sözlü Tarih Projesi çerçevesinde yapılan mülakatların korunması, arşivlenmesi, Alevi ritüelleri, duaları ve beyitlerinin kayıt altına alınması, Dersim Alevi tarihiyle ilgili araştırma çalışmalarının desteklenmesi” ifadelerinin vakıf senedinde yer alması nedeniyle reddediliyor ve şöyle diyor: “Bunun cumhuriyetin Anayasa’yla belirlenen Anayasa’nın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, millî birliğe ve menfaatlere aykırı olması, belirli bir ırk veya cemaati destekliyor amacı gütmesi nedeniyle Dersim Kültür ve Tarih Vakfının kurulmasına izin verilmemiştir.” Yani olacak iş değil, inanılır gibi değil. Yani orada Alevilik araştırmaları yapacak, duaları, ritüelleri derleyecek ve Dersim bölgesinde birtakım tarihî hafızayı ortaya koyacak çalışmaları yapacak bir vakfı ahlaki olarak uygun görmüyor. Bir taraftan da millî birlik ve beraberliğe kasteden bir yerden değerlendiriyor ve belli bir ırk ve cemaati desteklediğini söylüyor.

    “AMA İSLAMİ VAKIFLAR CİRİT ATIYOR”

    Ya, Dersim bölgesinde, o coğrafyada yani bilinçli olarak oraya gönderilen bir sürü İslami tarikat ve cemaat vakıfları var ve bunlar kurulmuşlar, oradan asimilasyon çalışmaları yürütüyorlar. Bölgenin inancı belli, Alevilik inancına mensup bir toplum yaşıyor orada. Şimdi, bütün bunlara rağmen, bunlar istediği gibi cirit atıyorlar orada, başta valilik olmak üzere her türlü kamu kurum ve kuruluşlarından destekleniyorlar ancak bu amaçla kurulacak bir vakfa izin verilmiyor.

    “MAHKEME KARARINI DA HAKİMİ DE KINIYORUM”

    Değerli arkadaşlar, demokratik ülkelerde olsa bu tür vakıflar, yani hafızaya yönelik çalışma yapan vakıflar kamu vakfı ilan edilir ve desteklenir. Bu anlamıyla şüphesiz ki bu, bir mahkeme kararı ve biz bu mahkeme kararını kınadığımızı buradan belirtiyoruz ancak bu karar bir İslami cemaat ve tarikat vakfı için alınmış olsa idi, o kararı alan hâkimin de kendisini artık nerede bulacağını bilemiyoruz; eleştirimiz bunadır. Dolayısıyla bu mahkeme kararını da o hâkimi de bir kez daha buradan kınıyorum.

  • KESK: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifi geri çekilmelidir

    KESK: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifi geri çekilmelidir

    PİRHA – Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) yaptığı yazılı açıklamada, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırma Kanun Teklifi’nin geri çekilmesini istedi. 

    Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) yazılı açıklama yaparak, Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanun Teklifi’nin geri çekilmesini istedi.

    25 Ekim 2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 228 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler sonrasında keyfilik ve hukuksuzluğun çığ gibi arttığına dikkat çekilen açıklamada, “Anayasa Mahkemesi’nin, 29 Kasım 2019 tarihinde açıklanan kararıyla Anayasaya aykırı olduğu bir kez daha ilan edilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birkaç kez torba yasalara sıkıştırılarak, gözlerden uzak tutulmaya çalışılarak korsanvari yöntemlerle yasal düzenleme haline getirilmeye çalışılmıştır” denildi. Açıklamada, kanun içindeki bazı tekliflerin geri çekildiğine ancak AKP iktidarının tek parti devleti ve fiili OHAL uygulamalarını terk etmek istemediğinden güvenlik soruşturmaları ve arşiv araştırmalarına ilişkin yasa teklifini AYM kararı gerekçesini gözetmeden bir kez daha Meclis’e gönderdiği ve teklifin görüşmelerine başlandığı belirtildi.

    “DÜZENLEME KİŞİNİN ÖZEL HAYATINI ETKİLEMEKTEDİR”

    İçişleri Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan teklife “Milli güvenlik açısından stratejik önem” vurgusu ile şimdiye kadar sayısız örnekte oldukça sübjektif, iktidarın politikalarına uygun olarak yorumlanmaya açık, hukuk dışı kararları mümkün kılan bir nitelik kazandırıldığı kaydedilen açıklamada, “Güvenlik soruşturması gibi uygulamalar gizlilik gerektiren ya da hassas sayılan sınırlı ölçüde görevlerde kullanılabilecek istisnai bir durum iken, kanun teklifi ile OHAL döneminde olduğu gibi muğlak ifadelerle kapsam içine sokulacak kamu alımlarında genel bir uygulama haline getirilmektedir. Düzenleme bu hali ile kişilerin çalışma hakkına, kamu görevine girme hakkına, kendi kişiliğini, sosyal varlığını, onurunu koruma hakkına ciddi engelleme getirmekte, özel hayatını etkilemektedir” ifadeleri kullanıldı.

    “İKTİDAR YARGI KARARLARINI İŞİNE GELDİĞİ GİBİ UYGULAMAKTAN VAZGEÇMELİ”

    AKP iktidarının OHAL’i kalıcı hale getirerek olağanlaştırdığına dikkat çekilen açıklamada şunlar kaydedildi:

    “Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şimdiye kadar uygulanan hali ve teklifte sunulan biçimiyle sadece adayı değil, birinci hatta ikinci derece yakınlarını da kapsar hale getirilerek toplumun geniş kesiminin hem kendilerinin hem de çocuklarının bugününü ve geleceğini derinden etkileyen, liyakatı değil AKP’ye sadakati esas alan, parti- iktidar ayrımını ortadan kaldırıp devleti tümüyle AKP’lileştirecek kadrolaşmayı kedefleyen, daha çok darbe dönemi uygulamalarındandır.

    Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması içkin olarak fişlemeleri de olağan hale getirdiğinden muhalif olsun ya da olmasın tüm vatandaşlarımızın Kişisel Verilerin Korunması başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerini tehdit etmektedir. Nitekim mahkemelerin beraat kararı verdiği, savcıların takipsizlikle sonuçlandırdığı dosyaların dahi güvenlik soruşturmalarına konu edindiği, nasıl ve hangi kriterlerle hazırlandığı bilinmeyen, itiraz edilemeyen istihbarat raporlarının esas alındığı uygulama nedeniyle ihraçlar başta olmak üzere sonuçları ağır olan mağduriyetlerin yaşanmasına neden olunmuştur. Dolaysıyla iktidar, yargı kararlarını işine geldiği gibi uygulamaktan ya da uygulamamaktan vazgeçmeli, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçelerinin gereğini yapmalı, teklifi geri çekmelidir. Şu ana kadar uygulanan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasından kaynaklı yaşanan mağduriyetler ve hak kayıplarını giderecek düzenleme yapılmalıdır.”  PİRHA/ANKARA

     

  • Sinemacı İnce isyan etti: Polisin el koyduğu arşivlerim çürütülüyor

    Sinemacı İnce isyan etti: Polisin el koyduğu arşivlerim çürütülüyor

    PİRHA- Seyri Sokak adlı video eylem kolektifi adına çekimler yapan video aktivisti Oktay İnce, polis baskınında el konulan çalışmalarının iade edilmesini istedi. İnce, “Arşivlerim depoda çürütülüyor” dedi. 

    Video eylem kolektif sayfası ve Seyri Sokak twitter hesaplarından paylaşım yapan video aktivisti ve sinemacı Oktay İnce, 16 Ekim 2018 tarihinde yapılan ev baskınlarında “Örgüt propagandası” yaptığı iddiasıyla gözaltına alındı. Aktivist İnce’nin, evinde yapılan aramalarda 20 yıllık arşivinde olan belgesel, haber, video Art ve video ACT çalışmalarına el konuldu. Arşivi geri almak için yaptığı başvuruya da “İnceleme bitmedi” yanıtının verilmesi üzerine İnce, 3’üncü haftasında oturma eylemine devam etti. İnce, Konak ilçesinde bulunan Valilik binası önünde yaptığı açıklamada, el konulan arşivlerinin depolarda çürütüldüğünü söyledi.

    “20 YILLIK EMEĞİM OLAN ARŞİVİM DEPODA ÇÜRÜYOR”

    Emniyet depolarında arşivinin yok olması tehlikesi olduğunu dile getiren İnce, ‘’Hakkımda açılan soruşturmayı yürütmekte olan savcılar 3. kez, kopyalama yapılacaksa ivedilikle yapılması ve dijital malzemelerin orijinallerinin iade edilmesi için yazı yazdı ama bir sonuç alınamadı. Ben bu verilerin kaybolmasını istemediğim için buradayım. Yaptığım filmler, çektiğim görüntüler, yazdığım yazıların yasalar açısından suç teşkil edip etmediği, ceza alıp almayacağım değil mesele. Benim için en büyük ceza 20 yıllık emeğimin, filmlerimin, ezilenlerin görsel belleğinin emniyet depolarında çürütülmesidir. Aile hatıraları olan görüntülerin böyle pervasızca başka ellerde gezmesi, aile mahremiyetimizin ihlal edilmesidir. Bu, her lafa ailenin kutsiyetiyle başlayan bir iktidar tarafından yapılmasıdır. Bu tek kelimeyle iki yüzlülüktür’’ diye konuştu.

    “GÖRÜNTÜLERİMİZE NE ZAMAN EL KONUR ENDİŞESİ VAR”

    Haber ve belgesel film yaparken, ‘ne zaman polisler kapımızı çalacak, acaba görüntülerimizi götürürler mi’ endişesi taşımadan çalışmalar yapmak istediklerini söyleyen İnce, şöyle devam etti:

    ‘’Habercilerin, belgeselcilerin, sinemacıların sudan sebeplerle arşivlerine, filmlerine el koyma huyunuzu terk edin. İnsanları, çektikleri görüntüler, yaptıkları ve gösterdikleri filmler için yargılamaktan, cezalar vermekten, düşüncelerini dile getirdikleri için “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlamaktan vazgeçin. Aile görüntülerimizin olduğu mobil telefonlarımıza uydurma gerekçelerle pervasızca el koymayı bırakın.

    İnce, İzmir Valiliği’nden, “İlgili savcılıklar gerekli yazıları yazdılar, filmlerimin, yazılarımın ve görüntü arşivimin iade edilmesi için. Emrinizdeki emniyet güçlerine, ilgili birimlere gerekli talimatı verin’’ talebinde bulundu.

    PİRHA / İZMİR

     

  • ‘Alevi-Bektaşi konusunu ilgilendiren Osmanlı arşivlerine ulaşmalıyız’ -VİDEO

    ‘Alevi-Bektaşi konusunu ilgilendiren Osmanlı arşivlerine ulaşmalıyız’ -VİDEO

    PİRHA- “İnsan yetiştirmezsek geleceğimiz karanlıklar içerisinde kaybolup gider. Bizi kurtaracak olan bilimsel çalışmalardır.”

    Araştırmacı yazar Ayhan Aydın, Alevilik-Bektaşilik çalışmaları alanında önemli eksikliklerin olduğunu vurguladı. Alevi-Bektaşi çalışması yapacak yetişmiş tarihçilerin olmaması, Osmanlıca ve Farsça’nın bilinmemesi ve Osmanlı arşivlerinin etkin kullanılamamasının önemli bir sorun olduğunu dile getirdi. Alevi-Bektaşilerin ilgili bu eksiklerin üzerinde durup bilimsel anlamda kurumsallaşmasına dikkat çekti.

    OSMANLI ARŞİVLERİNİN ÖNEMİ

    PİRHA’ya konuşan Araştırmacı Yazar Ayhan Aydın, Osmanlı arşivlerinin önemine dikkat çekerek şunlara değindi:

    “600 yıl boyunca bizi sürgün eden ve bize kıyan Alevi-Bektaşi katliamlarının da yaşandığı en zorlu dönemlerimizin geçmiş olduğu tarih Osmanlı İmparatorluğu tarihidir. Bu imparatorluk içerisinde uzun yıllarımız geçmiş ve geleneklerimiz, ritüellerimiz bu zaman dilimi içerisinde var olmuş ve değişime uğramıştır. Bu sebepten Osmanlı belgeleri dünyanın en önemli arşiv belgelerinden ise bizim de bu önemli kayıtlara ulaşmamız ve yararlanmamız gerekiyor. Osmanlıca yazılmış yüzlerce eser içerisinde Alevi-Bektaşi konusunu doğrudan ilgilendiren başlıklar var.”

    “YETİŞMİŞ BİLİM İNSANLARI OLMALI!”

    Yetişmiş bilim insanlarının eksikliğine değinen Ayhan Aydın, özellikle akademik alanda yoğunlaşıp Alevilik-Bektaşilik çalışması yapacak tarihçi, sosyolog ve antropolog adaylarının teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı. Bu alanda kurumsal adımların atılması, yüksek lisans ve doktora yapacak öğrencilerin motive edilmesi gerektiğine değindi.

    Ayhan Aydın, Alevi-Bektaşi yazılı kaynaklarının mevcut olduğunu ancak Osmanlıca’nın bilinmemesi sebebiyle önemli sorunların oluştuğunu vurguladı.

    “YANLI BAKIŞ AÇILARINA KARŞI AKADEMİLER KURMALIYIZ”

    Araştırmacı yazar Ayhan Aydın sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Alevilerin-Bektaşilerin aslında tarihi bir kitap koleksiyonu, kütüphanesi var.  Bugün çok iyi biliyoruz ki önemli Alevi-Bektaşi ulularına ait velayetnameler vardır. En önemlisi Hacı Bektaş Velayetnamesi olduğu gibi; Abdal Musa Velayetnamesi, Seyid Ali Sultan Velayetnamesi, Kolu Açık Hacım Sultan Velayetnamesi, Demirbaba Velayetnamesi, Otman Baba Velayetnamesi gibi sayısız eren ve evliyanın yaşam öykülerinin anlatılmış olduğu tarihi kitaplar elimizde mevcuttur. Fakat biz ne yapıyoruz? Bunları başkalarının çevirileri üzerinden okumak zorunda kalıyoruz. Dolayısıyla yanlı bakış açılarına maruz kalarak okuyoruz. Devletin bazı dayatmalarına boyun eğmek zorunda kalıyoruz. Peki bize düşen görev nedir? Kendi insanımızı yetiştireceğiz, akademimizi kuracağız, enstitümüzü kuracağız, gençlerimiz okuyacak, Osmanlıca, Farsça bilen gençlerimiz bu orijinal kaynakları arşiv ve vakıf belgelerine inerek, çalışma azmiyle onları bizlerin anlayacağı şekilde kitaplaştıracaklar.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    İki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı

    PİRHA – Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı iki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi daha yayımlandı. Yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı ve Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de 11 ve 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri yayımlandı. 11 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile arşiv hizmet ve faaliyetlerini düzenlemek, kamuda belge yönetimini sağlamak üzere Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu. 12 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Arşivleri Başkanlığı kuruldu.

    Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren kararname ile kurulan Devlet Arşivleri Başkanlığı, Cumhurbaşkanlığına bağlı ve genel bütçeye tabi olacak.

    Kararname ile Başkanlığın görevleri de belirlendi. Buna göre, Başkanlık, kamu, özel ve yurt dışı arşivlerinde bulunan devlet, millet hayatını ilgilendiren belgeleri tespit ve tescil edecek, sertifikalandıracak, gerektiğinde ise satın alarak devlet arşivlerine kazandıracak.

    Başkanlık, arşiv belgelerinin tahribini önleyecek tedbirleri alacak, arşiv laboratuvarı kuracak veya laboratuvar hizmeti satın alacak; bunların tamir, konservasyon ve restorasyonunu yapacak.

    Arşivlerde gerçekleştirilecek mikrofilm ve dijitalleştirme faaliyetleri ile yenilikçi tekniklerin uygulanması için çalışma yürütecek Başkanlık, Devlet Arşiv Ağını ve Devlet Arşivi Veri Merkezini oluşturup koordine edecek.

    Başkanlık ayrıca kağıt ve elektronik ortamda oluşturulan arşiv belgelerinin her türlü güvenliğine ilişkin önlemleri alacak.

    Düzenlemeye göre Başkan, Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek.

    HİZMET BİRİMLERİ  OLUŞTURULDU

    Kararname ile Başkanlığa bağlı 9 başkanlık ve bir özel kalem müdürlüğü oluşturuldu.

    Buna göre başkanlığın hizmet birimleri şunlar:

    “Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Belge Tespit ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı, Tasnif ve Araştırma Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Bilgi İşlem ve Elektronik Arşiv Dairesi Başkanlığı, Muhafaza ve Bakım Dairesi Başkanlığı, Personel ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Dış İlişkiler ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı.”

    Kararnamede ayrıca hizmet birimlerinin görevleri de belirlendi. Buna göre, Cumhurbaşkanlığı Arşivi Dairesi Başkanlığı, Atatürk ve sonraki Cumhurbaşkanları dönemlerine ait bilgi, belge, eşya, fotoğraf ve benzeri kaynakları derleyip arşivleyecek.

    Öte yandan, bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren ve elinde arşiv belgesi ve arşivlik belge bulunduran kurum ve kuruluşlar, ellerindeki arşiv belgelerini saklamak, saklanmasına gerek kalmayan belgeleri ise yok etmekle yükümlü olacaklar.

    Arşiv belgesi ve arşivlik belge temliki tasarruflar amacıyla kullanılamayacak, tahrip ve tahrif edilemeyecek yurt dışına çıkartılamayacak.

    Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamına giren kurum ve kuruluşların kurum arşivlerinde yapılacak ayıklama ve imha işlemleri için, bünyelerinde ayıklama ve imha komisyonları oluşturulacak.

    İŞ BİRLİĞİ VE BİLGİ TOPLAMA

    Kararnameye göre Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak. Başkanlık, görevleri ile ilgili gerekli olan bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili olacak.

    Kamu kurum ve kuruluşları kendilerinden istenen bütün bilgiyi vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların ise gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili olarak ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve proje ile uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleyebilecek. Bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    PERSONEL İSTİHDAMI, ÇALIŞTIRILMASI VE GÖREVLENDİRME

    Başkanlıkta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili ek maddesine göre Arşiv Uzmanı ve Arşiv Uzman Yardımcısı istihdam edilebilecek.

    Başkanlıkta, sözleşmeli personel istihdam edilebilecek, Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanınca tespit edilecek.

    Başkanlığın 2018 mali yılı harcamaları, Hazine ve Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar Cumhurbaşkanlığının 2018 yılı bütçesinde yer alan ödeneklerden karşılanacak.

    Kapatılan Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü kadro ve pozisyonlarında bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla en az 2 yıl, en fazla 10 yıl görev yapan ve lisans eğitimi veren yükseköğretim kurumları veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki öğretim kurumlarından mezun olanlar; Başkanlıkça belirlenecek usul ve esaslara göre, bir defaya mahsus olmak üzere 6 ay içerisinde yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı olmak şartıyla Arşiv Uzman Yardımcılığı kadrolarına atanabilecek.

    Aynı şartlarda en az 10 yıldır kurumda görev yapanlar ise bir defaya mahsus olmak üzere, yapılacak yazılı ve sözlü sınavı kazanmak şartıyla Arşiv Uzmanlığı kadrolarına atanabilecek. Bu şekilde atanacakların sayısı, Arşiv Uzmanı toplam kadro sayısının yüzde 30’unu geçemeyecek. 10 yıldan aşağı hizmeti olanlar uzman yardımcısı 10 yıldan fazla hizmeti olanlar uzman kadrolarına atandıklarında bunlar için ilgili mevzuattaki kısıtlamalar uygulanmayacak.

    Kararname ile Devlet Arşivleri Başkanlığı için bir başkan ve 3 başkan yardımcısı, 9 daire başkanı, 1 özel kalem müdürü, arşiv uzman ve yardımcılarından oluşan 524 kadro ihdas edildi.

    MİLLİ SARAYLAR İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULDU

    Cumhurbaşkanlığına bağlı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin usul ve esasların belirlendiği Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

    Buna göre, milli sarayların (saray, müze, köşk, kasır ve fabrikalar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıkları) yönetimi ve tanıtımı için Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak genel bütçeye tabi Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı kuruldu.

    Başkanlık, Cumhurbaşkanlığının yönetiminde bulunan saray, köşk ve kasırlar ile bunlara bağlı taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tespitini, tasnifini, periyodik bakımını, muhafazasını, restorasyonunu ve tanıtımını yapacak.

    Kurtuluş Savaşı Müzesi’nde (Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası) tüm müzecilik hizmetlerinin yerine getirilmesi, müzenin ulusal ve uluslararası tanıtımının yapılması veya yaptırılması ile bu amaçla faaliyetlerde bulunulması, ilgili kuruluşlarla kültürel alanlarda iş birliği yapılması, müzenin onarım, restorasyon, teşhir ve müzecilikle ilgili diğer teknik hizmetlerinin yürütülmesi, Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki müzelerin tanıtılması, ziyarete hazır tutulması, ziyaretçilere ilişkin verilerin istatistiki yöntemlerle değerlendirilmesi için gerekli çalışmaların yapılması da Başkanlığın görevleri arasında yer alıyor.

    Milli Saraylar İdaresi Başkanı, Başkanlığın genel yönetimi ve temsilinden Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacak ve Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen amaç, politika ve stratejilere uygun olarak Başkanlığı yönetecek, Başkanlığın bütçe teklifini hazırlayacak.

    HİZMET BİRİMLERİ

    Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının hizmet birimleri Müzecilik ve Tanıtım Başkanlığı, Restorasyon ve Teknik Uygulamalar Başkanlığı, Destek Hizmetleri Başkanlığı, Personel Dairesi Başkanlığı, Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı ve Özel Kalem Müdürlüğünden oluşacak.

    Hizmet birimlerinin görevlerinin de yer aldığı kararnameye göre, Başkanlık, görev alanına giren konularda bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve kamu kurumu niteliğindeki kuruluşlar ile yakın iş birliği içinde bulunacak.

    Başkanlık, görevleriyle ilgili gerekli bilgileri bütün kamu kurum ve kuruluşlarından istemeye yetkili, kamu kurum ve kuruluşları ise kendilerinden istenen bütün bilgileri vermekle yükümlü olacak. Bu şekilde elde edilen bilgilerden ticari sır niteliğinde olanların gizliliğine uyulacak.

    Başkanlık, görevleri ile ilgili ihtiyaç duyduğu konularda araştırma, etüt ve projeyle uluslararası ikili ve çok taraflı temas ve toplantılar düzenleme, bunlarla ilgili her türlü mal ve hizmetlerin sağlanması gibi işleri yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme veya pazarlık suretiyle yaptırabilecek, bu konularla ilgili mal ve hizmet satın alabilecek. Bu kapsamdaki faaliyetlerle Başkanlığa teklif edilen projelerin değerlendirilmesi ve desteklenen projelerin izlenmesine ilişkin hizmet alımlarında görev alan kamu görevlileri ve hizmetinden yararlanılacak diğer kişiler için ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılacak harcamalar Başkanlık bütçesinden karşılanacak.

    Başkanlıkça desteklenen araştırma-geliştirme projelerinde proje süresi ile sınırlı olmak kaydıyla proje kapsamında görev yapan öğretim elemanlarına onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden ödeme yapılabilecek.

    Projede görev yapan ve kamu görevlisi olmayan diğer personele onaylanan projede belirlenen tutarlar üzerinden hizmet bedeli ödenebilecek.

    YÖNETİCİLERİN SORUMLULUĞU

    Başkanlıkta görev yapan her kademedeki yöneticiler hizmet veya görevlerini, Cumhurbaşkanı tarafından verilecek emir ve direktifler ile sıralı yöneticiler tarafından verilecek emir ve talimatlar yönünde mevzuata uygun olarak düzenlemek ve yürütmekten bir üst kademeye karşı sorumlu olacak.

    Başkanlık, görev, yetki ve sorumluluk alanına giren konularda idari düzenlemeler yapabilecek.

    Başkan sınırlarını açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilecek. Ancak yetki devri, yetki devreden amirin sorumluluğunu kaldırmayacak.

    Başkanlık personeli 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi olacak. Başkanlıkta, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili maddeleri çerçevesinde personel istihdam edilecek ve Başkanlığa kurumlar arası geçici görevlendirme yapılabilecek. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esaslarıyla ücret miktarı ve her çeşit ödemeleri Cumhurbaşkanı’nca tespit edilecek.

    Cumhurbaşkanlığına bağlı saray, köşk, kasır, müze ve fabrikalardan sağlanan her türlü gelir ile bunların bakım ve onarımı için yapılan şartlı bağışlar ve yardımlar hakkında, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun ilgili maddesi çerçevesinde işlem yapılacak.

    Kadro ve pozisyonların tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadro ve pozisyonlara ilişkin diğer hususlar, Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerine göre düzenlenecek.

    Mevzuatta Milli Saraylar İdaresi Başkanlığının görevleriyle ilgili olarak TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatına yapılmış olan atıflar Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına yapılmış sayılacak.

    2 Temmuz 2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar İdaresi Başkanlığına devredilen TBMM’ye bağlı Milli Saraylara ilişkin hizmetler, anılan KHK’nin yayımı tarihinde istihdam edilen görevli personel eliyle Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatı Kanunu’nun ilgili maddesi gereğince hiçbir işleme gerek kalmaksızın yürütülmeye devam edilecek.

    (HABER MERKEZİ)