Etiket: Avrupa Alevi Kadınlar Birliği

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Diyanet’in hutbesi kadın kazanımlarına saldırıdır!

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Diyanet’in hutbesi kadın kazanımlarına saldırıdır!

    PİRHA- Diyanet’in son Cuma hutbesinde “kul hakkı” üzerinden kadınların kazanımlarını hedef almasına tepki gösteren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, “Kadınlar, gençler ve demokratik kamuoyu bu karanlık gidişe karşı birlikte ses yükseltmelidir” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu haftaki Cuma hutbesi “kul hakkı” olurken, Medeni Kanun’u ise hedef aldı. “Kul hakkı ateşten gömlektir” başlıklı hutbede “Kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması kul hakkıdır” denildi.

    Kadınların Medeni Kanun’a göre miras talep etmesi “kul hakkı” sayıldığı hutbeye tepki gösteren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB), kadınların eşit miras hakkının dini yorumlara veya geleneksel anlayışlara terk edilemeyecek temel bir insan hakkı olduğunu belirtti.

    “DOĞRUDAN SALDIRI”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Leyla Solmaz imzasıyla yayımlanan açıklamada; laiklik, eşit yurttaşlık ve kadın-erkek eşitliğinin son yıllarda sistematik biçimde hedef alındığı ifade edilerek, “Türk Medeni Kanunu’nun kadınlara tanıdığı eşit miras hakkı dini referanslarla sorgulanmış, “kız çocuklarının Allah’ın takdir ettiği hakka razı olmaması” ifadeleriyle kadınların eşit hak talebi “kul hakkı” olarak nitelendirilmiştir. Bu söylem, Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine, Medeni Kanun’a ve laiklik ilkesine açıkça aykırıdır. Kadınların yasal ve kazanılmış haklarının hedef alınması, toplumsal eşitliğe ve demokrasiye doğrudan saldırıdır” denildi.

    “BU KARANLIK GİDİŞE KARŞI SESİMİZİ YÜKSELTMELİYİZ”

    Kadınlar, gençler ve demokratik kamuoyunu bu gidişata karşı birlikte ses yükseltmeye çağıran Avrupa Alevi Kadınlar Birliği açıklamasının devamında, “Bizler, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği olarak; gericiliğe, laiklik karşıtı girişimlere, ülkemizin Afganistanlaşması tehlikesine karşı mücadelemizi daha da yükselteceğimizi ilan ediyoruz. Kadınların eşit miras hakkı, ne dini yoruma ne de geleneksel anlayışa terk edilemeyecek kadar temel ve evrensel bir insan hakkıdır. Bu hakkı hedef alan her türlü söylem ve uygulamayı reddediyoruz. Çağrımızdır; Diyanet İşleri Başkanlığı derhal Anayasa’ya ve Medeni Kanun’a aykırı hutbelerden vazgeçmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, laik ve bilimsel eğitimi ortadan kaldırmaya yönelik her türlü tarikat-cemaat işbirliğini sonlandırmalıdır. Kadınlar, gençler ve demokratik kamuoyu bu karanlık gidişe karşı birlikte ses yükseltmelidir” diye belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Berlin Parlamentosu önünde Suriyeli Alevi kadınlar için protesto- VİDEO

    Berlin Parlamentosu önünde Suriyeli Alevi kadınlar için protesto- VİDEO

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Suriye’de katledilen ve kaçırılan kadınların akıbetini sormak için Berlin Parlamentosu’na dosya sundu. Parlamento önünde eylem yapan kadınlar, Suriye’de Alevilere dönük katliamların durdurulması için yetkililere çağrı yaptı.

    Almanya’nın Berlin kentinde Suriye’de katledilen Aleviler için Avrupa Alevi Kadınlar Birliği öncülüğünde parlamento binası önünde eylem yapıldı. “Özgür Alevi kadını özgür Alevi toplumudur” yazılı pankartın açıldığı eylemde Suriye’de katledilen kadın ve çocukların fotoğrafları karanfiller eşliğinde taşındı.

    Eyleme Almanya Alevi Kadınlar Birliği, Berlin Cemevi, ⁠Arap Alevileri kurum temsilcileri, ⁠Demokratik Alevi Kadınlar ve FEDA, ⁠Dersim Cemaati, ⁠Erzincan Küçük Oltu Derneği ve çok sayıda Alevi kadın katıldı.

    ALEVİ KATLİAMINA DİKKAT ÇEKİLDİ

    Berlin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Hasan Canbaz dede gülbeng okudu, yaşamını yitirenler anısına çerağ uyandırdı. Ardından basın metnini okuyan Almanya Alevi Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu adına Özgür Demir, Suriye’de yaşanan Alevi katliamına karşı tüm dünyanın sessiz kaldığına dikkatleri çekti.

    Demokratik Alevi Kadınlar ve FEDA adına Zöhre Kurtulan Kürtçe yaptığı konuşmada “Alevi kadınlarının feryadına bugün sessiz kalmak hiçbir vicdana sığmaz. Alevi kadınlarına yönelik katliamları Maraş’tan, Sivas’tan, Dersim’den, Çorum’dan iyi biliyoruz. Bu katliamların Suriye’de tekrarlanmaması için mücadele etmek ve seslerini duyurmak borcumuzdur” dedi.

    Berlin Cem Evi Kadınlar Genel Sekreteri Devrim Turan Özdemir ise, “6 Mart’ta Alevilere dönük başlayan katliam süreci hala devam ediyor. Oradan çığlıklar hala yükseliyor ve biz sadece seyretmek zorunda kalıyoruz. Bu katliamların tüm dünya kamuoyunda gündeme gelmesi için buradayız ve Suriye’deki Alevilerin sesini duyurmak için mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

    “SAVAŞIN BEDELİNİ ALEVİLER ÖDÜYOR”

    Federasyon İnanç Kurulu İkinci Eş Başkanı Hasan Doğan Dede, “Suriye’de yıllardır süren savaşın bedelini inançları, kimlikleri ve varlıklarıyla hedef alınan Alevi kadınlar, çocuklar ve ötekiler çekmiştir” şeklinde konuştu.

    Arap Aleviler adına konuşan Nadide Dağ ise Suriye’de yaşananlar karşısında çok üzgün olduklarını ve olanlara karşı sessiz kalmamak için mücadele edeceklerinin altını çizdi.

    Eylem, lokmaların dağıtılmasının ardından son buldu.

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Nevin Kamilağaoğlu yalnız değildir

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Nevin Kamilağaoğlu yalnız değildir

    PİRHA- AABK Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu hakkında verilen tutuklama kararına tepki gösteren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, “ Nevin Kamilağaoğlu yalnız değildir. Onun direnci, bizim direncimizdir” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgütü üyeliği” iddiasıyla açılan dava ve verilen tutuklama kararı, Alevi kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, yaptığı açıklamayla Kamilağaoğlu’na verilen cezaya tepki gösterdi.

    “NEVİN KAMİLAĞAOĞLU’NA YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR, TOPLUMSAL MUHALEFETE AÇIK BİR SALDIRIDIR”

    Nevin Kamilağaoğlu’na verilen tutuklama kararının kendilerini derin bir endişe ve öfkeye sürüklediği belirtilen açıklamada, “Nevin Kamilağaoğlu, yıllardır emek veren, düşüncelerini özgürce ifade eden, toplumsal adalet mücadelesinin içinde onurluca yer alan bir kadındır. Ona yöneltilen suçlamalar, yalnızca onun şahsına değil, aynı zamanda düşünce ve ifade özgürlüğüne, toplumsal muhalefete ve kadınların eşitlik mücadelesine yönelmiş açık bir saldırıdır. Türkiye’de son yıllarda hukuk, adaletin değil, korkunun ve sindirmenin aracı hâline getirilmiştir. Kadınların sesi, Alevilerin hak arayışı, emekçilerin direnişi, her fırsatta ya bastırılmakta ya da kriminalize edilmektedir” denildi.

    “NEVİN BAŞKANIN YANINDAYIZ”

    Nevin Kamilağaoğlu’na karşı yürütülen davanın baskı rejiminin farklı bir boyutu olduğu ifade edilen açıklamanın devamında şunlar dile getirildi:

    “Biz Avrupa Alevi Kadınlar Birliği olarak, bu hukuksuzluğa sessiz kalmıyoruz. Nevin başkanımızın yanındayız. Onun susmayan sesi, bizim de sesimizdir. Onun gözaltına alınma kararı ,aslında hepimize yönelmiş bir gözdağıdır. Ancak bilinsin ki; bu tehditler bizi yıldıramaz. Adalet talebimizden, özgürlük arayışımızdan, inançlarımızdan ve kadın mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz. Nevin Kamilağaoğlu yalnız değildir. Onun direnci, bizim direncimizdir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, yardımlarını deprem bölgesindeki kadınlara ulaştırıyor

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, yardımlarını deprem bölgesindeki kadınlara ulaştırıyor

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Leyla Solmaz’ın ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ( AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu’nun da içinde yer aldığı bir heyet, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde deprem bölgelerindeki kadınlarla bir araya gelecek. 

