Etiket: aşure lokması

  • Bornova Cemevi’nde halkın lokmalarıyla Aşure paylaşıldı – VİDEO

    Bornova Cemevi’nde halkın lokmalarıyla Aşure paylaşıldı – VİDEO

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Cemevi’nde halkın lokmasıyla yapılan Aşure paylaşıldı. Kerbela’da yaşananların insanlık vicdanında kanayan bir yara olduğunu belirten Bornova Cemevi Başkanı Çelik, “Kerbela’da Yezid’in zulmüne karşı direnen Hüseyin neyi temsil ediyorsa, Madımak’ta karanlığa karşı aydınlığı savunan canlarımız da aynı hakikat çizgisini temsil etmektedir” diye konuştu. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği(PSAKD) İzmir Bornova Cemevi’nde Aşure paylaşıldı. Paylaşım ve birlikteliğin sembolü olan Aşure lokması her cemevinde olduğu gibi burada da halkın lokmalarıyla yapıldı. Aşure etkinliğine ABF Ege Sorumlusu Mehmet Bozkurt, Bağımsız İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Meclis üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. ‘

    Etkinlik Zakir Deniz Polat ve Derya Sezer’in deyişleriyle başladı.

    “KERBELA HERHESİN YOLUNU AYDINLATAN BİR MEŞALEDİR”

    PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Muharrem ayı lokmaların paylaşması ve ortak hafızanın diri tutulması anlamına geldiğini kaydetti.

    Kerbela’da yaşananların insanlık vicdanında kanayan bir yara olduğunu belirten Çelik, şunları söyledi;

    “İmam Hüseyin, iktidarın ve zulmün karşısında boyun eğmeyerek bizlere büyük bir miras bırakmıştır. O, canını kurtarmayı değil, insanlığın onurunu korumayı seçmiştir. Kerbela’da susuz bırakılan çocukların, mazlumların, kadınların çığlığı bugün hâlâ dünyanın dört bir yanında yankılanmaktadır. Şah Hüseyin’in duruşu bize şunu öğretir: Zulüm karşısında sessiz kalmak, zulmün ortağı olmaktır. Hakikatin yanında durmak ise bedel gerektirse de insan olmanın gereğidir. Bu nedenle Kerbela yalnızca geçmişte yaşanmış bir acı değil, bugün de adalet arayan herkesin yolunu aydınlatan bir meşaledir.”

    “MAZLUMLARIN HAKİKAT MÜCADELESİ DEVM EDİYOR”

    Sivas Katliamı’nın da Kerbela’nın devamı olduğunu belirten Çelik, “Sivas’ta otuz üç aydınımız, sanatçımız, ozanımız ve göz göre göre yakılarak katledildi. Madımak’ta yanan yalnızca insanlar değildi; kardeşlik, demokrasi, eşit yurttaşlık ve insanlık değerleri de ateşe verildi” diye konuştu.

    Aradan geçen 33 yıla rağmen adaletin sağlanmadığına dikkat çeken Çelik, “Kerbela’da Yezid’in zulmüne karşı direnen Hüseyin neyi temsil ediyorsa, Madımak’ta karanlığa karşı aydınlığı savunan canlarımız da aynı hakikat çizgisini temsil etmektedir. Kerbela ile Sivas arasında yüzyıllar vardır; ancak zulmün dili değişmemiştir. Değişmeyen bir başka şey ise mazlumların direnişi ve hakikat mücadelesidir” ifadelerini kullandı.

    Aşure’nin paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin simgesi olduğunu belirten Barış Çelik, “Ayrımcılığa karşı eşitliği, savaşa karşı barışı, nefrete karşı sevgiyi, zulme karşı adaleti savunmaya devam edeceğiz” dedi.

    “AŞUREDE İYİLİĞİ ARIYORUZ”

    Daha sonra Bağımsız İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay konuştu. 1450 yıl önce yaşanan Kerbela’nın acısını biraz susuz kalarak biraz aç kalarak biraz yası içimizde yaşamaya çalıştığını belirten Tugay, Aşure lokmasında da iyiliği aradıklarını söyledi. Tugay, Hacı Bektaş Veli’nin ‘Dost kapılarını arıyoruz” sözünü hatırlatarak, doğruluktan dost kapılarını aradıklarını söyledi.

    Konuşmaların ardından Pir’lerin lokma gülbengiyle Aşure pay edildi. Etkinlik Zakir Öznur Korkmaz’ın deyişleri ile son buldu.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • Antalya’da Amasyalılar aşure lokmasında buluştu: Birliğimizi ve kültürümüzü yaşatıyoruz-VİDEO

    Antalya’da Amasyalılar aşure lokmasında buluştu: Birliğimizi ve kültürümüzü yaşatıyoruz-VİDEO

    PİRHA- Antalya’da Merzifon Kayadüzü Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği aşure lokmasında birlik ve dayanışma mesajları verildi. Dernek Yönetim Kurulu Üyesi Kasım Tezcan, tüm faaliyetlerini üyelerin katkılarıyla sürdürdüklerini belirterek, “Kendi lokmamızı, kendi kazanımızı kendimiz kaynatıyoruz” dedi.

    Antalya’nın Muratpaşa ilçesindeki ASSİM İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen aşure lokması etkinliği, Arzuman Ocağı evlatlarından Yol Yürütücüsü Şehriban Mutluer’in okuduğu gülbenkle başladı. Program, Hüseyin Abdal Ocağı evladı Kulcan İlyas Şimşek’in seslendirdiği deyişlerle devam etti.

    “250’YE YAKIN ÜYEMİZLE FAALİYETLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”

    Etkinliğe ilişkin PİRHA’ya konuşan Merzifon Kayadüzü Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Kasım Tezcan, derneğin 2004 yılında kurulduğunu belirterek şu bilgileri verdi:

    “Derneğimizi 2004 yılında kurduk. Bugün yaklaşık 250 üyemiz bulunuyor. Kurulduğumuz günden bu yana aktif şekilde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Kahvaltı buluşmaları, aşure etkinlikleri düzenliyoruz. Ayrıca üniversite öğrencilerine burs desteği sağlıyor, yaklaşık 300 ilköğretim öğrencisine yönelik yöresel yemek etkinlikleri gerçekleştiriyoruz.”

    “ANTALYA’DA BİNE YAKIN AMASYALI YAŞIYOR”

    Antalya’da yaklaşık üç bine yakın Amasyalı nın yaşadığını ifade eden Tezcan, Kayadüzü köyünden ise yaklaşık 350 hanenin kentte bulunduğunu söyledi.

    “Düğünümüzde, nişanımızda, cenazemizde ya da herhangi bir etkinlikte birlik ve beraberlik içinde bir araya geliyoruz. Haberleşmemizi WhatsApp ve Facebook gruplarımız üzerinden sağlıyoruz.”

    “LOKMALARIMIZI KENDİ İMKANLARIMIZLA HAZIRLIYORUZ”

    Derneğin faaliyetlerini üyelerin aidatları ve gönül dostlarının katkılarıyla sürdürdüğünü dile getiren Tezcan, herhangi bir kurum ya da belediyeden maddi destek almadıklarını vurguladı.

    “Lokmalarımızı tamamen kendi imkânlarımızla hazırlıyoruz. Herhangi bir kurumdan ya da belediyeden katkı almıyoruz. Kendi lokmamızı, kendi kazanımızı kendimiz kaynatıyoruz.”

    Kayadüzü köyünde cemevlerinin bulunduğunu ve her yıl Muharrem orucunun tutulup aşure lokmalarının pay edildiğini hatırlatan Tezcan, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Dernekçilik karşılık beklemeden yapılan bir gönül işidir. Biz kimseden maddi bir beklenti içinde değiliz. Tek isteğimiz, insanlar etkinliklerimizde bizleri yalnız bırakmasın, yanımızda olduklarını hissettirsin. Önemli olan birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek, kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmaktır.”

    PİRHA/ANTALYA

  • Mersin Cemevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    Mersin Cemevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Yası Kerbela Orucu’nun tamamlanmasının ardından Mersin Cemevi’nde düzenlenen aşure lokması binlerce yurttaşı aynı sofrada buluşturdu.

    Mersin Cemevi’nde binlerce yurttaşın katılımıyla aşure lokması paylaşıldı. Etkinlik İnanç Kurulu Başkanı Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbenkle başladı. Zakir Rıza Aydın’ın seslendirdiği deyişler eşliğinde semah dönüldü.

    “AŞURE LOKMALARI BARIŞA VE KARDEŞLİĞE VESİLE OLSUN”

    Mersin Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz, konuşmasında Muharrem ayının ve aşure geleneğinin taşıdığı anlamı anlattı.

    Muharrem ayının, bütün peygamberlerin dara düştükten sonra kurtuluşa eriştiğine inanılan kutsal bir zaman dilimi olduğunu belirten Kılavuz, Anadolu Alevileri için ise Muharrem denildiğinde akla öncelikle Kerbela ve Hz. Hüseyin’in geldiğini ifade etti.

    Kerbela’nın yalnızca tarihsel bir olay olmadığını söyleyen Kılavuz, şöyle konuştu:

    “Kerbela, siyaset ve iktidar hırsının insanlığı nasıl felakete sürüklediğinin en acı örneklerinden biridir. Hz. Hüseyin, masumiyetin ve mazlumiyetin; Yezid ise zulmün ve zalimliğin simgesi olmuştur. Kerbela, iyi ile kötünün, hak ile haksızlığın, karanlık ile aydınlığın mücadelesidir. Aynı zamanda insan olmanın vicdanıdır.”

    “KERBELA GÜNÜMÜZDE DE YAŞANIYOR”

    Kılavuz, zulmün yalnızca geçmişte kalmadığını belirterek, bugün de dünyanın birçok yerinde benzer acıların yaşandığını söyledi.

    Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken Kılavuz, on binlerce masum insanın savaşın ve şiddetin mağduru olduğunu ifade ederek, yaşanan zulmü kınadı.

    Komşu Suriye’de Alevilere ve diğer sivil halklara yönelik saldırılara da değinen Kılavuz, inanç ve kimlik üzerinden yürütülen şiddetin kabul edilemeyeceğini belirterek, tüm insanlığı bu zulümlere karşı ortak vicdan oluşturmaya çağırdı.

    “Kerbela yalnızca 1345 yıl önce yaşanmış bir olay değildir. Bugün de dünyanın farklı coğrafyalarında yeni Kerbelalar yaşanmaktadır. Zulmün karşısında durmak, insanlık görevimizdir.” dedi.

    ALEVİLERİN TALEPLERİ DİLE GETİRİLDİ

    Konuşmasında Alevi toplumunun uzun yıllardır dile getirdiği talepleri de paylaşan Kılavuz, cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

    “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde cemevlerinin ibadethane statüsü yasal güvence altına alınmalıdır. Devlet, milyonlarca Alevi yurttaşın inancını ve taleplerini görmeli, eşit yurttaşlık ilkesi hayata geçirilmelidir.”

    Sivas Madımak Katliamı’nın yaşandığı binanın bir utanç müzesine dönüştürülmesi gerektiğini de vurgulayan Kılavuz, toplumsal barışın ancak geçmişle yüzleşerek güçleneceğini belirtti.

    Konuşmasının sonunda birlik, barış ve kardeşlik mesajı veren Kılavuz, şu temennilerle sözlerini tamamladı:

    “Ülkemizde sevginin, hoşgörünün ve kardeşliğin egemen olmasını diliyorum. Muharrem oruçlarımız ve paylaştığımız aşure lokmaları; barışa, birliğe, dayanışmaya ve gönüllerin buluşmasına vesile olsun. Aşure lokmalarımız tüm canlara helal, kabul ve hak katında makbul olsun.”

    “AŞURE, BİRLİKTE YAŞAMANIN EN GÜZEL SİMGESİDİR”

    Etkinlikte konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, aşurenin yalnızca bir lokma paylaşımı olmadığını belirterek şunları söyledi:

    “Bugün burada yalnızca bir geleneği değil; birlikte yaşamanın, birlikte mücadele etmenin ve ortak geleceği paylaşmanın anlamını da yaşatıyoruz. Aşure, farklı tatların bir araya gelerek tek bir lezzete dönüşmesidir. Bu yönüyle, farklı inançların, kimliklerin ve yaşam biçimlerinin bir arada yaşadığı Mersin’in en güzel simgesidir.”

    Muharrem ayının yas ve matem ayı olduğuna dikkat çeken Seçer, Kerbela’nın insanlık tarihinin en büyük adalet sınavlarından biri olduğunu ifade ederek, Hz. Hüseyin ve yol arkadaşlarının zulme karşı sergilediği duruşun tüm insanlık için ortak bir vicdan mirası olduğunu vurguladı.

    “Kerbela’yı anmak yalnızca matem tutmak değildir. Aynı zamanda adaletsizliğe karşı çıkmak, haksızlığın karşısında susmamaktır. Bu anlayış, Hacı Bektaş Veli’nin öğretileriyle, Pir Sultan Abdal’ın dizeleriyle yüzyıllardır halkın vicdanında yaşamaktadır. Biz de bugün adaletten, eşitlikten ve hakkaniyetten yana durmaya devam ediyoruz” dedi.

    Sanatçı  Hüseyin Korkankorkmaz deyiş seslendirdi.

    PİRHA/MERSİN

  • Demsır Kültür Aşevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    Demsır Kültür Aşevi’nde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- Demsır Kültür Aşevi’nde imece usulü ve kadınların emeğiyle hazırlanan aşure lokması paylaşıldı.

    Yası Kerbela Orucu’nun ardından kaynatılan aşureler paylaşılmaya başlandı. Geçtiğimiz yıl açılışı yapılan Demsır Kültür Aşevi’nde aşure lokması paylaşıldı.

    Yurttaşların yoğun katılım gösterdiği aşure lokmasının gülbangını Sarı Saltuk Ocağı’ndan Munzur Yelsalı okudu. İmeme usulüyle toplanıp, lokmalar kadınların emeğiyle hazırlanan aşure lokması paylaştırıldı.

    PİRHA/DERSİM

  • PSAKD Adıyaman Şubesi aşure lokması pay etti-VİDEO

    PSAKD Adıyaman Şubesi aşure lokması pay etti-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Adıyaman Şubesi’nin aşure lokmasında konuşan şube başkanı Ali Sekman, “İnançlarımız, kimliklerimiz, yaşam biçimlerimiz farklı olabilir ama aynı tencerede pişirip aynı sofrada oturabiliyorsak, bu halkın mayasında umut vardır demektir” dedi.

    Muharrem orucunun son bulmasıyla Aleviler bulundukları yerlerde aşurelerini pişirip paylaşmaya devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şubesi sabahtan yaptığı aşure lokmalarını Adıyaman’da halkla paylaştı.

