Etiket: aslı erdoğan

  • Sanatçı ve yazarlardan Nûdem Durak çağrısı: 2034’e kadar cezaevinde kalmamalı

    Sanatçı ve yazarlardan Nûdem Durak çağrısı: 2034’e kadar cezaevinde kalmamalı

    PİRHA- Aralarında Jim Jarmusch, Aki Kaurismaki, Bryan Adams, Tunde Adebimpe, Joseph Andras, Ramin Bahrani, Saleh Bakri, Annie Ernaux’un da bulunduğu dünya çapında tanınan birçok sanatçı, yazar 8 yıldır cezaevinde bulunan ve 19 yıl hapis cezası verilen Koma Sorxwin’ın vokalisti Nûdem Durak için adalet çağrısında bulunarak, “2034’e kadar cezaevinde kalmamalı” dedi.

    Dünya çapında tanınan birçok sanatçı, 19 yıl hapis cezası verilen Kürt müzisyen Nûdem Durak’ın serbest bırakılması için çağrı yaptı.

    Türkiye’den de Aslı Erdoğan, Pınar Selek ve Ece Temelkuran’ın aralarında bulunduğu aydın, yazar ve sanatçılar, 19 yıl hapis cezasına çarptırılan Durak’ın serbest bırakılması için bir metin yayımladı.

    Çağrı metninde şu ifadeler yer aldı:

    “Nisan 2015’ten beri genç bir Kürt sanatçı hapiste çürüyor. Adı Nûdem Durak’tır. Nûdem Durak sadece sesi ve sanatıyla ezilen bir halkın sesini duyurdu. Cesareti ve fikirleri nedeniyle 19 yıl hapis cezası verildi. 2034’te serbest bırakılması bekleniyor.

    Duruşması gerçek bir duruşma değildi. Yalan ifade verdiğini daha sonra itiraf eden bir tanığın beyanları nedeniyle cezalandırıldı. Adalet yerini bulsun, Nûdem Durak ‘terörist’ değildir. Nûdem Durak, 2034’te kadar cezaevinde kalmamalı. Onun için ve tüm siyasi tutsaklar için adalet.”

    İmzacılar:

    Bryan Adams, Tunde Adebimpe, Joseph Andras, Ramin Bahrani, Saleh Bakri, Jeanne Balibar, Frank Barat, Juliette Binoche, Rachida Brakni, Breyten Breytenbach, Eric Cantona, Carmen Castillo, Isabel Coixet, Molly Crabapple, Erri De Luca, Sara Driver, Brian Eno, Aslı Erdoğan, Annie Ernaux, Peter Gabriel, Anouk Grinberg, Robert Guédiguian, Annemarie Jacir, Nicolas Jaar, Jim Jarmusch, Aki Kaurismaki, Talib Kweli, Paul Laverty, Ken Loach, Miriam Margolyes, Emel Mathlouthi, Sepideh Moafi, Thurston Moore, Tom Morello, PEN Afrikaans, Charlie Reid, Arundhati Roy, Mark Ruffalo, Pınar Selek, Shumona Sinha, Ahdaf Soueif, Serj Tankian, Ece Temelkuran, Ana Tijoux, Éric Vuillard, Alice Walker.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • ABD: Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygun

    ABD: Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygun

    ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Türkiye’ye ekonomik yaptırımların “uygun bir seçenek” olduğunu söyledi.

    Türkiye’nin Rusya’dan önümüzdeki aylarda teslim alacağını duyurduğu S-400 hava savunma sistemleriyle ilgili Ankara ile Washington yönetimleri arasındaki kriz büyüyor.

    ABD’nin S-400’ler nedeniyle Türkiye’ye yaptırım uygulayabileceği yönündeki açıklamalarına bir yenisi eklendi.

    Son açıklama ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı R. Clarke Cooper’dan geldi.

    Cooper, Brüksel’de gazetecilerle yaptığı bir telekonferansta Türkiye’ye ekonomik yaptırımların “uygun bir seçenek” olduğunu belirterek, “Bir çözüm aramanın bugün imkanı var, ancak yaptırım uygulanması da bir hareket şekli ve şu aşamada çok uygun bir seçenek” şeklinde konuştu.

    ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Cooper, ülkesinin diğer NATO müttefikleri ile Türkiye ile arasındaki anlaşmazlığı çözme konusunu görüştüğünü kaydetti, NATO üyelerinin Ankara’ya ısrarla başka hava savunma sistemleri önerdiğini de sözlerine ekledi.

    ERDOĞAN: YAPTIRIMLARA İHTİMAL VERMİYORUM 

    Cooper’ın bu açıklamasından birkaç saat önce ise İstanbul’da yabancı basın temsilcileri ile bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin Türkiye’ye yaptırım uygulayacağına “ihtimal vermediğini” söyledi.

    Erdoğan, Washington yönetiminin yaptırım kararı alması halinde Ankara’nın da karşı yaptırımlarla cevap vereceğini kaydetti.

  • Aslı Erdoğan ve Deniz Yücel’e ‘Basın özgürlüğü’ ödülü: Özgürlük hiç susmayan bir sözdür

    Aslı Erdoğan ve Deniz Yücel’e ‘Basın özgürlüğü’ ödülü: Özgürlük hiç susmayan bir sözdür

    Yazar Aslı Erdoğan ve gazeteci Deniz Yücel’e 2017 Leipzig Medya Özgürlüğü Ödülü verildi. Aslı Erdoğan ve İlkay Yücel’e ödülü Leipzig Belediye Başkanı Jung ve Sparkasse Leipzig Medya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Langenfeld takdim etti.

    Terör propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanan ve yaklaşık 5 ay cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılan gazeteci-yazar Aslı Erdoğan, törene katılarak ödülünü kendisi aldı. Halen Silivri Cezaevi’nde bulunan Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel adına ödülü alan isim, kız kardeşi İlkay Yücel oldu.

    ‘REJİMİN GAZABI BANA KADAR UZANDI’

    Leipzig Sparkasse Medya Vakfı tarafından düzenlenen törende Aslı Erdoğan, aslında bir edebiyatçı olduğunu, siyasi meseleler konusunda ise ‘orjinal bir görüşünün’ olmadığını söyleyerek konuşmasına başladı. ‘Kendimi güvende sanarken, Türkiye’deki rejimin gazabı bana kadar uzandı’ diyen Erdoğan, Türkiye’de yaşadığı süreci anlattı. Erdoğan, Özgür Gündem’de köşe yazarlığı yaptığı dönemde Cizre’de yaşananlara ilişkin edebi bir teknikle kaleme aldığı ‘İşte Senin Baban’ makalesi yüzünden tutuklandığını aktardı. “Sözün bir direniş olabileceğini cezaevinde öğrendim. Özgürlük hiç susmayan bir sözdür” diyen Erdoğan, bu ödülü hâlâ cezaevinde olanlara adadığını söyledi. Erdoğan konuşmasını “İnanıyorum ki, kurbanın işitilmemiş çığlıklarını seslendiremezsek, dünya daha da anlamsız bir yer olacak” sözleriyle bitirdi.

     

    ‘ÇAY İÇTİKTEN SONRA GÖZALTINA ALINDIM’

    Aslı Erdoğan, 30 bin euro tutarındaki Leipzig Medya Ödülü’nü Türkiye’de tutuklu bulunan Deniz Yücel ile paylaştı. Deniz Yücel’in Silivri Cezaevi’nden gönderdiği teşekkür konuşmasının metnini kız kardeşi İlkay Yücel okudu. “Leipzig’e gelip ödülü kendim almayı çok isterdim” diyen Yücel, Türkiye’de gözaltına alınmasını, tutuklanmasını ve daha önce yaşadıklarını anlattı. 14 Şubat 2017’de hakkında açılmış bir soruşturma nedeniyle Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Georg Birgelen ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne ifade vermeye gittiğini ve Emniyet Müdürü Mustafa Çalışkan ile birlikte çay içtikten sonra gözaltına alındığını anlatan Yücel, arkasından demir kapı kapandığı zaman kendini kötü hissettiğini ifade etti.

    Deniz Yücel, mesajında, Türkiye’de işini iyi yapan, iktidardakileri eleştiren, onların duymak istemediği soruları soran gazetecilerin, “zaman zaman faşist bir tutum izleyen rejimde parmaklar arkasına atılması tehlikesiyle karşı karşıya kaldığına” işaret etti.

    (Kaynak: DW Türkçe)

  • Aslı Erdoğan Almanya’ya Barış ödülü’nü almaya gidemeyecek

    Aslı Erdoğan Almanya’ya Barış ödülü’nü almaya gidemeyecek


    PİRHA – Ödül töreni için Almanya’ya yolculuk etmesi planlanan yazar Aslı Erdoğan’ın yurt dışına çıkışı yasaklandı. PEN Onursal Üyesi de seçilen Erdoğan, daha öncede layık görüldüğü ödülleri, yurt dışı çıkış yasağı bulunduğu için alamamıştı.

    Kendisine verilecek barış ödülünü almak üzere Almanya’ya yolculuk etmesi planlanan yazar Aslı Erdoğan’ın yurt dışına çıkışı yasaklandı. Erdoğan, Almanya’da kendisine verilecek barış ödülünü almaya gidemeyecek.

    Özgür Gündem davasında tutuklu yargılanan Aslı Erdoğan, 4 ay sonra görülen ilk duruşmasında tahliye edilmişti. Aslı Erdoğan’ın yurtdışına çıkış yasağı ise 22 Haziran’da kaldırılmıştı. Ancak alınan keyfi kararla Erdoğan’ın pasaportuna el konularak yurtdışına çıkışı engellendi.

    Alman kanalı ZDF, Aslı Erdoğan’ın pasaportuna el konulduğu için törene katılamayacağını duyurdu. Ödül Erdoğan’a Türkiye’deki politik gelişmelere ilişkin yazdığı yazılarından dolayı verilecek.

    PEN Onursal Üyesi de seçilen Aslı Erdoğan, daha öncede layık görüldüğü ödülleri, yurt dışı çıkış yasağı bulunduğu için alamamıştı. Ödüller Türkiye’de yazara teslim edilmişti.

  • Özgür Gündem İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı tutuklandı

    Özgür Gündem İmtiyaz Sahibi Kemal Sancılı tutuklandı

    29 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi İmtiyaz sahibi Kemal Sancılı tutuklandı.

    Urfa’nın Akçakale ilçesinde dün gözaltına alınan Sancılı, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile İstanbul Nöbetçi Sorgu Hakimliği’ne ifade verdi.

    Sancılı, “örgüt üyesi olmak” ile “devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddialarıyla tutuklandı. Sancılı’nın İstanbul’daki bir cezaevine sevk edilmesi için Urfa Ceza İnfaz Müdürlüğü’ne talimat yazıldı.

    Sancılı, yazar  Aslı Erdoğan, dilbilimci Necmiye Alpay, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana (Bilir) Kaya ile Özgür Gündem Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Oykut ile birlikte Özgür Gündem davasında yargılanıyor.

  • Özgür Gündem davası başladı

    Özgür Gündem davası başladı

    Davanın ikinci duruşması için Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Özgür Gündem Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya bekleniyor.

    29 Aralık’taki ilk duruşmada da Kızılkaya ve tahliye edilen Zana Bilir Kaya “personel ve araç eksikliği” gerekçesiyle getirilmemişti.

    Mahkeme ara hakiminde müzekkere yazılmasına rağmen Kaya ve Kızılkaya’yı getirmeyen cezaevi görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar vermişti.

    Davada yazar Aslı Erdoğan, dilbilimci Necmiye Alpay, Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana Bilir Kaya ile Özgür Gündem Sorumlu Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya, Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu, Kemal Sancılı ve Bilge Aykut yargılanıyor.

    Bir önceki duruşmada Alpay, Kaya ve Erdoğan’ın tahliye edilmesiyle davada tutuklu yargılanan tek gazeteci İnan Kızılkaya kaldı.

    ÖZGÜR GÜNDEM DAVASI

    16 Ağustos’ta İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Özgür Gündem gazetesinin kapatılıp, polislerce basılmasının ardından gazetenin yetkilileri hakkında gözaltı kararı çıkartılmıştı.

    Aslı Erdoğan 17 Ağustos’ta evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmış, 19 Ağustos’ta tutuklanmıştı.

