Etiket: atatürk orman çiftliği

  • Mimarlar Odası Ankara Şubesi: AOÇ göz göre göre yandı, suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi: AOÇ göz göre göre yandı, suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    PİRHA- Ankara’da AOÇ arazisindeki ağaçlık alanda yangın çıktı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, yangının kontrol altına alındığını duyurarak yangını çıkardığı tespit edilen bir kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise yangının bilinçli bir şekilde çıkarıldığını belirterek sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

    Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisinde ki ağaçlık alanda yangın çıktı. Ormanın 5-6 hektarlık bölgesinin yandığı belirtildi.

    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yaptığı açıklamada yangının kontrol altına alındığını ve yangını çıkardığı tespit edilen bir kişinin gözaltına alındığını aktardı.

    TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ise önce ki dönem Belediye Başkanı Melih Gökçek zamanında iptal edilen yol çalışmasının yeniden başlatıldığını hatırlatarak yangının bilinçli bir şekilde çıkarıldığını ve sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

    “ORMAN YOLU KAPATILDIĞI İÇİN YANGINA MÜDAHALE EDİLEMEDİ”

    Konuya ilişkin açıklama yapan TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan şunları ifade etti:

    “Başkent’in göbeğinde Gökçek dönemi politikalarını devam ettirerek AOÇ’de yol açanlar, yangına yol açıyor. AOÇ’deki Gökçek döneminde planlanan ve tüm tepkilere rağmen yapılan Beytepe Kavşağı ile Bağlıca yolunu kesen ve Ankara Bulvarı’na bağlayan yol çalışması hemen yakınındaki orman göz göre göre yandı. Bu yol çalışması nedeniyle orman alanındaki itfaiye yolu refüjle kapatıldığı için yangına müdahale edilemedi.

    Sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız. AOÇ’ye yol yapanlar, yangına da yol açmışlarıdır. Orman alanlarına yol yapmak için gözlerini kırpmadan iş makinesiyle girenler neden ormandaki yangını söndürmek için bir refüjü yıkmakta bu kadar zorlandılar.”

    PİRHA/ANKARA

  • Mücadele sonuç verdi; Atatürk Orman Çiftliği yeşil alanına cami yapılmayacak

    Mücadele sonuç verdi; Atatürk Orman Çiftliği yeşil alanına cami yapılmayacak

    PİRHA- TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Atatürk Orman Çiftliği ile ilgili yazılı açıklama yaparak, “AOÇ mücadelesi sonuç verdi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi önündeki yeşil alan cami değil park olarak kalacak”  dedi

    Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Atatürk Orman Çiftliği için mücadelelerinin sonuç verdiğini söyledi.  Candan, “Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 11.03.2020 tarihli kararı ile Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi önündeki AOÇ alanı olan yeşil alan cami değil, park olarak yerini korudu” denildi.

    “AOÇ YEŞİL ALANI PARK OLARAK KALACAK”

    Açıklamadın devamında şunlar ifade edildi:

    “Söz konusu AOÇ mülkiyetinde olan Emniyet Mahallesi 2098 ada 46 sayılı parselde (imar düzenlemesi sonrası 13.786 m2 yüz ölçümlü 63934 ada 1 parsel), dini tesis alanı yapılması ve işletilmesi amacıyla dönemin Ankara Büyük şehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve Emek Yunus Emre Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği arasında alt kira sözleşmesi ile  “1/10.000 ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve I. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı” kapsamında park alanının cami yapılması planlanıyordu.

    Mimarlar Odası Ankara Şubesinin ısrarlı hukuksal mücadelesi, fikri takibi ve resmi yazışmaları sonucunda Büyük şehir Belediye meclisinin 11.03.2020 tarihli kararı ile cami yapılması planlanan AOÇ alanı “park” olarak kentin açık-yeşil alanı oldu.”

    “RANT VE MEKANSAL İDEOLOJİ MÜCADELESİNDE BİR KAZANIM DAHA ELDE ETTİK”

    Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “2012 yılından bu yana fikri takibinden asla vazgeçmediğimiz ve ödün vermediğimiz Atatürk Orman Çiftliği arazileri üzerindeki bellek yitimine yönelik, rant ve mekansal ideoloji mücadelesinde bir kazanım daha elde ettik’’ dedi.

    Candan şunları söyledi:

    “Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinin önündeki Atatürk Orman Çiftliği’ne ait olan yeşil alana cami yapılması kararından vazgeçildi. Belediye Meclisinin Mart ayı meclis kararlarında ‘park’ alanı olarak eski imar durumuna dönüşün kabul edilmesi, AOÇ mücadelesinin sürekliliğinin kamuoyunda karşılığını bulmasının başarısıdır.  Atatürk Orman Çiftliği arazisi olan Yenimahalle sınırları içerisinde bulunan AOÇ alanında 1/10.000 ölçekli nazım imar plan değişikliği ve ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile cami yapılmasına ilişkin 16.03.2012 tarihli kararını yargıya taşımıştık. Mahkeme, Ankara Büyük şehir Belediye Meclisi kararının yürütmesini durdurarak önemli bir karara imza attı. Sonrasında gelen her türlü olumsuz karar ve davranış biçiminin karşısında ödünsüz mücadelemize devam etmiştik.  Bu davada, 5659 sayılı Atatürk Orman Çiftliği kanununa göre cami yapımı için uygun bir yer olmadığını defalarca söyledik. Bütüncül planlamadan uzak bir anlayışla, kenti ve ülkeyi yönetenlerin Cumhuriyetle hesaplaşmanın zirve mekanı olarak Atatürk Orman Çiftliği alanlarını talan etmeye devam ettiği bir süreçte, bu meclis kararı AOÇ ve kent mücadelesi için önemli bir kazanımdır.”

    “Yapılan imar planı değişikliğinden sonra Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü ile Gökçek dönemi Ankara Büyükşehir Belediyesi arasında söz konusu yeşil alanın Ankara Büyük şehir Belediyesine tahsisi için protokol imzalanmış ve akabinde de bu alan Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Emek Yunus Emre Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği’ne kiralanmıştı” diyen Candan şöyle devam etti:

    “Rantçılar bu alana cami inşa edilmesi girişimlerine başlamıştı. Oysa uzun süredir cami yapımı, arkasındaki otopark rantını gizlemek için bir maske işlevi görmektedir. Burada da hem hastane içinde hem de yakın çevrede ibadet için kullanılabilecek yeterli sayıda ve kapasitede ibadethane mevcuttu. Hastane içerisinde 450 kişinin yararlanabileceği bir mescit, hemen yakında Emek Köşe Cami ve İlahiyat Fakültesi içerisinde 1500 kişilik ibadethane var. AOÇ arazilerinden Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne yapılan tahsis halk sağlığı için yapılan bir tahsistir ve hastane dışında kalan alanların hasta ve yakınlarının ve hastane çalışanlarının kullanabileceği serbest sosyal alanların ve yeşil alan olarak planlanması şehircilik ilke ve esasıdır. Zaten sınırlı olan bu ağaçlıklı alanın ortadan kaldırılması kararı kamu yararı anlayışı ile bağdaşmadığını açıktı. Atatürk’ün şartlı bağışında da yer aldığı hali ile, AOÇ arazilerinin sadece halka ait olduğu ve halkın sağlıklı bir ortamda yaşaması için açık-yeşil alan olarak kentin en önemli alanı olması gerekirken, son 20 yılda yapılan rantsal ve ideolojik saldırıda niyeti okumak hiç de zor değildir.

    “AOÇ İÇİN YAPMIŞ OLDUKLARI TÜM PLANLAR HUKUKSUZDUR”

    Bir tarihsel geçmişi unutmayalım dedi. Bu alana ilişkin TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesinin açtığı plan değişikliği davasında İdare Mahkemesi planı iptal etmiş ancak Danıştay 6. Dairesi bu kararı bozmuştur. Danıştay 6. Dairesinin karar bozma dayanağında, AOÇ Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında, şu an fiilen otopark olarak kullanılan alanın ‘park’ niteliğinin kaldırılmasını dayanak olarak gösterilmiştir. Ancak Ankara 5. İdare Mahkemesi 03.08.2015 günü AOÇ tarihine çok önemli bir iz düşmüş ve Ankara Büyük şehir Belediyesi tarafından 2010 yılında yapılmış olan ‘AOÇ Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varıldığından dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamaktadır’ diyerek planı iptal etmiştir.

