Etiket: askeri operasyon

  • Hakan Tahmaz: Bu koşullarda Kürt sorununda çözüm beklenemez!-VİDEO

    Hakan Tahmaz: Bu koşullarda Kürt sorununda çözüm beklenemez!-VİDEO

    PİRHA- Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz, tarihi fırsat olarak değerlendiği sürecin, somut adımlarla ilerlemesi gerektiğinin altını çizerek, “Muhalefet hareketinin bunu daha içselleştirerek güç vermelidir. Alevi kurumları, emek, meslek örgütleri, barış ve insan hak temelli çalışanlara büyük görev düşüyor. Biz bir eşiği aşmalıyız. Bu eşiği bir kaç ay içerisinde aşarsak yürüyeceğimiz yol daha netleşir, daha berraklaşır” dedi.

    PKK Lideri Abdullah Öcalan 27 Şubat’ta paylaşılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın yankıları sürüyor. Çağrı ülkenin tüm farklı kesimleri ve uluslararası kamuoyunda yankı bulurken, aradan bir ay geçmesine rağmen devlet ve iktidar halen somut bir adım atmış değil.

    Tüm bu gelişmeler yaşanırken 6 Mart’ta Suriye’de Alevilere yönelik soykırım saldırıları devam ederken, yakın zamanda ise CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlarının da aralarında olduğu 48 kişi tutuklandı. CHP’li Şişli Belediyesi’ne ise kayyım atandı.

    Barış Vakfı Başkanı Hakan Tahmaz, Suriye ve Türkiye’deki gelişmelere dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “TÜRKİYE İÇİN TARİHSEL BİR FIRSAT”

    27 Şubat tarihinde açıklanan çağrının Kürt siyasi hareketi için tarihsel bir dönüşüm ve Türkiye içinde tarihsel bir fırsat olduğunu söyleyen Hakan Tahmaz, “Özellikle de bizim gibi Kürt sorunu merkezli çatışma çözümlü çalışan insanlar, kurumlar için de tarihsel bir önemi var. Öcalan o metinde hem silahlı mücadele süreci, hem bölgesel gelişmeleri hem Türkiye’de gelinen noktayı, silahlı mücadelenin anlamı üzerine yeni tespitler yapıyor. Silahlı mücadeleyi, silahlı çatışmayı sonlandırmaya karar vermiş durumda. Bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Kıymeti bizim için şuradan geliyor; Türkiye’de Kürt sorunu, Kürt çatışması dediğimizde devlet, sivil toplum ve bütün Türk aklı bunu bir parantez içine alarak bölünme, terör parantezine alarak yaklaşıyordu. Bazı kulaklar sağırdı, duymak istemiyorlardı. Bu Türkiye toplumunun çok geniş kesiminde duyulmuyordu. O nedenle sadece devletle sınırlı, Türk siyaseti ile sınırlı bir şeyden bahsetmedim” dedi.

    “CHP ÖNEMLİ YENİ BİR POZİSYONA GEÇTİ, KIYMETLİDİR”

    Kürt sorununun demokratik ve hukuki zeminde çözümünde CHP’nin kendi realitesine uygun bir biçimde oldukça önemli bir yeni pozisyona geçtiğini belirten Hakan Tahmaz, “Kürtlerle eşit yaşamak isteyen herkes bu sorunun çözümüne, bu sorunun eşit yaşam hakkına, özgür yaşam hakkı için elinden geleni yapsın dedi. İkincisi bunu yaparken ikinci önemli nokta toprağa bağlı güç, egemenlik paylaşımı tezinden geri çekildi. Bugün bunun anlamı dikkat ediyorsanız kimliğe saygı ve memleketin demokratik geleceği ve bekası için bir şeyden söz ediyor. Bu beka kelimesini iktidar kullanıyor ama Öcalan’ın kullandığı anlamda söylersek başka dış güçlerin oynadığı role dikkat çekiyor. Bunu Türkler için bir beka, Kürtler için bir beka işareti oldu. Bunun için kıymetli buluyoruz ama üzülerek bir parantezde de belirteyim ne sivil toplum örgütü ne toplumun farklı kesimleri ne de Türk siyasi hareketi bunu tam idrak ettiği kanaatinde değilim. Bugün ortaya çıkmış toplumsal fırsatı değerlendirmek gerekir. CHP’nin bizim beklediğimiz ölçüde olmasa da kendi realitesine uygun bir biçimde oldukça önemli bir yeni pozisyona geçti. Geçti en azından “Biz bu işin karşısında durmayacağız. Bu çağrının karşılık üretmesi, PKK’nin silahı bırakması, kongreyi toplamaları için bizim üstümüze düşen ne varsa yaparız” anlamına gelen bir tutum takındı. Bunun da çok çok kıymetli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    “İKTİDARIN İŞİ BUGÜN DAHA KOLAY; GEREKLİ ADIMLARIN ATILMASI LAZIM”

    Sürecin nihayete ulaşmasının önündeki en büyük belirsizlik olarak görülen devlet ve iktidarın adım atmamasını değerlendiren Tahmaz, “Ben bu şu anı 2015 Dolmabahçe açıklaması süreci öncesine çok benzetiyorum. O zaman da tartışma PKK’nin kongreyi toplaması devletin yapması gereken işler ve tabi o süreçten bir farkı var. O zaman Kürt sorununun demokratikleşmesi için adımlar atılması bekleniyordu kongre için. Bugün aslında iktidarın işi daha kolay. Kongrenin başarıyla sonuçlanması için atması gereken adımlar var. Yani silahı bırakanların toplumsal yaşama katılımının yolu, yöntemi üzerine bir şey söylemesi lazım, yasal düzenleme yapması lazım. Abdullah Öcalan’ın kongrede görüşlerini, tutumunu, yaklaşımını etkin bir biçimde sunacağı zemin sunması gerekir. Bunun nasıl olacağına biz karar veremeyiz. Üçüncüsü kongrenin güvenlikli zeminde gelişebilmesi için askeri hareketliliği ve siyasi operasyonun durdurulması gerekir. Çünkü ne konuşuldu bilmiyoruz. Kamuoyuna açıklanmış bir şey yok. Ama karşılıklı kimim adım atacağı üzerine bir tartışma var” diye belirtti.

    “BELİRSİZLİK ORTAMINDA SİLAH BIRAKMANIN BAŞARILI ÖRNEĞİ YOK”

    “Dünyada belirsizlik ortamında bir silah bırakmanın başarılı örneği yok” diyen Hakan Tahmaz, hak temelli demokratik siyaset alanının iktidarca darlaştırıldığına dikkat çekerek, şunları dile getirdi:

    “Benim görebildiğim kadarıyla bunun altını çizerek söylüyorum. Dünyada belirsizlik ortamında bir silah bırakmanın başarılı örneği yok. Kastettiğim şu; silahı bırakma politik güvenlik, demokratik zemin oluşturularak olur. Ama bizim görevimiz bitti diyor, ben burada bir sorun olduğu kanaatindeyim. Demokratik mücadele zemininde bu kadar itirazın bastırılmaya, muhalifleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışıldığı bir ortamda toplumsal destek sürece mümkün değil. Hatırlarsanız 2014 Kasım’ında Kobane ile dayanışma eylemleri sonrası ortaya çıkan bir güven sorunu vardı. Aralık ayında mecliste bir yasa tasarısı sunuldu ve o yasa tasarısı da güvenlik yasa tasarısıydı. Mecliste CHP, HDP milletvekilleri yasanın çıkmaması için çaba sarf ettiler. Çünkü demokratik alanı, hak temelli, demokratik siyaset mücadele alanını darlaştırdı. Şimdi aynı şekilde yapılıyor. Bakın Eğitim-Sen’e sendikal faaliyetleri nedeniyle yöneticilerine ev hapsi verildi. Bir sürü gazetecilere yönelik operasyonlar var.”

    “BERTARAF EDİLMEZSE DAHA KÖTÜ SONUÇLARI OLABİLİR”

    Demokratik siyaset alanına böylesi müdahalenin tarihsel fırsatın gerçekleşme ihtimalini kırdığını sözlerine ekleyen Hakan Tahmaz şöyle devam etti:

    “Daha da vahimi şu dağdakilerin silah bırakmasını istiyoruz sonra devlet aklı ya da devlet içinde birisi orada siyaset yapanların, siyaset yapma biçimlerini bahane ederek, Kürtlükleri, Kürt hareketinden olmaları bahane edilerek operasyon yapılıyor. Bu gerekçe yapılmış. Çok açık bir şekilde Kürtlerin batıda seçilmesini sağlamak, Kürt kelimesini kullanan bir dönemde geçiyor. Şimdi bunun sürece, bu tarihsel fırsatın gerçekleşme ihtimalini kırıyor. Artık silah toplumsal hayattan silah çatışması çıkacak. Kürt sorunun demokratik çözüm mücadelesini hukuk ve parlamenter zeminde sürdürülmesi için bir fırsat doğacak. Bir iktidar bundan neden korkar. Çünkü siyaset bagajı ile bu süreç uymuyor. Tıpkı 1919’da ki gibi. Şimdi bunun bertaraf edilmesi gerekir. Bertaraf edilmesinin nedeni daha büyük sorunlarımıza kapı aralayacak bir eşikteyiz. Öcalan’ın da metinde ifade ettiği gibi bölgesel gelişmeler, uluslararası gelişmeler, Türk siyasetinin, toplumun geldiği yer açısından daha kötü sonuçlar olabileceğini düşünüyorum.”

    “SURİYE’NİN GELECEĞİ İLE TÜRKİYE’NİN İLİŞKİSİ İÇ İÇE GEÇMİŞ VAZİYETTE”

    Hakan Tahmaz, Suriye’de Alevilere yönelik katliam saldırılar ve Suriye’deki gelişmelerin Türkiye’ye yansımasına dair şunları kaydetti:

    “Bunun en kestirme örneği Suriye’de yaşandı. Öncelikle tabi ki böyle bir katliamın olması sonrasına Türkiye’de yaşayan insanların gözü, kulağı Suriye’de. Böyle bir katliamla karşı karşıya gelmesi silahsızlanma ve sürecinin toplumsallaşmasının destek görmesini engelleyen önemli bir unsur. Bir soykırım olmasının ötesinde.

    Kuzey Doğu Suriye yönetimi ile Şam yönetimi bir barış anlaşması imzaladı. Bunun ne kadar hayata geçeceği ayrı bir tartışma ama bu barış anlaşması oldukça kıymetli. Suriye açısından da kıymetli. Sonuçta bizim açımızdan da kıymetli. Çünkü Suriye’nin geleceği ile Türkiye’nin ilişkisi iç içe geçmiş vaziyette. Hem Kürtler açısından hem Türkiye açısından. Ama Türkiye ne yazık ki anladığımız ve hissettiğimiz kadarıyla bu barış anlaşmasından pek hoşlanmadı ve o anlaşmanın kadük kalması için diplomatik girişimler yaptı. Bu da hem süreç açısından hem Suriye’nin geleceği açısından Türkiye’nin kendi ayaklarına kurşun sıkması gibi bir şey olacak. Neden? Suriye istikrara kavuşmadığı sürece Türkiye’de ne yaparsak yapalım çözülebilecek durumda olmayacak.”

    “ALEVİLERİN VE KÜRTLERİN KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEDİĞİ KOŞULLARDA İŞ ZORLAŞIR”

    Güvenlik merkeziyetçi bir yaklaşımla toplumsal sorunların çözülemeyeceğini dile getiren Tahmaz, “Çünkü bu sorun Türkiye’nin sorunu olmaktan çıktı. İstanbul’da kayyım atayacaksınız, muhalifleri susturacaksınız, gençleri susturacaksınız sonra PKK’den karşılık üretmesini reel bir karşılık üretmesini bekleyeceksiniz. Bu hayal ürünüdür. Aynı şey Suriye’de ki çatışmaların sürmesi durumunda da Kürtlerin, Alevilerin kendilerini güvende hissetmediği koşullarda bu iş zorlaşır. Kongre toplanabilir açık söyleyeyim. Silah bırakma kararını alabilir. Ama mesele ortada durduğu için, çatışma sürdüğü için PKK değil de başka birileri yeni bir çatışma alanına kendilerini güvende hissetmek için yönelir. Türkiye bunu göze almış vaziyette davranıyor. Yani burada da çok bariz bir şekilde devletin, toplumun bekasından daha çok siyasi bagajı belirleyici olur. 21. yüzyılda bu kadar büyük güçlerin, farklı aktörlerin bir arada aynı sorunla ilgilendiği bir yerde bu kadar kapalı devre ve güvenlikçi merkeziyetçi, tekçi bir yaklaşımda toplumsal sosyal hiçbir sorun çözülemez” şeklinde konuştu.

    “BU KOŞULLARDA SONUÇ BEKLENEMEZ, BU EŞİĞİ AŞMALIYIZ”

    Tahmaz, 27 Şubat’ta açıklanan çağrının Türkiye’nin demokratikleşmesine kapı açacak bir fırsat olduğunu kaydederek şunları ekledi:

    “Benim görebildiğim kadarıyla hükümet şuanda sürece ilişkin herhangi bir açıklama içerisinde değil. Ama başka bir durum var ortada. Bir toplum bu işin niteliğinin farkında değil. İkincisi de İmamoğlu operasyonu ile ortaya çıkan bu durum iki şeyi gösteriyor. Kürtlerin demokratik alanda siyaset yapmasına ilişkin daha güçlü bir iradenin şekillenmesi. Görüldüğü gibi bütün Newroz’larda Türkiye’nin demokratikleşmesi ile Kürt sorununun çözülmesi arasında bağı güçlü bir şekilde vurgulandı. Hiç kuşkusuz ki Özgür Özel’in konuşmaları bu paraleldeydi. Bu hattı geliştirecek bir yola girilmesi gerekir. 27 Şubat’ta ki çağrıda Türkiye’nin demokratikleşmesinin kapısını açacak bir fırsat.

    Muhalefet hareketinin bunu daha içselleştirerek güç vermelidir. Şu anda bir taraftan askeri operasyonlar sürüyor. Yani bu koşullarda nasıl sonuç beklenebilir. Özellikle muhalefetin çeşitli kurumları, Alevi örgütleri, emek örgütleri, meslek örgütleri, barış çözüm çalışanlara, hak temelli çalışanlarına büyük görev düşüyor. Biz bir eşiği aşmalıyız. Bu eşiği bir kaç ay içerisinde aşarsak yürüyeceğimiz yol daha netleşir, daha berraklaşır diye düşünüyorum.”

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR

     

     

  • Dersim’de, askeri operasyon Kakper köyü yakınlarında sürüyor, halk endişeli-VİDEO

    Dersim’de, askeri operasyon Kakper köyü yakınlarında sürüyor, halk endişeli-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Ovacık ilçesinin Kakper köyü 6 gündür bombalanıyor, köye giriş çıkışlar yasaklı, köylüler korku dolu anlar yaşıyor. 

    Dersim’de “Eren Abluka-7 Operasyonu” ismiyle başlatılan askeri operasyon Ovacık-Hozat ilçeleri arasındaki Kakper, Zoğar, Tanzi, Kızıl Kilise ve Çamurek köylerinin bulunduğu bölgede devam ederken, köylerin yakınlarında da 6 gündür bombardıman yapılıyor.

    Kakper köyüne giriş çıkış yasağı devam ederken, köyde şeker hastası, tansiyon hastası olan insanlar var. Köye yakın yerlerin bombalanmasıyla bayılanların olduğu, evlere yakın yerlere boş mermi kovanlarının düştüğü belirtiliyor.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, askeri operasyonlarla köylere yakın yerler 3 gündür bombalanıyor-VİDEO

    Dersim’de, askeri operasyonlarla köylere yakın yerler 3 gündür bombalanıyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de başta Aliboğazı olmak üzere Ovacık-Hozat-Çemişgezek arasında yer alan bölgelerde askeri operasyon yapılıyor.

    Dersim’de “Eren Abluka-7 Operasyonu” ismiyle başlatılan askeri operasyon Ovacık-Hozat ilçeleri arasındaki Kakper, Zoğar, Tanzi, Kızıl Kilise ve Çamurek köylerinin bulunduğu bölgede devam ederken, köylerin yakınlarında 3 gündür bombardıman yapılıyor.

    Dersim’in Ovacık ilçesinin Kakper köyü yakınına atılan bombardıman kameralara yansıdı.

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de, askeri operasyonlarla köylere yakın yerler bombalanıyor

    Dersim’de, askeri operasyonlarla köylere yakın yerler bombalanıyor

    PİRHA-Dersim’de başta Aliboğazı olmak üzere Ovacık-Hozat-Çemişgezek arasında yer alan bölgelerde askeri operasyon yapılıyor. Operasyon, Kakper, Zoğar, Tanzi, Kızıl Kilise, Çamurek köylerinin bulunduğu bölgede yoğun şekilde sürüyor.

    Dersim’de “Eren Abluka-7 Operasyonu” ismiyle başlatılan askeri operasyon Ovacık-Hozat ilçeleri arasında bulunan Kakper, Zoğar, Tanzi, Kızıl Kilise ve Çamurek köylerinin bulunduğu bölgede devam ederken, köylerin yakınlarında bombardıman yapılıyor.

    Yerel kaynaktan edinilen bilgiye göre; köyler gelişi güzel bombalanıyor, köye çok yakın yerler vuruldu. Operasyon yapıldığı için köye girişlere izin verilmedi.

    PİRHA/DERSİM

     

     

  • Uzman çavuş yaşamını yitirdi, başhekim hakkında soruşturma açıldı

    Uzman çavuş yaşamını yitirdi, başhekim hakkında soruşturma açıldı

    PİRHA-Dersim’de, çatışmada ağır yaralanan ve Erzincan’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Jandarma Komando Uzman Çavuş Burak Tortumlu’nun hastaneye getirilişinde, hastane başhekiminin helikopterin indiği alana ambulansın vaktinde ulaşmasında ihmali olduğu iddia edildi. Doktor hakkında soruşturma başlatıldı. 

    Dersim’de, dün çıkan çatışmada Jandarma Komando Uzman Çavuş Burak Tortumlu Erzincan’da kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Burak Tortumlu’nun hastaneye getirilişinde, hastane başhekiminin helikopterin indiği alana ambulansın vaktinde ulaşmasında ihmali olduğu iddia edildi.

    “BAŞHEKİM SAĞLIK BAKANI FAHRETTİN KOCA’NIN TALİMATIYLA AÇIĞA ALINDI”

    Erzincan İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Tunceli Ovacık’ta operasyon sırasında yaralanan Jandarma Uzman Çavuş  Burak Tortumlu, askeri helikopter ile Erzincan Mengücek Gazi Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmış ancak burada yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Şehidimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. Şehidimizin hastaneye getirilişinde, helikopterin indiği alana ambulansın vaktinde ulaşmasında ihmali olduğu ileri sürülen hastane başhekimi, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın talimatıyla açığa alınmış ve ilgililer hakkında soruşturma başlatılmıştır” denildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Hozat’ta 7 gündür devam eden orman yangını hala söndürülmedi-VİDEO

    Hozat’ta 7 gündür devam eden orman yangını hala söndürülmedi-VİDEO

    PİRHA-Dersim’in Hozat ilçesinin Danzi ve Kurukaymak köyü Koçeri mezrasında 17 Ağustos’ta askeri operasyonlar nedeniyle başlayan orman yangını yayılarak devam ediyor. Yangına henüz bir müdahale yok.

    Dersim’in Hozat ilçesinin Danzi ve Kurukaymak köyü Koçeri mezrasında 17 Ağustos’ta askeri operasyonlar nedeniyle başlayan orman yangını yayılarak devam ediyor.

    Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre yetkililerin hiçbir müdahalede bulunmaması nedeniyle 7 gündür süren yangın sonucu geniş bir ormanlık alan küle dönüştü. Alevler çevreye yayılmaya devam ederken, bölgedeki askeri operasyonun da sürdüğü öğrenildi.

    PİRHA/DERSİM

  • Arıcak ve Dicle’de çıkan orman yangınına müdahale edilmiyor

    Arıcak ve Dicle’de çıkan orman yangınına müdahale edilmiyor

    PİRHA-Arıcak ve Dicle İlçeleri arasında bulunan Görese Dağında askeri operasyonlar sonucu ormanlık alanda yangın çıktı. Yangının hala söndürülmediği belirtildi. 

    Elazığ’ın Arıcak ilçesi ve Diyarbakır’ın Dicle ilçesi arasında bulunan Görese Dağında 01 Haziran’da başlatılan askeri operasyon sırasında ormanlık alanda yangın çıktığı belirtildi.

    Ormanlık alanın yakınlarında yaşayan köylülerden alınan bilgilere göre, orman yangınının söndürülmesi için hiçbir girişimde bulunulmadı.

    PİRHA/ELAZIĞ

  • Dersim’de süren orman yangınlarına yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor-VİDEO

    Dersim’de süren orman yangınlarına yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor-VİDEO

    PİRHA-Dersim’de süren orman yangınlarına yönelik tepki gösteren yurttaşlar, Twitter’da  #DersimYanıyorSesVer hashtagi ile konuyu Türkiye gündeminde ön sıralara taşıdı. Tepkilere karşı Orman Genel Müdürlüğü “haberlerin asılsız” olduğunu iddia edip, “terör propagandası” dedi.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Amutka, Koçeri ve Dereköy mevkiinde 9 Mayıs günü başlatılan askeri operasyonun ardından bölgede ormanlık alanda çıkan yangın sürüyor. Yangının söndürülmesi için herhangi bir müdahalede bulunmazken, Dersim’de süren orman yangınlarına tepkiler de yükseliyor. Orman yangınlarına dur demek için sosyal medyada #DersimYanıyorSesVer hashtagi ile yapılan paylaşımlar devam ediyor.

    ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ: ORMAN YANGINI HABERLERİ ASILSIZ

    Tepkiler üzerine Orman Genel Müdürlüğü yaptığı paylaşımda, orman yangını haberlerinin asılsız olduğunu savunarak, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar “terörle” mücadeleyi gölgeleme/yavaşlatma amacı taşıdığı iddiasında bulundu.

    Orman Genel Müdürlüğü paylaşımının aksine Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü yetkililerinin orman yangınını doğruladığı kaydedildi. Avukat Barış Yıldırım ise paylaşımında, Tunceli Orman İşletme Müdürlüğü ile görüştüklerini, gerekli müdahalelerin yapılacağını belirtti.

    SOSYAL MEDYADA TEPKİLER ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

    Dersim’de süren orman yangınlarına tepkiler de yükseliyor. Orman yangınlarına dur demek için sosyal medyada #DersimYanıyorSesVer hashtagi ile yapılan paylaşımlar devam ediyor. Twitter’dan verilen tepkiler şu şekilde:

    Dersimli sanatçı Ferhat Tunç: Dersime yapılan kötülüklerin ardı arkası gelmiyor. Daha önceki yıllarda da o güzelim ormanlar yakılıyordu ve yangına insanların müdahale etmesi engelleniyordu. Dersimde ormanlarımız günlerdir yanıyor yine. Sesimizi duyan var mı?

    Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu: Ormanımıza, derelerimize, kurdumuza, kuşumuza dokunmayın, yaşasın!

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz: Cudi’de Lice’de, Dersim’de coğrafyamızın bütün bölgelerinde yaşanan bu yangınlar tesadüf değil.

    Munzur Çevre Derneği: Doğanın talanı, ormanların yakılması, tarikatların her türlü eylemi serbestken #Dersim’de halkın yanan ormanları söndürmek istemesi yasak gerekçesiyle engelleniyor. #Dersim’de ormanları yakmak serbest söndürmek ise yasak! #DersimYanıyor ses ver!

    Dersim Milli Köyünü Savun: Bu görüntüler yalan mı! Biraz gündem oldu diye hemen manipüle etmeye çalışıyorlar. Sizin her gün ülkenin her bir parçasında doğayı nasıl talan ettiğinizi herkes görüyor! Kaz dağları, İkizdere, Karadeniz’den Hasankeyf’e kadar yaptığınız talanı herkes gördü #DersimYanıyorsesver

    Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF): Dersim’de askeri operasyonlar nedeniyle yangın söndürülmedi.

    Dersim İsyandadır: Dersim’de yaşam alanlarımız, doğamız katlediliyor. Dersim’in çığlığına ses ver!

    PİRHA/DERSİM

  • Dersim’de askeri operasyon başlatıldı

    Dersim’de askeri operasyon başlatıldı

    PİRHA – Dersim’de 2 bin 250 özel birliğin katılımıyla askeri operasyon başlatıldı. 
    İçişleri Bakanlığı, Dersim’de jandarma ve polislerden oluşan 2 bin 250 özel birlikle “Kıran 7” adıyla askeri operasyon başlattı. Tunceli Jandarma Bölge Komutanlığı’nın başlattığı operasyonda, özel birliklerin helikopterler tarafından kenttin dağlık kesimlerindeki stratejik noktalarına indirildiği kaydedildi.

    Bölgede başlatılan operasyonda herhangi bir çatışma çıkıp çıkmadığı konusunda bilgi alınmazken, kentin dağlık bölgelerinde helikopter, İnsansız Hava Aracı (İHA) ve Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) hareketliliği yaşandığı bildirildi.

    PİRHA/DERSİM

  • ‘AKP, Suriye üzerinden iktidarını sürdürmeyi hedefliyor’-VİDEO

    ‘AKP, Suriye üzerinden iktidarını sürdürmeyi hedefliyor’-VİDEO

    PİRHA- Türkiye’nin Suriye’ye yönelik askeri operasyonunu ve yapılan ateşkesi değerlendiren PSAKD Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, AKP hükümetinin bir kriz içerisinde olduğunu ve bu krizi Suriye üzerinden kamufle ederek iktidarını sürdürmeyi amaçladığını belirtti.

    Haberin videosu

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ataşehir Şube Başkanı Hasan Gülüm, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna yönelik askeri operasyonu ve ardından yapılan ateşkesi değerlendirdi. Ortadoğu coğrafyasında uzun yıllardır benzeri savaşların yaşandığını hatırlatan Gülüm, başka bir ülkenin halklarına, inançlarına ve kültürüne müdahaleyi kabul etmemek gerektiğini kaydetti.

    “AKP HÜKÜMETİ KRİZDE”

    17 yıldır iktidarını sürdüren AKP hükümetinin bir kriz içerisinde olduğunu ifade eden Gülüm, AKP’nin yaşadığı bu krizi Suriye üzerinden kamufle ederek iktidarını sürdürmeyi amaçladığını belirtti.

    Esas meselenin Kürtlerin Ortadoğu’da inançları ve kültürleri için verdikleri mücadelenin bir sisteme kavuşmama meselesi olduğunu söyleyen Gülüm, “Yani yaşadığın toprağı kendin için tarif etme şansını ortadan kaldırmak için müdahaleler yapılıyor. ABD’nin de Rusya’nın da bütün ülkelerin de aslında bütün hesapları bu alan üzerine yapılmaktadır müdahaleler de ittifaklar da birlikte olmak da ateşkes de” diye konuştu.

    “KAZANAN AMERİKA”

    Yapılan ateşkesi herkesin kendi bulunduğu alana çekilme olarak değerlendiren Gülüm, bu çekilmenin sınırlarını Amerika’nın belirlediğini ve dolayısıyla burada kazananın Amerika olduğunu söyledi. “Türkiye ile Suriye arasında bir denge varsa neden muhatabı Amerika’dır?” sorusunun cevabının Amerika’nın çıkarı olduğunu ifade eden Gülüm, “Dolayısıyla Amerika elinde bulunan gücü bu çıkarı doğrultusunda kullanmak istiyordu. Ateşkesi de uzun vadeli çıkarı için kullandığını düşünüyorum” dedi.

    “BİRİNİN BUNA SAVAŞ DEMEMESİNİN BİR KARŞILIĞI YOK”

    Alevilerin yüzyıllardan beri ezilenin yanında ezenin karşısında durduğunu belirten Gülüm, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün de nedeni ne olursa olsun öldürülen mazlum ise, bir haksızlık varsa Aleviler buna ‘hayır’ der. Birinin buna savaş dememesinin bir karşılığı yok. Ortadaki tabloyu Amerika açıkladı ‘biz ateşkes ilan ettik’ demiş. Ateşkes taraflar arasında oluşur. Dolayısıyla ortadaki tablonun kendisinin savaş olduğunu Amerika bir biçimde söyledi. Aleviler açısından baştan beri bu böyleydi. Birinin hayır demesi, siyasal anlamda bir baskı unsuru oluşturarak toplumu baskı altına alması söylenmesi gereken cümlelerin söylenmeyeceği anlamına gelmez. Ortadaki gerçek bu çünkü.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Suriye operasyonu 9. gününde: Bugün ABD heyeti ile görüşülecek

    Suriye operasyonu 9. gününde: Bugün ABD heyeti ile görüşülecek

    Türkiye’nin Suriye operasyonu 9. gününde devam ediyor. Çatışmalar yer yer sürerken ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Ankara’daki temasları dikkatle izleniyor.

    Türkiye’nin Suriye’nin Kuzeydoğusuna yönelik başlattığı askeri operasyon bugün 9. gününde. TSK ve ÖSO, Tel Abyad’ın batı ve güney hatlarında ilerleyişini sürdürüyor. Resulayn’da bazı hedefler top atışlarıyla vurulurken çatışma ve patlama seslerinin Ceylanpınar’dan duyulduğu belirtiliyor.

    SÜLEYMAN SOYLU: TEK BİR SİVİL GÖSTERSİNLER

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Avrupa’dan operasyona ilişkin dile getirilen sivil ölümleri eleştirilerine “Avrupa ayağa kalktı, diyor ki ‘Siz bir harekat yapıyorsunuz, burada sivilleri öldürüyorsunuz.’ Tek bir sivil göstersinler. Koskoca Avrupa, terör örgütünün rehberliğini kendisine yol tutmuş. Bu nasıl akılla izah edilebilir” yanıtını verdi.

    TRUMP’IN ULUSAL GÜVENLİK DANIŞMANI, İBRAHİM KALIN VE ÇAVUŞOĞLU İLE GÖRÜŞTÜ

    Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dün Türkiye’ye gelen Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brien ile görüştü. Görüşme 1,5 saat sürdü. Görüşme sonrası açıklama yapılmadı.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da Robert O’Brien ve beraberindeki heyetle bir araya geldi. Çavuşoğlu, O’Brien ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey arasında Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan görüşme 45 dakika sürdü. Dün planlanan ancak bugün gerçekleşen toplantıda Türkiye’nin Suriye operasyonu ve Trump’ın Erdoğan’a yazdığı mektup konuşuldu.

    KRİTİK GÖRÜŞME BUGÜN

    ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da bugün Ankara’da temaslarda bulunacak. Trump, Pence ve Pompeo’nun yer aldığı heyetin ateşkes talep edeceğini söylemişti. İletişim Başkanı Fahrettin Altun da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pence ve beraberindeki heyetle görüşeceğini açıklamıştı.

    TRUMP’IN ERDOĞAN’A YAZDIĞI MEKTUP TARTIŞMA YARATTI

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre üyeleri ile yaptığı toplantıda Erdoğan’a Türkiye’nin operasyona başladığı 9 Ekim tarihinde mektup yazdığını söylediği bildirildi. Ortaya çıkan mektupta Trump Erdoğan’a “binlerce kişiyi katletmekten sorumlu olmak istemezsin”, “Sert adam olma. Aptallık etme” ifadelerini kullanıyor. Trump yolladığı mektupta Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Kobani’nin de kendisine bir mektup yazarak Türkiye ile müzakere etmek istediğini ve bazı tavizler vermeye hazır olduğunu söylediğini aktardı.

    BAKAN GÜL: TÜRKİYE 9 EKİM SAAT 16.00 İTİBARIYLA GEREKEN CEVABI VERMİŞTİR

    Trump’ın Erdoğan’a yazdığı mektuba dair açıklama yapan Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, “Yetkili resmi makamlarca bir açıklama yok. Ama bu tür tavırlar Türkiye’ye karşı küstahça bir dil veya harekata karşı yapılan kınamalar, eleştiriler tüm bu üsluplara karşı Sayın Cumhurbaşkanımız ve Türkiye Cumhuriyeti, 9 Ekim saat 16.00 itibariyle gereken cevabı vermiştir” dedi.

    Gül ayrıca, Halkbank ile ilgili yargı sürecinin başlatılmasına dair “Halkbank’la ilgili açılan dava hukuki olmaktan ziyade, siyasi olduğu açıktır. Zamanlaması itibariyle de tam da Türkiye’ye yaptırımların konuşulduğu süreçte olması manidardır” değerlendirmesinde bulundu.

    “KÜRTLER MELEK DEĞİL” AÇIKLAMASI

    Dün gazetecilere açıklama yapan Trump, “Türkiye Suriye’ye girdi. Türkiye Suriye’ye girerse bu Suriye ile Türkiye arasındadır. Bazı aptalların sizin inanmanızı istediği gibi Türkiye ile ABD arasında değildir” dedi. Trump, ABD askerlerinin zarar görmeyeceğini, artık bunu çözmenin Suriye, Türkiye ve Rusya’ya kaldığını söyledi. Trump Kürtlerin “melek” olmadığını ifade ederek “PKK’nın IŞİD’den muhtemelen daha büyük bir terör tehdidi olduğunu” dile getirdi.

    Trump ayrıca kendisini eleştiren Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’e sert tepki gösterdi. “Lindsey Graham gelecek bin yılda başkalarının savaşını savaşan binlerce askerle Ortadoğu’da kalmak istiyor. Ben Ortadoğu’dan çıkmak istiyorum” diyen Trump’a Graham, başkanlık dönemindeki en büyük hatayı yaptığı yanıtını verdi.

  • Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürü: Suriye diye bir devlet yoktur

    Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürü: Suriye diye bir devlet yoktur

    Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak, önceki gece KYK yurdunda yaptığı konuşmasında, “Halep’in Mardin’den, Urfa’dan, Kastamonu’dan hiçbir farkı yoktur. Suriye diye aslında bir devlet de yoktur. Bu emperyalizmin bir oyunudur” dedi.

    Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdunda kalan öğrencilerin Suriye’nin kuzeyine yapılan askeri harekat nedeniyle düzenledikleri programda konuştu.

    Arsak konuşmasında Suriye diye bir devletin olmadığını iddia ederek, bölge topraklarında birçok ülkeden daha çok Türkiye’nin hakkı olduğunu söyledi.

    Reşat Asrak konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:

    “100 yıl önce kaybettiğimiz topraklarda herkesten çok, ABD’den, Rusya’dan, İran’dan ve birçok emperyalist güçten daha fazla bizim hakkımız var. Çünkü o coğrafyadaki o insanlar bizim insanlarımız. Halep’in Mardin’den, Urfa’dan, Kastamonu’dan hiçbir farkı yoktur. Suriye diye aslında bir devlet de yoktur. Bu emperyalizmin bir oyunudur. Bunun sonunda büyük Türkiye olacaktır.”

  • Avrupa ülkelerinden operasyon protestoları: Türkiye’ye yaptırım uygulansın

    Avrupa ülkelerinden operasyon protestoları: Türkiye’ye yaptırım uygulansın

    PİRHA- Türkiye’nin Suriye’ye yönelik başlattığı askeri operasyon 5. gününde devam ederken sınır kentlerinde 18 sivil hayatını kaybetti. Operasyon Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yapılan yürüyüş ve gösterilerle protesto edildi. 

    Türkiye’nin Suriye’ye yönelik başlattığı askeri operasyon 5. gününde devam ediyor. Milli Savunma Bakanlığının (MSB) kontrolü ele aldığını açıkladığı Resulayn’da (Serekaniye) uçakların kent merkezi ve çevresini bombalamaya başladığı, kentin sanayi bölgesinde yeniden şiddetli çatışmaların yaşandığı belirtildi.

    Afrin’de ise şiddetli bir patlama yaşandığı belirtildi. Edinilen bilgiye göre patlama Mehmûdiyê Mahallesi’nde meydana geldi. MSB, Tel Abyad ilçesinin Suluk beldesinde kontrol ele geçirildiğini duyurdu.

    Urfa’nın Akçakakale ilçesinde bir binaya havan mermisi isabet etti. Saldırıda yaralanan bir kişi Suruç Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı. Evlerde de hasar meydana geldi.

    Harekat başlangıcından bugüne kadar Türkiye’nin sınır kentlerine yönelik havan mermisi ve roketli saldırılarda 18 kişi hayatını kaybetti.

    Mardin’in Nusaybin ilçesinin tamamında, Artuklu ve Kızıltepe ilçelerinde ise sınıra yakın bölgelerdeki okullarda ve Urfa’nın Suriye sınırındaki Akçakale ve Ceylanpınar ilçelerindeki tüm okullar ile Suruç ve Birecik’teki bazı okullarda eğitime 3  gün daha ara verildi. Daha önce de eğitime ara verilen bu ilçelerde pazartesi, salı ve çarşamba günleri de eğitim yapılmayacak.

    OPERASYON AVRUPA ÜLKELERİNDE PROTESTO EDİLDİ

    Operasyon İsveç’in başkenti Stockholm’de 12 bin, Göteborg’da da 5 bin kişinin katıldığı kitlesel eylemlerle protesto edildi. ‘Rojava’yla Dayanışma Platformu’nun çağrısı üzerine Stockholm’de İşçi Sendikaları Konfederasyonu önündeki meydanda miting düzenlendi.

    Sol Parti lideri Jonas Sjöstedt, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde operasyonun kınanmasını veto eden ABD ve Rusya’ya sert eleştiriler yöneltti. Sjöstedt, İsveç’in Türkiye’ye silah satışlarını durdurmasını ve ekonomik yaptırım uygulamasını istedi. Operasyonun durdurulması için Avrupa Birliği’nin elinden gelen her şeyi yapması gerektiğini söyleyen Sjöstedt, Kuzey Suriye’nin uçuşa yasak bölge olarak ilan edilmesini talep etti.

    Olof Palme Merkezi Başkanı Anna Sundström, Kürt Federasyonu Başkanı Keya İzol ve Sanatçı Ciwan Haco da yaptıkları konuşmalarda operasyonu kınadı. Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’ne operasyonun durdurulması için girişimde bulunmaları çağrıları yaptı.

    Konuşmaların ardından İsveç Parlamentosuna yüründü. Göteborg kentinde de Götaplatsen Meydanı’nda bir araya gelen yaklaşık 5 bin kişi, operasyonu kınadı.

    İSVİÇRE’DE OPERASYON KINANDI

    İsviçre’nin Zürich kentinde de binlerce kişi operasyonu kınadı ve Avrupa ülkelerini yaptırım uygulamaya çağırdı. Zürich’in en işlek caddelerinde yaklaşık olarak 3 saatlik yürüyüş yapıldı. Operasyona dair bildirilerin dağıtıldığı yürüyüşte İsviçre parlamentosunun harekete geçmesi ve Türkiye’ye yaptırım uygulaması için imza toplandı.

    NORVEÇ’TE TÜRKİYE’YE EKONOMİK VE SİYASİ YAPTIRIM UYGULANMASI TALEP EDİLDİ

    Operasyona karşı Norveç’in başkenti Oslo’da Jernbanetorget alanında başlayan eylemde yaklaşık 3 bin 600 kişi Dışişleri Bakanlığı önüne yürüdü. Eyleme Kürt parti ve örgütlerinin yanı sıra çok sayıda Norveçli parti ve kuruluş ile farklı ülkelerin vatandaşları da destek verdi. Bakanlık önünde yapılan konuşmalarda Norveç’in saldırıyı resmen kınanması, savaş bölgesine ilaç ve sağlık görevlileri gönderilmesi Türkiye’ye tatile gidilmemesi, siyasi bir çözümün getirilmesi, Norveç devletinin operasyona karşı Türkiye’ye ekonomik ve siyasi yaptırım uygulanması talepleri dile getirildi.

    ALMANYA’DA 10 BİN KİŞİLİK PROTESTO

    Almanya’nın Köln’de düzenlenen gösteriye yaklaşık 10 bin kişinin katıldı. Çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu göstericiler, operasyona son verilmesini talep etti ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tutumunu kınayan sloganlar attı. Gösteride, “Erdoğan iktidarına Alman silahı yok” yazılı pankartlar dikkati çekti.

    Frankfurt’ta düzenlenen gösteriye de yaklaşık 4 bin kişi katıldı. “Rojava’dan elinizi çekin” talebini dile getiren göstericiler, Almanya’ya Erdoğan’a yönelik baskıları artırma çağrısında bulundular.

    Operasyonu protesto için Berlin, Hamburg, Hannover, Münih ve Stuttgart’da da gösteriler düzenlendi.

    FRANSA’DAKİ EYLEME SENDİKALAR DA DESTEK VERDİ

    Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen eyleme siyasi partiler; Arap, Ermeni, Tamil, Cezayir ve Kabil halkları; kadın örgütleri ve ülkenin en büyük sendikası CGT ile Solidaires sendikası da destek verdi. Republique Meydanı’nda başlayan eyleme yaklaşık 30 bin kişinin katıldığı aktarıldı. Eylemde uluslararası güçlerin Rojava hava sahasını kapatması talep edildi.

    AVUSTRALYA’DA YÜRÜYÜŞ

    Avustralya’nın Melbourne kentinde Demokratik Kürt Toplum Federasyonu’nun çağrısıyla bir araya gelen bine yakın kişi operasyonun durdurulması için yürüdü. Yürüyüşe Yeşiller Partisi Milletvekili ve Victoria Eyaleti Milletvekili Samantha Ratnam, Avustralya Sendikalar Birliği Temsilcisi Colin long, Savaşa Karşı Doktorlar Temsilcisi Dr. Jenny Grounds, Yazar Arnold Zable, Tarih Profesörü John Tülly de katılarak destek verdi.

    İNGİLTERE’NİN MANCHESTER KENTİNDE EYLEM

    İngiltere’nin Manchester kentinde Nortwest Kurdish Community Center’ın çağrısıyla operasyona karşı eylem düzenlendi.

    İTALYA’DA HÜKÜMETE ‘TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ DONDUR’ ÇAĞRISI

    İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenen kitlesel eylemle operasyon protesto edildi. Piazza Dell’Indipendenza başlayan yürüyüşte Roma hükümetine “Bir an önce Türkiye ile askeri, ekonomik ve siyasi ilişkilerini dondur” çağrısı yapıldı.

    BELÇİKA’NIN BAŞKENTİ BRÜKSEL’DE YÜRÜYÜŞ

    Belçika’nın başkenti Brüksel’de de operasyona karşı eylem düzenlendi. Saint Gilles Meydanı’ndaki Fırat’ın doğusuna gerçekleştirilen operasyon kınandı. (HABER MERKEZİ)

  • Polen ekoloji grubu: Ortadünya’da işgale, savaşa hayır!

    Polen ekoloji grubu: Ortadünya’da işgale, savaşa hayır!

    PİRHA – Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye yönelik başlattığı askeri operasyona ilişkin açıklama yapan Polen ekoloji gurubu, “Her savaştan geriye üç büyük ordu kalır: Ölüler ordusu, yas tutanlar ordusu ve hırsızlar ordusu. Biz ne ölüler ordusuna ne de yas tutanlar ordusuna katılmak istiyoruz” dedi. 

    Polen ekoloji grubu, Türkiye’nin Suriye’ye yönelik başlattığı operasyona ilişkin açıklama yaptı. ‘Ortadünya’da işgale savaşa hayır!’ başlıklı yazıda şu ifadeler kullanıldı:

    “Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye 8 Ekim’de başlattığı ve daha ilk anından itibaren ölümlere, binlerce insanın yaşadığı yerden edilmesine, kentlerin yıkımına neden olan işgal girişimini kınıyoruz.”

    “SAVAŞ MAKİNESİNE TESLİM OLMAYACAĞIZ

    “Gerçekleri, vicdanları, umutları öldürmek için harekete geçen savaş makinesine teslim olmayacağız. Ortadünya’da, emperyalist – kapitalist sistemin zombiler eliyle yarattığı yıkımların içinde birleşen Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler ve diğer kimliklerden halklar, kendilerine ekolojik demokratik ve cins eşitliğine dayalı halk meclisleri ile yeni bir yaşam modeli geliştirmeye çalışıyor. Bu işgal girişiminin bu yeni yaşam modeline karşı olduğunu bütün dünya biliyor. Ve bu yüzden riyakarca ‘işgal son bulsun’ açıklaması yapan devletler de işgale sevinmektedirler. Çünkü hepsi de ‘başka bir dünya mümkün değil’ mitine bizi inandırmak için kaç yüzyıldır uğraşıyorlar. Çünkü o çok inandıkları liberal sistemleri bütün versiyonları ile doğanın sınırlarına dayandı ve bir kara delik olmaya başladı. Arap Baharı isyanlarıyla çöken ‘Büyük Ortadoğu Projesi’, Kobane direnişi ve Rojava ekolojik demokratik toplum inşası karşısında eski ‘stratejik ortak’ eliyle bir hortlak olarak ihya edilmeye çalışılıyor. Bütün bunların Ortadoğu ve dünya halklarının ve doğasının azami ölçüde sömürülmesi ve tahakküm altında tutulması için yani ‘Her şeyi değiştirmek için hiçbir şeyi değiştirmemek’ amacıyla yapıldığını biliyoruz.

    “HERKESİ TERÖRİST İLAN ETMEYE BAŞLADILAR”

    Ve bu planlar içinde Türkiye’nin payının, en büyük sermayesi diye övündüğü genç askerlerin canı karşılığında inşaat ihaleleri, petrol hatlarından cüzzi bir pay olduğunu da. Yüzbinlerce Suriyeliyi topraklarından sürgün edip, yerlerine iki milyon zombileri yerleştirip 14 bin 400 kilometrekarelik alanda 185 milyon metrekarelik bir kentsel dönüşüm ile inşaat sektörüne 300 milyar TL kazandırma. İşte Trump’ın küstah lafları karşılığında fetih ganimeti bu kadar! Bir de yaşadıkları ekonomik ve siyasi krizi zorla bastırmak, emekçilerin gırtlağına çökerek emeği ve doğayı iliklerine kadar sömürmeye devam edebilmek. Ve daha ilk anından itibaren süngü zoruyla bütün düzen partilerini hizaya getirerek toplumsal ve ekolojik mücadeleleri yasaklamaya, AKP-MHP faşist blokuna karşı çıkan herkesi terörist ilan etmeye başladılar. Yeniden yüzlerce yurttaş sosyal medyada görüşlerini dile getirdikleri için cadı avına maruz kalıyor. Çanakkale’de Kaz Dağları’nı maden şirketleri tarafından talan edilmesine karşı yapılacak miting iptal edildi. Taleplerini dile getirmek için Ankara’ya yürüyen Kaz Dağları ve Gelecek Yürüyüşçüleri her durakta gözaltına alınıyor. İzmir’den Kaz Dağları’na yürüyüş yapan Su, Vicdan ve Yaşam yürüyüşçüleri engellerle karşılaşıyor. 301 işçinin katledildiği Soma’dan yola çıkan maden işçilerinin yolları kesiliyor.

    “EMEĞİN VE DOĞANIN ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    Her savaştan geriye üç büyük ordu kalır: Ölüler ordusu, yas tutanlar ordusu ve hırsızlar ordusu. Biz ne ölüler ordusuna ne de yas tutanlar ordusuna katılmak istiyoruz. Biz, Hasankeyf’te Musul’da Ninova’da insanlık miraslarını yok eden, “hırsızlar ordusu”na da katılmayacağız. Emeğin ve doğanın özgürlüğü için mücadelemizi sürdüreceğiz.” (HABER MERKEZİ)

  • Demir: Savaş istemiyoruz; hükümet operasyondaki ısrarını anlatmalı-VİDEO

    Demir: Savaş istemiyoruz; hükümet operasyondaki ısrarını anlatmalı-VİDEO

    PİRHA-Hükümetin Suriye’ye askeri operasyonunu değerlendiren AKD Genel Başkanı Doğan Demir, hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne karışmamak gerektiğini söyledi. Demir, savaş istemediklerini belirterek, hükümetin halka gerekli açıklamaları yapmasını istedi. 

    Haberin videosu

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir, Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı askeri operasyonu PİRHA’ya değerlendirdi. Suriye’deki operasyonun olmaması gerektiğine vurgu yapan Demir, bu sorunun siyasi bir çözümünün olması gerektiğini kaydetti.

    Hiçbir ülkenin toprak bütünlüğüne karışmamak gerektiğini belirten Demir, “Elbette ki ülkenin sınırları içerisinde bir tehdit varsa onunla ilgili gerekli çalışma yapılacaktır. Ancak mutlaka komşu ülkelerimizle terörü orada yok edebilecek, o kanalları temizleyebilecek bir siyasi çözümün zorlanması gerekiyor” dedi.

    “ORTAK ÇÖZÜM YOLU BULUNMALI”

    Ortadoğu coğrafyasını kan gölüne çeviren Amerika’nın Türkiye’yi o bataklığa çekmesine izin vermemek gerektiğini kaydeden Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Trump’ın yaptığı bir talihsiz açıklama var, Türkiye ekonomisini yok edeceğini söylüyor. Aynı zamanda IŞİD elemanlarının da Türkiye’ye sorumluluğunu veriyor. Siz İslam coğrafyası olan Ortadoğu coğrafyasını yıllarca ipotek altına alacaksınız, kan gölüne çevireceksiniz, elinizdeki ekonomik ve süper gücü kullanıp bütün devletleri tehdit edeceksiniz. İstediğiniz gibi hem terörü besleyeceksiniz hem ülkeleri tehdit edeceksiniz. Türkiye Cumhuriyetinin bir bütün içerisinde hükümetiyle, muhalefetiyle bütün siyasi partileri kimseyi ötekileştirmeden herkesin ortaklaşa bir çözüm yolu bulması gerektiğine inanıyorum.”

    “HÜKÜMET NEDEN BU OPERASYONDA ISRARLI?”

    Hükümetin neden bu operasyonda bu kadar ısrarlı olduğunu şeffaf bir şekilde halka anlatması gerektiğini de ifade eden Demir, “Gerçekten orada bir terör tehdidi varsa, Türkiye’ye yönelik bir çalışma varsa hükümetin bunu mutlaka Türkiye halkına anlatması gerekiyor. Halk çocuklarını savaşa gönderiyor ama niye gönderdiğini bilmiyor. Sadece klasik bir deyim var terör. Terör de, ‘bunun alt yapısını kim oluşturdu, 7 seneden beridir orada bu çalışmaları kim yaptı, niye yaptı?’ Bunları hükümetin mutlaka irdelemesi ve şeffaf bir şekilde Türkiye halkına anlatması lazım. İnsanlar gerçekten bunun ne derece tehlikeli olduğunu bilmeli. Gerekirse elbette ki vatan için ölüme gideceğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Ancak hükümetin buradaki gerekçesi terör de olsa bizi mutlaka bilgilendirmesi gerekiyor” diye konuştu.

    “AZINLIKLAR, ALEVİLER, KÜRTLER HER ZAMAN TEHDİT ALTINDA”

    Alevilerin insanı ve yaşamı kutsayan inançlarından dolayı savaşı değil barışı savunduklarını dile getiren Demir, “O coğrafyada Aleviler, Kürtler, azınlıklar her zaman tehdit altında. Bu ülkede yaşayan herkes etkilenir. O anlamda biz savaş istemiyoruz, mutlaka bunun siyasi bir kanalının olması gerektiğine inanıyoruz. Yoksa orada başta Aleviler, o bölgede yaşayan Kürtler herkes etkilenecek. İstanbul’da doğup büyüyen bir çocuğun asker olduğunu ve orada savaştığını düşünün. Yarın şehit cenazesinin geleceğini de düşünün” diye ifade etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Cemevi Başkanı: Savaş çözüm değil-VİDEO

    Gazi Cemevi Başkanı: Savaş çözüm değil-VİDEO

    PİRHA- Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı askeri operasyonu değerlendiren Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, “Nasıl biz kendi ülkemize bir operasyonun yapılmasını içselleştirmiyorsak kendi dışımızdaki ülkelere bu tür operasyonların yapılmasını çok doğru bulmuyoruz” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    TSK ve ÖSO’nun Fırat’ın doğusunda gerçekleştirdiği operasyon ikinci gününde devam ediyor. Gece yarısı açıklama yapan Milli Savunma Bakanlığı TSK’nin operasyon kapsamında 181 hedefi vurduğunu açıkladı. Sınırın öte yanında sürdürülen operasyondan Mardin’nin ve Urfa’nın sınır ilçeleri de etkileniyor.

    Gazi Cemevi Başkanı Hıdır Karataş, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna başlattığı operasyonu PİRHA’ya değerlendirdi. Suriye’de yıllardır süren savaşın etrafındaki ülkeleri de ciddi anlamda etkilediğini ifade eden Karataş, herkesin kendi kararlarının kendi iradesi neticesinde gelişmesinden taraf olduklarını belirtti.

    Suriye’de bütün halkların bir arada yaşayabileceği demokratik bir anayasanın oluşturulmasının öncelikle olması gerektiğini kaydeden Karataş, “Oradaki bütün canların bu demokratik yaşamı kurumsallaştırma noktasında çaba ve gayret içerisinde olmalarını diliyoruz” dedi.

    “BİZ BARIŞIN TARAFIYIZ”

    Türkiye’nin Suriye’ye başlattığı askeri operasyonu doğru bulmadığını ifade eden Karataş, şunları belirtti:

    “Nasıl biz kendi ülkemize bir operasyonun yapılmasını içselleştirmiyorsak bizim dışımızdaki ülkelere bu tür operasyonların yapılmasını çok doğru bulmuyoruz. Biz özellikle inanç kurumları açısından değerlendirdiğimiz vakit eğer bir yardım yapılacaksa bir sorun çözülecekse bunu demokratik yollarla çözmek gerekiyor, masa başında çözmek gerekiyor. Savaş hiçbir zaman sonuçların pozitif üretimine katkı sağlayacak bir argüman değildir. Dolayısıyla da biz her daim barışın, hukukun, demokrasinin yaşamsallaştırılması noktasında taraf olan canlarız.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Dersim’de başlatılan askeri operasyon sona erdi

    Dersim’de başlatılan askeri operasyon sona erdi

    DERSİM – Nazımiye ilçesinde dün başlatılan ve çatışmaların yaşandığı askeri operasyon sona erdi. Ulaşıma kapanan köy yolları ise tekrar açıldı. 
    Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Dereova, Ramazan, Kimsor, Sarıyayla ve Güneycik köylerini kapsayan hava destekli askeri operasyonda, şiddetli çatışmalar yaşanmıştı. Çatışmalarda yaşamını yitirenlerin olup olmadığı konusunda bilgi alınmazken, dün başlatılan ve geniş bir alanı kapsayan operasyonun sona erdiği belirtildi.
    Bölgede operasyondan kaynaklı kapatılan köy yolları ise yeniden ulaşıma açıldı.
  • Pir Zeynel Örnek: Güvenlik güçleri halkın yangını söndürmesine müsaade etmiyor-VİDEO

    Pir Zeynel Örnek: Güvenlik güçleri halkın yangını söndürmesine müsaade etmiyor-VİDEO

    PİRHA-Geçtiğimiz günlerde askeri operasyonlarda Dersim’de çıkan orman yangınlarını söndürmeye giden Ovacık İl Genel Meclis Üyesi ve Derviş Cemal Ocağı Piri Zeynel Örnek PİRHA’ya konuştu. Pir Örnek, güvenlik güçlerinin bölgedeki yangını söndürmediğini ve halkın söndürmesine de izin vermediğini kaydetti.

    HABERİN VİDEOSU

    Ovacık İl Genel Meclis Üyesi ve Derviş Cemal Ocağı Piri Zeynel Örnek, Dersim’de askeri operasyon sonucu çıkan orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Güvenlik güçlerinin bölgedeki yangını söndürmediğini ve halkın da söndürmesine müsaade etmediklerini belirten pir Örnek, kendilerinin yangını söndürmeye giderken ateş seslerinin geldiği yerlerde boş mermi kovanları bulduklarını söyledi.

    “KÖY BOŞ OLDUĞU İÇİN ALTI KURU OTLARLA DOLU”

    Köyde bir inşaat işi olduğu için 10 Ağustos günü köyde bulunan Zeynel Örnek, iki farklı noktadan tek taraflı atış sesleri duyduklarını ve arkasından da oranda yangının yükseldiğini gördüklerini belirtti. “Meşe ormanı, köy boş olduğu için altı kurumuş otlarla dolu. Tutuştu. Bir şey yapamadık. Kahrola kahrola seyrettik” diyen pir Örnek, yaklaşık 20 kişilik bir ekiple dün yangını söndürmeye gittiklerini belirtti.

    “BOŞ MERMİ KOVANLARI BULDUK”

    Dersim’deki orman yangınlarının basına yansımasının ardından Tunceli Valiliği’nin bir açıklama yaparak çekilen resimlerin Dersim bölgesine ait olmadığı ve orman yangınlarının da güvenlik güçlerinden kaynaklanmadığını söylediğini belirten Pir Örnek, şunları ifade etti: “Biz yangını söndürmeye giderken silah seslerini duyduğumuz alanlarda boş mermi kovanları gördük. Oradaki personeli karanlıkta askeri araçlar aldı. Bu askeri personelin olduğunu çok net gösteriyor.”

    “DERSİM’DE 30 AYRI BÖLGE ÖZEL GÜVENLİKLİ BÖLGE”

    Şuan Dersim’de 6 noktada orman yangınının olduğu bilgisini veren pir Örnek, tarihte en sık orman yangınlarını olduğu bir süreci yaşadıklarını kaydetti. OHAL’in ardından Çemişgezek, Ovacık, Pülümür ve Nazımiye hattında olan otuz ayrı bölgenin askeri güvenlik bölgesi ilan edildiğini söyleyen Pir Örnek, “Buralarda insan yaşamıyor. Burada piknik yapması söz konusu değil insanların bu çok net. Kimsenin seyahat etme gibi bir lüksü de yok. Burada askeri operasyonlar yapılıyor ve yangınların tamamının askeri operasyondan kaynaklı olduğu belli. Bu yalnızca yörenin insanlarına değil doğaya karşı da bir tepki ifadesi. Yok etme, kaldırma ya da insanları yerinden etme çabası olduğunu düşünüyorum ben” ifadelerini kullandı.

    “BALİ DERESİ MINTIKASINDA VE HOZAT’TA DA YANGINLAR VAR”

    Kutuderesi’nde yangının yayıldığını kaydeden pir Örnek, özel güvenlik bölgesi olduğu için yetkililerin müdahale etmedikleri gibi halkın da yangını söndürmesine müsaade etmediklerini söyledi. Pir Örnek, Bali deresi mıntıkasında ve Hozat’ta büyük yangınların olduğunu ve yine halkın söndürmesine müsaade edilmediğini kaydetti. (HABER MERKEZİ)