    Baskında gazete binasında gözaltına alınan İnan Kızılkaya ve Zana (Bilir) Kaya 22 Ağustos’ta, Necmiye Alpay ise gazetenin Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyası nedeniyle hakkında açılan soruşturma kapsamında ifade vermeye gittiği 31 Ağustos tarihinde tutuklanmıştı.

    Davanın iddianamesi 23 Kasım’da kabul edilmişti. Aynı gün Alpay ve Erdoğan Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 302. maddesinden tutukluluğuna son vermiş, ancak tutukluluğun devamına ilişkin yazılı karar olmamasına rağmen TCK 314 suçundan tahliye edilmedikleri için serbest bırakılmamışlardı.

    Kızılkaya ise Özgür Gündem’in Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına açılan davalarda da sanık.

    İddianamede tüm sanıklar için TCK’nın  “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak” başlıklı 302/1, “ “Silahlı örgüt” başlıklı 314/2, ”Suç işleme amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220/1,2,8, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) örgüt propagandasını düzenleyen maddelerinden ceza hapis cezası isteniyor.

  • Aslı Erdoğan: Devlet romanımdaki eksik noktayı verdi

    Aslı Erdoğan: Devlet romanımdaki eksik noktayı verdi

    Karar Hükmünde Kararname ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi olduğu için tutuklanan ve 133 gün cezaevinde tutulduktan sonra önceki gün tahliye edilen yazar Aslı Erdoğan, ilk gününü annesiyle birlikte geçirdi. Aslı Erdoğan, tutuklanmasını da, tahliye edilmesini de bir “şok” olarak tanımladı.
    “BİR BALTAYLA KESİLMİŞ GİBİ…”

    Dihaber’den Yasin Kobulan’a Konuşan Aslı Erdoğan, gözaltına alındığı anın şokunu da tahliye edildikten sonra yaşamaya başladığını ifade ederek, “Daha o ilk şoku hazmedemediğimi gece rüyalarımdan anlıyorum. Gözaltı rüyalarını yeni görmeye başladım. Bir anda balta ile kesilmiş gibi seni hayatından koparıyorlar ve bir daha ne zaman geri döneceğinizi bilmiyorsunuz” dedi.

    “NE ZAMAN ÇIKACAĞINI BİLEMEMEK”

    Erdoğan, “Her şeyi bırakıyordum. Türkiye’den gidiyordum. Veda yazımı da yaz sonuna planlamıştım. Artık her şeyimle kendimi edebiyata verecektim” dedi. Aslı Erdoğan, tutuklanmanın en korkunç yanının “ne zaman çıkacağını bilememek” olduğunu söyledi. Yazar Erdoğan, dışarda olmayı “dünyanın tüm güzellikleri, çirkinlikleri olduğu gibi geri geliyor” sözü ile değerlendirdi.

    “BİR KAPI ŞAK DİYE KAPANIYOR”

    Her ne kadar tahliye olsa da Aslı Erdoğan’ı en çok zorlayan da, 4 buçuk ayını birlikte geçirdiği koğuş arkadaşlarını cezaevi duvarları arasında bırakmak oldu. Aslı Erdoğan, bu durumu da “Çok zor. Ne zaman bir daha bir birimizi göreceğimizi bile bilmiyoruz. Bir kapı şak diye kapanıyor ve bir daha birbirinizi görmüyorsunuz” sözleriyle özetledi.

    “GÖKYÜZÜNÜ VE DENİZİ ÖZLEDİM”

    Cezaevinde en çok zorlandığı zamanın ilk bir iki hafta olduğunu dile getiren Erdoğan, dışarıda bıraktığı her şeyi çok özlediğini, ancak zaman geçtikçe gökyüzünü ve denizi özleme başladığını söyledi. Aslı Erdoğan, tutuklanmadan öncede denizi pek sevmediğini ancak Cezaevi’nin televizyonda denizi gördüğünde bile gözyaşlarının dolduğunu ifade etti.

    “BİR ANI…”

    Aslı Erdoğan, mahkemeye geldiği sırada yaşadığı bir anını şu sözlerle anlattı: “Gardiyanlardan biri tıkır tıkır tıkır gözlerimin önünden geçince manikürlü elleri dikkatimi çekti. Öyle olabilmeyi özlemişim. Gardiyanların da bir yerde mahkumlara üstünlüğüdür bir yerde yaptıkları manikür ve makyajları. Kokularla girerler koğuşa ve bakın ‘Sizin sahip olmadığınız şeylere sahibiz’ derler. Bir anda acıttı içimi o topuklu ayakkabıyı giyememek. Hiç giymemiş olsam bile yasaklandı ya o, maniküre de özel bir düşkünlüğüm yok, ama o an topuklu ayakkabı sesi karşısında kıskançlık tuttu beni. Çok basit şeyler. Senden o kadar çok şey alınıyor ki.”

    “SAVCI TUTUKLANMALI ÖNCE”

    Aslı Erdoğan, yargılandığı davanın “çok tuhaf olduğunu” ifade ederek, sadece Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu üyesi oldukları için tutuklandıklarını söyledi. Aslı Erdoğan, tamamıyla yasal bir durumun gayri resmi ilan edildiğini belirtti. Erdoğan, bir gazetenin kapatılması durumunda bile “örgüt yayını” olarak lanse edilemeyeceğini, hukuki olarak büyük bir problem olduğunu kaydederek, “Eğer örgüt yayını ise yayın izni veren savcının en başta örgüt üyeliğinden tutuklanması gerekiyor. Buna o zaman niye izin verdin. Azıcık hukuk bilen biri güler bu gerekçeye. Zaten her gazeteye dava açabilecekleri kadar, düşünce ifade özgürlüğünü kısıtlayabilecek bir sürü madde var zaten ellerinde. Bir gazeteyi boğmak istiyorsa Türkiye hukuku, zaten elinde onlarca araç var ve bunlar kullanımda” dedi.

    “HUKUK MU SONUNDA DEVREYE GİRDİ ANLAMADIM”

    Aslı Erdoğan, tahliye kararını beklemediğini de kaydetti. “Bu kararın verilmesinde neyin etkili olduğunu bilemiyorum” diyen Aslı Erdoğan, “Hukuk mu sonunda devreye girdi, yoksa sonradan siyaset mi devreye girdi anlamadım” dedi.
    “Hiçbir zaman siyasi bir yazar olmadım” diyen Aslı Erdoğan, “Kürt meselesinde önce Kürtlerin konuşması gerekiyor” dedi.

    “KÖTÜ BİR DÖNEM CEZAEVİNDE YATMAK İÇİN”

    Bakırköy Kadın Cezaevi’nin diğer cezaevlerine göre baskıların daha az olduğunu ifade eden Aslı Erdoğan, 70 kadar siyasi tutuklunun bulunduğunu, bu tutuklulara da siyasi tutuklu denilmediğini “terör suçlusu” olarak tanımladığını söyledi. OHAL’in getirmiş olduğu kısıtlamaların Bakırköy Kadın Cezaevinde de uygulandığını dile getiren Aslı Erdoğan, “Her an sevkler söz konusu. Kötü bir dönem cezaevinde yatmak için. 6 ay öncesine kadar daha da sert. Bir 12 Eylül dönemi değil ama yine kötü bir dönem yatmak için” diye konuştu.

    “ÇOK ENDİŞELİ VERİCİ BİR SÜREÇ”

    Aslı Erdoğan, yaşanan siyasal süreci cezaevinde “derin bir endişe” ile izlediklerini söyledi. Aslı Erdoğan, “Saat 8’de televizyon açılırdı. O hafta patlama oldu mu zaten tahliyeler duruyordu. Karardıkça karardı Türkiye. Derin bir endişe ile izliyorduk. Çok endişe verici bir süreç. Sonucu ne olacağını anlayamadığımız bir süreç. Ben yönetiyor olsaydım Türkiye’yi normalleşme üzerine, herkes ile uzlaşma üzerine kurardım politikaları” dedi.

    “DAYANIŞMA OLMASAYDI BELKİ DAHA DA İÇERDEYDİM”

    Dışarıdaki dayanışma eylemlerine dair ise Aslı Erdoğan, kampanyaları ve destek eylemlerini daha çok gelen kartlardan öğrendiğini dile getirerek, “Yeni Zelanda, Suudi Arabistan’dan destekler geliyordu. Ama Aslı Erdoğan ceza almalı diyenleri de gördüm. Seninle ilgili konuşuyorlar ama bir cevap hakkın yok. Bu dayanışma olmasaydı ve belki daha da çok tutarlardı” sözleri ile değerlendirdi.

    “KİTABIMIN EKSİK KALAN BÖLÜMÜNÜ DEVLET TAMAMLADI”

    Aslı Erdoğan’ın okuyucularına da bir sürprizi var. Cezaevine girmeden önce basıma hazırladığı kitabının anlaşmalı olduğu yayınevi tarafından basılmadığını hatırlatarak, “Mart’tan beri kitap hazır. Biri denemeler, biri hikayeler. Şimdi onları tamamlayacağım ama ciddi bir roman yazmak için elimde çok malzeme var. Epey önce başladığım bir roman var. Cezaevi romanı diyemem, bir evlilik romanı. Ana karakteri Amerikalı biri ile evli bir araştırmacı yazar. Edebiyat üzerine doktora tezi yazıyor. Bu kadının geçmişinde kısa bir cezaevi deneyimi var. Ama çok karanlık bir delik bu. Adamın giremediği tek yer kadının hayatında o cezaevi süreci. Kadın anlatmıyor ama adamın beklediği ise işkence gibi şeyler. Ne bir aşk acısı ne de kadının beklediği bir erkek. Böyle bir hikayenin içerisinde 4-5 aylık bir cezaevi süreci var. O bölümü de yazamadım bir türlü. Sanki tam oturdu yerine. Ta yıllar önce kurduğum bir hikaye. Onu daha çok DHKP-C gibi bir koğuşta düşünmüştüm ama. Birden bire devlet bana romanımdaki eksik noktayı tak diye verdi. Tuhaftır romanda kurduğum sahne bizzat o cezaevinde yaşanmış” diye konuştu.

    Aslı Erdoğan, cezaevinde yeni bir hikayeye başladığını belirterek, PKK davasından cezaevi yatan 6 kadının, cezaevinden tahliye edilmeleri ardından bölgeye yolculuklarını konu aldığını söyledi. Aslı Erdoğan, kitabını “İstanbul’dan başlayıp, Van’a giden bir yolculuk” sözüyle özetledi.

  • Özgür Gündem davası başladı

    Özgür Gündem davası başladı

    Yazar Aslı Erdoğan, dilbilimci Necmiye Alpay , Zana Kaya ve İnan Kızılkaya’nın yargılandığı Özgür Gündem davası İstanbul Çağlayan Adliyesi 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

    Yurtdışından birçok gazeteci kuruluşu duruşmayı izlemek için sabah erken saatlerde adliye salonuna geldi. Duruşmaya ilk olarak sanık yakınları alındı. Güvenlik görevlilerinin duruşma salonuna 30 kişiyi alabileceklerini söylemesi üzerine adliye koridorunda bekleyen gazeteciler  durumu alkışlarla protesto etti.

    Aslı Erdoğan duruşmada şunları söyledi:

    “Burada bir salon dolusu hukukçuya hukuku anlatacak değilim. Adaleti savunmak sizin göreviniz. İdam yerine getirilmiş, ağırlaştırılmış müebbetle bu yüzyılda yargılanan ilk kadın edebiyatçı olarak tarihe geçtim. Vicdansız adalet olmadığı gibi, vicdansız edebiyat da olmaz.”

    Kapatılan Özgür Gündem Gazetesi’nin aralarında Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın da bulunduğu 9 yazar ve yöneticisi hakkında açılan davanın ilk duruşması başladı. Tutuklu yazar Aslı Erdoğan savunmasına, “Savunmamı hukuk varmış gibi yapacağım” diyerek başladı. Erdoğan’ın ardından dilbilimci Necmiye Alpay ve Eren Keskin savunma yaptı. Savunmaların ardından savcı, İnan Kızılkaya hariç tüm tutuklu ve yazarlara tahliye talep etti.
    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya, Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya ile Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay’ın tutuklu olarak yargılandıkları davanın ilk duruşması, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

    4’ü tutuklu 9 gazeteci ve yazarın “örgüte üye olmak”, “örgüt propagandası yapmak”, “devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak” iddialarıyla yargılandığı duruşmayı Almanya, İsviçre ve Fransa’dan gelen akademisyenler ve gazeteciler, uluslararası gazeteci örgütlerinden temsilciler, Uluslararası Af Örgütü temsilcileri ve çok sayıda kişi takip ediyor.

    Duruşmayı takip eden gazeteciler duruşma salonuna sadece 30 izleyicinin alındığını söyledi.

    Tutuklu gazeteciler İnan Kızılkaya ve Zana Kaya, “araç ve personel yokluğu” gerekçesiyle duruşmaya getirmediler.

    Mahkeme heyeti KHK kapsamında her sanık için sadece 3 avukatın savunma yapmasına karar verdi.

    Aslı Erdoğan’ın savunması

    Kimlik tespitleri ve iddianamenin okunmasının ardından Aslı Erdoğan, “Savunmamı hukuk varmış gibi yapacağım” diyerek savunmasına başladı.

    Erdoğan’ın 12 sayfalık savunmasından bazı bölümler şöyle:

    Hukukun sindirme aracına dönüştüğünü görüyorum. Savunmamı ‘hukuk varmış’ gibi yapacağım. Burada bir salon dolusu hukukçuya hukuku anlatacak değilim. Adaleti savunmak sizin göreviniz. Hukuk, sadece devleti ve siyasetçileri savunamaz. Özgür Gündem gazetesi izinli, sarı basın kartı, turkuaz dağıtım tarafından dağıtımı yapılan bir gazete. Yasal bir gazetede, sembolik danışma kurulu üyesiyiz. Danışma kurulu 5 yılda bir kez toplanmamış, bir tek karar alınmamıştır. Hukuk ilkeleri çiğneniyor. Sekiz kitap, yüzlerce yazının içinden birkaç kelimenin cımbızla seçilmesi, bir Ortaçağ engizisyonun dışa vurumudur. Duygular acı, saygı vicdan edebiyattır. Vicdansız adalet olmayacağına göre…

    Bir edebiyatçının kendini gerçekleştirdiği yer kitaplarıdır. Notlarım, yazılarım kriminal malzeme olarak aylardır polisin elinde. Boş ve tutarsız bir iddianame… ‘Örgüt üyeliği’ adına somut delil tek şey künyede adımın olması. Savaş karşıtı anti militarist olduğumu hep dile getirdim. 18 yıldır tek yazıma dava açılmadığı gibi slogancı bir yazar asla olmadım. İşkence ve cezaevlerini hep yazdım. Bu yaptığım ile KCK’ye üye olmuşsam bugüne kadar kitaplarıma girip çıkan örgüt kalmamıştır.

    Özgür Gündem gibi yayınlara hala ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kürtlerin gerçeğini yazmayan ana akıma alternatif doğdu. Çok sayıda köşe yazarı oldu AKP’li Muhsin Kızılkaya ve Mehmet Metiner gibi. 2013-2014’te KCK yöneticileri ile yapılan röportajlar ve açıklamalar ana akımda yer aldı. Danışma kurulunun herhangi bir konuda gazete hakkında karar yetkisi yoktur. Mahlasla yazılan yazılardan haberdar değilim.

    ‘Müebbetle yargılanan ilk kadın edebiyatçıyım’

    Bu yüzyılda, idam yerine düzenlenmiş ‘ağırlaştırılmış müebbet’ ile yargılanan ilk kadın edebiyatçı olarak tarihe geçtim. Bana bu suçu isnat edenler güneş sistemini görmeden kara deliği bulduğunu sananlardır. Bir gazetenin uzaktan kumanda edilmesi mantıksız ve imkânsızdır. Kimseden emir ve talimat almadım vermedim. Susturulan gazete ile dayanışmayı etik bir durum olarak görüyorum.

    Necmiye Alpay’ın savunması

    Erdoğan’ın savunmasının ardından duruşma Necmiye Alpaysavunma yaptı. Alpay’ın yaptığı yazılı savunmasının satır başları şu şekilde:

    Davada 4 aydır tutukluyum. Bu yargısız bir infazdır. Neden mi? Açıklamak istiyorum. Metin 3 parçalı: Gazete, silahlı örgüt, sanıklar. Ama metindeki 3 parça arasında bağlantı göremedim.

    Danışma kurulu üyeliği için teklif yapıldığında gazetenin yayınlanma özgürlüğü çerçevesinde davet yapıldı. Voltair’in dediği gibi; ‘Düşüncelerine katılmıyor olabilirim de ama onları ifade etmeniz için her şeyi yaparım’. Benim Gündem ile dayanışmam bu fikirle oldu. Yaşar Kemal’e ilk kez dava açıldığında bin kişi ‘aynı suçu işliyoruz’ dedi. Bu topraklarda bu dayanışma yıllardır yapılır.

    Yetki kullanmadım, yönetmedim, yönetilmedim de. 4 aydır tutukluyum, bu kolay değil. Hayatım bir balta ile ikiye ayrıldı. Yakalanmadım.

    Mahkeme başkanının Necmiye Alpay’a “Kendin teslim oldun” demesi üzerine ise Alpay, “Teslim olduğum doğru değil, ifade verdim” dedi.

    Alpay, savunmasının devamında ise şunları söyledi:

    İddianamede somut bir şey yok, soyut şeyler var. İddianame önyargı ile yazılmış. Savcı bilerek önceden karar vermiş gazetenin ‘silahlı örgütün yayın organı’ olduğuna. Bize suçlamalar da bu şekilde yapılmış. Kitaplar için, gazeteler için ‘ele geçirildi’ ifadeleri artık terk edilmeli. Kitapların ele geçirilmesi deyişi çok kötü zamanları hatırlatıyor: 12 Eylül… Bu deyişten artık vazgeçmeli.

    Eren Keskin’in savunması

    Özgür Gündem gazetesi davasında tutuklu dilbilimci Necmiye Alpay’ın ardından tutuksuz yargılanan avukat Eren Keskin, savunma yaptı.

    Savunmasına “Gündem benim için Musa Anter demektir” diyerek başlayan Keskin, şöyle devam etti:

    77 yaşında öldürüldü. Hala faili bulunamadı. 8-9 yaşındaki dağıtımcıları öldürüldü. O zamanlarda avukattım. Sayısız vekillik teklifini reddettim. İnsan hakları savunuculuğunu önemsedim. Müzakere sürecinde hiç dava açılmadı. Şimdi ise 140 davam var. Hiçbir yere gitmeyeceğim. Düşünce özgürlüğünü savunmaya devam edeceğim.

