Etiket: aslıhan han

  • ‘PSAKD olarak depremzedeler için psikososyal destek grubu oluşturduk’-VİDEO

    ‘PSAKD olarak depremzedeler için psikososyal destek grubu oluşturduk’-VİDEO

    PİRHA – PSAKD Mamak Şubesi, depremin yaşandığı illerden Ankara’ya gelen depremzedeler için psikososyal destek grubu oluşturdu. Travma yaşayan kadın ve çocukları uzman kişilerle buluşturduklarını anlatan yöneticiler, beslenme ve barınma konusunda da oluşturdukları dayanışma ağının detaylarını anlattılar. 

    10 ilde büyük yıkıma sebep olan depremlerin ardından Ankara en fazla göç alan iller arasında sayılıyor. Düşük gelirli yurttaşların yaşam sürdüğü Mamak ve Yenimahalle ilçelerine bağlı kimi mahallelerde kiralık ev bulmak artık pek mümkün olmuyor.

    6 Şubat’ta yaşanan depremin ardından Tuzluçayır ve civarına sığınan depremzedelerin yardımına koşan kurumların arasında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube de yer aldı. Barınma ve gıda ihtiyaçlarının yanı sıra depremzedelere psikososyal destek de verilmeye başlandı.

    “BİZ AÇ, SUSUZ KALABİLİRİZ AMA…”

    PSAKD Mamak Şube Kadın Meclisi Üyesi Aslıhan Han, yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Sosyal hizmet uzmanı olan Han, Mamak Şube olarak depremin ilk gününden 12 Şubat’a kadar deprem bölgesine yardım gönderilmesi konusunda ciddi bir organizasyon yürüttüklerini anlattı. İlerleyen günlerde mahallelerine ciddi bir göçün başladığını aktaran Han, şunları söyledi:

    “Genellikle Tuzluçayır, Natoyolu bölgesine gelenler, bir tanıdığının yanına yerleşti. Bizler ilk elden onları ziyaret etmeye çalıştık. İnsanlar direkt cemevine de geliyordu. Depremzedelerin listelerini tutarak ev ziyaretlerine başladık. Bu ziyaretlerin gerekçesi şuydu; misafir oldukları ev ortamında ne ihtiyaçları var? Çünkü misafir eden ailelerin de ekonomik, sosyal durumları oldukça sıkıntılı olabiliyor. Nasıl destekleyeceğiz konusunda çalışma başlattık. Gıda ve eşya üzerine bir çalışma yürüttük. Aileleri bununla destekledik. Sonrasında ‘Biz aç, susuz kalabiliriz ama psikolojik olarak çok kötü bir süreç yaşıyoruz’ denildi. Özellikle çocuk ve kadınlara yönelik destek talebi vardı. Biz de kadın meclisi olarak mesleki birikimi olan ve bu alanda çalışmış sosyal çalışmacı, psikolog, aile terapistlerinden bir grup kurduk. 12 Şubat’tan itibaren ev ziyaretlerine başladık. Ailelere gittiğimizde önce sohbetle başladık.”

    UZMAN PSİKOLOG VE PSİKİYATIR DESTEĞİ

    Aslıhan Han, yaptıkları çalışmanın detaylarını şu sözlerle sürdürdü:

    “Psikolojik destek sürecinde mesleki birikimimiz olsa da onlarla görüşme sürecinde uygun zaman ve mekanı ayarlama konusunda eksiklerimiz var. Bu ailelerle görüşüyoruz, eğer ev ortamı uygunsa görüşmeler yapıp durumlarını tespit ediyoruz. Genelde iki arkadaş ev ziyaretlerine gidiyoruz. Eğer psikolojik sorunlar devam ediyorsa onlara uygun bir çalışma modeli öneriyoruz. Gönüllü çalışacak psikologlarla ya da sosyal hizmet uzmanı kişilerle de görüştük, onlara yönlendirme konusunda da bizler aracılık yapmaya karar verdik. Şu ana kadar aşağı yukarı 14 aile ile görüşme yaptık. Genelde çocukları ve kadınları, akrabaların yanlarına yerleştiren erkek, tekrar deprem bölgesine dönüyor.

    Biz bu görüşmeleri yaparken yaşadıkları o travmanın farkında mı değil mi önce ona dikkat ediyoruz. Çünkü bu travmanın etkilerinin olmaması bizim için anormal olabilirdi. Bu süreç oldukça normal. Uykusuzluk, kabus görme, konsantre olamama, ağlama krizleri, bunlar aslında yaşadıkları olaya bağlı olarak bir süre normal. Bir süre sonra eğer bu azalmıyor ya da artarak devam ediyorsa bununla ilgili daha uzman psikolog ya da psikiyatristlere yönlendirme aracılığı yapmaya karar verdik. Bunun için Ankara Üniversitesi psikiyatri bölümü, Çankaya Belediyesi Aile Danışma Merkezi ve gönüllü psikologlarla görüştük. Bu süre zarfında bizi aşan ve artarak devam eden travma sürecinde bunlarla buluşturmaya çalıştık.

    Bazı gönüllü arkadaşlarımız içerisinde yoga yapanlar da var. Bazen daha hafif kendi ile baş edebilecek durumda olanları da onlara yönlendirdik. Şu ana kadar olumlu geri dönüşümler aldık. O nedenle de bu çalışmayı daha profesyonelce yürütme kararındayız. Çünkü misafir oldukları evlerden yavaş yavaş ayrılmaya karar verdiler ve yine bu bölgede ev tutacaklar.”

    “AKP İKTİDARININ YARATTIĞI BİR ZİHNİYET”

    Aslıhan Han, 6 Şubat depremlerinin ardından Mamak bölgesindeki ev kira fiyatlarının yükselmesi nedeniyle depremzedelerin yaşadığı zorluklara da dikkat çekti. Durumun moral çöküntüsüne sebep olduğunu ifade eden Aslıhan Han, şöyle devam etti:

    “Misafirler, yavaş yavaş misafir bulundukları evden ayrılmaya karar veriyorlar. Burada kalmaya karar verenler, özellikle de kendilerine yakın hissettikleri bir bölgede yaşamak isteyenlerden oluşuyor. Ev fiyatları zaten oldukça artmıştı, bir de bunun üzerine deprem süreci ile beraber artması daha ciddi bir ekonomik sorunla karşı karşıya geldiğimizi gösteriyor. Sadece ev kirasının artması değil, ev sahiplerinin bir de evleri için güvence istenmesiyle de çok karşı karşıya kaldık. Israrla devlet memuru kefil istiyorlar. Ben bir ihraç memur olarak şunu söylüyorum; ben de Sosyal Hizmetler’den ihraç edildim. Yani devlet memurluğunu garanti gören bir anlayışla halen karşı karşıyayız. Bu ülkede kimsenin canı garantide değil. Yapılanın artışın doğru olmadığını anlatmaya çalışıyoruz. Sonuçta bu süreçte kendilerinin de biraz daha anlayışlı ve fedakar olması gerektiğini belirtiyoruz. Fakat ne yazık ki ekonomik koşullar onları da duygusallıktan çıkartmış, bazı insani öğelerden uzaklaştırmış görünüyor. Ama iyi olanlar; kefil istemeden ya da en az 1 ay kirasını almadan evini verenler, apartman sakini olarak kapıcı dairelerini hemen onarıp verenler de var. Ama bu fırsatçıları aynı zamanda bu sistemin, bu dönemin, AKP iktidarının yarattığı bir zihniyet olarak görüyoruz. Ama hele hele toplumsal travmanın yaşandığı böyle bir felakette bunu devam ettirmiş olmaları insanlıklarının da sorgulanacağı anlamına geliyor. O nedenle de bizler şöyle bir karar aldık, özellikle memur kefil isteyen ve kirayı arttıranlara hiç kimse kiracı göndermiyor. Ve bunun da anti propagandasını yapıyoruz. Onları da biz böyle cezalandıralım istiyoruz.”

    “YALNIZ OLMADIKLARINI HİSSETTİRDİK”

    Pir Sultan Abdal Mamak Şube Kadın Sekreteri Bahtiyar Atakay da “Maalesef ki kira artışları üç iken beş 5 oldu. Sözümüzün geçtiği, zorlayabildiğimiz insanlarla görüşmelerimizde bunları çekmeye çalıştık ve ailelerimizi yavaş yavaş kefil de olarak oralara yerleştirdik” dedi. Depremzedelerin ihtiyaçlarının sadece kira ile sınırlı olmadığının altını çizen Atakay, şunları söyledi:

    “Depremzedelerin birçok ev ihtiyaçları da var. Çünkü deprem bölgesinden geldiler ve ayaklarında çorap yok. Terlikle gelenler, hırka üstüne hırka giyinip buluşturdukları kıyafetlerle kendilerini buraya zor atmışlardı. Böyle olunca bizler bu duruma el atalım istedik. Dayanışmadan yola çıkarak kimin evinde ne varsa arkadaşlarımıza söyledik ve ‘herkes elinde ne varsa getiriyor’ dedik. Yavaş yavaş eksikleri giderdik tabii ki dört dörtlük olmadı ama en azından bir battaniye, bir döşek, mutfak araç gereçlerini hızlıca giderdik. En azından yemeklerini kaynatabilecekleri bir ocak ayarlansın istedik. Çağrımız sonrasında PSAKD Mamak Şubenin içerisi erzaklarla doluydu. Depremzedelerin ihtiyaçları konusunda bizim elimizde yoksa diğer derneklerden alıyorduk. O derneklerde yoksa bize gönderiliyordu. Elimizden geldiği kadar küçük de olsa çorbalarında tuzumuz olsun diyerek evlerini bu şekilde dizmeye çalıştık. Depremzedelere burada yalnız olmadıklarını, burada da bir kapılarının olduğunu, başlarının sıkıştığında gücümüzün yettiği kadar onlara yardımcı olabileceğimizi hissettirdik.”

    PİRHA/ANKARA

     

  • ‘488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?’-VİDEO

    ‘488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?’-VİDEO

    PİRHA-Can TV’de Sakine Esen Yılmaz’ın sunduğu ‘Söz Kadının’ programında konuşan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Gülistan intihar etti denildi ve Munzur arandı ancak orada olmadığını hepimiz gördük. Peki, Gülistan intihar etmediyse neden intihar etti denildi. Gülistan’ın suya atladığını gören kamera, görgü tanığı yok madem intihar denildi 488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?” diye sordu.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku 489 gündür kayıp.

    Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zainal Abakarov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken, ailesi ve kadın örgütleri kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    Sakine Esen Yılmaz’ın sunduğu Can TV’de ‘Söz Kadının’ programına Aygül Doku, HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve DAD Ankara Şube Kadın Sekreteri Aslıhan Han katılırken, programda Gülistan Doku’nun durumuna dikkat çekildi.

    Aygül Doku, ”488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede? Eğer ilk aramalarda su ihtimalinin dışında diğer ihtimaller de düşünülseydi, karada da Gülistan aransaydı ben eminim 488 gündür Gülistan’ı aramıyor olacaktık” dedi.

    “488 GÜNDÜR GÜLİSTAN’DAN EN UFAK BİR İZ YOK”

    488 gündür Gülistan’dan en ufak iz olmadığını söyleyen Aygül Doku, “Dersim avuç içi kadar bir kent. Her köşesinde mobese, her dağında kule var böyle bir kentte ben yaklaşık 8 ay kaldım. Böyle küçük bir kentte Gülistan’ı 488 gündür aramak gerçekten acı verici. Gülistan Doku’ya ne oldu? Zainal Abarakov kim? Gülistan üniversiteli genç bir kadındı. Anneme, yeğenlerine hediyeler almayı planlıyordu. Daha sonra benden YKS kitaplarını isteyip ikinci üniversite okumak isteyen bir kızdı. O yüzden gencecik bir kız durup dururken neden ortadan kaybolsun.  Gülistan intihar etti denildi ve Munzur arandı ancak orada olmadığını hepimiz gördük. Peki Gülistan intihar etmediyse neden intihar etti denildi. Gülistan’ın suya atladığını gören kamera, görgü tanığı yok madem intihar denildi 488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?” diye sordu.

    “SADECE İNTİHAR OLGUSU ÜZERİNDE DURULDU”

    Bu soruşturma normal bir soruşturma gibi yürütülmediğini vurgulayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil de, “Sadece intihar olgusu üzerinde duruldu ve Gülistan sadece suda arandı. Normal bir kayıp vakası olduğunda, bir insan ortadan kaybolduğunda bile birçok şekilde ararsınız ve geniş kapsamlı bir soruşturma başlatırsınız. Zaten intihar ettiğine dair kesin bir kanıt yok ortada, sadece köprünün üzerinde görülmüş. İnsanlarda Gülistan bulunmak istenmiyor algısı vardı. Hiç kimse intihar ettiğine inanmıyordu, kapsamlı bir soruşturma yürütülmedi sadece intihar üzerinde duruldu ve sadece suda arandı göstermelik bir aramaydı” diyerek, etkin soruşturma yürütme çağrısında bulundu.

    “GÜLİSTAN DOKU’NUN BULUNMAMASI BİR DEVLET POLİTİKASI”

    Kadın cinayetlerinin politik olduğunu belirten Aslıhan Han ise, “Biz kadın katliamlarına politik derken Gülistan Doku’nun bağlantısının olduğu yani onu ortadan kaldırma ihtimali olanların iktidarla, hükümetle, siyasi erklerle doğrudan bağlantısı var. Gülistan Doku’nun bulunmamasının bir devlet politikası olduğunu söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Sivas anmasına katılanlar Ankara’da mahkemeye çıkıyor!-VİDEO

    Sivas anmasına katılanlar Ankara’da mahkemeye çıkıyor!-VİDEO

    PİRHA-Sivas’ta Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler için 2 Temmuz 2020’de Ankara’da yapılmak istenen anma nedeniyle 8 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. 25 Şubat’ta görülecek duruşma öncesinde açıklama yapan kurumlar “Haklı davamızda bizi sanık sıfatıyla hakim karşısına çıkartmak isteyen zihniyete karşı 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ne tüm canlarımızı davet ediyoruz” denildi.

    Ankara’da 2 Temmuz 2020’de Sivas Madımak Katliamı anmasına yapılan polis müdahalesi ardından 8 kişi hakkında dava açıldı. İlk duruşması 25 Şubat’ta Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek davaya ilişkin çok sayıda demokratik toplum örgütü bir araya gelerek açıklama yaptı.

    Demokratik Alevi Derneği (DAD) Ankara Şubesi’nde düzenlenen basın açıklamasında duruşmaya katılım çağrısı yapılırken, “En demokratik hakkımız olan bir basın açıklamasına dahi tahammülü olmayan devletin ceberut şiddetini kınıyoruz” denildi.

    Ortak çağrı metnini okuyan DAD Ankara Şube Eş Başkanı Meral Gökokuş şunları dile getirdi:

    “Madımak Katliamı 33 canımızı yitirdiğimiz insanlık tarihinin yüz karalarından birisi zamanımızın Kerbela’sıdır. Her yıl unutturmamak adına davamıza sahip çıkmak için mitingler ve anmalar yapıyoruz. Pandemiden kaynaklı mitinglerin yasaklandığı dönemde Sakarya Caddesinde müsahip dost kurumlarla ortak bir basın açıklaması yapmak için bir araya gelmek istedik. Daha alana gelmeden polisin orantısız gücü ile karşılaştık. Arkadaşlarımız darp edilip gözaltına alındı. En demokratik hakkımız olan bir basın açıklamasına dahi tahammülü olmayan devletin ceberut şiddetini kınıyoruz. Haklı davamızda bizi sanık sıfatıyla hakim karşısına çıkartmak isteyen zihniyete karşı 25 Şubat yani yarın sabah 9:20 de 2. Asliye Ceza Mahkemesine tüm canlarımızı davet ediyoruz.”

    “ÖNCE 2 TEMMUZ’UN HESABINI VERSİNLER”

    DAD Ankara Şube Kadın Sekreteri Aslıhan Han ise “Bizler geçmişimizi unutmayan bir anlayışa sahibiz. Sivas Katliamı’nı unutmak ihanettir” diyerek duruşmaya şu sözlerle katılım çağrısı yaptı:

    “Evlerimize gönderilen iddianame, bu katliamı yapanları aklayan, katliamı anmak isteyenleri ise suçlayan bir türde olmuş. Pandemi koşullarında o gün fiziki mesafeye uygun olarak açık bir alanda 2 Temmuz ile ilgili etkinlik yapmamız anamızın ak sütü kadar helaldi. Hala 2 Temmuz’un hesabını vermeyen bir zihniyetle karşı karşıyayız. Demek ki 2021 yılının 2 Temmuz’unda bu zihniyete karşı daha çok sokakta olmamız gerekiyor. Katliamda yaşamını yitirenleri eğer unutursak yaşam bize helal olmasın. 33 Kişiyi unutursak geleceğe nasıl aydınlık bir yüz ile bakacağız? ‘İnsanım’ diyen, adaletten yana olan herkesin duruşmada olması gerekiyor.”

    Basın açıklamasına destek veren kurumlar: İHD Genel Merkezi, Devrimci Parti, Yeşil Sol Parti, HDP Ankara İl Örgütü, Alınteri, Partizan, Karala

    PİRHA/ANKARA