Etiket: arzu çerkezoğlu

  • Çerkezoğlu: Taksim Meydanı için başvuruda bulunduk!

    Çerkezoğlu: Taksim Meydanı için başvuruda bulunduk!

    PİRHA- DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 1 Mayıs’ların, işçi sınıfının ve emekçi halkların barış talebinin yükseleceği alanlar olacağını belirtirken, Taksim Meydanı için başvuru yaptıklarını söyledi.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Tabipleri Birliği (TTB), İstanbul’daki 1 Mayıs İşçi Bayramı programına ilişkin açıklama yaptı.

    DİSK Koordinasyon Merkezi’nde yapılan basın toplantısında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününde emeğin hakkı, gelirde, vergide, ülkede adalet, yurtta ve dünyada barış, gerçek bir demokrasi için 1 Mayıs meydanlarında olacaklarını söyledi.

    İşçiler, kamu emekçileri, gençler, kadınlar bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler olarak 1 Mayıs’ı karşılayacaklarını belirten Çerkezoğlu, “Yine tarihsel bir kavşakta 1 Mayıs’a yürüyoruz. Çünkü biz çalışıyoruz, üretiyoruz  ancak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Biz yoksullaşırken bankalar, şirketler ve holdingler kâr rekorları kırmaya devam ediyor. Bu düzende vergide adalet yok. İşçiler patronlarından fazla vergi veriyor. Devletin hazinesinin büyük bir bölümü, yoksul ile zenginin aynı oranda ödediği dolaylı vergilerle dolduruluyor. Bu düzende bizden alınan vergiler de bizim için harcanmıyor. Bu düzen, umudu kalmayan gençlere yurt dışına çıkmak dışında bir hayal bırakmıyor” diye konuştu.

    “BU DÜZENDE İNSANCA YAŞAM HAKKI YOK”

    Arzu Çerkezoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu düzende emeklilere saygı yok, insanca yaşam hakkı yok. Doğa talan ediliyor, kentler rant uğruna yok ediliyor. Zeytinliklerimiz, meralarımız dahi sermayeye peşkeş çekiliyor. Depremlerde on binlerce insanımızın yaşamını yitirmesine yol açan rantçı politikalar olduğu gibi devam ediyor. Oysa bir avuç ayrıcalıklı kesimin çıkarları değil, halkın ihtiyaçları esas alındığında gelirde ve vergide adalet sağlandığında, bu ülkenin kaynakları hepimizi insanca yaşatmaya yeter. Eğitimden sağlığa, barınmadan ulaşıma en temel haklarımız piyasalaştırılıyor, okullarda çocuklarımıza bir öğle yemeği bile çok görülüyor. Yargı talimatla ‘dağıtılıyor’ adalet yerini keyfiliğe bırakıyor. Sendikalaşma ve grev hakkı gasp ediliyor. ‘Toplu Satış’ sözleşmeleriyle kamu emekçileri ve emekliler yoksulluğa ve sefalete mahkum ediliyor. KHK’larla hukuksuzca ihraç edilen on binlerce kamu emekçisi, aradan geçen on yıla rağmen hala görevlerine iade edilmiyor. Bu düzende demokrasi, muhalefete ve itiraza yer yok. Kimi seçeceğimizi bile belirlemeye kalkan bu düzen, yaşamımızın her alanına ‘kayyum’ atamaya kalkıyor. Bizlere hak, hukuk, adalet, demokrasi vadedemeyen düzen yıllarca bizi parçalayarak, ayrımcılıkları körükleyerek ayakta kaldı.”

    “BARIŞ EMEKÇİLERİN İHTİYACIDIR”

    Arzu Çerkezoğlu, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çekerek, “Bu nedenle barış ve kardeşlik en fazla biz işçilerin, emekçilerin ihtiyacıdır. Bizler her zaman barışı savunmaya, daha da önemlisi barışı birlikte inşa etmek için mücadele etmeye devam edeceğiz. Kapitalist sistem bugün dünya halklarına savaş, barbarlık, yoksulluk ve diktatörlük dayatıyor. Özellikle ABD emperyalizmi ve İsrail’in bölgemizde artan saldırganlığı; hukuk tanımaz bir devletin ne kadar tehlikeli bir suç örgütüne dönüşebileceğini gösteriyor ve tüm dünya halkları için tehlikeli bir model olarak karşımıza çıkıyor. Bizler sadece ülkemizde değil, dünyada da barışı savunmaya emperyalist barbarlığa karşı halkların omuz omuza mücadelesini güçlendirmeye devam edeceğiz. Tüm dünyada 1 Mayıs’lar, işçi sınıfının ve emekçi halkların barış talebinin yükseleceği alanlar olacak” ifadelerine yer verdi.

    Taksim için başvuru yaptıklarını ifade eden Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Valiliği’nden geri dönüş beklediklerini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Divriği maden işçileri OYAK önünde eylem yaptı-VİDEO

    Divriği maden işçileri OYAK önünde eylem yaptı-VİDEO

    PİRHA- Divriği maden işçileri 121 gündür sürdürdükleri direnişlerini Ankara’ya taşıdı. İşçiler, Tandoğan’dan OYAK Genel Müdürlüğü’ne yürüyerek, “Bu yalnızca işten çıkarma değil, yaşam hakkımıza saldırı” diyerek tepkilerini dile getirdi.

    Uzun yıllardır demir madenciliği yapılan Sivas’ın Divriği ilçesinde maden sahalarının kapanmasıyla yüzlerce işçi işsiz kaldı. OYAK’a ait Erdemir’e bağlı taşeron Çiftay, üst işverenin madende faaliyeti durdurma kararını gerekçe göstererek madencileri işten çıkardı.

    Sivas Divriği’de madenlerin kapanmasıyla işsiz kalan madenciler, direnişlerinin 121. gününde Ankara Tandoğan Meydanı’nda eylem gerçekleştirdi. Eyleme birçok Divriğli maden işçisi, sendika, siyasi parti temsilcisi, kurum ve kuruluş katıldı. İşçiler Ankara’da bulunan OYAK Genel Müdürlüğü’ne yürüdü.

    Yürüyüşün ardından burada açıklama yapıldı. 

    “DİVRİĞi’DE YAŞANANLAR BİR MEMLEKET MESELESİ”

    DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, madenlerin stratejik önemine dikkat çekerek, üretimin durdurulmasının hem bölgeyi hem de Türkiye’yi tehdit ettiğini vurguladı.

    Çerkezoğlu devamında şunları söyledi:

    “Divriği’de yaşanan süreç maden işçilerini, 270 maden işçisini işinden, ekmeğinden etmiştir. Evine ekmek götür göremez duruma getirmiştir. Divriği’de yaşanan süreç Divriği’deki ekonomik durumu, sosyolojiyi de bir bütün olarak etkilemiş ve Divriği’nin varlığını tehdit eden bir süreci başlatmıştır. Ve Divriği’de yaşanan süreç Türkiye açısından son derece stratejik bir maden olan demirin üretiminin durdurulması ulusal çapta bir meseledir. Yani Divriği’de yaşananlar deyim yerindeyse bir memleket meselesidir.”

    “YERLİ YABANCI EMPERYALİSTLERE, BU MEMLEKETİN VERİLECEK TEK BİR TAŞI YOKTUR”

    Emek Partisi (EMEP) Antep Milletvekili Sevda Karaca, ise “Divriğli maden işçilerinin 121 gündür sürdürdüğü bu mücadeleyi ülkenin dört bir tarafında ekmeği için direnen bütün işçilerin mücadelesiyle birleştirmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü bu mücadeleyi bastırmak için gazetecileri tutuklayanlar, sendikacıları ekmek meselesinin peşine düştüğü için işçilerin kopan ellerine karşı ‘yapıyorsunuz’ diye sorguladığı için tutuklatanlar şunu çok iyi bilmeli: Bu mücadele birleşirse yerli işbirlikçileriniz, yabancı tekerlerle birlikte bu ülkeden defolup gideceksiniz. Biz kalacağız. Emeğin hakkı kalacak. Emeğin hakkını savunanlar kalacak. Demokrasi ve emek güçleri kalacak” ifadelerini kullandı.

    “MÜCADELEMİZİ SONUNA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ”

    Eylemde konuşan Divriğli maden işçisi Mehmet Ali Katırcı, direnişlerine yönelik baskılara değinerek,  “Sesimizi yükselttik, çadırımızı kurduk, fakat engelleyemedik. Karşımızda öyle bir güç var ki bizim gücümüz tek başımıza yetmiyor. Bu yüzden sendikalardan, Divriği halkından, derneklerinden destek alarak ve milletvekillerimizle görüşerek bu direnişi buralara kadar getirdik. Ve sonuna kadar da gitmeye devam edeceğiz. Oyak artık eskisi gibi kamu değil özel bir şirket. Oradaki madenler ise kamunun yani bizlerin. Bunlar zamanında kar ettiklerinde, bize kar payı vermedikleri gibi zarar ettiklerinde de bizi öne sürüp biz sizden zarar ediyoruz diyemezler” dedi.

    Divriğli bir maden işçisinin eşi olan Meltem Kaya ise, “Mücadelemizin 121. gününde kalkıp Ankara’ya kadar geldik. Bekledik ki onlar bir açıklama yapsınlar. Ama açıklama yapmadılar. Biz korkmadık, buraya kadar geldik. Ben bir madenci eşi olarak, o kış günü çadırda nasıl kalındığını bir ben bilirim, bir de Divriği insanı bilir. Ben şunu söylemek istiyorum onlara: ‘Sen kışın şömine başında otururken, ben çadırda -20 derece soğukta titreyerek emeğimi ekmeğimi istiyorum’ dedim. Ben hakkımı istiyorum, hakkım olanı istiyorum. Sesimizi duyurmaya, Ankara’ya, buraya sizin yanınıza geldim. Sesimi duyurmak için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğim. Bu bir ekmek, emek mücadelesi. Siz madende, yer altında çalışmıyorsunuz. Madenci, yeraltında çalışarak sizleri zengin ediyor. Gelin madenci ile yer değiştirin; Madenci zengin olsun, siz madenci olun. O zaman bakalım kaç gün çalışacaksınız yer altında? Bakalım kaç gün nefes almadan yaşayacaksın o zindanda?” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Divriğli maden işçilerinin eylemi yapılan konuşmaların ardından atılan sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

  • İstanbul’da Ras Es Seni buluşması: Arap Baharı adı altında dayatılan karanlığa karşıyız!-VİDEO

    İstanbul’da Ras Es Seni buluşması: Arap Baharı adı altında dayatılan karanlığa karşıyız!-VİDEO

    PİRHA- Asi- Der, İstanbul’da yaşayan Hataylıları yedi bin yıllık gelenek olan Ras Es Seni (Kuzelle) ve Kıddes kutlamasında bir araya getirdi. Asi-Der Başkanı Tevfik Usluoğlu, yaptığı konuşmada “Alevilere katliam uygulanmakta, diğer dini guruplar tehdit edilmektedir. Bu uygulamalar yüksek gerilimli tehdit, düşük gerilimli katliam ve alan boşaltma üzerinden sürdürülmektedir” ifadelerini kullandı.