    Bu gazete 1999’dan bu yana devletin izniyle çıkıyor. Yöneticisi olanların ‘silahlı örgütten’ yargılanması akıl alır değil. Öldürülen kayıplarla ilgili o dönem Başbakan bize ‘faillerini bulacağım’ diye söz verdi. ‘Beyaz Torosları bitireceğim’ dediler ama şimdi beyaz Toroslara karşı olduğumuz için yargılanıyoruz. Hukuki olarak kendimizi bu kadar çaresiz, hangi yolda gideceğini bilmeyen bir dönem hiç görmedim. Kabus bir dönem yaşıyoruz. Yazılarım soruşturma aşamasında sorulmadı. İddianamedeki yazılarıma hiç dava açılmadı.

    Duruşma avukatların savunmaları devam etti.

    Erdoğan, Alpay ve Kaya için tahliye talebi

    Özgür Gündem davasında tutuklu gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Bilir (Zana) Kaya, Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dilbilimci Necmiye Alpay hakkında savcı tahliye talebinde bulundu.

    Yazıişleri Müdürü İnan Kızılkaya için ise tutukluluğun devamı istedi.

    “Gazetecilik hakim karşısında”

    Öte yandan duruşma öncesi, adliye önünde bir basın açıklaması yapıldı.

    Açıklamaya aralarında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Barış Yarkadaş, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Aslı Erdoğan’ın annesi Mine Aydoslu, Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) üyeleri ve çok sayıda gazeteci ve yazar katıldı.

    CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş adliye önünde yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    TCK’ye göre hiçbir suç olmayan yazılardan dolayı yargılanacaklar. Hiçbir gazetecinin fikirlerinden dolayı yargılanmasını kabul etmiyoruz ve meşru görmüyoruz.

    TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise şu ifadeleri kullandı:

    Bugün gazetecilik hakim karşısına çıkıyor. Onları buradan dayanışma ile çıkaracağız. Halkımızın da aynı zamanda haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor. O yüzden mücadeleye devam.

  • Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay bugün hakim karşısında

    Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay bugün hakim karşısında

    Özgür Gündem gazetesinin yayın danışma kurulunda yer aldıkları gerekçesiyle 19 Ağustos’tan beri tutuklu bulunan Yazar Aslı Erdoğan, ve 31 Ağustos’tan beri tutuklu olan Dilci Necmiye Alpay bugün ilk kez İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde hakim karşısında.

    Çok sayıda kişi, duruşmayı izlemek için adliyeye geldi.

    Türkiye’nin dünya edebiyat sahnesinde tanınan ve takdir edilen yazarlarından biri olan ve kapatılan Özgür Gündem gazetesinde yazdığı ve danışma kurulunda yer aldığı gerekçesiyle 16 Ağustos akşamı evine yapılan baskının ardından gözaltına alınan ve 19 Ağustos’tan beri tutuklu bulunan Aslı Erdoğan ile dil konusundaki başvuru niteliğindeki çalışmaları yanı sıra, barış mücadelesine de uzun yıllardır emek veren isimlerden biri olan Necmiye Alpay, bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak İstanbul Çağlayan Adliyesinde görülecek davada ilk kez hakkındaki suçlamalara karşı savunma yapacak olan Erdoğan ve Alpay’la birlikte Özgür Gündem Genel Yayın yönetmenliğini yapan Eren Keskin, yayın danışma kurulunda yer alan Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ile Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana (Bilir) Kaya, Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya, gazetenin İmtiyaz Sahibi Kemal ve yöneticilerinden Bilge Aykut, “Silahlı terör örgütüne üye olma”, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma”, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlamalarıyla yargılanacaklar.

    DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Aslı Erdoğan’ın avukatlarından Özcan Kılıç, Aslı Erdoğan’ın moralinin yerinde olduğunu ve son dönemde savunmasını yazmaya odaklandığını dile getirerek, “Mahkemeye sunacağı savunmasını tabii ki çok önemsiyor. Bu nedenle biz de güçlü bir metnin ortaya çıkmasını bekliyoruz” dedi. Kılıç, Erdoğan ile aynı hukuki durumda olan Necmiye Alpay’ın da çok moralli bir şekilde duruşmaya hazırlandığını vurguladı. Duruşma öncesi Aslı Erdoğan’ı ziyaret eden annesi Mine Aydostlu, “Tüm sıkıntılara rağmen şu an sağlık sorunlarından ziyade savunmasına yoğunlaşmış durumda. Bu hukuksuz bir dava, tamamen siyasi. İçeride elinden geldiği kadar dayanmaya çalışıyor. Biz de bu hukuksuz davaya karşı dayanmak zorundayız, başka çaremiz yok” diye konuştu.

  • Aslı Erdoğan yarın hakim karşısına çıkıyor

    Aslı Erdoğan yarın hakim karşısına çıkıyor

    Aslı Erdoğan, kapatılan Özgür Gündem gazetesinde yazdığı ve danışma kurulunda yer aldığı gerekçesiyle 131 gündür tutuklu bulunuyor. Erdoğan, yarın İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülecek davada ilk kez hakkındaki suçlamalara karşı savunma yapacak.

    Aslı Erdoğan’ın avukatlarından Özcan Kılıç, Erdoğan’ın son haftalarda savunması üzerine yoğunlaştığını ve güçlü bir metin hazırladığını belirtirken, Erdoğan’ın annesi Mine Aydostlu ise, “Kızımın ciddi sağlık sorunları devam etse de cezaevinde dayanmaya çalışıyor. Bu hukuksuz davaya karşı dayanmak zorundayız, başka çaremiz yok” dedi.

    “Örgüt üyesi olmak” ve “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlaması ile tutuklanan Aslı Erdoğan’ın Avukat Özcan Kılıç, onunla ile birlikte tutuklanan dilbilimci Necmiye Alpay’ın da aynı suçlamayla cezaevine konulduğunu hatırlattı. Ancak geçen süre zarfında savcılığın “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak” suçlamasını kaldırdığını belirterek, “Yani haklarındaki iddianame onlar içerideyken revize edildi, diyebiliriz. Şimdi ilk kez üç hakim bir savcıdan oluşan mahkeme heyetinin karşısına çıkıp kendilerini savunacaklar” diye konuştu. Aslı Erdoğan’ın moralinin yerinde olduğunu ve son dönemde savunmasını yazmaya odaklandığını dile getiren Avukat Kılıç, “Mahkemeye sunacağı savunmasını tabii ki çok önemsiyor. Bu nedenle biz de güçlü bir metnin ortaya çıkmasını bekliyoruz” dedi. Kılıç, Erdoğan ile aynı hukuki durumda olan Necmiye Alpay’ın da çok moralli bir şekilde duruşmaya hazırlandığını vurguladı.

    “SAĞLIK SORUNLARI SÜRÜYOR”

    Kronik rahatsızlıkları bulunan Aslı Erdoğan’ın cezaevindeki sağlık durumu da ilk günlerden beri ise merak konusu. Aralık ayı başında Bakırköy Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci ve yazarları ziyaret eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, daha sonra yaptığı açıklamada, Aslı Erdoğan’ın felç kalma riskinin bulunduğunu dile getirmişti. Cezaevinde yaptığı görüşmelerde tespit ettiği sorunları Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi ile Meclis gündemine de taşıyan Çakırözer, Aslı Erdoğan’ın cezaevinde bulunduğu dönemde dört kez hastaneye götürüldüğünü, ancak her seferinde doktoru göremeden geri döndüğünü belirtmişti.

    “BU HUKUKSUZ DAVAYA KARŞI DAYANMAK ZORUNDAYIZ”

    29 Aralık’taki duruşma öncesi Erdoğan’ı ziyaret eden annesi Mine Aydostlu, kızının sağlık sorunlarının devam ettiğini ve özellikle cezaevinin soğuk olduğunu dile getirdiğini söyledi. Erdoğan’ın kan dolaşımı bozukluğu, pankreas enzimlerinde yetersizlik, iç boyun fıtığı ve koah hastalığı gibi rahatsızlıkları bulunuyor. Erdoğan’a hastalıkları dolayısıyla özel bir beslenme uygulanması gerektiğini ancak cezaevi koşullarında bunun mümkün olmadığını dile getiren Mine Aydostlu, “Bu hukuksuz bir dava, tamamen siyasi. İçeride elinden geldiği kadar dayanmaya çalışıyor. Biz de bu hukuksuz davaya karşı dayanmak zorundayız, başka çaremiz yok” diye konuştu.

    ERDOĞAN İÇİN DESTEK KAMPANYALARI SÜRÜYOR

    Yazar Aslı Erdoğan’ın özgürlüğüne kavuşması için gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında düzenlenen destek kampanyaları da devam ediyor. Bunlardan biri de Türkiye’de internet üzerinden başlatılan “Barış İçin Yazı Nöbeti”. Yazıları ile Erdoğan’a destek veren isimlerden biri de yazar Murat Uyurkulak. Uyurkulak, “7 Haziran seçimlerinden önce, bir yazarın bir gazetenin yayın danışmanı olduğu için hapse atılması söz konusu bile değildi. Aslı Erdoğan’ın başına gelenler, Türkiye’de adım adım inşa edilen faşist bir rejimin göstergesi” dedi. Bugün Türkiye’de herkesin en ufak bir gerekçeyle tutuklanabildiğini belirten Uyurkulak, şunları söyledi: “Gerek Suriye’deki savaş, gerekse Batı’daki mülteci korkusu bu rejimin önünü iyice açıyor. Ülkeyi yönetenler en ufak çatlak ses istemiyor. Ama ülkemizde demokrasi, özgürlük ve barış isteyenlerin de eli armut toplamıyor. Biz de dışarıdakiler olarak bu dönemde daha örgütlü ve daha yüksek sesle itirazımızı dile getirmeliyiz.”

  • PEN’den Türkiye’ye: Suç işliyorsunuz

    PEN’den Türkiye’ye: Suç işliyorsunuz

    Bir süre Türkiye’de de bulunan, kitapları Türkçeye de çevrilmiş yazar ve sanat tarihçi Eugene Schoulgin, PEN Başkan Yardımcısı olarak Oslo Türkiye Büyük Elçisi Esat Şafak Göktürk’e resmi bir ziyarette bulundu.

    Schoulgin, Türkiye’nin Aslı Erdoğan hakkında suç işlediğini söyledi.

    Schoulgin, ayrıca Aslı Erdoğan’ın tutukluluğu hakkındaki hukuki dosyayı İsveç’li parlamenterlere de iletip duruşma öncesi desteklerini isteyeceğini bildirdi.

  • Tutuklu Aslı Erdoğan’ın edebiyatı konuşulacak

    Tutuklu Aslı Erdoğan’ın edebiyatı konuşulacak

    Tutuklu yazar Aslı Erdoğan için 16 Aralık’ta bir edebiyat etkinliği düzenleniyor. “Aslı Erdoğan ve Edebiyatı” başlıklı etkinlik 13.00’de Tarih Vakfı’nda gerçekleşecek.

    “Aslı Erdoğan ve Edebiyatı” başlıklı etkinliğin katılımcıları Bülent Usta, Hazal Halavut ve Jale Parla olacak. Doğan Hızlan’ın kaleminden okunacak açılış metninin ardından başlayacak etkinliğin moderatörü ise Sırma Köksal olacak.

    Kitapları 17 dile çevrilen, günümüz Türkçe edebiyatının en şahsına münhasır yazarlarından biri olan Aslı Erdoğan’ın yazarlığı üç  edebiyat analisti tarafından farklı boyutlarıyla, derinlemesine incelenecek.

    “İnsan ancak soyunarak yazabilir, çıplağın altında yüzülmüş deri vardır. Edebiyatın doğuşu, yasa ve destanın, eril dilin doğuşuyla eş zamanlıdır. Akit ve emirle. Kadın hep erkeğin tanımıyla erkek özne tarafından anlatıldı. Yüzyıllardır nesneleştirildi ve susturuldu. Soyunurken bile erkek bakışıyla, erkek tarafından soyuluyordu yani giydiriliyordu. Çıplaklığı, erkeğin tanımladığı giydirilmiş giysisiydi. Bunun uç örneğini, nü resimlerde John Berger verir: eline bir ayna tutuşturulmuş kadın resmine ‘kendine hayranlık’ adını verir. Son iki yüzyıllık sürece, anoninlikten çıkma mücadelesine kadar kadın ‘boşluk yaratıktır. Ben yazımda kadın bedenini İteka’ya dönüş olarak görüyorum. Kadın Odysseus için bir İteka yoktur. Çünkü kendi bedeninden koparılmıştır. Onun için ben kadını hep bir yara, eksik kalan, kopuş, yitiş, parçalanmayla betimliyorum” – Aslı Erdoğan

     

  • 35 yazar, tutuklu Erdoğan ve Alpay’ın kitaplarını imzalayacak

    35 yazar, tutuklu Erdoğan ve Alpay’ın kitaplarını imzalayacak

    İstanbul Kitap Fuarı’nda geri sayım başladı. Fuarda 35 yazar, Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın kitaplarını imzalayacak.

    Barış İçin Yazarlar İnsiyatifi, 12-20 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek 35. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda tutuklu yazarlar Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay için kitap fuarında yerini alıyor.

    Türkiye Yayıncılar Birliği’nin, Barış İçin Yazarlar adına aldığı stand, imza günleri ve söyleşilere ev sahipliği yapacak.

    Tam 35 yazarın dayanışma amacıyla Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın kitaplarını imzalayacağı standda, imza saatlerinde Kültür Servisi ile işbirliğiyle canlı yayın ve söyleşiler de gerçekleştirilecek.

    Her bir aşaması ayrı bir dayanışmanın ürünü olan Barış İçin Yazarlar standı 1.salonda yer alacak.

  • Özgür Gündem yazar ve yöneticilerine müebbet hapis istemi

    Özgür Gündem yazar ve yöneticilerine müebbet hapis istemi

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Özgür Gündem Gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik başlatılan soruşturma tamamlandı.

    PİRHA- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu savcılarından Umut Tepe tarafından hazırlanan 32 sayfalık iddianamede, Özgür Gündem gazetesi yöneticileri ve bazı çalışanlarından Kemal Sancılı, Aslı Erdoğan, İnan Kızılkaya, Zana Bilir Kaya, Ayşe Necmiye Alpay, Emire Eren Keskin, Filiz Koçali, Ragıp Zarakolu ve Bilge Akut şüpheli sıfatıyla yer aldı.

    Özgür Gündem Yayın Danışman Kurulu üyesi Aslı Erdoğan, Necmiye Alpay ve Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya ve Özgür Gündem Yazı İşleri Müdür İnan Kızılkaya tutuklu yargılanıyor.

    4’ü tutuklu 9 şüpheli hakkında “Silahlı terör örgütüne üye olma”, “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma”, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve 6,5 yıldan 17,5 yıla kadar hapis cezası istendi.

    Hazırlanan iddianame İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Mahkemenin 15 gün içerisinde iddianamenin kabulü veya reddi yönünde bir karar vermesi bekleniyor.

    İddianamede, söz konusu gazetenin yayın politikasının Cumhuriyetin niteliklerin; siyasi, hukuki, sosyal ve ekonomik düzenini değiştirmek, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak, yıkmak veya ele geçirmek olduğu belirtildi.

    Ne olmuştu?

    İstanbul 8. Sulh Ceza Mahkemesi 16 Ağustos’ta Özgür Gündem Gazetesi’ni “örgüt propagandası” suçlamasıyla kapattı. Kararda kapatılmanın “geçici” olduğu belirtilmekle beraber ne kadar süre kapalı kalacağına ifade yer almadı.

    Gazetenin kapatılmasından kısa süre sonra Özel Harekat Polisi, gazetenin Beyoğlu’ndaki binasına baskın yaptı. Bazı çalışanları kimlik kontrolünün ardından bırakan polis, 22 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan 22 gazeteci savcılık sorgusunun ardından 18 Ağustos’ta serbest bırakıldı.

    Özgür Gündem Yayın Danışman Kurulu üyesi, yazar Aslı Erdoğan 19 Ağustos günü tutuklandı.

    Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya ve Özgür Gündem Yazı İşleri Müdür İnan Kızılkaya 22 Ağustos’ta tutuklandı.

    31 Ağustos’ta Özgür Gündem Gazetesi Yayın Danışman Kurulu üyesi, dilbilimci, yazar Necmiye Alpay tutuklandı. (

     

  • Annesinden tepki: Aslı Erdoğan hasta, serbest bırakılsın

    Annesinden tepki: Aslı Erdoğan hasta, serbest bırakılsın

    İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Galatasaray Meydanı’nda 241. F Oturmasını gerçekleştirdi. Burada bir konuşma yapan Aslı Erdoğan’ın annesi Mine Aydoslu kızının uluslararası alanda başarılara imza atan bir yazar olduğunu belirterek, yazdıkları bazılarının hoşuna gitmediği için müebbetle yargılandığını söyledi. Aydoslu, Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığını vurguladı.

    PİRHA- İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu tarafından hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek için her Cumartesi yapılan F Oturması eyleminde Aslı Erdoğan’ın sağlık durumu hakkında bilgi verildi. Açıklamada, Aslı Erdoğan’ın serbest bırakılması talebi dile getirildi.

    img_4074

    Galatasaray Meydanı’nda yapılan eylemde “Hasta mahpuslar serbest bırakılsın!”, “Aslı Erdoğan serbest bırakılsın!”, “Tecrit öldürür dayanışma yaşatır!”, “Hasta mahpuslar yalnız değildir!” sloganları haykırıldı.

    Artan gözaltı ve tutuklama saldırılarının da teşhir edildiği eylemde ilk sözü Aslı Erdoğan’ın annesi Mine Aydoslu aldı. Kızının uluslararası alanda başarılara imza atan bir yazar olduğunu belirten Aydoslu, yazdıkları “bazılarının hoşuna gitmediği için” kızının müebbetle yargılandığını söyledi. Aydoslu, Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığını vurguladı.

    ASLI ERDOĞAN’IN PANKREAS RAHATSIZLIĞI VAR

    Mine Aydoslu, kızının pankreas rahatsızlığı nedeniyle her şeyi yiyemediğini, ancak hapishane koşullarında uygulaması gereken diyeti yapamadığını belirtti. Hastaneye götürülürken ring aracında havasız bir ortamda tutulmasının da rahatsızlığına olumsuz etki ettiğini söyleyen Aydoslu, son olarak hasta tutsakların koşullarının düzeltilmesi ve ağır hasta olanların serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

     

    img_4072