Etiket: Avrupa Arap Aleviler Federasyonu (AAAF)

  • AP’de Rojava için ortak çağrı: Harekete geçin!

    AP’de Rojava için ortak çağrı: Harekete geçin!

    PİRHA- Avrupa Parlamentosu Kürt Dostluk Grubu Strasbourg’da Rojava’daki son gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıda Kobanê’deki insani durum, saldırılar ve ateşkes ihlalleri gündeme gelirken; AP üyeleri, DEM Parti temsilcileri ve AABK Diplomasi Komisyonu müdahale, diplomatik baskı ve dayanışma çağrısı yaptı.

    STRASBOURG’DA ROJAVA GÜNDEMİ: AP’DE BASIN TOPLANTISI

    Avrupa Parlamentosu (AP) Kürt Dostluk Grubu, Rojava’daki son gelişmelere ilişkin Strasbourg’daki Avrupa Parlamentosu binasında basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısı, Kürt Dostluk Grubu Koordinatörleri Sosyalistler ve Demokratlar İlerici İttifakı Grubu’ndan Andreas Schieder, Sol Grup (GUE/NGL) üyesi Per Clausen ve Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı Grubu’ndan Leoluca Orlando tarafından organize edildi.
    Toplantıya DEM Parti Strasbourg Temsilcisi Faik Yağızay’ın yanı sıra AP’deki Sosyalistler ve Demokratlar İttifakı Grubu üyeleri Evin İncir ve Thijs Reute katıldı.

    YAĞIZAY: KOBANÊ YOĞUN SALDIRI ALTINDA

    Basın toplantısında ilk olarak konuşan Faik Yağızay, Rojava’daki insani duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kobanê’nin yoğun saldırı altında olduğunu, su ve elektrik kesintilerinin yaşandığını vurgulayan Yağızay, uluslararası güçleri ve özellikle ABD’yi acil müdahaleye çağırdı.

    Kürt Dostluk Grubu koordinatörlerinden Andreas Schieder ise mevcut durumun son derece kritik olduğunu belirterek, Avrupa Parlamentosu’nun Rojava için en önemli diplomatik platformlardan biri olduğunu ifade etti. Schieder, sivillerin korunması, demografik değişimlerin önlenmesi ve Rojava’daki demokratik yapının desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı Grubu’ndan Leoluca Orlando da konuşmasında, Kuzey ve Doğu Suriye’de ciddi bir askeri tırmanış yaşandığını belirterek, Şam’daki geçiş hükümetine bağlı güçlerin ve Türkiye destekli silahlı grupların özerk yönetim bölgelerine yönelik koordineli saldırılar yürüttüğünü söyledi. Orlando, ateşkes ilan edildiği yönündeki açıklamaların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini kaydetti.
    AP üyesi Evin İncir ise “Avrupa Birliği’nin tüm kurumları aracılığıyla, ister Parlamento, ister Konsey, ister Komisyon olsun, harekete geçmesi gerekiyor. Dolayısıyla burada olmayan ve gündeme alınmasına karşı çıkan grupların da bir adım daha atmaları gerektiğini düşünüyorum“ şeklinde çağrı yaptı.
    Sol Grup (GUE/NGL) üyesi Per Clausen, Rojava’ya yönelik saldırıların sürdüğünü ve gerçek bir ateşkesin bulunmadığını belirterek, Avrupa Birliği’nin saldırılar sona erene kadar HTŞ yönetimine yönelik tüm yardımları askıya alması gerektiğini söyledi. Son olarak konuşan AP üyesi Thijs Reute ise Türkiye’nin bölgedeki rolüne dikkat çekerek, saldırıların durdurulması için Ankara’ya da diplomatik baskı uygulanması gerektiğini vurguladı.

    AABK DİPLOMASİ KOMİSYONU PARLAMENTERLER İLE GÖRÜŞTÜ

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Diplomasi Komisyonu ise konuya yönelik yaptığı açıklamada Avrupa Parlamentosu’nda DEM Parti temsilcilerinin öncülüğünde, Suriye ve Rojava’daki gelişmelere ilişkin kapsamlı açıklamaya katıldıklarını, basın açıklamasının ardından Avrupa Parlamentosu üyeleriyle karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.
    Açıklamada „Görüşmelerde, Suriye ve Rojava’daki güncel gelişmelerin yanı sıra Kürt halkının, Alevilerin ve bölgede yaşayan tüm ötekileştirilen inanç ve kimliklerin karşı karşıya olduğu sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı“ diye belirtildi.

    AABK Diplomasi Komisyonu bu konuda çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.

    AVRUPA’DA KURUMLARDAN ORTAK AÇIKLAMA: BİZLER BU SESSİZLİĞE RAZI DEĞİLİZ

    Öte yandan Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Arap Alevileri Federasyonu (AAAF) , Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK) Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) ortak yaptıkları yazılı açıklamada Suriye’de Aleviler, Kürtler, Dürziler, Ezidiler ve diğer inançsal ve etnik azınlıklara yönelik katliamların sürdüğü belirtilerek, sessizliğe karşı toplumsal dayanışma ve tanıklık çağrısı yapıldı.
    Açıklamada, “Bugün Suriye’de, dünyanın gözleri önünde; Aleviler, Kürtler, Dürziler, Ezidiler ve diğer inançsal ve etnik azınlıklar, yalnızca kimlikleri nedeniyle katlediliyor, yerlerinden ediliyor ve yok sayılıyor. Çocuklar öldürülüyor, anneler evlatsız bırakılıyor, topraklar sessiz çığlıklarla doluyor.Yaşanan bu büyük acılar çoğu zaman rakamlara indirgeniyor, haber aralarında kayboluyor ve sessizliğe gömülüyor. Oysa yaşananlar bir istatistik değil; açık ve ağır bir insanlık dramıdır” ifadelerine yer verildi.

    “BİZLER BU SESSİZLİĞE RAZI DEĞİLİZ”

    Açıklamanın devamında, “Suriye’de azınlıklara yönelik olarak devam eden bu saldırılar; insanlığa karşı işlenmiş ve işlenmekte olan suçlardır. Uluslararası hukuka göre bu suçlar cezasız bırakılamaz, görmezden gelinemez” denildi.
    Açıklamada, “Bugün Rojava’ya saldıran DAİŞ, El Kaide ve HTŞ çetelerinin meşrulaştırılması asla kabul edilemez. HTŞ kontrolündeki kamplardan serbest bırakılan DAİŞ üyelerinin, yarın yeniden Alevilere ve dünyanın dört bir yanında masum sivillere yönelik saldırılar gerçekleştireceği açıktır” ifadeleri kullanıldı.
    “Ortadoğu’da halkları birbirine kırdırmayı hedefleyen, emperyalist emellerin hayata geçirilmesine ve bunun bedelini halkların kanıyla ödemesine göz yummayacağız” denilen açıklamada, “Mazlumların birlikteliğini esas alan; barışın ve ortak yaşamın tesisi için öz savunma temelinde direnen Alevilerin ve Rojava halklarının yanındayız” vurgusu öne çıktı.
    Basın emekçileri, gazeteciler ve kamuoyuna çağrı yapılan açıklamada, “Kalemleriyle, kameralarıyla ve sesleriyle bu acılara tanıklık etmeye, gerçeğin karanlıkta kalmamasına çağırıyoruz. Çünkü sessizlik suça ortaklıktır; tanıklık ise direniştir” denildi.

    PİRHA-ALMANYA

  • AAAF: Dürzilere yönelik saldırıları kınıyoruz, yanlarındayız

    AAAF: Dürzilere yönelik saldırıları kınıyoruz, yanlarındayız

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu,Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin Dürzilere yönelik saldırılarını kınayarak, “Bu vahşet zinciri karşısında suskun kalan her devlet, her kurum ve her uluslararası aktör, dolaylı biçimde bu suçlara ortak olmaktadır” diye belirtti.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Suriye Geçici Hükümeti’ne bağlı güçlerin Süveyda’da Dürzilere yönelik saldırılarına dair açıklama yaptı.

    Açıklamada saldırıların yalnızca Dürzi toplumunu değil, yıllardır benzer yöntemlerle hedef alınan Arap Alevilerini, Hristiyanları, Sünni Arapları, Kürtleri, İsmailileri ve Suriye’nin diğer özgün halklarını da kapsadığı ifade edildi.

    “ETNİK VE KİMLİK TEMELLİ TEMİZLİK GİRİŞİMİ”

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu açıklamasında şunları kaydedildi:

    “Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, Suriye’nin Suveyda vilayetinde Dürzi halkına karşı son dönemde sistematik biçimde sürdürülen saldırı, katliam ve tehcir uygulamalarını şiddetle ve nefretle kınıyoruz.

    Bu barbarca eylemler, yalnızca Dürzi toplumunu değil, yıllardır benzer yöntemlerle hedef alınan Arap Alevilerini, Hristiyanları, Sünni Arapları, Kürtleri, İsmailileri ve Suriye’nin diğer özgün halklarını da kapsamaktadır. İşlenen bu suçlar; organize, sistemli ve cezasızlık zırhına bürünmüş bir etnik ve kimlik temelli temizlik girişiminin açık göstergesidir.

    “SUSAN HER ULUSLARARASI AKTÖR BU SUÇA ORTAKTIR

    Sivillerin infaz edilmesi, halkların göçe zorlanması, mülklere el konulması ve kutsal mekânların tahrip edilmesi, savaş suçudur; insanlığa karşı suçtur. Bu vahşet zinciri karşısında suskun kalan her devlet, her kurum ve her uluslararası aktör, dolaylı biçimde bu suçlara ortak olmaktadır.

    Birleşmiş Milletler başta olmak üzere, tüm uluslararası insan hakları mekanizmalarını ve demokratik kamuoyunu acilen göreve çağırıyoruz: Suriye’deki Dürzi halkına yönelik bu yeni katliam dalgası durdurulmalı, failler yargılanmalı ve mağdurlara koruma sağlanmalıdır. Aksi takdirde, bu sessizlik yeni katliamların önünü açacaktır.

    “DÜRZİ HALKININ YANINDAYIZ”

    Bizler, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, bu suçlara karşı sadece kınama değil, hukuki ve siyasi mücadeleyi de sürdüreceğimizi kararlılıkla beyan ediyoruz. Dürzi halkının yalnız olmadığını ve Suriye’nin özgün halklarının onurlu varoluş mücadelesinde onların yanında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Alevilerden Erdoğan’a Tepki: HTŞ terör örgütünün işlediği suçları normalleştirme çabasıdır

    Alevilerden Erdoğan’a Tepki: HTŞ terör örgütünün işlediği suçları normalleştirme çabasıdır

    PİRHA- Alevi kurumları, kamuoyuna açık ortak açıklamalarında Suriye’deki Alevi Katliamını “Kışkırtma” olarak gören Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak ” Aleviler soykırım yaşamış mazlum bir topluluktur. HTŞ ve SMO ise resmi elbise giyerek soykırım yapan terörist gruplardır” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikler Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Aleviler Federasyonu (AAAF), Dersim Tarih ve Kültür Merkezi (DKG), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), Avrupa Demokratik Dersim Dernekleri Federasyonu (ADEF), Dersim 38 Derneği, Dersim İnşa Kongresi (DİK), TÜDAY Menschenrechtsverein Türkei Deutschland e.V; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’de yaşanan Alevi Katliamı’na ilişkin yaptığı paylaşıma tepki gösterdi.

    “’KIŞKIRTMA’ DİYEREK ALEVİ SOYKIRIMINI KARARTMAYIN!”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 22 Mart’ta X hesabından yaptığı açıklamada, “Önce Suriye’de eski rejim artıklarının çıkardığı olayları bahaneyle mezhepçilik fitnesini alevlendirmek istediler. Alevi canlarımızı kışkırtarak kardeşliğimize pusu kurmaya kalktılar” ifadelerini kullandığını hatırlatan kurumlar, şunları söyledi:

    “Erdoğan’ın bu açıklaması, bir yandan soykırıma uğrayan Alevileri ‘kışkırtılan kitle’ olarak suçlarken, öte yandan soykırım suçu işleyen HTŞ terör örgütünün işlediği suçları normalleştirme çabasıdır.

    Tanık anlatımları, katillerin paylaştığı videolar, uluslararası kurumların raporları Suriye’de planlanmış ve barbarca hayata geçirilmiş bir soykırım yapıldığı kanıtlamaktadır. Suriye insan Hakları Gözlemevi (SOHR), yayınladığı raporda 8 Aralık 2024 ile 18 Mart 2025 tarihleri arasında Suriye’de 4.711 kişinin katledildiğini duyurdu.

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, oybirliğiyle Alevilere yönelik katliamların durdurulması ve suçluların cezalandırılması çağrısında bulundu. Yine BM yaptığı açıklamada şunları rapor etti, “Özellikle Lazkiye ve Tartus’ta olmak üzere Suriye’nin kıyı bölgelerinde sivillere ve azınlıklara yönelik şiddet olaylarında tüm ailelerin öldürüldüğüne dair son derece rahatsız edici bilgiler alınmaktadır.”

    “ALEVİLER ‘KIŞKIRTILMIŞ’ BİR KİTLE DEĞİL, SOYKIRIM YAŞAMIŞ MAZLUM BİR TOPLULUKTUR”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrıda bulunan kurumlar yaptığı açıklamada, “Binlerce insanın katledilmesinin planlayıcısı ve uygulayıcısı olan HTŞ lideri Colani bile, bu uluslararası baskıyla da olsa, formalite bir araştırma komisyonu kurmuşken; Erdoğan’ın yaşananları “kışkırtma” ya da “eski rejim kalıntıları” olarak tanımlaması, en hafif tabiriyle, insanlığa karşı işlenen soykırımın karartılmasıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açıkça çağrıda bulunuyoruz: Aleviler ‘kışkırtılmış’ bir kitle değil, soykırım yaşamış mazlum bir topluluktur. HTŞ ve SMO ise resmi elbise giyerek soykırım yapan terörist gruplardır” dedi.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI OLARAK SORUMLULUKLARINIZI HATIRLATMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Bir devlet yöneticisinden beklenen, her inançtan ve milliyetten vatandaşa eşit mesafede durmasıdır” denilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Mazlumların sesini dünyaya ulaştırma çabalarını ‘kışkırtma’ ya da ‘tertip’ olarak suçlamanız doğru değildir, maksatlıdır. Dahası, soykırıma uğramış mazlum Alevilerin çığlığını haykırma mücadelesi veren bizleri kriminalize etmekte ve hedef göstermektedir.
    Soykırım suçu işleyen uluslararası terör örgütü HTŞ’nin insanlık suçlarına gerekçe uydurmak değil, bu örgütlerin uluslararası mahkemelerde yargılanmalarını sağlamaktır. Gerçekleşmeyeceğini öngörsek de, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak sorumluluklarınızı hatırlatmaya devam edeceğiz.”

    PİRHA/ANKARA