    Antakya, Samandağ, İskenderun İlçeleri Kültür Yardımlaşma Dayanışma ve Çevre Gönüllüleri Derneği (ASİ-DER) Bakırköy Figaro Salonu’nda Ras Es Seni (Yeniyıl) buluşması yaptı.
    Geceye çok sayıda yurttaşın yanı sıra sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, Can TV Yayın Kurulu Üyesi Veli Büyükşahin de katıldı.

    “YENİDEN DOĞMANIN SEMBOLÜNÜ KUTLUYORUZ”

    Gecede yöresel yemeklerin sunulması ardından kürsü konuşmaları yapıldı. Gecenin açılış konuşmasını yapan Asi-Der Başkanı Tevfik Usluoğlu, Suriye’de yaşanan çatışmalara dikkat çekti.

    Alevilere yönelik katliam girişimleri ile dergahlara dönük saldırıları kınayan Usluoğlu, “Yaşadığımız tüm felaketlere rağmen yeniden diriliyoruz” diyerek şu konuşmayı yaptı:

    “Bir zamanlar doğu ve batı medeniyetine beşiklik etmiş, tarihten izleri silinmiş bir çok topluma ev sahipliği yapmış, bir çok inancı kucaklamış, sol tarafında güven ve ihtişamın simgesi Akra Dağı ile sağ tarafında acıyı bağrına basıp tebessümle bakan Musa Dağı, kadim Antakya’nın evlatları, Asi’nin çocukları, Antakyalılar ve Antakyacılar, İstanbul’da bir araya gelerek tarihin damla damla biriktirdiği kültürel parçaları birleştirmek, evrensel aklın ışığında kültürümüzün üzerindeki pası silmek, vazgeçilmez ilkeler olan emek, özgürlük, adil bir yaşam, demokratik ve laik bir ülke, insanlık üretme ilkeleri ile burda bulunan her insanı her rengi saygı ve sevgi ile kucaklıyorum. Kuruluş yılımız olan 2002 yılından bu yana sizlerin emek ve destekleri ile muazzam işlere imza attık.

    Dayanışma yaşatır ilkesi ile, bu çalışmaların sürdürülebilir olması, gelecekte daha etkin hale gelmesi, afetler, bölgemizde gelişen tehlikeli süreçler karşısında etkin ve güçlü olmamız için; 7000 yıllık geleneğimiz olan Kuzelle etkinliğimizde, birliğimizde biriniz daha biz olabilmesi için, umut ile inanç ile yürek ile bugün buradayız.
    Bugün burada hayatın orjinal sembolü olarak kabul edilen suyun, bilgeliğin, yaşam iksirinin verdiği güç ile oluşan, Babiller ile başlayan, Arami kültüründe hayat bulan Tarım/ Ziraat Bayramı olarak insanlık tarihine geçen, 7000 yıllık kesintisiz karanlığın yerine aydınlığın, bereketin sembolü olan Şemsi Rumi takvim ile yani Romalılarla yeni yıl kutlaması olarak anlamlandıran 14 Ocak Ras es Seni ve 19 Ocak Kıddes bilgeliğe hazır oluşun, zeytin, reyhan ve bir Anka Kuşu gibi küllerinden yeniden doğmanın sembolünü kutluyoruz.”

    “ALEVİLERE KATLİAM UYGULANMAKTA”

    Yaşanan felaketlere rağmen, akılla, bilimle ve insana insanlık erdemi ile sahip çıkarak, insanlığın ürettiği tüm değerleri sahiplenerek, Filistin’de uygulanan jenosidi lanetleyerek ve Filistin halkına, Filistinli ‘Küçük Generallere’ selam çakarak bugünü uygarlık birimi üzerinden yeniden dile getirdiklierini ifade eden Usluoğlu, şunları dile getirdi:
    “Arap Baharı adı altında bölgeye dayatılan karanlığa karşı onlarca defa dile getirdiğimiz gibi, 14 yıldır süre gelen ve bugünde uygarlık merkezinin merkezi olan, Aramilerin, Süryanilerin, Ugarittin, Fenikenin, Palmiranin, Arap – İslam Uygarlığının merkezi olan Suriye’de sergilenen kanlı oyunlara tanıklık etmekteyiz.
    Lazkiye Ceble , Halep Meyselün, Seyfüddevle, Bab el Hadid ve Hüseyin Bin Hamdan El Hasibi’nin türbesi, mozolesi, külliyesinin yakılması gibi bir çok yerde kanlı oyunlar sergilenmektedir. Alevilere katliam uygulanmakta, diğer dini guruplar tehdit edilmektedir. Bu uygulamalar yüksek gerilimli tehdit, düşük gerilimli katliam ve alan boşaltma üzerinden sürdürülmektedir.
    Yeni yıldan çok, yeni bir akla, yeni bir felsefeye, yeniden ahlaka, yeniden umuda ve yeni bir insanlığa ihtiyaç duyulduğunu bildirerek küresel çapta eşit adil, özgür, ekolojik bir yaşam ve uygarlık temenisi ile hepinizi selamlıyorum. Ağız tadıyla bir yıl diliyor ve Palmira Kraliçesi Zennuban’nın söylemi ile ‘Elbet bir gün güç uygarlığına karşı uygarlığın gücü zafer kazanacaktır’ diyerek hoş geldiniz diyorum.”

    CAN ATALAY’IN MESAJI!

    Gecede tutuklu TİP Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay‘ın da mesajı paylaşıldı. Atalay ile yakın zamanda iletişim kurduğunu belirten Ali Çerkezoğlu, “Hatay halkın oylarıyla seçildiği halde Silivri’de bulunan Şerafettin Can Atalay’ın selamlarını hepinize iletiyorum. Can, doğma büyüme Hataylı değil ama ruhu bu kadim şehre çok uygun bir arkadaşımız. Onunki kişisel bir dava değil, bu ülkeye özgürlük getirme meselesi… Umuyoruz ki Can çıkacak ve Hatay halkını mecliste temsil edecek. Can Atalay, Suriye’de olanlara ilişkin de üzüntülerini dile getiriyor ve sizlere selamlarını iletiyor” dedi.

    “KATLİAMLARA KARŞI KAMUOYU YARATMALIYIZ”

    DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise konuşmasında AKP’nin Suriye politikasını eleştirerek, “Umarız bu yıl, insanların ötekileştirilmediği bir yıl olur. Maalesef bugün Suriye’nin birçok yerinde katliamlar yaşanıyor. Bu katliamlara karşı Türkiye’de de hepimizin yapması gereken kamuoyu yaratmaktır. Maalesef acı yaşatılmaya gayret ediliyor. Özellikle Emevi Camii’ne namaza gitmeye çalışan bir zihniyet var. Hatta cumhurbaşkanı bile Emevi Camii’ne gitmenin hesabını yapıyor. Bizler, Hz. Hüseyin’in başının kesilip 3 gün orada sergilendiğini biliyoruz. Ehlibeyte neler yapıldığını çok açık bir şekilde görüyoruz. Aynı zulmü HTŞ çetelerinin şu an yaptıklarını da görüyoruz. Bu zihniyete karşı birlik olmalıyız. Alevi, Sünni, inanmayan, Kürt, Türk, Arap, hep birlikte yaşanabilir bir ülke kurmalıyız. Hızır hepimizin yardımcısı olsun” şeklinde ifade etti.

    Ras Es Seni buluşmasında sanatçı Yelda Emek de Arapça ezgiler seslendirdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Devrimci Sağlık-İş, yüzde 1’lik baraj davasını kazandı-VİDEO

    Devrimci Sağlık-İş, yüzde 1’lik baraj davasını kazandı-VİDEO

    PİRHA- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan Temmuz 2024 istatistiklerinde DİSK’e bağlı Devrimci Sağlık-İş Sendikası’nın üye sayısının Kamu Uygulama Merkezi’ndeki kayıtlardan düşük gösterilmesinin ardından açılan dava kazanımla sonuçlandı.

    Devrimci Sağlık-İş Sendikası’nın 2 Ağustos’ta Ankara 4. İş Mahkemesi’nde açtığı davada bugün (26 Kasım Salı) sendikanın yüzde 1’lik sendika barajını aştığına karar verildi.

    İşçi statüsünde olmayan 4B’li ve üniversite hastanelerinde çalışan intern hekimler işkolu sayısına dahil edilerek işkolu barajı artırılmasıyla yüzde 0,99 oranıyla baraj altında bırakılmak istenmesine ilişkin açılan davanın sonuçlanmasının ardından DİSK ve Dev Sağlık-İş Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Ankara Adliyesi’nin önünde açıklama yaptı. Açıklamaya, Dev Sağlık-İş üyelerinin yanı sıra DİSK İç Anadolu Bölge Temsilcisi Birgül Kaya ile Avrupa Kamu Hizmetleri Federasyonu (EPSU) Yönetim Kurulu Üyesi Ian Dufour da katıldı.

    ARZU ÇERKEZOĞLU: BAKANLIĞIN YAPTIĞI HATADAN DÖNMESİNİ BEKLİYORUZ

    Sendikanın haksız ve hukuksuz bir şekilde baraj altında bırakılmasına dair davanın sonuçlandığını söyleyen Çerkezoğlu, yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

    “Açtığımız itiraz davasını kazandık. Mahkeme verdiği kararda sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda toplam işçi sayısının 738 bin kişi olduğunu, işkolumuzdaki baraj sayısının 7384 olduğunu ve sendikamızın üye sayısının da 7 bin 579 kişi olduğunu belirtti. Böylece sendikamız Devrimci Sağlık-İş, işkolunda toplu iş sözleşmesi yapma yeterliliğine sahip duruma gelmiştir. Sağlık ve sosyal hizmet işçilerinin sendikamızın çatısı altında, DİSK’in çatısı altında özgür toplu sözleşme masalarını kurmasının önünde engelleri hep birlikte aşmış olduk. Gerçek ortaya çıkmış oldu. O gerçek de sendikamız Devrimci Sağlık-İş’in sağlık ve sosyal hizmetler işkolunda toplu sözleşme yapma yetkisine sahip olduğu gerçeğidir. Çalışma Bakanı ile bir görüşme yapacağız. Bakanlığın mahkemenin bu kararına artık itiraz etmemesini, gerçeği kabullenmesini, yaptığı hatadan dönmesini bekliyoruz. Çalışma Bakanlığı’nın Temmuz 2024 istatistiklerinde yapılan bu hatayı düzeltmesini ve derhal düzeltme yayınlayarak sendikamıza toplu sözleşme yapma yetkisini teslim etmesini bekliyoruz. Hep birlikte inandık, hep birlikte kazandık. Bu kazandığımız hakkımızla da sağlık ve sosyal hizmet işçileri DİSK’in çatısı altında özgür toplu sözleşme masalarıyla mücadelesine devam edecek.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • DİSK’ten ‘Büyük İşçi Buluşması’: ‘Gelirde, vergide, ülkede adalet istiyoruz’

    DİSK’ten ‘Büyük İşçi Buluşması’: ‘Gelirde, vergide, ülkede adalet istiyoruz’

    PİRHA- DİSK,  Ankara’da yürüyüş düzenledi. “Büyük İşçi Buluşması” için Ankara’ya gelen işçiler, “Gelirde, vergide, ülkede adalet istiyoruz” diyerek Anıtpark’a yürüdü. Yürüyüşün ardından konuşan Arzu Çerkezoğlu, “Bu ülkede enflasyonun nedeni ücretler değil şirketlerin aşırı kârları” dedi.

    DİSK ve DİSK’e bağlı sendikaların “Artık Yeter, geçinemiyoruz” şiarıyla Anıtpark’ta düzenlediği miting için ülkenin dört bir yanından Ankara’ya gelen işçiler, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi’nde toplanarak Anıtpark’a doğru yürüdü.

    “TÜİK’İN AÇIKLADIĞI RAKAMA İNANAN VAR MI?”

    Yürüyüşün sonunda konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, ekonomik krizin ücretli çalışanları ve yoksulları vurduğunu belirtti. Çerkezoğlu şunları ekledi:

    “Kriz bizler için var. Enflasyon, işsizlik, yoksulluk gençler için, kadınlar için var. Görkemli rant binalarının içinde düşük ücretlere 12-13 saat çalışan plaza çalışanları için var. Kriz, tenceresini kaynatamayan kadınlar, sadece bugunü değil geleceği de yok edilen çocuklarımız için var.

    Bu yaşadığımız sıkıntıların sonuna geliyoruz. Enflasyon düşüyor’ diyorlar. Daha bugün açıklandı enflasyon. TÜİK’in açıkladığı rakama inanan var mı? Onlar enflasyon düştü deyince çarşıda, pazarda, manavda enflasyonun düştüğünü, hayat pahalılığının azaldığını gören var mı?

    Enflasyonun nedeni ücretler diye tutturmuşlar. Koca bir yalan. Bu ülkede enflasyonun nedeni ücretler değil şirketlerin aşırı kârları. Biz daha ücretlerimizi almadan vergi verirken milyon dolar kazandığı halde vergilerini sıfırladığınız şirketlerin aşırı kârlarıdır enflasyonun nedeni. Düğününe davet ettiğiniz, kiloyla altınlarını aldığınız bankaların kârlarıdır enflasyonun nedeni.”

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK-Türk-İş-Hak-İş’ten ortak bildiri: Vergide adalet olsun, asgari ücrete zam yapılsın

    DİSK-Türk-İş-Hak-İş’ten ortak bildiri: Vergide adalet olsun, asgari ücrete zam yapılsın

    PİRHA- DİSK, Türk-İş ve Hak-İş imzaladıkları ortak bildiride, adil vergi ve gelir paylaşımı çağrısı yaparak, asgari ücrete zam yapılmasını istedi. Bildiri 10 maddeden oluşuyor. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Türk-İş ve Hak-İş emekçilerin ve çalışma hayatının temel sorunlarına çözüm önerileri sunmak üzere Türk-İş’te bir araya geldi. Toplantının ardından ortak bir bildiri yayınlandı. Taleplerin 10 maddede sıralandığı ortak bildiride vergide adalet, adil gelir dağılımı ve insan onuruna yaraşır bir yaşam standardı vurgusu yapıldı. Türk-İş’teki toplantıya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan katıldı.

    ATALAY: 1 HAFTA GEÇİNME ŞANSINIZ YOK

    Ortak bildiri öncesi ilk olarak konuşan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Şu an bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Bu kriz ne 94 krizine, ne 2001 krizine, ne de 2008 krizine benziyor. Yaşanan ekonomik kriz öncekilere benzemiyor, asgari ücretle 1 ay değil 1 hafta geçinme şansınız yok, dayanma gücümüz kalmadı. TÜİK’in açıkladığı rakamları kamuoyu gerçekçi bulmuyor ve rakamlar piyasayla özdeşmiyor. Ülkemizde yüzde 20’lik kesim refah içinde yaşıyor, bedelini yüzde 80 ödüyor. Geçmişte kamuda ücretler yüksekti, normal bir ücret alıyordu. Şimdi kamu en düşük duruma düştü. Ama maalesef özel sektördeki patronlar, kazandıkları para ve kârları ortada. Ona rağmen 10 yıllık 20 yıllık bir işçiye 10-15-20 bin lira parayı çok görüyorlar. Bunlar bizi köle sanıyorlar. İşçiyi maraba zannediyor. Bizim üzerimizden ekonominin düzelmesinin şansı yok. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler” dedi.

    ARSLAN: EMEKÇİLERİN MİLLİ GELİRDEN ALDIĞI PAY AZALIYOR

    Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ise iş güvencesine ve sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri vurgulayarak şunları kaydetti:

    “Biz rekabet ediyoruz ama temel sorunlarda bir araya gelme mecburiyetimiz var. Belli konularda birleşmiş olmamız çok kıymetli. Makroekonomi göstergelerine bakarsak olumlu bir seyir var. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektörde pek çok şirket üç vardiya çalışıyor. İşsizlik azalıyor. Peki emek hareketinin tablosu ne? Büyümeye rağmen emekçilerin milli gelirden aldığı pay azalıyor. Maalesef en kolay iş, işten çıkarmalar. Muhalefet partilerindeki belediyelerden işten çıkarmalara son vermelerini istiyoruz. Refahın adil dağılımını gerçekleştirmek için yapılacak ilk iş sendikal örgütlenme önündeki engellerin kaldırılmasıdır.”

    ÇERKEZOĞLU: BU TABLOYU İŞÇİLER YARATMADI

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da tüm emek güçlerini ortak mücadeleye çağırdı.

    Enflasyonda hiçbir sorumlulukları olmadığı halde ekonomik krizin tüm yükünün emekçilerin sırtına yüklendiğini ifade eden Çerkezoğlu, “Hepimizin yarattığı değer bu ülkede yaşayan 85 milyon rahatça yaşamasına yeter. Yeter ki kaynaklar adil dağıtılsın, gelir ve vergi dağılımı adaletli olsun. Demokrasinin olmadığı yerde emeğin hakkı olmaz. İşçi sınıfı başta olmak üzere bütün toplumsal kesimlerin seçimden seçime değil hayatın her alanında söz hakkına sahip olduğu bir ülkede bu sorunu çözebiliriz. Emekten yana bütün siyasi partileri omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz ve insan onuruna yakışan bir zam istiyoruz”dedi.

    Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

    “Ortak açıklama metninde, asgari ücretten vergiye çalışmaya hayatına dair 10 başlık altında topladığımız konular yer alıyor. Yaşadığımız bu tablo tesadüfen ortaya çıkmış değil. Ülkeyi yöneten siyasi iktidarın siyasal ve sınıfsal tercihlerinin bir sonucudur. Gerçek bir demokrasiyle bu sorunların üstesinden gelinebilir. Emeğine ekmeğine sahip çıkan herkesin, bütün sendikaları, emeğin yanında olan bütün siyasi partileri memlekete sahip çıkmak için herkesi yan yana omuz omuza mücadeleye davet ediyoruz.”

    10 MADDELİK BİLDİRİ

    DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, daha sonra 10 maddelik bildiriyi okudu:

    “* Vergide adalet: Ücretliler için gelir vergisi tarifesinin ilk dilimi 110 bin TL olarak belirlenmiştir. 2002 yılında brüt asgari ücret asgari ücretin 17 katıydı. Günümüzde 5 katına kadar gerilemiştir. Yılda 1,5 aylık ücretini vergi olarak ödemektedir. İşçinin eline geçen net tutar azalmaktadır ve refahının düşmesine neden olmaktadır. Vergi sistemi gelir adaleti göz önünde bulundurularak yeniden tasarlanmalıdır.

    * Enflasyonla mücadele: Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK’in hesaplamalarına göre artırılıyor. Yaşanan enflasyonla yaşanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı.

    * Asgari Ücret: Acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi sermayenin bitmek bilmeyen kâr hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakârlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur.

    * Kamuda Ücret Farkı: Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. Kamuda ücret farkı hat safhada. Buradaki ücret dengesizliği sona erdirilmeli.

    * En Düşük Emekli Aylığı Asgari Ücret Seviyesinde Olmalı: En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır.

    * Sendikal Örgütlenme: Sendikal örgütlenmenin önündeki hakların kaldırılması: Mevzuatımızda yer alan düzenlemelere rağmen sendika üyesi olan işçilerin topluca işten çıkarılmasının önüne geçilmelidir.

    * Taşeron İşçiler: 696 KHK’nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler derhal kadroya alınmalıdır. Bu işçilerin sürekli kadroya geçirilmesi ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir.

    * Kamuda Tasarruf: Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmasın. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez.

    *Meslek hastalıkları: İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem yaratılmalıdır.

    * Ayrımcılık: Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • DİSK’in yürüyüşü Ankara’da sona erdi: Artık emekçinin cebine bakmaktan vazgeçin-VİDEO

    DİSK’in yürüyüşü Ankara’da sona erdi: Artık emekçinin cebine bakmaktan vazgeçin-VİDEO

    PİRHA-Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK), “Gelirde adalet vergide adalet” sloganıyla İstanbul’dan başlattığı yürüyüş Ankara’da yapılan basın açıklaması ile sona erdi. Açıklamada konuşan DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, “Düzenin bütün çarkları yoksuldan alıp zengine vermek için dönüyor. Biliyoruz ki emek ve adalet kazanacak. Emeğin Türkiyesini hep birlikte kuracağız” dedi.

    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş Gebze, Kocaeli, Yalova, Bursa, Bilecik ve Eskişehir güzergâhından sonra Ankara’da son buldu.
    “Gelirde adalet için, vergide adalet için ve aslında ülkede adalet için Ankara’ya yürüyoruz” diyerek yola çıkan sendikalılar, DİSK Bölge Temsilciliği önüne gelerek, karşılamanın gerçekleşeceği Ulus’a yürüdü. Yapılan basın açıklamasına çok sayıda kurum ve parti temsilcileri katıldı.

    DİSK üyeleri, “Hak, hukuk, adalet işçilerle gelecek”, “İnadına sendika, inadına DİSK”, “Gelirde Adalet, Vergide Adalet”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.

    Yoğun katılımın olduğu alana, yürüyüş kolu alkışlar eşliğinde giriş yaptı.

    CHP VE HEDEP’TEN, ‘HEP BİRLİKTE MÜCADELE EDECEĞİZ’ VURGUSU

    CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DİSK’in taleplerinin her alanda yanında olacaklarını belirterek, “Ana muhalefet partisi olarak, Cumhuriyet Halk Partisi olarak güzergah boyunca illerimizde, ilçelerimizde sizlere destek verdik. Bundan sonra da bütün haklı taleplerinize meydandaysa meydanda, sokaktaysa sokakta, eylemdeyse eylemde yanınızdayız. Bu daha başlangıç hep birlikte mücadele edeceğiz, hep beraber kazanacağız” diye konuştu.

    HEDEP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Akın ise, “Emeğin hakkını savunmak için İstanbul’dan buraya, vergide adalet için yürüyen herkese sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Evet HEDEP olarak her zaman emeğin, emekçilerin yanında olduk. Haksızlığın karşısında olduk. DİSK’in bu onurlu mücadelesiyle yan yana olmaktan, birlikte olmaktan onurlu ve gururluyuz. Disk bu mücadelede öncülük yapıyor, kutluyoruz. Ama yetmez. Birlikte mücadele etmek gerekiyor” diyerek mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.

    ÇERKEZOĞLU: DÜNYANIN EN ADALETSİZ VERGİ SİSTEMİ TÜRKİYE’DE

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, gerçekleştirdikleri yürüyüşün ardından, yürüyüşün son durağı olan Ankara’da yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    “Pazartesi günü İstanbul’dan Ankara’ya doğru yola çıktık. Gebze’de, Kocaeli’nde, Yalova’da, Bursa’da, Bilecik’te, Eskişehir’de yol boyunca binlerce sınıf kardeşimizde buluşarak buraya geldik. Yola çıkarken dedik ki ‘DİSK olarak yalnız yürümeyeceğiz’. Umudu büyüteceğiz dedik ve her adımda büyüyen bu umudu Ankara’ya getirdik. Selam olsun umudu büyütenlere. İşçiler yürürse bu ülkenin geleceği aydınlanır.

    2 yıldır gelirde adalet, vergide adalet mücadelesi veriyoruz. Açlık sınırı 13.000 lirayı geçti, yoksulluk sınırı 45 bin liraya dayandı. Bütün adalet talepleri ile birlikte yürüdük. Çalıştığımız, ürettiğimiz değerden payımızı almak için yürüdük. Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz hakkımız olanı alana kadar da sonuna kadar mücadele edeceğiz. Gelirde adalet, vergide adalet toplumsal barışın ve huzurun sürekli olabilmesi demektir. Dünyanın en adaletsiz vergi sistemi Türkiye’dedir.”

    “ARTIK EMEKÇİNİN CEBİNDEN GÖZÜNÜZÜ ÇEKİN”

    AKP Hükümetine seslenen Çerkezoğlu, “Ankara’dan AKP hükümetine sesleniyoruz, vergi gelirlerinizi artırmak istiyorsanız eğer, daha fazla vergi almak istiyorsanız artık işçinin, emekçinin, halkın cebine bakmaktan vazgeçin ve etrafınıza bakın. Düzenin bütün çarkları yoksuldan alıp zengine vermek için dönüyor. Bir düzeni kapatmaya kararlıyız artık. Demokrasi işçinin ekmeğidir diyoruz. Anayasanın ayaklar altına alındığı, AYM kararlarına bile uyulmayan bu dönemi kapatıyoruz. Bugün tarihi bir gün bugün bu meydanda işçiler konuşuyor. Omuz omuza kazanacağız. Biz varsak umut var, emek varsa umut var. Biliyoruz ki emek ve adalet kazanacak. Emeğin Türkiye’sini hep birlikte kuracağız” dedi.

    Basın açıklaması, alkışlar ve sloganlar ile sona erdi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

  • DİSK adalet için Ankara’ya yürüyecek

    DİSK adalet için Ankara’ya yürüyecek

    PİRHA- DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu gelirde, vergide ve ülkede adalet için 13 Kasım’da Kadıköy’den Ankara’ya yürüyeceklerini söyledi.
    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 13-17 Kasım tarihleri arasında Ankara’ya gerçekleştirecekleri yürüyüş programını açıklamak üzere Beşiktaş’ta bulunan genel merkez binalarında basın toplantısı düzenledi. Açıklamayı DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptı.

    “ADALETSİZLİĞİN ARTMASININ NEDENİ SENDİKALAŞMANIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERDİR”

    Gelir dağılımındaki adaletsizliğin artma sebebinin iktidar olduğunu belirten Çerkezoğlu, “Krizin, gelir dağılımındaki adaletsizliğin hızla artmasının en önemli sebebi elbette ki sendikalaşmanın, grev yapmanın ve hak aramanın önündeki engeller. Grevleri yasaklamakla övünen otoriter bir zihniyetin iktidarında gelir adaletsizliği giderek daha fazla bozuluyor. Bu da yetmezmiş gibi gelirde adaletsizlik vergideki adaletsizlik ile perçinleniyor. Kar rekorları açıklayan şirketlerin, bankaların vergilerine aflar, imtiyazlar getirilirken, işçinin emekçinin omuzlarındaki vergi yükü her geçen gün daha da ağırlaştırılıyor. Hatta yüksek enflasyonun nedeni olarak işçilerin, emekçilerin ücretleri gösteriliyor” diye konuştu.

    YÜRÜYÜŞÜN DETAYLARI

    Çerkezoğlu, yürüyüşün Gebze, Kocaeli, Yalova, Bursa, Bilecik ve Eskişehir güzergâhından sonra Ankara miting alanında son bulacağını belirterek, “Güzergâhta bulunan il ve ilçelerde kitlesel karşılama, basın açıklamaları ve uğurlama etkinlikleri düzenlenecek. ‘Gelirde Adalet Vergide Adalet’ yürüyüşümüz 17 Kasım’da Ankara’da yine kitlesel bir buluşma ile sona erecek. Sadece vergide değil gelirde de adalet istiyoruz. Önümüzdeki haftalarda asgari ücret tespit süreci başlayacak. Sendikal hakların büyük oranda kullanılamadığı ülkemizde işçi sınıfının yarısından fazlası asgari ücret ve civarındaki bir ücrete mahkum edilmiş durumda. Evet, gelirde adalet için, vergide adalet için ve aslında ülkede adalet için Ankara’ya yürüyoruz. Yürüyüşün her durağında sadece bizi karşılamaya gelen emekçilerin değil, yürüyüşe destek olan, ifade edilmesini istediği taleplerini bize ileten herkesin sesini duyurarak yolumuza devam edeceğiz” diye ekledi.

    (MA)

  • Arap Alevileri, Hrisi etkinliğinde buluştu: Çoğalmaya ihtiyacımız var-VİDEO

    Arap Alevileri, Hrisi etkinliğinde buluştu: Çoğalmaya ihtiyacımız var-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat depremlerinde ağır hasar alan Hatay ile Deprem Dayanışma Etkinliği’nde konuşan ASİ-DER Başkanı Tevfik Usluoğlu, “Bir eksilmeye değil bir çoğalmaya ihtiyacımız var” dedi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da, “İnanıyoruz ki hep birlikte yaralarımızı saracağız. Hatayı Samandağı yeniden dayanışmayla, ortak aklımızla ayağa kaldıracağız” diye belirtti. 

    Şubat ayında yaşanan depremler sebebiyle bu yıl etkinliklerini Hataylı yurttaşlarla dayanışmak için yürüten Antakya Samandağ İskenderun İlçeleri Kültür Yardımlaşma Dayanışma Çevre Gönüllüleri Derneği (ASİDER) Başkanı Tevfik Usluoğlu, Hrisi etkinliğinin açılış konuşmasını yaptı.

    Usluoğlu, “Dayanışma büyütür. Dayanışma güçlü kılar. Eğer birlikte olursak o kenti ayağa kaldırabiliriz. Bundan emin olun eğer biz bir olmazsak bu kenti ayağa kaldıramayız. Çünkü Antakya kadim bir kent. Çünkü bizim dışımızdaki kurumların önemli bir kısmı tarafından terk edildi. İlk günden bugüne bazı yetkililer tarafından sahipsiz bırakıldı. Antakya’yı ayağa kaldırmak için güç birliğine, birlikteliğe, dayanışmaya ihtiyacımız var. Bir eksilmeye değil bir çoğalmaya ihtiyacımız var. Birbirimizden harf öğrenmeye, birbirimize harf vermeye ihtiyacımız var. Antakya kültürüyle, tarihiyle, arkeolojisiyle, gastronomisiyle en önemlisi insanıyla çok önemli bir kent. Tarihi bir kent değil, tarih üreten bir kent. Yeniden tarih üretmek için bir olmalıyız” dedi.

    “HATAY’I DAYANIŞMAYLA AYAĞA KALDIRACAĞIZ”

    Aynı etkinlikte konuşan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da, “Antakya’nın Samandağ’ın ayak basılmamış mahallesi, sokağı bırakmayan ASİDER’in başkanı basta olmak üzere bütün gönüllülerine teşekkür ediyoruz. Zor günlerden geçiyoruz. Çok acılıyız. Çok yaralıyız. Geçtiğimiz seçimlerde umutlarımızı istediğimiz düzeye taşıyamamanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Bilelim ki depremin en zor günlerindeki dayanışmadır ülkemizin aydınlık geleceğinin güvencesi. Dayanışmanın önünde hiçbir şey duramaz. İnanıyoruz ki hep birlikte yaralarımızı saracağız. Hatayı Samandağı yeniden dayanışmayla, ortak aklımızla ayağa kaldıracağız”

    Dilan ŞİMŞEK-Eren GÖKTEPE /İSTANBUL

  • DİSK yöneticileri Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı-VİDEO

    DİSK yöneticileri Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk bıraktı-VİDEO

    PİRHA- 1 Mayıs nedeniyle DİSK Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu Taksim meydanında bir açıklama yaptı. Çerkezoğlu, “1 Mayıs Meydanı Taksim Meydanı’dır. Bugün yine 1 Mayıs’ta Taksim haksız ve hukuksuz bir biçimde işçi sınıfına kapalı. 2023 1 Mayıs’ı Taksim’in yasaklı olduğu son 1Mayıs olacaktır” dedi. 

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü nedeniyle Taksim’e ilk olarak DİSK yöneticileri ve üyeleri geldi. DİSK Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, yönetim kuruluyla birlikte Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’na yürüdü. Çerkezoğlu burada basın açıklaması yaptı.

    Arzu Çerkezoğlu bütün işçi sınıfının bayramını kutladığını belirterek, “Bugün işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü. Bugün sadece ülkemizde değil, dünyanın dört bir yanında, beş kıtada işçi sınıfı , bu dünyanın tüm değerlerini ve güzelliklerini üretenler, kendi talepleriyle, kendi mücadele hedefleriyle alanlarda” dedi.

    Çerkezoğlu şunları kaydetti:

    “Yılın 364 günü işçiler, bir gün, 1 Mayıs günü yaşadığımız bu sisteme, bu düzene karşı itirazlarımızı, hedeflerimizi, gelecek dünya düşlerimizi ifade etmek için alanlarda, meydanlarda buluşuyoruz. Bugün buraya DİSK Yönetim Kurulu olarak geldik, çelengimizi bıraktık. 2 gün önce de anmalarımızı da gerçekleştirdik. Şimdi buradan Maltepe Meydanı’na geçeceğiz. İstanbul’da Maltepe Meydanı’nda ve Türkiye’nin dört bir yanındaki meydanlarda alanlarda buluşacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK’ten 8 Mart açıklaması: Dayanışmayla ayaktayız, örgütlenerek değiştireceğiz!-VİDEO

    DİSK’ten 8 Mart açıklaması: Dayanışmayla ayaktayız, örgütlenerek değiştireceğiz!-VİDEO

    PİRHA-Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla İstanbul’da yaptığı açıklamada “Dayanışmayla ayaktayız, örgütlenerek değiştireceğiz” dedi. Açıklamda ayrıca, “ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi onaylanmalıdır. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir şekilde uygulanmalıdır” denildi. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin İstanbul Beşiktaş İskele Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da katılırken, “Pandemi gibi felaketler, deprem felaketi gibi her süreçte, kadınlar bunun faturasını çok daha ağır bir biçimde ödüyor. Kadınların çalışma hayatına ve istihdama katılımının önündeki tüm engellerin kaldırılması için, her alanda yaşadığımız şiddetin, tacizin, mobbingin ortadan kaldırılması ve bununla ilgili kadına yönelik şiddeti ortadan kaldıracak her türlü politikanın hayata geçirilmesi için bugün, bu 8 Mart’ta bir kez daha alanlardayız” dedi.

    “DEPREMDE DE KADINLAR KORUNMAMIŞTIR”

    DİSK adına açıklamayı Avrupa Yakası 2 No’lu şube yöneticisi Zuhal Kaynak okurken, şu ifadelere yer verildi:

    “Siyasi iktidar salgında olduğu gibi deprem felaketinde de toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik kadınları koruma ve destekleme mekanizmalarını hayata geçirmemiştir. Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik kamucu sosyal politikalar bölgedeki yaraların sarılmasında öncelikli olmalıdır. Bugün depremin açtığı yaraları sarmak için de ülkenin dört bir yanında kadınlar ekonomik kriz ve depremin getirmiş olduğu eşitsizlikleri, yoksunlukları, acıları gidermek için dayanışmayı ilmek ilmek örüyor. Kadın mücadelesi yaşamın her alanında değiştirmeye ve dönüştürmeye devam ediyor.

    Biz DİSK’li kadınlar olarak İran ve Afganistan’da “Kadın, yaşam, özgürlük” şiarını yükselten kız kardeşlerimizin mücadelesini selamlıyoruz. Bizler erkek egemenliğine, eşitsizliklere, ayrımcılığa, şiddete ve tacize, nefret söylemine, karar mekanizmalarından dışlanmaya ve yok sayılmaya karşı mücadeleyi yükselteceğiz.

    ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi onaylanmalıdır. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasa etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği, çalışma yaşamı başta olmak üzere yaşamın her alanında hayata geçirilmeli, kadınların karar mekanizmalarında yer almasını sağlayacak politikalar uygulanmalıdır. Kamu hizmetleri başta kadınlar ve kız çocukları olmak üzere eşitsiz ve korunması gereken gruplar için yeniden organize edilmelidir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DİSK: Asgari ücret net 13 bin 200 lira olmalıdır-VİDEO

    DİSK: Asgari ücret net 13 bin 200 lira olmalıdır-VİDEO

    PİRHA- DİSK, enflasyon oranının açıklamasının ardından 2023 yılı için asgari ücretinin net 13 bin 200 lira olması gerektiğini duyurdu.

    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 2023 yılına ilişkin asgari ücrete ilişkin açıklama yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK-AR tarafından hazırlanan Asgari Ücret Araştırması’nı açıkladı.

    Bugün asgari ücretle çalışanların oranının olağanüstü arttığı Türkiye’de milyonların asgari ücrete mahkûm edilmemesi için sendikal hakların kullanımının önündeki tüm yasal ve fiili engeller, barajlar kaldırılması, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi toplu pazarlık kapsamı genişletilmesi çağrısında bulunan Arzu Çerkezoğlu, “Asgari ücret ülkemizde en düşük ücret değildir ve hızla ortalama ücret haline dönüşmektedir. Asgari ücret, milyonların meselesidir. Asgari ücret tespitinde bu gerçek dikkate alınmalıdır” dedi.

    Yüksek enflasyon koşullarında enflasyon tek haneli oranlara düşünceye kadar asgari ücretin yılda dört kez belirlenmesi çağrısında bulunan Arzu Çerkezoğlu, “Asgari ücrete sağlanan vergi muafiyeti ve desteği yanında asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanacak oran yüzde 10’a düşürülmelidir. Vergi dilimleri tarifesi en az kişi başına GSYH oranında artırılmalı, çalışanların yılın ilk aylarında üst vergi dilimlerine girmesi, yıl içerisinde ücretlerinin düşmesi engellenmelidir” diye konuştu.

    Arzu Çerkezoğlu, asgari ücret miktarı saptanırken asgari ücretin ortalama ücret olduğu gerçeğinin unutulmaması gerektiğinin altını çizerek, şunları kaydetti:

    “Gerek yüksek enflasyon, gerek yoksulluk sınırı, gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında asgari ücret en az net 13 bin 200 TL olmalıdır. Bu miktar 2023 yılı içinde tekrar değerlendirilmelidir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • DİSK, TÜİK önünden seslendi: Halkın yoksullaşmasına alet oluyorsunuz -VİDEO

    DİSK, TÜİK önünden seslendi: Halkın yoksullaşmasına alet oluyorsunuz -VİDEO

    PİRHA- TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerinin doğru olmadığını söyleyen DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, TÜİK önünde basın açıklaması yaptı. Çerkezoğlu, “Enflasyonu doğru hesaplayın. Bir kamu kurumu gibi davranın. Bilimsel davranın, şeffaf davranın, açık davranın. Halkın, emekçinin cebine girecek parayı azaltmayın. Halkın yoksullaşmasına alet olmayın” dedi. 

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), resmi enflasyon verilerinin açıklandığı saatte Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) önünde basın açıklaması yaptı.

    DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu‘nun da katıldığı eylemde emekçiler sık sık, ‘TÜİK, elini cebimizden çek’, ‘Hırsızlara değil emekçiye bütçe’, ‘TÜİK gerçekleri açıkla, ekmeğimizle oynama’, ‘Ekmeğe uzanan eller kırılsın’, ‘Milyonlar işsiz, milyonlar aç’ sloganları atıldı.

    DİSK’lilerin saat 10:00’da TÜİK önünde yapmak istedikleri açıklamaya polis izin vermedi. Bunun üzerine TÜİK’in 100 metre ilerisinde açıklama yapıldı. Basın açıklamasını DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu okudu.

    “HALKIN HİSSETTİĞİ ENFLASYON BAŞKA”

    Çerkezoğlu, TÜİK’in önünde yapmak istedikleri basın açıklamasının engellenmesini kınadıklarını belirterek sözlerine başladı.

    TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarını hatırlatan Çerkezoğlu, “Şaşırdık mı? Hayır! Değişen bir şey var mı? Hayır! Halkın hissettiği enflasyon başka, işçinin enflasyonu başka, emeklinin enflasyonu başka. TÜİK’in enflasyonu ise çok çok başka! Emeklinin, dar gelirlinin enflasyonu TÜİK’in açıkladığından çok yüksek. Bunu biliyoruz. Ve bu durum asla kabul edilemez! Sevgili işçi arkadaşlarım, Sevgili basın emekçileri, Kırk kere söyledik, bir daha söylüyoruz: TÜİK işini doğru yapmıyor! TÜİK kendini ‘enflasyonla mücadele kurumu’ olarak görüyor. O yüzden enflasyonu bastırmak için, düşürmek için elinden geleni yapıyor. Buradan TÜİK yönetimine sesleniyorum. Enflasyonu doğru ölçün, işinizi doğru yapın. Şeffaf davranın, daha fazla detay açıklayın. Enflasyon hesaplamasını, detay verileri sendikaların, bilim dünyasının denetimine açın, kamuoyu ile paylaşın” diye konuştu.

    “HALKIN YOKSULLAŞMASINA ALET OLMAYIN”

    TÜİK’in 2003 yılından bu yana 232 aydır 409 malın fiyatını düzenli yayınladığını belirten Çerkezoğlu sözlerine şöyle devam etti:

    “Haziran ayında madde fiyat listesinin açıklamasından vazgeçildi. Neden? Sorduk. Bilgi edinme hakkına dayanarak sorduk ve madde fiyat listesini istedik. TÜİK yönetimi gayri ciddi bir cevap verdi. Madde fiyat listesi yanlış anlaşılıyormuş! Demek istedikleri şu. Vatandaş madde fiyat listesine bakıyor. Sonra da kendi aldığı malın fiyatına bakıyor. Tutarsızlığı görüyor ve TÜİK’e güvenmiyor. İşte bu yüzden madde fiyat listesini kararttılar. Bugün buraya bunun için de geldik. TÜİK yönetimine sorduk, yazdık bilgi vermediler. Enflasyon hesaplaması konusunda da yanlış yapıyorsunuz. Gelin bu hatalı yoldan, yanlış yoldan dönün. İktidarların maşası olmayın, halkın, kamunun kurumu olun. TÜİK ülkemizin büyük birikime sahip bir kurumudur. 4 Yüzyıllık geçmişi ve birikimi olan bu kurumu ayaklar altına almayın. Bu kurumu daha da şaibeli hale getirmeyin. Enflasyonu doğru hesaplayın. Bir kamu kurumu gibi davranın. Bilimsel davranın, şeffaf davranın, açık davranın. Halkın, emekçinin cebine girecek parayı azaltmayın. Halkın yoksullaşmasına alet olmayın.”

     “TÜİK’İN HESAPLAMALARINA MÜDAHALE ETMEYİN”

    ‘Buradan uyarıyoruz, İktidara sesleniyoruz’ diyen Çerkezoğlu son olarak, “TÜİK üzerindeki vesayete son verin. TÜİK’i rahat bırakın. TÜİK’in hesaplamalarına müdahale etmeyin. Rakamlarla mücadele ederek enflasyon düşmez. Mızrak çuvala sığmaz. Rakamlarla oynadığınızda enflasyon düşmüyor. Halkın alım gücü düşüyor. Rakamlarla oynadığımızda TÜİK’e olan güven düşüyor. Milyonlarca, işçi ve emekçi, gerçek enflasyonu her gün yaşayarak biliyor. Ve sizin açıkladığınız enflasyona inanmıyor. Türkiye işçi sınıfı adına, emekçiler adına, emekliler adına buradan bir kez daha uyarıyor, bir kez daha söylüyoruz! TÜİK gerçekleri açıkla, ekmeğimizle oynama! İşçilerin, emekçilerin, emeklilerin ekmeğiyle oynamayın. Bizler, emeğimize, ekmeğimize sahip çıkacağız” dedi.

    PİRHA/ANKARA

  • İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları Maltepe Meydanı’nda yapılacak-VİDEO

    İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları Maltepe Meydanı’nda yapılacak-VİDEO

    PİRHA-DİSK, KESK, TMMOB, TTB ile TDB yaptıkları ortak açıklama ile İstanbul 1 Mayıs kutlamalarının Maltepe Meydanı’nda gerçekleştirileceğini duyurdu. AKP politikalarını eleştiren DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “20 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin ve uyguladıkları politikalarının sonucu olarak ortaya çıkan bu tablo artık Türkiye işçi sınıfını ve emekçileri sadece yoksullukla değil, açlıkla, hayatta kalma zorluğuyla yüz yüze bırakmıştır” dedi.

    Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) Beşiktaş’ta yaptıkları açıklama ile 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’nü, İstanbul Maltepe Meydanı’nda kutlayacaklarını duyurdu.

    Beşiktaş Barbaros Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul İl Başkanı İlknur Birol, İstanbul Milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Zeynel Özen ile Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Onursal Başkanı Turgut Öker de katıldı.

    “1 MAYIS’I TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDA GÜÇLÜ ŞEKİLDE KUTLAYACAĞIZ”

    Büyük bir krizin içerisinde olunduğunu söyleyen KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Yaşamış olduğumuz ekonomik kriz, antidemokratik uygulamalar, baskıcı, otoriter, tek adam rejimine karşı da hep birlikte sloganlarımızı, taleplerimizi güçlü bir şekilde ifade edeceğiz. Hem ülkemizde hem dünyada kapitalist sistemin yaratmış olduğu yoğun bir kriz ile karşı karşıyayız. Ekonomik kriz, derinleşen demokrasi krizi, ekolojik kriz ve bir yönetememe kriziyle de birlikte biz emekçiler giderek daha fazla yoksullaşıyoruz. Ücretlerimiz her geçen gün enflasyon karşısında giderek eriyor. Geçinememe, barınamama, insanca yaşayamama sorunuyla karşı karşıyayız. Bir yandan da toplumsal muhalefete dönük baskı ve gözaltı süreçleriyle de iktidar kendi krizini aşmaya çabalayarak, ömrünü uzatmaya çalışıyor. Hem İstanbul’da hem de Türkiye genelinde 1 Mayıs’ı güçlü şekilde alanlarda kutlayacağız” ifadelerini kullandı.

    “BİRLİKTE DEĞİŞTİRME İRADEMİZİ ALANLARDA BÜYÜTECEĞİZ”

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise AKP’nin uyguladığı politikaları eleştirirken, şöyle konuştu:

    “Bu düzen iflas ettiğini ortaya koymuştur. Bu düzen ülkemizde ve tüm dünyada işçi sınıfına, emekçilere, kadınlara, gençlere, bütün dünya halklarına iyilikten, güzellikten yana hiçbir şey vaad edememektedir. Tüm dünyada savaşların, açlığın, yoksulluğun, işsizliğin giderek daha fazla arttığı bir sürecin içerisindeyiz. Ülkemizde bu tabloyu daha da ağır yaşıyoruz. 20 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin ve uyguladıkları politikalarının sonucu olarak ortaya çıkan bu tablo artık Türkiye işçi sınıfını ve emekçileri sadece yoksullukla değil, açlıkla, hayatta kalma zorluğuyla yüz yüze bırakmıştır.

    Asgari ücretin derhal Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun tekrar toplanarak güncellenmesini, bütün ücretlerde gerekli iyileştirmelerin yapılmasını, en düşük emekli aylığının asgari ücret düzeyine çekilmesini, genç, kadın ve genel işsizliği önleyecek, kalıcı istihdam yaratacak üretime dayalı bir ekonomik politikayı istiyoruz. Birlikte değiştirme irademizi, gelecek güzel günlere olan inancımızı 1 Mayıs alanlarında Türkiye’nin dört bir yanında büyüteceğiz.”

    Açıklamanın ardından sendika temsilcileri, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile Beşiktaş çarşıya giderek 1 Mayıs bildirisi dağıtırken, yurttaşları 1 Mayıs kutlamalarına davet ettiler.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • DİSK’ten asgari ücret eylemi: Eğer ülke büyüyorsa payımızı istiyoruz!-VİDEO

    DİSK’ten asgari ücret eylemi: Eğer ülke büyüyorsa payımızı istiyoruz!-VİDEO

    PİRHA-DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu, yöneticiler ve üyeler asgari ücret taleplerini içeren basın açıklaması için Çalışma Bakanlığı önündeydi. Yapılan açıklamada “Türkiye’de asgari ücret artık ucuz emeğin sembolü olan Çin’den bile düşük. Bunu bile isteye yapıyorlar. Türk Lirası değer kaybedince ücretler azalacak, bu ülkenin işçileri en ucuz emek olarak dünyaya pazarlanacak” denildi.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin başkanlığında 1 Aralık’ta ilk toplantısını yaptı. İkinci toplantı 7 Aralık’ta, üçüncü toplantı ise 9 Aralık’ta yapılacak.

    Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda yer alamayan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ise Çalışma Bakanlığı önünde eylemdeydi. Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu’nun da katılımıyla çok sayıda işçi “Asgari ücret 5200 net” dövizleri ile bakanlık binası önünde bir araya geldi.

    İŞÇİLERİN EYLEMİNDE BASINA YİNE ENGEL!

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına çıkan tüm cadde ve sokaklar eylemden saatler önce polis ablukasına alındı. Eylem alanına otobüslerle gitmek isteyen çok sayıda sendikalının araçları, polisler tarafından gerekçe belirtilmeden durduruldu. Bakanlık binasına gitmeleri engellenen işçiler, Ulusta yaptıkları basın açıklaması ile yasak kararını protesto etti.

    İşçilerin eylemini takip etmek isteyen basın mensuplarına da polis engeli söz konusuydu. Cumhurbaşkanlığınca verilen turkuaz renkli kartın mecburi olduğunu söyleyen emniyet güçleri, gazetecilerin sahip olduğu uluslararası basın kartının (IFJ) geçersiz olduğunu savundu. İşçilerin eylemini takip için ‘basın yeleği giyinilmesi’ yönünde dayatmada bulunan kolluk güçlerine, tepki gösterildi. Yapılan itirazlar sonrası gazeteciler alana girebildi.

    “ASGARİ ÜCRET UCUZ EMEĞİN SEMBOLÜ OLAN ÇİN’DEN BİLE DÜŞÜK”

    DİSK Yönetim Kurulu adına basın açıklamasını yapan isim Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu oldu. Çerkezoğlu, “2022 asgari ücreti için, masada olmamamıza rağmen, işyerlerinden, meydanlardan yükselen talepleri bugün buraya Çalışma Bakanlığı önüne taşıdık” dedi. “Artık yeter, geçinmek istiyoruz” diyen Çerkezoğlu, şu açıklamayı yaptı:

    “İşsizlik, pahalılık, zamlar, faturalar belimizi büküyor. Ekonomik krizin ve pandeminin ağır yükünü biz taşıyoruz. Her sabah yeni zamlara uyanıyor, her gün yoksullaşıyoruz. Biz çalışıyoruz, bir üretiyoruz, bu ülkenin ekonomisini biz büyütüyoruz ama geçinemiyoruz. Borçla yaşamaya çalışıyoruz. Üstüne üstlük son günlerde Türk Lirası değer kaybettikçe, biz kaybediyoruz. Emeğimiz ucuzluyor, satın alma gücümüz azalıyor.

    Türkiye’de asgari ücret artık ucuz emeğin sembolü olan Çin’den bile düşük. Bunu bile isteye yapıyorlar. Amaçladıkları tam da bu. Türk Lirası değer kaybedince ücretler azalacak, bu ülkenin işçileri en ucuz emek olarak dünyaya pazarlanacak. Yok öyle yağma! Bu ülke, bu halk, bu ülkenin işçi sınıfı satılık değildir.

    İşte biz bu asgari ücret sürecindeki mücadelemizi sadece ekmeğimizi savunma mücadelesi olarak görmüyoruz. Bu sadece ekmeğimizi değil, aynı zamanda emeğimizi ve memleketimizi savunma mücadelesidir.

    Türkiye’de milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışırken, milyonlarca işçi asgari ücret dahi alamıyor. Kadınların dörtte biri asgari ücretin altında bir ücretle çalışıyor. Asgari ücretin yüzde 20’den fazlası ve altında ücret alan işçilerin sayısı 10 milyona yaklaşıyor. Türkiye hızla bir asgari ücretliler ülkesine dönüşüyor. Asgari ücret sembolik bir ücreti değil ortalama ücreti ifade ediyor.

    Hani televizyonlara çıkıp ‘ekonomi büyüyor, Türkiye büyüyor’ diyorlar ya. Ben size büyüyen şeyi söyleyeyim. Adaletsizlik büyüyor. Asgari ücret 1974’te kişi başına milli gelirin yüzde 81’i düzeyinde idi. 2021 yılında ise kişi başına milli gelirin yüzde 54’üne geriledi. Bu adaletsizliğe dur diyoruz: Biz çalışıyoruz, biz üretiyoruz, Türkiye büyüyorsa payımızı istiyoruz!

    Bizler bu soyguna dur diyoruz. Brüt asgari ücretin net ödenmesini istiyoruz. Asgari ücretin ve tüm ücretlerin asgari ücret tutarı kadar bölümünde vergi ve kesintiler kaldırılarak tüm ücretlere 1000 lira iyileştirme yapılmalı diyoruz.

    Türkiye’de asgari ücret tek bir işçi için hesaplanıyor. Oysa asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil, uluslararası standartlara uygun şekilde geçindirmekle yükümlü olduğu aile bireyleri de esas alınmalıdır. Asgari ücret artışında yoksulluk sınırı da bir kriter olarak dikkate alınmalıdır. Bir hanede iki kişi çalıştığında en azından yoksulluk sınırı aşılmalıdır. Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücreti en az net 5.200 TL olmalıdır.”

     

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yapılan basın açıklaması ardından DİSK Yönetim Kurulu olarak saat 13:00’te Çalışma Bakanı Vedat Bilgin ile bir araya geldi.

    PİRHA/ANKARA

  • Çerkezoğlu: Petrol prensleri için ‘kelepir emek’ tezgahı açanlara geçit vermeyeceğiz-VİDEO

    Çerkezoğlu: Petrol prensleri için ‘kelepir emek’ tezgahı açanlara geçit vermeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-“Artık yeter, geçinemiyoruz” diyerek İstanbul Kadıköy’de basın açıklaması yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu; “Türkiye işçi sınıfı, emekçileri açlık ve yoksullukla boğuşuyorsa bunun tek sorumlusu AKP’dir. Yabancı sermaye ve petrol prensleri için kelepir emek, kelepir memleket diye tezgah açanlara geçit vermeyeceğiz” dedi.

    Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Türkiye’nin birçok ilinde meydanlara inerken, “Geçinemiyoruz, artık yeter” sloganıyla eylemler düzenliyor. İstanbul’daki eylemin adresi ise Kadıköy İskelesi oldu. Çok sayıda işçinin bir araya geldiği Kadıköy’de “Hükümet istifa” sloganı atılırken, basın açıklamasını DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu yaptı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun 1 Aralık’ta toplanacağını hatırlatan DİSK, asgari ücretin net 5 bin 200 lira olması gerektiğini kaydetti.

    “ARTIK YETER, GEÇİNEMİYORUZ” 

    “Emeğimize ve memleketimize sahip çıkmak için omuz omuza meydanlardayız” diyerek konuşmasına başlayan Çerkezoğlu, Türkiye’de milyonlarca insanın günden güne borçlandığını söyledi. Çerkezoğlu, “Artık yeter. Emeğimizi, ekmeğimizi her gün daha da küçültmeye, bize kara kışı yaşatmaya çalışanlara karşı “Artık yeter. Geçinmek istiyoruz” diyoruz. Biz geçinemiyoruz. Her gün daha da borçlanarak yaşamak zorunda kalıyoruz. Üzerimizdeki ağır vergi yükü nedeniyle hem ücretlerimizden alınan hem de iğneden ipliğe her şeyde ödediğimiz vergilerden dolayı Türkiye, patronlarından daha yüksek oranda işçilerin vergi ödediği bir ülke haline geldi. Bu ağır vergi yükü bizim belimizi büküyor” diye konuştu.

    “SÜRECİN TEK SORUMLUSU AKP İKTİDARIDIR” 

    Mevcut krizin tek sorumlusunun AKP iktidarı olduğunu belirten Çerkezoğlu, “Yaşadığımız bu sürecin tek bir sorumlusu var. Bugün Türkiye işçi sınıfı, emekçileri açlık ve yoksullukla boğuşuyorsa biliyoruz ki bunun tek bir sorumlusu var. O da ülkeyi yöneten siyasi iktidardır, AKP’dir. Türk Lirası değer kaybedince ücretler azalacak, rekabet gücümüz artacak, yabancı sermaye Türkiye’ye akacak diyorlar” ifadelerini kullandı.

    “BU ÜLKE VE HALK SATILIK DEĞİLDİR”

    Çerkezoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yabancı sermaye temsilcilerine yaptıkları her konuşmada “Gelin Türkiye’de yatırım yapın. En ucuz işçilik Türkiye’de. En az hastalanan, en az yıllık izin kullanan, iş cinayetlerine hayatını verse de ölümüne çalışmak zorunda kalan işçiler Türkiye’de diyorlar. Yok öyle yağma. Bu ülke, bu halk satılık değildir. İşçi sınıfı satılık değildir. Uluslararası pazarlarda kelepire satılığa çıkarılacak şahsa ait bir mal değildir, bu ülkenin işçisi, emekçisi, halkı ve bütün varlıkları. Yabancı sermaye ve petrol prensleri için kelepir emek, kelepir memleket diye tezgah açanlara geçit vermeyeceğiz. Emeğimize, ekmeğimize, ülkemize, memleketimize hep birlikte sahip çıkacağız. Bu tezgahı hep birlikte bozacağız.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • DİSK, 2022 asgari ücret talebini açıkladı!-VİDEO

    DİSK, 2022 asgari ücret talebini açıkladı!-VİDEO

    PİRHA- Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) asgari ücret taleplerini açıkladı. Türkiye toplumunun “artık asgari ücretliler toplumu” haline geldiğini ifade eden DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücret net 5200 lira olmalıdır” dedi. 

    DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, gelecek dönem mücadele programı ve örgütlenme çalışmalarını değerlendirmek üzere Ankara’da toplandı. Toplantı öncesinde, DİSK’in 2022 asgari ücretine dair görüş, öneri ve talepleri de açıklandı.

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyelerinin de katıldığı basın toplantısında “Asgari ücret net 5200” dövizleri taşındı.

    “TEMEL MESELE PAHALILIK VE GEÇİM DERDİ OLDU”

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu yılki asgari ücret tartışmalarının diğer yıllara kıyasla daha erken gündem olduğunu belirterek nedenlerini şu sözlerle açıkladı:

    “Daha Kasım ayı gelmeden kamuoyu, iktidar, muhalefet, asgari ücreti konuşmaya başladı. Bunun iki tane nedeni var. Birincisi; gerçekten bugün Türkiye’de işçi sınıfı açısından yaşanan ekonomik kriz ve pandeminin etkisi ile daha da ağırlaşan tablo ile birlikte geçim derdi temel mesele haline geldi.

    İkincisi; artık Türkiye’de biz asgari ücreti konuşurken aslında sembolik bir ücreti değil, ortalama ücretleri konuşuyoruz. O nedenle DİSK olarak temel taleplerimizi biraz daha erken paylaşıyoruz. Bugün Türkiye’nin temel meselesi pahalılık ve geçim derdi oldu. Panzehiri ise ücretlerin arttırılmasıdır. Asgari ücretin insanca yaşayacak bir düzeye çıkartılması güçlü bir toplumsal talep haline gelmiştir. Ve insanca yaşama olanaklı kılan bir asgari ücret artışı mümkündür.”

    “ASGARİ ÜCRET 15 YILIN EN DÜŞÜK DÜZEYİNE GERİLEDİ”

    Arzu Çerkezoğlu, mevcut asgari ücret düzeyinin açlık sınırının altında olduğuna vurgu yaparak sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcaması anlamına gelen açlık sınırı bugün 3.000 lirayı geçti. 4 kişilik bir ailenin asgari geçimi için gerekli olan yoksulluk sınırı ise 10.000 liranın üzerinde. Yaşanan kur artışları sonrasında hepimizin yoksullaştığı bir süreci yaşıyoruz. Ve asgari ücret 15 yılın en düşük düzeyine geriledi.

    Avrupa ülkeleri ile kıyasladığımızda asgari ücret ile çalışanların oranı açısından baktığımızda Türkiye ne yazık ki açık ara 1. sıradadır. Türkiye asgari ücretle çalışan oranının en yüksek olduğu ülkelerden bir tanesidir. Yani Türkiye toplumu artık asgari ücretliler toplumu haline geldi. Bugün ‘asgari ücret’ dediğimizde sınırlı bir işçi kesiminin değil, milyonların meselesini, deyim yerindeyse memleket meselesini konuşuyoruz.”

    “ASGARİ ÜCRET NET 5200 OLMALI”

    Arzu Çerkezoğlu, DİSK’in 2022 yılı asgari ücretine ilişkin taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

    “Asgari ücret sadece işçinin kendisinin değil ailesinin de geçim şartları dikkate alınarak adil bir biçimde hesaplanmalıdır.

    Asgari ücret baskılanmış ve güdümlü enflasyon rakamlarına göre değil, geçim şartlarına, ekonomik büyümeye göre hesaplanmalıdır.

    Asgari ücret net ödenmelidir. Asgari ücret üzerindeki bütün vergi ve kesinti yükü kaldırılmalıdır.

    En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyinde olmalıdır.

    Bütün ücretlere bin liralık iyileştirme yapılmalıdır.

    Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücret net 5200 lira olmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Uluslararası Kadın Şiir Festivali FeminİSTANBUL Kartal’da gerçekleşti

    Uluslararası Kadın Şiir Festivali FeminİSTANBUL Kartal’da gerçekleşti

    PİRHA – FeminİSTANBULfestivali’nin 5’incisi 1-2 Ekim tarihleri arasında Kartal’da gerçekleşti. Uluslararası Kadın Şiir Festivali Feminİstanbul’un onur ödülü, DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu’na verildi.

    FeminİSTANBULfestivali’nin 5’incisi 1-2 Ekim tarihleri arasında Kartal’da gerçekleşti. Festival kadın sorunlarına dair evrensel bir fikir, sanat ve diyalog platformu olmayı hedefleyen “Küresel Bir İnsanlığın Şafağında” manifestosuyla yol çıktı.
    Türkiye ve dünyanın birçok noktasından şairlerin, ‘kadın ve kadın meseleleri’ne dair şiirlerini seslendirdiği, Uluslararası Kadın Şiir Festivali Feminİstanbul’un onur ödülü, DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu’na verildi.

    Festivalin İlk Günü, ‘Kadın’ Şiirleri Seslendirildi

    Bu yıl Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen festivalin ilk gününde, Türkiye’nin ve dünyanın birçok noktasından 62 şair, ‘Kadın ve kadın meseleleri ’ne dair kaleme aldıkları şiirlerini seslendirdi. Katılımcı şairlerin arasında, Asma Al Haj, Natasa Bajic, Valentin Lacob gibi isimler de vardı.

    Festivalin ikinci günü, “Karşı Kıyıya Mektup’ sergisi ile başladı. Sergide, sanatçılar; Gül Bolulu, Zeynep Soref, Vardal Caniş, Pelin Özer ve Sevgi Çekiç’in eserleri yer aldı. Açılış töreninde, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i temsilen, Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Umut Veli Develi; Gül Bolulu ve Sevgi Çekiç’e çiçek takdim etti.

    Onur Ödülünün Sahibi, DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu oldu

    Etkinlik, onur ödülü töreni ile devam etti. Ödülü Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa Oktay Aksu, ödülü DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu’na takdim etti. Aksu, Kartal’da festivale ev sahipliği yapmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

    “Bu mücadeleyi geleceğe taşıma sorumluluğuyla karşı karşıyayız”

    Ödülü alan DİSK Genel Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, kadın hareketinin mücadelesini geleceğe taşıma sorumluluğuna dikkat çekerek, “Kadınların bir dizi ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı, ucuz ve güvencesiz işçi topluluğu olarak görüldüğü ve aslında kadının yok sayıldığı bir dönemde gerçekten bu dayanışmalar son derece önemli. Biz yaşasın kadın dayanışması derken, hayatın her alanında yaşadığımız ayrımcılığa karşı verdiğimiz mücadelenin bayrağını söylüyoruz. Koşullar ne olursa olsun, ülkemizin en zor dönemlerinde bile sokağa çıkan, kendisini ifade eden her türlü baskıya rağmen kazanımlar elde eden bütün kadınlardan aldığımız güçle, bu mücadeleyi geleceği taşıma sorumluluğu ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

    Festival’in sonunda, Muzaffer Özdemir’in saz, Cevat Hikmet Erdem’in de gitar dinletisi dinleyiciler ile buluştu. Yakacık Fen Bilimleri öğrencileri ise dünyaca ünlü şairlerin, ‘kadın’ temalını şiirlerini seslendirdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Çerkezoğlu: Tam kapanma adı aldında işçiler tüm önlemlerin dışında tutuldu-VİDEO

    Çerkezoğlu: Tam kapanma adı aldında işçiler tüm önlemlerin dışında tutuldu-VİDEO

    PİRHA-DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, iktidar tarafından gelir desteği olmadan alınan “Tam kapanma” kararını eleştirdi. Çerkezoğlu, “Tam kapanma adı altında aslında çok ciddi bir biçimde işçilerin bütün bu önlemlerin dışında tutulduğu, sınıf ayrımcılığının uygulandığı bir süreci yaşıyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen kabine toplantısının ardından  29 Nisan’dan 17 Mayıs’a kadar sürecek olan gelir desteği olmadan “Tam kapanma” kararına yönelik eleştiriler devam ediyor.

    DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu konuya ilişkin görüşlerini PİRHA’ya açıkladı.

    “TAM KAPANMA ADI ALTINDA SINIF AYRIMCILIĞININ UYGULANDIĞI BİR SÜRECİ YAŞIYORUZ”

    Çerkezoğlu, Cumhurbaşkanı tarafından bir “Tam kapanma” açıklamasının yapıldığını, ancak daha sonra İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelgeye bakıldığında aslında tam kapanmanın olmadığını, tam tersine bir sınıf ayrımcılığının olduğunu söyledi.

    Çerkezoğlu şöyle devam etti:

    “Pandeminin başından itibaren zaten ne olursa olsun çarklar dönecek anlayışıyla yapılan bütün kısıtlamalardan, önlemlerden hep işçiler hariç tutuldu. O nedenle Covid-19 bir işçi sınıfı hastalığı haline geldi. Şimdi de “Tam kapanma” adı altında bir dizi önlem paketi açıklandı. Ama bütün işyerleri, yani zorunlu, temel, acil hizmetler dışında inşaatlardan fabrikalara, atölyelere kadar bütün iş yerleri çalışmaya devam ediyor. Oysa zorunlu, acil, temel işler dışında çarkların durdurulması ve bütün işçilere gelir desteği sağlanması gerekirken, böyle bir “Tam kapanma” adı altında aslında çok ciddi bir biçimde işçilerin bütün bu önlemlerin dışında tutulduğu, sınıf ayrımcılığının uygulandığı bir süreci yaşıyoruz.”

    Arzu Çerkezoğlu, “Bilimin emrettiği biçimiyle, 28 gün  bütün çarkların durduğu, bütün iş yerlerinin kapandığı, toplumsal hareketliliğin azaltıldığı ve bununla birlikte çok ciddi bir gelir desteğinin de bütün çalışanlar açısından, bütün yurttaşlar açısından sağlandığı biçimde olması gerektiğini kaydetti.

    “BU UYGULAMANIN TAM KAPANMAYLA İLGİSİ YOK”

    Çerkezoğlu, “Bu tam kapamanın, daha doğrusu bu yapılan uygulamanın tam kapanmayla ilgisi yok” diyerek şöyle devam etti:

    “İşçiler çalışmaya devam ediyor. Çarklar dönmeye devam ediyor ve bu toplumda ki bağışıklığı ya da toplumdaki bu virüsün yaygınlığını ortadan kaldıracak düzeyde değil. Her gün yüzlerce insanın hayatını kaybettiği bir ülkede yapılması gereken gerçekten bütün iş yerlerinin zorunlu, acil ve temel işler dışında sağlık başta olmak üzere, bütün işyerlerinin durdurulduğu, çarkların durduğu ve bütün işçilere de gelir güvencesi sağlandığı bir politikayı hayata geçirmektir.”

    “1 MAYIS’TA OMUZ OMUZ OLMAYA ÇAĞIRIYORUM”

    1 Mayıs İşçi Bayramına’na da değinen Çerkezoğlu, şunları kaydetti:

    “1 Mayıs vesilesiyle de öncelikle herkese aşı sağlanması, işçilerin, çalışanların aşılanması, bütün yurttaşların aşılanması ve zorunlu, acil, temel işler dışında çalışmanın 28 gün süreyle durdurulması ve bütün çalışanlara ve bütün yurttaşlara asgari bir gelir sağlanması çağrısında bulunuyoruz. 1 Mayıs’ı pandemi koşullarında karşılıyor olmakla birlikte 1 Mayıs’ın bizim açımızdan önemi açıktır. O nedenle öncelikle bütün işçi arkadaşlarımızın, hepimizin 1 Mayıs’ı kutlu olsun diyorum ve 1 Mayıs’ta “Umut yan yana” sloganıyla yan yana olmaya, omuz omuza olmaya ve birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyorum.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • DİSK Başkanı Çerkezoğlu: 2021 asgari ücreti net 3800 TL olmalı-VİDEO

    DİSK Başkanı Çerkezoğlu: 2021 asgari ücreti net 3800 TL olmalı-VİDEO

    PİRHA- DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu bugün bir basın toplantısı yaptı. Çerkezoğlu, “Asgari ücret tümüyle vergi dışında bırakılmalı. 2021 yılı asgari ücreti net 3 bin 800 lira olmalıdır” dedi.

    DİSK 2021 yılı asgari ücreti ile ilgili TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi binasında açıklama yaptı.

    DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) asgari ücret raporlarının açıklandığı basın toplantısında konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu “Kriz ve salgın emekçi sınıflarını yoksullaştırdı. Asgari Ücret tespit süreci bildiğiniz gibi Türkiye’nin en büyük ücret pazarlığıdır. Asgari ücret birçok Avrupa ülkesinde sembolik bir ücrettir ama Türkiye’de milyonların meselesidir. 10 milyon işçi asgari ücretin altında ve asgari ücrete yakın çalışmaktadır. Asgari ücret aileleriyle birlikte on milyonlarca yurttaşın meselesi olarak çalışma hayatının en temel konularından biridir” diye konuştu.

    “7,5 MİLYON İNSAN, ASGARİ ÜCRET VE ALTINDA ÜCRETLE YAŞAMAYA ÇALIŞIYOR”

    Türkiye’nin asgari ücretliler toplumu haline getirildiğini ifade eden Arzu Çerkezoğlu, şunları belirtti.

    “3,3 milyon işçi asgari ücretin altında bir ücretle çalışıyor. Asgari ücretin yarısından daha az ücretle çalışan işçi sayısı 1 milyona yakın, asgari ücret ve altında bir ücretle yaşamını sürdürmek zorunda olan işçilerin sayısı 7,5 milyon civarındadır” diye konuştu. Özel sektörde durumun daha vahim olduğunu belirten Çerkezoğlu, “İşçilerin yüzde 21,7’si asgari ücretin altında ücret alıyor. Özel sektörde asgari ücret ve altında ücretle çalışanların oranı yüzde 49 ve asgari ücret civarında çalışanların oranı yüzde 62’dir. 9,5 milyona yakın özel sektör işçisi asgari ücretin yüzde 20’si ve altında ücretlerle çalışıyor.”

    “KADINLARIN YARISI ASGARİ ÜCRETİN ALTINDA MAAŞ ALIYOR”

    Asgari ücretten en fazla etkilenen kesimlerden birinin de kadınlar olduğunu belirten Çerkezoğlu, “Asgari ücrete erişemeyenlerin oranı genelde yüzde 17 iken kadınlarda bu oran yüzde 25’i aşıyor. Asgari ücret düzeyinde ve daha düşük ücret alanların oranı genelde yüzde 38 iken, kadınlarda yüzde 49’a yükseliyor. Kadınların yarısı asgari ücret ve daha düşük ücretlerle çalışıyor” diye konuştu.

    Hükümetin “En yüksek asgari ücret bizde” sözlerini eleştiren Çerkezoğlu, “Türkiye Avrupa ülkeleri içinde asgari ücreti en düşük ülkeler arasında. 2010’da Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücrete sahip 12 ülke varken, 2020’de bu sayı 3’e düştü. Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Sırbistan, Bulgaristan ve Arnavutluk’tur. Ancak 2020 Kasım ve Aralık ayındaki güncel döviz kuru dikkate alındığında Türkiye’deki asgari ücretin Arnavutluk hariç Avrupa’daki en düşük asgari ücret olduğu açıktır” diye konuştu.

    “983 LİRA VERGİ VE KESİNTİLERE GİDİYOR”

    Asgari ücretli bir işçinin yılın 122 günü kesilen vergiler için çalıştığını söyleyen Çerkezoğlu, “Brüt asgari ücretin dolaylı-dolaysız vergi ve kesintilerini dikkate aldığımızda yüzde 33,4’ü (983 TL) vergi ve kesintilere gidiyor” dedi.

    Çerkezoğlu, DİSK olarak asgari ücret beklentilerini şöyle sıraladı:

    “*Salgın döneminde asgari ücret farklı hesaplanmalıdır. Brüt asgari ücret net olarak ödenmelidir!
    *2021 asgari ücreti Kovid-19 salgınının hanelere getirdiği yeni yükler dikkate alınarak hesaplanmalıdır.
    *Bütçeden asgari ücrete nakit desteği sağlanmalıdır.
    *Asgari ücret tümüyle vergi dışı bırakılmalı, tüm ücretlilerin asgari ücret kadar gelirinden vergi alınmamalıdır.
    *Salgın döneminde asgari ücret SGK işçi primleri bütçeden karşılanmalıdır.
    *Asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil, ailesi de esas alınmalıdır.
    *Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.
    *Asgari ücret bütün işçi ve memurlar için ortak saptanmalıdır.
    *2021 asgari ücreti net 3.800 TL olarak saptanmalıdır”

    Asgari ücret belirleme sürecinin DİSK için açık bir mücadele süreci olduğunu söyleyen Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

    “Asgari ücret pazarlığının bütün işçi konfederasyonlar tarafından ortak bir anlayış ve ortak bir mücadele ile yürütülmesini önemsiyoruz. Üç konfederasyon tarafından geçen yıl ve bu yıl kamuoyuna açıklanan ortak ilkeleri sahipleniyoruz ve bunlar etrafında ortak mücadeleyi çok önemsiyoruz. Şunu da eklemek isteriz ki asgari ücret pazarlığı sadece masa başı pazarlık değildir. DİSK asgari ücret pazarlığını çok önemli bir paylaşım mücadelesi olarak görmektedir. DİSK asgari ücret pazarlığı ve mücadelesinin doğrudan tarafıdır. İnsanca yaşanabilir bir ücret için işyerlerinde, meydanlarda ve bulunduğumuz her yerde mücadeleye devam edeceğimizi duyuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)