Etiket: av

  • Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Tanrıkut: Avcılık cinayettir, yasaklansın-VİDEO

    Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Tanrıkut: Avcılık cinayettir, yasaklansın-VİDEO

    PİRHA- Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Hasan Tanrıkut, dağ keçisi başta olmak üzere yaban hayvanlarını katletmek için Dersim’de olan avcılara tepki göstererek, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uyması, yaban hayatını tehdit eden avcılığın yasaklanması çağrısında bulundu.

    Dersim’de yaban hayvanları katletmek için Dersim’e getirilen kalabalık bir avcı grubu, Tunceli Öğretmenevi’ne yerleştirildi.

    Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Hasan Tanrıkut, yaban hayvanlarını öldürmek için Dersim’e gelen avcılara ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Tanrıkut, her yıl benzer faaliyetlerin devlet tarafından organize edildiğini belirterek, “Biz avcılığı bir spor değil cinayet olarak tanımlıyoruz. Sadece Dersim’de değil Türkiye ve dünyanın hiçbir yerinde avcılığın yapılmamasını ve devletin de ihale açmamasını istiyoruz” dedi.

    Avcılığın yaban yaşamına dönük bir katliam olduğuna işaret eden Tanrıkut, “Avcılık yaban yaşamını yok etmektedir. Hayvanlarında bizler gibi yaşam hakkı vardır ve yaşam her canlı için kutsaldır” diye konuştu.

    Dersim’de, devlet tarafından ihale açılıp avcılar getirilerek yaban hayvanları katledilmesine bazı Dersimlilerin de ön ayak olduğunun altını çizen Tanrıkut, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uyarak, yaban hayatını tehdit eden avcılığın yasaklanması çağrısında bulundu.

    Diren KESER/MERSİN

    İLGİLİ HABERLER:

    1-İzmir’deki ekolojistler Dersim’deki avcılık faaliyetlerine tepki için sokağa çıkıyor

    2-Önlü, Dersim’de ‘av turizmi’ adı altında hayvanların katledilmesini Meclis’e taşıdı

    3-Munzur Çevre Derneği’nden Dersim’de avcıların katliamına tepki: İzin verenler de sorumlu!

    4-Dersimli yurttaşların, avcılara tepki göstermesini polis engelledi

    5-Dersim’e, yaban hayvanların katletmek için çok sayıda avcı geldi

    6-Dersim’de avcılığa Ankara’dan tepki: Bu katliama söyleyecek sözünüz olsun!

    7-Dersim’de iki dağ keçisi öldürüldü

    8-Sanatçı Doğan Çelik’ten av tepkisi: Dersim’de avcıları istemiyoruz, av cinayettir!

    9-Dersim Barosu, avcılık faaliyetlerine ilişkin suç duyurusunda bulundu

     

     

  • Maçoğlu: ABD’li iş adamına verilen ‘dağ keçisi avlanma’ izni iptal edilmedi-VİDEO

    Maçoğlu: ABD’li iş adamına verilen ‘dağ keçisi avlanma’ izni iptal edilmedi-VİDEO

    PİRHA- Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Dersim’de ABD’li bir iş adamına verilen “dağ keçisi avlanma” izninin iptal edilmediğini açıkladı.

    Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Dersim’de ABD’li bir iş adamına verilen “dağ keçisi avlanma” izninin iptal edilmediğini, kafa karışıklığı yaratıldığını söyledi. Maçoğlu, “Bu özel izin iptal edilsin. Biz o tarihlerde burada olacağız. Biz günah keçisi aramıyoruz. Keçi burada günahkarların kim olduğunu da biliyoruz” dedi.

    ABD’li iş adamı Bradley Garrett Van Hoose’ye, 7-13 Aralık tarihleri arasında 50 mermi ile Dersim ‘de yaban keçisi avlanma izni verilmesi tepki yaratmış bunun üzerine CHP Dersim Milletvekili Polat Şaroğlu, ABD’li bir iş adamının Dersim’de dağ keçisi avlama izin belgesinin iptal edildiğini açıklamıştı.

    Dersim Belediye Başkanı Maçoğlu, avlanma izminin verildiği Salördek köyünde Kırmızı Köprü girişinde, civar köylerde yaşayan yurttaşlar ve Pülümür Belediye Başkanı Müslüm Tosun, yerine kayyum atanan Akpazar Belediye Başkanı Orhan Çelebi, DEDEF, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Türkiye Komünist Partisi’nin de katılımıyla açıklama yaptı.

    Maçoğlu, kafa karışıklığı yaratıldığını, ABD’li avcının izninin iptal edilmediğini belirterek şunları söyledi:

    “2 Aralık’tan beri özel izinle Amerika’da bir vatandaşın başvurusu özelinde Antalya’dan bir acente şirketi aracılığıyla Pülümür Salördek köyünde yaban yaşamını sonlandırmak adına çıkarılan özel bir izne karşı dünden beri tüm kamuoyu bunu takip etmekte. Yaban yaşamı bizlerin kutsadığı bir alandır. Dersim halkı da böyle bir halk. Dersim halkının ‘Hızırın Davarı’ ya da Yaban Keçisi dediği bu şeyi sahiplenen onu kutsayan bir halk. Biz 3 gündür bunu takip ediyorduk. Elimize somut bilgiler gelince harekete geçtik.

    “BİR HAYVANI 50 TANE MERMİYLE ÖLDÜRME KARARI VAR”

    Ama şöyle bir kafa karışıklığına gidiliyor. Dün Doğa Koruma Milli Parklar İl Müdürlüğü’nün açıklamasında, Salördek bölgesinde bir avlanma ihalesi yoktur diyor. Doğru yoktur. Ama özel çıkarılmış bir izin var. Buradan bir tane hayvanı 50 tane mermi kullanılarak öldürme kararı var. Bu karar zalimane bir karar. 50 mermiyle buradaki yaşamı yok ederek bunun üzerinden keyif alan Amerikalı paralı bir insana ihale çıkarılıyor.

    “BİZ BURADA OLACAĞIZ”

    Özellikle çengel boynuzlu keçilerin korunmasını istiyoruz. Burada çıkarılan özel izin sonrasında 7-13 Aralık tarihinde burada olacağız. Bu özel izin iptal edilsin. İptal edildikten sonra kamuoyuna duyurulsun. Kafa karıştırıcı açıklamalarla bu olmaz. Biz günah keçisi aramıyoruz. Keçi burada günahkarların kim olduğunu da biliyoruz.”

    PİRHA/ DERSİM

  • Dersim’deki dağ keçilerinin avlanması için ihale açılmasına sert tepki: Katilliğin ihalesi!

    Dersim’deki dağ keçilerinin avlanması için ihale açılmasına sert tepki: Katilliğin ihalesi!

    PİRHA- Bağcılar Alevi Toplumu / Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım, Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü’nün Dersim’de kutsal kabul edilen dağ keçilerini avlatmak için ihale açmasına tepki gösterdi. Yıldırım, “Katilliğin ihalesi yapılıyor” dedi. 

    Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü ihale açtı. Dersim’in Aliboğazı ve Salördek bölgesinde 5, Darıkent ve Gökçek bölgesinde 5, Büyükyurt ve Çıralı bölgesinde 5 ve Derindere ile Kocatepe bölgesinde 2 olmak üzere toplamda 17 dağ keçisi katledilecek. İhale, 13 Temmuz günü yapılacak.

    Daha önce kentte avcılığın yasaklanması için imza kampanyası düzenlemiş, 2019 yılında da dağ keçilerinin gerek yasal gerekse yasadışı avlanmasına artan tepkiler üzerine dönemin Valisi Tuncay Sonel imzasıyla ildeki tüm avcılık faaliyetlerini yasaklayan bir karar alınmıştı.

    Dersim’de kutsal kabul edilen ve ‘Xızır’ın davarı’ diye anılan dağ keçilerini avlatmak için ihale açmasına Bağcılar Alevi Toplumu / Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım tepki gösterdi.

    istanbulalevitoplumu.com’da bir yazı kaleme alan Yıldırım, “Dersim’de kutsal olarak kabul edilen dağ keçilerini avlatmak için Tarım ve Orman Bakanlığı 13 Temmuz’a ihale açmış. Katilliğin ihalesini yapmışlar. Kutsallarımıza dokunmaya devam ediyorlar. Bir bu kalmıştı yok etmeye katletmeye çalışmadıkları. Uğraştığımız işlere bak, buraya yazmak bile utanç, nasıl bir kötülük ile karşı karşıyayız böyle” dedi.

    “YEMİN ETMİŞLER TALAN ETMEYE”

    Eren yıldırım şöyle devam etti:

    “Yemin etmişler sanki bu topraklara ait güzel olan ne varsa talan etmeye, yok etmeye. Doğanın gerçek sahipleri hayvanlardır! Dersim doğası dağ keçileri ile güzeldir.

    Bunlar, insan sevmiyorlar! Hayvan sevmiyorlar!
    Ağaç sevmiyorlar! Çocuk sevmiyorlar!
    Kitap sevmiyorlar! İyilik sevmiyorlar!
    Bunlar güzel olan ne varsa sevmiyor!
    Dokunma!
    #DağKeçilerineDokunma

    “HİÇ BİR CANLININ YAŞAM HAKKI ELİNDEN ALINAMAZ”

    Dağdaki keçisi, gökteki ay, sudaki balık bizim için kutsaldır. Dünyanın neresinde olursa olsun hiçbir canlının yaşama hakkı elinden alınamaz! Kültürümüze ve kutsallarımıza sahip çıkalım !

    #DersimdeAvcılığaHayır

    Bu zaman da Franz Kafka’nı şu sözleri geliyor aklıma:
    “Nasıl bir devirdir ki bu; insanlar arasında olmak, hayvanlar arasında olmaktan daha tehlikeli..”

    Ya Hızır sen yetiş.”

  • Dersim’de av: Kim karar veriyor?

    Dersim’de av: Kim karar veriyor?

    Alevlerin taşıyla, toprağıyla, kurduyla, kuşuyla, börtü böceğiyle kutsal kabul ettiği Dersim orman yangınlarından sonra şimdi de yaban hayata zarar veren avlanmayla gündemde. Dersim’de tepki çeken avcılık faaliyetlerine kim nasıl karar veriyor, yeterli koruma önlemleri mevcut mu, insanlar neden tepkili?

    Dersim, gerek endemik bitki çeşitliliği gerekse de yaban hayatı zenginliğiyle Türkiye’nin en bakir alanlarından birine sahip. Bu zenginliğin korunmasında Alevilik inancının önemli bir yer tuttuğunu söylemek abartı sayılmaz. Çünkü yöredeki insanlar yabana, dağa, taşa, ağaca, nehre hayatlarına sundukları katkıdan ötürü kutsiyet atfediyor. Ancak kent son zamanlarda kaçak avcılar tarafından vurulan vaşak, dağ keçileri ve yurt dışından gelen yasal avcılar tarafından avlanan yaban domuzları nedeniyle yeniden gündemde.

    Kentte tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması amacıyla doğaseverler tarafından change.org üzerinden imza kampanyası başlatılırken Tunceli Barosu eski başkanlarından Avukat Barış Yıldırım tarafından da Cumhuriyet Başsavcılığı’na avcılıkla ilgili suç duyurularında bulunuldu.

    KİM KARAR VERİYOR?

    Peki, kentte tepki çeken avcılık faaliyetlerine kim nasıl karar veriyor? Türkiye’deki avcılık faaliyetleri Çevre ve Orman Bakanlığı’nın denetiminde gerçekleştiriliyor. Avcılık açısından ülkemiz 9 coğrafi bölgeye ayrılmış durumda. Ekim ayında başlayan av sezonu Mart ayına kadar devam ediyor. İllerde vali ya da vali yardımcısı başkanlığında ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla Şubat sonu yada Mart ayı başında il av komisyonu toplantıları gerçekleştiriliyor. Bu komisyonlar, avlak alanları, avlanacak türler ve sayıları konusunda tavsiye kararları alarak Ankara’da bulunan merkezi av komisyonuna iletiyor. Av kulüpleri ya da federasyonlarından 9 kişi, üniversiteler, Çevre ve Orman Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı temsilcilerinden oluşan 21 kişilik heyet de Mayıs ayında toplanarak illerden gelen tavsiye kararlarını değerlendiriyor. Komisyon, ilin ava açık ve kapalı alanları, avlanma süreleri, avlanacak tür ve sayıları, biyolojik özellikler ve mevsimsel özellikleri de göz önüne alarak karar veriyor.

    Merkezi av komisyonu illerden gelen tavsiye kararlarına ne kadar uyuyor sorusuna en çarpıcı örnek yine Dersim.

    2014 yılında Dersim’de valilik yapan Hakan Yusuf Güner, doğa koruma gönüllülerinin talebi üzerine ildeki tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması yönünde il av komisyonuna talimat vermişti. Komisyonun bu yönde almış olduğu tavsiye kararı merkezi av komisyonu tarafından kabul görmemişti.

    İLDEKİ YABAN HAYATI POPÜLASYONU HAKKINDA BİLGİ VAR MI?

    Dersim’de uzun yıllardır devam eden çatışmalı ortam ve askeri yasak bölgeler uygulaması nedeniyle kentin yaban hayatı zenginliği tam anlamıyla kayıt altına alınabilmiş değil. Dağ keçisinden vaşağa, ayıdan kurda, ur kekliğine çok sayıda yaban hayvanına ev sahipliği yapan kentin bu zenginliğinin kayıt altına alınamamış olması büyük bir eksiklik. Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi tarafından dağ keçisi popülasyonu ile ilgili en son 2011 yılında sınırlı alanda yapılan çalışmada sonraki yıllara ait net bir veri mevcut değil. Kentte yaban hayatı açısından en zengin bölgelerin yasak bölgeler olduğu düşünülüyor.

    YETERLİ KORUMA ÖNLEMLERİ MEVCUT MU?

    Dersim’de Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Şube Müdürlüğü’ne bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü mevcut. Ancak şube gerek personel açısından gerekse de hasta ya da yaralı yaban hayvanlarına müdahale konusunda yetersiz. Sınırlı sayıdaki personelle geniş bir alana yayılan yaban hayatı korunmaya çalışılıyor. Buna rağmen kentte 2018 yılında kara avcılığı kanununa muhalefet eden 55 kişi hakkında 81 bin lira cezai işlem uygulanırken 10 silah ile çeşitli av malzemelerine mülkiyeti kamuya geçirilmek üzere el konuldu. Yaban hayatının son derece zengin olduğu kentte hasta veya yaralı bir hayvana müdahale edecek bir klinik ya da hayvan hastanesi bulunmaması da eksikliklerin başında geliyor. Yaban hayvanlarına müdahale kurumun anlaşmalı olduğu bir veteriner hekim tarafından yapılmaya çalışılsa da hasta ve yaralı hayvanların büyük bölümü ileri tetkik ve tedavilerinin yapılması amacıyla Elazığ Fırat Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi’ne gönderiliyor. Başta vaşak olmak üzere yaban hayvanları bu yolculuk stresine dayanamadıkları için çoğu zaman yolda ölüyor.

    DOĞA AKTİVİSTLERİ AVCILIK FAALİYETLERİNE NEDEN TEPKİLİ?

    İldeki avcılık faaliyetlerinin tümden yasaklanması amacıyla başlatılan kampanyaya öncülük eden Doğa Aktivistlerinden Haydar Çetinkaya bu durumu şu sözlerle dile getiriyor: “İlimiz genelinde son yıllarda yaban hayatına yönelik avcılık faaliyetlerinde hem yasal hem de kaçak olarak ciddi oranda bir artış meydana gelmiştir. Gerek bu işi yasal gerekse de kaçak yapan avcıların çoğunda vicdan yoktur. Nesli tehlike altında bulunan dağ keçileri bu avcıların en büyük hedefidir. Daha birkaç gün önce bile bir vaşak katledildi. Doğada bu ağır kış koşullarında soğuktan donmak ve açlıktan ölmek üzere olan kekliklerin her gün yüzlercesi katledilmektedir. Madem kendine avcıyım diyorsun, hiç değilse etik kurulların olur, doğaya birazcık da olsa saygın olur. Maalesef bunu görmek mümkün değil. Yasal olarak ava çıkanlar biz yasal avcıyız diyor. Fakat bunları denetleyen dahi yok. Günlük avlanma limitlerini kat ve kat aşıyorlar. Kalabalık gruplar halinde il dışından gelip burada katliam yapıyorlar. Doğa Koruma müdürlüğünde yeteri personel bulunmadığından denetimler yetersiz kalıyor. Onlar da ancak her iki vadiye çıkabiliyorlar. Muhtarlıklar, jandarma gibi kolluk kuvvetlerinin denetimleri yetersiz kalıyor. Mevcut koşullarda bu iş çığırından çıkmış durumda. Bu nedenle derhal her türlü avcılık yasaklanmalı ve yeterli koruma tedbirleri alınmalıdır. Yetkiler diyor ki ‘Yaban hayatında popülasyonu sağlıyoruz’. Buna katılmıyoruz. İnsanoğlu doğal yaşama müdahale etmemeli çünkü zaten doğal dengeyi alt üst eden insanoğlu değil midir? Bizim bütün çabamız doğal yaşamı, doğayı ve çevreyi korumaya dönüktür. Avcılık derhal yasaklansın istiyoruz.”

    KUTSALLIK TEPKİSİ

    Dersim coğrafyasında başta dağ keçileri olmak üzere doğada yaşayan kurt, kuş, nehirdeki balık kutsal kabul ediliyor. Özellikle yaşlı insanlar sabah dualarında, “Yaradan’dan önce; yabandaki kurdu kuşu doyurmasını ardından da kendilerine yardımcı olmasını” istiyor.

    Dağ keçilerinin Dersim Alevilik inancındaki kutsiyetine ilişkin açıklama yapan Alevi Dedesi ve Akademisyen Kadir Bulut, “Dağ keçileri, geyikler, kırmızı benekli alabalıklar, güvercinler, turnalar… Daha nicesi tarihin derinlerinden gelen nice büyük inançları bağrında taşır. Ne güzel bir kutsallıktır! Abdal Musa geyik olur, Kaygusuz’a pir olur. Geyikli Baba geyikleri ile salınır Bursa’ya mekan olur. Hünkar Hacı Bektaş Veli, Geyik ile Aslanı dost eder, sır eder kucağında. Şeyh Ahmet Dede’nin keçileri. Daha nice pire sır; nice evliyaya nişan oldular. Hepsi toplandı cem oldu herdo dewreste (Kutsal topraklarda.) Bu erenlere, ikrar verenlere ise çıla oldular. Karda, kışta, sıkıntıda, zorda onlar görüldü mü, ardı sıra ferah, berekettir, huzurdur ve biliriz ki ardı sıra da Hızır gelir. Lokmalar dağıtılır, sevinç kaplar alemi. Bozatlı Hızır her gün güneş doğarken sallar davarlarını doğaya koşun der, sırrımın değmediği yer kalmasın. Bakın kim darda, kim çağırır varın gelin bildirin. Dolanır geyikler, dolanır bezuvarlar kainatı güneş batarken varırlar evliyaların serdarı Hızır’a anlatırlar; kuşu, kurdu, yolda kalanı, darda olanı ve kendisini çağıranı. Biz biliriz ki Hızır hemen ardı sıra koşar gelir. Yetişir darlara. Kim ki bu sırlara dokunur, incitir yolumuzda düşkündür. O kişi ceme alınmaz. Kimse onunla konuşmaz, toplumdan dışlanır. Çünkü o evliyaların sırrını yoldaşlarını incitmiştir.

    Kadir Bulut

    Pirlerimiz anlatırdı, bu topraklarda yedi tür dağ keçisi vardır. Hepsinin nişanı, görevi ve sırrı ayrıdır derlerdi. Kimdir bunlar dediğimizde anlatırlardı:

    Sarık Sıvan

    Şeyh Ahmet Dede tarafından Dersim’e gönderilmiştir. Sarık sardığı için ‘sarıklı çoban’ denilirmiş. Dağların sırrı bu evliyadaymış. Herkese yardım edermiş. Kırklar Dağı’nda bir mağarada kalırmış. Tekeleri çokmuş. Sarık Sıvan keçileri, Hozat’ta Yılan Dağı ve Ali Boğazı taraflarında yaşarlar. Bunları nişanı yani belirtisi; kulaklarının bir tarafı bıçakla kesilmiş gibidir.

    Gergis Aleyhisselam

    Bu evliya, inanca göre ilk Hıristiyanlığa inanan dervişmiş. Bunu duyan zamanın kralı onu Kemah’ta yıllarca zindana attırır ve yıllarca orada kalır. Ne zaman ki kral hastalanır derdine çareyi bulur. O zaman serbest bırakır ve gelir Dersim’e Bağır Gölü civarına yerleşir. Kimi zaman kurtlarla kimi zaman meleklerle kimi zaman insanlarla görülür ama keçileri hep yanındadır. İşte bu yörede ki keçiler Gergis Alayselam’ındır.

    Şıx Çoban

    Mazgirt bölgesindeki keçiler bu evliyaya aittir. Onlara çobanlık yapmıştır.

    Düzgün Baba

    Male Düzgün. ‘Düzgünün davarları’ olarak bilinirler. Bunlar birini gördüğünde hapşırır. Etrafı gözlerler. Bunlar Düzgün Baba ile babası arasında meydana gelen keramet sırasında utanıp dağa kaçarken onun ardı sıra giden keçileridir.

    Munzur Baba

    Bu keçiler Munzur Dağları’nda bulunurlar. Bunlar çok sütlü olurlar. Munzur Baba bu keçileri her sağdığı zaman gözeler coşar akar. Munzur ile gezerler ona yoldaşlık yaparlar.

    Şeyh Ahmet Dede

    Genellikle Malatya bölgesindedir bu keçiler. Fakat Sarık Sıvan gelirken kendiyle birkaç tane getirmiştir. Bunların belirtisi ise topallamalarıdır. Bir ayağı topaldır bu keçilerin.

    Ana Fatma

    Bu keçiler Ana Fatma bölgesinde yaşarlar. Kimseye fazla görünmezler. Bunların belirtisi ise; ortasında bir beyaz pul var. Beyaz pulun etrafında ise kırmızı siyah çivilerle bir taç vardır.

    AVCILIK FAALİYETLERİNE İLİŞKİN SUÇ DUYURUSU

    Tunceli Barosu eski başkanı Avukat Barış Yıldırım, avcılık faaliyetlerine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda ildeki avcılık faaliyetlerinin yasa dışı olduğunu ifade eden Avukat Yıldırım, “İlimizde 2014 yılında Doğa Koruma ve Milli Parklar Şubesi tarafından dağ keçilerinin avlanması yönünde bir ihale yapılmıştı. Biz de buna karşı dava açtık ve bu ihaleyi iptal ettirdik. Bu yıl da yaban domuzlarının avlanması yönünde alınmış idari bir karar var. Ancak yaban domuzları Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşam Alanlarını Koruma Sözleşmesi’ne göre koruma altına alınan türler kapsamında. Sonuç olarak bizler ilimizdeki yaban hayatına yönelik avcılık faaliyetlerin yasa dışı olduğunu ve engellenmesi gerektiğini söylüyoruz. Bu kapsamda ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduk” diyor.

    VALİLİĞE AV YASAKLANSIN BAŞVURUSU

    Doğa Aktivistleri İsmail Ateş ve Haydar Çetinkaya, change.org üzerinden başlatılan kampanya kapsamında toplanan 11 bini aşkın imzayla birlikte Tunceli Valiliği’ne başvuruda bulundu. Başvuruda, av sezonu beklenmeden tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması talep edildi.

    2014 yılında il av komisyonunun ildeki tüm avcılık faaliyetlerinin yasaklanması yönündeki tavsiye kararının merkezi av komisyonu tarafından kabul görmemiş olması bu yıl da benzeri bir kararın kabul görmeme olasılığını güçlendiriyor.

    Gazete Duvar