Etiket: avanos

  • ‘Kimliğimizi öğrenmeye başladıkça camilerin buradaki fonksiyonu bitecektir’-VİDEO

    ‘Kimliğimizi öğrenmeye başladıkça camilerin buradaki fonksiyonu bitecektir’-VİDEO

    PİRHA – Elli yıldan fazla süredir hizmet yürütülemeyen Ayhanlar köyünde cemevi açılmasıyla birlikte erkanlar da hayat bulmaya başladı. Yol yürütücülerinden destek beklediklerini söyleyen Ayhanlar Cemevi kurucularından Cengiz Yılmaz, “Kültürel kimliğimizi öğrenmeye başladıkça yeni jenerasyonlar için camilerin burada fonksiyonu bitecektir” dedi.

    Devlet baskısıyla birlikte pir ve talip ilişkilerinin kesilmesi sonucu Yol hizmetlerinin yapılamadığı bölgelerden birisi de Nevşehir’in Avanos ilçesindeki Ayhanlar Köyü oldu.

    İlçenin tek Alevi yerleşkesi olan Ayhanlar Köyü, yıllar ardından iki farklı isimle; Küçükayhan ve Büyükayhan olmak üzere iki farklı köy olarak ayrıldı.

    1950’li yılların ardından ise bölgeye dönük asimilasyonlar da gözle görünür şekilde arttı. Ayhanlar Köyüne camiler yapılırken talipler ile bağlı oldukları ocaklar arasındaki ilişkiler de zayıfladı.

    TARİHİ MEZAR TAŞI İNDİRİLİP MERMERE ‘RUHUNA FATİHA’ YAZILDI!

    Ayhanlar Cemevi ve Kültür Merkezi kurucularından Cengiz Yılmaz, köylerinin kültürel zenginliğine dair PİRHA’ya konuştu.

    Küçükayhan Köyü içerisinde yer alan Ayhan Baba Türbesi hakkında bilgi veren Yılmaz, tarihi çok eskiye dayanan yapı içerisindeki mezarın, yakın zamanda değişime uğradığını ifade etti. Cengiz Yılmaz, Ayhan Baba’ya ait olan tarihi mezar taşının yerine ise mermerden bir mezar yapıldığının bilgisini paylaştı. Türbenin, gerçek tarihi hakkında net bir bilginin olmadığını anlatan Yılmaz, “Anlatılan, Ayhan Baba’nın bu köyü kurduğu şeklinde… Aynı zamanda buranın adı ‘Çevirme’ olarak da geçer. Kutsal bir mekan olarak görülür. Düğünlerde adaklar burada kesilir. Hacı Bektaş Veli’nin 13. yüzyılda bu bölgede yaşadığını düşünürsek en kötü ihtimalle Ayhan Baba’nın da 13. yüzyıldan itibaren burada yaşadığını söyleyebiliriz. Kendisi hakkında sadece kutsal bir kişilik ve köyün kurucusu olduğu biliniyor.

    “1968 YILINA KADAR KÖYE DEDELER GELİRDİ”

    Cengiz Yılmaz, köylerinde hiç cem hizmetine katılmadığının da altını çizdi. Yılmaz, Ayhanlar köyünün inanç tarihçesine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

    “Çocukluğumuzda köyümüze dedelerin gelip gittiğini hatırlıyorum. Köyümüz Avanos ve Hacıbektaş’a 20 kilometre uzaklıkta ‘Büyük ve Küçükayhan’ diye adlandırılan, 2 muhtarlığı olan ancak herkesin birbiriyle de akraba olduğu bir köy. İki köyde yaşayan insanların nüfusunun yaklaşık 1500 civarı olduğunu biliyoruz. En az bir kişinin de Türkiye’nin farklı yörelerinde ve yurt dışında yaşadığını söyleyebiliriz.

    Ben 1960 doğumluyum. 1968 yılına kadar bu köye dedeler gelirdi. Özellikle de dedelerimiz Yozgat’tan gelirdi. Köyün büyük bir çoğunluğu Arzuman Ocağına bağlıydı. Bir kısmı da Sarı Abdal Ocağına bağlı. Bu bölgede yaşayan Pirzade Efendi vardı. Sarı Abdalların dedesiydi. 1975’li yıllardan itibaren bu köy artık dede-talip ilişkisini kaybetti ve uzun bir süredir de köyde Alevilik adına sadece eski kültürel değerlerin zaman zaman korunduğu bir çalışma var. Herkes Ayhanlar’ın Alevi olduğunu bilirdi. Bizler de bu şekilde yetiştik fakat Alevilikle ilgili çok fazla şey bilmiyorduk. Daha sonraki yıllarda Ayhanlar Kültür ve Dayanışma Derneği’ni kurarak köyde bir şeyler yapmaya kalkıştık. İlk icraatımız da Ayhanlar Cemevini yapmak oldu. Ayhanlar Cemevi’nin açılışını 15 Ağustos 2021’de, ilk cemimizi de bu yıl yaptık.”

    “KÖYÜMÜZDEKİ CAMİLERİN FONKSİYONU BİTECEKTİR”

    Cemevini açma sürecinde ekonomik zorluklar yaşadıklarına da değinen Cengiz Yılmaz, başta yurtdışında yaşayan köylülerin yardımları ile imece usulü cemevini bitirebildiklerini anlattı. Yılmaz, sonraki süreçte cenaze erkanlarını da cemevinden yürütmeyi amaçladıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Köylerimizdeki camilerin herhangi bir fonksiyonu yok. Hemen hemen hiç kimse camiye gidip de bayramlar dışında namaz kılmaz. Dolayısıyla süreç içerisinde başta cenaze işlerimizi ve kültürel kimliğimizi öğrenmeye başladıkça yeni jenerasyonlar için camilerin burada fonksiyonun biteceğini düşünüyorum.

    Şu an bütün çalışmalarımız cenaze erkanları konusu üzerine kurulu. Cenaze işlerimizi yürütecek Alevi inanç gelenek ve göreneklerini bilen bir dede ile anlaştığımız sürece burada zamanla Sünni inanç biçimlerine özgü olan cenaze işlerinin tamamen biteceğini düşünüyorum. Hacıbektaş Belediyesi’nde de bu konuda çalışmalar olduğunu biliyoruz. Çok kısa bir süre içerisinde artık dedelerin bu işe el atacağını düşünüyorum.

    Başlangıçta bizler pek umutlu değildik. Bütün amacımız gençlere yönelikti ama açılış günü Bin kişinin üzerinde kitle gelince bizler de çok şaşırdık. Demek ki halkımızın bu konuya oldukça büyük ilgisi var. Köylüler, kısa zaman içerisinde gerçek kimliğe dönerek Alevi inanç kültürünü yaşamayı başaracaklardır.”

    Eren GÜVEN/NEVŞEHİR

    İLGİLİ HABERLER:

  • Dürdane Özbay: Asimilasyona karşı köyümüze cemevi yaptık

    Dürdane Özbay: Asimilasyona karşı köyümüze cemevi yaptık

    PİRHA – Nevşehir’in Avanos ilçesindeki Küçükayhan köyünde 50 yılın ardından yeniden hizmet yürütülmeye başlandı. Köyde yaşayan Dürdane Özbay, asimilasyona karşı köylerinde cemevi yaptıklarını söyledi. “Artık toplumda kadınların da yeri olması lazım” diyen Özbay, cemevi içerisinde yaptıkları kütüphanenin önemine dikkat çekti.  

    Nevşehir’in Avanos ilçesindeki Ayhanlar Cemevi ve Kültür Merkezi’nin açılışı 2021 yılında yapıldı. İlk cem hizmeti ise bir yılın ardından 21 Temmuz 2022’de yürütüldü.

    Köylülerin bir hayli ilgi gösterdiği cem sonrasında gelinen süreci, cemevinin inşasında görev alan Dürdane Özbay ile konuştuk. Özbay, Büyükayhan ve Küçükayhan olmak üzere resmiyette iki köyün olduğunu ancak her iki köyün iç içe geçtiğini ifade etti. Bütünleştirici olmak sebebiyle cemevine “Ayhanlar Cemevi” ismini verdiklerini anlatan Özbay, köyde yaşayanlar olarak eğitime büyük önem verdiklerinin altını çizdi.

    Dürdane Özbay, “Bizim çocukluk yıllarımızda kız çocuklarını okutmuyorlardı. Israrla okula gittim ve ardından okumaya aşık oldum. Okuyup ayaklarımın üzerinde durmak istiyordum” diyerek şu an cemevi içerisinde yaptıkları kütüphanenin önemine dikkat çekti.

    “BU İNANÇ EVRENSEL DÜŞÜNCE ÜZERİNE KURULU”  

    Dürdane Özbay, Alevi inancının çağdaş bir kültür olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

    “Alevi inancı bir şekilde bu zamana kadar getirilmiş. Bu inanç evrensel düşünen, okumadan yana olan, çocuklarını dürüst yetiştirmek için uğraşan, tek yanlı olmadan 72 millete bir nazarla bakmak üzerine kurulu. Bizler hiçbir zaman ırkçı olmadık. İnsan doğarken suçsuz doğuyor. İnsanı yetiştiren ise aile, okul, çevre ve toplumdur. Bizler eşitlikten yanayız. Ataerkil sisteme ise karşıyız. Artık toplumda kadınların da yeri olması lazım.”

    “BU EVREN BİZİM GÖZÜMÜZDE HAKK’TIR”

    Cemevi açma fikriyatının nasıl oluştuğuna da değinen Dürdane Özbay, gelinen süreci şu sözlerle anlattı:

    “Geçmişte gördüğüm cemlerde halk, yargılamasını kendisi yapıyordu. Bizler mahkeme bilmiyorduk. Geçmişte herkeste bir sevgi-saygı durumu vardı. Gençler toprakta yetişiyor ve özünden kopmuyordu. Paylaşma kültürü vardı. Doğayı korur, emek verirsen, çalmayıp çırpmazsan yaşamak güzel olur. Bu cemevinde çocuklar saz, semah kursu görüyor. Ayrıca buraya gelen gençler kitaplarını okuyor. Bizler bir başlangıç yaptık. 50 senedir köyümüzde Alevi kültürü yürümüyordu zaten. Ocakzadelerin her biri bir tarafa gitti. Ama ben, ailem emekli olunca köyümüze geri döndük. Bbizlerin çok güzel bir kültürü var. Tek çiçekle yaz gelir mi? Bakın çevrenizde bir sürü çiçek açıyor. Paylaşım olsa güzel olmaz mı?

    Cemevini yaparken ‘acaba gelen olur mu?’ diye çokça düşünüyordum. ‘Gençler bu inanca sahip çıkar mı?’ diye düşüncelerim vardı. Biz burada sanat öğretiyoruz. Ben sanatı olmayan bir memleket düşünemiyorum. Bağlama bir sanat değil mi? Semah güzel bir ayin değil mi? Kitap okumak kötü mü? İşte biz bunları yapıyoruz. Güzel, kaliteli ve dürüst yaşamak çok önemli. Bizler maneviyata önem veriyoruz. Bu evren bizim gözümüzde Hakk’tır.”

    “KÖYÜMÜZDE CAMİ VAR”

    Dürdane Özbay, iktidarın, dedeler üzerinden yürüttüğü projeleri de eleştirerek, Aleviliğin temelinde “eşit düşünmek” anlayışının olduğunun da altını çizdi.

    Özbay, “Köyümüz halkı, cemevini kendisi yaptı. Yurtdışında yaşayan Aleviler de buraya destek oldu. Yaptığımız iş çok da kolay olmadı. 3 senede cemevini bitirdik. Köyümüzde bir de cami var” dedi.

    “KİMSE MAHKEME KAPISI BİLMEZMİŞ”

    Dürdane Özbay son olarak köylerindeki Sarı Abdal Ocağı Türbesi ve onlarca tarihi mezarın varlığına işaret etti. Köy tarihçesinin bir hayli derin olduğunu anlatan Özbay, “Türbede yatan kişi, Horasan pirlerinden biri. ‘Sülük Baba’ denir. Güvercin donunda uçtuğu ve buraya geldiği anlatılırdı. Eski mezarlardan bir diğeri, sonraki nesillerden Derviş dedem… Onun sayesinde hiç kimse mahkeme kapısı bilmezmiş. İnsana değer verirmiş. Sülük Babanın da burada talipleri varmış. Küskünleri barıştırır, haklı olanları öne çıkarırmış.”

    Eren GÜVEN / NEVŞEHİR

  • Avanos Ayhanlar Köyünde 50 yılın ardından ilk cem hizmeti yürütüldü-VİDEO

    Avanos Ayhanlar Köyünde 50 yılın ardından ilk cem hizmeti yürütüldü-VİDEO

    PİRHA – Nevşehir’in Avanos ilçesi Ayhanlar köyünde uzun yılların ardından ilk kez cem yapıldı. Hacı Bektaş Veli Postnişini Veliyettin Ulusoy, “Bugün yapacağımız cem, ruhumuzun bir anlamda manevi banyosu olacaktır” dedi.

    Avanos ilçesinin tek Alevi köyü olan Ayhanlar’da  2021’de yapımı biten cemevinde ilk kez hizmet yürütüldü. Yaklaşık elli yıldır cem yapamayan köylülerin ilgisi bir hayli yoğun oldu. Yapılan cem hizmetini Hacı Bektaş Veli Postnişini Pir Veliyettin Ulusoy yürüttü. Ayhanlar Köyünde yapılan ceme kaymakam ve karakol komutanı da katıldı.

    Uzun yıllar ardından Ayhanlar Köyünde cem yürütülmesi sebebiyle memnuniyetini dile getiren Veliyettin Ulusoy, “Bu cem öğretim cemi olacak. Bu cemlerin devamı olması için görgü cemlerinin de sürekli olması gerekir. 50 yıl aradan sonra cem yaptığımız için eksiklerimiz, farklılıklarımız olabilir. Bugün yapacağımız, ruhumuzun bir anlamda manevi bir banyosu olacaktır. Bundan sonraki cemlerde dardan indirme cemi de yapılacaktır” diyerek cemi açtı.

    Yol hizmetkarı Dertli Divani’ye zakirler Mert Kılıç ve Ferhat Karaca da eşlik etti.

    “BU KÖYDE BİR IŞIK YAKILDI”

    Zakirlik hizmetini yürüten Dertli Divani ise ceme katılırken baş kapatma, açma diye bir kuralın olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:

    “Bizler modern bir toplumuz. Cemlerimizde özel bir kıyafete gerek yok. Semah dönenlerin farklı bir kıyafet giymesi de şart değil. Pandemi nedeniyle olabildiğince kısa sürede cemimizi mühürlemeyi planlıyoruz. Kapıdan içeri giren herkes bizler için candır, mevki makam yoktur, herkes eşittir. Bu köyde bir ışık yakıldı ve bu ışığın sönmemesi hepimizin isteğidir.

    Yol cümleden uludur. Bu ceme gelip niyaz ediyorsak Hakk’a niyaz oluyoruz. Yaptığımız hizmetlerin içerisinde bir de semah yapılacak. Cezb ile hareket haline gelip Hakk ile Hakk olma halidir. İnsan Hakk’ta Hakk insanda sırrı işte budur. Cemimizin sonuna doğru Sakka suyu ve lokmalarımız geliyor. Son gülbanglar ile 12 hizmetimiz son buluyor. Uzun yıllar köyümüzde cem yürütülemediği için bu açıklamaları yapıyoruz.”

    Sohbet, deyiş ve nefesler ile 12 hizmetin yürütüldüğü cemin ardından lokmalar paylaşıldı.

    PİRHA/NEVŞEHİR

  • Nevşehirli yurttaşlardan maden tepkisi: Kapadokya altından değerlidir

    Nevşehirli yurttaşlardan maden tepkisi: Kapadokya altından değerlidir

    PİRHA-Nevşehirli yurttaşlar bölgede madencilik faaliyeti yürüten Kanadalı Centerra Gold Madencilik Şirketi’ni Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etti. Avukat İsmail Hakkıatal, Kanadalı şirketin kasten iklim değişikliğine yol açması sebebiyle insanlığa karşı suç işlediğine vurgu yaptı.

    Ülke genelinde maden arama faaliyeti yürüten Kanadalı şirketlere bir tepki de Nevşehirli yurttaşlardan geldi.

    Avanos’ta eylem yapan yurttaşlar, “Kapadokya altından değerlidir, doğamıza sahip çıkalım” pankartı açarak Kanadalı şirketlerin maden faaliyetlerini protesto etti. Yurttaşlar, topladıkları imzalarla birlikte Centerra Gold Madencilik Şirketi’ni Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne şikayet etti.

    Avukat İsmail Hakkıatal, konuşmasında Kanadalı maden şirketlerinin kasten iklim değişikliğine ve ekolojik kirliliğe yol açtığına işaret ederek ‘insanlığa karşı suç’ işlendiğine vurgu yaptı.

    “BİZLERİ FELAKETE SÜRÜKLÜYORLAR”

    Avukat Hakkıatal, Kanadalı maden şirketinin Çanakkale’de 350 bin ağaç kestiğini hatırlatarak şu konuşmayı yaptı:

    “Kanada’ya gittiğimde yol kenarındaki bir ağacın etrafını tahta barikatla çevrelediklerini gördüm. Uyarı olarak ‘Bu ağaç yasa ile korunmaktadır. Ağaç dibine moloz veya herhangi bir şey döken cezalandırılır’ yazıyordu. Kendi ülkesinde bir ağacı kestirmeyen emperyalist Kanadalılar, gelip burada yurdumuzu işgal ediyorlar. Ormanlarımızı tahrip ediyorlar.

    Çevre, ekoloji mücadelesi bizim için bir yaşam, varoluş mücadelesidir. Bu bizim yaşama hakkımızdır. Birkaç ay önce bilim insanları, ‘Ağaçların kesildiği yerlerde koronavirüs sayısı en az iki buçuk kat artıyor’ açıklamasını yaptılar. Bilim insanları diyor ki; ‘Eğer doğayı tahrip edip, yerin altını üstünü kazmaya devam edersek yeni salgınlar gelecek.’ Bu enerji şirketleri kendi mezarını kazan insanlara benziyorlar. Ama bizi de felakete sürüklüyorlar. Şikayetlerimizi sürdüreceğiz. Çünkü katliam suçları işliyorlar. Yaptıkları eylemler hem ülkemiz, hem de bütün insanlığın geleceğini tehdit ediyor.”

    (HABER/MERKEZİ)

  • Avanos’taki ağaç katliamı Meclis gündeminde

    Avanos’taki ağaç katliamı Meclis gündeminde

    PİRHA-HDP’li Ali Kenanoğlu, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Avanos’taki Ziyaret Dağı’nda, Kanadalı maden şirketinin ağaç keserek yaptığı sondaj faaliyetini Meclis gündemine taşıdı.

    Nevşehir’in Avanos ilçesine bağlı Özkonak kasabasındaki Ziyaret Dağı’nda Kanadalı bir altın madeni şirketi, ağaçlandırma alanında, ağaçlara keserek ‘altın arama’ çalışmaları başlatırken, çevre örgütleri, aktivistler ve yurttaşlar sosyal medya üzerinden tepkilerini dile getirdi. Change.org sitesinde ‘Özkonak’ta Doğa Katliamına Dur Diyelim!’ ismiyle kampanya başlatırken, doğa katliamı Meclis gündemine taşındı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Kapadokya bölgesinde yürütülen maden faaliyetlerini Meclis gündemine getirdi.

    Kenanoğlu, Avanos’taki Ziyaret Dağı’nda Kanadalı maden şirketi Centerra Gold’un altın arama çalışmaları kapsamında ağaç katliamı yaptığını ifade etti. Kenanoğlu, Kanadalı şirketin 1998 yılında Kırgızistan’da 1.7 ton siyanürü içme suyuna karıştırması sonucu 5 bin insanın zehirlendiği olayı hatırlatarak bölgede oluşacak riskleri Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e sordu.

    Kenanoğlu, yönelttiği soru önergesinde “Tarihi bir bölge olan Avanos Özkonak’ta, içme ve tarımsal sulama kaynaklarının yer aldığı, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yürütüldüğü Ziyaret Dağı Maksut Mevkiinde, altın arama faaliyetlerini başlaması bölgede yaşayanların itirazları ile birlikte tedirginliğe yol açmıştır” diyerek şu soruları yöneltti:

    “-Ağaçlandırma alanında maden araması çalışması için ÇED raporu alınmış mıdır?

    -Maden arama sahasında kaç ağaç kesimi yapılacaktır?

    -İçme suyu ve tarımsal sulama kaynaklarının bulunduğu alanda bu faaliyetlerin yürütülmesi halinde insan sağlığına ve bölgeye vereceği olası zarar hususunda etki analizi yapılmış mıdır?

    -Bu maden sahasından etkilenecek olan yöre halkı bilgilendirilmiş midir?

    -Tarım ve hayvancılığın devam ettiği bölgede yöre insanının itirazları neden dikkate alınmamaktadır?

    -İnsanların yaşam ve geçim alanlarına, su kaynaklarına, tarım arazilerine, kültürel geçmişe, doğaya ve canlılara zarar vermesi muhtemel olan bu maden işletmesine izin verilecek midir?”

    PİRHA/ANKARA