    Yapılan aşure lokmasına sivil toplum örgütleri, siyasi parti üyeleri, Alevi inanç kurumları ve çok sayıda insan katıldı.

    Yüzlerce yurttaşın katıldığı aşure etkinliğine Ağuçan ocağı evlatlarından Dede Hüseyin Güzel ve Mehmet Kureyşan ocağı evlatlarından Ali Tutak’ın verdiği gülbeng ile başladı.

    Yapılan konuşmaların ardından Sanatçı Ali Sizer ve Huriye Ahuzer deyişlerini seslendirdi.

    “AŞURE FARKLI TATLARIN BİR KAZANDA BİRLEŞMESİ GİBİDİR”

    Lokma pay edilmesinde konuşan PSAKD Adıyaman Şubesi Başkanı Ali Sekman, “Aşure, çok farklı tatların bir kazanda birleşmesi gibidir. Bu farklılıkların birlikte yarattığı güzellik, bize şunu anlatır: İnançlarımız, kimliklerimiz, yaşam biçimlerimiz farklı olabilir ama aynı tencerede pişip aynı sofrada oturabiliyorsak, bu halkın mayasında umut vardır demektir. Bu maya bin yıldır bu topraklarda tuttu ve bugün bizlere düşen görev; mayayı yaşatmak, ortak vicdanı büyütmektir” dedi.

     GÖREVDEN ALMALARA TEPKİ

    Sekman, görevden uzaklaştırılan Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere’ye verilen ev hapsine tepki göstererek şöyle devam etti:

    “Bugün ülke olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Halkın iradesiyle seçilen belediye başkanlarının görevden alınması, ev hapsi gibi uygulamalarla karşı karşıya kalmaları sadece kişilere değil; demokrasimize, ortak yaşam kültürümüze ve halkın iradesine bir müdahaledir. Adıyaman Belediyesi Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de hukuki sürece saygı çerçevesinde ancak halkın seçme hakkı gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu mesele, yanlızca bir siyasi tartışma değil; halkın iradesine duyulan saygının sınandığı bir noktadır. Bizler Alevi inancı gereği her zaman mazlumlardan yana durur, haksızlığa karşı söz söyleriz.”

    ‘KİMLİĞİ YÜZÜNDEN ACI ÇEKEN HERKESİN YANINDAYIZ’

    Suriye’de Aleviler dönük saldırılara değinen Sekman, “Toplum olarak sadece ülkemizde değil, coğrafyamızda yaşanan adaletsizliklere duyarsız kalamayız. Komşu coğrafyamızda, özellikle Suriye’de Alevi toplumu uzun süredir savaşın ortasında kalmış çatışmaların ve mezhepsel ayrışmaların ortasında kalmış durumdadır. Suriye’deki canlarımızın yaşadığı güvenlik sorunları, ayrımcılık ve belirsizlik hali hepimizin yüreğini burkuyor. Bizler kim olursa olsun, inancı ya da kimliği yüzünden acı çeken herkesin yanında olmayı insanlık borcu sayarız. Bu acılar da bu coğrafyadaki barış arayışının ne kadar hayati olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatıyor” diye konuştu.

    Yapılan konuşmalar ve nefeslerin ardından lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

  • DAD, Adıyaman Demir Dede Türbesi’nde aşure pay etti-VİDEO

    DAD, Adıyaman Demir Dede Türbesi’nde aşure pay etti-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri Adıyaman Şubesi, Demir Dede Türbesi’nde aşure lokması paylaştırdı. DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete, okullarda çocuklara verilen din eğitimini eleştirerek, “Rızalık göstermediğimiz hiçbir eğitim programını kabul etmiyoruz” dedi.

    Adıyaman Demir Dede Türbesi’nde Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Şubesi tarafından aşure verildi, depremde hayatını kaybeden insanlar anıldı.

    Ağuçan Ocağı pirlerinden Turabi Engin’in açılış gülbengi vermesinin ardından Ağuçan Ocağı pirlerinden Aydın Güzel, Pir Hüseyin Güzel ve Ali Sizer’in okuduğu Kürtçe kılamlar eşliğinde semah dönüldü, ardından aşure lokması paylaşıldı.

    DAD Eş Genel Başkanı Zeynel Kete’nin katıldığı programa siyasi parti yöneticileri, emek örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Türbede konuşan Pir Zeynel Kete, “Günümüzde Aleviler Cemevi Başkanlığı üzerinden asimile edilmeye çalışılıyor. Rızalık göstermediğimiz programlarla çocuklarımız dinci, milliyetçi, cinsiyetçi bir şekilde yetiştiriliyor” dedi.

    “ALEVİLER HİÇBİR ÜST AKLA İHTİYAÇ DUYMADAN BUGÜNE GELDİ”

    Alevilerin hiçbir dönemde iktidara boyun eğmedeğini ifade eden Kete, “Eskiden bugüne ocak kültürüyle geldik. Pir, mürşit, rayber, talip topluluğu kendi ocağına el ele vererek bugüne kadar geldi ve arsızdan, hırsızdan, nursuzdan, yolsuzdan, pirsizden uzak durdu. Hiçbir üst akla, iktidara ihtiyaç duymadan el ele, el hakka diyerek kendi müşkülatını dar meydanında gidererek şu ana geldi” diye ifade etti.

    KETE: ALEVİLER BASKI ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILIYOR

    Kete, Aleviler üzerinde uygulanan devlet politikalarını eleştirerek şunlar kaydetti:

    “Geçmişten günümüze kadar gelen bu inanç içteki küfe düşkünleri içteki Hınzır Paşalar tarafından tarumar edilmeye çalışılıyor. Kutsal mekanlarımız baskı altına alınmaya çalışılıyor, Pirlerimiz bir şekilde etkisiz hale getirilmeye çalışılıyor. Hiç kimse bizi tanımlamasın, biz her dönemin hakikatine ikrar vermişiz. Asla ve asla Demokratik Alevi Dernekleri olarak ne bir İslam karşıtı ne başka bir dinin karşıtı ne de Ali’siz Alevilik ne de İslam’ın içinde ve dışında gibi bir tartışma bizim gündemimiz değildir.

    “ÇOCUKLARIN KONTROL ALTINA ALINMASI BİZİM RIZALIĞIMIZ DEĞİLDİR”

    Günümüzde Aleviler Cemevi Başkanlığı üzerinden asimile edilmeye çalışılıyor. Rızalık göstermediğimiz programlarla çocuklarımız dinci, milliyetçi, cinsiyetçi bir şekilde yetiştiriliyor. Bir eğitimci olarak diyorum bütün çocuklar temizi paktır. Sadece Alevi ailelerin çocukları değil, bu ülkede yaşayan bütün çocukların inançlarını kimse belirleyemez. Aileler inancalarını çocuklarına öğretebilir. İnancımızın tekleştirilerek, küçük yaşta kontrol altına alınması, ergeninin kontrol edilmesi, resmi ideoloji ile tanıştırılması bizim rızalığımız değildir.”

    Ağuçan Ocağı Piri Turabi Engin ise Alevi inancına kimsenin müdahale etmemesi gerektiğini belirterek, “Asırlar boyu pirler, mürşitler bir bütündür. Bu yolla ilgili alınması gereken bir karar var ise pirsiz, mürşitsiz alınmadı. Aleviliği ancak pirler, rehberler, talipler anlatabilir. İkrardan bihaber olan kimseler Aleviliği anlatamaz, öğretemez” dedi.

    PİRHA/ADIYAMAN

  • Lise öğrencisi Bingöl: Çocukların Alevi inancını öğrenmesi ailede başlar-VİDEO

    Lise öğrencisi Bingöl: Çocukların Alevi inancını öğrenmesi ailede başlar-VİDEO

    PİRHA- Lise öğrencisi Melis Bingöl, Muharrem Ayı’nda ilk kez cemevine gittiğini, katıldığı cem sonrasında ise inançsal anlamda aldığı kararları PİRHA’ya anlattı. Bingöl, cemevlerinde gençlerin oranına değinerek, Alevi inancının yaşatılması için ailelerin, çocuklarını cemevlerine göndermesi çağrısında bulundu.

    İlk defa cem erkanına katılan lise son sınıf öğrencisi Melis Bingöl, 1 aylık süre içerisinde yaşadıklarını anlattı.

    Aslen Yozgatlı olduğunu belirten Melis Bingöl, ailesinin ekonomik nedenlerden dolayı Antalya’ya göç ettiğini ifade etti. Antalya’da dünyaya geldiğini söyleyen Bingöl’ün, kendisinden küçük olan bir de kardeşi bulunuyor.

    Bağlama çalmaya ilkokul 5. sınıfta başladığını söyleyen Bingöl, daha sonrasında ise  Canlar Saz evinde Duğuhan Karasu hocanın verdiği bağlama kursuna devam etiğini belirtti.

    Bingöl, saza başlamasına vesile olan gelişmeyi ise “Bir Alevi genci olarak Özlem Özdil’i çok severek dinliyordum. Kendime örnek aldığım bir sanatçı Özlem Özdil ve Erdal Erzincan. O yüzden bağlamaya olan sevdam buradan geliyor” sözleriyle anlattı.

    “ARTIK CEMEVİNE SÜREKLİ GELMEYE KARAR VERDİM”

    Çocukluğundan beri cemevine gelmediğini de belirten Bingöl, “Anneme ‘Daha önceleri neden cemlere gitmiyoruz?’ diye söylüyordum. Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nin Facebook sayfasından anneme bildirim gelmiş, Yass-ı Muharrem ayı nedeni ile aşure verilecek diye… Sonra annemle derneğin verdiği aşureye geldik. Aşureden sonra cem var dediler ve katıldık. Cemde birçok kişiyle tanışıp kaynaştım. O andan sonra cemevine gelmeye devam edeceğime karar verdim. Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği’nin yaptığı cemlere ve semah eğitimi almak için 1 aydır çalışmalara geliyorum. Ancak ceme katıldığımda gençlerle pek karşılaşmıyorum. Genelde 45 yaş üzeri insanlarla karşılaşmaktayım. Gençler var ama bir elin parmağını geçmiyor” diye konuştu.

    “KÜLTÜRÜNÜ ÖĞRENMEK İSTEYEN GENÇLER, CEMEVLERİNE GELMELİ”

    Kültürünü ve inancını benimseyen insanların cemevine gelmesi gerektiğine vurgu yapan Bingöl, “Burada bilmediğiniz birçok şeyi öğrenebilirsiniz. Ben semah dönmeyi bilmiyordum, arkadaşlarım vasıtasıyla öğrenmeye başladım” diye ifade etti.

    Melis Bingöl, Alevilik konusunda sadece küçük yaştayken anneannesinden birkaç bilgi öğrendiğini belirterek şöyle devam etti:

    “Yaşım ilerledikçe Ahmet Kaya’nın, Deniz Gezmiş’in Mahir Çayan’ın hayatını büyüklerim bana anlattı. Bunları dinledikten sonra daha çok kültürümü, inancımı benimsedim.

    Küçüklüğünden beri hep türkü dinlerdim. Çevremdekiler başka şeyler dinlerken ben, Neşet Ertaş, Arif Sağ dinlerdim. Çocukluğum türkü dinlemekle geçti. O yüzden bağlamayı bu sebepten dolayı çok seviyorum.

    Arkadaşlarım genelde Kürt. Ben Kürt değilim. Benim için ırkın hiçbir önemi yok. Irk, ayrım yapılacak bir şey değil. Önemli olan insanın karakterli olmasıdır. Bir insan çok kötü ise ona ayrımcılık yapılabilir ama bir insanın kimliği, dili, inancı sebebiyle ayrımcılık yapılamaz. Arkadaşlarım da benim gibi düşünen insanlar. Okuldaki öğretmenler de genel olarak ayrımcılık yapmıyorlar. Hocalarım Sünni’dir, benim Alevi olduğumu bilirler. Hocalarımla oturur deyiş söyleriz. Ben Türküm ama Kürtçe türkü de söylerim.”

    “ALEVİLİĞİ ÖĞRENMEK AİLEDEN BAŞLIYOR”

    Gençlere ve annelere yönelik çağrıda bulunan Melis Bingöl, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    Ceme ilk geldiğimde beklerken bir teyze bize matem orucunun nedenini, Hz. Hüseyin’in şehit olmasını anlatmıştı. Gençseniz inancınızı, kültürünüzü benimsiyorsanız ve de bir şeyler öğrenmek istiyorsanız cemevlerine gelmelisiniz. Aslında ilk başta iş ailede bitiyor. Ailelerin, Aleviliği çocuklarına anlatması gerekiyor. Buradan ailelere sesleniyorum, çocuklarınızı yönlendirecek olan sizlersiniz”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması pay edildi-VİDEO

    DAD Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi’nde aşure lokması pay edildi-VİDEO

    PİRHA-Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi aşure lokmasını pay etti. Lokma paylaşımı öncesi konuşma yapan DAD Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Karabudak, “İktidarın; inancımıza, kimliğimize, dilimize tahammülü yoktur. Aşuremiz birliğe ve barışa versile olsun diyoruz. İlk lokmamızı parktaki börtü böcek kuşlarla paylaşacağız” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şubesi Ana Fatma Cemevi aşure lokmasını pay etti. Aşureye lokması için, İmam Rıza Ocağı Evladı Hüseyin Ağa’nın torunu Devrim Deniz Solmaz gülbenk verirken Zakir Hıdır Çelebi deyişler söyledi. Aşure programına demokratik kitle örgütü temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “İKTİDARIN; İNANCIMIZA, KİMLİĞİMİZE, DİLİMİZE TAHAMMÜLÜ YOKTUR”

    DAD Ankara Şubesi Başkanı Mustafa Karabudak kısa bir konuşma yaptı. Karabudak konuşmasında, şunları söyledi:

    “Zor zamanlardan geçiyoruz. Siyasal iktidar içeride dışarıda tecrit uyguluyor. İktidarın; inancımıza, kimliğimize, dilimize tahammülü yoktur. Seçilen yöneticilerimiz şu an da kayyumlarla yönetilmek isteniyor. İrademiz yok sayılıyor. Aşuremiz birliğe ve barışa versile olsun diyoruz. Sizin lokmalarınızla yaptığınız aşuremizi, beraber pay edeceğiz. Siyasi iktidar bir taraftan da bizlere saldırırken, diğer taraftan da bizleri yanlarında tutmak, asimile etmek için elinden geleni yapıyor. Bizim hiçbir zaman DAD olarak hiçbir siyasi kurumla bağımız yoktur. Hiçbirinden destek almadık.”

    “İLK LOKMAMIZI DOĞADA YAŞAYAN KURTLA, KUŞLA, BÖRTÜ BÖCEKLE PAYLAŞIYORUZ”

    Karabudak ilk lokmayı parktaki hayvanlar ile paylaşacaklarını belirterek, “Siyasal iktidar çıkardığı katliam yasalarıyla sokak hayvanlarını katletmek isterken; canlı, cansız cümle cana ikrar veren düsturumuzla. İlk lokmamızı doğada yaşayan kurtla, kuşla, börtü böcekle paylaşıyoruz. İlk lokmamızı parktaki börtü böcek kuşlarla paylaşacağız. Sonra ki lokmalar çocuklar, hasta, yaşlı, engelli ve hamile canlarımızın. Kalan lokmamızı da pay edeceğiz” dedi.

    Etkinlik lokmaların pay edilmesinin ardından son buldu.

    PİRHA/ANKARA

  • Mersin Dersimliler Derneği’nde aşureler pay edildi: Barışa vesile olsun-VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği’nde aşureler pay edildi: Barışa vesile olsun-VİDEO

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği aşure lokması paylaştı. Etkinlikte konuşan dernek başkanı Nurşen Çığlık, aşure lokmalarının barışa vesile olmasını diledi.

    Mersin Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği’nde aşure paylaşımı yapıldı. Aşure lokmasına Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Ali Bozan, DEM Parti Mersin İl Örgütü, CHP Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, demokratik kitle örgütleri, yöre dernekleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Açılış konuşması yapan Başkan Nurşen Çığlık, aşurenin önemine ilişkin konuşma yaptı. Çığlık, “Ne yazık ki bugün de dünyanın birçok ülkesinde yezit anlayışı hüküm sürüyor. Aşure lokmalarımız dostluğa, barışa, dayanışmaya, yardımlaşmaya ve sevgiye vesile olsun” dedi.

    Mersin Cemevi Başkanı Yardımcısı Baki Erdoğan Dede’nin okuduğu gülbengin ardından aşure lokmaları paylaştırıldı.

    PİRHA/ MERSİN

  • PSAKD Alanya’da aşure paylaştırdı; ‘Yolumuz bizim yaşam kanunumuzdur’-VİDEO

    PSAKD Alanya’da aşure paylaştırdı; ‘Yolumuz bizim yaşam kanunumuzdur’-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi, Kadıpaşa’da aşure lokmalarını paylaştı. PSAKD Alanya Şube Sekreteri Filiz Şaroplu, “Artık gelinen noktada toplumsal birliği güçlendirmek, kardeşlik ve barış duygularını pekiştirmek, zulme ve haksızlığa karşı çıkmak gerekir” dedi.

     

    Muharrem orucunun ardından aşure lokmaları pay edilmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şubesi aşure lokmasını paylaştı.

    “YEZİT’İN VAHŞETİNİ LANETLERİZ”

    Aşure paylaşımından önce Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Alanya Şube Sekreteri Filiz Şaroğlu yaptığı konuşmada, “Alevi toplumu olarak bugün burada Kerbela Katliamı’nı ve İmam Hüseyin’i anmak için Aşure ile varlığımızı, birliğimizi simgelemek amacı ile siz değerli dostlar ve canlarımızla lokmamızı paylaşmak istedik. Alevilere göre oruç denildiğinde öncelikle 12 İmamlar akla gelir. Muharrem ayı dendiğinde ise katliam aklımıza gelir ve imam Hüseyin’in Kerbela’daki direncini anarız, Yezid’in İmam Hüseyin’e ve ailesine yaptığı vahşeti ise lanetleriz” dedi.

    “ALEVİ YOLUNA, İNANCINA SAHİP ÇIKMALIYIZ

    Şaroğlu, şöyle devam etti:

    “Bizler Alevi inancına, yoluna, kimliğine sahip çakan bireyler olarak Zeynep Ana kadar cesur olmamız gereken zamanlardan geçiyoruz .Hala Muaviye’nin bıraktığı kötülük ateşi semalarda kol geziyor. İşte tam bugünlerde fikirlerimiz, duruşumuz net olmalı. Bu konuda şüpheye düşmeden, korkmadan, bu Yolun talibi olmak dışında bir şansımız yok. Bu Yol varoluştan beri bizim yaşam kanunumuzdur. Elimizin, belimizin, dilimizin, içtiğimiz suyun gözesi, paylaştığımız lokmamızın zerresidir.

    “GEÇMİŞİN VE BUGÜNÜN KATLİAMCI ZİHNİYETİNİ TEŞHİR EDELİM

    Yaşadığımız katliamları hatırlayarak ve canlarımıza anlatarak, dünün ve bugünün Yezid’inin katliamcı zihniyetini teşhir ederek birlikteliğimizi büyütüp güçlendirerek, bu zalimlerin sevgisizliğine, katliamcılığına karşı onurlu insan sevgisini rıza şehrine çevirerek cevap olabilmeliyiz. Tuttuğumuz oruçlar, verdiğimiz lokmaları, şehitlerimize adayarak büyük bir sahiplenme duygusu geliştirmeyiz.”

    Abdal Musa Kültür Tanıtma Derneği Eşit Başkanı/ Yol Yürütücüsü Süleyman Demir’in söylediği deyişlerle semah dönüldü, okuduğu lokma gülbenginin  adından lokmalar paylaşıldı.

    Cebrail ARSLAN/ALANYA

     

     

  • Okmeydanı Cemevi ve Şişli Belediyesi aşure lokması pay etti – VİDEO

    Okmeydanı Cemevi ve Şişli Belediyesi aşure lokması pay etti – VİDEO

    PİRHA – Okmeydanı Cemevi ve Şişli Belediyesi tarafından Fatma Girik Parkı’nda Yas-ı Muharrem için aşure lokması pay edildi. Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım, “Bizler bu dünyada insanın insan onuruna yaraşır şekilde mücadele vermesi için kimsenin kimseyi ötekileştirmesi, tıpkı aşure kazanında olduğu gibi bir dünya düzeni için bu aşure lokmasını kaynattık” dedi.

    Okmeydanı Cemevi ve Şişli Belediyesi tarafından Mahmut Şevketpaşa Mahallesi’nde bulunan Fatma Girik Parkı’nda Yas-ı Muharrem Orucu sonrası semah dönüldü ardından aşure lokması pay edildi.

    Etkinliğe, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi(DEM Parti) Milletvekili Celal Fırat, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılıç, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım’ın yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AŞURE BİRLİĞE VE BERABERLİĞE DAVETTİR”

    Semah sonrası Okmeydanı Cemevi Başkanı Eren Yıldırım söz aldı. Yıldırım, “Aşure birliğe ve beraberliğe davettir. Bizde bu daveti 1344 yıl sonra tekrar yenilemek için toplandık. Bu aşure lokmamız birliğimize, beraberliğimize ve kardeşliğimize vesile olsun. Bizler bu dünyada insanın insan onuruna yaraşır şekilde mücadele vermesi için kimsenin kimseyi ötekileştirmeden, tıpkı aşure kazanında olduğu gibi bir dünya düzeni için bu aşure lokmasını kaynattık” dedi.

    “KERBELA EZENLE EZİLENİN MÜCADELESİYDİ”

    Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ise yaptığı konuşmada “Hz. Hüseyin’i anmak Hz. Hüseyin’i anlamak kadar önemlidir. Kerbela, ezenle ezilenin mücadelesiydi. Haklı ile haksızın mücadelesiydi Kerbela, mazlumla zalimin mücadelesiydi Kerbela. Bizlerin safı her zaman mazlumdan yana oldu o nedenle biz Kerbela’nın yasını tutarken Hz. Hüseyin’in de bize verdiği mesajı içselleştiren insanlarız” diye konuştu.

    Okmeydanı Cemevi Dedesi Onur Güngör’ün verdiği gülbengin ardından aşure lokmaları pay edildi.

    Aşure lokmasından sonra Muharrem Temiz, Tolga Sağ ve Yılmaz Çelik sahneye çıkarak türkülerini seslendirdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Londra’da Enfield Cemevi aşure paylaştı-VİDEO

    Londra’da Enfield Cemevi aşure paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Enfield Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinin aşure lokmasında, farklılıklarla bir arada yaşayabilmenin en değerli aşure olduğu vurgusu yapıldı.

    Muharrem Orucu’nun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    İngiltere’de hizmet yürüten Enfield Alevi Kültür Merkezi Cemevi dernek binasında aşure lokmalarını paylaştı. Hak mücadelesinde Hakk’a yürüyenler için bir dakikalık saygı duruşu sonrasında lokma paylaşımına Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanları Müslüm Dalkılıç ve Dilek İncedal, İngiltere Alevi Kültür Merkezi Eşit Başkanları İbrahim Has ve Filiz Koç’un yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Depremde ve hakikat mücadelesinde Hakk’a yürüyenlerin anılması ve semahların dönülmesinin sonrasında gülbeng ile lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/İNGİLTERE

  • Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şube aşure paylaştı-VİDEO

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şube aşure paylaştı-VİDEO

    PİRHA-Muharrem Orucu’nun bitmesiyle birlikte birçok cemevi aşurelerini pay etmeye devam ediyor. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antalya Şubesi aşure lokması paylaştı. 

    Pir Sultan Abdal Antalya Şubesi’nin düzenlemiş olduğu aşure lokmasına, Antalya’da örgütlü bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şubesi, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, (HBVAKV) Antalya ve Döşemealtı Şubesi, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği, Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan ve YK üyeleri, HDP Antalya İl örgütü Başkan ve YK üyeleri, Halkevleri Genel Sekreteri ve Halkevleri Antalya Şube Başkanı, CHP Kadın Kolları Genel Sekreteri, CHP Muratpaşa Belediyesi Meclis üyeleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Baba Ali Ünsal’ın okuduğu lokma gülbengiyle lokmalar pay edildi.

    PİRHA/ANTALYA

     

     

     

  • PSAKD Mamak Şube, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    PSAKD Mamak Şube, aşure lokması paylaştı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Mamak Şube aşure lokmasını paylaştı.

    PSAKD Mamak Şubesi, aşure lokmasını dağıttı. Şube binasının bitişiğindeki okulun bahçesinde yapılan programa çok sayıda yurttaş katılım gösterdi.

    “ÜLKEMİZDE RIZA ŞEHRİ İNŞA EDİLECEK”

    Saygı duruşu ile başlayan programın açılış konuşmasını PSAKD Mamak Şube Başkanı Fadime Türkyılmaz yaptı. Türkyılmaz konuşmasında asimilasyon politikalarına değinerek “Eşit yurttaşlık gelene kadar bizler, herkesin eşit yaşadığı rıza şehri yolcularıyız. Bir gün ülkemizde rıza şehri inşa edilecektir. İşte o zaman sen, ben değil biz olacağız. İşte o zaman işçiler 11 bin lira ile yaşamak zorunda kalmayacaklar. Şu an Hatay’da bütün Alevi köyleri kamulaştırılıyor ve Aleviler sürgüne gönderiliyor, tıpkı Dersim’de olduğu gibi tıpkı Maraş’ta olduğu gibi” dedi.

    “HİÇBİR ZAMAN DEVLETİN ALEVİSİ OLMADIK”

    PSAKD Genel Sekreteri İsmail Ateş ise Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın uygulamaya çalıştığı asimilasyon politikasını eleştirerek şunları söyledi:

    “Bizlere diz çöktürmek isteyenlere biat etmiyoruz. Biz Kerbela’daki İmam Hüseyin’in duruşunu sergilemek zorundayız. Çünkü bizim omurgamız İmam Hüseyin’in omurgasıdır. Kültür Bakanlığı altında kurulan bir Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı var. Bu başkanlığın kurulmaması için elimizden gelen tüm gayreti, çabayı sergilemiştik. Dedelerimize maaş vermeye çalışıyorlar. Bizim dedelerimiz, hiçbir zaman devletin memuru olmadı, biz devletin Alevisi de olmadık.”

    Sanatçı Birkan Sağlam’ın seslendirdiği deyişler ve Mamak Şube Semahçıları’nın döndüğü semahın ardından aşure lokmaları paylaşıldı.

    PİRHA/ANKARA

     

  • Akyol: Belediye ve kaymakamlıklardan alınan yardımlarla aşure yapmak doğru değil-VİDEO

    Akyol: Belediye ve kaymakamlıklardan alınan yardımlarla aşure yapmak doğru değil-VİDEO

    PİRHA- Yerel yönetimlerin Alevilerin oruç açma ve lokmalarını paylaşımına maddi ‘destek’ sunmasının kabul edilemeyeceğini söyleyen PSAKD Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, “Kaymakamlıktan ya da belediyelerden kesinlikle herhangi bir maddi talepte bulunmayız. Çünkü biz kendi yağımızla kavruluyoruz, talebimiz yoktur. Belediyeden veya bir başka yerden gelen malzeme ile aşure yapılmasını doğru bulmuyoruz” dedi.

    Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayında 12 gün oruç tutuldu. Oruç sonrası aşure paylaşılmaya devam ediyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, Alevi toplumunun oruç açma ritüelinin, çadır kurma gibi benzeşmelere gittiği eleştirisinde bulundu.

    ORUÇ AÇMALARIMIZ SON YILLARDA İFTAR SOFRALARINA DÖNÜŞTÜ”

    Akyol, Alevi toplumunun son dönemlerde farklı inançların oruç açma ritüeline benzeştiği eleştirisinde bulunarak, “Şehirleşme ile birlikte matem ayında bizimkilerde cemevlerinde toplu oruç açma gibi bir ritüel gelişti. Canlar kendi gücü oranında orucunu açardı. Ama şehirleşme ile birlikte Ramazan ayında belediyelerin veya Diyanetin kurduğu iftar çadırı galiba bizde de oluştu. Bir benzeşme, bir imrenme gibi durum oluştu. Biz bu sene Anadolu’da nasıl oruçlar açılıyorsa onun gibi yaptık ama bu ayın 13’ü (13 Ağustos) itibariyle aşuremizi yapacağız. Marmaris’te geleneksel olarak aşuremizi 30 yıldır yapıyoruz. Bu gelenek böyle başladı, böyle devam ediyor. Aşuremize büyük bir katılım oluyor, binlerce insan geliyor. Bu dönemde de uygulayacağız” dedi.

    “BELEDİYELERİN DEĞİL, CANLARINL OKMALARIYLA AŞURELER YAPILMALI”

    Yerel yönetimlerin Alevilerin oruç açma ve lokmalarını paylaşımına maddi ‘destek’ sunmasının ve cemevi yönetimlerinin bunu kabul etmesinin doğru olmadığını ifade eden Akyol şöyle devam etti:

    “Son dönemlerde belediyelerin ve kaymakamlıkların vermiş olduğu yardımlarla aşure yapılması doğru değil. Matem ayının sonunda kendi ekonomik durumuna göre verebileceği lokma neyse odur. Bunun sınırı kesinlikle yoktur; az verir çok verir hiç önemli değil. Ama kendi öz kazançlarından vermeleri gerekiyor. 30 yıldır Marmaris’te buna tenezzül etmedik. Ne belediyeden ne de kaymakamlıktan böyle bir şeyi talep  etmedik. Zaman zaman ilçenin kaymakamı da aşuremizde bulunmuştur ama biz kaymakamlıktan kesinlikle herhangi bir maddi veya lokma talebinde bulunmayız. Çünkü biz kendi yağımızla kavruluyoruz. Bundan sonra da talebimiz yoktur. Belediyeden veya bir başka yerden gelen malzeme ile aşure yapılmasını doğru bulmuyoruz.”

    13 AĞUSTOS’TA AŞURE LOKMASI PAYLAŞILACAK

    Akyol, 13 Ağustos’ta gerçekleştirecekleri aşure lokmasına tüm canları davet ederek, “Lokmalarımız toplanıyor, ayın 13’ünde lokmamızı pişireceğiz. Aşure öncesi deyiş ve nefeslerle semahımızı döneceğiz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

  • İngiltere Cemevi’nde aşure Madımak’ta katledilenlere ve depremde kaybedilenlere adandı-VİDEO

    İngiltere Cemevi’nde aşure Madımak’ta katledilenlere ve depremde kaybedilenlere adandı-VİDEO

    PİRHA- İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde çok sayıda kişinin katılımıyla aşure paylaşıldı. İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi Başkanı İbrahim Has, bu seneki aşure lokmalarını Madımak’ta katledilen 33 cana ve depremde Hakk’a yürüyenler için kaynattıklarını belirtti.

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi 1500 üyesi ile aşure lokmalarını paylaştı. Aşure lokmasına yerel yöneticiler, kurum temsilcileri, Britanya Alevi Federasyonu Eşit Başkanı Dilek İncedal, HDP geçmiş dönem Milletvekili Hüda Kaya ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Aşure paylaşımı öncesi Yadigar Arslan Ana, delil uyandırdı. Zakir İsmail Ataş, deyişler seslendirdi, semaha duruldu.

    “AŞURE FARKLILIKLARIN ZENGİNLİĞİDİR, PAYLAŞIMIDIR”

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi Cemevi Başkanı İbrahim Has, bu seneki aşure lokmalarını Madımak’ta katledilen 33 cana ve depremde Hakk’a yürüyenler için kaynattıklarını belirterek, “Her toplumu bir arada tutan, aynı duygu düşünce ve umutlarla bir araya gelmesini sağlayan önemli günleri vardır. Aşure, çeşitliliğin kutlanmasıdır, birimizin hepimiz, hepimizin birimiz olmasıdır, birlik ve eşitliğin sembolüdür ve farklı tat ve renklerin birliğinin adıdır. Aşure biz Aleviler için sevginin, saygının sembolü, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek, bir arada daha güçlü olarak yaşamanın, paylaşmanın adıdır. Biz bu yıl aşuremizi, kadim zamanlardan bu yana hak ve hakikat aşkına gerçeğe hüü diyen ocaklarımızın, mürşitlerimizin, pirlerimizin, dedelerimizin, analarımızın, aşıklarımızın, sadıklarımızın, bu yolla sıtk ile ikrar vermiş ve yolu sürdürmüş talipler için kaynattık. Biz bu yıl aşuremizi, tek suçları saz çalmak, türkü söylemek, semah dönmek olan Sivas Madımak’ta 30 yıl önce dünyanın gözü önünde hunharca yakılarak katledilen 33 canımız için kaynattık. Biz bu yıl aşuremizi, deprem felaketinde hayatını kaybeden canlarımız için kaynattık” diye konuştu.

    AŞURE LOKMASI PAYLAŞILDI

    Has’ın konuşmasının ardından Cemevi Genel Sekreteri Hasret Bozdoğan, BAF Eşit Başkanı Dilek İncedal ve Haringey Belediye Lideri Peray Ahmet, kısa konuşma yaptılar. Aşure paylaşımı, Yadigar Arslan Ana tarafından çerağı yakılması, gülbank okunması ardından başladı. Ana Arslan, “Aşuremiz birliğe, beraberliğe, sevgi ve barışın tesisi ve devamına vesile olsun” dedi.

    Elif TABAK/İNGİLTERE

  • DAD İzmir Şubesi aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    DAD İzmir Şubesi aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi’nin aşure lokmasında, farklılıklarla bir arada yaşayabilmenin en değerli aşure olduğu vurgusu yapıldı.

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi, Çiğli’deki dernek binasında aşure lokmalarını paylaştı. Hak mücadelesinde Hakk’a yürüyenler için bir dakikalık saygı duruşu sonrasında lokma paylaşımına Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. A

    Aşure lokmasının gülbengini Baba Mansur Ocağı Analarından Elif Hurustan ve Kureyşan Ocağı Pirlerinden İsmail Alkan verdi.

    AKBELEN VE CUDİ’DE EKOLOJİK KIRIM

    Aşure lokmasının pay edilmesi öncesinde konuşan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İzmir Şubesi Eş Başkanı Nebahat Çelik, Akbelen’de kesilen ağaçlar ve Cudi’de yakılan ormanların birer Kerbela’ya dönüştüğünü belirterek, “Kerbela ezilenlerin, mazlumların dayanışmasıdır, ikrarlı duruşun simgesidir. Bu dayanışma ruhu ile aşurelerimizi paylaşacağız. Akbelen’de kesilen ağaçlar, Cudi’de yakılan ormanlar, kadın cinayetleri birer Kerbela halini aldı. Bu sisteme karşı koymamız, Hüseyni duruş göstermemiz lazım. Zalimlere karşı mazlumun yanında olmalıyız” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi Eş Başkanı Zeynel Bozkurt ise, “Hüseyni duruş Kerbela’da önemli bir role sahiptir. Haksızlığa karşı mücadele edenlerin bir simgedir. Mansur, Nesimi, Pir Sultan, Alişer ve Zarife gibi mücadele edenler bizlerin delilleridir ve mücadelemizde yaşatacağız” ifadelerini kullandı.

    “BİR ARADA OLABİLMEK AŞUREDİR”

    Toplumun tüm farklılıklarına rağmen ayrım yapmadan bir arada yaşayabilmenin aşure manasında olduğuna vurgu yapan Kureyşan Ocağı Piri İsmail Akan da, “Burada olmamızın bir nedeni de aşuredir. Farklı kültürlerden din, dil, ırk ayrımı yapmadan bir arada olabilmek aşurenin tam kendisidir. Ortak temamız sevgidir. İnsani değerleri oluşturabilmek için o sevgiye ulaşmamız gerekiyor. En güzel aşure insani değerlerdir” diye konuştu.

    Konuşmalar ardından aşure lokmaları paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de Yamanlar Cemevinde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    İzmir’de Yamanlar Cemevinde aşure lokması paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinde 22 kurumun katılımıyla aşure lokması paylaşıldı.

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan Yamanlar Cemevinde sayısı 22’yi bulan Alevi kurumları ve yöre derneklerinin katkısıyla aşure lokmaları paylaşıldı.

    Lokma paylaşımına yöre dernekleri, Alevi kurumları ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “KERBELALARA KARŞI BİRLİK OLMALIYIZ”

    Aşure lokmasında konuşan Yamanlar Cemevi Başkanı Mehmet Bozkurt, Alevilerin toplumsal yaşam alanlarının demografik değişime uğratılmak istendiğini belirterek, “1400 yol geçmesine rağmen Yezit zihniyet devam ediyor be mazlumlara zulüm ediyor. 1400 yıldır Kerbela üzerine çok konuştuk ama üzerimize düşeni yapmadık. Yoksa Kerbela’dan sonra Dersim, Sivas, Roboski, Gar ve Gezi Katliamı olmazdı. Okullara imam atanarak eğitim dinselleştiriliyor. Alevi gençleri devletin ayrımcılığı nedeniyle ülkeden göçüyor. Alevilerin yaşadığı yerlerde demografik değişim amaçlanıyor. Hepimiz güç birliği yapmalıyız. Kötü günler bizleri bekliyor. Bireysel çalışmamızı örgütsel mücadeleye dönüştürürsek ülkenin sorunlarını çözüme kavuşturabiliriz. Hak ihlallerin olduğu her yerde birlikte olmalıyız” diye konuştu.

    AŞURE LOKMALARI PAYLAŞILDI

    Sanatçı Ali Derman, zakirler ve gençlik korosunun seslendirdiği deyişler sonrasında pişirilen aşure lokması verilen gülbengler sonrasında paylaşıldı.

    PİRHA/İZMİR

  • 22 Alevi kurumu, Yamanlar Cemevinde aşure paylaşacak

    22 Alevi kurumu, Yamanlar Cemevinde aşure paylaşacak

    PİRHA- İzmir Alevi Kültür Derneği Yamanlar Cemevinde 22 kurumun katılımıyla aşure paylaşılacak. 

    Muharrem orucunun sona ermesiyle birlikte Alevi toplumu birçok yerde aşure paylaşmaya devam ediyor.

    İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan Yamanlar Cemevinde sayısı 22’yi bulan Alevi kurumları ve yöre derneklerinin katkısıyla 5 Ağustos Cumartesi günü saat 17.00’de aşure paylaşılacak.

    Sanatçı Ali Derman, zakirler ve Gençlik Korosu deyişleri seslendirecek. Aşure paylaşılması sonrasında ise bir sergi gerçekleştirilecek.

    PİRHA/İZMİR

     

     

  • HBVAKV Antalya Şubesi Konuksever Cemevinde aşure paylaşıldı-VİDEO

    HBVAKV Antalya Şubesi Konuksever Cemevinde aşure paylaşıldı-VİDEO

    PİRHA-Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi Kızılarık Cemevi’nde Muharrem Orucu’nun sona ermesiyle birlikte aşure  paylaşıldı. Yapılan konuşmalarda Aleviler için, bir yanıyla hayatın onlara dar edilmesini, acıyı, kederi ve hüznü anlatan Kerbela’nın sadece bir mekân değil, zalimlerin mazlumlara hayatı dar ettiği, zulmettiği, acı çektirdiği yerdir” denildi. 

    Aleviler, 12 gün boyunca tuttukları Muharrem (Yas-ı Kerbela) Orucu’nu tamamladı ve aşure lokmaları paylaştırılıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şubesi’nde Muharrem Orucu’nun sona ermesiyle birlikte aşure lokması paylaştırıldı.

    Aşureye Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Şube, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şube, Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube, Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği, Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Derneği Cemevi, Zeytinköy Anadolu Aleviliği Kültürünü Yaşatma ve Geliştirme Derneği Antalya Halkevi ve Tunceli Vakfı başkanları ve Yönetim Kurulu üyeleri, Büyükşehir ve Konyaaltı Belediyesi CHP meclis üyeleri, HDP Antalya İl örgütü ve yüzlerce yurttaş katıldı.

    Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Yol yürütücüsü Zakir Süleyman Demir, Mahir Uygur, Onur Tunç  deyişler ve mersiyeler  okudu.

    ŞEHRİBAN ANA: KERBELA BOYUN EĞMEMEKTİR

    Arzuman Ocağı evlatlarından Şehriban Mutluer yaptığı konuşmada, “Bize verilen emanetleri yerine getirmenin en büyük emeli de Muharrem ayını yaşamaktır. Hakk için tuttuğumuz oruçlar Kerbela’da şehit olan Şehitler Serdar’ı İmam Hüseyin ve yarenleri için, gelmiş geçmiş bütün şehitler için tutulan orucumuz verilen lokmalarımız hak katında kabul olsun. Bugün aşure denildiği zaman ilkeli, erdemli, dürüst, mert ve yiğit bir kahramanın o zamanın zalim diktatörü tarafından 6 aylık süt emen bebeğine varıncaya kadar hem susuz, hem suçsuz şehit edildikleri günün adıdır. İşte o ilkeli mert, yiğit, kahraman hiçbir zaman zulme boyun eğmediği gibi Yezid’in karşısında eğilmektense onurluca ölümü seçtiği günün adıdır” diye belirtti.

    “KERBELA SADECE BİR MEKAN DEĞİLDİR”

    Kerbala’nın Aleviler için mekandan öteye olduğunu söyleyen Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “Aleviler Matem ayında. Aleviler Kerbelay’ı anlatmak, günümüzün Kerbelalarına dikkat çekmek, zalimler ile mazlumlar arası yaşanmış ve yaşanan hakikatleri göstermek için, her yıl Matem ayını muhabbet içinde yaşarlar. Aleviler için, bir yanıyla hayatın onlara dar edilmesini, acıyı, kederi ve hüznü anlatan Kerbela sadece bir mekân değil, zalimlerin mazlumlara hayatı dar ettiği, zulmettiği, acı çektirdiği yerdir. Yezid ve Emevi saltanatı ise bunun mimarıdır” dedi.

    “HÜSEYNİ DURUŞ, HAK VE ADALET ADIDIR”

    Kerbela’da Hüseyni duruşun, haklının ve mazlumların yanında hak ve adalet için mücadelenin adı olduğuna vurgu yaparak, “Zeynep ise Kerbela’nın dilidir. Zalimin zulmüne sarayında haykıran cesaretin adıdır. Akıl ile vicdanın, masumiyet ile mazlumun, geçmişin acılarından geleceğin aydınlık kapılarına açılan muharrem erkanlarındaki muhabbettir” diye konuştu.

    Erdoğan, Kerbelaların birçok katliamla güncelliği koruduğunu belirterek, “Bu yeryüzünde keder-acı-hüzün ve zulmün ve belaların buluştuğu, Dersim, Sivas, Çorum, Maraş, Suruç, Ankara Garı, Taksim 1 Mayıs, Gezi, Roboski, 6-7 Eylül olayları, bölgelerdeki deprem, yangın ve sel felaketlerinde yitirdiğimiz canların, yeryüzünde yaşanmış doğa katliamları birer Kerbaladır. Kerbela her acıyı bal eyleyenlerin, zalimlerin insan kıyımına, nefretine ve kinine karşı, “sevgi bizim dinimizdir” adıdır “benim kabem insandır” diyenlerin insan sevgisini hak ve adalet uğruna yücelttiği yoldur” ifadelerini kullandı.

    Üryan Hızır Ocağı’ndan Kenan Akbaba’nın okuduğu lokma gülbenginin ardından lokmalar pay edildi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA