Etiket: aşık veysel anması

  • Aşık Veysel, Hakk’a yürüyüşünün 50. yılında anıldı – VİDEO

    Aşık Veysel, Hakk’a yürüyüşünün 50. yılında anıldı – VİDEO

    PİRHA-Halk Ozanları Kültür Derneği, Hakk’a yürüyüşünün 50. Yılında Aşık Veysel’i andı.
    Ozanlar, düzenlenen gecede Aşık Veysel’e ait birbirinden kıymetli ezgileri seslendirdi.

    Halk Ozanları Kültür Derneği (OZAN-DER) Hakk’a yürüyüşünün 50. Yılında Aşık Veysel’i andı.
    Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde yapılan anmaya ilgi bir hayli yoğun oldu.

    “AŞIK VEYSEL ‘ÇOCUKLARI OKUTUN’ DEMİŞTİR”

    Gecenin açılışında konuşan OZAN-DER Başkanı Hüsnü İyidoğan, aşıklık geleneğinin Anadolu’daki birçok halk tarafından farklı dillerde icra edildiğini ifade etti ve ekledi; “Bu geleneğin ana temsilcisi olarak Alevi-Bektaşi ozanlarını görmekteyiz. Bu geleneğin binlerce yıldır Anadolu’da sürdürüldüğünü de görebiliriz. Ozanlık geleneği Anadolu’nun kültürel arşivi anlamına gelir. Ozanlık köyün, kırsalın alfabesi olmuştur.”

    Aşık Veysel Kültür Derneği Başkanı Mustafa Özarslan ise “Ozanlarımızın bize bıraktığı emeğe sahip çıkmak için buradayım. İyi ki ozanlarımız var. İyi ki Aşık Veysel var. Onun bıraktığı bayrağı devralıp yol almak adına biz her şeye rağmen varız. Dernek olarak deprem döneminde yaklaşık 500 depremzedeye 6 ay bakabildik. Şimdi ise özellikle depremzede kız öğrencileri cüzi rakamlarla konukevinde ağırlıyoruz. Kızlarımızın okuması adına her türlü desteği sağlayacağız. Aşık Veysel de ‘çocukları okutun’ demiştir. Onun yolunda ilerlemeye gayret gösteriyoruz” dedi.

    Mustafa Özarslan, konuşmasının ardından Aşık Veysel’e ait nefes ve deyişler seslendirdi.

    “VEYSEL OLMASAYDI BU TOPRAKLAR EKSİK KALACAKTI”
    Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ise Aşık Veysel’in, aşıklık geleneğinin en büyük temsilcilerinden biri olduğunu vurgulayarak şu konuşmayı yaptı:
    “Sanat, milleti aydınlatır, barışı getirir. Onun için göreve başladığımdan beri kültür sanata önem verdim. Veysel’in gözü karanlıktı ancak içi aydınlıktı. Birçoğumuzun olamadığı kadar çağdaştı. Görmeyen gözleriyle hepimizden çok gören bir aydın olmuştur. 7 yaşında gözlerini kaybetmiş, o kadar mana yüklü ifadeler kullanmış ki her bir satırı için bir kitap yazılabilir. Veysel, şiirlerinde Anadolu’yu, doğayı, aşkı anlattı. Aşık Veysel olmasaydı bu topraklar eksik kalacaktı. Aşık Veysel’i minnetle anıyorum.”

    Konuşmaların ardından Ümit Özdizlekli yönetimindeki Ozan-Der Korosu, Aşık Veysel’e ait ezgileri seslendirdi.
    PİRHA/ANKARA

  • Esenler Cemevi, 3 Aralık’ta Aşık Veysel’i anacak

    Esenler Cemevi, 3 Aralık’ta Aşık Veysel’i anacak

    PİRHA – Esenler Cemevi, Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde 3 Aralık Pazar Günü saat 17.30’da Aşık Veysel’i anma etkinliği düzenleyecek.

    Esenler Cemevi tarafından düzenlenecek olan anmada Zakirin Avazı, Mustafa Kemal Aksay ve Tahir Ayne, Esenler Cemevi semah öğrencileri ve Simge Bozkurt sahneye çıkacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • PSAKD Diyarbakır Şubesi’nde Aşık Veysel anıldı – VİDEO

    PSAKD Diyarbakır Şubesi’nde Aşık Veysel anıldı – VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi/Cemevi’nde  Aşık Veysel anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Aşık Veysel’in 109 yıllık sazını çalıp türküler söyleyen Şentürk İyidoğan, sazın 1999’da kendisine verildiğini belirtti.

    UNESCO’nun ilan ettiği 2023 Aşık Veysel Yılı kapsamında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi/Cemevi’nde  Aşık Veysel anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Sivaslı Saz Ustası ve Halk Ozanı Şentürk İyidoğan, Aşık Veysel’in sazıyla ozana ait türküleri seslendirdi.

    “AŞIK VEYSEL ÖNEMLİ BİR HALK OZANIDIR”

    Etkinlikte konuşan PSAKD Diyarbakır Şubesi/Cemevi Eşit Başkanı Aydın Atlı şunları dile getirdi:
    “2023 yılı UNESCO tarafından Aşık Veysel’i anma yılı olarak kabul edildi. Bu nedenle de bir etkinlik düzenlemek istedik. Sözlü kültürün ve aşık geleneğinin son büyük temsilcilerinden olan Aşık Veysel Şatıroğlu’nu özlemle anıyoruz. Aşık Veysel olarak bilinen Veysel Şatıroğlu 1894 yılında Sivas’ta doğmuştur. Türk edebiyatına kazandırdığı eserleriyle ölümsüzlük katan Aşık Veysel önemli bir halk ozanıdır. ‘Uzun ince bir yoldayım, ‘Benim sadık yarım kara topraktır’, ‘Dostlar beni hatırlasın’ gibi büyük eserlerin sahibi olan Aşık Veysel ölümünün 50. yıl dönümünde saygıyla anılıyor.”

    “AŞIK VEYSEL BENİM HAYATIMDA HEP OLDU”

    Aşık Veysel’in sazının 1999 yılında kendisine verildiğini söyleyen Şentürk İyidoğan, “Asıl bana türküyü söyleten rahmetli Muhlis Akarsu olsa da benim hayatımda hep Aşık Veysel olduğu için size hem Aşık Veysel’den çalıp hem de anlatmak istiyorum” dedi.

    İlgi ve beğeni toplayan etkinlik, Aşık Veysel’e ait türkülerin dinletisiyle son buldu.

    Ferhat GÜRGEN/DİYARBAKIR

  • Aşık Veysel, Hızırşah Festivali’nin 2. gününde türküleriyle anıldı-VİDEO

    Aşık Veysel, Hızırşah Festivali’nin 2. gününde türküleriyle anıldı-VİDEO

    PİRHA – Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nın(HBVAKV) düzenlediği 13. Hızırşah Festivali kapsamında Aşık Veysel’i anma programı yapıldı.

    UNESCO tarafından 2023 yılının “Aşık Veysel yılı” ilan edilmesinin ardından Hızırşah etkinliklerinde de Veysel’in hayat hikayesine yer verildi.

    Festivalin 2. gününde, Aşık Veysel ile ilgili sunum yapılmasının ardından birçok müzisyen tarafından Veysel’in eserleri seslendirildi.

    Hüseyin Çoban, Aşık Veysel’in yaşamına ilişkin yaptığı sunumda, “Aşık Veysel’i anlatmak için türküyü bilmek, türküleri anlamak gerekiyor” dedi. Çoban, ayrıca Veysel için kaleme alınmış şu şiiri de okudu:

    Bu güzel insanı nasıl anlatsam,

    Sevgi bahçesinde güllerde Veysel.

    Ne yalan söylesem ne yanlış katsam,

    Yalın Türkçesiyle dillerde Veysel.

    Sivrialanın mor menekşe gülünden,

    Yunus tutmuş sanki onun elinden,

    Hacı Bektaş, Pir Sultan’ın yolundan,

    Hakk’a niyaz eden kullarda Veysel.

    ALEVİ BEKTAŞİ TEKKELERİNİN AŞIK VEYSEL’E KATKISI!

    Hüseyin Çoban, Aşık Veysel’in, Sivrialan köyüne yakın olan Mustafa Abdal Tekkesi’nde sanat eğitimine başladığını belirterek şunları kaydetti:

    “Veysel’in, ilk sazını almasındaki maksat şudur: Köy derneklerinde, düğünlerinde, odalarında türkü söyler, saz çalar ve geçimini sağlar. Çünkü fukara Anadolu çocuğu ve kör bir çocuk; yoksa hayata nasıl tutunur! İşte bu noktada karamsarlık da hâkim olur. Karamsarlık hâkim olur ancak Veysel, azim ve cesareti de bırakmaz. Hem ana hem babadaki bu karamsarlıktan çıkarak Aşık Veysel’in toplum hayatında parlamasına bir ‘efsane’ diyebiliriz. Bu çok önemli. Çünkü bu efsanenin oluşmasında Veysel’in yaşadığı çevre, Alevi Bektaşi inanç ögeleri ve Alevi Bektaşi tekkelerinin katkısı, ayrıca 1931 Sivas Aşıklar Bayramı en büyük etkendir. Aşık Veysel’in yetiştiği topraklarda bu maya var zaten.

    Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Emlek bölgesi Agahi Kenter babası, Ali İzzettin’i, Devrani’si ve Aşık Veli’si… Bunlar Cumhuriyet öncesi ve Cumhuriyet sonrası yetişmiş halk ozanlardır. Veysel de bunlardan etkilenir.

    Gönül sofrasını açmış erenler,

    Nerede pişip yanmış karası yoktur.

    Bu nasıl bir tarz var mı görenler,

    Kilosu gramı darası yoktur.

    Aşkın deryasına girip yüzenler,

    Karanlıkta kördüğümü çözerler.

    Sır içinde iki cihanı gezerler,

    Gecesi gündüzü sırası yoktur.

    1931 aşıklar bayramına kadar Veysel’in kendi şiiri ve bestesi yoktur. Yani 39 yaşına kadar Veysel’in dili çözülmemiştir. Halk deyimiyle Aşıklar Bayramına çağırırken de her ozan kendi demesini söyler. Aşık Veysel usta malı türkülerini söyler. Söylediği türkülerden bir tanesi de şudur:

    Mecnunum Leylamı gördüm,

    Bir kere de baktı geçti

    Ne sordum ne de söyledi,

    Kaşlarını yıktı geçti.

    Veysel, Aşıklar Bayramında gelecekteki kişilik hayalini de yüksek oranda kurmaya başlar artık. Aşık Veysel’in bu hayali, kafasındaki hedeflere ulaşmak için önemli bir etkendir. Çünkü fukara ve kör Veysel artık kendine bir hedef koymuştur. Anadolu halk kültürünün, türkülerin kendi uğraşı içerisinde bir noktayı yakalayacağına da inancını tam sağlamıştır. Halk kültürünün bozulmamış bu temsilcisi, gözleri görmeyen Veysel, sonrasında Ankara’da halk evine düşer. Halkevinde aydınlar tarafından baş tacı edilir.”

    Yapılan sunumun ardından Cihan Yıldız ve Özcan Parlaktaş, Aşık Veysel’in birbirinden güzel eserlerini seslendirdi.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA