Etiket: Aşık Mahzuni Şerif

  • Aşık Mahzuni Şerif Edremit’te anıldı – VİDEO

    Aşık Mahzuni Şerif Edremit’te anıldı – VİDEO

    PİRHA – Büyük halk ozanı Âşık Mahzuni Şerif, Edremit’te düzenlenen özel bir konserle anıldı.  Etkinlik kapsamında Kozsad sanatçıları, usta ozanın unutulmaz eserlerini seslendirdi. 

    Çok değerli halk ozanı Aşık Mahzuni Şerif ölümünün 24. yılında çeşitli etkinliklerle anılmaya devam ediliyor.  Balıkesir’in Edremit ilçesinde Körfez Halk Ozanları ve Sanatçılar Derneği tarafından yapılan anmaya çok sayıda sanat sever katıldı.

    Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılan anmada Kozsad sanatçıları usta ozanın unutulmaz eserlerini seslendirdi. Anma söylenen türkülerin ardından sona erdi.

    HABER MERKEZİ

  • PSAKD Bornova Şubesi Aşık Mahzuni Şerif’i andı: Bir halk bilgesidir-VİDEO

    PSAKD Bornova Şubesi Aşık Mahzuni Şerif’i andı: Bir halk bilgesidir-VİDEO

    PİRHA- Aşık Mahzuni Şerif, PSAKD Bornova Şubesi’nde şarkılarla anıldı. Anmada konuşan PSAKD Bornova Şube Başkanı Barış Çelik, “Pir Sultan Abdal’dan Mahzuni Şerif’e uzanan bu halk ozanlığı geleneği; ne saraydan beslenir, ne saltanata boyun eğer. Bu gelenek halktan doğar, halkla büyür ve halk için söylenir. Bizler de bu geleneğin emanetçileri olarak, sazımızla, sözümüzle, birliğimizle bu yolu yaşatmaya devam edeceğiz” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Şubesi düzenlediği etkinlik ile Aşık Mahzuni Şerif’i andı. Etkinliğe çok sayıda yurttaş katıldı.

    “HALK OZANLIĞI GELENEĞİ; NE SARAYDAN BESLENİR, NE SALTANATA BOYUN EĞER”

    PSAKD Bornova Şube Başkanı Barış Çelik konuşmasında “Mahzuni Şerif’i anmak ve onun izinden yürüyen, halkın sesi olan türkülerin ruhunu yaşatmak için bir araya geldik” diyerek şunları kaydetti:

    “Bu toprakların vicdanı, kalbi, sesi olan Mahzuni; zulme karşı sözünü esirgemeyen, halktan yana, hakikatten yana durmuş bir yol eri, bir halk bilgesidir. O, sazını sadece çalmak için değil; hakikati haykırmak, suskunların sesi olmak, yanan yüreklere su olmak için eline almıştır. Onun türkülerinde sadece aşk yoktur; direniş vardır, emek vardır, barış ve kardeşlik özlemi vardır. Her dizesiyle Anadolu’yu, her ezgisiyle mazlumları dile getirmiştir. Pir Sultan Abdal’dan Mahzuni Şerif’e uzanan bu halk ozanlığı geleneği; ne saraydan beslenir, ne saltanata boyun eğer. Bu gelenek halktan doğar, halkla büyür ve halk için söylenir. Bizler de bu geleneğin emanetçileri olarak, sazımızla, sözümüzle, birliğimizle bu yolu yaşatmaya devam edeceğiz.”

    Etkinlik; Gani Peşken, Hüseyin Koçak, Mesut Akbaba ve Ali Onur Şimşek’in şarkıları ile devam etti.

    PİRHA/İZMİR

     

  • Aşık Mahzuni Şerif Hakk’a yürüyüşünün 22. yılında anıldı

    Aşık Mahzuni Şerif Hakk’a yürüyüşünün 22. yılında anıldı

    PİRHA-Aşık Mahzuni Şerif Hakk’a yürüyüşünün 22. Yılında Şahkulu Sultan Dergahı’da konuşmalar ve ezgileriyle anıldı.

    17 Mayıs 2002 yılında Almanya’ nın Köln kentinde Hakk’a yürüyen Aşık Mahzuni Şerif, Şahkulu Sultan Dergahı’nda yapılan bir etkinlikle anıldı.

    Sunuculuğunu Esin Yıldız’ın yaptığı, Vakıf Başkanı Hikmet Yılmazkaya’nın açılış konuşması ile başlayan etkinlikte, Araştırmacı Yazar Süleyman Zaman, Aşık Mahzuni’nin filozofik bir aşık olduğunun altını çizerek, Alevilikte önemli bir yeri olan devriye inancına dair eserlerinden örnekler verdi.
    Zaman’ın konuşmasından sonra, Erdal Yoksuli, Taylan Alpgündüz ve Fırat Aras’ın seslendirdikleri Mahzuni türküleriyle etkinlik son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Aşık Mahzuni Şerif’in aramızdan ayrılışının 21. yılı

    Aşık Mahzuni Şerif’in aramızdan ayrılışının 21. yılı

    PİRHA- Pir Sultanlar gibi darağacını göğüsleme direncinde olan, Hakk’ın davasını güden ve sınıfsız bir okulun kurulmasını isteyen, Aşık Mahzuni Şerif, 21 yıl önce bugün sokaklarda, caddelerde, evlerde, işyerlerinde, radyolarda, fabrikalarda, tarlalarda, köylerde, şehirlerde, konser alanlarında yükselen eserler bırakarak, Hakk’a yürüdü.

    “Tevellüdüm merak ise miladî otuz dokuz
    Kasımın on yedisinde Zeynel babadan geldim.
    Döndü anaya rahmolmuş, ehlibeyt meftunuyuz
    Ben faninin acısına, seyrü sefadan geldim” diyen Aşık Mahzuni Şerif, 21 yıl önce bugün Almanya’nın Köln kentinde aramızdan ayrıldı. Bedeni her ne kadar aramızda olmasa da, 62 yıllık yaşamında, bugünlerde daha fazla dillerde dolaşan Yetim sırtından doyan doyana/Gönül bu oyuna nasıl dayana?/ Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana/ Bilmem söylesem mi, söylemesem mi?” gibi geçmişten günümüze taşınan bir çok unutulmaz eser bıraktı.

    Maraş’ın Afşin ilçesinin Berçenek köyünde dünyaya gelen Aşık Mahzuni Şerif, bağlamaya amcası Aşık Fezai (Behlül Baba) sayesinde merak saldı. Okul hayatına kendi köyünde başlayan Mahsuni Şerif, Astsubay Okulunu bitirdikten sonra, hayatını müziğe adadı.

    Mahzuni Şerif Ankara’da, Fikret Otyam, Feyzullah Çınar, Nesimi Çimen, Aşık Daimi, Kul Ahmet gibi ozanla bir araya gelmeye başladıktan sonra ülke genelinde ve dünyada tanınmaya başlandı ve 1989-1991 yılları arasında Halk Ozanları Federasyonu tarafından dünyanın en büyük 3 ozanı arasında gösterildi.

    “YEDİ SÜLALEM KIZILBAŞ’TIR”

    Seslendirdiği eserlerinden dolayı birçok soruşturma açılan Mahzuni Şerif kısa aralıklarla birkaç kez de hapsedildi.

    68’in devrimci önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam edildiği dönemde başbakan olan ve balyoz lakabıyla anılan “Gerekirse demokrasilerin üstüne şal örtmeli” sözü nedeniyle de Aziz Nesin tarafından kendisine Şalcı Nihat denen, Nihat Erim için yazıldığı iddia edilen “Erim erim eriyesin” türküsünü plağa okuması yüzünden hapse konuldu.

    Evli, sekiz çocuk, dört torun sahibi olan Mahzuni Şerif konser için bulunduğu Fransa’dan akraba ziyareti için gittiği Almanya’nın Köln kentinde 17 Mayıs 2002 tarihinde Hakk’a yürüdü ve vasiyeti üzerine Nevşehir’in Hacı Bektaş ilçesinde toprağa sırlandı.

    Vefat ettiğinde, 2001 yılında, “Elhamdülillah Kızılbaş’ım ve laikim. Ben değil, yedi sülalem Kızılbaş’tır. Bir suç varsa o da dedemdedir” dediği için, DGM tarafından aleyhinde açılan dava henüz sonuçlanmamıştı.

    “BEN AĞUÇEN OCAĞI’NDAN BİR ALEVİYİM”

    Mahzuni Şerif’in “Ben Alevi olamam ki olsam da bilemem ki” sözlerinden kaynaklı tartışmalara şu sözlerle karşılık verir:

    “Çok iyi bir Alevi olmama rağmen hayatımda hiç Alevicilik yapmadım. İnsanı insandan üstün görmek gibi bir yanlışa düşmedim. Uzun senelerdir Türkiye’de benim Sünni’den dönme bir insan olduğum hakkında çok yaygaralar koptu. Bu kesin olarak yanlıştır. Ama benim Elbistan-Hasanköy’de kalan akrabalarım Hatay’da, Nurhak’ta, Sivas ve Malatya’ya yerleşip kalmış olan akrabalarımın çoğu asimile edilerek Alevilikten Sünniliğe döndürülmüştür. Bu doğru. Hatta Hasanköy’de kalan babamın öz amca çocukları aşırı sağcı ve Turancı geleneklere bağlı birer Sünni olarak hayata devam etmektedir. Şurası muhakkak ki insan insandır. Ama ben Ağuçen Ocağı’ndan bir Aleviyim.”

    Aşık Mahzuni’nin Berçenek köyünde ithafen yazdığı ‘Oy Bizim Eller’ ve ‘Acı Doktor’ bestelerinin yanı sıra; Dom Dom Kurşunu, Yedin Beni, Yuh Yuh, Mevlam Gül Diyerek, Merdo, Dostum Dostum, Han Sarhoş Hancı Sarhoş, Çeşmi Siyahım, Yalan Dünya, Ağlasam mı?, Katil Amerika, Bu Mezarda Bir Garip Var gibi dilden dile yayılmaya devam eserlerinin yer aldığı 453 plağı, 58 kasedi ve yayımlanmış 8 kitabı bulunuyor. Ayrıca TRT tarafından hakkında çekilmiş 2 belgeseli olan Aşık Mahzuni’nin türküleri “Mahsuni’ye saygı” albümünde dahil pek çok sanatçı tarafından seslendirilmiştir.

    (HABER MERKEZİ)

  • Garip Dede Dergahı’nda Aşık Mahzuni Şerif anma etkinliği-VİDEO

    Garip Dede Dergahı’nda Aşık Mahzuni Şerif anma etkinliği-VİDEO

    PİRHA- Aşık Mahzuni Şerif ölümünün 16. yıldönümününde İstanbul’da bulunan Garip Dede Dergahı’nda yapılan etkinlikle anıldı. Konuşmalarda, “Hak bizi onların dizelerinden uzaklaştırmasın” denildi. 

    İstanbul Garip Dede Dergahı’nda “Aşık Mahzuni Şerif anma etkinliği” düzenlendi. Konuşmaların yapıldığı etkinlikte Mahzuni’nin eserleri seslendirildi, yaşamı anlatıldı.

    Anma etkinliğinin açılıl konuşmasını Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat yaptı. Fırat, zorlu bir süreçten geçtiklerini söyleyerek, “Ötekileştiriliyoruz, sesimiz adeta kısılmış bir vaziyette. Televizyonlarımız kapatıldı. İnsanların özgürlükleri ellerinden alındı. OHAL süreci yaşıyoruz. Acı çekiyoruz. Birileri de OHAL kimsenin özgürlüğünü elinden almadı en büyük yalan. En büyük çeken biz Alevileriz. Oysa ki biz Mahsuni Şerif’in dizelerini ekranlarında sunabiliyorduk. Ama gelin görün ki sorun yaşıyoruz. Sesimiz kısıldı. Hepimize büyük sorumluluklar düşüyor” dedi.

    Uluları, pirleri ve yol erenlerini bundan sonra anmaya devam edeceklerini ifade eden Fırat, etkinliklerini yapacakları daha büyük alanların olmasını gerektiğini kaydetti. Fırat, “Sıkıntılar yaşıyoruz buralar artık bizlere yetmiyor. Ama geçenlerde büyükşehirde en kısa sürede bu barakalardan kurtulacağız. Bize verdikleri sözler var. Tek istediğimiz sözlerinde durmaları” dedi.

    “ASİMİLASYONCU POLİTİKALARA KARŞI SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

    Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının sürdüğüne de değinen Fırat sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Asimilasyoncu araştırmacıların, ilahiyatçıların, siyasilerin, dedelerin birbirlerinden farklı yönlendirmeleri ile Alevilikten uzaklaştırılıyor insanlar. Alevilik Sünnilikle ilişkilendirmeye başlandı. Bizim inancımız ve geleneklerimiz nesilden nesile aktarılır ve binlerce yıl sürdürülür. Gerçekliğini ve orijinalliğini asla kaybetmemiştir. Yaşadığımız bu sorunlar karşısında Garip Dede Dergahı’nda asimilasyon politikalarına karşı güçlü bir duruş sergiledik. Kimsenin arka bahçesi olmadık ama bu asimilasyona karşı kimsenin bizden sessiz kalmamızı isteyemez.”

    “HAK BİZİ MAHZUNİ’NİN DİZELERİNDEN UZAKLAŞTIRMASIN”

    Fırat, “Aşık Mahzuni’nin devri daim olsun. Hak bizi onların dizelerinden uzaklaştırmasın” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

    Pir Sultan’ın yolundan giden Mahsuni Şerif’in ölüm yıldönümünde bir araya geldiklerini söyleyen Hüseyin Kelleci de, Mahzuni Şerif’in yaşamını, şiirlerini anlattı.

    Kelleci, “Dönemin başbakanı Nihat Erim’in, ‘Halkın korktuğunu sazı ve sözleriyle dile getiren’ dediği Mahzuni Şerif’in o gün dediği gibi ‘Amerika Katil’ ve katilliğine devam ediyor. Aramızdan ayrılışının 16. yılı ama Mahsuni Şerif’in dizelerini duymayanı yoktur. Devri daim olsun” dedi.

    Kelleci’nin ardından, “Mahzuni Şerif’in ışığında bir araya geldik. Halk ozanlarının bize bıraktıklarını hep birlikte söyleyemediğimiz için bu duruma geldik. Biz ayrı ayrı türkü söyledik hep birlikte söyleyelim ki sesimiz güçlü çıksın” diye konuşan Ozan Mustafa Tatlıtürk’ün türküleri ile etkinlik devam etti.

    Tatlıtürk’ün ardından cemevinin kadın ve gençlik kolların oluşan müzik grubu aşık Mahsuni Şerif’in eserlerini seslendirdi. Etkinlikte Hüseyin Kelleci ile Mustafa Tatlıtürk’e plaket verilmesinin ardından lokmalar dağıtıldı. (HABER MERKEZİ)

     

  • MEB, Aşık Mahsuni’ye tahammül edemedi

    MEB, Aşık Mahsuni’ye tahammül edemedi

    PİRHA – Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) dönem ortasında yaptığı değişikliklerde güncellenen öğretim programında birbirinden tartışmalı düzenlemelere gidildi. Bu değişiklikler arasında 12’nci sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinde okuma bölümünde yer alan ünlü halk ozanı Aşık Mahsuni Şerif’in adının da çıkarıldığı görüldü.

    Güncellenen öğretim programında birbirinden tartışmalı düzenlemelere gidildi. Geçen yıl yenilenen programa gelen eleştiriler devam ederken Milli Eğitim Bakanlığı’nın dönem ortasında yaptığı değişiklikler dikkat çekti.

    “ATATÜRK TAMAMEN ÇIKARILDI”

    Öğretim programında en önemli güncellemelerin yapıldığı din kültürü ve ahlak bilgisi dersinden Atatürk tamamen çıkarıldı. İlkokul 4’üncü sınıftan 12’nci, sınıfa kadar din dersinde hiçbir sınıfta Atatürk’e yer verilmedi.

    Lisede okutulan tarih dersindeyse ölümü hala şüpheli olan Abdulaziz’in tahttan indirilmesi, 31 Mart Vakası’nın bastırılmasının ardından Abdulhamid’in tahttan Meclis kararıyla el çektirilmesi ve 1913’teki Babıâli Baskını darbe olarak nitelendirildi.

    “EBUSSUUD MÜFREDATA GİRDİ”

    Liselerde okutulan ‘tefsir’ dersinde Alevilere yönelik ölüm fetvalarıyla bilinen Ebussuud da müfredata girdi. Öte yandan 12’nci sınıf Türk dili ve Edebiyatı dersinde okuma bölümünde yer alan ünlü halk ozanı Aşık Mahsuni Şerif’in adının da çıkarıldığı görüldü. (HABER MERKEZİ)