    Türkiye ve Avrupa Alevi hareketi deprem bölgelerinde sürdürdükleri dayanışma ve yardım çalışmalarını birlikte yürüttüler. Bölgedeki cemevleri üzerinden yürütülen çalışmalara Alevi kadınlar da aktif olarak katıldılar.

    Maraş merkezli depremlerin ilk gününde depremzedelerin yardımına koşan ve bulundukları yerlerde topladıkları yardımları bölgeye gönderen kadınlar, çalışmalarını sürdürüyor. Kadınlar depremi ilk gününden beri sahada olarak çalışmalara destek veriyor.

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde kadınlarla dayanışma amaçlı Avrupa’nın farklı şehirlerinden gelen Alevi kadınlar Kayseri Cemevine ulaştı. 7 Mart günü Kayseri Hacı Bektaş Veli Cemevini ziyaret eden Avrupa Alevi Kadınlar Birliği heyeti, Cemevi Başkanı Abbas Tan ile görüşerek yardım çalışmalarına ilişkin bilgi aldı.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Başkanı Leyla Solmaz’ın ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ( AABK) Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu’nun da içinde yer aldığı heyet, Kayseri Cemevinde hazırladıkları ihtiyaçları bölgedeki kadınlara ulaştıracak.

    AAKB heyeti, bugün Hatay başta olmak üzere diğer deprem bölgelerine giderek depremzede canlarla görüşecek. Hızır lokmalarını depremden zarar gören insanlara ulaştırma amacıyla yola çıkan heyet birkaç gün deprem bölgelerinde kaldıktan sonra Avrupa’ya dönecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden Aysel Tuğluk çağrısı: Bu vicdansızlığa son verin

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden Aysel Tuğluk çağrısı: Bu vicdansızlığa son verin

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, siyasetçi hasta tutuklu Aysel Tuğluk’un durumunu üçüncü kez inceleyen ATK’nin “cezaevinde kalabilir” raporuna tepki göstererek, “Bu vicdansızlığa son verin” çağrısında bulundu.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, demans teşhisi konulmuş olmasına ve cezaevinde kalmasının hastalığı için hayati risk yaratacağı tespitine rağmen halen Kandıra Cezaevi’nde tutulan Aysel Tuğluk’a özgürlük çağrısı yaptı.

    ‘Demans’ (hafıza yetimi) teşhisi konulan ağır hasta tutuklu HDP’nin eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un sağlık durumunu üçüncü kez inceleyen Adli Tıp Kurumu ‘cezaevinde kalabilir’ raporu vermişti.

    Aysel Tuğluk’a dair sosyal medya hesabından bir açıklama yayınlayan Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Tuğluk’un derhal serbest bırakılması çağrısında bulundu.

    “BU VİCDANSIZLIĞA SON VERİN”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin açıklaması şöyle:

    “Bu vicdansızlığa son verilmeli. Aysel Tuğluk derhal serbest bırakılmalı.

    Aysel Tuğluk, HDP Eş Genel Başkan Yardımcılığı görevindeyken, 29 Aralık 2016 tarihinde tutuklandı. 6 yıldır Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Tuğluk’a tutukluluğunun 5’inci yılında demans tanısı konuldu.

    Aysel Tuğluk, 16 Haziran’da, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın bilimsel mütalaası ile birlikte cezanın infazının ertelenmesi için Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan başvuru neticesinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’na günübirlik götürülmüştü. ATK’nin 22 Haziran 2022 tarihinde hazırladığı bu son raporda da ‘Cezaevinde kalabilir’ denildi.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadıncık Ana Sanat Ödülü Yarışması’na başvurular başladı

    Kadıncık Ana Sanat Ödülü Yarışması’na başvurular başladı

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’na bağlı Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin düzenlediği Kadıncık Ana Sanat Ödülü Yarışması’nın başvuruları başladı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’na bağlı Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Kadıncık Ana Sanat Atölyesi Yarışması düzenliyor. Sanat atölyesi yarışmasının başvuruları internet üzerinden devam ediyor.

    Kadıncık Ana’nın tanıtımı, görsel algılanmasının anlaşılması, tarihi ve karizmatik kişiliğinin anlaşılabilmesi öngörüsüyle, amacıyla düzenlenen Sanat Ödülü Yarışması’na resim, heykel, fotoğraf, seramik gibi sanatın birçok alanında üretilen tek bir yapıtla katılabilinecek.

    Yarışmaya katılarak ilk elemeyi geçen sanatçıların eserlerinden oluşacak Kadıncık Ana Sanat Ödülü Sergisi, en az 10 (on) gün boyunca ziyarete açık tutularak sergi açılışında yapılacak ödül töreni ile Kadıncık Ana Sanat ödüllerini kazananlar açıklanacak.

    Yarışmacılar, en geç 05 Temmuz 2022 tarihine kadar Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’ne www.kadincikana.com kayıt formu üzerinden eserlerini teslim etmesi gerekiyor.

    Kadıncık Ana Sanat Ödülü Yarışması’nın içeriği ve katılım şartları şöyle: 

    15 Ağustos 2022 yılında yapılacak olan serginin seçici kurulu Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği tarafından oluşturulacaktır.

    İşbu şartnamede bundan böyle; “Kadıncık Ana Sanat Ödülü Sergisi’ne katılan kişiler “Aday” ya da “Adaylar”; İşbu şartnamenin III. Maddesinde yer alan kişilerden oluşan kurul “Seçici Kurul”; olarak anılacaktır.

    Sergi, 08 Ağustos – 15 Ağustos 2022 tarihleri arasında, Hacıbektaş Kadıncık Ana Evi’nde gerçekleştirilecektir.

    *Adaylar, yarışmaya resim, heykel, fotoğraf, seramik gibi sanatın birçok alanında üretilen tek bir yapıtla katılabilirler. Yapıtlar daha önce sosyal medya ve Youtube vb. dâhil sergilenmemiş ve hiçbir yarışmaya katılmamış olmalıdır. Yapıtların daha önce sergilendiğinin ve/veya herhangi bir yarışmaya katılmış olduğunun tespiti halinde ilgili yapıtın adaylığı iptal edilecektir. Bu hususun ödül kazanıldıktan sonra tespiti halinde aday kazandığı ödülü iade ile mükellef olacaktır.

    *Kullanılan mecra, malzeme ya da teknikler için hiçbir sınırlama yoktur, eleme aşamasında değerlendirme dosya üzerinden yapılacaktır. Ancak yapıtın, sergilenme aşamasında kapalı/açık bir mekânda yerleştirilebilecek ya da kapalı/açık mekâna uygun olarak düzenlenebilecek boyutlarda olması gerekmektedir.

    *Adaylarda yaş sınırı aranmamaktadır.

    *Adaylar yarışmaya tek başlarına veya ekip olarak katılabilirler.

    *Adaylardan yarışmaya katılan yapıtlarının yanı sıra, varsa önceki eserlerine ilişkin bir portfolyo istenmektedir. Bu portfolyoda resim, heykel, fotoğraf ve seramik alanlarında katılanların en az 3 adet önceki eserlerine ait yeterli bilgi ve belge bulunması gerekmektedir.

    *Yarışmaya ekip olarak katılanların portfolyosu ekip olarak yapılmış eserlerden oluşmalıdır.

    *Başvurular https://www.kadincikana.com adresinden yapılacaktır. Bu adresteki başvuru formunun eksiksiz doldurulması ve aşağıda açıklanan dijital belgelerin yüklenmesi gerekmektedir. Gereği gibi doldurulmamış formlar ve belgeleri yüklenmemiş başvurular elenecektir. Bunun dışında posta, e-posta veya başka yöntemlerle iletilecek başvurular, görsel, video veya dokümanlar dikkate alınmayacaktır.

    *Adayın mesleki ve sanatsal performansını örnekleyen yapıtlarının ve yarışmaya katılacağı yapıtın fotoğraflarını içeren portfolyo PDF dosyası olarak hazırlanmalıdır. Adayın yarışmaya katıldığı yapıt isim ve görsel olarak açıkça belirtilmiş olmalıdır

    *Adayın önerdiği yapıtın 2400X3500 pixel boyutunda, 300 DPI çözünürlükte JPEG dosyası eklenmelidir.

    *Adayın özgeçmişi, adresi, telefon ve e-posta adresinin de bulunduğu bir doküman PDF dosyası olarak eklenmelidir.

    *Başvurular 05 Temmuz 2022 tarihine kadar Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin yukarıda belirtilen https://www.kadincikana.com adresi üzerinden iletilmiş olmalıdır. Bu tarihten sonra yapılacak başvurular dikkate alınmayacaktır.

    *Jüri üyelerinin birinci dereceden akrabaları ve yakınları bu yarışmaya katılamaz.

    *Seçici Kurul, 01 Ağustos 2020 tarihine kadar değerlendirmesini tamamlayarak sergilenmeye değer gördüğü adayları, katalogda yer almak üzere davet edecek, yarışmaya katılan diğer adayları da bilgilendirecektir.

    *Seçici Kurul’un yapıtlarını ödüle değer gördüğünü ve sergileneceğini bildireceği dört sanatçı, sergiye birden çok yapıt ile katılabilecektir.

    *Sergi kataloğu, davet edilen tüm yapıtları içerecek, yaygın tanıtım ve dağıtımı yapılacaktır. Katalog basımı için yapıtların basım kalitesindeki fotoğraflarının (3000 dpi ve 2400 x 3500 piksel çözünürlükte) JPEG dosyası olarak, en geç 05 Temmuz 2022 tarihine kadar Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’ne www.kadincikana.comkayıt formu üzerinden teslim edilmesi gereklidir. Sergiye davet edilen yapıtların, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ilgili komisyonu ile randevulaşmak suretiyle, 10 Ağustos 2022 tarihine kadar sergi mekânına ulaştırılması gerekmektedir.

    *Sergi, 08 Ağustos – 15 Ağustos 2022 tarihleri arasında, Hacıbektaş Kadıncık Ana Evi’nde gerçekleştirilecektir.

    *Mekânsal yerleştirme ya da mekânsal proje önerileri projenin belirtilen tarihte biteceğini belgeleyen detaylı teknik bilgi ve kesin tarihler belirtilerek hazırlanmış proje takvimiyle sunulmalıdır.

    ÖDÜLLER:

    1.  50.000.- TL’dir (yalnız elli bin).

    *Birincilik ödülünün yanı sıra üç adet 10.000.-TL (yalnız on bin) tutarında ödül verilecektir.

    *Eseri kataloğa giren tüm sanatçılara “Katılım Belgesi” verilecektir.

    *Ödül alan dört yapıt hukuken devri mümkün tüm haklarıyla birlikte Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’ne kalacaktır ve bu dört yapıt Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Alevi Kadınlar Birliği tarafından hukuken devri mümkün tüm haklarıyla satın alınmış gibi işlem görecektir. Aday, yarışmaya katılmak üzere başvurduğu andan itibaren, ödül kazanması halinde eserini hukuken devri mümkün tüm haklarıyla birlikte Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’ne devrettiğini gayrikabilirücu beyan ve kabul eder. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, ödül alan yapıtları ve kataloğa giren diğer yapıtların görsellerini etkinliklerde, eğitim faaliyetlerinde, katalog, broşür, afiş vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme, medyada yayınlama hakkı da dâhil olmak üzere 5846 sayılı yasadan doğan tüm Telif Hakları’na herhangi bir bedel ödemeksizin sahip olacaktır. Aday bu hususa herhangi bir itirazda bulunmayacağını ve yasal yollara başvurmak hakkından şimdiden gayrikabilirücu feragat ettiğini beyan, kabul ve taahhüt eder.

    Yarışmaya katılan adaylar yarışmaya katılmak üzere başvurduğu andan itibaren bu şartnamedeki tüm koşulları kabul etmiş sayılırlar.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • AABK Eşit Başkanı Kamilağaoğlu: Tüm Alevi kurumları kampanyanın motor gücü olmalı-VİDEO

    AABK Eşit Başkanı Kamilağaoğlu: Tüm Alevi kurumları kampanyanın motor gücü olmalı-VİDEO

    PİRHA-Demokrasi Konferansı bileşenlerinden olan Aleviler öncülüğünde, zorunlu din derslerinin ana sınıfına kadar indirgenmesine karşı başlatılan kampanyaya ilişkin konuşan Nevin Kamilağaoğlu, “Bu toplumun geleceği olan çocukların gerçekten bilimsel, laik bir eğitimle yetişmesini istiyorsak sadece Alevilerin değil herkesin bu kampanyaya destek vermesi lazım” dedi. Kamilağaoğlu, Alevi kurumlarına da seslenerek, “Bu kampanyada motor gücü olmalısınız” dedi. 

    Milli eğitim sistemi için tavsiye kararları almak üzere 7 yıl aradan sonra 1-3 Aralık 2021’de toplanan 20. Milli Eğitim Şurası’nda okul öncesi eğitimdeki çocuklara din eğitimi verilmesi kararı çıktı. Şura’da alınan kararlar bağlayıcı değil, tavsiye niteliğinde. Ancak  8 yıllık kesintisiz eğitim, 4+4+4 eğitim sistemi ve din derslerinin artırılması “Şûra kararları” referans gösterilerek uygulamaya geçirildi.

    3 Mart 2022 tarihinde 20. Millî Eğitim Şurası’nda alınan kararların uygulanma ihtimaline karşı, Demokrasi Konferansı Bileşeni olan Aleviler öncülüğünde demokrasi güçleri ‘Eşit yurttaşlık temelinde özgür bir toplum için laik ve bilimsel bir eğitim istiyoruz’ başlığıyla bir imza kampanyası başlattı.

    AKP-MHP hükümeti tarafından ana sınıfına kadar indirilmek istenen zorunlu din dersine karşı başlatılan kampanya 28 Aralık’ta başlatıldı.

    Başta Alevi çatı örgütleri ve şubeleri, Alevi yurttaşlar, aydınlar, sanatçılar, gazeteciler, demokratik kitle örgütlerinin, bazı siyasi partilerin büyük destek verdiği imza kampanyası 3 Mart’a kadar sürecek.

    Kampanyanın yürütücülerinden Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Genel Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, söz konusu kampanyaya sadece Alevilerin değil demokrasi, laiklik ve eşitlik isteyen tüm kesimlerin destek vermesi gerektiğini söyledi.

    Demokrasi Güçleri bileşenlerinin kampanyayı yeterince gündeme taşıyamadıklarını da kaydeden Kamilağaoğlu, Alevi kurumlarının bu kampanyanın motor gücü olması gerektiğini vurguladı.

    “ÇOCUKLARA DİN EĞİTİMİ VERİLMESİ YIKIM OLUR”

    Kampanyaya katılma sürecini anlatarak sözlerine başlayan Kamilağaoğlu; “Önce eşit başkan olarak ben ve diğer yandan bizim Avrupa Alevi Federasyonu Genel Sekreterimiz bireysel olarak kampanyaya katıldık. Çok ilgi duyduğumuz için bu işin içerisine girdik. Daha sonra bunu büyütmeye çalıştık. Şu anda kurumsal olarak da bu kampanyayı kabul etmiş durumdayız. Önemli bir kampanya. Çünkü zorunlu din dersleri Alevilerin geçmişten bu yana önemli taleplerinden birisiydi. Tabi bunda Milli Eğitim şurasında okul öncesi çocuklara verilmesi düşünülen din eğitimi kararı da çok etkili oldu. Söz konusu olan özellikle Alevi çocukları. Bu çocuklara okul öncesinde dini eğitim verilmesi asıl yıkım olacak. Biz buna dikkat çekmek istedik kampanyayla” şeklinde konuştu.

    “KAMPANYA KAPSAMINDA KİTLESEL EYLEMLER YAPACAĞIZ”

    Kamilağaoğlu, okul öncesi çocuklara din dersi eğitimi vermenin tamamen çağdışı bir durum olduğunu ve bu duruma sadece Alevilerin değil, laiklik, demokrasi ve özgürlük isteyen tüm ilerici kesimlerin karşı durması gerektiğini ifade etti.

    Kampanyanın yol haritasına dair bilgi de veren Kamilağaoğlu; “Kampanya çerçevesinde şu anda bir metin hazırlandı. Metinden sonra da bir imza kampanyası açıldı. Bu imza kampanyası çeşitli kategorilere ayrıldı. İmza verenler kategorilere ayrıldılar. Örneğin çatı örgütleri, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar vesaire gibi. İmza verenler sadece Aleviler değil, demokrasiden yana olan her kesimden duyarlı insanlar, eşitlikten, özgürlükten yana olan herkes bu kampanyaya imza attı. Atmaya da devam ediyor. Bu imza kampanyası 3 Mart’a kadar devam edecek. 3 Mart’ta imza kampanyamızı sonlandıracağız. Daha sonra özellikle merkezi bir yerde -muhtemelen Ankara olur- Ankara’da kitlesel bir basın açıklamasıyla bu konuyu tekrar gündeme getireceğiz. İstanbul’da da aynı şekilde bir eylem yapacağız. Buna paralel olarak salon toplantıları da düzenleyeceğiz” dedi.

    “ALEVİ KURUMLARI KAMPANYAYA YETERİNCE İLGİ GÖSTERMİYOR”

    ‘Kampanyaya ilişkin şöyle bir sıkıntı yaşıyoruz, buna değinmeden geçemeyeceğim’ diyen Kamilağaoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Kampanyaya Demokrasi Güçleri’nin çok ilgi gösterdiğini söyleyemem. Hem Demokrasi Konferansı hem de bizim dışımızdaki sivil toplum örgütlerinin, Alevi kurumlarının da çok ilgi gösterdiğini söyleyemem. Sosyal medyada da çok yer bulmadı bu kampanya. Hiç kimse tarafından ciddi bir şekilde sahiplenilmedi. Bu kampanyanın sahiplenilmesi lazım. Bu toplumun geleceği olan çocukların eğer gerçekten bilimsel bir eğitimle yetişmesini istiyorsak sadece Alevilerin değil herkesin bu kampanyaya destek vermesi lazım. Biz Avrupa’da yaşayan insanlar olarak Avrupa’daki eğitimi çok çok iyi biliyoruz. Ben şahsen okul öncesi eğitimde anaokulu öğretmeni olarak çalıştım. Orada uygulanan eğitim inanç eksenli değil. Çocuklar kendi özel gelişimlerine paralel olarak, kendi yetenekleri doğrultusunda hiçbir baskı altında kalmadan eğitim alıyorlar. Ortaokullarda din kültürü dersi veriliyor. Bu derslerde sadece Hıristiyanlık öğretilmiyor, her din temel olarak anlatılıyor. Çocukların tüm inançları, dinleri ve kültürlerini öğrenmeleri açısından veriliyor bu eğitimler. Türkiye’de olduğu gibi orada haftada 4-5 saat Hristiyanlık anlatılmıyor. Türkiye’de verilen din eğitimleri bir facia ve bunun engellenmesi gerekiyor. Bu bir ülkenin çocuklarının, geleceğinin ellerinden kayması anlamına geliyor.”

    “TOPLADIĞIMIZ İMZALARI AVRUPA KONSEYİ’NE DE GÖNDEREBİLİRİZ”

    İmza kampanyası kapsamında toplanılan imzaların büyük ihtimalle Milli Eğitim Bakanlığı’na verileceğini aktaran Kamilağaoğlu, “Bu kampanya kapsamında farklı eylemler de yapacağız ve bunun gibi kampanyaların devamı da gelecektir. Çünkü sürekli bu tepkiyi örgütlemek gerekiyor. Belki bu topladığımız imzaları Avrupa Konseyi’ne de gönderebiliriz. Avrupa Konseyi’nde Türkiye’nin dosyaları var. Verilecek kararlarda etkili olacaktır. Bu kampanya Demokrasi Güçleri’nin Alevi masasının çalışması. Birçok Alevi kurum başkanı kampanya kapsamında videolar çekip gönderdiler ancak yeterince gündeme gelmiyor. Tüm Alevi kurumları bu kampanyanın motor gücü olmalıdır” çağrısında bulundu.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

    İLGİLİ HABERLER

    > Doç. Dr. Karakaya: Zorunlu din dersi kaba bir asimilasyon aracıdır, hak ihlalidir-VİDEO
    > AVF Genel Başkanı Doğan: Ana sınıfında din dersi çocukta korku ve kaygı yaratır-VİDEO
    > Kampanya 4. gününde: Milli Eğitim Bakanlığı kararını geri çekmelidir-VİDEO
    > Zorunlu din dersine karşı başlatılan kampanya 3. gününde-VİDEO
    > Demokrasi güçlerinden büyük kampanya: Ana sınıfında din eğitimi faciadır; asimilasyona hayır!
    > Kampanya 8. gününde: Zorunlu din dersleri ile asimilasyona hayır

  • Alevilerden statü tepkisi: AKP, Aleviler için böl, parçala, yönet taktiği uyguluyor

    Alevilerden statü tepkisi: AKP, Aleviler için böl, parçala, yönet taktiği uyguluyor

    PİRHA- Aleviler, cemevlerine ‘kültür merkezi’ statüsü verileceği, dedelere maaş ödeneceği iddialarına tepki göstererek; “İktidar para ile Alevileri satın almaya çalışıyor. Kendi sorun ve taleplerimizi güncelleyerek, Türkiye’deki demokrasi güçleriyle bir araya gelmeli ve ortak mücadele yürütülmeliyiz” dedi. Ayrıca iktidarın Alevileri bölüp parçalamayı ve yönetmeyi amaçladığı vurgulandı. 

    Türkiye’nin pek çok yerinde cemevlerini dolaşan AKP hükümetinin görevlendirdiği danışmanların ziyaretlerinin samimi olmadığı ortaya çıktı.

    Hükümete yakınlığıyla bilinen Abdülkadir Selvi, hükümetin üç madde üzerinde bir çalışma yaptığını yazarak, “Cemevlerinin ibadethane sayılması talepleri söz konusu. Ama kabinedeki eğilim cemevlerinin ‘Kültür Merkezi’ statüsüne kavuşturulması yönünde” dedi. Selvi ayrıca, dedelere maaş bağlanması, cemevlerinin elektrik ve su giderlerinin devlet tarafından karşılanmasının düşünüldüğünü de belirtti.

    Selvi’nin bu iddialarına Alevilerden tepki geldi. Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, PSAKD eski Genel Sekreteri İbrahim Karakaya ve PSAKD Kartal Şube eski Başkanı Songül Tunçdemir; bu uygulamalarla iktidarın, para karşılığı Alevileri satın almaya çalışarak asimile etmeyi ve kontrol altında tutmayı amaçladığını belirtti.

    “YİNE FARKLI PLANLAR PEŞİNDELER”

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, bu durumun kabul edilebilir hiçbir yanının olmadığını vurgulayarak şunları aktardı:

    “İktidarın Alevilerin taleplerini bu kadar aşağı seviyeye indirmesinin asla kabul edilir hiçbir yanı olamaz. Cemevleri bizim inanç merkezlerimiz. Cemevlerine inanç merkezi statüsünün verilmesi gerekiyor. Alevilerin ısrarlı bir şekilde eşit yurttaşlık ve cemevlerinin yasal statüye kavuşturulması yönünde talepleri var. Cemevlerinin ibadethane olması gerekiyor. Cemevleri kültür evleri statüsüne indirilemez. Biz kesinlikle Alevi kurumları olarak, konfederasyon olarak karşı çıkıyoruz bu duruma. Tüm Alevilerin de karşı çıkması gerekir. Yine farklı planlar peşindeler. Zaten hükümetin yanında yer alanlar, bizim için düşkün olan Aleviler. Bunlar da utangaç halleriyle onların yanında duruyorlar. Ben cemevleri ziyaret edildiği zaman izlemiştim. Bizim insanlarımız cemevlerine ibadethane statüsünün verilmesini istediği zaman, eşit yurttaşlık hakkını istediği zaman o giden ziyaretçiler susun diyorlardı. Bunu şimdi konuşmayalım diyorlardı. Bu durumun kabul edilebilir hiçbir yanı yok. Biz konfederasyon temsilcileri olarak bu durumu asla kabul etmiyoruz.”

    “TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRASİ GÜÇLERİYLE BİR ARAYA GELİNMELİ VE ORTAK MÜCADELE YÜRÜTÜLMELİDİR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) eski Genel Sekreteri İbrahim Karakaya da, iktidarın Aleviler için ‘böl, parçala, yönet’ taktiği uyguladığını ifade ederek şunları dile getirdi:

    “İktidar tarafından cemevlerine gerçekleştirilen ziyaretleri ilk duyduğumda bunun çok tehlikeli bir oyun olduğunu ve bütün Alevi kurumlarının bir araya gelip anında tepki göstermeleri gerektiğini söyledim. Aleviler örgütlü bir toplumdur ve muhatapları vardır. Mesela küçük şehirlerdeki yöneticilerin, cemevlerine gelen valilere, emniyet müdürlerine karşı tepki göstermeleri zor. Ceza almayı göze alarak bir tepki gösterebilirler. Ama büyük şehirlerde de aynı durum söz konusu. Geçtiğimiz günlerde İstanbul Şahkulu Dergâhı’nda bir araya gelerek, bunun Alevileri ‘böl, parçala, yönet’ noktasında bir oyun olduğu bilinciyle, bir açıklama yaptık. Ortak taleplerimizi dile getiren bir bildiri yayımladık. İktidarın bu çalışmayla, ‘Aleviler arasında bir ayrışma yapabilir miyiz? Bazı cemevlerini yanımıza çekebilir miyiz?’ hesabını yapıyorsa yanılacağını daha önce de söyledik. ‘Yanına alabildikleriniz olursa da hem onlara hem de size karşı mücadelemiz devam edecektir’ dedik. Eşit haklar noktasındaki mücadelemizi kazanımla sonuçlandırana kadar bu devam eder.

    “BU TEHLİKELİ BİR OYUN”

    Cemevlerini ibadethane olarak tanımıyorlar ama gelip, ‘Ne ihtiyacınız var?’ diye soruyorlar. Bu bir çelişki ve aynı zamanda aklımızla alay etmektir. Cemevlerini ziyaret etmek üzere Ali Arif Özzeybek’in seçilmesi de bilinçli bir tercih. Alevilerin sorunlarını ve taleplerini bilen birisi. Böyle bir çalışma muhtemelen belli bölgelerdeki bağımsız cemevleri ile ilişki kurmayı amaçlıyor. Bu tehlikeli bir oyun. Kurumlarımızın basın açıklamaları üzerinden tepki göstermeleri doğal ama yeterli değildir. Anlamlı olan yurt içi ve yurt dışındaki bütün Alevi kurumlarının bir araya gelerek, bütün bölgelerde toplantılar yapmalıdır. Bu konunun ciddiyetini kavratıp, yapılması gerekenleri örgütlemelidir.

    Devletle bu ilişkiyi geliştirecek dedeler var ise; ‘gri pasaportlu dedeler’ olarak tanınanlar var. Bu kişiler de kamuoyuna teşhir edilmeli, kendilerine izin verilmemelidir. Kendi sorun ve taleplerimizi güncelleyerek, Türkiye’deki demokrasi güçleriyle bir araya gelmeli, ortak mücadele yürütülmelidir.”

    “PARA İLE ALEVİLERİ SATIN ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kartal Şube eski Başkanı Songül Tunçdemir ise, iktidarı başından bu yana samimi bulmadıklarını söyleyerek, “Böyle bir sonuca gidileceği belliydi. Süleyman Soylu’nun danışmanı cemevlerini gezerken bizim böyle bir öngörümüz vardı aslında. Bunlar cemevlerini gezerken Alevileri nasıl asimile ederiz, nasıl kontrol altına alırız diye gözlem yapmak için geziyorlardı. Aslında bunun çalışmasını yapıyorlardı zaten. Cemevlerimizi resmi ibadethane olarak kabul etmiyorlardı. Gelin camide ibadetinizi yapın diyorlardı. Cemevlerine kültür merkezi diyerek buraları ibadethane olmaktan çıkarmak istiyorlar. Bu talebimizi görmezden geliyorlar. Bir taraftan da para ile Alevileri satın almaya çalışıyorlar. Dedeye maaş bağlamak, faturaları ödemek bu anlama gelir. Böyle yaparak tamamen kendi kontrolleri altına almak istiyorlar Alevileri. Bizim hiçbir zaman böyle taleplerimiz olmadı. Biz eşit yurttaşlık istiyoruz ve cemevlerinin ibadethane sayılmasını, yasal statüsünün verilmesini istiyoruz. Alevilerin ağzına bir parmak bal çalıp istedikleri kıvama getirmeye çalışıyorlar. Alevileri kendi yanlarına çekmeye çalışıyorlar ama asıl olarak da Alevileri satın almak istiyorlar. Böyle bir şeyi gerçekten mücadele veren Alevi kurumları ve Aleviler kesinlikle kabul etmeyecektir” dedi.

    “ASIL AMAÇ ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK VE DEVLETİN KONTROLÜ ALTINDA TUTMAKTIR”

    Tunçdemir sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bir taraftan da Cem Vakfı gibi bu durumu kabullenen ve kendini Alevilerin bir kurumu gibi gösteren yapılar var. Onlar bu durumu kabul edeceklerdir. Bu yapılacak olan şeyler onların istediği şeyler, onların talepleri. Ayrıca bu bir seçim yatırımı. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan bir seçimde iktidar Alevileri kendi yanına çekmek istiyor ve kontrolü altında tutmak istiyor. Ama sadece seçim yatırımı olarak değerlendirilemez bu durum. Çünkü asıl amaç Alevileri asimile etmek ve devletin kontrolü altında tutmaktır. Alevi kurumlarını içeriden çürütmek istiyorlar. Bizim pirlerimizi, dedelerimizi imamlarla bir tutmak istiyorlar. Bizde rızalık vardır, lokma vardır. O zaman dedelerin imamlardan farkı kalmayacak. Devletin bir memuru olacaklar. Maaş vermeleri ayrıca onları eğitmenleri anlamına da gelir. Bu ritüelleri uygulayacaksınız, bunları bunları yapacaksınız diye dayatmalarda bulunurlar bir süre sonra. Dedeleri tamamen memurlaştırmaya çalışıyorlar. Alevilikte böyle bir şey yok. Bu durum kesinlikle kabul edilemez. Gerçekten mücadele eden Alevi kurumları ve biz Aleviler bu duruma karşı çıkacağız ve asla kabul etmeyeceğiz.

    “ALEVİLER VE OCAKLAR ARASINDA SIKI BAĞ SAĞLANMALI”

    Biliyorsunuz ki Cem Vakfı aracılığı ile Diyanet’e bağlı Alevi İslam Dairesi Başkanlığı kurulmuştu yıllar önce. Bunun üzerinden Aleviler asimile edilmeye çalışılıyor hala. Alevi İslam Dairesi’nin kontrolünde mi olacak bu yapılacak olan çalışmalar? O da Diyanete bağlı olduğu için mekanizma bu şekilde mi işleyecek? Alevilerde iktidardan bağımsız bir yapı vardır. Pirlerimizin eğitimini veren Ocak sistemimiz vardır. Ocaklarla bağın koparılmaması gerekiyor. Bu yapılana karşı sıkı bir bağ sağlanmalı Aleviler ve Ocaklar arasında. Pirlerimiz bu Ocaklardan alınacak ve başka eğitimler verilerek asimile edilmeye çalışılacak.”

    Melis CİDDİOĞLU-Barış KOP/PİRHA

  • AAKB, ‘Alevi Kadın Örgütlülüğü Güncel Durumu’ muhabbeti gerçekleştirecek

    AAKB, ‘Alevi Kadın Örgütlülüğü Güncel Durumu’ muhabbeti gerçekleştirecek

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, ‘Alevi Kadın Örgütlülüğü Güncel Durumu’ muhabbeti gerçekleştirecek.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla, ‘Alevi Kadın Örgütlülüğü ve Güncel Durumu’ muhabbeti düzenliyor.

    7 Mart Pazar günü Zoom üzerinden gerçekleşecek muhabbete Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Gazeteci-Yazar Çilem Küçükkeleş ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Zeynep Can Ayaz konuşmacı olarak katılacak.

    Zoom üzerinden gerçekleşecek muhabbet Türkiye saati ile 21.00’de başlayacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, ‘Pandemi ve Kadın’ paneli düzenliyor

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, ‘Pandemi ve Kadın’ paneli düzenliyor

    PİRHA- Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) ‘Pandemi ve Kadın’ paneli düzenleyecek.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ‘Pandemi ve Kadın’ başlıklı panel düzenleyecek.

    Psikolog Feryal Arabacı’nın konuşmacı olarak olarak katılacağı panel, Skype üzerinden 26 Şubat tarihinde Avrupa saati ile saat 20.00’de başlayacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Alevi kadınlar güçlendikçe Alevilik de güçlenecektir’-VİDEO

    ‘Alevi kadınlar güçlendikçe Alevilik de güçlenecektir’-VİDEO

    PİRHA- Fransa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği İkinci Başkanı Sultan Şahin, Alevi inancının merkezinde kadınlar olmasına rağmen günümüzde eksik yaklaşımların söz konusu olduğunu belirterek, “Fransa başta olmak üzere Avrupa’daki Alevi kadınlar olarak mücadele ederek eşit başkanlığı hayata geçirdik. Umarım Türkiye’de de benzer bir süreç yaşanır. Bizler her türlü desteğe hazırız” dedi. Kadıncık Ana Dergahının restorasyon çalışmasının tamamlandığını da aktaran Şahin, “Kadınlar Birliği olarak her yıl Kadıncık Ana Dergahında tüm kadınlarla beraber bir Muhabbet Cem’i yapacağız” diye konuştu.

    Haberin videosu;

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı ve Avrupa Alevi Kadınlar Birliği İkinci Başkanı Sultan Şahin, PİRHA’ya hem Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyon sürecini hem de Alevi kadınların Avrupa’da ve Türkiye’deki durumuna ilişkin sorularını yanıtladı.

    ALEVİ KADINLAR HER ALANDA, HER YERDE, EŞİTLİĞİNİ ELE ALACAKTIR

    Diren Keser: Alevi inancında bir çok inanç ve dinden farklı olarak kadınlar inancın taşıyıcısı, yürütücüsü ve öğreticisi konumundular. Bugün nasıl?

    Sultan Şahin: Kurum ve kuruluşlarımızın içerisinde kadına tanınan bir eşitlikten bahsediliyor ama objektif baktığın zaman böyle değil. Kadını mutfakla sınırlandırmak yada basit işlere yönlendiren bir anlayış var. Söz söyleme ya da eşit haklara sahip olma noktasında Avrupa’da da bir eksiklik vardı. Çünkü bu bir toplumsal sorun. Aleviler belki geçmişi düşündüğümüz zaman biraz daha farklıydı. Analar olmadan Cem olmazdı. Düşünün bir Hacı Bektaş dergahımız da Kadıncık Anamız vardı ve eşitim diye hitap ederdi. Kadıncık Ananın büyük rolleri vardı. Günümüze baktığımız zaman ben Fransa için söyleyeyim 41 tane Alevi Kültür Merkezi (AKM) var. Bu 41 AKM içerisinde ilk başlarda kadınlar komisyon düzeyindeydi. Ama bu değişti. Çünkü biz kadınların verdiğimiz bir mücadele var. Şu anda 41 AKM içerisinde 17 tane kadın başkanımız var. Onun dışında eşit başkanlarımız var ve federasyonumuzda da eşit başkanlığa geçtik. Alevi kadınlar her alanda, her yerde, eşitliğini ele alacağını ve hak ettiği yerden olacağını düşünüyorum.

    “AVRUPA ALEVİ KADINLAR BİRLİĞİNE BAĞLI OLAN 11 ÜLKE VAR”

    -Fransa’daki bu tablo diğer ülkelerde de aynı mı?

    Sultan Şahin: Tabii ki yolun başındayız diyebilirim. Çünkü Avrupa’nın birçok ülkesinde eşit başkanlık yoktu. İlk Fransa uyguladı eşit başkanlığı. Ama şu anda konfederasyonumuz eşit başkanlığa gitti ve konfederasyonumuzda eşit başkanlığı sevgili Nevin Kamilağaoğlu’yla başlattık. Çünkü Avrupa Alevi Kadınlar Birliğin verdiği bir mücadele vardı. Bu mücadele bazı anlayışların aşılmasıyla sonuç verdi ve başardık. Alevi kadınlar bilinçleniyor ve Aleviliğin özünde var olan ve asimilasyona uğratılmaya çalışılan, kadını görmezden gelen yaklaşımlara karşı örgütleniyor. Alevi kadınlar güçlendikçe Alevilik te güçlenecektir. Şu an güçlü bir kadın örgütü var. Avrupa Alevi Kadınlar Birliğine bağlı olan 11 ülke var. Hatta iki tanesi de Romanya ve İtalya da oluştu. Onun için özellikle tüm kadınların daha güçlü bir ses çıkarabilmesi için bence bu birliklerimizin içerisinde özellikle kadın platformlarında yer almaları, söz sahibi olmaları gerekir. Çünkü kadın isterse dünyayı değiştirir diyorum.

    “TÜRKİYE’DEKİ ALEVİ KADIN HAREKETİ AVRUPA’YA KIYASLA ÇOK YAVAŞ İLERLİYOR”

    -Eşit başkanlık süreci Türkiye’deki Alevi kurumlarına yansır mı?

    Sultan Şahin: Açıkçası yansımasını istiyoruz. Biz şu anda Avrupa’da çalışmalar yürütüyoruz. Ama burada da beraber çalışma yürüttüğümüz Alevi kadınlarımız vardır. Nitekim oradaki çıkacak olan bir ses buraya da güç verecektir ve bir değişim olacaktır. Ama ben Türkiye’deki Alevi kadın hareketini Avrupa’ya kıyasladığımda çok yavaş ilerlediğini, çok güçlü bir hareketin çıkmadığını düşünüyorum. Türkiye’de genel olarak güçlü bir kadın hareketi var ama Alevi kadın hareketi biraz sönük geçiyor. Bunun güçlenmesi gerekir. Bunun güçlenmesi için de Avrupa’daki kadınlar olarak Türkiye’deki bacılarımızı el uzatmak ve güçlendirmek, destek sunmak diye bir hedefimiz vardır.

    “HER YIL KADINCIK ANA DERGAHINDA MUHABBET CEM’İ YAPACAĞIZ”

    -Kadıncık Ana Dergahı çalışmalarına gelecek olursak, restorasyonda son aşamaya gelinmiş durumda. Bu çalışma nasıl başladı?

    Sultan Şahin: 15 yıllık bir geçmişi var. Fransa Alevi Kadınlar Komisyonu bir gezi düzenlemişti. Bende o geziye katılmıştım. Kadıncık Ana Dergahına ziyarete gitmeden müdürlükten izin almak gerekiyordu. Bize ait olan bir dergah ve biz izin alarak gittik. Gittiğimiz de ise Kadıncık Ana Dergahının bir tarafı yıkık, bira şişeleriyle çöp haline dönüşmüş, harebe bir yerle karşılaştık. Bu da beni çok üzdü. Fransa’ya döndüğüm zaman nasıl bir çalışma yapabiliriz, restore edebilirizin çalışmasını başlattım. O süreç içerisinde Fransa Kadınlar Birliğini kurduk ve kurar kurmaz da projeyi hayata geçirmek için çalışma başlattık. Fransa olarak yola çıksak da Avrupa Kadınlar Birliği de projeyi sahiplendi. Nevin Kamilağaoğlu, Serpil Özen canlarımızla birlikte bu çalışmaya 2018’de başladık ve süreci takip ettik.  Yoğun bir yazışmadan sonra devlet kaynağının olmadığını yani yapamayacaklarını söylediler. Biz daha önce hazırlıklarımızı yaptığımız için biz yapalım dedik. Birkaç ay sonra 2019 bütçesinde restorasyon için para ayırdıklarını söylediler. Gelinen aşamada mücadelemiz sonuç verdi. Şu anda restorasyon tamamlandı, peyzaj çalışması da bitmek üzere. Çok güzel bir çalışma yürütülmüş. Belediye Başkanının da büyük çabaları oldu. Kadınlar Birliği olarak her yıl Kadıncık Ana Dergahında tüm kadınlarla beraber bir Muhabbet Cem’i yapacağız. Pandemi biterse önümüzdeki bahar da birçok şehrinden gelecek olan Avrupa Alevi Kadınlar Birliği bir heyet şeklinden Türkiye’ye gelecek ve Türkiye’deki Alevi kadınlarla birlikte bir buluşma sağlayacağız. Ayrıca Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin şu anda Kadıncık Ana dahil geçmişi ile ilgili bir araştırma yapılıyor. Umarım bu araştırma kısa sürede tamamlanır ve kadın değerlerimizi açığa çıkartıp bir araya getiririz.

    Diren KESER/MERSİN

     

     

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Kadınlar kendi politikalarını oluşturmak istiyor

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Kadınlar kendi politikalarını oluşturmak istiyor

    PİRHA – Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ( AAKB) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin  yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada kadınlara uygulanan  her türlü şiddet ve cinsel istismarların son bulması çağrısında bulunularak, “Bugünkü sistem erkek yanlısı politikalarla kadının hayatını cehenneme çeviriyor” denildi. 

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ( AAKB) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

    “Kadınlar, 8 Mart’ta yine alanlarda yine barış, özgürlük ve eşitlik sloganları ile omuz omuza halaylar çekecekler” diyen Alevi kadınlar, çoğalarak büyüyen sorunlarının çözümüne yönelik kendi politikalarını oluşturup, mücadele vereceklerini belirttiler.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği açıklamasında şunları kaydetti:

    “Kadınların hayatın içinde ve alanlarda yan yana durması, taleplerini birlikte haykırması bugün her zamankinden  çok daha önemli. Biz kadınlar dünyanın hangi ülkesinde yaşarsak yaşayalım kadın olmaktan kaynaklı çok yönlü baskı ve sorunla karşı karşıyayız. Bu baskı ve çok yönlü sorunlar evde, işte, sokakta, okulda, yolda, otobüste nefes aldığımız her yerde yaşamımızı etkiliyor.

    Kadınlar öldürülüyor, cinsel istismarlara uğruyor ve ekonomik olarak iliklerine kadar sömürülüyor. Bugün sistem erkek yanlısı politikalarla kadının hayatını cehenneme çeviriyor. Kadınların ortak talepleri, ekonomik sosyal ve siyasi alanlarda  karşılaştıkları ayrımcılığın son bulması, kendi bedenleri üzerinde kendilerinin karar vermesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin hayata geçmesi, güvencesi olmayan iş yerlerinde çalışmaya karşı çıkmak ve sendika hakkından vazgeçmemek.

    Kadınlar, erkek egemen sistemin, uyguladığı her türlü şiddet ve cinsel istismarların hem kendilerine hem de çocuklara karşı son bulmasını istiyor. Kadınlar, çoğalarak büyüyen sorunlarının çözümüne yönelik artık kendileri politika oluşturup taleplerinin mücadelesini vermek istiyor. Kadınlar eşit işe eşit ücret istiyor.

    “KADIN DAYANIŞMASINI HAYATIN HER ALANINDA ÖRECEĞİZ”

    Öğretimizin, inancımızın yüzlerce yıl önce söylediği (“erkek dişi sorulmaz muhabbetin dilinde”) insanlığın kutup yıldızı diyebileceğimiz düşüncemiz egemen cinsiyetçi sistemlerin ve onların hizmetinde olan dini merkezlerin ağır saldırılarına  maruz kalmıştır. Bundan dolayıdır ki hem kendi bünyemiz de hem de bulunduğumuz tüm alanlarda kadınlar olarak mücadelemizin bilinçle, özgüvenle, dayanışmayla gelecek nesillere taşımayı zorunlu bir görev olarak görüyoruz. Biz kadınlar, kadınsız bir dünyanın yaşanılır bir dünya olmayacağı bilinciyle dünyayı güzelleştirmeye, kadın dayanışmasını hayatın her alanında örmeye devam edeceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Dergahlarımız işgal altında

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Dergahlarımız işgal altında

    PİRHA-Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Sivas, Çorum ve son olarak da Adıyaman’da yapılan Apaziz etkinliklerine katıldıktan sonra kısa bir değerlendirme yazısı yayınladı. Yayınlanan yazıda dergahların işgal altında olduğu vurgulandı. 

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) Sivas, Çorum anmalarına katıldıktan sonra, Hacı Bektaş Veli dergahını ziyaret edip orada düzenlenen birlik cemine katıldılar. AAKB heyeti daha sonra, Apaziz etkinliklerine katılmak  için  Adıyaman’a gitti. AAKB, Hacıbektaş ve Adıyaman’da Alevilerin karşı karşıya kaldıkları zorlukları ve buralardaki Alevi dergahlarının nasıl açık bir şekilde işgal edildiğini içeren kısa bir değerlendirme yazısı yayınladı.

    AAKB ve AABK bileşenleri olarak Sivas ve Çorum’da katledilen canları anma programlarına katıldıklarını ve daha sonra Hacı Bektaş Dergahı’nda cem olduklarının belirtildiği açıklamada, yapılan cemin bitimine doğru Kültür Bakanlığı’nın dergah sorumlusu kadına, ‘burada izinsiz cem yapamazsınız, izin aldınız mi?’ sorusuna tepki gösterilerek, yapılan müdahalenin dergahların işgal altında olduğunun kanıtı olduğu vurgulandı. 

    “APAZİZ DERGAHI’NIN KAPISINDA AKREP, İÇİNDE BİR MANGA ASKER”

    Açıklamada, “Biz değil, aslında bir inancın kutsal mekanını, dergahını işgal eden devletin izin alması gerekiyor” denildi.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği (AAKB) heyeti, Adıyaman’da katıldıkları Apaziz etkinliklerine ilişkin olarak ise şu değerlendirmeyi yaptı:

    Durum orada da farksızdı. Dergahın kapısında bir Akrep, dergahın içerisinde bir manga asker. Bu nasıl bir saygısızlık bu nasıl bir vicdansızlık ve hoşgörüsüzlük. Neden korkuyorsunuz? Bu topraklarda binlerce yıldır yaşamış, bu toprakların kadim halklarından Aleviler vardır ve inançları Alevilik haktır. Ne yaparsanız yapın dergahlarımız bizimdir, bizim kalacak” denildi. (HABER MERKEZİ) 

     

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanlığı’na yine Nevin Kamilağaoğlu seçildi

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanlığı’na yine Nevin Kamilağaoğlu seçildi

    PİRHA – Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin 3. Genel Kurulu geçtiğimiz gün gerçekleştirildi. Kurultayda başkanlığa tekrar Nevin Kamilağaoğlu seçildi.

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin 9. Dönem 3. Genel Kurulu geçtiğimiz gün İsviçre’nin Zürih şehrinde gerçekleşti.

    Kurultaya çok sayıda kadın katıldı. Kurultayda önceki dönemde yine başkanlık yapan Nevin Kamilağaoğlu ve 2. Başkan ve aynı zamanda Fransa Alevi Kadınlar Birliği (UFAF) Başkanı Sultan Şahin görevlerini önümüzdeki dönemde delegelerden gelen tam destekle yürütme kararı aldı.

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Hiç kimse yolun sahibi kadınları yolundan edemeyecek

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği: Hiç kimse yolun sahibi kadınları yolundan edemeyecek

    PİRHA – Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, 25 Kasım günü Avusturya Alevi Kadınlar Birliği’nin yaşadığı olaya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Nereden, kimden gelirse gelsin şiddetin her türlüsüne karşı sesimizi yükselteceğiz. Kimse şunu unutmasın ki, Avusturya Alevi Kadınlar Birliği yalnız değildir” denildi.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Avusturya Alevi Kadınlar Birliği, panel düzenlemek istemiş ancak kadınların açıklamasına göre kadınlar Alevi Kültür Merkezinden kovulmuştu.

    Konuya ilişkin açıklama yayınlayan Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Avusturya Alevi Kadınlar Birliği ile dayanışma çağrısında bulundu.

    Açıklamada, “Tam da dünyada kadına karşı şiddetle mücadele ve dayanışma gününde Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nin kurucu üyelerinden olan Avusturya Alevi Kadınlar Birliği’nin bu önemli günle ilgili 25 Kasım 2018 tarihinde St Pölten Alevi kültür merkezimizde yaşanan talihisiz olay karşısında, sessiz kalamazdık.bizim,inancımız kadıncıl bir inançdır yol kadındır yol olmadan
    erkan olmaz. Bizim inancımızı aktaran kadınlardır.pir analar cemi mühürlemeden cem yürümezken şimdi ne oldu ki yolun sahibi kadınlar yoldan dergahlardan kovulur oldu” ifadeleri yer aldı.

    Açıklama şöyle devam etti:

    “Bizler Avrupa Alevi kadın hareketi olarak vazgeçmeyeceğiz, hiç kimse yolun sahibi kadınları yolunda edemeyecek dün olduğu gibi bugünde bizler yolumuza haklı davamıza sahip çıkacağız bizim duruşumuz Zeynep Ananın duruşudur nereden kimden gelirse gelsin şiddetin her türlüsüne karşı sesimizi yükselteceğiz kimse şunu unutmasın ki, Avusturya Alevi Kadınlar Birliği yalnız değildir.”


    (HABER MERKEZİ)

  • Papa’ya tepki: Kendi bedeni üzerinde karar vermek kadının hakkıdır

    Papa’ya tepki: Kendi bedeni üzerinde karar vermek kadının hakkıdır

    PİRHA-Papa’nın kürtajla ilgili açıklamalarını kınayan Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden Özlem Akgül, kadının her şeyden önce insan olduğunun bilincine varılması gerektiğini kaydetti. 

    Katoliklerin ruhani lideri Papa Franciscus, kürtajla ilgili, “Bir sorunu çözmek için ne kadar küçük olursa olsun bir insanı ortadan kaldırmak doğru değildir. Bu, sorunu çözmek için katil kiralamak gibi bir şeydir” açıklamasında bulundu. Papa’nın bu açıklamalarına tepki gösteren Avrupa Alevi Kadınlar Birliği’nden Özlem Akgül, Papa’nın bu açıklamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

    “KADININ İNSANİ TÜM HAKLARI YOK SAYILIYOR”

    “Kürtaj yapan doktorları ‘kiralık katil’ diye nitelendiren Papa, sürekli çelişkili ifadeler kullanıyor” diyen Akgül, elbette ki cana kıymanın hiçbir inanç ve öğretide tasvip edilen bir şey olmadığını, inanç merkezli bir inanç olan Alevilikte de en ağır suç olduğunu ancak bakılan pencerenin bu olmaması gerektiğini ifade etti. Akgül, “Kadının insani tüm haklarının, özelliklerinin yok sayılarak sanki tek görevi çocuk doğurup neslin devamını sağlamakmış gibi, bir nevi kuluçka makinası gibi görülmesi sorunudur” dedi.

    “PAPA’YI KINIYORUZ”

    Kadına karşı işlenen suç oranlarını hatırlatan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinin malı, namusu kuralların dışına çıkarsa dövülebilir, toplum dışına itilebilir ve cinayete kurban gidebilir. Her gün bir kadın cinayeti haberi alıyoruz, sonuçlanamayan yüzlerce dava…toplumda kadına biçilen rol belirleyicidir, bu bedenle sadece yasalarla değil, eğitimle, toplumsal algıyı doğru yöneterek, kadının her şeyden önce ‘İnsan’ olduğu bilincinin verilmesi gerekiyor. Çocuk doğurmak, annelik elbette çok güzeldir, ancak kadın da isterse! Kendi bedeni üzerinde karar vermek kadının hakkıdır. Bilim insanlarına, kadınlara yönelik bu haksız ve mesnetsiz açıklamayı yapan Papa’yı kınıyoruz….” (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerin kadın erenlerinden Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımına red!

    Alevilerin kadın erenlerinden Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımına red!

    PİRHA – Avrupa Alevi Kadınlar Birliği tarafından Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımı için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılan başvuru reddedildi. 

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesinde bulunan ve Aleviler için kutsal olan Kadıncık Ana Türbesi’nin onarımı için, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuru yapmıştı.

    Ancak, bakanlık, tasarruf tedbirleri doğrultusunda ve ödenek yetersizliği gerekçesiyle söz konusu talebi reddetti. Bunun üzerine Avrupa Alevi Kadınlar Birliği tekrar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yazılı dilekçe vererek, sözkonusu restorasyon işlemleri için gerekli iznin verilmesi halinde ekonomik olanakları kendilerinin yaratmak istediklerini beyan ettiler.

    Bakanlığa verilen dilekçede şu ifadeler yer aldı:

    “Ödenek yetersizliği nedeni ile sözkonusu talebimiz olumlu değerlendirilmemektedir. Ama biz, Avrupa Alevi Kadınlar Birliği, Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyonu için gerekli ekonomik olanakları yaratıp Kadıncık Ananın Türbesi’ni restore etmek istiyoruz. Bakanlığımızdan bu konuda bize yardımcı olmasını ve Kadıncık Ana Türbesi’nin restorasyon için gerekli iznin verilmesini saygıyla talep ediyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avrupa’daki Alevi kadınları panellerde bir araya geldi

    Avrupa’daki Alevi kadınları panellerde bir araya geldi

    PİRHA – Avrupa Alevi Kadınlar birliği ve Fransa Alevi Kadınlar Birliği, Fransa’nın iki önemli şehrindeki üç farklı noktada panellerle kadınlarla buluştu. İlk olarak Paris ‘te, Arnouville ve Essonne AKM’lerde, son olarak da Nantes AKM’de güzel ve verimli paneller yapıldı. 

    Fransa’da ve Avrupa’nın birçok ülkesinde Alevi kadınlar uzun zamandır örgütlü bir çalışma yürütüyorlar. Avrupa Alevi Kadınlar Birliği ve Fransa Alevi Kadınlar Birliği, Fransa’nın iki önemli şehrindeki üç farklı noktada paneller yaparak kadınlarla buluştu.

    Kadın hareketinin, toplumlara yön, cesaret ve siyasete şekil veren bir hareket olduğu vurgulanan panellerde, son yüzyılda kadınların eğitim ve bunun paralelinde bilinç seviyesinin artmasıyla beraber söz sahibi olduklarının altı çizildi.

    “Sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmemek”, “Elinin hamuruyla erkek işine karışma”, “Kızını dövmeyen dizini döver”, “Kızın var mı derdin var” gibi söylemleri olan bir toplumun kadın kavramına bakışını değiştirmenin kolay olmadığı belirtilen konuşmalarda, “Erkek egemen bir toplum olan Türk toplumunda erkek çocukları cesaret, doğruluk ve gücü temsil ederken kadını adeta erkeğe hizmet için yaratılmış bir varlık olarak pompalayan, erkeğin üstün güç olarak sarmaladığı bir sistem yaratılmıştır” ifadeleri kullanıldı. 

    Türkiye’de kadınların şiddet mağduru, cinayet kurbanı olduğu ve eğitim hakkının elinden alındığı vurgulandı. Devletin bunu sistematik bir şekilde hızlandırdığı vurgulanarak şunlar belirtildi;

    “Alevi kadını inancı gereği kadına önem veren, eşitlikçi bir inanca sahip olmanın zenginliğini yaşasa da bize köklerimiz de verilmiş ataerkil düşünce nedeniyle hak ettiği yerde değildir. Bizim toplumumuzda da özellikle kadınlar aktif hayatın içinde olamamaktadır.”

    “AKM’LERDE YÜZDE 50 KADIN KOTASI”

    Delillerimiz ve gülbanglarımızla başlayan paneller, uzun yıllarını kadın mücadelesi ve emek hareketi için vermiş olan, AAKB Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, kadın mücadelesinin ne denli değerli bir mücadele olduğunu, toplumda kadınların siyaset ve sosyal alanda olması gerektiğinin önemini, Alevi Kültür Merkezlerimizde Kadın gücünün gerçek anlamda hissedilmesini, katılımın ivedilikle sağlanmasının, kadınlara dayatılan zorlukları örneklerle ve yaşanılmışlıklarla katılımcılara aktardı.

    Pir analarımızı postlarda bulunmasının önemine değinen Kamilağaoğlu,  AKM’lerin yönetim kadrolarında kadınların yüzde elli kota konularak yer almalarının özellikle altını çizdi.

    Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FAKB) Başkanı Sultan Şahin ise, kurultay sonrası, yeni kadrosu, amaçları, yapılan faaliyetler ışığında FAKB’yi anlattı. Kadınlarımızın sorunlarını dinleyerek, kadın hareketinin Alevi Kültür Merkezlerinde kadınların gücüyle büyütüleceğini belirtti.

    Şahin, yeni dönemde diplomatik ilişkilerin çevredeki kurumlarla sağlanarak, çıtayı yükseklere taşımamızın önemine değinildi. Katılımların yoğun olduğu paneller, dilek ve temennilerle sona erdi. (HABER MERKEZİ)

  • Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı: AKP gerici zihniyeti topluma dayatıyor-VİDEO

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı: AKP gerici zihniyeti topluma dayatıyor-VİDEO

    PİRHA – Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Avrupa’da yaptığı projeleri anlattı. Kamilağaoğlu, son dönemde Diyanet’in yaptığı açıklamaları da değinerek, “Eğitimde 4+4+4 sistemiyle kız çocuklarını okuldan uzaklaştırdılar. 181  bin geç kızın okuldan alınıp erken yaşta evliliğe zorlandığını biliyoruz” dedi.

    HaberinVideosu

    Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı ve İsveç Alevi Federasyonu Eş Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, Avrupa’da yaptıkları projeleri anlattı. 2000 yılından bu yana Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanlığı’nı sürdüren Kamilağaoğlu, Avrupa’nın dokuz ülkesinde örgütlü olduğunu ve  her ülkede ciddi kadın çalışmaları sürdürdüğünü söyledi.

    BİR ÇOK KAMPANYA YÜRÜTÜLÜYOR

    Avrupa’yı kapsayan özel çalışmalarının olduğunu ifade eden Kamilağaoğlu, bu çalışmaların en başında ‘Kadından kadına bir elde sen ver’ kampanyasının yer aldığını ve diğer taraftan Türkiye’de Ortadoğu’daki hukuksuzluklara ve katliamlara karşı ‘Barışa turna uçur’ kampanyasını da organize ettiklerini söyledi.

    Dersim’deki  orman yangınlarına karşı, ‘Dersim’e bir ağaçta sen dik’ kampanyasının devam ettiğini söyleyen Nevin Kamilağaoğlu, Avrupa Alevi Kadın Birliği olarak ciddi kampanyalara imza attıklarını söyledi.

    Sadece Avrupa’daki gelişmelerle ilgili değil Türkiye’deki gelişmeleri de çok yakından takip ettiklerini söyleyen Avrupa Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Nevin Kamilağaoğlu, özellikle imamların nikah kıyma yetkisinin verilmesine tepki gösterdiklerini ve son günlerde kız çocuklarıyla ilgili son gelişmelerinde kendilerini şaşırtmadığını vurguladı.

    “RADİKAL İSLAM ALT YAPISINI HAZIRLIYOR”

    Kamilağaoğlu, Radikal İslam’ın özellikle kendi alt yapısını hazırladığını ve AKP hükümeti aracılığıyla da bir sistem değişikliğinin alt yapısının hazırlandığını belirterek şunları kaydetti:

    “Bu alt yapısı içerisinde en büyük dönüşümü eğitimde yaptılar. Eğitimde 4+4+4 sistemiyle kız çocuklarını okuldan uzaklaştırdılar. 181 bin geç kızın okuldan alınıp erken yaşta evliliğe zorlandığını biliyoruz. Yani İslami bir toplumsal dönüşüm sağlamak için AKP hükumeti bu sistem değişikliğine tamda istediği şeyleri yani gerici ve faşist zihniyeti topluma dayatıyor. 9 yaşındaki bir çocuğun anne olabileceğini fetvalarla topluma dayatıyorlar. Hep biz Avrupa’da ciddi bir tepki verdik hem de Türkiye’deki kadın kuruluşları çok ciddi tepkiler göstererek atmış oldukları bu adımı tekrar geriye çekti gibi gözüktüler. Bunlar İslam dönüşüm denilen bir sistemi hayata geçirmek için onun yapı taşlarını döşüyorlar. En önce önlerine koydukları kadın yaşamını dizayn etmek, zaten kadınla işe başlıyorlar. O gerici zihniyetin hayata geçirilmemesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.” (HABER MERKEZİ)