Etiket: aşırı sağ

  • Fransa erken seçime gidiyor; Cumhurbaşkanı parlamentoyu feshetti

    Fransa erken seçime gidiyor; Cumhurbaşkanı parlamentoyu feshetti

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AP seçimlerinde ülkesinde aşırı sağın açık farkla ilk sırada çıkması üzerine parlamentoyu feshederek erken genel seçim kararı aldı.

    Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde sandık çıkış anketlerine göre, Marine Le Pen’in aşırı sağcı partisi Ulusal Cephe yüzde 32 ile Macron’un partisinin iki katı oy aldı. Fransa’da AP seçimlerinde aşırı sağcı Ulusal Birlik Partisi (RN) yüzde 31,50’lik oranla ve açık ara farkla ilk sırayı alırken, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi Rönesans yüzde 15,2’lik oranla ikinci oldu.

    Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, AP seçimlerinde ülkesinde aşırı sağın açık farkla ilk sırada çıkması üzerine parlamentoyu feshederek erken genel seçim kararı aldı. Partisinin açık farkla yenilgiye uğramasının ardından açıklamalarda bulunan Macron, sonuçların “Avrupa’yı savunan partiler için iyi olmadığını” kabul etti ve 30 Haziran – 7 Temmuz tarihlerinde erken seçime gidileceğini duyurdu. Macron, “Oylamayla, parlamenter geleceğimizin seçimini yeniden size vermeye karar verdim. O yüzden bu akşam Ulusal Meclisi feshediyorum” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Almanya’nın doğusunda gerilim: Aşırı sağcılar ve solcular karşı karşıya geldi

    Almanya’nın doğusunda gerilim: Aşırı sağcılar ve solcular karşı karşıya geldi

    Almanya’nın doğusundaki Chemnitz’te bir kişinin öldürülmesi Neo Nazi’leri ve solcuları karşı karşıya getirdi.

    Almanya’nın doğusundaki Chemnitz şehrinde aşırı sağcılarla karşı gösteriler düzenleyen faşizm karşıtı gruplar arasında arbede çıktı. Saksonya eyaleti polisi, yaralılar olduğunu açıkladı. Polis her iki tarafın birbirlerine havai fişek ve bazı cisimler fırlattığını söyledi.

    Chemnitz’deki şiddet olayları, pazar günü bir Almanın bir sokak kavgasında bıçaklanarak öldürülmesi sonrası başlayan ırkçı gösterilerin ikinci gününde tırmandı. Polis olayın ardından bir Suriyeli bir de Iraklı şüpheliyi gözaltına almıştı.

    PROTESTOLAR NEDEN BAŞLADI?

    Aşırı sağcıların sokağa dökülmesine neden olan, pazar gecesi bir sokak festivali sırasında yaşanan ve bir Alman’ın ölümüyle sonuçlanan kavgaydı. Kavganın neden başladığı ise bilinmiyordu.

    35 yaşındaki marangoz ciddi şekilde yaralandı ve kaldırıldığı hastanede öldü. Yanındaki 30’lu yaşlarındaki iki Alman erkek de yaralandı. Olay sonrası 23 yaşındaki bir Suriyeli ve 22 yaşındaki bir Iraklı gözaltına alındı. BBC Türkçe’deki habere göre sosyal medyada kavganın bir kadına yönelik cinsel tacizden kaynaklandığı söylentisi dolaşırken, polis iddiaları reddetti.

    Önce kavganın olduğu pazar günü yaklaşık 100 kişinin katıldığı bir protesto düzenlendi. Ardından Chemnitz’deki Karl Marx anıtının önünde 800 kadar kişi toplandı. Alman basınına göre polis, protestoların bu kadar büyümesi ve göstericilerin öfkesi karşısında şaşkındı.

    İslam ve yabancı karşıtı Pegida hareketi pazartesi öğle saatlerinde yeni bir protesto düzenlenmesi çağrısı yaptı.

    Aşırı sağcı AfD’li milletvekili Markus Frohnmaier de Twitter’dan yaptığı paylaşımda göç akınında geçtiğimiz yıllarda görülen artışa ithafla “Devlet vatandaşlarını artık korumayacaksa o zaman insanlar sokaklara çıkar ve kendilerini korur. Bu kadar basit” ifadelerini kullandı.

    Pazartesi geldiğinde cinayetin yaşandığı yerde mumlar yakılırken öfke büyüdü. Göstericiler Marx anıtında kalabalıklaşırken karşıt gruplar da hemen yakınlarda toplandı. Metrelerce ötedeki Nazi karşıtı göstericiler de aşırı sağcıları protesto etti. Polis fırlatmak için yerdeki taşları almaya başlayan maskeli göstericileri de uyardı.

    Reuters’ın haberine göre iki taraftan da atılan hava fişekler yaralanmalara yol açtı, polis tazyikli su taşıyan araçlar getirdi. Aşırı sağcılar arasında Hitler selamı verenler, “Mülteci akınını durdur” yazılı göç karşıtı pankartlar tutanlar olduğu belirtildi. Yüzlerce aşırı sağcı gösterici, protestolar durduktan sonra da yabancı olduğunu düşündüğü kişilere saldırmaya başladı.

    MERKEL: YASADIŞI ADALET ARAYIŞINA HOŞGÜRÜ GÖSTERMEYECEĞİZ

    Almanya hükümeti ise Chemnitz’de yaşanan şiddet olaylarını kınadı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, “yasa dışı adalet” arayışına hoşgörü göstermeyeceklerini söyledi. Merkel’in Sözcüsü Steffen Seibert gazetecilere yaptığı açıklamada, “Farklı görünen ve farklı kökenlerden gelen insanların takip edilmesine ve bazılarının nefreti sokaklara yayma çabalarına müsamaha göstermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Açıklamada “Alman hükümeti en güçlü şekilde olanları kınıyor. Chemnitz için mesajımız, Almanya’da yasadışı adalete, hoşgörüsüzlüğe ve radikalizme yer olmadığıdır” denildi.

    Sol Partili Milletvekili Martina Renner ise Twitter’dan yaptığı açıklamada “Sebebi bilinmeyen korkunç bir cinayet, ırkçı isyanlara alet edilmektedir” yazdı.

  • Berivan Aslan: Sol kendi arasında kavga ederken, faşist zihniyet güçlendi

    Berivan Aslan: Sol kendi arasında kavga ederken, faşist zihniyet güçlendi

    PİRHA- Avusturya’da Yeşillerden milletvekili adayı olan Berivan Aslan, “Yeşiller Partisi tarihinde ilk kez meclis dışı kaldı. Bunu kimse öngörmemişti. Aslına bakarsanız Yeşiller kendi içerisinde de kırılmalar yaşadı. Sol kendi arasında kavga edip yorulurken, faşist zihniyet güçlenip büyüdü” şeklinde konuştu.

    Avusturya’da 15 Ekim’de yapılan seçimlerde yine aşırı sağın zaferi konuşuluyor. Hem de uzun bir aradan sonra iktidar ortağı olarak. Geçen yıl Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hatırı sayılır destek bulan aşırı sağcı aday ile tartışmalar alevlenirken, şimdi de 15 Ekim’de oylarını yükselten aşırı sağın iktidar ortağı olması gündemde. Nitekim aldığı 31.5’lik oy oranıyla seçimlerin kazananı genç siyasetçi Sebastian Kurz’un partisi Avusturya Halk Partisi (ÖVP), yüzde 26 oranında oy alan aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) ile koalisyon görüşmelerine başladı. Kurz ayrıca, Noel öncesi hükümet kurmayı hedeflediklerini de belirtti. Avusturya Sosyal Demokrat Partisi (SPÖ) oyların yüzde 26,3’ünü alırken, Yeşiller ise oy kaybına uğrayarak oyların yüzde 4,9’unu aldı. Meclise giremeyen Yeşiller dört yıl önceki seçimlerde oyların yüzde 12,4’ünü almıştı.

    Yeşillerden Tirol bölgesinde milletvekili adayı olan ve Ekim 2013 tarihinde yapılan seçimlerden bu yana Federal Parlamento’da yer alan Berivan Aslan PİRHA’ya Avusturya seçimleri sonrası genel tabloyu ve aşırı sağın yükselişini değerlendirdi.

    “SOL KENDİ ARASINDA KAVGA EDERKEN, FAŞİST ZİHNİYET GÜÇLENDİ”

    Sağ popülist ve neoliberal akımların Avusturya’da sadece siyasi iklimi değiştirmediğini, aynı zamanda tüm endüstri ülkelerinde bir sorun haline geldiğini düşünen Aslan, “Yeşiller Partisi tarihinde ilk kez meclis dışı kaldı. Bunu kimse öngörmemişti. Aslına bakarsanız Yeşiller kendi içerisinde de kırılmalar yaşadı. Bu solun da bir hastalığı haline geldi. Sol kendi arasında kavga edip yorulurken, faşist zihniyet güçlenip büyüdü” diyor.

    Yeşilleri gelecek seçimler için yeniden inşa etmeye çalıştıklarını ifade eden Aslan, hala Avrupa Parlamentosu’nda yer aldıklarını ve 9 eyaletin 6’sında yerel meclislerde iktidarda olduklarını belirtiyor.

    “AKP’NİN AVRUPA POLİTİKASI GÖÇMENLERİN AİDİYET HİSSİNE ZARAR VERDİ”

    Sağın yükselişine neden olan etkenleri de Aslan şöyle sıralıyor:

    “Radikal İslamın yaygınlaşması, mülteci krizi, solun güçsüzleşmesi, AKP siyasetinin Avrupa’da giderek etkili bir halde olması.”

    Göçmen haklarını savunan sol partilerin Gezi olaylarından bu yana AKP iktidarı tarafından düşman olarak damgalandığına dikkat çeken Aslan, bu durumun göçmenlerin aidiyet hissine de zarar verdiğini söylüyor. Bu durumun ise sağcılar tarafından, “Müslümanlar entegre olmak istemiyor” şeklinde kullanıldığına vurgu yapıyor.

    “AŞIRI SAĞCI FPÖ KENDİNİ SİSTEMİN KURTARICISI OLARAK TANITTI”

    Diğer taraftan aşırı sağcı FPÖ’nün ise kendisini seçmenlere “kaosu gideren, istikrarı sağlayan, yoksulun yanında duran, sistemin kurtarıcısı” olarak tanıttığına işaret eden Aslan, ”Fakat özünde otoriter devlet zihniyetine sahip olan, aşırı milliyetçi ve emperyalizmi tetikleyen bir görüştür. Geçmişte FPÖ iktidarda olduğu dönemlerde sosyal devlete zarar vermiştir. Ülkeyi borca sürükleyerek, yolsuzluklara bulaşmıştır. Maalesef  Avusturya Halk Partisi’nin (ÖVP), aşırı sağcı FPÖ’den farklı bir siyaset izlediğini söyleyemeyiz. Yeşillerin bir çok seçmeni bu tablodan dolayı ÖVP-FPÖ koalisyonunu önlemek amacıyla oyunu sosyal demokrat SPÖ’ye vermiştir. SPÖ bile ilk kez FPÖ gibi bir zihniyetle beraber koalisyona girmek için kapılarını açmıştır. Fakat uzlaşamadıkları için bu fikirden vazgeçmiştir” diye belirtiyor.

    “GENEL BAŞKANIMIZDAN SONRA, EN ÇOK OYU ALDIM”

    Milletvekilliği yaptığı süreçte tehditlere de maruz kaldığını kaydeden Aslan, sözlerini şöyle sürdürüyor:

    “ Gezi olaylarından bu yana AKP UETD adlı lobi organizasyonları ile sürekli iç siyaseti etkilemeye çalıştı. Antidemokratik yapılanmaları eleştirenler hedef haline getirildi. Almanya’da mesela Cem Özdemir ve Sevim Dağdelen hedefti. Avusturya’da ise bendim. Her türlü iftira ve karalama politikalarına maruz kaldım. Benim fotoğrafımın yer aldığı pankartlarla yürüyüş düzenlediler. Fakat hedefledikleri gibi beni meclisten çıkaramadılar. Onlara karşı cevabımı kararnamelerle verdim. Şu an meclis dışı kalmam elbette kişisel başarısızlığımdan dolayı değil, partimin meclis dışı kalmasından dolayıdır. Avusturya genelinde genel başkanımızdan sonra en çok tercihli oyu aldım. Seçmenin verdiği bu mesaj açık ve net. Doğru yoldayım ve mücadeleyi sürdürmem isteniyor”

    “FAŞİSTLERİN KABUSU OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Gelecek projeler için kollarını sıvadığını belirten Aslan, “demokratik kitle yararına projeler ve öneriler hazırlamaya başladım. Daha güçlü bir şekilde geri döneceğiz. Faşistlerin kabusu olmaya devam edeceğiz” diyor.

    Elif SONZAMANCI