    AOÇ’nin arazileri ve üzerindeki varlıklarının şartlı bağıştan kaynaklı dokunulmaz olduğunu defalarca söyledik. Ona her kim el uzatırsa tarih önünde yargılanacaktır. Hastanede yeterli kapasitede mescit olduğu bilgisi varken bahçesinde cami inşası kılıfı altında rant yapılaşmasına göz yummadık ve fikri takipten hiç vazgeçmedik. AOÇ arazileri ve üzerindeki tüm taşınmazların halka ait olduğu ve 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit statüsü olduğu gerçeğini, ne yaparlarsa yapsınlar asla değiştirmeyecekler, bir gün mutlaka bu halk sahip olduğu yerleri yeniden şartlı bağışa uygun kullanacaktır.”

    “ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ HALKINDIR”

    ‘Gazi Üniversitesi Hastanesi Rektörlüğüne de seslenen Candan, “Gazi Üniversitesine sadece halk sağlığı için tahsis edilmiş alanları bu amaç dışında kullanma yetkiniz olmadığını bir kez daha hatırlatmak isteriz. Çukurambar’da ABD’ye hülle yolu ile satılan Atatürk Orman Çiftliği alanları takibimizde ve tarih önünde yargılanacaksınız. Alınan büyükşehir belediyesi meclis kararı, AOÇ ve kent mücadelesi için sevindiricidir” dedi.

    PİRHA/ANKARA

     

     

     

     

  • Yargı Atatürk Orman Çiftliği spor alanında yüksek yapılaşmaya izin vermedi

    Yargı Atatürk Orman Çiftliği spor alanında yüksek yapılaşmaya izin vermedi

    Ankara 7. İdare Mahkemesi, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin açtığı dava sonucunda Atatürk Orman Çiftliği’nde “spor alanı” amaçlı plan değişikliklerinin yüksek yoğunluklu yapılaşma içerdiğini, AOÇ’nin kimliğini bozacak nitelikte olduğunu “yapılaşma koşulları” açısından imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunu belirterek iptal etti.

    Ankara 7. İdare Mahkemesi, Atatürk Orman Çiftliği alanında, 64229 ada 4 parsel ve 64230 ada 1 parsel için hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlık Makamının 24.08.2016 tarih ve 9175 sayılı Olur’u ile 644 sayılı KHK’nın 13/A maddesi uyarınca tadilen onaylanan ”spor alanı” amaçlı 1/10.000 ve 1/5.000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1.000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğine dair işlemi, dava konusu parsellerde yapılaşma yoğunluğunun mevcut mekan ve yapılaşma kurgusu dışında artırılmasının Atatürk Orman Çiftliği alanında öngörülen hassas planlama yaklaşımı ile çelişeceği ve Atatürk Orman Çiftliği alanının mevcut kimliğini bozacak nitelikte olduğu, bu itibarla dava konusu parsellere getirilen yapılaşma koşullarının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.

    “YARGI YAPILAŞMAYA İZİN VERMEDİ”

    Yargı kararını değerlendiren Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Atatürk 11 Haziran 1937 yılında şartlı bağışla Atatürk Orman Çiftliğini halka emanet etti. 1. derece doğal ve tarihi SİT alanı Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin talanına karşı Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak hukuksal mücadelemizi sürdürüyoruz. Ankara 7. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporu ışığında Atatürk Orman Çiftliği’nde yüksek yoğunluk öngören spor alanı plan değişikliklerini iptal etti. Mahkeme spor alanında getirilen kullanımların hangi oranda yapılaşacağına ilişkin belirsizlikler taşımasına ve yapılaşma yoğunluğuna dikkat çekerek spor adı atında Atatürk Orman Çiftliği’nde yüksek yoğunluklu yapılaşmaya izin vermedi” dedi.

    ŞEHİRCİLİK İLKELERİ, PLANLAMA ESASLARI VE KAMU YARARINA AYKIRI

    Candan, mahkeme gerekçesinde yer alan diğer ifadelere ise şöyle dikkat çekti:

    “Mahkeme iptal gerekçesinde ‘Plan notu ile spor alanındaki kullanımların hangi oranda yapılaşacağı kentsel tasarım projesine bırakıldığı, dava konusu 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının, spor alanında getirilen kullanımların hangi oranda yapılaşacağına ilişkin belirsizlikler taşıması nedeniyle kentsel tasarım projesini yönlendirme konusunda yetersiz olduğunun değerlendirildiği, nihayetinde, dava konusu plan değişikliklerinde, herhangi bir teknik gerekçe ortaya konulmadan dava konusu parsellerde yapılaşma yoğunluğunun mevcut mekan ve yapılaşma kurgusu dışında artırılmasının Atatürk Orman Çiftliği alanında öngörülen hassas planlama yaklaşımı ile çelişeceği ve Atatürk Orman Çiftliği alanının mevcut kimliğini bozacak nitelikte olduğu, bu itibarla dava konusu parsellere getirilen yapılaşma koşullarının Danıştay 6. Dairesinin 15.12.2014 tarih ve 2013/4285 esas sayılı kararı ve imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğunun değerlendirildiği yönündeki tespit ve değerlendirmelerin ardından nihayetinde; Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 24.08.2016 tarih ve 9175 sayılı Bakanlık Oluru ile 644 sayılı KHK’nın 13/A maddesi uyarınca onaylanan 1/10000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Değişikliği ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Değişikliğinin dava konusu parsellere getirilen ‘yapılaşma koşulları’ açısından imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırı olduğu’ görüş ve kanaatinin belirtildiği görülmektedir’ deniliyor.”

  • AOÇ arazisini işgal eden ABD’yi protesto edenlere polis müdahalesi

    AOÇ arazisini işgal eden ABD’yi protesto edenlere polis müdahalesi

    ABD Ankara Büyükelçiliği önünde eylem yapan demokratik kitle örgütlerine üye gruba polis, biber gazıyla müdahale etti. Gazdan etkilenen eylemciler, daha sonra elçilik önünden ayrıldı.

    Demokratik kitle örgütleri, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Ankara Tabip Odası ve Başkent Dayanışması ve Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’nun Atatürk Orman Çiftliği arazisinin hülle yoluyla ABD’ye satılmasına ilişkin siyah çelenk eylemine polis biber gazı ile müdahale etti.

    ABD karşıtı sloganları dahi yasaklayan emniyet görevlileriyle sık sık tartışmalar yaşayan meslek odası ve demokratik kitle örgütü temsilcileri, bu duruma tepki gösterdi. Eylemde bunun bir memleket meselesi olduğu vurgulanarak, tüm vatandaşlara Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) mücadelesini büyütme çağrısı yapıldı.

    Konur sokakta toplanan meslek ve demokratik kitle örgütü “ABD elini AOÇ’den çek, “Emperyalistler, işbirlikçiler geldikleri gibi gidecekler” sloganları atarak yürüyüşe geçti.

    Polis slogan atmayı, döviz ve çelenk taşımayı hatta şarkı söylemeyi dahi yasakladı. Bu nedenle eylemcilerle ve polis arasında sık sık tartışmalar ve gerginlikler yaşandı.
    Eylemciler, kaldırımda tek sıra halinde yürümeye izin veren polisin tavrına “Kendi memleketimizde bizim toprağımızı işgal edenleri protesto etmemize dahi izin verilmiyor” diyerek tepki gösterdi.

    Eyleme Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, Ankara Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Vedat Bulut, DKÖ’ler Sekreteri Mahmut Aslan, Halkevleri Genel Sekreteri Dilşat Aktaş, Kavaklıderem Derneği Başkanı İsa Çapanoğlu, Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Mücahit Dede, Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş: Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    “HUKUKSUZ BU SATIŞ VİCDANEN VE AHLAKEN DE YANLIŞTIR”   

    ABD Büyükelçiliği önünde yapılan açıklamada konuşan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, şunları söyledi:

    “Bugün burada demokratik kitle örgütleri, meslek odası temsilcileri ve Başkent Dayanışması Bileşenleri olarak AOÇ arazisi iken, 12 Eylül askeri darbesi tarafından tıp fakültesi yapılmak üzere Gazi Üniversitesi’ne verildi. AOÇ arazisinin Gazi Üniversitesi’ne de verilirken parası da, Gazi Üniversitesi’nin bütçesinden karşılanmadı. Kuzu Toplu Konut İnşaat A.Ş ve Park Gazi Limited Şirketi tarafından neyin karşılığı belli olmayan bir şekilde AOÇ arazisi hukuksuz şekilde Gazi üniversitesi’ne devredildi. Daha sonra TOKİ’ye, TOKİ’den de ABD Büyükelçiliği’ne satılan AOÇ arazisinin yeniden Mustafa Kemal Atatürk’ün şartlı bağışına göre kullanımını sağlamak üzere mücadele ediyoruz. AOÇ arazisinden ABD Büyükelçiliği’nin elini çekmesi için buradayız. Elçiliğe siyah çelenk bırakacağız. Mücadelemiz iki boyutlu, alan da satan da hukuksuz bir sürecin parçası olmuş durumda. AKP hükümeti Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin Kaçak Saray, Ankapark, yollarla ve otoparklarla birlikte amacı dışında kullanımına neden oldu. Bir yandan talan süreci yaşanıyor bir yandan da bu ülkenin kurucusunun emperyalizme karşı verdiği mücadelenin herkes tarafından bilindiği bir süreçte, emperyalizmin babasına, AOÇ arazisinin ABD Büyükelçiliği’ne satılmış olmasını biz kabul etmiyoruz. Hem vicdanen hem hukuken hem ahlaken bu satış doğru değildir, hukuksuzdur. Kurumlar olarak bir suç duyurusunda bulunduk. Plan değişikliğini yargıya taşıdık. Satış protokolünün de toplu bir dava ile iptalini isteyeceğiz. Bu daha başlangıç, peşini bırakmayacağız.”

    “BU DAHA BAŞLANGIÇ, BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Candan, hem hükümete ve hem de ABD Büyükelçiliği’ne şöyle seslendi:

    “Başkent Dayanışması Bileşenleri, meslek örgütleri ve Mimarlar Odası Ankara Şubesi olarak Buranın 2013 yılından itibaren AOÇ arazisini olduğunu anlattık. Siz bile bile bu işe soyundunuz. O zaman bu mücadeleyi yürütenlerin karşısındasınızdır. Bu hem ulusal hem de uluslararası ölçekte ABD Büyükelçiliği’ne yönelik mücadelenin devam edeceğinin ilanıdır. İkinci sözümüz ise hükümete yöneliktir. Türkiye’nin en değerli topraklarını bize şartlı bağışla Türkiye halklarına emanet edilen AOÇ arazilerini amacı dışında kullanarak, hukuksuz bir şekilde ABD Büyükelçiliği’ne satmak, onun parasını Kuzu Toplu Konut’a ve Park Gazi’ye ödetmek ve sonrasında TOKİ’ye devredip ABD’ye satmak hukuksuzdur. Bunu da mücadelesini yürüteceğiz. Mücadelemiz hem hükümete ve hem ABD Büyükelçiliği’ne yönelik olarak ikili bir bizimde yürüyecektir. Bu daha başlangıç bu işin peşini bırakmayacağız.”

    “BU BİR MEMLEKET MESELESİDİR”

    Halkevleri Genel Sekreteri Dilşat Aktaş ise, “Burada günlerdir bir mücadele sürüyor memleketin topraklarının bir an önce işgalcilerden kurtarılması için Demokratik Kitle örgütleri bir mücadeleyi sürdürüyoruz ve bu bir başlangıç” diyerek şunları kaydetti:

    “Bu mesele Cumhurbaşkanı’nın ABD’ye AB’ye racon kesmesine, vize için ABD’ye ve AB’ye prim vermeye benzemez. Bu ülke topraklarını yıllardır işgalcilere karşı canı pahasına koruyanların direnişiyle sürdürülebilen bir mücadeledir. AOÇ’nin ne ranta açılmasına ne de emperyalistlere peşkeş çekilmesine izin vermeyeceğiz. Bugün iktidarını korumak adına bu ülke topraklarını tek tek ABD’ye peşkeş çekenlere, vakti zamanında savaş tezkerelerine imza atanlara, vakti zamanında İncirliği ABD üssüne dönüştürenlere karşı bir memleket meselesi ve mücadelesidir. O yüzden bizim emperyalistlere verecek bir karış toprağımız yok. Bu memleket bizim diyerek bu mücadeleyi büyüteceğiz. Bu mücadelede saf tutmaya çalışıyoruz.”

    “İNSANLARIN NEFES ALABİLECEĞİ BİR YER”

    Ankara Tabip Odası Başkanı Vedat Bulut da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Ankara’nın 20 bin insanın yaşadığı bir dönemde başkent olacağı düşünülerek, AOÇ’nin sazlık ve bataklık bir durumdayken rehabilite edilerek Ankara halkının sağlığı için planlanmış bir alan olduğunu hatırlattı.

    Bulut şöyle konuştu:

    “İnsanların nefes alabileceği, piknik yapabileceği ve onların çocukların eğlenebileceği bir yer olarak düşünüldü ancak zaman içinde yüzde 50 kadarı çeşitli kurumlar tarafından üstünde külliye deniler saray da yapıldı. Değişik kurumlar birçok alanı işgal ettiler yollar geçirildi. Hala bu planlar devam etmektedir Atatürk’ün ve Cumhuriyet’in mirasına sahip çıkmak için buradayız. Sonuna kadar da sahip çıkacağız. Cumhuriyet bitmedi bitmeyecekte yeni bir Cumhuriyet diye özlem çekenlerde karşılıklarını bizlerini tepkileriyle görecekler” dedi.

    “KİRLİ ELLERİNİZİ BU ÜLKENİN TOPRAKLARINDAN ÇEKİN”

    Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş ise tepkisini şöyle dile getirdi:

    “Ne yazık ki 17 yıldır ülkemizi yöneten siyasi iktidar ülkeyi işbirlikçileriyle parsel parsel satmaktadır. Kendi alanım olan ormancılık sektöründen Konya ili büyüklüğündeki bir alan son 5 yılda izin adı altında birilerine yandaşlara kiralanmıştır. Ama en çok içimizi acıtan olan AOÇ’nin parsellenmesidir. AOÇ Atatürk tarafından Türkiye tarımına hizmet etmesi amacıyla kurulmuştur. Yani o dönemde yoksulluk içinde Türkiye tarımını, hayvancılığını geliştirecek tüm modelin bu alanda oluşturulması ve Türkiye çiftçisine ön ayak olması için oluşturulan bu alan ne yazık ki AKP tarafından parsellenerek ticari amaçla satışa konulmuştur. En son AOÇ arazisinin ABD Büyükelçiliği’ne tahsis edilmesi artık bardağı taşıran son damla olmuştur. Başta iktidarı ve onun işbirlikçilerini buradan tekrar kınıyoruz. Buradan ABB Büyükelçiliği’ne de sesleniyoruz. Geldiğiniz gibi gidersiniz. Kirli ellerinizi bu ülkenin topraklarından çekin.”

    Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu da, “AOÇ üzerinden yapılan Atatürk’ün mirasına, Atatürk’ün ilke ve değerlerine ve Cumhuriyet’e her koldan yürütülen saldırının yeni bir boyutudur. Emperyalizme en büyük tokadı vurmuş olan Mustafa Kemal’in mirasının emperyalizme açılmasını kınıyoruz. Mustafa kemalin emperyalizme vurduğu o tokat hukuk ve demokrasi yoluyla bir kez daha vurulacak ve onun izinden sonuna kadar yürünecektir” dedi.

    Eylemciler daha sonra ABD Büyükelçiliği’ne siyah çelenk koymak istedi. Buna izin vermeyen polis eylemcilere biber gazı ile müdahale etti. Polis kalkanları ile itekleyerek topluluğu ABD Büyükelçiliği önünden uzaklaştırdı. Karşılıklı tartışmanın ardından eylem son erdi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA