Gazeteci Metin Yoksu, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.
Artvin merkezli soruşturma kapsamında ifade vermek üzere Batman Adliyesi’ne giden Gazeteci Metin Yoksu, savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliği tarafından “Örgüt üyesi olma” iddiasıyla tutuklandı.
Gazeteciler Semra Pelek, Dicle Baştürk ve Ozan Cırık ile Frankfurter Allgemeine Zeitung için tercümanlık yapan Melisa Efe, Artvin merkezli soruşturma kapsamında 13 Haziran’da gözaltına alındı. Dört günlük gözaltı süresinin ardından Artvin Adliyesine getirilen 7 kişi, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sendika.Org çalışanı Ozan Cırık ile gazeteciler Eylem Emel Yılmaz, Dicle Baştürk ve Yavuz Akengin buradaki sorgularının ardından tutuklanırken, Semra Pelek, Melisa Efe ve Ömer Bülenter ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Aynı soruşturma kapsamında Yoksu’nun evi basılırken burada olmadığı için gözaltına alınmamıştı.
Yoksu savcılık ifadesine girmeden önce adliye önünde X hesabında şu sözleri paylaştı; “Gazetecilik yaptığım için geçtiğimiz günlerde evim basıldı. Gazetecilik faaliyetlerim nedeniyle ilk kez yargılanmıyorum. Dün ne yaptıysam bugün de aynısını yapacağım. Kimsenin evimi basmasına gerek yok arayın geleyim. Savcılığa gidiyorum. Sonuç ne olursa olsun her daim gazeteciyim.”
PİRHA- Artvin merkezli soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4gazeteci tutuklandı.
Artvin merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında 13 Haziran’da İstanbul’da yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan gazeteciler Ozan Cırık, Dicle Baştürk, Yavuz Akengin ve Eylem Emel Yılmaz “örgüte üye olmak” iddiasıyla tutuklandı.
Semra Melek ve Melisa Efe ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
PİRHA-Doğa savunucusu Dursun Ali Koyuncu, yargılandığı mahkemece tahliye edildi. Bir sonraki duruşma 28 Ocak 2025’te görülecek.
Artvin’in Cankurtaran mevkiinde mesire alanı projesi için 3 Eylül’de orman kesimini engellemeye çalışan Reşit Kibar’ın öldürüldüğü saldırıdan sağ kurtulan ve 7 Eylül’de “Kamu görevlisine hakaret” ve “Kamu görevlisine mukavemet” suçlamaları ile tutuklanan doğa savunucusu Dursun Ali Koyuncu çıkarıldığı mahkemece tahliye edildi.
SONRAKİ DURUŞMA 28 OCAK’TA
Aynı zamanda Artvin Halkevi yöneticisi olan Koyuncu 7 Eylül’de “Kamu görevlisine hakaret” ve “Kamu görevlisine mukavemet” suçlamaları ile tutuklandı. Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti 86 günlük tutukluluğun ardından Koyuncu hakkında tahliye kararı verdi.
Mahkeme heyeti, Dursun Ali Koyuncu’nun sabit ikametgahının bulunması, delillerin toplanmış olması ve tutukluluk süresini göz önüne alarak Koyuncu’nun, tutuksuz yargılanmasına hükmetti.
Adli kontrol tedbirleri uygulanan Koyuncu’ya yurtdışına çıkış yasağı getirildi. Bir sonraki duruşma 28 Ocak 2025’te görülecek.
PİRHA- Hopa’da ağaç kesimini engellemek isterken bir kişinin öldüğü, 2 kişinin de yaralandığı saldırının tanıklarından Dursun Ali Koyuncu, gözaltına alınarak tutuklandı.
Artvin’in Hopa ilçesinde Cankurtaran köylüleri ağaçların kesimine engel olmak isterken silahlı saldırıya maruz kaldı. Saldırıda köylülerden Reşit Kibar hayatını kaybederken iki kişi de yaralandı. Saldırıdan sağ kurtulan doğa savunucusu ve Artvin Halkevi yöneticisi Dursun Ali Koyuncu bugün sabaha karşı 03.00 sularında Hopa’daki evinden gözaltına alındı.
Silahlı saldırıda Reşit Kibar’ın öldürülmesinin ardından Çifteköprü köyü halkı Borçka Orman İşletme Müdürlüğü önüne giderek ormanlarındaki ağaç kesim faaliyetlerinin durdurulması yönünde dilekçe vermişti. Dilekçenin ardından Müdürlük önüne” Katiller Hesap Vereceksiniz” yazılmıştı. Koyuncu ifadesinin ardından söz konusu yazılama nedeniyle “Mala zarar verme” ve cenaze günü Hopa Devlet Hastanesi’nin önünde yaptığı konuşma nedeniyle ‘kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamalarından tutuklandı.
KOYUNCU KONUŞMASINDA NELER DEMİŞTİ?
Koyuncu, Kibar’ın yaşamını yitirdiği gün Hopa Devlet Hastanesi önünde şu konuşmayı yapmıştı:
“Suç duyurusunda bulunduk. 10 tane dilekçe verdik, yaza yaza elimiz yoruldu. ‘Parayla adam tutmuşlar’ dedik. İsim verdik; Taylan Güven, Muhammet Ustabaş diye. Bir tane işlem yapmadılar ya. Bugün o makine olay yerine jandarma güvenliği olmadan olay yerine nasıl geliyor? Kaymakamlık nasıl jandarma koruması olmadan gönderiyor? Çünkü restorana Faruk Çelik topladı Bünyamin Merttürk’ü, Ticaret Odası Başkanı Eşref Mertürk’ü yanında da telefonu açtı. Orman Bölge Müdürünü arıyor, diyor ki ‘müdürüm niye Yunus Mertürk’ü bekletiyorsun?’
Diyoruz ki Artvin Orman Bölge Müdürü rüşvet teklif etti. Valiliğe suç duyurusunda bulunuyoruz, CİMER’e yazıyoruz, takipsizlik kararı. Savcının kendisine söyledim ben. Savcı oturdu masaya odaya çağırdı, ‘sen kimsin?’ diyor bana. Üsluba bakar mısın?”
PİRHA – Borçka ilçesinde ağaç kesimini engellemek isteyen Reşit Kibar adlı yurttaşı katleden Muhammet Ustabaş tutuklandı.
Artvin’in Borçka ilçesi Cankurtaran mevkiinde dün ağaç kesimini engellemek için direnen halkın üzerine ateş açan ve Reşit Kibar isimli kişiyi öldüren Muhammet Ustabaş tutuklandı. Saldırının ardından gözaltına alınan ve bugün emniyet işlemleri biten Ustabaş ve Fikret M. bugün adliyeye çıkarıldı. Savcılık tarafından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 2 kişiden Muhammet Ustabaş tutuklandı. Fikret M. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yapı-Soy Beton adlı şirketin ihalesini aldığı bölgede turizm tesisi yapımı için bin ağacın kesilmesi planlanırken, dün iş makinalarının ormanlık alana gittiğini gören bölge halkı ağaç kesimini engellemek için harekete geçmişti. Araçları durdurmak isteyen köylüler, bölgede şirketle bağlantılı olduğu bilinen ve 2019 yerel seçimlerinde köyün muhtar adayı olan Muhammet Ustabaş ile karşı karşıya geldi. Muhammet Ustabaş, sözlü tartışmanın ardından köylülere silahla saldırdı. Saldırıda üç kişi yaralandı. Ağır yaralanan Reşit Kibar yaşamını yitirdi. Yaralanan diğer iki kişi Hopa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.
PİRHA – Doğa katliamına karşı çıktığı için Reşit Kibar adlı yurttaşın katledilmesi ve tepkiler sonrası Yapı-Soy Beton mesire alanı projesinden çekildiğini duyurdu.
Artvin’in Cankurtaran bölgesinde mesire alanı projesi için ağaç katliamını engellemek isteyen köylülere Muhammet Ustabaş adlı saldırgan silahla saldırmış, Reşit Kibar yaşamını yitirmiş iki kişi ise yaralanmıştı. Artvin Valiliği saldırıya ilişkin 2 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı.
Söz konusu projeden dolayı Hopalılar defalarca tehdit edildi. Köy muhtarı başta olmak üzere tehditlere karşı halk defalarca savcılığa şikayette bulundu ancak şikayetler dikkate alınmadı. Şirket, Reşit Kibar’ın katledilmesi sonrası oluşan tepki sonucu projeden çekildiğini duyurdu.
Yapı-Soy Beton sosyal medya hesabından, “03 Eylül 2024 tarihinde Cankurtaran mevkiinde yaşanan acı olay bizi ve tüm Artvin halkını derinden üzmüştür. Bir insan hayatının her şeyden kıymetli olduğunu, bir insanın öldürülmesinin kabul edilmezliğini ifade ediyoruz. Hayatını kaybeden vatandaşımızın sevenlerine ve kederli ailesine başsağlığı, bu müessif olayda yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyoruz. Hiç bir maddi faaliyetin insan hayatından değerli olmadığına olan inancımız devam etmektedir. Yaşananlar nihayetinde projeden çekiliyoruz” dedi.
PİRHA- Ağaçlarını korumak için tuttuğu nöbet sırasında uğradığı silahlı saldırıda katledilen Reşit Kibar için sokağa çıkan Hopalılar, uluslararası yolu trafiğe kapatarak, oturma eylemine başladı.
Artvin Hopa ilçesi Cankurtaran bölgesinde Reşit Kibar için ilçede yürüyüş düzenlendi. Hopa Parkı’nda toplanan yurttaşlar, “Katiller halka hesap verecek”, “Çeteler vuruyor, AKP koruyor”, “Çetelerden halklar soracak”, “AKP eline doğamızdan çek” ve “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganları ile ilçe boyunca yürüdü.
“HERKESİ REŞİT’İN HESABINI SORMAYA ÇAĞIRIYORUZ”
Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre; yürüyüş sonunda konuşan Hopalı yurttaş Nurcan Altunkaya, “Bu cinayetleri yıllar öncesinden, Arhavi’de öldürülen Avukat Cihan Eren’den, Hopa Meydanında doğasına sahip çıkan Metin Lokumcu’yu katledişlerinden biliyoruz. Onun için bizim kendimizden başka kurtuluşumuz yok. Herkesi doğa savunuculuğuna ve Reşit’in hesabını sormaya çağırıyoruz” diye konuştu.
“HOPALILARIN YÜZÜNE BAKACAK YÜZLERİ KALMAYACAK”
Açıklamada konuşan Halkevi temsilcisi Kamil Ustabaş ise “Sadece Cankurtan’ı değil yanı başımızda Arhavi’de 10 köyü de yıkıyorlar. Cerattepe’yi talan ettiler. ‘Orası Arhavi bizim memleketimiz değil’ diyerek susacak mıyız? Yoksa bu mücadeleyi yükseltip, Reşit Kibar’ın ödediği bedelin zafere taşınmasını mı sağlayacağız. Buradan şunu ilan ediyoruz; Yapısoy şirketinin sahipleriyle oturup, dostluk kuranların hepsini tek tek deşifre edeceğiz. Hopalıların yüzüne bakacak yüzleri kalmayacak”
Kitle yürüyüşün ardından uluslararası Rize-Hopa-Batum karayolunu çift taraflı trafiğe kapatarak, oturma eylemine başladı.
PİRHA- Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Artvin’de katledilen Reşit Kibar için açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu kar hırsıyla yıllardır ormanlarımıza derelerimize, vadilerimize saldıran sermaye, doğamızı katlettiği gibi canlarımızı da almaktadır” denildi.
Ankara Emek ve Demokrasi Güçleri, Artvin Cankurtaran’da orman parkı projesi için ağaçların kesilmesine karşı nöbetteyken öldürülen Reşit Kibar’a ilişkin Konur Sokak’ta basın açıklaması yaptı. Açıklamayı Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapan Serdar Kibar okudu.
“SERMAYE, DOĞAMIZI KATLETTİĞİ GİBİ CANLARIMIZI DA ALMAKTADIR”
Serdar Kibar, yaşananların iktidar ve sermayenin kar hırsının bir sonucu olduğunu belirterek, “Bu kar hırsıyla yıllardır ormanlarımıza derelerimize, vadilerimize saldıran sermaye, doğamızı katlettiği gibi canlarımızı da almaktadır. AKP iktidarının talan ve yağma politikalarının bir sonucu olarak yaşam alanlarımızı yok etmek isteyen sermaye doğayı ve yaşamı savunan köylüleri gözaltılar, tutuklamalar ve tehditlerle yıldıramadığını anlayınca doğrudan hedef gözeterek silahlı saldırılarla mücadelemizi geriletme derdindedir” dedi.
Saldırıların hangi amaçla gerçekleştiğini bildiklerinin altını çizen Kibar, “Artvin’de Cerattepenin kalbini söken, İşkencedere vadisini talana açan, Akbelen’i yağmalayan , HES’lerle, JES’lerle derelerimizi kurutan, maden faaliyetleri ile sularımızı zehirleyip, yaşam alanlarımızla beraber yaşam hakkımızı da elimizden alan çetelerin ve yağmacıların karlarına kar katması için bu saldırıların önü iktidar tarafından açılmaktadır. 2011’de yine Hopa’da doğasını ve yaşam alanını savunduğu için polisler tarafından katledilen Metin Lokumcu’nun davasında çok değil iki gün sonra karar verilecek iken; bugün Hopa ve Türkiye güne yeni bir katliamın öfkesiyle uyanmıştır” diye ekledi.
“DÜNDEN DAHA GÜÇLÜ VE DAHA KARARLI BİR ŞEKİLDE KARŞINIZDA DURACAĞIZ”
Mücadeleye devam edeceklerine vurgu yapan Kibar, şunları söyledi:
“Ama hem yaşam alanlarımızı kar uğruna talan edip hem de yaşam savunucularının üzerine ateş açarak katleden çeteler bilsin ki; bu memleketin hiçbir yerinde eksilmeyecek, dünden daha güçlü ve daha kararlı bir şekilde karşınızda duracağız. Güvendiğiniz siyasi iktidar, onun işbirlikçileri, iş makinalarınız, silahlarınız coplarınız ve kalkanlarınızla yaşam alanlarımızdan defolup gideceksiniz.”
PİRHA-Ankara’da Halkevciler, Artvin Cankurtaran’da orman parkı projesine karşı çıkan yurttaşlara silahlı saldırıda bulunulmasını AKP İl Başkanlığı önünde protesto ederken gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Sendika.Org muhabiri Nisan Çıra da bulunuyor.
Halkevciler, Artvin’de doğasına sahip çıkanlara silahlı saldırıda bulunulmasına karşı Ankara’da AKP İl Başkanlığı önünde eylem yaptı.
Sendika.org’un haberine göre; eylemden sonra ablukaya alınan Halkevciler gözaltına alındı. Bu anları kaydeden Sendika.Org muhabiri Nisan Çıra da gözaltına alındı.
PİRHA – Artvin Cankurtaran’da orman parkı projesi için iş makineleri ormanlık alana girince köylüler kesim ekibine müdahale etti. Köylüler iş makinelerine engel olmaya kalkınca Muhammet Ustabaş isimli şahıs, köylülere silahla saldırdı. Yaralananlardan Reşit Kibar, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
Sendika.Org’ta yer alan habere göre, Artvin Cankurtaran’da orman parkı projesi için iş makineleri ormanlık alana girince köylüler kesim ekibine müdahale etti. Ormanlarının kesilmesini istemediklerini, buna izin vermeyeceklerini ifade eden köylüler iş makinelerine engel olmaya kalkınca şirketle bağlantılı Muhammet Ustabaş adlı şahıs köylülere silahla saldırdı.
Saldırıda üç kişi yaralandı. Hopa Devlet Hastanesi’nde tedavileri sürerken yaralananlardan Reşit Kibar, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
NE OLMUŞTU ?
Artvin Cankurtaran mevkiinde doğa turizmi adı altında orman parkı projesi için ihale yapıldı. Köylüler doğa turizmi adı altında ormanın talan edileceğini açıklayıp projeye karşı gerekirse nöbet de tutacaklarını ifade etmişlerdi. Köylülerin bir endişesi de ihaleyi alan grubun daha önce taş ocağı ihalesi aldığını, ancak o projenin direnişle engellendiğini, orman parkı denilerek başlanıp köyde taş ocağının da kurulması.
Köylüler 9 Ağustos’ta projeye karşı bilgilendirme toplantısı yapıp projeye geçit vermeme kararı almışlardı.
PİRHA- Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ( SES ) Artvin il Temsilcisi Dr. Serhan Safatlı, hekim maaşları ve ek göstergesi için Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalara tepki gösterdi. Safatlı, hekimlere yönelik maaş artışının ayırım gözetilmeksizin tüm sağlık emekçileri için uygulanması çağrısında bulundu.
Sağlık Bakanlığı tarafından ekim maaşları ve ek göstergesi konularıyla ilgili açıklamalarını dikkatle dinlediklerini belirten Dr. Serhan Safatlı, yıllardır tüm sağlık emekçileri için 3600-7200 arası ek gösterge taleplerini seslendirdiklerini ancak, Bakanın açıklamasında ek gösterge düzenlemesinin sadece hekimler ve hemşireler için yapılacağı bilgisinin paylaşılmasının düşündürücü olduğunu ifade etti.
“ELDE EDİLEN KAZANIMLAR YETERSİZDİR”
Safatlı şunları kaydetti:
“Yoksulluk sınırının çok altında, açlık sınırınınsa biraz üzerinde maaş alan sağlık emekçilerinden sadece hekimlere yönelik maaş artışı ifade edildi. Yıllardır yürüttüğümüz mücadele sonucu elde edilen bu kazanım yetersizdir. Hekimlere uygulanacağı ifade edilen maaş artışları; mevcut ekonomik kriz, hayat pahalılığı içinde mesleğin niteliği ve iş riski hesaplandığında yetersizdir. Buna rağmen yürütülen mücadelenin ve talebin görülmesi açısından bir başlangıçtır.”
Sağlık bakanın açıklamaları ve sözlerinin takipçisi olacaklarını ifade eden Dr. Serhan Safatlı, “Sağlık Bakanı’nın kaçırdığı bir nokta var. Sağlık ekip işidir. Bir düzenleme yapılacaksa ekibin her bireyi için adil bir şekilde yapılmalıdır. Ekip arasında derin uçurumlar yaratacak düzenlemeler yapılmamalıdır. İş barışını bozan bu tarz ayrımcı düzenlemeler sağlık alanındaki sorunları çözmek bir yana, daha da derinleştirmektedir” dedi.
Sağlık Bakanı’na, hükümete ve TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partilere seslendiklerini belirten Dr. Serhan Safatlı, tüm sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin emekliliğe yansıyacak temel ücretleri yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını yıllardır sözü verilen ek göstergenin 3600’den başlayarak kademeli olarak 7200’e kadar tüm sağlık emekçilerine uygulanmasını ve hekimlere yönelik maaş artışının ayırım gözetilmeksizin tüm sağlık emekçileri için uygulanması çağrısında bulundu.
Karadeniz’in birçok kentinde gün boyu devam eden sağanak yağışlar Artvin ve Ordu’da sele neden oldu.
Karadeniz genelinde etkili olan sağanak yağışlar Artvin ve Ordu’da da sele neden oldu. Her iki kentte de birçok noktada dereler taşarken sokaklar adeta göle döndü.
Sağanak yağış Artvin’in Şavşat ilçesinin Armutlu Mahallesi’nde derelerin taşmasına neden oldu. Bazı köylerde tarım arazileri zarar görürken, yağış etkisini kaybetti.
Öte yandan Yusufeli ilçesinde etkili olan yağış Evren Mahallesi’nde bulunan derenin taşmasına sebep oldu. Taşan dere karayolunu ulaşıma kapatırken, bazı araçlar derenin ortasında mahsur kaldı.
FATSA’DA YOLLAR KAPANDI
Ordu’nun Fatsa ilçesinde ise akşam saatlerinde etkisini arttıran yağışlar ilçe merkezinde sele neden oldu. İlçenin birçok noktasında, yağmur suları cadde ve ara yolları kapladı. Yağmur sularının debisinin yükselmesi ile birlikte iş yerini su bastı.
Karadeniz Sahil Yolu’nda da taşkınlar nedeniyle oluşan su birikintisi, trafiğin durmasına neden oldu. Ekiplerin yaptıkları çalışmalar sonucu yol yeniden ulaşıma açıldı.
PİRHA- Artvin’in Arhavi ilçesinde yaşanan selde 10 bina, 9 konut, 18 bağımsız bölüm ile 2 ahır yıkıldığı açıklandı. Kayıp 3 yurttaşın ise arama çalışmaları devam ediyor.
Artvin’de perşembe gün aşırı sağanak yağış sonrası meydana gelen sel ve heyelanların verdiği hasar ortaya çıktı.
Arhavi ilçesinde hasar tespit çalışmaları yapan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile İlbank Bölge Müdürlüğü, felaketin bilançosuna dair yapılan açıklamaya göre 10 bina, 9 konut, 18 bağımsız bölüm ile 2 ahır yıkıldı, 6 bina, 3 ev ve 9 bağımsız bölüm ağır hasar gördü. 253 bina, bin 144 bağımsız bölüm ile 44 konut ise sel ve heyelanlardan etkilenerek hasar aldı. İlçede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
KAYIP 3 KİŞİ ARANIYOR
Selde kaybolan Artvin’in Murgul ilçesinde Serdar Yiğit ile Rize’nin Güneysu ilçesinde Hasan Arıcı ve Muradiye Beldesi’nde çöken evin enkazı altında kalarak kaybolan Batuhan Delihasan ise arama çalışmaları devam ediyor. Dere yatağında yapılan aramalara AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri katılıyor.
PİRHA- “Şair Ceketli Çocuk” olarak tanınan şarkıları ve sözleriyle hafızalarda yer edinen müzisyen, söz yazarı, oyuncu ve aktivist Kazım Koyuncu, aramızdan ayrılmasının 16’ncı yılında mezarı başında anıldı. Anmaya çok sayıda seveni katıldı.
Kanser nedeniyle yaşamını yitiren ve “şair ceketli çocuk” olarak anılan söz yazarı, oyuncu ve çevreci Kazım Koyuncu, ölümünün 16. yıl dönümünde Artvin’in Hopa ilçesinde bulunan Yeşilköy (Pançol) köyündeki mezarında anıldı.
Anma törenine Kazım Koyuncu’nun kardeşi Niyazi Koyuncu, Canan Koyuncu, Hüseyin Koyuncu, Sol Parti Parti Meclisi Üyesi Alper Taş, Artvin Belediye Başkanı Demirhan Elçin, Hopa Belediye Başkanı Taner Emekçi, Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, Borçka Belediye Başkanı Ercan Orhan, CHP YDK Üyesi Doğuşcan Aydın Aygün, Kemalpaşa Belediye Başkanı Ergül Akçiçek ve yapımcı Baran Seyhan, Zugaşi Perepe kurucusu, Kazımın Koyuncu’nun arkadaşı Mehmedali Barış Beşli ile çok sayıda seveni katıldı.
Törende konuşan Hopa Halkevleri Yöneticisi Kamil Ustabaş, bölgenin bereketli topraklarının insanlarına da yansıdığını belirterek, “Bu memleket çok fazla değerli insan çıkardı. Bunlardan birisi de Kazım Koyuncu. Kazım Koyuncu’nun onlarca yeteneğinden bahsedebiliriz. Ama bazı özellikleri bizim için çok değerli. Birincisi Kazım Koyuncu bu memlekette dillerin yasaklandığı, kültürlerin baskı altına alındığı bir dönemde Laz müziğini bütün dünyaya tanıttı. İkincisi Kazım Arhavi’de sahil dolgusu yapılırken, ‘ben oralı değilim’ diyerek evinde oturmadı. Kazım bir çevreci olarak Arhavililerin yanında oldu. Ve üçüncüsü bu memleketi tarihi boyunca halkları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı mücadele etti” diye konuştu.
Anma programı aile üyelerinin de konuşmalarının ardından Halkevi müzik grubunun müzik dinletisi ile son buldu.
Karadeniz müziğini rock müzikle sentezleyerek Türkiye’de adını unutulmazlar arasına yazdıran sanatçı Kazım Koyuncu, akciğer kanseri hastalığı nedeniyle 33 yaşında yaşamını yitirmişti.
TÜRKÜLER DİNLEYEREK BÜYÜDÜ
Nüfusa geç kaydedilmesinden ötürü resmi doğum tarihi 10 Mayıs 1972 olsa da 7 Kasım 1971’de Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de dünyaya geldi.
Koyuncu, çocukluğunda babaannesinden masallar, “Kemençeci Yaşar” lakabıyla tanınan Yaşar Turna’dan türküler dinleyerek büyüdü. Okumayı çok seven, müziğe ortaokuldayken, babasının aldığı mandolinle başlayan Koyuncu, futbolla ilgilendi ve köydekilerin aksine sıkı bir Trabzonspor taraftarı oldu.
Kazım Koyuncu, 1989’da köyünden ayrılarak İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde eğitime devam etti. Müzik çalışmalarına üniversite yıllarında ağırlık veren sanatçı, 1992’de Ali Enver’le birlikte “Dinmeyen” isimli müzik grubunu kurarak ilk profesyonel çalışmalarını yaptı.
Karadeniz müziğini rock müzikle birleştirip kendi tarzını oluşturdu Tiyatro oyunlarına da müzik yapan sanatçı 1993’te okulu bıraktı. Koyuncu, daha sonra okulu bırakma kararına ilişkin sorulan bir soruya, “Zor dönemler… O okulu bitirip kaymakam falan olacaksın ya da kendi istediğin işi yapacaksın ama hep soru işaretleri olacak. Sonu nereye varacak? Bu tercihlerden soru işaretli olanını tercih ettim.” cevabını vermişti.
Okulu bırakmasının ardından sadece müzik yapmaya karar veren Koyuncu, Karadeniz müziğini rock müzikle birleştirip kendi tarzını oluşturdu.
Aynı yıl arkadaşlarıyla birlikte “Zuğaşi Berepe” adında bir grup kurdu ve hem yeni grubuyla hem “Dinmeyen” grubuyla çalıştı.
Koyuncu, yeni grubuyla ilk albümü “Va Mişkunan”ı (Bilmiyoruz) 1995’te müzikseverlerin beğenisine sundu. Yeni tarzıyla müzikseverlerin beğenisini daha fazla kazanan sanatçı, Dinmeyen grubuyla 1996’da “Sisler Duvarı” albümünü, Zuğaşi Berepe ile de 1999’da “İgzas” adlı ikinci albümlerini yayımladı.
Sanatında yenilik ve denemeler yapmaktan kaçınmayan, Karadeniz müziğinin hem sert hem de duygusal yapısını eserlerine taşıyan Koyuncu’nun, “Dido” adlı şarkısının da yer aldığı ilk kişisel albümü “Viya!”, 2001’de müzik marketlerdeki yerini aldı.
Kazım Koyuncu, 2002’de yayınlanan “Gülbeyaz” adlı dizinin müziklerini yapmaya başladıktan sonra ününü katladı, konser programları artmaya başladı.
“İlk albümde Gülbeyaz dizisinin çok etkisi oldu. Bu albümü, farklılığı tercih eden insanlar aldı.” diyen Koyuncu, 2004’te ikinci solo albümü “Hayde”yi çıkardı.
Aralık 2004’te kanser teşhisi konulan sanatçı, doktorların fazla yorulmaması gerektiğini söylemesine rağmen konserlerine devam etti. Son konserini 4 Şubat 2005’te Taksim’deki Yeni Melek Gösteri Merkezi’nde verdi. Koyuncu, Türkçe’nin yanı sıra Hemşince, Lazca ve Gürcüce eserlere de yer verdi.
Karadeniz’de olduğu kadar, hem Türkiye hem de yurt dışında halen yoğun bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, bir açıklamasında, “Çocukken şiirle güzel oynuyordum. Şairlerle çok uğraşıyordum. Bir ceket yaptırmak istedim o zamanlar, İstanbul’a gelirken, şair ceketi…” demişti.
Sanatçı, tedavi gördüğü hastanede 25 Haziran 2005’te, 33 yaşındayken yaşamını yitirdi. Koyuncu, Yeşilköy’de, fındık ağaçlarının çevrelediği köy mezarlığına sırlandı.
Artvin’in Yusufeli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak, sel ve heyelanlara neden oldu. Sele kapılan otomobildeki bir kişi yaşamını yitirdi. Kayıp 3 kişinin cansız bedenleri de arama çalışmaları sonucunda bulundu.
Su baskını yaşanan baraj şantiyesinde onlarca araç ve iş makinesi balçığa gömüldü. Artvin-Erzurum yolu ulaşıma kapandı. İçerisindekilerle birlikte bir otomobili sele kapıldığı, bir aracın da heyelan altında kaldığı ihbarları üzerine arama çalışması başlattı.
Yusufeli ilçesinde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak, sel ve heyelanlara neden oldu. Otomobili ile sele kapılan 1 kişi çevredekiler tarafından yaralı olarak kurtarıldı. Hastaneye kaldırılan kimliği henüz öğrenilemeyen kişi, yaşamını yitirdi. Bir otomobilin daha içerisindekilerle sele kapıldığı yönünde ihbar üzerine AFAD ve UMKE ekiplerince bölgede arama çalışması başlatıldı. Heyelan altında kalan otomobilde bulunan 3 kişilik ailenin cansız bedenlerine ulaşıldı.
Yusufeli Barajı şantiyesinde de su baskını yaşandı. Selden kaçarak kurtulan işçiler, güvenli bölgelere sığındı. Şantiyede çalışanlara ait park halindeki onlarca araç ile iş makineleri balçığa gömüldü. Şantiyedeki hasar, gün ağarınca ortaya çıktı.
ARTVİN-ERZURUM KARAYOLU KAPANDI
Artvin-Erzurum karayolu da heyelan nedeniyle farklı noktalarda ulaşıma kapandı. Su kavuşumu mevkiinde tünelin içerisi balçıkla doldu. Karayolları, İl Özel İdaresi ekipleri ile baraj inşaatı görevlileri iş makineleriyle kapalı yolları ulaşıma açmak için çalışma yürütüyor. (HABER MERKEZİ)
Hükümet ile kamu sendikaları arasında 1 Ağustos’ta başlayacak Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri öncesi KESK, Van, Edirne, Muğla ve Artvin’den Ankara’ya doğru yürüyüşe geçti.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) üyeleri, hükümetle 1 Ağustos’ta başlayacak Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri öncesi 4 koldan Ankara’ya yürüyor.
Van, Edirne, Muğla ve Artvin’den yola çıkan KESK üyeleri 1 Ağustos’ta Ankara’da olacak.
MUĞLA
Muğla Meydanı’nda yapılan açıklamaya KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ve yöneticileri katıldı.
“Güvenceli iş güvenceli gelecek insanca yaşayacak bir ücret için” pankartı açılırken, Bozgeyik yaptığı açıklamada kamu emekçilerinin 2020-2021 yılları toplu sözleşmelerinin 1 Ağustos’ta başlayacağını belirtti.
Bozgeyik, 4 koldan 3 gün boyunca devam edecek bir yürüyüşe başladıklarını belirterek, insanca yaşamaya yetecek bir ücret, güvencesiz, sözleşmeli istihdama son verecek, gelir vergisi ve ek gösterge adaletsizliğini ortadan kaldıracak, ek ödemelerin emekli aylıklarına yansıtılmasını sağlayacak hiçbir düzenleme çıkmadığını söyledi.
TALEPLER
KESK Eş Genel Başkanı Bozgeyik, taleplerini ise şu şekilde sıraladı:
2020 yılı için mevcutta 3 bin 55 TL olan en düşük kamu emekçisi (15/1 kademesindeki) maaşı, AGİ hariç 4 bin 222 TL’ye çıkarılmalı
Hali hazırda 295 TL olan eş yardımı 478 TL’ye çıkarılmalı
Çocuk yardımı her bir çocuk için 500 TL’ye çekilmeli
Eşi çalışmayan, bakmakla yükümlü olduğu çocuğu bulunan emekli kamu emekçilerine de eş ve çocuk yardımı verilmeli
Evi olmayan tüm kamu emekçilerine 515 TL kira yardımı yapılmalı
İş yerinde yemek çıkmayan kamu emekçilerine aylık 457 TL yemek yardımı yapılmalı
Tüm kamu emekçilerine yıllık 2 bin TL (aylık 166,67 TL) yakacak yardımı yapılmalı
Maaş ve yardım kalemlerindeki artış taleplerimizin kabulü halinde 2021 yılı için 2020 yılında gerçekleşen enflasyon artı 3 puan refah payı verilmeli
Asgari ücret vergi dışı bırakılmalı, maaşların asgari ücret tutarını aşan kısmı için gelir vergisinin ilk dilim oranı uygulanmalı
Lisans ve ön lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergesi 3600’e çıkarılmalı, bunun dışında kalan tüm kamu emekçilerinin mevcut ek göstergeleri 800’er puan artırılmalı
Tüm ek ödemeler emekliliğe yansıtılmalı
Zorunlu BES kesintisi kaldırmalı
Mevcut emekli maaşları artırılmalı
EYT’ye son verilmeli
Kadın çalışanlar 20 hizmet yılı, erkek çalışanlar 25 hizmet yılı dolduğunda yazılı talepleri halinde emekli olma hakkı kazanmalı
Kademeli geçişle ilgili yaş hadleri uygulanmamalı, kadınlarda 50, erkeklerde 55 yaş dikkate alınmalı
Ek ödeme ortadan kaldırılmalı, farklı kamu kurumlarında aynı ünvanda çalışan tüm kamu emekçileri arasında ücret eşitliği sağlanmalı
0-6 yaş grubundaki çocuklar için tüm kamu kurumlarında ücretsiz kreşler açılmalı
Açıklamanın ardından KESK Eşbaşkanı ve beraberindeki heyet Aydın’a doğru yola çıktı.
VAN
Aralarında KESK Eş Genel Başkanı Aysun Gezen ve Eş Genel Başkanımız Gönül Erden’in de bulunduğu KESK heyeti tüm engellemelere rağmen Van’da kamu emekçileriyle bir arada. Kayıplarımızın karşılandığı, taleplerimizin dikkate alındığı gerçek bir toplu sözleşme istiyoruz! pic.twitter.com/43ym9KawhH
— SES Genel Merkezi (@sesgenelmerkezi) July 29, 2019
ARTVİN
Aralarında KESK Hukuk, TİS ve Uluslararası İlişkiler Sekreteri Yusuf Şenol ve MYK Üyemiz Fikret Çalağan'ın da bulunduğu KESK Heyeti Artvin'de kamu emekçileriyle bir arada. Kayıplarımızın karşılandığı, taleplerimizin dikkate alındığı gerçek bir toplu sözleşme istiyoruz! pic.twitter.com/ut1JMsZHKY
— SES Genel Merkezi (@sesgenelmerkezi) July 29, 2019
EDİRNE
Taleplerimiz için yürüyoruz! Aralarında KESK Yürütme Kurulu Üyesi İlhan Yiğit ve Genel Sekreterimiz Pınar İçel'in de bulunduğu KESK Heyeti Edirne'de kamu emekçileriyle bir arada. Kayıplarımızın karşılandığı, taleplerimizin dikkate alındığı gerçek bir toplu sözleşme istiyoruz! pic.twitter.com/Bz6ZJ205xs
— SES Genel Merkezi (@sesgenelmerkezi) July 29, 2019
Artvin Arhavi’de Kamilet Vadisi ile Pilarget olarak anılan bölgede yapılmak istenen HES’e Rize İdare Mahkemesinin verdiği durdurma kararına rağmen şirket çalışmalarına devam ediyor.
Arhavi’de Kamilet Vadisi ile Pilarget olarak anılan ve 5 köyü kapsayan bölgede yapılması planlanan hidroelektrik santrali (HES) için Rize İdare Mahkemesi durdurma kararı vermesine rağmen projenin yol yapım çalışmaları sürüyor. Duruma tepki gösteren yöre halkı vadinin öncelikli koruma alanı ilan edilmesini istiyor.
Evrensel’de yer alan habere göre HES’e karşı dava açanlardan Alican Can, davayı kazandıklarını ancak şirketin hala kaçak olarak çalışmaya devam ettiğini belirterek “Yol çalışmaları ve dökülen malzemeler vadiyi perişan etti” dedi.
Arhavi Doğa Koruma Platformu Sözcüsü Leyla Öncel ise çalışmaların durdurulmuş olması gerektiğine dikkat çekerek “Müfettişler gittiğinde çalışmadıklarını söylemişler ancak gizlice bir şeyler yapıldığını düşünüyoruz. Çünkü bölgeye kimseyi yaklaştırmıyorlar” dedi.
Öte yandan ilçeye bağlı 5 köyün bulunduğu Pilarget bölgesinde yapılması planlanan 2 HES projesine de karşı çıkan köylüler, projelerin iptali için mahkemeye başvurdu. Yöre halkı, derelerine HES yapılmasına karşı çıkıp evlerine ve sokaklarına “Heves etme sonu yok” yazılı pankartlar astı.
Ardahan, Artvin ve Kars valiliklerinin yayla yasak kararları sürü sahiplerini vurdu. Jandarmanın araçlardan indirilmesine izin vermediği çok sayıda koyun açlık ve susuzluktan öldü.
Artı Gerçek’ten Remzi Budancır’ın özel haberine göre Iğdır’ın Aralık ilçesine bağlı Aşağı ve Yukarı Çamurlu köylerinden Mehmet Tuza, Koço Tigra, Hüseyin Bedir ve Yusuf Bedir koyun sürülerini kamyonlara yükleyerek Artvin Şavşat’a gitti. Sürü sahiplerinin hedefi Şavşat’ta ihale yolu ile kiraladıkları yaylaları kullanmaktı. Ancak sürü sahiplerinin önünü kesen jandarma, ‘Tarım ve Orman Bakanlığının emri var’ diyerek sürü sahiplerinin koyunlarını indirmelerine engel oldu.
KOYUNLAR 35 SAAT ARAÇLARDA BEKLETİLDİ
Tüm yasal işlemleri tamamlayan Iğdırlı sürü sahipleri sürüleri ile beraber Şavşat’ta 35 saat araçların üstünde yağmur ve dolu yağışının altında saatlerce bekletildi. Ardahan, Artvin ve Kars valiliklerinde yayla yasak kararları olmasından dolayı jandarma sürü sahiplerinin koyunlarını araçlardan indirmesine izin vermedi.
JADARMA İZİN VERMEDİ
Sürü sahiplerinin tüm çabalarına rağmen koyunlar araçlardan indirilmedi. Hayvanlar aç susuz kamyonlarda bekletildi. Yol güzergahında bulunan karakollar koyun yüklü araçları bir birine teslim ederek Iğdır’a kadar ulaştırdı. Iğdır il sınırına ulaşan koyunların çoğu aç ve susuz kaldığı için telef oldu.
SÜRÜ SAHİPLERİ MAĞDUR
Araçların kapaklarını açan sürü sahipleri hayvanların telef olmasına sert tepki gösterdi. Hayvanlarına ait görüntüleri araç sürücüsü Ferhat Çınar paylaştı. Sürü sahipleri ise hayvanların telef olmasına Artvin ve Ardahan valiliğinin sebep olduğunu söyledi. Hayatta kalan koyunları indiren sürü sahipleri, onlarca koyunu kaybetti.
PİRHA- Artvin’de kreşe giden çocuklara verilen ‘gerici’ karne tepki çekti.
Eğitim alanında yaşanan gericileşme 2-4 yaş aralığındaki çocukların hayatına kadar girdi. Artvin’de kreşe giden çocuklara verilen ‘gerici’ karne ile soyut kavram algısı henüz oluşmamış çocuklara Hadis-i Şerif, Kuran-ı Kerim eğitimi verildiği açığa çıktı.
Birgün’den Burcu Cansu’nun haberine göre çocuklara verilen karnede çalışma alanları, “Elif Ba, ilmihal, adap, ahlak” olarak belirlenirken çocukların dua ezberleri de değerlendirildi. Çocuklara verilen karnede öğretmenin “Bir milletin ıslahı, kötülerin imtasıyla değil, yeni neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür” notu dikkat çekti.
“ÇOCUK GELİŞİMİNE ZARARLI”
Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, “Soyut kavramları öğrenme 11-12 yaşından sonra yani bilişsel sistemin tam kapasite olarak çalışmaya başladığı düşünme becerilerinin somutlaştığı yaşta gerçekleşir” dedi. Çocukların soyut kavramları, somut kavramlarla ilişkilendirerek yeni kavramlar üretmeye başladığını aktaran Aydoğan, “Dolayısıyla din olgusu içinde yer alan soyut kavramlar 12 yaşından sonra çocuk tarafından anlamlandırılmaya başlar” dedi.
Çocukların soyut kavramları anlama yaşına gelmeden dini eğitim verilmesinin sakıncalarına değinen Aydoğan, şunları söyledi: “Özellikle psikolojinin, gelişim psikolojisinin, eğitim psikolojisinin ortaya koyduğu bilimsel çalışmalar sonucunda her çocuğun belli aşamalardan geçerek düşünme ve öğrenme becerilerini kazanır. 12 yaşından önce soyut bilgilerin verilmesi durumunda ise din eğitimi, korkuya dayalı bir ezber ve unutulmaya yüz tutan bir öğrenmeye sebep olduğu gibi çocuğun ruh sağlığını da olumsuz yönde etkilemektedir.”
AKP’den CHP’ye geçen Artvin’de belediye başkanı Demirhan Elçin, Ensar Vakfı’na tahsis edilen binayı geri aldı.
Artvin’de CHP Belediye Başkanı Demirhan Elçin, daha önce AKP’li başkan Mehmet Kocatepe tarafından Ensar Vakfı’na tahsis edilen İsmet Acar Misafirhanesi’ni vakfın elinden geri aldı.
Binanın isminde bulunan “Ensar Vakfı” ifadesi kaldırılarak “Artvin Belediyesi” ismi konuldu.
Ensar Vakfı’na ait yurt ve evlerde 45 çocuğa cinsel istismarda bulunulmuş; AKP’liler vakıf yöneticilerini korumuştu. Artvin’de halk, söz konusu durumu tepki göstermişti.